Lübnan'da yakıt sübvansiyonlarının azaltılması yaşamı zorlaştırıyor

Arabalar ve motosikletler dün Beyrut'ta bir benzin istasyonunun önünde sırada (Reuters)
Arabalar ve motosikletler dün Beyrut'ta bir benzin istasyonunun önünde sırada (Reuters)
TT

Lübnan'da yakıt sübvansiyonlarının azaltılması yaşamı zorlaştırıyor

Arabalar ve motosikletler dün Beyrut'ta bir benzin istasyonunun önünde sırada (Reuters)
Arabalar ve motosikletler dün Beyrut'ta bir benzin istasyonunun önünde sırada (Reuters)

Lübnan hükümeti, akaryakıt sübvansiyonlarını azaltma kararını ve akaryakıt fiyatlarındaki artışı açıklar açıklamaz ülkede birçok gıda ürününün fiyatları yükseldi. Bazı şirketler yeni akaryakıt fiyatlarına göre yeniden fiyat planlaması yapmak için mağazalara mal teslim etmeyi durdurdu.
Lübnan Enerji Bakanlığı, dün 45 bin Lübnan lirası (lbp) civarında olan bir bidon benzinin (20 litre) fiyatını 61 bin 100 lbp’ye (40 dolar) yükseltme kararı aldı. Böylece bir bidon benzin fiyatında yüzde 35 oranında bir artış yaşandı. Bir bidon dizel de yüzde 38'lik bir artışla 46 bin 100 lbp oldu.
Zam kararı, Lübnan hükümetinin geçen hafta yakıt sübvansiyonlarını üç aylık bir süre için azaltmayı kabul etmesi sonrasında geldi. Lübnan Bankası tarafından desteklenen yakıt ithalat dolarının değeri dolar başına bin 500 Lübnan lirasından (resmi fiyat) üç bin 900 lbp’ye yükseldi. Şarku’l Avsat’a konuşan bir piyasa kaynağı, üç ay sonra benimsenecek olası seçeneğin yakıt sübvansiyonunu yüzde 40 oranında artırmak olduğunu (yani ithalatçı, karaborsa dolar fiyatına dayalı olarak yakıt fiyatının yüzde 40'ını ödüyor), dolayısıyla bir bidon benzinin fiyatının 95 bin lbp civarında olabileceğini öngörüyor. Desteğin tamamen kaldırılması durumunda ise bir bidon benzin fiyatı 194 bin liraya ulaşabilir.
Gıda, Tüketim Ürünleri ve İçecek İthalatçıları Sendikası Başkanı Hani Bohsali’ye göre, akaryakıt fiyatlarındaki artış nedeniyle gıda maddelerinde oluşabilecek artış oranını belirlemek mümkün değil. Şarku’l Avsat’a konuşan Bohsali konuya ilişkin şunları söyledi: “Her şirketin, ihtiyacı olan taşıma hacmine ve jeneratörler için kullandığı akaryakıt miktarına bağlı olarak, yakıtların belirli bir yüzdesini oluşturduğu bir üretim maliyeti vardır. Akaryakıt fiyatları tablosu yayınlandıktan sonra şirketler bu yüzdeyi hesaplamaya başladı ve bu biraz zaman alıyor.”
Bazı dükkanlar, bazı şirketlerin dün gıda maddelerini teslim etmediğinden şikayet etti. Bunun nedeni, fiyatları yeniden planlamalarıdır. Bir gıda mağazasının sahibinin Şarku'l Avsat'a aktardığına göre, diğer şirketler fiyatları direkt yüzde 6 oranında artırdı.
Bazı özel jeneratör şirketleri (alternatif elektrik şebekesi) dün abonelerine, yüksek dizel fiyatı nedeniyle aylık abonelik maliyetinin iki katına çıktığını belirten mesajlar gönderdi. Yaklaşık 250 bin lira olan 5 amperin maliyeti 500 bin lira oluyor ki bu da 675 bin lira olarak belirlenen asgari ücrete yaklaşıyor.
Lübnan Fırıncılar Birliği Başkanı Ali İbrahim de akaryakıt fiyatlarındaki artış nedeniyle bir paket ekmeğin fiyatını artırma eğiliminde olduklarını açıkladı. Lübnan'da bir paket ekmeğin fiyatı son zamanlarda yüzde 100'den fazla artmıştı.
