Suudi Arabistan, dijital bankacılıkta atılım yaptı

Şarku’l Avsat’a konuşan finans uzmanları: “Suudi Arabistan, finans sektöründe dijital ortama entegre bir yasal ve teknik yapı ile hazırlandı”

Suudi Arabistan, teknik finans sektörünün entegrasyonunu geliştirmek için iki dijital bankaya onay verdi (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan, teknik finans sektörünün entegrasyonunu geliştirmek için iki dijital bankaya onay verdi (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan, dijital bankacılıkta atılım yaptı

Suudi Arabistan, teknik finans sektörünün entegrasyonunu geliştirmek için iki dijital bankaya onay verdi (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan, teknik finans sektörünün entegrasyonunu geliştirmek için iki dijital bankaya onay verdi (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan’ın finans sektörünü geliştirme arzularının bir devamı olarak Bakanlar Kurulu, Kral Selman bin Abdulaziz başkanlığında geçen salı günü düzenlenen bir oturumda, Maliye Bakanlığı’nın 2,5 milyar riyal (666 milyon dolar) sermayeli, kurulmakta olan STC Bank ve 1,5 milyar riyal (400 milyon dolar) sermayeli kurulmakta olan Suudi Arabistan Dijital Bankası için gerekli lisansı vermesini onayladı. Uzmanlar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, dijital bankaların varlığında yararlananların devlet ve özel sektör ekonomisi olduğunu belirtti. Uzmanlar, Suudi Arabistan’ın teknik alanda mevzuat ve altyapı ile desteklenen finans sektörünü geliştirerek geleceğe hazırlandığını aktardı.
23 Haziran’da Suudi Arabistan Maliye Bakanı ve Finans Sektörünü Geliştirme Programı Başkanı Muhammed el-Cadaan, kurulun onayının liderliğin ‘finansal teknolojideki hızlı gelişmeye ayak uydurma’ konusundaki istekliliğini yansıttığını dile getirdi. Cadaan ayrıca, kurulun, küresel gelişmelere ayak uydurmayı amaçlayan “Suudi Arabistan 2030 vizyonuna” ulaşmak için en önemli programlardan biri olan Mali Sektör Geliştirme Programı’na tam desteğiyle Krallığın, dünyanın en büyük finans merkezleri arasında yer almasını, ayrıca ülkedeki iş ve hizmetlerin sürekli gelişimine paralel olarak finansal hizmetler alanında niteliksel sıçramalar elde etmesini istediğini vurguladı.
Finans Sektörünü Geliştirme Programı’nın, 2021-2025 döneminde ‘sektörü geliştirmek, ülke ekonomisinin gelişimini desteklemek ve gelir kaynaklarını çeşitlendirmek için finansal teknoloji ile ilgili bir dizi girişimi içeren’ bir strateji geliştirmek için çalıştığını belirtti.

Hükümet etkileşimi
Devlet kurumları dijital bankaların kurulmasını onaylamak için etkileşime girdi. Öyle ki Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Mühendis Haid el-Falih, “Kabinenin iki yerel dijital bankaya lisans vermeyi onaylaması, Finansal Sektör Geliştirme Programı’nın daha verimli bir dijital altyapı oluşturma, finansal kurumların müşterilerine birden fazla kanal üzerinden kaliteli hizmetler sunma, ulusal ekonominin gelişimini destekleme ve yatırımları teşvik etme çabalarını artırıyor” ifadelerini kullandı.
Suudi Arabistan Merkez Bankası Başkanı Dr. Fahd el-Mubarek, Bakanlar Kurulu’nun onayı ile Merkez Bankası’nın iki bankanın ülkede iş yapmaya başlaması için gerekli teknik ve operasyonel gereklilikleri tamamlamak için çalışacağını söyledi. Mubarek, dijital bankaların şu anda faaliyet gösteren kuruluşlar için geçerli tüm denetim ve kontrol gerekliliklerine tabi olacağını dile getirdi.
Dr. Fahd el-Mubarek, dijital bankaların, finansal kapsayıcılığın artmasına katkıda bulunan sektörler için yenilikçi bir bankacılık iş modeli aracılığıyla yalnızca dijital kanallar aracılığıyla finansal ürün ve hizmetler sunacağına dikkat çekti.

