Mısır ve Türkiye Dışişleri Bakanları yakında bir araya gelecek ve iki ülkenin büyükelçileri belirlenecek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan partisinin grup toplantısında konuşuyor (AFP)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan partisinin grup toplantısında konuşuyor (AFP)
TT

Mısır ve Türkiye Dışişleri Bakanları yakında bir araya gelecek ve iki ülkenin büyükelçileri belirlenecek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan partisinin grup toplantısında konuşuyor (AFP)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan partisinin grup toplantısında konuşuyor (AFP)

Türkiye, Mısır ile ilişkilerin ilerlediğini, iki ülkenin dışişleri bakanları arasında yakında bir görüşme yapılacağını ve karşılıklı büyükelçi atama konusunda anlaşmaya varılacağını duyurdu.
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, TRT Haber’de katıldığı özel yayında Mısır ile görüşmelerin aşamalı bir şekilde ilerlediğini ve şu an dışişleri bakanları düzeyine geldiğini söyleyerek, Mısırlı mevkidaşı Samih Şukri ile görüşme tarihinin ise henüz belli olmadığını bildirdi.
Bir sonraki süreçte dışişleri bakanlarının görüşmesi ve büyükelçilerin karşılıklı olarak atanmasının geleceğini dile getiren Çavuşoğlu, iki ülke arasındaki ilişkilerin eskisinden daha iyi olması yönünde çalışılacağını vurguladı.
Görüşmelerin seyrinin şu ana kadar gayet iyi olduğunun altını çizen Çavuşoğlu, Türkiye ve Mısır’ın Libya konusunda ayrı taraflarda olmadığına dikkat çekerek, iki ülkenin iş birliği yapabileceği bir başka alanın da Filistin konusu olduğunu belirtti.
Çavuşoğlu, “Mısır ile ilişkilerimiz normalleşirse, işbirliği yapabileceğimiz birçok alan ve ülke var. Bunlar bu tür iş birliğine ihtiyaç duyan ülkeler” ifadelerini kullandı.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ise, hafta başında yaptığı açıklamada, “Mısır ve Türkiye beraber çözülecek işlere odaklanma kararına vardı. Bundan sonrasında karşılıklı görüşme, istişarelerde somut konularda yoğunlaşabileceğimiz adımlar atılacak. Mısır ile konuşmamız gereken konular var. Libya ve Akdeniz’i konuşmamız gerekiyor. İki ülkeyi ve geleceği konuşmamız gerekiyor. Türkiye bu konuda olumlu yaklaşım içerisinde” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında toplanan Merkez Yürütme Toplantısı’nın ardından açıklama yapan Çelik, Türkiye ile Mısır arasındaki köklü ilişkilere dikkat çekerek, “Aradaki kopukluk söz konusu olmasına rağmen, bu dönemde istihbarat teşkilatlarımız görüşmelerini sürdürdü. Şimdi Dışişleri Bakanlığı Bakan Yardımcılığı düzeyinde bir heyet oraya gitti” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ise, bu ayın başından TRT kanalında katıldığı canlı yayında şu ifadeleri kullandı;
“Türkiye ve Mısır halklarının tarihten gelen bir gönül, kader birlikteliği olduğunu söyleyerek, “Mısır ile Doğu Akdeniz’den Libya’ya kadar geniş bir alanda ciddi iş birliği imkanlarımız bulunuyor. Bu konuda bakanlarımızın görüşmeleri noktasında herhangi bir sıkıntımız zaten söz konusu değil ve bununla ilgili olarak biz bakanlarımıza ‘görüşmelerinizi yapabilirsiniz’ diyoruz.”
İki ülkenin istihbarat servisleri arasındaki temaslar ve istişarelerin ardından, Dışişleri Bakan Yardımcısı Sedat Önal başkanlığındaki bir Türk heyeti 5-6 Mayıs tarihlerinde Kahire’yi ziyaret etti.
İki tarafın ortak açıklamasında, görüşmelerin samimi bir havada ve kapsamlı bir içerikte gerçekleştiği belirtilerek, ayrıca ikili meseleler ve bölgesel meselelerin ele alındığı ifade edildi.
Geçtiğimiz günlerde Türkiye’nin Mısır’a yönelik olumlu açıklamalarında artış görüldü.



