Rade Ateme
Yakınlarına göre, Sare isimli İsrailli bir kızın akut böbrek yetmezliği ve tarif edilemez acı çektiği sırada, yeni bir hayat umudu olacak ve nakil için uygun bir böbrek bulduğunu söyleyen bir kurtarıcıdan ailesine bir telefon geldi. İsrail ve Filistin arasındaki son gerginlikler sırasında İsrail polisi tarafından vurularak öldürülen ve İsrail içindeki Umm al-Fahm’da yaşayan 17 yaşındaki Filistinli Muhammed Keyvan isimli gencin ailesi kaybettikleri oğullarının acısının üstesinden gelmek için milliyeti, dini veya ırkları farketmeksizin altı kişinin hayatını kurtarmak için ölen oğullarının organlarını bağışlamaya karar verdi. Sarah da bunlardan biriydi.
Birlikte yaşamaya inanıyoruz
Genç adamın babası Mahmud Keyvan Independent Arabia'ya şunları söyledi: "Muhammed öldüğünde çok üzüldüm. Ancak oğlumun organlarını ihtiyaç sahiplerine bağışlamaya karar verdiğimde üzüntülerim ümide dönüştü. Bu organların kime gideceğini hiç düşünmedim. İnsanlık din ayırmıyor, oğlumu öldüren kötü İsrailliler olduğu gibi, ailelerinin yanında yaşamayı hak eden başka iyi insanlar da var. Özellikle Muhammed için inşa edilen yas evi, kaybımıza üzülen İsrailli yerleşimcilerin akınına tanık olduğundan beri hiçbir şekilde elimi kaldıramam. Ülke içinde onlarla (İsrailliler), sokakta ve hayatın her alanında yan yana devam ediyor ve bu da bizi barışı seçmeye ve barış içinde yaşamaya sevk ediyor. el-Lecun'daki (1948'de işgal edilmiş bir Filistin köyü) atalarımın toprakları bizlerden alınıp Kiyat Oud’daki yerleşimciler için evler inşa edilmesine ve oğlumun polis tarafından öldürülmesine rağmen insanlık ve barış kavramları kalplerimizde daha güçlü.”

Muhammed Keyvan'ın cenaze törenine İsrailliler de katıldı (Independet Arabia)
Yeni bir hayat
Keyvan ailesinin öyküsü ve organ bağışı, türünün tek örneği değil. Yahudi-Arap şehirlerinde son zamanlarda meydana gelen isyanlar sırasında saldırıya uğradıktan sonra öldürülen bir Yahudi adamın ailesi de Kudüs'teki Hadassah Hastanesindeki bir Arap kadına böbreğini bağışladı.
İsraile ait Hadassah Hastanesi'nde nakli gerçekleştiren organ nakli bölümünün başkanı Abd Khalaileh, "Böyle hikayeler umudu simgeliyor. Filistinli bir kadının yeni bir hayata başladığınına tanık olduk. Bağışçının ailesine çok teşekkür etmek istiyorum ve umarım hepimiz için barış, huzur ve bolca sağlık olur” diyor.
İhanet mi insanlık mı?
Şarku’l Avsat Independent Arabia’dan aktardığı habere göre, Filistin ve İsrail medyası, her iki tarafında birbirlerine yönelik organ bağışı haberiyle çalkalandı. Kimileri hastaları kurtarmak için organ bağışı yapmanın takdire şayan değerli ve asil bir vazife olduğunu düşünürken, kimleri de karşı çıktı. İnsanlar ikiye ayrıldı.
İnsan hakları aktivisti ve Eşitlik Merkezi yöneticisi Cafer Farah, Facebook hesabından yaptığı paylaşımda, "Onların 6 kişinin hayatını kurtarmak için bağış yapma kararı, güzel insanlarımız ile cani polislerin ve onların hor görülmesi arasındaki farkı göstermektedir” dedi. Arap Müşterek Listesi Başkanı ve Knesset üyesi Ayman Odeh, bağış haberlerini yüce ve asil bir davranış olarak nitelendirdi.
Öte yandan Filistinliler, İslam dinindeki fetvalara dayanarak Keyvan’ın bedenize zarar verilmesinin veya imha edilmesinin caiz olmadığını düşündüğü için bağış fikrinden memnuniyetsizliklerini dile getirirken, bir kısmı da birçok Filistinlinin öldürülmesine sebep olan İsraillilerin hayatlarının kurtarılması için yapılan bağışı kınadı.