İletişim Grubu
Suudi Arabistan ve bölgenin en büyük telekomünikasyon şirketi olan Suudi Arabistan İletişim Grubu Yönetim Kurulu (STC) Başkanı Prens Muhammed bin Halid el-Abdullah el-Faysal, “Suudi dijital ödeme şirketi STC Pay’ın dijital bir bankaya dönüştürülmesi, müreffeh ve çeşitlendirilmiş bir ekonomiye doğru 2030 Vizyonu’nun iddialı hedefleriyle uyumlu şekilde, şirketin dijital dönüşümde ve devlet sektörlerinin dijital olarak güçlendirilmesinde önemli bir rol oynama taahhüdünü yansıtıyor” ifadelerini kullandı.
Öte yandan Grubun CEO’su Müdendis Alyan el-Vetid, planlanan dijital bankanın yeni, alışılmadık yollarda ve dijital dönüşümde büyük için ‘cesaret’ stratejisine bağlılığı yansıttığını ifade etti. Vetid, bu adımın şirketin kısa sürede kaydettiği başarıların bir uzantısı olduğunu belirtti.

Bankacılık hizmetleri
Diğer taraftan Cidde Üniversitesi Ekonomi Profesörü Dr. Salim Bacaca, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, iki dijital bankanın kurulmasının finans sektörü sistemini geliştirmek ve yeni şirketlerin finansal hizmetler sunmasının önünü açarak ülke ekonomisinin desteklenmesine ve gelişmesine katkıda bulunmak çerçevesinde geldiğini ifade etti.
Bacaca, Suudi Arabistan’da dijital bankaların bulunmasının, bankacılık hizmetlerinin özellikle teknolojik gelişmelerle birlikte gelişmiş ülkeler düzeyine çıkarılmasında dünyaya ayak uydurma açısında önemli olduğunu vurguladı. Altyapının hazır olduğunu belirten Dr. Salim Bacaca, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği, sürdürülebilir ve homojen bir çerçeve oluşturmadaki başarısının ardından, Orta Doğu ve Afrika’da ilk sırada yer alan Suudi Arabistan’ı dijital düzenleyici olgunluk endeksinin en yüksek seviyelerinde sıraladığını söyledi.
Aynı şekilde ekonomist Ahmed eş-Şehri, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, tüm alanlarda dijital ekonomiye yönelik küresel bir eğilim olduğunu ve bu dijital bağlamda, şubeleri olmadan varlıklara sahip olan yeni nesil dijital bankaların ortaya çıktığını vurguladı.

Alt yapı
Şehri, Suudi Arabistan’ın bugün başarılı olmasını sağlayacak teknik alanda mevzuat ve altyapı ile desteklenen finansal sektörü geliştirmek için dijital bankalar, sıradan finansal kurumlar ve bankacılık platformları aracılığıyla geleceğe hazırlandığını aktardı. Ahmed eş-Şehri, sistemin teknik güvenlik ve siber olarak bilinen güç ve bütünlüğünün yanı sıra dijital bankaların kurulmasına izin verilmesinin bankalar arasında daha iyi rekabeti sağladığını ve bir sonraki zorlukla mücadele için teknoloji bütçelerini ve bunlara yapılan yatırımı artırdığını ifade etti.
Ekonomist, banka yapılarının dijital ve gerçekçi arasındaki çeşitlilik yoluyla finansal sistemin gelişiminden en büyük yararlanıcının, ister bireyler ister şirketler olsun finansal hizmetlerin tüketicisi dahil olmak üzere tüm sektörlerinde Suudi Arabistan ekonomisi olduğunu dile getirdi. Şehri, telekomünikasyon altyapısının ülkenin ekonomik sektörlerinde herhangi bir teknik iyileştirme için hazır olduğunu vurguladı.

