Husiler, cephelere nakletmek için çocukları seçiyor

Grubun bu yılın başından bu yana 280 çocuğu orduya eklediğine yönelik ithamlar

Husiler, cephelere nakletmek için çocukları seçiyor
TT

Husiler, cephelere nakletmek için çocukları seçiyor

Husiler, cephelere nakletmek için çocukları seçiyor

Husi askeri darbesinden sonra işgal altında bulunan Yemen’in başkenti Sana’daki yerel kaynaklar, Husilerin yazlık merkezlere aldıkları çocukları, savaş cephelerine göndermek üzere hazırlamaya başladıklarını aktardı. Diğer yandan Husilerin bu yılın başından bu yana 280 çocuğu orduya aldığı yönünde suçlamalar bulunuyor.
Kaynaklar, grubun, yazlık merkezlerde kendilerine katılmaları için aileleri zorlanan onlarca çocuğun Sana’daki el-Seb’in bölgesinde kontrolleri altındaki el-Salih Cami’sinin avlusuna götürdüğünü belirttiler. Burada çocuklar arasında eleme yapılıyor ve grubun amirleri tarafından cephelere adeta yakıt olarak seçiliyor.
Kaynaklar Şarku’l Avsat’a, birkaç gün önce milis güçlerin tekrarlanan elemelerin  ardından milislerin, daha önce Yemen ordu kamplarından yağmaladığı araçlarla yaşları 14-17 arasında değişen onlarca çocuğu kısa bir süreliğine es-Salih Cami’nin avlusuna naklettiğini ardından ise çocukların bilinmeyen bölge ve cephelere götürüldüğünü aktardılar.
Aynı bağlamda, Sana’daki yerel haberler, çocukların geleneksel kıyafetlerinin onların başkent Sana’dan değil, kabile üyesi olduklarını gösterdiğini aktardı. Çocukların kıyafetleri aynı zamanda içinde yaşadıkları yoksulluk düzeyinin yanı sıra uzak kırsal alanlardan Husi merkezlerine çekilmiş olduklarını da gösteriyordu.
Sana’daki bazı görgü tanıklarının Şarku’l Avsat’a bildirdiğine göre, grup onlarca çocuğun nakli için 5 tane toprak rengi askeri araç tahsis etti.
Kaynaklar, çocukların mezhepçilik, ölüm, kin ve nefret içerikli dersler ve programlar aldıktan sonra es-Salih Cami’nin avlusundan götürüldükleri istikametlerin askeri eğitim alanları olacağını düşünüyorlar.
Grubun kontrol ettiği bölgelerde ve şehirlerde çocuklara yönelik bu tekrarlanan suçlar ve ihlaller, Yemen hükümetinin, yaz kamplarını, çocukları İranlı uzmanlar tarafından eğitmek ve cephelere göndermeden önce onlara hafif ve orta silah kullanmayı öğretmek üzere kapalı terör kamplarına dönüştürmekle suçladığı bir zamanda geliyor.
Yemenli hükümet yetkilileri daha önce yaptıkları açıklamalarında, grubun Sana’da ve kendilerine bağlı diğer valilik ve müdürlüklerde çocukların savaş için eğitilmesi ve Humeyni mezhepçi fikirleri almaları, darbecilerin liderinin derslerini ve konuşmalarını ezberlemeleri için binlerce öğrenciyi ve genci kendisine çekmek için yüzlerce eğitim kampı kurduğunu söyledi.
Hükümet suçlamalarının yanı sıra, grubun yaz merkezleri olarak adlandırdığı yerler, çocukları hafif ve orta silahların kullanımı konusunda eğiterek cephelere göndermek ve Yemen toplumuna yabancı aşırılıkçı fikirleri yaymak amacıyla İranlı ve Lübnanlı Hizbullah uzmanları tarafından denetlenen ve birlikte yönetilen kapalı kamplardan oluşuyor.
Yemenli hükümet yetkilileri, aktivistler ve insan hakları aktivistleri sık sık Husi uygulamalarının sosyal doku üzerinde ve Yemenliler arasında bir arada yaşama konusundaki yansımalarında yönelik uyarıda bulunuyor. Söz konusu kişiler grubun kontrol alanlarındaki ebeveynlere, çocuklarını milisler için kolay bir av, savaşları için bir destek ve İran’dan yürütülen ve Yemen’in güvenliğini, istikrarını, sosyal dokusunu hedef alan yıkıcı planlarının yakıtı olarak kullanılmasına izin vermemeleri için çağrıda bulunuyorlar.
İran’ın Yemen’deki kolu olan grup, birkaç hafta önce kontrolü altındaki bölgelerde 6 binden fazla yaz merkezi açarak, genç ve öğrencileri hedef alarak yeni savaşçılar yetiştirerek onları kendi taraflarında katmak için kampanyalar uygulamaya başlamıştı. Bu gelişmeler grubun Yemenli gençlerin zihinlerine mezhep ve aşırılık yanlısı fikirleri yerleştirme başarısını sağlamak için yaklaşık 600 milyon riyal (yaklaşık bir milyon dolar) tahsis etmesi ile aynı zamanda geldi.
Kaynağın Şarku’l Avsat’a aktardığına göre, geniş çapta ebeveynlerin çocuklarını Husi mezhep merkezlerine kaydettirme konusundaki isteksizliğinin bir sonucu olarak, Husi grup yaklaşık bir hafta önce valiliklerde, ilçelerde ve köylerdeki amirlerini mevcut yaz sezonunun sonunda çok sayıda yeni savaşçı getirilmesini zorunlu kılan yeni bir genelge yayınladı.
Kaynağa göre, Husi grubun liderinin kardeşi Yahya Bedir el-Husi tarafından yayınlanan genelge, bu yaz cepheleri için en az 50 bin çocuğun yetiştirilmesi gerektiğini vurguluyordu.
Kaynak Şarku’l Avsat’a, grup için tatmin edici olmayan ve “Donuk” olan katılım süreci nedeniyle, genelgede bazı amirler ve merkezlerin yönetiminden sorumlu kişilere yönelik ciddi bir kınamanın yanı sıra Sana ve köylerinde,İbb, Reyme, el-Hudeyde, Hacce, el-Mehvit ve Zamar  bu yaz kamplarının performans düzeyini değerlendirmek için beklenen bir saha ziyareti yapılması tehdidin de bulunduğunu söyledi.
meşru Yemen hükümetine bağlı İnsan Hakları Ofisi tarafından bir insan hakları raporu yayınlandı. Raporda 2021 yılının ilk çeyreğinde darbeci grubunun yalnızca başkentte 280 çocuğu cephelerine alması da dahil olmak üzere 4 binden fazla ihlal gerçekleştirdiği açıklandı.