Bohsali, akaryakıt maliyetinin gıda ürünlerinin genel maliyetine oranının sınırlı kaldığına ve fiyatlarda önemli bir farklılık göstermediğine dikkat çekti. Dolar fiyatındaki istikrarsızlık ışığında günlük olarak gıda ürünlerinin fiyatları ve Lübnan'daki bulunabilirliği hakkında konuşmanın daha iyi olabileceğini ifade eden Bohsali, “Fiyatların yükselmesinin, ülkedeki kaosun, mazot ve benzin krizinin, yolların trafiğe kapanmasının ve ülkeyi bu noktaya getiren ve herhangi bir reform önlemi almayan bir sistemin varlığının birinci nedeni budur.” diye konuştu.
Bu bağlamda, ekonomi uzmanı Casim Acaka, Lübnan'daki tüccarların satın aldıkları malzemeleri sübvansiyonlu dizel ve benzin döviz kuru üzerinden bin 500 lbp’den satın alıp dünden bu yana yeni kur üzerinden vatandaşa satarak 100 milyon dolardan fazla kar elde ettiklerini belirtiyor. Sorunun, vatandaşı koruması gereken ve tüccarların bu karları elde etmesine izin vermeyen bir otoritenin olmaması olduğunu dile getiren Acaka, “Akaryakıt fiyatlarındaki artış, tüm emtiaların fiyatını yükseltecek çünkü hepsi “birbiriyle bağlantılı” ve en tehlikelisi tüccarın yüksek kar oranlarına ulaşmasının yolunu açıyor.” dedi.
Lüban İstatistik İdaresi ise geçtiğimiz hafta Lübnan'da Mayıs ayı tüketici fiyat endeksinin 2021 Nisan ayına göre yüzde 6,06 artış kaydettiğini açıklamıştı. Bu rakamların sahada daha yüksek olabileceğine dikkat çeken Acaka, istatistiklerin genellikle tüccarlar ve dükkan sahipleri tarafından açıklanan ve genellikle yanlış olan fiyatlara dayandığını belirtiyor.
Uluslararası Veriler Kuruluşu'nda (bağımsız bir Lübnan araştırma kurumu) araştırmacı olan Muhammed Şemseddin, emtia fiyatlarının şu anda yüzde 15 ila 20 arasında artacağını belirtiyor. Akaryakıt fiyatlarının yüksek olmasından kaynaklanan zammın etkisinin yüzde 3'ü geçmediğini ifade eden Şemseddin, geri kalan zammın ise iki ana faktörden kaynaklandığını kaydetti. Bunlar; doların lira karşısında artış göstermesi ve dünya genelinde emtia fiyatlarının yükselmesi. Bu durum, yüzde 20'nin bile sabit bir oran olmadığı ve daha da yükselme ihtimalinin olduğu anlamına gelir.
Bekaa Çiftçiler ve Köylüler Derneği Başkanı İbrahim Tarşişi Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada, yakıt maliyeti üretim maliyetinin yüzde 20'sini oluşturduğundan, belki de en büyük artış yerel tarım ürünlerinin fiyatlarında olacak. İki katına çıkan nakliye maliyetinin yanı sıra özellikle de devlet elektriğinin olmaması ve dizelle çalışan jeneratörlere neredeyse tamamen bağımlılık ışığında, en büyük artışın yerel tarım ürünlerinin fiyatlarında olması bekleniyor.
Tarşişi, “Çiftçi için en büyük endişe devletin belirlediği yeni mazotun fiyatı değil, bu fiyata bulunabilirliğidir. Yeni fiyat tarifesinden önce bir bidon mazot 60 bine hatta yeni fiyatından daha fazla rakama kadar karaborsada satılırdı. Resmi olarak zammın gelmesiyle birlikte bugün karaborsada bir bidon mazot 90 bine satılıyor. Yakıt ne olursa olsun, dolar istikrarsız ve yükselme eğiliminde olduğu sürece sebze ve meyve fiyatları yükselecek. Bunun çok basit bir nedeni var; dolar krizi üretimdeki düşüşe katkıda bulundu, çünkü çok sayıda çiftçi artık üretim maliyetini karşılayamıyor ve sonuç olarak arz talep karşısında azaldı. Devlet tarafından sübvansiyon konusunda alınan tüm tedbirler bir sonuç vermeyecektir. Çiftçinin üretim maliyetini karşılayamayacağı gibi tüketici de karşılayamayacaktır. Çözüm, üretim sektörlerinin desteklenmesi ve akaryakıt kaçakçılığı ve depolanmasıyla mücadele yoluyla olmalıdır” dedi.