Netanyahu: İsrail, “İran tehdidine” karşı ittifaklar kurmaya çalışıyor

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Bakan Itamar Ben-Gvir ile Knesset'te tokalaşırken (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Bakan Itamar Ben-Gvir ile Knesset'te tokalaşırken (Reuters)
TT

Netanyahu: İsrail, “İran tehdidine” karşı ittifaklar kurmaya çalışıyor

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Bakan Itamar Ben-Gvir ile Knesset'te tokalaşırken (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Bakan Itamar Ben-Gvir ile Knesset'te tokalaşırken (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu dün yaptığı açıklamada, İsrail'in ‘İran tehdidine’ karşı bölgedeki ‘önemli’ ülkelerle yeni ittifaklar kurmaya çalıştığını söyledi. Konuşmasında söz konusu ülkelerin isimlerini belirtmeyen ve detay vermeyen Netanyahu, İsrail'in İran'a karşı askeri harekatına devam edeceğini ve ‘İran'daki terörist rejimi ezmeye’ devam edeceğini vurguladı. Netanyahu, İsrail ordusunun sınırları dışında Gazze Şeridi, Suriye ve Lübnan'da konuşlandığı bölgelere atıfla “Çevremizdeki güvenlik bölgelerini güçlendireceğiz ve hedeflerimize ulaşacağız” dedi.

Netanyahu bu açıklamaları, Yahudilerin Fısıh Bayramı arifesinde yaparken bundan önce İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin İsrail ve ABD ile ‘savaşı sona erdirme iradesine’ sahip olduğunu, ancak ‘saldırının tekrarlanmayacağına dair garantiler’ istediğini belirttiği bir açıklamada bulunmuştu.

İsrail Başbakanı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Harekete geçmemiz gerekiyordu ve harekete geçtik. İsrail'i bölgesel bir güç, bazı yönlerden de küresel bir güç haline getirdik. Görevimize sadık kaldık ve Ortadoğu'nun çehresini değiştirdik.”

Öte yandan İsrail muhalefet lideri Yair Lapid, Netanyahu'nun sözlerine sert eleştiriler yöneltti. Lapid, “Netanyahu bininci kez kibirli bir konuşma yaparak ‘Ortadoğu'yu değiştirdim’ dedi. Ancak sonuçta her zaman olduğu gibi hiçbir şeyin değişmediği ortaya çıkıyor” ifadelerini kullandı. Artık Netanyahu’nun bunu yapamadığını kabul etmenin zamanı geldiğini söyleyen Lapid, savaşa rağmen tehditlerin halen devam ettiğine işaret ederek “Hizbullah Lübnan'dan ateş açmaya devam ediyor, İran İsrail'e balistik füzeler fırlatmaya devam ediyor ve Hamas hala Gazze'yi yönetiyor” şeklinde konuştu.


Trump: İran yakın gelecekte nükleer silaha sahip olmayacak hale geldikten sonra çekileceğiz

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere konuşurken (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere konuşurken (AFP)
TT

Trump: İran yakın gelecekte nükleer silaha sahip olmayacak hale geldikten sonra çekileceğiz

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere konuşurken (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere konuşurken (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, ABD'nin 2-3 hafta içinde İran'dan çekilebileceğini söyledi. Trump, galon başına 4 dolara ulaşan yakıt fiyatları hakkındaki bir soruya verdiği yanıtta, “Tek yapmam gereken İran'dan ayrılmak ve bunu çok yakında yapacağız” ifadelerini kullandı. Trump, bunun ‘2-3 hafta içinde’ gerçekleşeceğini belirtti.

Bu, Trump'ın bir aydır süren ve bu süre zarfında Ortadoğu'yu yeniden şekillendiren, küresel enerji piyasalarını altüst eden ve Cumhuriyetçilerin başkanlık sürecinin gidişatını değiştiren savaşı sona erdirme niyetiyle ilgili bugüne kadar yaptığı en net açıklama oldu. Trump, Tahran'ın çatışmayı sona erdirmek için Washington'la bir anlaşma yapmak zorunda olmadığını da ifade etti.