Washington'da düzenlenen "Gazze Barış Konseyi"nin ilk toplantısının gündeminde 4 dosya yer alıyor

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
TT

Washington'da düzenlenen "Gazze Barış Konseyi"nin ilk toplantısının gündeminde 4 dosya yer alıyor

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın başkanlık ettiği “Barış Konseyi”nin ilk toplantısı bugün yapılacak. Toplantıda, İsrail'in saldırılarının devam etmesi ve ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının askıya alınmasıyla birlikte, Hamas'ın silahsızlandırılması, İsrail'in Gazze Şeridi'nden çekilmesi ve istikrar güçlerinin konuşlandırılması ile Gazze Şeridi'ndeki durum ele alınacak.

Bu toplantı, yeniden yapılanma dosyası ve “Gazze Yönetim Komitesi”nin çalışmalarıyla birlikte çözülmemiş meselelere yoğunlaşıyor. Şarku’l Avsat'a konuşan uzmanlara göre İsrail'in Batı Şeria'daki Filistin topraklarını yağmalaması konusunun gündeme getirilmesi olasılığı var. Uzmanlar, İsrail'in toplantıya katılımının, Meksika'nın sınırlı katılım açıklamasında olduğu gibi, İsrail'e karşı çıkanların katılımını azaltabileceğini değerlendiriyor.

Gündemdeki dosyalar

Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov’un CNN'e yaptığı açıklamaya göre bugünkü toplantıda, Gazze Komisyonu'nun Şerid'e girmesini, ateşkes ihlallerinin sona ermesini sağlamak ve insani yardımı hızlı bir şekilde ulaştırmak için izlenecek süreç tartışılacak. Ayrıca “Gazze'de silahsızlanma süreci, İsrail güçlerinin sınır hattından çekilmesi ve Gazze'nin yeniden inşası ve Batı Şeria'nın Filistin Yönetimi'ne ilhakı da dahil olmak üzere Trump'ın 20 maddelik planının uygulanması” da ele alınacak.

Mladenov, “tüm tarafların bu konularda anlaşmaya varması ve çabalarını birleştirmesi”nin alternatifi olarak “savaşın yeniden başlaması” ve “savaşın yeniden başlamasından daha da tehlikeli olan, Hamas'ın Gazze'nin yaklaşık yüzde 50'sini kontrol ettiği ve geri kalanının İsrail kontrolü altında olduğu statükonun pekiştirilmesi” olacağı uyarısında bulundu.

İsrail güvenlik kaynakları, Trump'ın “Barış Konseyi” toplantısında uluslararası güçlerin Gazze Şeridi'ne girmesini ve Hamas'ın silahsızlandırılması ile yeniden inşa sürecinin başlatılmasını duyuracağını tahmin ediyor. Bu bilgi, dün İbranice web sitesi Walla'ya konuşan bir kaynak tarafından verildi.

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden akrabasının yasını tutuyor (AFP)Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden akrabasının yasını tutuyor (AFP)

Endonezya, şu ana kadar Gazze'ye asker gönderme niyetini açıklayan tek ülke olurken, İsrail ise Gazze Şeridi'nde Türkiye'nin varlığını reddediyor. Endonezya ordu sözcüsü Dony Pramono pazartesi günü yaptığı açıklamada, Cakarta'nın önerilen çokuluslu gücün bir parçası olarak nisan ayı başlarında Gazze'ye gönderilmek üzere 1.000 asker hazırladığını belirtti.

Siyaset bilimi profesörü ve Filistin ve İsrail meseleleri uzmanı Dr. Tarık Fahmi, ilk toplantının konseyi kurup, çalışmalarına başlamak için fon toplamaya odaklanacağını ve ilgili ve etkili ülkelerin çoğunu kapsayacağını düşünüyor. En önemli konular, istikrar güçlerinin konuşlandırılması ve silahsızlanma olacak, ancak bazı zorluklar olduğunu da belirtiyor. Ancak anlaşmaya varmaktan başka bir alternatifin olmadığı da ifade ediyor.

Filistinli siyasi analist Dr. Ayman el-Raqab da onunla aynı fikirde ve Hamas'ın silahsızlandırılması, Filistin polis güçlerinin yanı sıra istikrar güçlerinin konuşlandırılması ve teknokrat komitenin çalışmaları ile Batı Şeria sorunu ile İsrail'in toprak gaspı konularının toplantının ana gündem maddeleri olacağını belirtiyor. Trump'ın, başkanlığını yaptığı konseyin başarısını vurgulamak için bu sorunların bazılarının çözülmesi için çaba göstereceğini değerlendiriyor.

Katılımcılar için engel

Katılımcı düzeyinde Kahire, Başbakan Mustafa Medbuli'nin Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi adına toplantıya katılacağını duyurdu. Bakanlar Kurulu tarafından dün yapılan açıklamaya göre bu katılım, “Mısır'ın kapsamlı ve adil barış çabalarını destekleme rolü ve Trump'ın Filistin halkının Gazze'den sürülmesini reddeden tutumunu ve çabalarını onaylama rolü çerçevesinde” gerçekleşecek.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün yaptığı açıklamada, “Barış Konseyi”nin Gazze Şeridi'nde kalıcı istikrar, ateşkes ve arzu edilen barışın sağlanmasına katkıda bulunacağını umduğunu belirterek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın toplantıda ülkesini temsil edeceğini kaydetti.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın Başbakan Binyamin Netanyahu adına toplantıya katılmak üzere ABD'ye gitmesinden bir gün sonra, Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum dün yaptığı açıklamada, toplantıya her iki tarafın da tam katılımının olmadığını (Filistin'in Filistin'in yokluğuna atıfta bulunarak) AFP’ye göre bu nedenle Meksika'nın katılımının sınırlı olacağını belirtti

Fehmi, Mısır'ın bölgedeki ağırlığı ve önemi göz önüne alındığında, Mısır'ın katılımına alternatif olmadığını düşünüyor. İsrail'in katılımının, Trump'ın isteklerine aykırı görünmemek için yarı çözüm çerçevesinde olduğunu, ancak aynı zamanda Konsey'in kararlarını etkili bir şekilde engellemek ve ihlallerine ve saldırılarına devam etmek için çalışacağını açıklıyor.