Açık bankacılık
Finans sektörünün teknik altyapısının hazır hale getirilmesine yönelik arayışlar bağlamında Suudi Arabistan Merkez Bankası (SAMA), geçen yıl müşterilerin hesaplarını yönetmelerini ve verileri güvenli bir şekilde paylaşmalarını sağlayan bir açık bankacılık politikası yayınladı. Bu gelişmeyle yerel bankalar ve finansal teknoloji şirketleri de dahil olmak üzere üçüncü taraf hizmet sağlayıcılarına, müşterinin açık rızasıyla bilgilerine erişim izni verilecek. Banka ayrıca, finansal teknoloji şirketleri için yenilikler ve fırsatlar yaratarak, mevzuata ayak uydurarak ve devletin ekonomik istikrarı ve finansal sektörün gücünü korumadaki kazanımlarını koruyarak, bankacılık sektörünü geliştirmek ve desteklemek için sürekli bir faaliyet göstermekte.



Suudi Arabistan’dan Hürmüz Boğazı çağrısı: Seferler savaş öncesi düzene dönmeli

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Madrid’de İspanyol mevkidaşı José Manuel Albares ile yaptığı görüşmeler sırasında (İspanya Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Madrid’de İspanyol mevkidaşı José Manuel Albares ile yaptığı görüşmeler sırasında (İspanya Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan’dan Hürmüz Boğazı çağrısı: Seferler savaş öncesi düzene dönmeli

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Madrid’de İspanyol mevkidaşı José Manuel Albares ile yaptığı görüşmeler sırasında (İspanya Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Madrid’de İspanyol mevkidaşı José Manuel Albares ile yaptığı görüşmeler sırasında (İspanya Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan Al Suud, Çarşamba günü Madrid ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, ülkesinin bölgesel krizin çözümünde diplomatik süreci desteklediğini ve Hürmüz’ün güvenliğinin küresel ekonominin istikrarı için temel unsur olduğunu söyledi.

Stratejik ortaklık belgesi

Suudi Arabistan ile İspanya, Çarşamba günü ikili ilişkilerde yeni bir döneme girerek ilişkileri stratejik ortaklık seviyesine yükseltti. Taraflar, Stratejik Ortaklık Belgesi’ni imzalarken diplomatik ve özel pasaport sahiplerine karşılıklı vize muafiyeti anlaşmasına da imza attı.

Prens Faisal bin Ferhan, iki ülke liderleri düzeyinde kurulacak Ortaklık Konseyi’nin, ilgili kurumlar arasında koordinasyonu güçlendirecek kurumsal bir çerçeve oluşturacağını ve Riyad ile Madrid arasındaki ilişkileri ileri taşıyacak girişim ve projelere zemin hazırlayacağını ifade etti.

Barışa destek

Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, bugün (Çarşamba) yaptığı açıklamada, 28 Şubat’ta başlayan bölgesel kriz konusunda Suudi Arabistan’ın diplomatik çözümden yana tutumunu yineledi.

Madrid’de İspanya Dışişleri Bakanı José Manuel Albares ile düzenlediği ortak basın toplantısında konuşan Suudi Bakan, Riyad yönetiminin Ortadoğu’da tansiyonun düşürülmesi ve gerilimin tırmanmasının önlenmesi yönündeki desteğini sürdürdüğünü belirtti.

Prens Faysal bin Ferhan, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz ulaşımının yeniden normal seyrine dönmesinin önemine dikkat çekerek, boğazın güvenliği ve seyrüsefer serbestisinin küresel ekonomik istikrar açısından kritik olduğunu vurguladı.

fdvfdfdb
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ile İspanya Dışişleri Bakanı José Manuel Albares, “Stratejik Ortaklık” belgesinin imza töreni sırasında (İspanya Dışişleri Bakanlığı)

Ayrıca Suudi Arabistan ile İspanya arasındaki ilişkilerin sürekli gelişim gösterdiğini ifade eden Bakan, Riyad ile Madrid arasındaki bağları daha ileri seviyeye taşımak amacıyla stratejik ortaklık belgesinin imzalandığını söyledi.

Albares: Suudi Arabistan’ın rolü merkezi öneme sahip

İspanya Dışişleri Bakanı José Manuel Albares ise ülkesinin Suudi Arabistan ile ikili ilişkileri güçlendirmeye kararlı olduğunu belirterek, Suudi Arabistan’ın İspanya’nın Ortadoğu’daki önemli ticari ortaklarından biri olduğunu söyledi.

