Batman'in Türkiye macerasının yaratıcıları anlattı: "Okurları Nolanvari bir hikaye bekliyor"

Bruce Wayne'in, nam-ı diğer Batman'in Türkiye yolculuğunda İstanbul'un yanı sıra farklı güzergahlar da bulunuyor (Ethem Onur Bilgiç/DC Comics/Independent Türkçe)
Bruce Wayne'in, nam-ı diğer Batman'in Türkiye yolculuğunda İstanbul'un yanı sıra farklı güzergahlar da bulunuyor (Ethem Onur Bilgiç/DC Comics/Independent Türkçe)
TT

Batman'in Türkiye macerasının yaratıcıları anlattı: "Okurları Nolanvari bir hikaye bekliyor"

Bruce Wayne'in, nam-ı diğer Batman'in Türkiye yolculuğunda İstanbul'un yanı sıra farklı güzergahlar da bulunuyor (Ethem Onur Bilgiç/DC Comics/Independent Türkçe)
Bruce Wayne'in, nam-ı diğer Batman'in Türkiye yolculuğunda İstanbul'un yanı sıra farklı güzergahlar da bulunuyor (Ethem Onur Bilgiç/DC Comics/Independent Türkçe)

Kara Şövalye (The Dark Knight), Pelerinli Süvari (Caped Crusader) gibi isimleriyle de bilinen Batman 14 Eylül'de 14 farklı ülkeden yazar ve çizerin yer aldığı çizgi roman antolojisiyle hayranlarının karşısına çıkacak. 
Bu yıl 18 Eylül'de kutlanacak Batman Günü'nden (Batman Day) 4 gün önce yayımlanacak antoloji Türkiye, Kuzey Amerika, Fransa, İspanya, İtalya, Almanya, Çekya, Polonya, Meksika, Brezilya, Güney Kore, Çin, Rusya ve Japonya'dan pek çok önemli ismi bir araya getirecek. 
Popüler kültürün en bilinen karakterlerinden Bruce Wayne antolojide yer alan hikayeler aracılığıyla Gotham'ın dışına çıkarak adalet savaşını farklı ülkelerde sürdürecek. Batman'in çeşitli ülkelerden bilinen mekanlarda yeni suçlarla mücadelesi Batman: Dünya antolojisiyle kapsamlı bir uluslararası hüviyete bürünecek.
Wayne'in Türkiye güzergahındaysa kahramanı Ertan Ergil ve Ethem Onur Bilgiç karşılıyor. Çizimlerini Bilgiç'in hazırladığı hikayesini Ergil'in yazdığı Batman'in Türkiye macerası hem okurlara hem de Wayne'e sıradışı bir deneyim yaşatmaya hazırlanıyor. 
Çizgi roman müptelalarını ve Batman tutkunlarını heyecanlandıran projeyi konuştuğumuz Ergil ve Bilgiç; antolojinin üretim sürecini, projenin en heyecan verici yanlarını ve Batman'in kendileri için ifade ettiklerini Independent Türkçe'ye anlattı. 

"Hayatımda başıma gelen en özel anlardan biriydi"
JBC Yayıncılık'ın kurucularından Ertan Ergil projenin vücut bulma sürecinin 2018'e uzandığını söylüyor. Batman yayınlarını 2014'ten itibaren okurlarla buluşturduklarını aktaran Ergil, DC Comics yetkilileri ve editörleriyle farklı projeler için sık sık bir araya geldiklerini ve antoloji projesine de bu görüşmelerden biriyle dahil olduklarını belirtiyor.
"2018 ve 2019'da DC Comics'le yaptığımız yoğun toplantılarımızdan birinde kendilerine ülkemizle alakalı bir proje sunmuştuk. Bu projeyi şimdilik bekletmemizi istediklerini söyleyip bize Batman: Dünya projesinden bahsettiler. İki proje de birbirine çok benziyordu. Paralel projeler oldukları için DC Comics'le beraber Batman: Dünya'nın başından sonuna kadar tüm üretim sürecini sorunsuz şekilde yürüttük."

