ABD Temsilciler Meclisi, Irak’ta savaş yetkisinin kaldırılmasını onayladıhttps://turkish.aawsat.com/home/article/3034361/abd-temsilciler-meclisi-irak%E2%80%99ta-sava%C5%9F-yetkisinin-kald%C4%B1r%C4%B1lmas%C4%B1n%C4%B1-onaylad%C4%B1
ABD Temsilciler Meclisi, Irak’ta savaş yetkisinin kaldırılmasını onayladı
Chuck Schumer.
Washington/ Rana Ebter
TT
TT
ABD Temsilciler Meclisi, Irak’ta savaş yetkisinin kaldırılmasını onayladı
Chuck Schumer.
ABD Temsilciler Meclisi dün, 2002'de Kongre'den geçen Irak'ta Askeri Güç Kullanımı için Yetki’yi (AUMF) yürürlükten kaldıran yasa tasarısını 161’e karşı 268 oyla kabul etti.
Dosyanın bir sonraki durağı ABD Senatosu olacak. Dosyanın bu yıl oylamaya konacağını söyleyen Senato Çoğunluk Lideri Demokrat Chuck Schumer, “Irak Savaşı en az 10 yıl önce sona erdi. 2002'de kabul edilen AUMF artık 2021'de geçerli değil” ifadelerini kullanmıştı.
Ancak ABD'nin Irak ve halkıyla olan ilişkisinden vazgeçmeyeceğini vurgulayan Schumer, böyle bir kararın göreve gelen başkanların askeri maceralarını haklı çıkarmak için yargısal argümanlara başvurmaktan caydırmak amacıyla alındığını söyledi.
Demokratlar, yetkinin kaldırılması için Senato'da destek toplamak için uğraşıyor. Tasarıyı destekleyen bir bildiri yayınlayarak bu yöndeki çabaları desteklediğini ifade eden ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin açıklamasında şu ifadeler kullanıldı:
“Yönetim, 2002 tarihli AUMF’nin yürürlükten kaldırılmasını destekliyor. ABD’nin esasen 2002 tasarısına dayalı olarak devam eden askeri faaliyetleri bulunmuyor. Bu yetkiyi kaldırmanın mevcut askeri operasyonlar üzerinde çok az etkisi olacak.”
Cumhuriyetçiler alternatif sunulmadan yetkinin kaldırılmasını desteklemeyi reddederken Beyaz Saray ise Biden'ın bu alternatifi ortaya koymak ve ABD’lilerin terörist tehditlerden korunmasına devam edilmesini sağlamak için Kongre ile birlikte çalışacağını vurguladı.
Yürürlükten kaldırılan yasa tasarısını önümüzdeki hafta komisyonunda görüşerek oylamaya sunacağını duyuran ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Senatör Bob Menendez, diplomatik çabalara öncelik vermek için ABD ile Irak arasındaki ikili ilişkilerin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi. Bunun Irak halkının desteği ve koordinasyonuyla gerçekleşeceğinin altını çizdi.
Tasarı, yetkinin geri alınmasının ABD'nin artık Irak'ın düşmanı değil de ortağı olduğuna dair açık bir diplomatik mesaj sayılacağını vurgulayan Senatör Todd Young’ın yanı sıra bir dizi Cumhuriyetçinin de desteğine sahip.
AUMF, Saddam Hüseyin rejimine karşı askeri güç kullanımına izin vermek için 2002 yılında Kongre tarafından kabul edilmişti. Eski Başkan Donald Trump bu yetkiyi Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin öldürüldüğü saldırıyı düzenlemek için kullanmıştı.
ABD’li siyasetçiler, Irak'taki mevcut ABD operasyonlarının 11 Eylül saldırıları ardından 2001'de Kongre’de kabul edilen başka bir askeri güç kullanım yetkisi kapsamında olduğuna dikkat çekiyor.
ABD Kongresi 2001 yılında, 11 Eylül Saldırıları sonrasında eski ABD Başkanı George W. Bush'a terör örgütlerine karşı koyma yönünde Afganistan ve Irak'ı vurma yetkisi vermişti. Kongre, 2001 tarihli yetkiyi yakın zamanda yürürlükten kaldırma niyetinde değil.
ABD Kongresi daha önce de 1991 yılında, Başkan George H. W. Bush'a Kuveyt'in işgalini takiben Irak'ta askeri güç kullanımına izin veren farklı bir yetkiyi kabul etmişti. Kongre, aynı oylamada 2002'deki yetkiyi kaldırmak için bunu iptal etmeyi planlıyor.
