Irak’ta seçim güvenilirliği tehdit altında

Seçim Komisyonu Sözcüsü Cumane el-Ğalay (INA)
Seçim Komisyonu Sözcüsü Cumane el-Ğalay (INA)
TT

Irak’ta seçim güvenilirliği tehdit altında

Seçim Komisyonu Sözcüsü Cumane el-Ğalay (INA)
Seçim Komisyonu Sözcüsü Cumane el-Ğalay (INA)

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) Irak’ta 10 Ekim’de yapılması planlanan parlamento seçimlerini takip etmek üzere bir ekip göndermeye onay vermesi, adaylara ‘kışkırtma ve korkutma yoluyla adaylıklarını geri çekmeleri için’ artan baskı girişimlerini önlemenin yanı sıra güvenilirliği güvence altına alma hususunda işe yaramadı.
Tüm gözlemciler, siyasi ve parti yetkilileri, yasama tarihinden yaklaşık 6 ay önce yapılacak seçimlerin ‘önemli’ olduğunu belirtiyor. Öyle ki ülkede çok sayıda seçim dairesinde yapılacak seçimler, ülkenin siyasi haritasında değişiklik yaratacak. Bu harita, silahlar da dahil olmak üzere her yola başvurmak zorunda kalsalar bile kazançlarından ve servetlerinden vazgeçmeyi reddeden geleneksel güçleri dışlayarak ilk kez seçimlere giren liberal güçlere bağlı. Aynı zamanda şu anda ‘18 yıldır siyaset sahnesine hâkim olan partilerle rekabet edememe bahanesiyle seçimlere katılmanın bir anlamı olmadığı gibi’ birçok umutsuzluk yaşayan halkın katılım doğasına da bağlı.
Bu kapsamda yüzlerce aday, Baas Partisi mensubu oldukları iddiasıyla Hesap Verebilirlik ve Adalet Komisyonu tarafından seçimlere aday gösterilmezken, Bağımsız Yüksek Seçim Komisyonu’na göre onlarca aday da seçimlerden çekilme kararı aldı. Komisyonun medya ve kitle iletişim direktörü Hasan Selman, yaptığı basın açıklamasında onlarca adayın seçimlerden çekilme kararı aldığını belirtti. Selman, “Reddedilebilecek çok sayıda başvuru olduğu için sayı henüz tam olarak belirlenmemiştir” dedi. Komisyonun ister kişisel bir karar, isterse de baskıyla olsun geri çekilmeyle herhangi bir ilgisi olmadığını belirten Hasan Selman, komisyon için önemli olanın geri çekilmenin kurallara uygun olması olduğunu dile getirdi.
Öte yandan Irak'taki Stratejik İnsan Hakları Merkezi, yaklaşan seçimlerde yalnızca 120 bin yerinden edilmiş kişinin oy kullanma hakkına sahip olacağını duyurdu. Merkezin Bağdat’taki ofisi müdür Hazım er-Rudeyne, “10 Ekim’de yapılacak seçimlere, biyometrik verilerini 2020 tarihli 9 Sayılı Seçim Kanunu’na göre güncellemiş olan sadece 120 bin yerinden edilmiş kişi katılacak” dedi. Rudeyne, “Bu süreç önceki seçimlere göre daha organize şekilde olacak” ifadelerini kullandı.
BMGK’nın yaklaşan Irak seçimlerini takip etmek için uluslararası bir ekip gönderme kararı almasının dikkat çekici olduğunu söyleyen Rudeyne, seçimlerin, 2005’teki ilk oturumdan 2018’deki son seçimlere kadar Irak seçimlerini takip eden BM misyonu aracılığıyla değil, ilk kez doğrudan BMGK tarafından yürütüldüğünü vurguladı. Hazım er-Rudeyne’ye göre 2018 seçimlerinde tanık olunan benzeri görülmemiş sahtekarlık, birçok Iraklı siyasi ve parti gücünün bu seçimlerin yapıldığı şekli reddetmesine neden oldu.
Sonuçların ortaya çıkmasından sonra bir hükümetin kurulmasına rağmen bu hükümet, Irak’ta ‘intifada’ adı verilen büyük kitlesel gösteriler patlak verene kadar sadece birkaç ay dayanabildi. Gösterilerde, 600’den fazla kişi öldü, on binlerce kişi de yaralandı. Hükümet ise Adil Abdulmehdi hükümetini devirmeyi başaran eylemcilerin katillerini ortaya çıkaramadı. Eylemciler ayrıca, parlamentoyu yeni bir seçim yasası çıkarmaya ve seçimleri yönetmek için bağımsız bir Yüksek Hakimler Komisyonu oluşturmaya zorlamıştı.



Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.