İspanyol Bakan, Suudi Arabistan’ın yalnızca Körfez ve bölgesel güvenlik açısından değil, uluslararası düzeyde de son derece merkezi bir rol oynadığını ifade etti.

Ayrıca İspanya’nın, İran’daki savaş konusunda Suudi Arabistan’ın “sağduyulu tutumunu” takdir ettiğini dile getirdi.

İspanya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Dışişleri Bakanı José Manuel Albares’in Çarşamba günü Madrid’de Suudi mevkidaşı Prens Faysal bin Ferhan’ı ağırladığı ve görüşmede bölgesel ve uluslararası önemli meselelerin yanı sıra ikili ilişkilerin stratejik ortaklık seviyesine yükseltilmesinin ele alındığı belirtildi.

Dayanışma ve iyimserlik

İspanya, İran’ın “gerekçesiz saldırılarının” ardından Suudi Arabistan’la dayanışma içinde olduğunu yineleyerek, Riyad yönetiminin Ortadoğu’daki çatışmaların sona erdirilmesine katkı sağlayan rolünü desteklediğini açıkladı.

cbgfbgf
İspanya Dışişleri Bakanı, Suudi mevkidaşını Madrid’de karşılayarak ağırladı (İspanya Dışişleri Bakanlığı)

İspanya Dışişleri Bakanlığı, iki ülke arasında Stratejik Ortaklık Konseyi’nin kurulmasına ilişkin anlaşmanın imzalandığını belirterek, bu mekanizmanın siyasi, ekonomik, kültürel ve savunma alanlarının yanı sıra enerji ve ulaştırma sektörlerinde iş birliğini geliştireceğini kaydetti.

Açıklamada ayrıca, diplomatik, özel ve hizmet pasaportu sahiplerine karşılıklı vize muafiyeti anlaşmasının da imzalandığı bildirildi.


Suudi Arabistan gayrimenkul piyasasının dengelerini yeniden şekillendiriyor

Sakani konut programı projesinden bir kare (SPA
Sakani konut programı projesinden bir kare (SPA
TT

Suudi Arabistan gayrimenkul piyasasının dengelerini yeniden şekillendiriyor

Sakani konut programı projesinden bir kare (SPA
Sakani konut programı projesinden bir kare (SPA

Suudi Arabistan emlak piyasasında yıllık boş gayrimenkul vergilerine ilişkin uygulama yönetmeliğinin yürürlüğe girmesi bekleniyor. Suudi Arabistan Belediyeler ve İskân Bakanlığı, uygulamaya geçmeden önce görüş ve önerileri almak amacıyla yönetmelik taslağını “İstitlaa” platformunda kamuoyuna sundu. Düzenleme kapsamında, şehir sınırları içinde atıl durumda bulunan gayrimenkuller için mülk değerinin yüzde 5’ini aşmayacak şekilde yıllık ücret uygulanması öngörülüyor. Amaç ise piyasadaki arzı artırmak ve spekülatif birikimi sınırlandırmak.

Yeni düzenleme, gayrimenkul varlıklarının daha verimli kullanılmasını ve mülk sahiplerinin boş duran taşınmazlarını ekonomiye kazandırmasını hedefliyor. Böylece arz-talep dengesinin desteklenmesi ve emlak sektöründe istikrarın sağlanması amaçlanıyor. Bu adım, Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman’ın piyasayı düzenlemeye yönelik talimatlarının devamı niteliğinde değerlendiriliyor.

“Amaç sadece gelir elde etmek değil”

Raoud Emlak şirketinin CEO’su mühendis Abdülnasır el-Abdüllatif, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, boş gayrimenkullere yönelik uygulama yönetmeliğinin emlak piyasası açısından önemli bir düzenleyici adım olduğunu söyledi. Özellikle kiralık konut ve ticari alanlara yüksek talep bulunmasına rağmen uzun süre kapalı tutulan çok sayıda birim olduğuna dikkat çekti.