Başlangıçta ellerinde iki öykü bulunduğunu söyleyen Ergil hikayenin ortaya çıkış sürecinde aklına gelen farklı bir fikri yazma kararı aldığını ve bu sürpriz maceranın da nihayetinde projede yer alan öyküye evrildiğini ifade ediyor.
"Yıllardır aklımda sadece basit bir sekans olarak bekleyen ama bir türlü hikaye haline getiremediğim fikir tekrar aklıma geldi. Kendi kendime 'Neden olmasın?' dedim ve gerekli araştırmalarımı tamamladıktan sonra fikri hikayeleştirip, hem editörlerimize hem de daha sonra DC Comics'e yazarların isimleri saklı kalacak şekilde sunduk. Yazdığım hikayeyi DC Comics editörleri çok beğendi ve bu seçimle devam etme kararı alındı. Hayatımda başıma gelen en özel anlardan biriydi diyebilirim."

"Çocukluk kahramanlarımdan birini çizmek büyük mutluluk"
İllüstratör ve grafik tasarımcı Ethem Onur Bilgiç ise Ergil'in kendisiyle iletişime geçmesinin ardından projeye dahil olduğunu belirtiyor. DC Comics'e önerilen birkaç çizerden biri olduğunu aktaran Bilgiç planın değişmesinin ardından kapakla birlikte iç tasarımları da üstlenmiş.
"Çocukluk kahramanlarımdan birini çizmenin yanında böyle bir antolojide bulunmaktan büyük mutluluk duyuyorum açıkçası. Projede benim hayranlıkla takip ettiğim çizer ve yazarlar var. Bu isimlerle aynı kapak altında bulunmak da heyecanımı kat kat artırıyor. İlk konuşmalarımız benim sadece Türkiye hikayesinin kapağını yapmam yönündeydi. Kapak ve çizgi roman iç çizeri farklı olsun diye planlanmıştı. Sonra iş biraz daha değişti ve bana, çizgi romanın iç çizimlerini de benim yapmak isteyip istemediğimi sordular. Sonunda da benim ismimde mutabık kalındı."

İlk kez Indepedendent Türkçe'de yayımlanan özel Batman: Dünya iç çizimi (Ethem Onur Bilgiç/DC Comics/Independent Türkçe)
"Asıl amaç Batman'in farklı yorumlarını ortaya çıkarmaktı"
Bununla birlikte yoğun ve detaylı bir üretim sürecinden geçtiklerini aktaran Ergil ve Bilgiç esasen DC Comics'in çok fazla müdahalede bulunmadığı aksine yaratım aşamasının bireysel ilerlediğini söylüyor. Projenin esas amacının "Batman'in farklı yorumlarını" ortaya çıkarmak olduğunu belirten Ergil bunun da özgün yaratımları beraberinde getirdiğini şu şekilde ifade ediyor:
"Her ülke kendi isteği doğrultusunda bireysel bir üretim süreci yönetti. Antolojinin asıl amacı zaten her ülkenin kendi etnik ve kültürel bakış açısıyla Batman'i yorumlamaları üzerineydi. Her hikaye katılımcı ülkelerin kendi ülkelerinde geçecek şekilde hazırlandı."
Ergil söz konusu yaklaşımın yeni karakterler yaratmaya da olanak tanıdığını söylüyor.

"Sadece Batmobile'ın tasarımına dair istek geldi"
Bilgiç ise çizimlerin üzerinden tek tek geçtiklerini ve hayli detaylı çalışmalar yaptığını aktarıyor. Ülkelerin hikayelerinin birbirinden bağımsız olması nedeniyle üretim sürecinde diğer ekiplerle temas halinde olmadığını belirten Bilgiç şu ifadeleri kullanıyor:
"Çizimler kısmında ben, JBC ve DC Comics ortak ilerledik. Ben eskizleri yapıp paylaşıyor, ortak yorumları alıyordum. Büyük değişiklikler olmasa da hemen hemen her panel üzerinde ince ince tartışıp geliştirdik."
Kendisine yalnızca Batmobile'ın tasarımına dair istek geldiğini, geri kalan kısımda özgürce çizimler yaptığını söyleyen Bilgiç, DC Comics'in koyu bir çerçevesinin olmadığını aktarıyor. 