İstanbul’da sekizli zirve: Hürmüz ve Yemen için diplomasi arayışıhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/t%C3%BCrkiye/5332937-i%CC%87stanbul%E2%80%99da-sekizli-zirve-h%C3%BCrm%C3%BCz-ve-yemen-i%C3%A7in-diplomasi-aray%C4%B1%C5%9F%C4%B1
İstanbul’da sekizli zirve: Hürmüz ve Yemen için diplomasi arayışı
İstanbul’da R4 ve E3 gruplarının katılımıyla düzenlenen sekizli toplantıdan bir kare (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)
İstanbul’da cuma günü bir araya gelen Orta Doğu, Avrupa ve Asya’dan sekiz ülkenin dışişleri bakanları, Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer özgürlüğünün güvence altına alınması başta olmak üzere bölgesel ve uluslararası krizleri ele aldı. İlk kez bu formatta düzenlenen toplantıda Filistin meselesi, Yemen’deki gelişmeler, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları ve Rusya-Ukrayna savaşı da gündeme geldi.
Türkiye’nin koordinasyonunda gerçekleştirilen toplantı, krizlerin çözümünde iş birliğini geliştirmeyi amaçlayan yeni bir diplomatik girişim niteliği taşıyor.
İstanbul Boğazı’na nazır Çırağan Sarayı’nda düzenlenen toplantıya, geçen mart ayında kurulan R4 grubunun üyeleri Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati, Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ve Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan katıldı.
Toplantı başlamadan önce Suudi Arabistan, Mısır, Türkiye ve Pakistan dışişleri bakanları bir araya geldi (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)
Toplantıda Avrupa’nın E3 grubu ise Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband ve Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot tarafından temsil edildi. İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani de görüşmelere katıldı.
Bölgesel krizlere bölgesel çözümler
Toplantının gündeminde Filistin meselesi, Yemen’deki gelişmeler, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları, Hürmüz Boğazı’ndaki kriz ve Rusya-Ukrayna savaşının sona erdirilmesine yönelik çabalar yer aldı.
Toplantının açılışında konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, krizlerin çözümünde bölgesel sahiplenme ilkesinin esas alınması gerektiğini vurguladı. Dışarıdan dayatılan çözümlerin kalıcı olamayacağına işaret eden Fidan, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında 7 Ağustos’ta imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın bu yaklaşımın somut örneklerinden biri olduğunu söyledi.
Anlaşmanın bölgesel güvenliği, barışı ve refahı korumayı amaçladığını belirten Fidan, Türkiye’nin Husilerin saldırıları karşısında Suudi Arabistan’ın güvenliğine destek verdiğini ifade etti. Fidan ayrıca Hürmüz ve Babülmendep boğazlarında seyrüsefer özgürlüğünün korunmasının önemine dikkat çekti.
Bölgesel krizlerin çözümünde iletişim kanallarının açık tutulması ve diyaloğun sürdürülmesi gerektiğini kaydeden Fidan, ilerlemenin yavaş ve kırılgan olduğu durumlarda dahi diplomatik temasların devam etmesinin önemini vurguladı. Türkiye’nin Rusya ile Ukrayna arasında savaşın sona erdirilmesine yönelik yürüttüğü görüşmeleri de bu yaklaşımın bir parçası olarak gösterdi.
İstanbul’daki sekizli toplantı öncesinde Hakan Fidan ile Ed Miliband bir araya geldi (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)
Fidan, cuma günü İstanbul’da düzenlenen 9. İstanbul Arabuluculuk Konferansı’nın açılışında yaptığı konuşmada da uluslararası sistemde güvensizliğin giderek arttığını belirtmişti. Uzun yıllar barışın hâkim olduğu bazı bölgelerde halkların bugün silahlı çatışmalarla karşı karşıya kaldığını söyleyen Fidan, son yıllarda dünyanın farklı noktalarında devam eden çatışmaların kara ve deniz ticaret yollarını olumsuz etkilediğini ifade etti. Ateşkes ihlallerinin de olağan hale geldiğine dikkat çekti.
İsrail’in Gazze’de ateşkesi her gün ihlal etmesinin uluslararası sisteme duyulan güveni aşındırdığını belirten Fidan, insani yardımların bölgeye ulaştırılması ve çocukların korunmasının öncelikli olması gerektiğini söyledi.