El-Abdüllatif’e göre bu ücretlerin temel amacı yalnızca mali gelir sağlamak değil; kullanılmayan gayrimenkullerin piyasaya kazandırılmasını teşvik etmek. Düzenlemenin, önümüzdeki dönemde kiralık konut arzını artırmasının beklendiğini belirten El-Abdüllatif, boş tutulan mülklerin artık mal sahiplerine doğrudan maliyet oluşturacağını, bunun da yatırımcıları kiralama veya satışa yönelteceğini ifade etti.

Bu gelişmenin özellikle büyük şehirlerde kira fiyatları üzerindeki baskıyı zamanla hafifletebileceğini söyleyen El-Abdüllatif, etkinin kısa vadede değil, kademeli biçimde hissedileceğini vurguladı. Bunun ise uygulama mekanizmasının başarısına, boş durumdaki mülklerin doğru şekilde tespit edilmesine ve mülk sahiplerinin kurallara uyumuna bağlı olacağını kaydetti.

Piyasa daha olgun bir döneme giriyor

El-Abdüllatif ayrıca Suudi Arabistan emlak piyasasının yeni yasalar, konut programları ve kentsel dönüşüm projeleri sayesinde daha düzenli ve olgun bir aşamaya geçtiğini söyledi. Önümüzdeki yıllarda kullanılmayan gayrimenkulleri elde tutmak yerine, ekonomik olarak değerlendirme ve verimli işletme anlayışının öne çıkacağını belirtti. Bunun da arzı artırarak piyasa dengesine olumlu katkı sağlayacağını ifade etti.

Mülk sahipleri üzerinde baskı oluşacak

Öte yandan Mansat Emlak şirketinin CEO’su Halid el-Mübeyyid da Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, yeni düzenlemenin mülk sahiplerini daha fazla konutu kiraya sunmaya zorlayacağını söyledi. Böylece ücretlerden kaçınmak isteyen mal sahiplerinin piyasaya yeni konut arzı sağlayacağını, bunun da fiyatların düşmesine katkıda bulunacağını belirtti.

El-Mübeyyid, geçmişte mülk sahiplerinin daha yüksek kira bedeli beklentisiyle kiralama kararını geciktirdiğini, bunun da arz sıkıntısı ve fiyat artışlarında etkili olduğunu ifade etti. Ayrıca bazı tekelci uygulamaların da piyasadaki dengesizliği artırdığını söyledi.

“Artık yeni bir dönemin eşiğindeyiz” diyen El-Mübeyyid, önümüzdeki süreçte piyasaya daha fazla konut arzı sunulacağını ve mülk sahipleri ile kiracılar arasındaki uygulamaların daha sağlıklı hale geleceğini dile getirdi. Ayrıca Suudi Arabistan’ın bölgesel merkezlerini Riyad’a taşıyan büyük şirketler için cazip bir pazar haline geldiğini, bunun da kiralama piyasasında hareketlilik ve talep artışı yaratacağını sözlerine ekledi.


Suudi Arabistan’daki boş gayrimenkuller vergiye tabi... Piyasa arzın artmasını bekliyor

Suudi Arabistan Ulusal Konut Şirketi’nin Cidde’deki projelerinden biri (Suudi Arabistan Ulusal Konut Şirketi)
Suudi Arabistan Ulusal Konut Şirketi’nin Cidde’deki projelerinden biri (Suudi Arabistan Ulusal Konut Şirketi)
TT

Suudi Arabistan’daki boş gayrimenkuller vergiye tabi... Piyasa arzın artmasını bekliyor

Suudi Arabistan Ulusal Konut Şirketi’nin Cidde’deki projelerinden biri (Suudi Arabistan Ulusal Konut Şirketi)
Suudi Arabistan Ulusal Konut Şirketi’nin Cidde’deki projelerinden biri (Suudi Arabistan Ulusal Konut Şirketi)

Suudi Arabistan’da boş gayrimenkul vergilerine ilişkin uygulama yönetmeliğinin kabul edilmesinin ardından, emlak piyasası yeni bir döneme hazırlanıyor. Düzenleme, kullanılmayan konut ve iş yeri sahiplerini mülklerini işletmeye, kiraya vermeye ya da satışa çıkarmaya teşvik ederek piyasadaki arzı artırmayı hedefliyor. Söz konusu adım, büyük şehirlerde arz-talep dengesini güçlendirmeyi ve emlak alanındaki stokçuluğu sınırlandırmayı amaçlayan düzenleyici bir hamle olarak değerlendiriliyor.

