5 ligin şampiyonlarını bilen kurum tahminini açıkladı: EURO 2020 zaferini Fransa kazanacak; Türkiye, grubunda üçüncü olacak

Kovid-19 salgını nedeniyle bu yıla ertelenen EURO 2020 finalleri, 11 Haziran-11 Temmuz 2021 tarihleri arasında düzenlenecek / Fotoğraf: Reuters
Kovid-19 salgını nedeniyle bu yıla ertelenen EURO 2020 finalleri, 11 Haziran-11 Temmuz 2021 tarihleri arasında düzenlenecek / Fotoğraf: Reuters
TT

5 ligin şampiyonlarını bilen kurum tahminini açıkladı: EURO 2020 zaferini Fransa kazanacak; Türkiye, grubunda üçüncü olacak

Kovid-19 salgını nedeniyle bu yıla ertelenen EURO 2020 finalleri, 11 Haziran-11 Temmuz 2021 tarihleri arasında düzenlenecek / Fotoğraf: Reuters
Kovid-19 salgını nedeniyle bu yıla ertelenen EURO 2020 finalleri, 11 Haziran-11 Temmuz 2021 tarihleri arasında düzenlenecek / Fotoğraf: Reuters

Uluslararası Spor Araştırmaları Merkezi (CIES), 11 Haziran-11 Temmuz 2021'de 12 şehirde düzenlenecek 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası'nda tahmini şampiyonunu ve grup sıralamalarını açıkladı.
Araştırmada milli takımlarda bulunan oyuncuların 1 Eylül 2020 ile 1 Haziran 2021 tarihleri arasında kendi kulüplerindeki istatistikleri ve sahada kaldıkları süreyle değerlendirme yapıldı.
Rapora göre 1,29 puanla rakiplerini geride bırakan son dünya kupası şampiyonu Fransa'nın, EURO 2020'nin de şampiyonu olacak. 

Elemelerde Türkiye ile aynı grupta yer alan ve oynadığı 10 maçta 8 galibiyet ile 1'er beraberlik ve mağlubiyet yaşayan Fransa, F Grubu'nda Almanya, Portekiz ve Macaristan ile mücadele edecek.
27,8 yaş aralığına sahip olan Fransa Milli Takımı'nda yer alan 26 futbolcu, takımlarında 2 bin 226'şar dakika süre aldı.
Teknik direktör Didier Deschamps'ın çalıştırdığı Fransa'da Kylian Mbappe, Antoine Griezmann, Paul Pogba, Ousmane Dembele, Presnel Kimpembe, N'golo Kante, Adrien Rabiot gibi yıldız oyuncular forma giyecek.
Fransa'nın ardından en yüksek puan kat sayısına sahip takımlardan Almanya ikinci, İspanya ise üçüncü oldu.
1,26 puanla ikinci sırada yer alan Almanya, elemelerde oynadığı 8 maçta 7 galibiyet ve 1 mağlubiyet yaşamıştı.
27,5 yaş ortalaması bulunan "Panzerler"in 26 futbolcusu, 2020-21 sezonunda 2 bin 181'er dakika sahada kaldı.
Joachim Löw'ün çalıştırdığı Almanya'da Toni Kroos, Serge Gnabry, Timo Werner, Musiala, Süle, İlkay Gündoğan, Emre Can, Thomas Müller, Kai Havertz gibi isimler boy gösterecek.
Almanya ile aynı puanda olan ve turnuvada üçüncü olacağı öne sürülen takım ise İspanya oldu.
EURO 2020 Elemeleri'nde F Grubu'nda oynadığı 10 maçta 8 galibiyet alan İspanya, finallerde E Grubu'nda Polonya, Slovakya ve İsveç ile mücadele edecek. 
26,5 yaş ortalamasıyla turnuvada yer alacak Akdeniz ekibindeki 24 futbolcu, geride kalan sezonda takımlarında 2 bin 279'ar dakika süre buldu. 
Luis Enrique önderliğinde finallerde kupa mücadelesi verecek İspanya'da en dikkat çeken isimler Busquest, Marcus Llorente, Pau, Koke, Morata, Thiago, Rodrigo, Oyarzabal, Laporte ve Barcelona'nın 19 yaşındaki futbolcusu Pedri olacak.