"Batman; hüzün, nefret veya aşk gibi duyguları iliklerine kadar yaşayan bir karakter"
Batman karakterinin kendisi için anlamını "duygularını iliklerine kadar yaşayan bir karakter" diye özetleyen Ergil, Bruce Wayne'in bu açıdan diğer süper kahramanlardan ayrıldığını düşündüğünü ifade ediyor.
"Adalet duygusu çok güçlü, hatta çoğu zaman hem hikayelerinde bulunan karakterler hem de okurlar tarafından bu yüzden eleştirilebiliyor. Bence onu tüm süper kahramanlardan ayıran en büyük özelliği duygularını çok yoğun şekilde yaşaması. Bunun en büyük nedeni de kendisinin hiçbir güce sahip olmaması, yani gerçekten bizler gibi olması. Hüzün, nefret veya aşk, her birini çok yoğun, tabiri caizse iliklerine kadar yaşayan bir karakter."
Bilgiç ise Batman'i kendi bakış açısından şu ifadelerle tanımlıyor:
Batman benim için 'beklenen' adaleti temsil ediyor. Korkusuzca suçla savaşmak zorunda olduğumuzu anlatıyor. Bunu yaparken de hep hazırlıklı olmayı, yani çok çalışmayı öğütlüyor. Ayrıca kişisel kuralların, sağlam duruşların önemini gösteriyor."

"Batman'in gerçek şehirlerde suçla yüzleşmesi beni heyecanlandırıyor"
Batman'in Gotham'ın dışına çıkarak gerçek şehirlerde kötülerle karşı karşıya geldiği daha önce pek çok örneğin olduğunu belirten Bilgiç bu tür hikayelerin kendisini epey heyecanlandırdığını ve bu tarz anlatıların daha fazla olmasını umduğunu söylüyor.
"Batman'in kurgusal bir şehir olan Gotham'dan çıkıp gerçek şehirlerde suçla yüzleşmesi beni heyecanlandıran bir konsept. Bu hikayelere şimdi o ülkelerin yazar ve çizerinin dokunuyor olması meraklandıran bir durum. Batman'in küreselleşmesi günümüzde beklenen bir durum sanırım. Ben yaşadığım şehirde Batman'in eksikliğini hissediyorum mesela. Umarım daha sık ziyaret eder."

Öte yandan Ergil ise projenin kapsamı nedeniyle bir ilk olarak değerlendirilebileceğini belirtiyor.
"DC Comics daha önce de yerel sanatçılarla çalıştı. Batman: Dünya bu konuda bir ilk değil ama bu kadar farklı kültürü bir araya getirmesinden dolayı bir ilk diyebiliriz. 14 hikayenin tamamında da farklı bir Batman okuyacağız."

"Antolojide bulunan en uzun hikaye bizim"
Batman: Dünya antolojisine dair heyecan verici bir diğer unsursa toplamda 184 sayfa olacak çalışmada en fazla alanın Wayne'in Türkiye macerasına verilmesi. Ergil bu durumun kendilerini çok mutlu ettiğini şu şekilde ifade ediyor:
"Hikayelerle ilgili en nefes kesici anımız herkesten fazla sayfa sayısına sahip olmamızdı. Her ülke 8-10 sayfaya sahipken bize 14 sayfalık yer verildi. Antolojide bulunan en uzun hikaye olması bizi çok mutlu etti. DC Comics yetkilileri bu konuda bize çok destek oldu."

"İstanbul'un yanı sıra iki şehir daha var"
Projenin içeriğine yönelik büyük bir gizlilikle hareket ettiklerini belirten Ergil ve Bilgiç, hikayenin yalnızca İstanbul'da geçmediğini aktarıyor. Şu ana kadar yayımlanan görsellerden İstanbul dışında Ankara'nın da bu macerada yer aldığı anlaşılıyor. Her ne kadar hikayenin geçtiği mekanlara dair detaylı bilgi vermeseler de Bilgiç sürpriz bir şehrin daha olduğunu ifade ediyor.

İlk kez Indepedendent Türkçe'de yayımlanan özel Batman: Dünya iç çizimi (Ethem Onur Bilgiç/DC Comics/Independent Türkçe)
Türkiye bölümünü "gerçek mekanlarda geçen, kurgu karakterleri olan bir dedektiflik hikayesi" diye niteleyen Bilgiç, okurların hikayede Batman'in birden fazla düşmanla karşı karşıya gelmesine tanık olacağını söylüyor. 
Antolojinin geri kalan bölümlerini kendisinin de yayımlandığında göreceğini söyleyen Bilgiç, "Kore, Amerika, İtalya, Çekya ve Brezilya" öykülerini çizer ve yazarlarından ötürü epey merak ettiğini ifade ediyor.

