SoftBank Vision Fund’ın yönetici ortağı Saleh Romeih, Şarku'l Avsat'a konuştu: ‘Suudi Arabistan yapay zekâ devrimine olan inancımıza destek verdi’

Koronavirüs salgını teknolojinin benimsenmesini sağladı.

Japonya merkezli SoftBank, Vision Fund 1 ve 2’nin desteği ile geçen yıl tarihinin en yüksek yıllık gelirini elde etti. SoftBank Vision Fund’ın (Vizyon Fonu) yönetici ortağı Saleh Romeih. (Reuters)
Japonya merkezli SoftBank, Vision Fund 1 ve 2’nin desteği ile geçen yıl tarihinin en yüksek yıllık gelirini elde etti. SoftBank Vision Fund’ın (Vizyon Fonu) yönetici ortağı Saleh Romeih. (Reuters)
TT

SoftBank Vision Fund’ın yönetici ortağı Saleh Romeih, Şarku'l Avsat'a konuştu: ‘Suudi Arabistan yapay zekâ devrimine olan inancımıza destek verdi’

Japonya merkezli SoftBank, Vision Fund 1 ve 2’nin desteği ile geçen yıl tarihinin en yüksek yıllık gelirini elde etti. SoftBank Vision Fund’ın (Vizyon Fonu) yönetici ortağı Saleh Romeih. (Reuters)
Japonya merkezli SoftBank, Vision Fund 1 ve 2’nin desteği ile geçen yıl tarihinin en yüksek yıllık gelirini elde etti. SoftBank Vision Fund’ın (Vizyon Fonu) yönetici ortağı Saleh Romeih. (Reuters)