En genç takım Türkiye, grubu üçüncü bitiriyor
EURO 2020 Elemeleri'nde Fransa ile gruptan çıkarak finallere katılmaya hak kazanan Türkiye, A Grubu'nda İtalya, İsviçre ve Galler ile yarışacak.
CIES'in raporuna göre 0,88 puanla genel sıralamada 15., A Grubu'nda ise İtalya ve İsviçre'nin ardından üçüncü sırada kalıyor. 
1 Haziran 2021 itibariyle 24,9 yaş ortalamasıyla turnuvanın en genç takımı özelliğine sahip olan ay-yıldızlıların 26 kişilik kadrosunda yer alan oyuncular, bu sezon takımlarında bin 781'er dakika süre buldu.

Türkiye Milli Takımı'nda Uğurcan Çakır, Zeki Çelik, Merih Demiral, Çağlar Söyüncü, Ozan Tufan, Cengiz Ünder, Hakan Çalhanoğlu, Yusuf Yazıcı, Ozan Kabak, Burak Yılmaz, İrfan Can Kahveci, Kerem Aktürkoğlu ve Rıdvan Yılmaz en çok dikkat çekecek isimler arasında yer alıyor. 
EURO 2020 finallerine namağlup gelen Roberto Mancini yönetimindeki İtalya, topladığı 1,13 puanla A Grubu'nun favorisi, genel sıralamada ise beşinci oldu. 
27,7 yaş ortalamasına sahip "Gök Maviler"in kadrosunda bulunan 26 oyuncu, 1 Eylül 2020-Haziran 2021 tarihleri arasında kulüplerinde 2 bin 177'şer dakika sahada kaldı.
İtalya'da Chiellini, Locatelli, Verratti, Pellegrini, Jorginho, Insigne, Berardi, Sensi, Emerson, Chiesa, Immobile ve Bernardeschi en dikkat çeken futbolcular. 

Dört ligin şampiyonu ile Süper Lig sıralamasını doğru tahmin etmişti
CIES, geçtiğimiz şubat ayında Süper Lig ile Avrupa'nın en büyük 5 ligi olarak kabul edilen Almanya (Bundesliga), Fransa (Ligue 1), Birleşik Krallık (Premier Lig), İspanya (La Liga) ve İtalya'nın (Serie A) istatistiklere göre şampiyon adaylarını açıklamış ve büyük oranda doğru tahmin yürütmüştü.
Raporda 25. hafta itibariyle ligde 48 puanı bulunan ve bir maçı eksik olan Beşiktaş'ın sezon sonunda şampiyonluk ipini göğüsleyeceği, lider Galatasaray'ın ise 42. hafta sonunda averajla ikinci sırada yer alacağı öngörülmüştü. Fenerbahçe'nin 81 puanla üçüncü olacağı iddia edilmişti.

Süper Lig'de 2020-21 sezonunu Beşiktaş ve Galatasaray 84'er puanla zirvede tamamlarken, siyah-beyazlılar averajla şampiyonluğa ulaşmış, sarı-kırmızılılar ikinci olmuştu. Fenerbahçe ise topladığı 82 puanla üçüncü sırada kalmıştı.
CIES'in raporu, Premier Lig'de Manchester City, Bundesliga'da Bayern Münih, İtalya'da Inter ve İspanya'da Atletico Madrid'in şampiyon olacağını öngörmüş ve sezonların bitmesiyle tahminlerinde başarılı olmuştu.

Fransa'da Lyon beklenirken, Lille şampiyon oldu
Raporda diğer ülkelerle ilgili tahminler büyük ölçüde başarılı sonuç verirken aynı durum Fransa için geçerli olmadı.
Yayınlandığı dönemde 25 haftası geride kalan Ligue 1'de 52 puanla üçüncü sırada bulunan Lyon'un 40. haftayı 82 puanda tamamlayarak, PSG ve Lille'in önünde zirvede yer alacağı öne sürülmüştü.
Fransa'da 2020-21 sezonunu milli futbolcular Burak Yılmaz, Yusuf Yazıcı ve Zeki Çelik'in formasını giydiği Lille 83 puanla zirvede tamamladı. PSG 82 puanla ikinci, Monaco 78 puanla üçüncü oldu.
Şampiyon olacağı iddia edilen Lyon ise 76 puanla dördüncü sırada kaldı.
Independent Türkçe



Formula 1 Japonya Grand Prix'si hakkında her şey

Formula 1'de Japonya yarışı öncesinde pilotlar sıralamasında George Russell (51), Kimi Antonelli (47) ve Charles Leclerc (34) ilk üç sırada yer alıyor (Reuters)
Formula 1'de Japonya yarışı öncesinde pilotlar sıralamasında George Russell (51), Kimi Antonelli (47) ve Charles Leclerc (34) ilk üç sırada yer alıyor (Reuters)
TT

Formula 1 Japonya Grand Prix'si hakkında her şey

Formula 1'de Japonya yarışı öncesinde pilotlar sıralamasında George Russell (51), Kimi Antonelli (47) ve Charles Leclerc (34) ilk üç sırada yer alıyor (Reuters)
Formula 1'de Japonya yarışı öncesinde pilotlar sıralamasında George Russell (51), Kimi Antonelli (47) ve Charles Leclerc (34) ilk üç sırada yer alıyor (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba, bu hafta Formula 1 Japonya Grand Prix'sini inceliyoruz.