"Hikayede esintiler, göndermeler, saygı duruşları bulunuyor"
En sevdiği Batman çizgi romanlarının "Batman: Kara Şövalye Dönüyor", "Batman: Öldüren Şaka", "Batman: Pelerinli Süvari'ye Ne Oldu?" ve "Batman: Noel" olduğunu söyleyen Ergil, "Esintiler, göndermeler ve saygı duruşları, hepsi hikayelerimizde bulunuyor" ifadelerini kullanıyor.

Hem Ergil hem de Bilgiç, "Batman: Kara Şövalye Dönüyor"un özel bir yere sahip olduğunu söylüyor (DC Comics)
Bilgiç de hem çizgi roman hem de film olarak "Batman: Kara Şövalye Dönüyor"u çok sevdiğini, "Batman: Öldüren Şaka" ve "Batman: İlk Yıl"ın da diğer favorileri olduğunu belirtiyor.
Bununla birlikte Christopher Nolan'ın Batman üçlemesini çok sevdiğini söyleyen Bilgiç tamamen sübjektif bir yorum olduğunun altını çizerek antolojideki Türkiye hikayesinin Nolan'ı anımsattığını düşündüğünü ifade ediyor.
"Tamamen subjektif bir yorum olarak hikâyeyi biraz Nolanvari buluyorum."

Batman: Dünya'nın uluslararası ekibinde yer alan isimler
Antolojinin açılış hikayesi "Batman: Damned", "Joker", "Lex Luthor: Man of Steel", "Batman/Deathblow" gibi projelerde birlikte çalışan ödüllü ikili yazar Brian Azzarello ve çizer Lee Bermejo'nun imzasını taşıyor. 
"Küresel Şehir" (Global City) başlıklı öyküde Batman, şehrini ve sakinlerini her türlü tehdide karşı korumak için Gotham'da geçirdiği zamana dair düşüncelere dalar. Ancak Kara Şövalye köprülerin, sokakların ve gökdelenlerin ötesine baktığında her yerde düzeltilmesi gereken yanlışlar olduğunu ve adalet çağrısının sınır tanımadığını fark eder.
Batman'in adalet mücadelesini farklı ülkelere taşıyacak uluslararası yaratıcı ekibin tam listesi şu şekilde:

Independent Türkçe



Reytingler yetmedi: İki diziye birden veda

Watson'ın 57 yaşındaki Amerikalı yıldızı Morris Chestnut, The Resident ve Rosewood gibi dizilerle de tanınıyor (CBS)
Watson'ın 57 yaşındaki Amerikalı yıldızı Morris Chestnut, The Resident ve Rosewood gibi dizilerle de tanınıyor (CBS)
TT

Reytingler yetmedi: İki diziye birden veda

Watson'ın 57 yaşındaki Amerikalı yıldızı Morris Chestnut, The Resident ve Rosewood gibi dizilerle de tanınıyor (CBS)
Watson'ın 57 yaşındaki Amerikalı yıldızı Morris Chestnut, The Resident ve Rosewood gibi dizilerle de tanınıyor (CBS)

Televizyon dünyasının devlerinden CBS, iki dizisinin fişini çekti. Yayın hayatına Ocak 2025'te başlayan drama dizisi Watson ikinci sezonunun ardından, geçen yıl ekimde ekrana gelen komedi DMV ise yalnızca ilk sezonunda sona erecek.

Başrolünde Morris Chestnut'ın yer aldığı Watson, Dr. John Watson'ın suç mahallerinden ayrılıp tıbbi gizemleri çözmeye odaklandığı modern bir anlatı sunuyordu. Arthur Conan Doyle'un Sherlock Holmes hikayelerinden esinlenen Watson, başkahramanın dostu ve ortağı Holmes'un, ezeli düşmanı Moriarty'nin ellerinde hayatını kaybetmesinden 6 ay sonrasında geçiyordu. Dizinin ikinci sezonunda, Watson ve "doktor-dedektiflerden" oluşan ekibi, Moriarty'yi (Randall Park) mağlup etmelerinin ardından nadir görülen hastalıkları araştırmayı sürdürüyordu.