Hürmüz Boğazı ve Suudi Arabistan’a yönelik saldırılar gündemde
İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband’ın ofisinden, İstanbul’daki sekizli toplantı öncesinde yapılan açıklamada, görüşmelerin ağırlıklı olarak Hürmüz Boğazı’ndaki kriz ve Suudi Arabistan’daki gelişmelere odaklanacağı bildirildi.
Açıklamada Miliband’ın, Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer hak ve özgürlüklerinin bütünüyle yeniden tesis edilmesini sağlayacak diplomatik bir çözüm çağrısında bulunacağı belirtildi.
İran’ın bölgede uyguladığı taktiklerin başka noktalarda da tekrarlandığına dikkat çekilen açıklamada, Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların bölgesel istikrarsızlığı derinleştirdiği ve Babülmendep Boğazı ile Süveyş Kanalı gibi stratejik su yolları üzerindeki baskıyı artırdığı ifade edildi.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati İstanbul’da (Reuters)
Fransa Dışişleri Bakanlığı da bölgedeki ciddi istikrarsızlık ve belirsizlik ortamında ilk kez bu formatta düzenlenen toplantıda, İran krizinin farklı boyutlarının ve sonuçlarının ele alınacağını duyurdu.
Bakanlık açıklamasında, toplantının Avrupa ülkeleri ile Orta Doğu ülkeleri arasındaki koordinasyonu güçlendirmeyi amaçladığı belirtilerek, “Seçmediğimiz ancak hepimizi etkileyen krizlerle karşı karşıyayız” denildi.
Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ise toplantı öncesinde yaptığı açıklamada, Yemen’deki çatışmayı sona erdirecek diplomatik bir çözüm için tüm fırsatların değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Abdulati’nin açıklaması, Mısır Parlamentosunun gelecek hafta, İran’la müttefik Husilerin saldırılarına karşı Suudi Arabistan’a destek amacıyla Mısır Silahlı Kuvvetlerine yetki verilmesi konusunu oylamaya hazırlanmasıyla aynı döneme denk geldi.
Deniz ticaretine yönelik tehditler
Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Hürmüz Boğazı’ndaki kriz, Husilerin saldırıları ve Rusya’nın tahıl sevkiyatlarını hedef alan eylemleri nedeniyle deniz ulaşımının karşı karşıya olduğu tehditlere dikkat çekti.
Wadephul, bu sorunların ancak uluslararası iş birliğiyle aşılabileceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bu büyük sınamaların üstesinden ancak birlikte hareket ederek ve mevcut çerçevelerin ötesine geçerek gelebiliriz. Hürmüz Boğazı’ndaki kriz, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları ve deniz ulaşımında seyrüsefer özgürlüğüne yönelik tehditler ya da Rusya’nın Karadeniz’de tahıl sevkiyatlarına yönelik giderek artan saldırılarının sonuçları olsun, bütün bu meselelerde ortak hareket etmeliyiz.”
Toplantıya katılan ülkelerin, çözüme kavuşturulamayan bu çatışmaların ekonomik ve güvenlik açısından ciddi sonuçlar doğurduğu konusunda ortak bir anlayışa sahip olduğunu belirten Wadephul, ülkelerin aynı zamanda krizlere çözüm bulma arayışında olduklarını söyledi.
Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Fransız ve İngiliz mevkidaşlarıyla İstanbul’daki toplantı kapsamında (Reuters)
Wadephul, İran ve Husilerin küresel ticareti baskı aracı olarak kullanmasına karşı olduklarını vurgulayarak, dünya genelindeki enerji ve gübre tedarikinin tehdit altında tutulmasının kabul edilemeyeceğini ifade etti.
Alman Bakan, “Deniz ulaşımında seyrüsefer özgürlüğünü ve komşu ülkeleri hedef alan gelişigüzel saldırılar sona ermeli” dedi. Bu çatışmaların yol açtığı sonuçlardan birinin de açlık olduğunu belirtti.
Karadeniz’deki gelişmelerin de küresel gıda krizini ağırlaştırdığına işaret eden Wadephul, Rusya’nın tahıl sevkiyatlarına yönelik saldırılarla özellikle Küresel Güney ülkelerinde gıda kıtlığı riskini artırdığını savundu.
Bu saldırıların, temel gıda ihtiyaçlarını büyük ölçüde buğdaya dayalı olarak karşılayan dünyanın en yoksul kesimlerini olumsuz etkilediğini belirten Wadephul, Türkiye gibi ortakların da bu durumdan zarar gördüğünü söyledi. Türkiye’nin küresel ticarete konu olan buğdayın işlenmesinde dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olduğunu kaydetti.