Uluslararası alanda faaliyet gösteren dev şirketler, koronavirüs salgını nedeniyle benzeri görülmemiş mali kayıplara şahitlik ederken tarihinin en yüksek yıllık gelirini elde eden Japonya merkezli SoftBank grubu ise Vision Fund 1 ve 2’nin desteği ile, sona eren mali yıl içerisinde 4.03 trilyon yen (36.99 milyar dolar) rekor kazanç açıkladı.
SoftBank Vision Fund'ın yönetici ortağı Saleh Romeih, salgının getirdiği kısıtlamalar ve takip eden politikaların şirketleri ve tüketicileri teknolojiyi benimsemeye motive ettiğini söyledi. Romeih, Şarku’l Avsat ile gerçekleştirdiği özel röportajda şunları söyledi:
“Bu netice, dünyayı çarpıcı biçimde yeniden şekillendirecek bir teknoloji ve yapay zeka devriminin ortasında olduğumuza dair temel tezimizi doğruluyor.”
Romeih, bunun e-ticaret, eğitim, yazılım, eğlence, yemek dağıtım hizmetleri ve sağlık gibi fonun yatırım yaptığı sektörlere önemli ölçüde fayda sağladığını belirtti.
Romeih açıklamasında elde edilen kâr oranına da değindi:
“Bu yılki performansımız, büyük ölçüde değer yaratan kamu yatırımlarımızdaki kazanımlardan kaynaklandı. Auto1, Qualtrics ve bilhassa Coupang'ın yer aldığı son çeyrekteki güçlü halka arzın gösterdiği gibi, yatırımcılar halka açıldıklarında pazar liderlerimizle etkileşime girmeye devam ediyorlar.”
Romeih ayrıca özel şirketlerin de Cruise, Fanatics ve Gopuff'un yeni yatırımlar yaptığı üçüncü taraf yatırımcılardan sermaye çekmeye devam ettiğini kaydetti.
SoftBank Vision Fund’ın önümüzdeki dönemde Ortadoğu’da birçok doğrudan yatırım üzerinde çalıştığını belirten Romeih, “Son dört yılda en az 30 Vision Fund firmasını bölgeye kazandırdık. Birçoğu şu an tam olarak faaliyet gösteriyor. Ortadoğu'daki topluluklara hizmet ediyor” dedi. Her ne kadar salgın dolayısıyla yatırımlarda yavaş ilerleme kaydedilse de özellikle de Suudi Arabistan'da ilerlemeye tanık olunduğuna işaret etti.
Klook platformu geçtiğimiz günlerde dijital dönüşümü ve turizm sektöründe büyümeyi desteklemek için Seera Group ve Suudi Turizm Otoritesi ile bir ortaklıkta bulunduğunu duyurmuştu. Automation Anywhere şirketi de yerel hizmet sağlayıcılarla ‘talep üzerine yazılım’ (SaaS) ortaklıkları oluşturmak için sivil bilgi teknolojileri girişimleriyle mutabakatlar imzalamış, Aramco Ventures da kısa süre önce Energy Vault'a yaptığı yatırımı açıklamıştı.
Romeih aynı zamanda SoftBank Vision Fund 1 (SVF 1) ve 2 (SVF 2) üzerinden, önümüzdeki 12 ay içerisinde Suudi Arabistan'a birkaç şirket daha tanıtılacağını söyledi.
Romeih, SoftBank Vision Fund ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkiye dair de açıklamalarda bulundu:
“Hem Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF) hem de Birleşik Arap Emirlikleri’nin Mubadala şirketi sayesinde yapay zeka devrimine olan inancımız yeşerdi. Ayrıca ortaklığımız, Suudi Arabistan'da hidrokarbonlardan uzak ekonomik çeşitlendirmeyi ve bilgi transferini desteklemek, yerel iş fırsatları yaratmak ve dünyadaki en son teknolojilere doğrudan erişim sağlama yönünde, Vizyon 2030 ilkeleri kapsamına giriyor.”
Saleh Romeih ayrıca SoftBank Vision Fund ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkinin birden fazla alana uzanan, sermayeden getiri elde etmenin ötesine geçen uzun vadeli bir stratejik ortaklık olduğunu ifade etti.
SoftBank Vision Fund, bankacılık teknolojisi sektöründe faaliyet gösteren yeni kurulan şirketlere milyonlarca dolar aktarmıştı. Bu şirketlerin sonuncusu 250 milyon dolarlık yatırım fonu alan Zeta oldu. Romeih konuya dair şunları syledi:
“Teknolojideki yenilikler vasıtasıyla finansmanı demokratikleştirmeye inanıyoruz. Kullanıcı deneyiminin, azalan maliyet ve sürtüşmelerin, erişim kolaylığının sigorta, kredi ve aracılık sektörlerinin geleceğini şekillendireceği inancı taşıyoruz. Fintech, kredilendirmeden (Creditas Klarna ve OakNorth), harcamalara (VN Life), sigortaya (Policybazaar ve ZhongAn) ve yatırıma (eToro) kadar tüm finansal hizmet sektörlerini dönüştürmeye devam ediyor. Bu gruplara yatırım yapıyoruz.”
Bankacılık teknolojisinin yanı sıra finansal teknolojiyi iş platformlarına yerleştirme yönünde büyük fırsatlar olduğunu belirten Romeih, “Örneğin Coupang, Rappi ve Grab, SuperApp platformlarında tüm yerleşik finansal hizmet tekliflerine sahip” ifadelerini kullandı.
SoftBank Vision Fund kapsamında elde edilen tarihi sonuçlara rağmen Greensell Capital gibi en önemli yatırımlarından bazılarında çöküş kaydedildi. Romeih, fonun yüksek riskli bir yatırım stratejisi izleyip izlemediği sorusuna şu yanıtı verdi:
“Hayır, yatırım stratejimiz riskli değil. Geç büyüme aşamasındaki bir yatırımcı olarak portföyümüz teyitli iş modelleri ve hakim pazar konumlarına sahip, çoğu kârlı olmaya giden net bir yolu olan şirketlerden oluşuyor. Vision Funds 1 ve 2 yatırım portföyünde en az 140 şirket bulunuyor. Yatırım açısından bu şirketlerin hepsi başarılı olmayacak. Ancak önemli olan ders çıkarmak ve yatırım yaklaşımını ayarlamaya devam etmek.”
SoftBank Vision Fund’ın medyada bazılarının yaptığı gibi bir “milyarder fabrikası” olarak değerlendirilmesine karşı çıkan Romeih konuya dair şu değerlendirmelerde bulundu:
“Kurucular genellikle yalnızca başarılı bir halka arzın ardından, kamu piyasaları tarafından atanan değerde bir kazanç elde edebilir. Rolümüz, büyüme aşamalarını tamamen halka açık bir şirkete dönüştürmek için yeterli destek ve sermayeyi sağlamaktır. Kurucunun, şirketin ve yatırımcılar olarak bizlerin uzun vadeli çıkarlarının uyumlu olmasını sağlamak için kurucu oy hakları ve yönetim kurulu teşkilleri üzerinde güçlü bir gözetim uyguluyoruz.”