Formula 1'de 2026 sezonu hızla ilerlerken Japonya Grand Prix'si takvimin en kritik duraklarından biri olarak öne çıkıyor. Suzuka her zaman önemliydi ama bu yıl durum biraz farklı.

Yeni teknik kuralların ardından takımların gerçek performansı ilk kez bu kadar net ortaya çıkacak. Üstelik takvimde yaşanan beklenmedik gelişmeler nedeniyle bu yarış, sezonun erken bir dönüm noktası haline geldi.

Japonya yarışı bu sezon sadece sportif açıdan değil, takvim açısından da farklı bir anlam taşıyor. Ortadoğu'daki gelişmeler nedeniyle bazı yarışlar iptal edildi ve Suzuka'nın ardından Formula 1 takımları 5 haftalık zorunlu bir ara verecek.

Bu durum Japonya GP'yi adeta iki sezonu ayıran bir çizgiye dönüştürüyor. Burada iyi performans gösteren takımlar araya avantajlı bir şekilde girerken, sorun yaşayan ekipler uzun bir geliştirme süreci fırsatı yakalayacak.

Suzuka hâlâ Formula 1'in en tekniğe dayalı pistlerinden biri. 5 bin 807 metrelik uzunluğu, 8 çizen benzersiz yapısı ve yüksek hızlı virajlarıyla pilotlardan maksimum konsantrasyon istiyor.

vbfbf
Suzuka'daki en iyi derece 1:30.983'le Lewis Hamilton'a ait (F1)

Özellikle S şeklindeki dönüşleri ve 130R gibi virajları, araç dengesini ve sürücünün ritmini test ediyor. Bu pistte hızlı olmak için sadece motor gücü yetmiyor; aerodinamik verimlilik ve sürüş hassasiyeti belirleyici rol oluyor.

Yarış öncesi yapılan asfalt yenileme çalışmaları da dikkat çekiyor. Yeni yüzeyin ilk etapta daha düşük yol tutuşu sunması, özellikle antrenman seanslarında takımları zorlayabilir.

2026 sezonunun en büyük hikayesi yeni teknik kurallar ve bu konuda ilk ciddi sınav Japonya'da verilecek.

Özellikle enerji yönetimi konusu, Suzuka gibi akıcı pistlerde büyük önem kazanıyor. FIA, sıralama turlarında enerji kullanımını azaltarak sürücülerin daha fazla "tam gaz" sürmesini sağlamak için özel bir düzenleme getiriyor.
 

Yeni hibrit sistemde elektrik gücünün artmasıyla birlikte pilotlar artık sadece hızlı sürmüyor, aynı zamanda enerjiyi doğru kullanmak zorunda kalıyor. Bu durum bazı sürücüler tarafından eleştiriliyor çünkü sıralama turları bile artık saf hızdan çok enerji yönetimine dönüşmüş durumda.

Japonya hafta sonunun ilk verileri, sezonun düşündüğümüzden daha dengeli geçebileceğini gösteriyor.

McLaren pilotu Oscar Piastri ikinci antrenman seansında en hızlı zamanı yaparken Mercedes pilotları hemen arkasında yer alıyor. Ferrari ikilisi Leclerc ve Hamilton istikrarlı bir şekilde üst sıralarda kalıyor.

En dikkat çekici noktaysa Red Bull'un beklenenden geride görünmesi. Max Verstappen'in seanslarda orta sıralarda kalması, takımın yeni kurallara tam adapte olamadığı yorumlarını beraberinde getirdi.

Sezonun ilk yarışlarında Mercedes'in güçlü bir başlangıç yaptığı görülüyor. George Russell ve genç yıldız Kimi Antonelli hem yarışları kazandı hem de şampiyonada ilk iki sıraya yerleşti.

Japonya'da da takımın formunu sürdürmesi bekleniyor. Eğer Suzuka'da da güçlü kalırlarsa, Mercedes yeni teknik çağın en iyi başlangıç yapan takımı olabilir.