Ancak son sezonda hikaye, öldüğü varsayılan Sherlock Holmes'un (Robert Carlyle) yeniden ortaya çıkmasıyla sarsıcı bir hal alıyor. Bu dönüş, Watson'ı kendi bedeninde saklı bir geçmişle yüzleşmeye zorluyor. Dizinin yaratıcılığını Craig Sweeny üstlenirken, yapımcı kadrosunda Morris Chestnut ve Larry Teng gibi isimler yer alıyordu.

CBS Studios imzalı dizi, Ocak 2025'te izleyiciyle buluşmuştu. İlk sezonundaki güçlü performansın ardından Mart 2025'te ikinci sezon onayı almıştı. Reyting ölçüm şirketi Nielsen'in verilerine göre ikinci sezonun final bölümü, yayımlandığı gün 3,1 milyon izleyiciye ulaşmıştı.

Ekim 2025'te prömiyerini yapan işyeri komedisi DMV ise Doğu Hollywood'daki motorlu taşıtlar dairesinde geçen absürt olayları anlatıyordu. Dana Klein tarafından yaratılan dizi, birbirinden eksantrik karakterlerden oluşan bir ofis ekibine odaklanıyordu. DMV'de Harriet Dyer, Tim Meadows ve Tony Cavalero, düşük ücretlerle çalışan, bir yandan ofis içi ve kişisel sorunlarla boğuşurken bir yandan da bu kuruma gitmekten özellikle kaçınan müşterilerle uğraşmak zorunda kalan çalışanları canlandırıyordu.

Dizinin 16 Mart'ta ekranlara gelen Test Sürüşü (Test Drive) adlı bölümü, ilk yayınında 2,8 milyon izleyici çekmişti.

Independent Türkçe, Variety, Hollywood Reporter


Billie Eilish'in ısrarlı takipçisine tren çarptı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Billie Eilish'in ısrarlı takipçisine tren çarptı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Şarkıcı Billie Eilish'i ısrarla takip etmekle suçlanan bir adamın, New York'un Long Island adasında koşu yaparken tren çarpması sonucu öldüğü bildirildi.

Yerel yetkililere göre 30 yaşındaki Prenell Rousseau'ya çarşamba günü sabah 5.38 civarında bir LIRR treni çarptı.

New York Post'un haberine göre Rousseau, rayların "üzerinde veya yakınında" koşuyordu ve ölümünün kaza sonucu meydana geldiği düşünülüyor.

Rousseau, 2020'de Eilish'in evine davetsiz şekilde defalarca gitmesi üzerine gözaltına alınmıştı.

Mahkeme belgelerinde Eilish, ölen adamın mahkemeye çıktığında "tutarsız davranışlar" sergilediğini iddia etmişti. İddiaya göre Rousseau, Mayıs 2020'nin başlarında iki gün içinde eve 7 kez yaklaştı.

İlk ziyaretinde Rousseau'nun kapı zilini çaldığı ve güvenlik kamerası üzerinden Eilish'in babasıyla konuştuğu iddia edilmişti. Rousseau, orada olması gerektiğinde ısrar etmiş ancak baba, Rousseau'ya yanlış eve geldiğini söylemiş.

Aynı akşamın ilerleyen saatlerinde geri döndüğünde, Eilish'in ailesi yardım için özel bir güvenlik şirketini çağırmış.

Eilish mahkeme kayıtlarında, "Güvenlik görevlilerini beklerken, Rousseau verandamızda kaldı, oturup kitap okumaya başladı, aynı zamanda ara sıra kendi kendine konuşmaya devam etti" demişti.

Babam defalarca gitmesini istedi ama o bunu reddetti.

Eilish, özellikle Kovid-19 pandemisinin en yoğun olduğu dönemde ziyarette bulunması ve maske takmaması nedeniyle Rousseau'dan korktuklarını da sözlerine eklemişti.

Rousseau'nun Eilish veya ailesiyle iletişime geçmesi yasaklanmış ve onlardan en az 100 metre uzakta durması emredilmişti.

Olay sırasında Eilish sadece 18, Rousseau ise 24 yaşındaydı.