Elektrikli araç bataryaları, sanılandan daha uzun süre dayanıyor

Elektrikli araçların ne kadar şarj edildiği, batarya ömrünü etkiliyor (Reuters)
Elektrikli araçların ne kadar şarj edildiği, batarya ömrünü etkiliyor (Reuters)
TT

Elektrikli araç bataryaları, sanılandan daha uzun süre dayanıyor

Elektrikli araçların ne kadar şarj edildiği, batarya ömrünü etkiliyor (Reuters)
Elektrikli araçların ne kadar şarj edildiği, batarya ömrünü etkiliyor (Reuters)

Avusturya merkezli bir şirket, ikinci el elektrikli araç bataryalarının durumuyla ilgili son derece kapsamlı bir araştırma yayımladı.

Elektrikli araçlar dünya çapında gittikçe yaygınlaşsa da tüketicilerin aklına takılan en önemli sorulardan biri, bataryaların dayanıklılığını uzun süre koruyup koruyamayacağı. 

Özellikle ikinci el araç tercih eden müşteriler için bataryanın durumu daha da önemli hale geliyor.

Elektrikli araçların batarya sağlığını ölçen şirket AVILOO, bu ihtiyacı gidermek için kapsamlı bir çalışma yürüttü. 

Şirket, 2022'yle 2026 arasında kullanılmış 20 popüler modeli inceleyerek toplam 500 bin test sonucu elde edilen bulguları paylaştı.

AVILOO, dünya genelindeki 1 milyondan fazla testi içeren havuzdan veri çeken yeni raporunun, kullanılmış elektrikli araç batarya sağlığına ilişkin dünyanın en büyük bağımsız çalışması olduğunu söylüyor.

Çalışmada, en popüler elektrikli araç modellerinin çoğunun 150 bin kilometreden sonra bile batarya kapasitesinin yüzde 90'ından fazlasını koruduğu tespit edildi. 

Modellerin medyan sağlık durumunun, yani bataryanın ilk kapasitesinin kalan yüzdesinin 150 bin kilometreden sonra yüzde 87'yle yüzde 94 arasında değiştiği gözlemlendi. 

Bu ölçekte EQA (Mercedes-Benz) yüzde 94'le birinci sırada yer alırken, onu yüzde 93,8'le Ioniq 5 (Hyundai) ve yüzde 93,6'yla i4 (BMW) takip etti. 

Raporda medyan batarya ömrü 50 bin km'den sonra yüzde 91'le yüzde 97, 100 bin km'den sonra ise yüzde 88'le yüzde 95 arasında değişiyor.

Amerika, Avrupa, Avustralya ve Asya'yı kapsayan veriler, batarya durumunun modelden modele ve hatta aynı modelin farklı araçları arasında bile değişebildiğini gösteriyor.

Aynı modelin en iyi ve en kötü durumdaki araçları arasında batarya sağlığı bakımından 13,5 puana varan fark görülebiliyor

İklim koşulları, batarya boyutu ve önceki sürücünün aracı kullanma biçimi, bataryanın kapasitesini etkiliyor. Örneğin daha küçük bataryalar veya sıcak havalarda kullanılanlar daha hızlı bozunmaya uğruyor. 