Wadephul, İstanbul’da ilk kez bu formatta düzenlenen toplantının, hem Hürmüz Boğazı çevresindeki kriz hem de Rusya-Ukrayna savaşı kaynaklı sorunların çözümüne yönelik diplomatik çabaları ilerletmeyi amaçladığını ifade etti.
İran’dan gemilere eşlik eden ABD güçlerine tehdithttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5332887-i%CC%87ran%E2%80%99dan-gemilere-e%C5%9Flik-eden-abd-g%C3%BC%C3%A7lerine-tehdit
ABD’ye ait F/A-18 Super Hornet savaş uçağı, Ortadoğu sularında bulunan USS George Washington uçak gemisinden havalanmaya hazırlanıyor. (CENTCOM)
İran Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilere refakat etmeyi sürdürmeleri hâlinde bölgedeki ABD güçlerini hedef almakla tehdit ederek, çatışmanın genişleyebileceği uyarısında bulundu. Örgüt, yedi tankerin saldırılar ve deniz mayınlarıyla hedef alındığını öne sürdü.
Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri, Körfez’in kuzeyinde petrol taşımacılığı yapan dört tankeri vurduklarını, boğazın batısında ise üç geminin deniz mayınlarına çarptığını iddia etti. Ancak bu açıklamalar bağımsız kaynaklarca doğrulanamadı.
ABD Başkanı Donald Trump, İran’ı ara seçimler öncesinde petrol fiyatlarını yükseltmek amacıyla gemilere yönelik saldırılar uydurmakla suçladı. Trump, Hürmüz Boğazı’ndan taşınan petrolün fiyatının savaş öncesindeki seviyeleri aştığını söyledi.
Şarku’l Avsatın The New York Times’ten aktardığına göre Washington ve Tel Aviv yönetimleri seçimlerin ardından yoğun hava saldırıları düzenlemek üzere planlar hazırladı. Axios haber sitesi ise İsrail savaş uçaklarının İran sınırına kadar uçtuğunu belirtti.
Cenevre toplantısı: Sudan’da askerî çözüm yokhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5332886-cenevre-toplant%C4%B1s%C4%B1-sudan%E2%80%99da-asker%C3%AE-%C3%A7%C3%B6z%C3%BCm-yok
21 Ekim 2026’da Sudan’da barış girişimleri ve çabaları arasındaki eş güdümün güçlendirilmesine yönelik istişare toplantısından (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
21 Ekim 2026’da Sudan’da barış girişimleri ve çabaları arasındaki eş güdümün güçlendirilmesine yönelik istişare toplantısından (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Cenevre’de düzenlenen uluslararası toplantıda, “Sudan’daki krizin askerî bir çözümü olmadığı” vurgulanarak ordu ve Hızlı Destek Kuvvetleri’ne (HDK), kalıcı ateşkesin önünü açacak acil bir insani ateşkes ilan etme ve güvenilir, kapsamlı bir siyasi sürece katılma çağrısı yapıldı. Ayrıca savaşın şiddetini artıran dış müdahalelerin durdurulması istendi.
Toplantıya katılan 22 ülkenin temsilcileri ile bölgesel ve uluslararası kuruluşların temsilcileri, sivillerin ve hayati öneme sahip tesislerin korunması gerektiğini vurguladı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre paralel hükûmetlerin kurulmasına karşı çıkılan toplantıda, Sudan’ın birliğinin, egemenliğinin ve kurumlarının korunması çağrısı yapıldı. Katılımcılar ayrıca insani felaketin derinleşmesi ve çatışmanın komşu ülkelere yayılması riskine karşı uyarıda bulundu.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Velid el-Hureyci, ülkesinin savaşı sona erdirme ve Sudan’ın birliğini koruma yönündeki çabalarının, Mayıs 2023’te imzalanan sivillerin korunmasına ilişkin Cidde Bildirisi’ne ve kısa süreli ateşkes anlaşmasına dayandığını belirtti.
El-Hureyci ayrıca Riyad’ın, Sudan’ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü koruyacak, barış ve istikrarı sağlayacak siyasi bir çözüme ulaşılması amacıyla “Beşli Grup” da dâhil olmak üzere bölgesel ve uluslararası girişimleri desteklediğini ifade etti.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة