Yakıt krizi, Lübnan’ın dış işlemlerini aksatıyor

Lübnan Dışişleri Bakanlığı (Arşiv)
Lübnan Dışişleri Bakanlığı (Arşiv)
TT

Yakıt krizi, Lübnan’ın dış işlemlerini aksatıyor

Lübnan Dışişleri Bakanlığı (Arşiv)
Lübnan Dışişleri Bakanlığı (Arşiv)

Lübnan’daki krizin boyutunu gözler önüne seren gerçeküstü bir sahnede çok sayıda vatandaş, bakanlık jeneratörlerinde mazot bitmesi nedeniyle işlemlerinin tamamlanamamasının ardından Dışişleri Bakanlığı önünde toplandı. Jeneratörlerde meydana gelen bu durum, elektrik kesintisi yaşanmasına ve çalışanların işlerinin duraksamasına neden oldu.
Mazotun istasyonların ve elektrik jeneratörü sahiplerinin tanklarında tükenmesi, Lübnan’ı fiilen karanlığa sürükleyebilecek büyük bir sorun teşkil ediyor. Özel Jeneratör Sahipleri Derneği Başkanı Abdu Saade, Lübnan’ın çoğu bölgesinde elektriğin karne ile dağıtılma saatinin yaklaşık 22 olduğunu belirtti. Şarku’l Avsat’a konuşan Saade, “Jeneratör sahiplerinin çoğunun mazot depoları ya boştur ya da bitmek üzeredir, bu da jeneratörleri kapatmak anlamına geliyor. Bu kapatma, depoların stoklarının tükenmesi ve açılış tarihi belirtilmeden ardı ardına beş gün kapatılması sonucu birden fazla bölgede başlayan bir süreçtir” dedi.
Durumu trajik olarak nitelendiren Saade, “Devlet, bizden vatandaşlarına elektrik vererek eksikliklerini gidermemizi istiyor ama aynı zamanda bizden mazotu da alıkoyuyor. Peki jeneratörlerimizi nasıl çalıştıracağız?” ifadelerini kullandı. “Bizi, bazılarımızın karaborsadan iki katı fiyatına mazot almayı kabul ettiği bir noktaya getirdiler. Ama bugün bu madde artık bu piyasada bile yok” diyen Saade, ilgili tarafların, depolamanın, tekellerin ve karaborsanın durmasına yol açan mazot dağıtımı için güvenlik güçlerini görevlendirerek bu krizi çok hızlı bir şekilde ele almaları gerektiğini vurguladı.
Öte yandan akaryakıt dağıtımcılarının temsilcisi Fadi Ebu Şakra, “Koşullar, uzun zamandır zor, ancak bugün stok artık büyük değil. İstasyonlarda veya distribütörlerde mazot yok” dedi. Şarku’l Avsat’a konuşan Ebu Şakra, herhangi bir çözümün istasyonlardan daha büyük olduğu göz önüne alındığında, krize hızlı bir şekilde değinilmesi gerektiğini vurgularken, sübvansiyonun kaldırılacağı, rasyonalize edileceği veya 3 bin 900 Lübnan lirası döviz kuru ile sınırlandırılacağı kaydedildi. Temsilci Şakra, “Bugün ihtiyacımız olan şey devletin cesur bir kararıdır. Bugün vatandaş için önemli olan büyük elektrik kesintisi gölgesinde malzemelerin bulunabilirliğidir” açıklamasında bulundu.
Geçen hafta Enerji Bakanı’nın açık şekilde ilan ettiği gibi fiyatların artırılmasına karar verilmesinin ardından çok sayıda vatandaş, kış için depolayacak mazot almaya yöneldi. 44 yaşındaki Naha Amad, Şarku’l Avsat’a “Beş gündür mazot aramak için istasyonlarda dolaşıyorum. Ama deposunun boş olduğunu söylüyor. Malzemeleri sübvansiyonlu ve düşük fiyatlarla aldıklarından ve daha yüksek fiyatlara satmak için ayırdıklarından eminiz” dedi.
İstasyon sahipleri bu suçlamaları reddediyor. Bu bağlamda 60 yaşındaki Naci Milan, mazot veya benzin olsun, ellerinde var olan tüm malzemeleri sattıklarını belirtti. Şarku’l Avsat’a konuşan Milan, “Ne yazık ki çok sayıda müşteri bize krizden biz sorumluymuşuz gibi davranıyor. Hem bu sektörü hem de diğer tüm sektörleri yönetmekten sorumlu olanların sürekli başarısızlığının bir sonucu olarak acı çektiğimiz biliniyor” ifadelerini kullandı.
23 Haziran’da Lübnan’ın birçok bölgesinde mazot ve benzin eksikliğini protesto etme amacıyla yollar trafiğe kapatıldı. Güvenlik güçleri tarafından yapılan açıklamada satış ve kaçakçılık amacıyla büyük miktarlarda sübvansiyonlu mazot ve benzine el konulduğu, konuyla ilgili olarak ülkenin kuzeyinde 3 kişinin gözaltına alındığı bildirildi. Lübnan’daki Akaryakıt Distribütörleri Sendikası Sekreteri Hassune Ğasan, Lübnan’daki yakıt stoklarının tükenmekte olduğu konusunda uyardı. Ğasan, “Benzin krizi, Enerji Bakanı Raymond Ğacar’ın akaryakıt satın alma kredisini artırmayı planladığı bir zamanda daha da büyüdü” dedi.
Petrol Genel Müdürü Arur Fağali, malların teslim alınması ve piyasaya dağıtılması için son dönemde sağlanan destek çerçevesinde alınan tedbirlere dayanarak, yeni petrol gemisi için Merkez Bankası’nın kredi açmasını beklediklerini ifade etti. Fağali, bu durumun özel ithalat şirketleri için de geçerli olduğunu söyledi.