AVILOO CEO'su Marcus Berger, "İki araç aynı yaşta ve aynı kilometrede olabilir, hatta dışarıdan tamamen aynı görünebilir. Ancak nasıl kullanıldıklarını bilemezsiniz" diyor.

Berger, elektrikli araçlar park halindeyken bataryaların ne kadar şarj edildiğinin bir diğer önemli faktör olduğunu söyleyerek ekliyor:

Çok az tüketicinin bildiği bir şey var: Arabalarınızı yüzde 100, yüzde 90 veya yüzde 80 şarj seviyesinde park etmeyin. Bu bataryaya zarar veriyor. 

CEO, ideal seviyenin yüzde 30 ila yüzde 70 olduğunu ekliyor.

Şirket, bu faktörlerden dolayı kendilerinin yürüttüğü gibi bağımsız ve tek tek araçlara odaklanan testlerin önemli olduğunu vurguluyor. 

Bu sayede tüketicilerin, modellerin ortalama performansına bakmaktan ziyade daha detaylı bilgi edinmesinin mümkün olduğunu belirtiyor.

Berger "Bu veriler, ortalamaların çok şeyi gizlediğini gösteriyor. Evet, elektrikli araç bataryaları 'hızlı yıprandıkları' yönündeki yaygın inanışın aksine oldukça iyi yaşlanıyor" diyerek ekliyor:

Önemli olan, batarya sağlığının modeller arasında ve hatta aynı modelin farklı araçları arasında ciddi derecede değişmesi.

Independent Türkçe, Interesting Engineering, TechRadar, Financial Times, AVILOO


Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiği 10 günlük ortalamanın altında seyretmeye devam ediyor

Hürmüz Boğazı yakınlarındaki gemiler, 2 Eylül (Reuters)
Hürmüz Boğazı yakınlarındaki gemiler, 2 Eylül (Reuters)
TT

Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiği 10 günlük ortalamanın altında seyretmeye devam ediyor

Hürmüz Boğazı yakınlarındaki gemiler, 2 Eylül (Reuters)
Hürmüz Boğazı yakınlarındaki gemiler, 2 Eylül (Reuters)

Bugün yayımlanan öncü gemi takip verilerine göre, dün Hürmüz Boğazı'ndan temel emtia taşıyan 4 gemi geçti. Bu sayı, bir önceki gün boğazdan geçen 10 geminin ve son 10 gündeki yaklaşık 13 gemilik ortalamanın altında kaldı.

Gemi hareketlerini takip eden Kpler tarafından bugün yayımlanan ön verilere göre, Hürmüz Boğazı'ndan geçen 4 gemi; bir VLCC tipi ham petrol tankeri, bir Panamax, bir Kamsarmax ve bir orta ölçekli tankerden oluştu. Gemilerden biri boğaza giriş yaparken, üçü boğazdan ayrıldı.

Bazı gemilerin seyir sırasında otomatik tanımlama sistemlerini (AIS) kapatması nedeniyle bu rakamların değişebileceği belirtildi.

ABD, dün İran'a yönelik bir dizi hava saldırısı düzenlediğini açıkladı. Saldırılar, İran'ın karşılık vermesiyle birlikte iki ülke arasındaki çatışmanın haftalardır görülen en ciddi tırmanışına yol açtı.

İran Devrim Muhafızları tarafından yapılan açıklamada, ABD saldırılarının Hürmüz Boğazı'nın “kapatılmasının sıkılaştırılmasına” yol açacağı belirtildi. Çatışma öncesinde dünya genelindeki petrol tüketiminin yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı, küresel enerji taşımacılığı açısından kritik öneme sahip.

Öte yandan dün Ortadoğu'daki bir diğer önemli geçiş noktası olan Babülmendeb Boğazı'ndan temel emtia taşıyan 18 gemi geçti. Bunlardan 7'si boğaza giriş yaparken, 11'i boğazdan çıktı.