El-Raqab, Mısır'ın hem sahada hem de Gazze meselesine ilişkin müzakerelerde sahip olduğu uluslararası deneyim nedeniyle katılımının son derece önemli olduğunu ve bunun durum üzerinde olumlu bir etki yaratacağına dair umutlar olduğunu değerlendiriyor.


Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki tüm güçlerini geri çekmeye hazırlanıyor

Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
TT

Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki tüm güçlerini geri çekmeye hazırlanıyor

Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)

Wall Street Journal (WSJ), üç ABD'li yetkiliye atıfta bulunarak, Amerika Birleşik Devletleri'nin Suriye'deki yaklaşık 1.000 askerinin tamamını geri çekmeye hazırlandığını bildirdi.

ABD ordusu geçen hafta Suriye'deki stratejik üssünden çekilme işlemini tamamladığını ve üssü Suriye güçlerine devrettiğini duyurdu. Bu, ABD-Suriye ilişkilerinin güçlendiğinin son işareti olup, daha geniş kapsamlı bir ABD çekilmesinin yolunu açabilir. WSJ’de dün yer alan habere göre, birlikler önümüzdeki iki ay içinde Suriye'deki kalan ABD mevzilerinden de çekilecek.

Suriye Savunma Bakanlığı geçen perşembe günü yaptığı açıklamada, ABD güçlerinin ayrılmasının ardından ordu birliklerinin Tanf askeri üssünü devraldığını belirtti.

Bakanlık şu açıklamayı yaptı: “Suriye ve Amerika Birleşik Devletleri tarafları arasındaki koordinasyon sayesinde, Suriye Arap Ordusu birlikleri el-Tanf üssünün kontrolünü ele geçirdi, üssü ve çevresini güvence altına aldı ve el-Tanf çölündeki Suriye-Irak-Ürdün sınırına konuşlanmaya başladı.” Açıklamada ayrıca, “Bakanlığın sınır koruma güçleri önümüzdeki günlerde görevlerine başlayacak ve bölgede konuşlanacak” denildi.

El-Tanf üssü, Suriye, Ürdün ve Irak arasındaki sınır üçgeni bölgesinde stratejik bir konuma sahiptir. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre üs, 2014 yılında Suriye ve Irak'ın büyük bir bölümünde DEAŞ'a karşı yürütülen savaşta çok önemli rol oynamıştır. Örgüt, 2017'de Irak'ta ve iki yıl sonra da Suriye'de yenilgiye uğratıldı.

Beşşar Esed rejiminin 8 Aralık 2024'te devrilmesinden önce, üsse insansız hava araçlarıyla (İHA) birkaç kez saldırı düzenlenmiş ve bu saldırıların sorumluluğunu Irak'taki gruplar üstlenmiştir.


Kanada, Suriye'ye uyguladığı ekonomik yaptırımları kaldırdı

Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, 13 Şubat 2026'da Almanya'da düzenlenen bir etkinlikte (DPA)
Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, 13 Şubat 2026'da Almanya'da düzenlenen bir etkinlikte (DPA)
TT

Kanada, Suriye'ye uyguladığı ekonomik yaptırımları kaldırdı

Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, 13 Şubat 2026'da Almanya'da düzenlenen bir etkinlikte (DPA)
Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, 13 Şubat 2026'da Almanya'da düzenlenen bir etkinlikte (DPA)

Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand dün yaptığı açıklamada, Kanada'nın Suriye'ye uyguladığı ekonomik yaptırımları, mal ithalat ve ihracatı, yatırım faaliyetleri, finansal ve diğer hizmetlerin sağlanmasıyla ilgili kısıtlamaları hafifletecek şekilde değiştirdiğini söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre "Değişiklikler ayrıca, Suriye ile ilgili yaptırım listelerinden 24 kuruluşu ve bir kişiyi çıkarıyor; amaç, ekonomik faaliyetin önündeki engelleri azaltmak ve Suriye'nin toparlanması için kritik öneme sahip kilit sektörlerdeki devlet bağlantılı kuruluşlarla işlemleri kolaylaştırmaktır."