Son yıllarda Suzuka'nın en dominant ismi Max Verstappen. Hollandalı pilot 4 dört Japonya yarışını kazanmış durumda.

Ancak bu yıl tablo biraz farklı. Red Bull'un yeni güç ünitesi projesi hâlâ tam oturmuş görünmüyor. Performans dalgalanmaları ve denge sorunları, Verstappen'in alıştığı rahatlığı ortadan kaldırıyor.

Yine de Suzuka gibi teknik pistlerde Verstappen'in sürüş farkı yaratma ihtimali her zaman var. Bu yüzden onu tamamen denklem dışı bırakmak mümkün değil.

Ferrari cephesinde Leclerc ve Hamilton ikilisi istikrarlı bir görüntü çiziyor. Özellikle sıralama temposu güçlü görünüyor. Eğer yarış temposunu koruyabilirlerse Japonya'da podyum hatta galibiyet mümkün.

McLaren ise hâlâ potansiyelini tam göstermiş değil. Ancak antrenman performansı, takımın doğru yönde ilerlediğini gösteriyor. Suzuka gibi aerodinamik verimliliğin önemli olduğu bir pist, McLaren için fırsata dönüşebilir.

Yeni takım Cadillac için Japonya yarışı gelişim sürecinin önemli bir adımı. Takım ikinci yarışta daha stabil bir performans gösterdi ve iki aracı da finişe getirmeyi başardı.

Orta gruptaysa Haas, Alpine ve Racing Bulls gibi takımlar epey yakın performanslar sergiliyor. Bu da Suzuka'da küçük hataların bile büyük sıralama değişikliklerine yol açabileceği anlamına geliyor.

Suzuka'da tarih bize önemli bir şey söylüyor: Yarışı genelde önden başlayan kazanıyor. Bu da sıralama turlarının Japonya'da her zamankinden daha kritik olduğu anlamına geliyor.

Japonya Grand Prix'si bu sezon için sıradan bir yarış değil. Yeni kuralların ilk gerçek testi burada yapılıyor. Takımların güçlü ve zayıf yönleri artık saklanamıyor. Üstelik hemen ardından gelen uzun ara, bu yarışın etkisini daha da büyütüyor.

Kim gerçekten hızlı, kim hâlâ çözüm arıyor, kim yeni çağa hazır? Tüm bu soruların cevabı, Suzuka'nın hızlı virajlarında netleşecek.

BeIN Sports'ta yayımlanacak Formula 1 Japonya Grand Prix'sinde program şöyle: 

Sıralama turları: 28 Mart 09.00

Yarış: 29 Mart 08.00
Kaynaklar: F1, Motorsport, Reuters


Max Verstappen, medya gününde muhabiri kovdu

Red Bull'un Hollandalı pilotu Max Verstappen, basınla konuşmadan önce esniyor (AP)
Red Bull'un Hollandalı pilotu Max Verstappen, basınla konuşmadan önce esniyor (AP)
TT

Max Verstappen, medya gününde muhabiri kovdu

Red Bull'un Hollandalı pilotu Max Verstappen, basınla konuşmadan önce esniyor (AP)
Red Bull'un Hollandalı pilotu Max Verstappen, basınla konuşmadan önce esniyor (AP)

Max Verstappen, geçen sezon ikili arasında yaşanan etkileşimden kaynaklanan gergin tartışmanın ardından Japonya Grand Prix'si basın toplantısında bir muhabire "dışarı çıkmasını" söyledi.

Red Bull pilotu, 2026 Formula 1 sezonuna hayal kırıklığı yaratan bir başlangıç ​​yaptı; Çin'de yarışı tamamlayamayarak pilotlar sıralamasında 8. sırada yer aldı ve Mercedes'ten George Russell'la Kimi Antonelli'nin başlangıçtaki temposunun çok gerisinde kaldı.

Verstappen ayrıca sporu Mario Kart'a benzeterek, mevcut F1 kurallarına yönelik öfkesini birçok kez dile getirdi ve "Biz hızla geçiyoruz. Sonra pil bitiyor ve onlar tekrar hızla sizi geçiyor. Benim için tam bir şaka" diye ekledi.

Ancak Verstappen'in Suzuka'daki öfkesi, geçen yıl İspanya'da George Russell'la yaşadığı kaza ve bunun Lando Norris ve Oscar Piastri'yle olan şampiyonluk yarışını nasıl etkilediği hakkındaki sorulardan kaynaklanıyor.