Bu rakam, Babülmendeb Boğazı'ndan son 10 günde geçen yaklaşık 24 gemilik ortalamanın altında kaldı.

Boğazdan geçen gemiler arasında iki Aframax tipi petrol tankeri ile bir Suezmax tipi petrol tankeri de yer aldı.


Lucid, Şarku’l Avsat’a mali baskılardan kaçınmak için 4 önceliği açıkladı

Lucid’in Suudi Arabistan’ın batısındaki yeni fabrikası (Şirketin resmî internet sitesi)
Lucid’in Suudi Arabistan’ın batısındaki yeni fabrikası (Şirketin resmî internet sitesi)
TT

Lucid, Şarku’l Avsat’a mali baskılardan kaçınmak için 4 önceliği açıkladı

Lucid’in Suudi Arabistan’ın batısındaki yeni fabrikası (Şirketin resmî internet sitesi)
Lucid’in Suudi Arabistan’ın batısındaki yeni fabrikası (Şirketin resmî internet sitesi)

Lucid Motors, finansal baskılarla mücadele etme ve büyüme kapasitesini artırma çabalarını yoğunlaştırdığı bu dönemde; likiditeyi ve operasyonel disiplini iyileştirmeye, yeni ürünler sunmaya ve Suudi Arabistan’daki üretim faaliyetlerini genişletmeye odaklanan yeni bir aşamaya geçiyor. Şirket, bu adımlarla eş zamanlı olarak yeni pazarları hedefleyen teknoloji ve ürünler geliştirmeyi sürdürüyor.

Bu süreç, şirketin ticari faaliyetlerindeki büyümenin devam ettiği bir döneme denk geliyor. İkinci çeyrek gelirleri yıllık bazda yüzde 56 artışla 405 milyon dolara ulaşan Lucid’in araç teslimatları ise yüzde 19’luk artışla 3 bin 953 adet olarak gerçekleşti.

Buna karşın Lucid; arzı taleple uyumlu hale getirmek, stokları azaltmak ve likiditeyi korumak amacıyla üretimi kasıtlı olarak düşürdü. Şirketin toplam likiditesi çeyrek sonunda yaklaşık 3 milyar dolar seviyesinde kaydedildi.

Lucid CEO’su Silvio Napoli, Şarku’l Avsat’a verdiği özel demeçte önümüzdeki dönem için dört temel öncelik belirlediklerini ifade etti. Napoli; bu önceliklerin 2026 yılına kadar 1,4 milyar dolar tasarruf sağlamak amacıyla nakit akışı ve maliyetlerin iyileştirilmesini, Uber ve Nuro iş birliğiyle otonom taksi programının geliştirilmesini, Suudi Arabistan’daki AMP-2 fabrikasının tam entegre üretime geçişinin tamamlanmasını ve orta boy araç programında lansman aşamasına gelinmesini kapsadığını belirtti.

cvfgbhyj
Lucid CEO’su Silvio Napoli (Şarku’l Avsat)

Napoli, Lucid’in öncü teknolojilere ve üstün ürünlere sahip olduğunu, finansal zorluklarını uygulama aşamasında likidite ve maliyetler, müşteriler ve kalite, kurumsal kültür ve ekip olmak üzere üç temel sütuna odaklanarak çözmeye çalıştığını vurguladı.

Napoli’nin Şarku’l Avsat’a yaptığı bu açıklamalar, Riyad’da ‘Yeni Dünyalar’ temasıyla kapılarını açan LEAP 2026 Konferansı’nın oturum aralarında gerçekleşti. Lucid, elektrikli araç üretim sektöründeki en son teknolojilerini tanıtmak amacıyla bu önemli etkinlikte yer alıyor.

Sözlerini sürdüren Napoli, şirketin bugünkü odağının Lucid’in sahip olduğu güçlü yönleri sürdürülebilir ve tutarlı bir performansa dönüştürmesini sağlayacak disiplinli bir operasyonel model inşa etmek olduğunu belirterek, bu yeni aşamada hedeflerine ulaşmaya kararlı olduklarını kaydetti.