Kürt Yönetimi: Şara’nın kararnamesi ilk adımdır, ancak demokratik bir anayasa taslağı hazırlanmalıdır

SDG ile Suriye hükümeti arasındaki gerilimin artmasından korkan siviller, Deyr Hafir'den batıya doğru akın ederken silahlı bir asker (Reuters)
SDG ile Suriye hükümeti arasındaki gerilimin artmasından korkan siviller, Deyr Hafir'den batıya doğru akın ederken silahlı bir asker (Reuters)
TT

Kürt Yönetimi: Şara’nın kararnamesi ilk adımdır, ancak demokratik bir anayasa taslağı hazırlanmalıdır

SDG ile Suriye hükümeti arasındaki gerilimin artmasından korkan siviller, Deyr Hafir'den batıya doğru akın ederken silahlı bir asker (Reuters)
SDG ile Suriye hükümeti arasındaki gerilimin artmasından korkan siviller, Deyr Hafir'den batıya doğru akın ederken silahlı bir asker (Reuters)

Kuzey ve Doğu Suriye Kürt yönetimi bugün yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara'nın dün yayınladığı kararnamenin "ilk adım olabileceğini, ancak Suriye halkının özlem ve umutlarını karşılamadığını" belirterek, "ülkenin tüm kesimlerinin haklarını koruyan demokratik bir anayasanın yapılmasının" önemini vurguladı.

Suriye'de yaşayan tüm Kürt kökenli vatandaşlara Suriye vatandaşlığı verilmesini öngören Suriye Cumhurbaşkanı'nın dün yayınladığı kararnameye yanıt olarak Kürt yönetimi açıklamasında, "hakların geçici kararnamelerle değil, kalıcı anayasalarla korunduğunu ve güvence altına alındığını" belirtti.

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters – Arşiv)Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters – Arşiv)

Kuzey ve Doğu Suriye'deki Kürt yönetimi, tüm bileşenlerin haklarını koruyan, muhafaza eden ve sürdüren demokratik, çoğulcu bir anayasa taslağı hazırlanması çağrısında bulundu. Niyet ne olursa olsun herhangi bir kararnamenin, kapsamlı bir anayasal çerçevenin parçası olmadığı sürece hakların gerçek bir güvencesini oluşturamayacağını vurguladı.

Açıklamada, Suriye'nin kuzey ve doğusundaki Kürt yönetiminin, Suriye'deki haklar ve özgürlükler sorununun temel çözümünün kapsamlı bir ulusal diyalog ve demokratik bir anayasada yattığına inandığı ifade edildi.


Suriye ordusu Deyr Hafir'i kontrol altına aldı ve Rakka’ya girdi

Suriye ordusu Deyr Hafir'i kontrol altına aldı ve Rakka’ya girdi
TT

Suriye ordusu Deyr Hafir'i kontrol altına aldı ve Rakka’ya girdi

Suriye ordusu Deyr Hafir'i kontrol altına aldı ve Rakka’ya girdi

 

Suriye ordusu bugün, "Suriye Demokratik Güçleri"nin (SDG) çekilmesinin ardından Halep'in doğusundaki Deyr Hafir şehrinin kontrolünü ele geçirdiğini duyurdu ve SDG'yi anlaşmayı ihlal etmekle ve Meskene şehri yakınlarında bir Suriye ordusu devriyesine saldırmakla suçladı. Saldırıda iki asker öldü, birçok asker yaralandı.

Suriye televizyonu daha sonra ordunun Rakka vilayetine girdiğini ve Dibsi Afnan kasabasının kontrolünü ele geçirdiğini bildirdi.

SDG yaptığı açıklamada, Suriye ordusunun "savaşçılarımızın geri çekilmesi tamamlanmadan önce Deyr Hafir ve Meskene şehirlerine girdiğini ve çok tehlikeli bir durum yarattığını" belirtti.

Bu gelişmeler, ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ve SDG lideri Mazlum Abdi'nin bir görüşme için Erbil'e geldiği yönündeki haberlerin ardından yaşandı.


Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Mısırlı mevkidaşı Abdülfettah el-Sisi'ye gönderdiği mektupta, ABD'nin Nil Nehri sularının paylaşımı sorununu çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında arabuluculuğa yeniden başlamaya hazır olduğunu belirtti.

Truth Social'da yayınlanan bir mektupta şunları yazdı: "Nil sularının paylaşımı sorununu sorumlu ve kesin bir şekilde çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında Amerikan arabuluculuğuna yeniden başlamaya hazırım." Şöyle devam etti: "Mısır, Sudan ve Etiyopya'nın su ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlayacak bir çözüme ulaşmanıza yardımcı olmak istiyorum."

Nil Havzası ülkelerinin tamamı için kalıcı bir anlaşmaya müzakereler ve ABD'nin taraflar arasındaki koordinasyonu yoluyla ulaşılabileceğine inanıyor, "Büyük Etiyopya Rönesans Barajı etrafındaki gerilimlerin çözülmesi en önemli önceliklerim arasında yer alıyor" diye vurguladı.

Başarılı bir yaklaşım sayesinde, Mısır ve Sudan'daki kuraklık dönemlerinde su tahliyesinin garanti altına alınabileceğini belirtti. Etiyopya ayrıca önemli miktarda elektrik üretebilir ve bunun bir kısmını Mısır veya Sudan'a sağlayabilir veya satabilir.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre “Hiçbir ülke Nil sularını tek taraflı olarak kontrol etmemelidir” ifadesini kullandı.

Sisi'yi ve 7 Ekim 2023'ten bu yana Mısır ve bölgedeki güvenlik ve insani sorunların yönetimindeki rolünü övdü.