Verstappen'in muhabir hakkında "O gitmeden bunun hakkında konuşmayacağım" dediği, muhabirinse "Ciddi misin?" diye karşılık verdiği bildirildi.

Verstappen'in "Evet" diye yanıt verdiği, muhabirinse "Geçen yılki soru yüzünden mi?" diye konuya açıklık getirdiği aktarıldı.

Red Bull yıldızı bunu doğruladı, gazeteci ise "Gitmemi mi istiyorsunuz? Abu Dabi'de size sorduğum soru yüzünden mi? İspanya hakkında?" diye açıklama yaptı.

Verstappen, 2025 finalindeki konuşmalarından ve Russell'la çarpışmasından duyduğu rahatsızlığı doğrulamış ve daha sonra bunun bir "hata" olduğunu kabul etmişti.

5. dünya şampiyonluğunu sadece iki puanla kaçıran 28 yaşındaki pilot daha sonra muhabire "Çık dışarı" dedi.

O dönemde Verstappen, Barselona'daki olaydan dolayı "pişmanlık" duyabileceği yönündeki iddialara sert bir şekilde karşı çıkmıştı.

O zaman, "Sezonda yaşadığım diğer her şeyi unutuyorsunuz" demişti.

Sadece Barselona'dan bahsediyorsunuz. Bunun olacağını biliyordum. Şimdi bana aptalca sırıtıyorsunuz. Bilmiyorum. Sonuçta bu yarışın bir parçası. Yaşayarak öğreniyoruz. Şampiyona 24 yarıştan oluşuyor. Ayrıca sezonun ikinci yarısında bana çok sayıda erken Noel hediyesi verildi, dolayısıyla bunu da sorgulayabilirsiniz.

Independent Türkçe 


Beşiktaş ve Real Madrid’in eski teknik direktörü demans hastalığına yakalandı

Beşiktaş ve Real Madrid’in eski teknik direktörü demans hastalığına yakalandı
TT

Beşiktaş ve Real Madrid’in eski teknik direktörü demans hastalığına yakalandı

Beşiktaş ve Real Madrid’in eski teknik direktörü demans hastalığına yakalandı

John Benjamin Toshack’ın oğlu Cameron  Toshack, babasının demans (bunama) hastalığına yakalandığını açıkladı. Galler ve Liverpool efsanesi Toshack, Beşiktaş ve Real Madrid’de teknik direktörlük görevinde bulundu.

Futbolculuk kariyerinde yaklaşık 100 gol kaydederken, Liverpool formasıyla birçok kupa kazanan Toshack,  1970’li yıllarda Kevin Keegan ile birlikte etkili bir hücum hattı oluşturuyordu. Ayrıca Galler milli takımı ile 40 maça çıktı.

Teknik direktörlük kariyerinde ise Real Sociedad, Beşiktaş ve Real Madrid ve Galler millî futbol takımı başta olmak üzere birçok takımı çalıştırdı.

Şarku’l Avsat’ın Daily Mail’den aktardığı habere göre Tayland’da teknik direktörlük yapan oğlu Cameron Toshack’ın  yaptığı açıklamada, “Bu korkunç bir hastalık. Sorun kısa süreli hafızada ortaya çıkıyor. Neredeyse her gün onunla konuşuyorum; öğleden sonra konuştuğumda sabah yaptığımız konuşmayı hatırlamayabiliyor” ifadelerini kullandı.

Ancak babasının eski futbol günlerine dair hafızasının oldukça güçlü olduğunu belirten Cameron, “Liverpool, Sociedad ya da Madrid günlerini sorduğunuzda detaylar inanılmaz” dedi.

Cameron Toshack, babasının kısa süre önce AC Milan ile oynanan ve Arrigo Sacchi yönetimindeki Milan’a karşı yapılan bir Real Madrid maçını anlattığını aktararak, “Orta sahadaki dizilişi tamamen değiştirerek Marco van Basten’e karşı nasıl önlem aldığını detaylarıyla anlattı. Sanki maç dün oynanmış gibiydi” diye konuştu.

Toshack, Real Sociedad ile üç dönemlik görevlerinden birinde İspanya Kral Kupası’nı kazanırken, Real Madrid CF’i iki kez çalıştırdı ve 1990 yılında La Liga şampiyonluğu yaşadı.

Deneyimli teknik adam ayrıca Fransa, Türkiye, Fas, Azerbaycan ve İtalya’da da görev yaptı ve Galler millî futbol takımı’nı iki farklı dönemde çalıştırdı.