PIF’ın yatırımları

Napoli, Lucid’in Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF) ile olan ilişkisini geleneksel bir yatırımcı-şirket ilişkisinin ötesinde tanımlayarak, PIF’ın önemli bir stratejik ortak olduğunu ve sağladığı desteğin şirketin potansiyeline ve uzun vadeli büyüme vizyonuna duyulan karşılıklı güveni yansıttığını ifade etti.

Şirket ile PIF’ın ulaşımın geleceğini şekillendirmek ve Vizyon 2030 hedeflerini desteklemek adına ortak bir vizyon paylaştığını belirten Napoli, Lucid’in Suudi Arabistan’daki varlığının mühendislik yetkinliklerinden, araştırma imkanlarından ve gelişmiş hesaplama kaynaklarından yararlanma fırsatı sunduğunu kaydetti. Napoli, Kral Abdullah Ekonomi Şehri’nde yer alan ve ülkenin tam entegre ilk araç üretim tesisi konumundaki AMP-2 fabrikasındaki genişlemenin kilit bir adım olduğunu vurgulayarak, bu çerçevedeki hedeflerin ve taahhütlerin yalnızca elektrikli araç üretimiyle sınırlı kalmayıp, Krallık’ta bu sektöre, teknolojilere ve gelişmiş sanayiye yönelik entegre bir ekosistemin inşasına katkıda bulunmayı kapsadığını sözlerine ekledi.

dvfgthy
Kral Abdullah Ekonomi Şehri’ndeki Lucid fabrikasının açılış töreninden (SPA)

Lucid’in gelişim yolculuğundaki kritik aşamalarda PIF’ın ana yatırımcı konumunda bulunduğunu belirten Napoli, PIF’ın stratejik ortak olarak kilit bir rol oynamayı sürdürdüğünü ifade etti. Napoli, “Büyümenin bir sonraki aşamasına doğru ilerlerken, dönüşüm planımızı uygulayıp uluslararası pazarlardaki varlığımızı genişletirken bu ortaklık bize daha fazla istikrar sağlıyor. Aynı zamanda Lucid’in stratejisine, teknolojilerine ve uzun vadeli büyüme potansiyeline olan karşılıklı güvenimizi yansıtıyor” dedi.

Otomotiv endüstrisinin yerelleştirilmesi

Lucid’in Suudi Arabistan’da araç parçalarının yarı monte olarak birleştirildiği ilk aşamadan, araç gövdeleri, boyama ve parça üretimini de kapsayan tam entegre üretime kademeli geçişine ilişkin soruya yanıt veren Napoli, iddiayı doğrulayarak şirketin bugün Krallık’ta tam entegre araç üretimi aşamasına geçiş için çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.

Tesisin genişletilmesinin Lucid’in Krallık’taki endüstriyel varlığı ve yolculuğunda yeni bir sayfayı temsil ettiğini belirten Napoli, “1,36 milyon metrekarelik bir alanda araç gövde panellerinin preslenmesi ve tasarımı, ana gövde üretimi, boyama ve nihai montajın yanı sıra güç aktarma organlarının üretimi ve batarya paketlerinin montaj süreçleri entegre edilecek” dedi.

csdfvg
Suudi Arabistan’da üretilen Lucid marka bir araç (SPA)

Bu süreçlerin entegrasyonu için gerekli üretim sistemlerinin kurulumu ve devreye alınması çalışmalarının sürdüğünü açıklayan Napoli; fabrikanın, ürünlerin ve tedarikçi ekosisteminin hazır hale gelmesine paralel olarak üretimin planlı bir yaklaşımla artırılacağını kaydetti.

Napoli, şirketin hedefinin Krallık’ta uzun vadeli, entegre ve sürdürülebilir endüstriyel kabiliyetler inşa etmek, böylece elektrikli araç ekosisteminin ve gelişmiş sanayinin büyümesini desteklemek olduğunu sözlerine ekledi.