Bu gelişme, hükümetin gayrimenkul varlıklarının verimliliğini artırmak ve konut sektörünü iyileştirmek amacıyla yürüttüğü reform paketinin bir parçası olarak öne çıkıyor. Reformların, Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın talimatları doğrultusunda, Vizyon 2030 hedefleri kapsamında daha sürdürülebilir ve düzenli bir emlak piyasası oluşturmayı amaçladığı belirtiliyor.

Suudi Arabistan Belediye, Köy İşleri ve İskân Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada, boş gayrimenkul vergilerine ilişkin uygulama yönetmeliğinin onaylandığını duyurdu. Bakanlık, düzenlemenin boşluk kriterlerinin karşılanması halinde devreye girecek bir düzenleme aracı olduğunu, uygulama kapsamındaki şehirler ve coğrafi bölgelerin ise daha sonra açıklanacağını bildirdi.

Gayrimenkul varlıkları

Yönetmelik, gayrimenkul varlıklarının kullanım verimliliğini artırmayı, boş durumdaki mülklerin ekonomiye kazandırılmasını teşvik etmeyi, piyasadaki arzı yükseltmeyi ve yerel emlak piyasasında dengeyi güçlendirmeyi amaçlıyor. Düzenlemeye göre boş gayrimenkuller için uygulanacak yıllık vergi, emsal kira bedeli üzerinden hesaplanacak ve bina değerinin yüzde 5’ini aşmayacak.

Vergilerin uygulanacağı coğrafi alanlar ise bakan kararıyla belirlenecek. Bu kapsamda boşluk oranları, emlak fiyatlarındaki artış, konut maliyetleri ile arz-talep dengesi gibi göstergeler dikkate alınacak.

Boş gayrimenkuller, şehir imar sınırları içinde yer alan ve makul bir gerekçe olmaksızın uzun süre kullanılmayan binalar olarak tanımlanıyor. Bu durumun piyasada yeterli arzın oluşmasını olumsuz etkilediği belirtiliyor.

‘Boş kalma süresi’ uygulaması ise düzenleme kapsamındaki coğrafi alanlarda bulunan ve kullanıma uygun durumdaki binalar için geçerli olacak. Buna göre bir yapının referans yıl içinde aralıksız ya da kesintili şekilde toplam 6 ay boş kalması halinde uygulama devreye girecek.

Boş evlerin ekonomiye kazandırılması

Bu çerçevede, emlak uzmanları Şarku’l Avsat’a yaptıkları değerlendirmede, boş gayrimenkul vergilerine ilişkin uygulama yönetmeliğinin kabul edilmesinin Suudi emlak piyasasının düzenlenmesinde nitelikli bir dönüşüm anlamına geldiğini belirtti. Uzmanlar, düzenlemenin kullanılmayan gayrimenkul sahiplerini mülklerini uzun süre kapalı tutmak yerine ekonomiye kazandırmaya yönelteceğini ifade etti. Yeni vergilerin, özellikle kiralık konut ve ticari alan talebinin yüksek olduğu büyük şehirlerde, konut ve ticari birimlerin yeniden piyasaya dönmesini sağlayarak gayrimenkul stokunun daha verimli kullanılmasına katkıda bulunacağı kaydedildi.

Önümüzdeki dönemde daha fazla mülk sahibinin yıllık vergilerden kaçınmak amacıyla kiralama veya satış yoluna gitmesinin beklendiğini belirten uzmanlar, bunun piyasadaki arzı kademeli olarak artıracağını ve fiyat artış hızının yavaşlamasına yardımcı olacağını söyledi.

Uzmanlara göre Suudi emlak piyasası, yeni düzenlemeler ve devam eden reformların desteğiyle, varlıkların etkin kullanımı ve gerçek yatırımı esas alan daha olgun bir aşamaya giriyor. Bu sürecin, tekelci uygulamaları sınırlamayı ve emlak sektöründe sürdürülebilirliği güçlendirmeyi hedeflediği ifade edildi.