ABD'nin çatışmayı sona erdirmesi için başarılı bir diplomasinin temel koşul olup olmadığına ilişkin bir soruya verdiği yanıtta Trump, “Hayır, İran bir anlaşma yapmak zorunda değil. Hayır, benimle bir anlaşma yapmak zorunda değiller” dedi. Operasyonu sona erdirmenin şartının İran'ın ‘tamamen geride kalması’, yani yakın gelecekte nükleer silaha sahip olamayacak duruma gelmesi olduğunu söyleyen Trump, “O zaman çekileceğiz” dedi. Trump, Hürmüz Boğazı'nın güvenliği konusunda ise “Bu bizi ilgilendirmez” ifadelerini kullandı.

Sahte oyların karıştığını iddia ettiği ancak herhangi bir kanıt sunmadığı posta yoluyla oy kullanmayı kısıtlayan bir başkanlık emrini imzaladıktan sonra gazetecilere dönen Trump, İranlıları kastederek “Benimle bir anlaşma yapmak zorunda değiller” dedi. ABD Başkanı, “Artık nükleer silah üretemeyeceklerini hissettiğimizde, o zaman oradan ayrılacağız. Anlaşma yapıp yapmamamızın bir önemi yok” ifadesini kullandı.

Birçok müttefikin petrol tankerlerinin geçişini serbest bırakmak için ABD'nin askeri yardım çağrılarını reddetmesinin ardından, ülkelere petrol ‘temini’ için Hürmüz Boğazı'na kendilerinin gitmesi yönündeki çağrısını yineleyen Trump, “Fransa veya başka herhangi bir ülke petrol veya gaz almak istiyorsa, Hürmüz Boğazı'na gidecek, oraya doğrudan gidecek ve işlerini kendi başına halledebilecek” şeklinde konuştu.

ABD Başkanı Trump, “Boğazda olacaklarla hiçbir ilgimiz olmayacak, çünkü bu ülkeler, Çin, oraya gidip güzel gemilerine yakıt ikmali yapacak ve işlerini kendileri halledecekler. Müdahale etmemiz için hiçbir neden yok” ifadelerini kullandı.


Arjantin, "Devrim Muhafızları"nı "terörist" örgütler listesine dahil etti

Suriye'deki İran Devrim Muhafızları mensupları (Arşiv- dolaşımda)
Suriye'deki İran Devrim Muhafızları mensupları (Arşiv- dolaşımda)
TT

Arjantin, "Devrim Muhafızları"nı "terörist" örgütler listesine dahil etti

Suriye'deki İran Devrim Muhafızları mensupları (Arşiv- dolaşımda)
Suriye'deki İran Devrim Muhafızları mensupları (Arşiv- dolaşımda)

Arjantin Cumhurbaşkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, Arjantin hükümeti dün İran Devrim Muhafızları'nı "terörist" kişi ve örgütler listesine ekledi.

Başkan Javier Milei'nin imzaladığı karara göre, İran Devrim Muhafızları'nın bu listeye alınması, «ülkedeki faaliyet kapasitesini sınırlamayı amaçlayan mali yaptırımların ve operasyonel kısıtlamaların uygulanmasına olanak tanıyor». Metinde, Arjantin hükümetinin «Arjantin Cumhuriyeti'ni Batı medeniyetine yeniden yöneltmeye kararlı olduğu ve onu yok etmek isteyenleri kınayıp mücadele edeceği» belirtildi.

Mili'nin Aralık 2023'te iktidara gelmesinden bu yana, Arjantin hükümeti açıkça ABD ve İsrail'in tarafını tuttu ve bu ülkelerin İran'a karşı askeri operasyonlarını destekledi.Şarku'l Avsat'ın edindiği bilgiye göre Mili hükümeti, ocak ayında Devrim Muhafızları'na bağlı “Kudüs Tugayı”nı “terörist” kişi ve kuruluşlar listesine aldı.

Ayrıca Arjantin yargısı, 1994 yılında Buenos Aires'teki AMIA Yahudi derneğine düzenlenen ve 85 kişinin ölümüne, yüzlerce kişinin yaralanmasına neden olan saldırıdan İran ve Lübnan'daki “Hizbullah”ı sorumlu tutuyor.