Fikrin karşıtlarından biri Twitter'da, "Keyvan ailesinin organlarını beş İsrailli'ye bağışlayarak yaptığı şey, Muhammed'in kanına ve onun uğruna canını verdiği dava olan Kudüs ve Filistin'e büyük bir ihanettir. İsrail'i tanımak adına, ayrım gözetmeksizin Filistinlileri öldürenleri diriltmek insanlık dışıdır.”

Yahudi bir donörden böbrek nakli yapılan bir Arap kadın (AP)
İslâm konseyi
Arap Cemaati İslam Fetva Konseyi Başkanı Meşhur Fevvaz, oğlunun organlarını bağışladığı ve İsraillilerin faydalandığı haberini açıkladıktan sonra Keyvan ailesinin sosyal medyada maruz kaldığı hakaret ve inkar durumuna yanıt olarak, üreme organları dışındaki organların bağışlanmasının caiz olduğunu, şehit olanlar ve olmayan şeklinde bir ayrım yapılmadığını, çağdaş ilim ehlinin büyük çoğunluğunun görüşünün bu yönde olduğunu söyledi. Ayrıca ülkedeki durumun gerçeği şu ki, donör organın nereye gideceğini bilmiyor. Bir Müslüman da faydalanabilir, bir Hristiyan, Yahudi veya başka dine mensup kişi de faydalanabilir. Bu hususta yapılan düzenlemelerin dinle herhangi bir alakası yok. Keyvan ailesi için olan da bu. Yararlanmak isteyenler, İslam İşbirliği Teşkilatı Uluslararası Fıkıh Akademisi Dergisi'ne ek olarak, bağışla ilgili dört mezhebe göre güvenilir kaynakları inceleyebilirler.
“Uzmanları ilgilendiren fıkhi konulara girmemenizi tavsiye ediyoruz. Çünkü fetva vermek büyük sorumluluktur. Tek önemli hedefimiz olan suç ve şiddete karşı çıkmak ve varlığımızı tehdit eden aşırılıkçı Siyonist grupların ırkçılığına karşı sözü birleştirmek” dedi.
Yahudi hukuku
Shechter Yahudi Araştırmaları Enstitüsü'ndeki hahamlardan birine göre, dini sorun temel bir meselede yani ölüye saygıda yatmaktadır. “Yahudilik, ölünün bedeninin rahatsız edilmemesini ve aşağılanmamasını şart koşar. Organların zevk için kullanılması yasaklar ve ölümünden kısa bir süre sonra ölülerin gömülmesini ister" diyor. Bu husus din adamları tarafından ölüleri ve tüm organlarının aynı anda gömmenin gerekliliği olarak yorumlandı. Ancak hahamların büyük bir kısmı daha sonra hayat kurtarmak için ölü bir kişiden başka bir canlıya organ nakline izin verdiler.
Donör kartı
1989'dan bu yana, İsrail Sağlık Bakanlığı'ndaki Ulusal Organ Nakli Merkezi, donör kartını (organ bekleyen hastaların hayatlarını kurtarmak için bir kişinin ölümünden sonra organlarını bağışlama isteğini gösteren kart) imzalayanların veritabanını tutuyor. Bakanlığın resmi web sitesi aracılığıyla yapılan açıklamada veritabanında kayıtlı insan sayısının şu anda 823 bin 264 vatandaş olduğunu ve İsrail'deki yetişkin nüfusun yaklaşık yüzde 14'ünü oluşturduğunu doğrulandı.
Rakamlara göre, İsrail Ulusal Organ Nakli Merkezi 2017 yılında rekor sayıda organ nakli operasyonu kaydetti. Bu operasyonlar sayesinde durumu kritik olan 520 hasta kurtarıldı. Merkeze göre, yakınlarını kaybeden ailelerin yüzde 62'si organlarını bağışlamayı kabul etti.
İsrail'in Almanya, İngiltere, Hollanda ve ABD gibi insan organ bağışı konusuna yanıt verme açısından gelişmiş Batı ülkeleri arasında yer alması dikkat çekiyor.