İş fırsatları

Napoli, AMP-2 üretim tesisinin operasyonları kademeli olarak büyüdükçe ve yıllık 150 bin araçlık hedef üretim kapasitesine ulaşıldıkça imalat, mühendislik, kalite güvence, lojistik ve tedarik zinciri alanlarındaki personel sayısında kayda değer bir artış öngörüldüğünü ifade etti.

Şirketin hedeflerinin yalnızca istihdam sağlamakla sınırlı kalmayıp Suudi Arabistan bünyesinde uzmanlaşmış kabiliyet ve deneyimlerin inşasına katkıda bulunmayı kapsadığını belirten Napoli, bu doğrultuda Lucid’in Suudi yeteneklerin gelişimine yatırım yaptığını kaydetti. Napoli, yerel yeteneklerin bu sektörün büyümesinde etkin rol almasını sağlamak amacıyla gelişmiş araç üretimi süreçleriyle doğrudan bağlantılı pratik eğitim programları ve planları sunulduğunu aktardı.

Napoli, şirketin Kral Abdullah Ekonomi Şehri’ndeki ilgili makamlarla yakın iş birliği içinde çalıştığını, ekonomi şehrinin daha geniş bir tedarikçi ve üretici ağıyla iletişim kurma çabalarına paralel olarak üretim ihtiyaçlarıyla bağlantılı tedarikçileri bölgeye çekmeye odaklandıklarını sözlerine ekledi.

Lucid’in ortak hedefinin Kral Abdullah Ekonomi Şehri’ni tedarikçiler için entegre bir merkeze dönüştürmek olduğunu belirten Napoli, şirketin bu stratejinin temel sütunlarından birini oluşturduğunu ve küresel ölçekteki 1. ve 2. Seviye lider tedarikçileri bölgeye çekmeyi amaçladıklarını vurguladı.

Napoli, Kral Selman Otomotiv Sanayi Kompleksi’ndeki tedarikçi merkezinin koltuklar, araç gövdeleri, preslenmiş parçalar, iç sistemler ve dış bileşenlerin imalatında uzmanlaşmış küresel şirketleri çekmede başarı sağladığını açıkladı. Napoli, “Yetkin tedarikçilerin merkeze yakın konumlanmalarını sağlayarak, Suudi yeteneklerin gelişimine yatırım yapıp yerli payı artırarak ve ekosistemin tüm unsurlarının küresel düzeyde rekabet için gerekli kalite ve ekonomik verimlilik standartlarına uyumunu güvence altına alarak bu modelin küresel ölçekte rekabet edebilir bir üretim ekosistemi inşa etmek için doğru temeli oluşturduğuna inanıyoruz” ifadesini kullandı.

Tedarik zincirleri

Napoli, şirketin Krallık’taki hedeflerinin araç üretiminin ötesine geçtiğini belirterek; mühendislik, tedarik zinciri geliştirme, bilimsel araştırma ve ulusal yeteneklerin yetiştirilmesini destekleyen entegre bir altyapı inşa etmek üzere çalıştıklarını vurguladı.

Bu çerçevede Suudi Arabistan’daki faaliyetlerini yerelleştiren tedarikçilerle, Kral Abdullah Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (KAUST) ve teknoloji ile inovasyon alanındaki diğer araştırma kurumlarıyla iş birliği yapıldığını ifade eden Napoli, İnsan Kaynaklarını Geliştirme Fonu (HADAF) ve Ulusal Otomotiv Akademisi ile de ortak çalışmalar yürütüldüğünü kaydetti.

Napoli sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu kurumlar ve Suudi hükümeti ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği sayesinde 450’den fazla Suudi yeteneğin elektrikli araç sektöründe ve AMP-2 tesisinde çalışmak üzere eğitilmesine ve nitelik kazanmasına katkı sağlıyoruz. Önümüzdeki dönemde daha fazla yerel yeteneğin bu programlardan ve fırsatlardan yararlanmasını hedefliyoruz.”