Gayrimenkul sahiplerini teşvik etmek

Roud Gayrimenkul Şirketi CEO’su Mühendis Abdunnasır el-Abdullatif Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, boş gayrimenkul vergilerine ilişkin uygulama yönetmeliğinin kabul edilmesinin “özellikle kira talebinin arttığı bir dönemde kullanılmayan çok sayıda konut ve ticari birimin bulunması nedeniyle, emlak piyasasının verimliliğini artırmaya yönelik önemli bir düzenleyici adım” olduğunu söyledi.

Abdullatif, uygulamanın amacının yalnızca mali boyutla sınırlı olmadığını belirterek, ‘esas hedefin, mülk sahiplerini kullanılmayan gayrimenkullerini ekonomiye kazandırmaya ve uzun süre kapalı tutmak yerine yeniden piyasaya sürmeye teşvik etmek’ olduğunu ifade etti. Yeni düzenlemenin önümüzdeki dönemde kiralık gayrimenkul arzını artırmasını beklediğini kaydeden Abdullatif, boş kalan birimlerin mülk sahiplerine doğrudan mali yük getireceğini, bunun da yatırımcıların bir bölümünü mülklerini kiraya vermeye veya satışa çıkarmaya yönelteceğini söyledi. Bu durumun özellikle talebin yüksek olduğu büyük şehirlerde kira fiyatları üzerindeki baskının kademeli olarak azalmasına katkı sağlayabileceğini dile getirdi.

Boş durumdaki birimlerin listesi

Abdullatif, kararın etkilerinin kısa vadede hemen görülmeyeceğini belirterek, “Emlak piyasası yeni düzenlemelere kademeli olarak tepki veriyor. Ayrıca etkinin boyutu, uygulama mekanizmalarının verimliliğine, boş durumdaki birimlerin doğru şekilde tespit edilmesine ve mülk sahiplerinin yönetmeliğe uyum düzeyine bağlı olacak” dedi.

Suudi emlak piyasasının daha olgun ve daha düzenli bir yapıya doğru ilerlediğini ifade eden Abdullatif, bu sürecin modern mevzuat, konut programları ve kentsel dönüşüm projeleriyle desteklendiğini söyledi. Önümüzdeki yıllarda gayrimenkul varlıklarının işletme verimliliğini artırmaya ve ekonomik kullanımını en üst düzeye çıkarmaya daha fazla odaklanılacağını belirten Abdullatif, bunun da piyasadaki arzın artmasına ve arz-talep dengesinin daha sağlıklı şekilde oluşmasına olumlu katkı sağlayacağını dile getirdi.

Ek arz

Gayrimenkul uzmanı Ahmed Ömer Basudan da Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, yeni yönetmeliğin kabul edilmesinin, şehirlerin imar sınırları içindeki atıl durumdaki gayrimenkullerin piyasaya kazandırılması yoluyla emlak varlıklarının verimliliğini artırmaya ve kiralama piyasasını canlandırmaya yönelik açık bir yönelimi ortaya koyduğunu söyledi.

Basudan, yeni düzenleme karşısında mülk sahiplerinin baskı altında kalacağını belirterek, “Mülk sahiplerinin artık, bölge ve mahalle koşullarına uygun makul fiyatlarla kiralama yapmak dışında fazla seçeneği kalmayacak. Önceki dönemde olduğu gibi daha yüksek fiyat beklentisiyle bekleme yaklaşımı sürdürülebilir olmayacak” dedi. Gayrimenkul yatırımlarının artık daha çok işletme ve kullanım odaklı hale geleceğini, stok amaçlı elde tutma anlayışının gerileyeceğini ifade eden Basudan, önümüzdeki dönemde piyasaya kademeli olarak ek arz gireceğini söyledi. Basudan, mülk sahiplerinin boş gayrimenkulleri elde tutma konusundaki yaklaşımlarını yeniden değerlendireceğini belirterek, bunun arz ve talep arasında daha dengeli bir yapı oluşturacağını ve fiyatların gerilemesine katkı sağlayacağını ifade etti. Bunun da hükümetin önümüzdeki dönemde ulaşmayı hedeflediği temel amaçlardan biri olduğunu kaydetti.