Independent Türkçe


Efsanevi oyuncudan Sydney Sweeney tepkisi: Her an seksi görünüyor

Gençlik draması Euphoria'da popüler öğrenci Cassie Howard'ı canlandırarak adını duyuran 28 yaşındaki Sydney Sweeney, performansıyla Emmy adaylığı elde etmişti (Reuters)
Gençlik draması Euphoria'da popüler öğrenci Cassie Howard'ı canlandırarak adını duyuran 28 yaşındaki Sydney Sweeney, performansıyla Emmy adaylığı elde etmişti (Reuters)
TT

Efsanevi oyuncudan Sydney Sweeney tepkisi: Her an seksi görünüyor

Gençlik draması Euphoria'da popüler öğrenci Cassie Howard'ı canlandırarak adını duyuran 28 yaşındaki Sydney Sweeney, performansıyla Emmy adaylığı elde etmişti (Reuters)
Gençlik draması Euphoria'da popüler öğrenci Cassie Howard'ı canlandırarak adını duyuran 28 yaşındaki Sydney Sweeney, performansıyla Emmy adaylığı elde etmişti (Reuters)

Hollywood'un efsane isimlerinden Kim Novak, hayatını konu alan biyografik filmde kendisini Sydney Sweeney'nin canlandıracak olmasına tepki gösterdi. Alfred Hitchcock imzalı klasik Ölüm Korkusu'nun (Vertigo) unutulmaz yıldızı, Sweeney'nin dış görünüşünün ve yarattığı imajın hikayenin duygusal derinliğini gölgeleyeceğini savunuyor.

Novak, 1950'lerde Sammy Davis Jr.'la yaşadığı tartışmalı ilişkiyi konu alacak olan Scandalous! hakkında sessizliğini bozdu. The Times'a verdiği röportajda Novak, başrolde Sweeney'nin yer almasını hiçbir zaman onaylamayacağını söyledi.

"Fiziksel görünümü çok ön planda"

Novak, role Sweeney'nin seçilmesine yönelik eleştirilerini sakınmadı. Genç oyuncunun "belden yukarısının çok fazla dikkat çektiğini" söyleyen Novak, Sweeney'nin her zaman "seksi" görünmesinin, Sammy Davis Jr.'la ilişkilerinin asıl duygusal bağını gölgede bırakacağından endişe ettiğini belirtti.

Novak, "Bizim ilişkimiz cinsellikten ziyade, çok fazla ortak noktamız olması üzerine kuruluydu. Ancak Sydney Sweeney her an seksi göründüğü için filmin bu ilişkiyi sadece cinsel çekime indirgememesi neredeyse imkansız. Beni oynamak için tamamen yanlış bir seçim" ifadelerini kullandı.

Röportajda o dönem yaşadığı zorluklara da değinen Novak, Sammy Davis Jr.'ın maruz kaldığı ırkçılığı hatırlatarak, "Ten rengi yüzünden ona korkunç şeyler yaptılar" dedi. Ayrıca Columbia Pictures'ın kurucu ortağı Harry Cohn'un "berbat bir patron" olduğunu belirten aktris, şu detayları paylaştı:

Harry sizi çok sıkı kontrol altında tutardı. Sette sosisli sandviç satan biriyle konuşup vaktimi boşa harcamadığımdan emin olmak için peşime adam takardı. Sürekli kilonuza ve giyiminize müdahale edilirdi.

Tehditler ve evlilik iddiaları

Novak, Harry Cohn'un Sammy Davis Jr.'ı, beyaz bir kadınla evlenmemesi için şiddetle tehdit ettiğine dair söylentilerin doğru olduğunu doğruladı. Ancak efsanevi şarkıcıyla evlenmek için başvuruda bulundukları yönündeki iddiaları reddeden aktris, "Ona çok değer veriyordum ama o dönemde kimseyle evlenmek istemiyordum" dedi.

Yönetmenliğini Colman Domingo'nun üstleneceği Scandalous!'ta, Sammy Davis Jr.'a David Jonsson hayat verecek. Henüz çekimleri başlamayan film, Hollywood'un en tartışmalı dönemlerinden birine ışık tutmayı hedefliyor. 

Öte yandan Sweeney, geçen yıl mayısta Met Gala'da Novak'ın 1967 yapımı filmi Dişi Şeytan'daki (The Legend of Lylah Clare) bir kıyafetine atıfta bulunan bir elbiseyle boy göstererek efsane oyuncuya saygı duruşunda bulunmuştu.

Independent Türkçe, The Times, Entertainment Weekly, Deadline