Lübnan’da devlet iflas etti
2019’dan bu yana Lübnan, benzeri görülmemiş bir ekonomik ve finansal krize tanık oluyor. Dolarda likidite eksikliği ve çoğu sektörün çöküşüne yol açan ulusal para biriminin değerinde rekor bir bozulma yaşandı. Beyrut Amerikan Üniversitesi’ndeki Kriz Gözlemevi, “Lübnan’ın başarısız devletler arasında düşme tehlikesi gerçek oldu. Beş yılda 36 sıra geriledikten sonra ülke, 2021’de 179 ülke arasında en başarısız 34 ülke arasında yer alıyor” dedi.
Dünya Bankası’na (WB) göre, 1850’den bu yana dünyada yaşanan en kötü krizler arasında yer alan krizin ülkede 2019 sonbaharında başlamasından bu yana, Lübnan para birimi lbp karaborsada dolar karşısında yüzde 90 değer kaybetti. Doların fırlaması tüm fiyatların aşırı zamlanmasına, akaryakıtın karaborsaya düşmesine neden oluyor. Elektrik santralleri ve jeneratörlerin akaryakıtla çalışması sebebiyle de ülke çapında elektrik kesintileri yaşanıyor.
Yaklaşık 10 aydır hükümet kurulamayan Lübnan’da, ciddi bir yakıt ve ilaç sıkıntısı yaşanıyor. Birleşmiş Milletler’e (BM) göre Lübnan halkının yarısı yoksulluk sınırının altında yaşıyor.
Fransa, hükümetin kurulmasını engelleyen ve yolsuzluk olaylarına dahil olan Lübnanlı siyasetçilere Nisan ayında ülkeye girişlerine kısıtlama getirmeye başladı.
Lübnan, Numbeo Ülkelere Göre Yaşam Kalitesi 2021 Endeksi’ne göre 83 ülke arasında 73’üncü sıraya geriledi. Ülke 2019’da 55 2020’de ise 60’ıncı sıradaydı.



İsrail’in kısıtlamaları Gazze’de uzuvlarını kaybetmiş kişilerin acılarını daha da artırıyor

Gazze şehrindeki evlerine düzenlenen İsrail saldırısında yaralanan ve iki bacağını da kaybeden 14 yaşındaki Fadıl en-Naci, aynı saldırıda bir gözünü kaybeden 11 yaşındaki kardeşi Amir’in yanında oturuyor. (Reuters)
Gazze şehrindeki evlerine düzenlenen İsrail saldırısında yaralanan ve iki bacağını da kaybeden 14 yaşındaki Fadıl en-Naci, aynı saldırıda bir gözünü kaybeden 11 yaşındaki kardeşi Amir’in yanında oturuyor. (Reuters)
TT

İsrail’in kısıtlamaları Gazze’de uzuvlarını kaybetmiş kişilerin acılarını daha da artırıyor

Gazze şehrindeki evlerine düzenlenen İsrail saldırısında yaralanan ve iki bacağını da kaybeden 14 yaşındaki Fadıl en-Naci, aynı saldırıda bir gözünü kaybeden 11 yaşındaki kardeşi Amir’in yanında oturuyor. (Reuters)
Gazze şehrindeki evlerine düzenlenen İsrail saldırısında yaralanan ve iki bacağını da kaybeden 14 yaşındaki Fadıl en-Naci, aynı saldırıda bir gözünü kaybeden 11 yaşındaki kardeşi Amir’in yanında oturuyor. (Reuters)

14 yaşındaki Filistinli çocuk Fadıl en-Naci, futbol oynamayı çok seviyordu. Ancak geçtiğimiz eylül ayında İsrail’e ait bir insansız hava aracının (İHA) düzenlediği saldırıda iki bacağını kaybetmesinin ardından, artık zamanının büyük bölümünü Gazze Şeridi’ndeki evinde geçirmek zorunda kalıyor.

Yüzünde derin bir hüzünle koltukta oturan Naci’nin pantolonunun bir paçası boş şekilde sarkarken, diğer paçası beline doğru katlanmış durumda. Yanında ise aynı saldırıda bir gözünü kaybeden 11 yaşındaki kardeşi bulunuyor.

Anne Necva en-Naci, oğlunun geçmişte futbol oynadığı görüntüleri telefonundan gösterirken, “Kendi içine kapandı, kimseyi görmek istemiyor, arkadaşlarıyla konuşmuyor. Sürekli yalnız oturuyor, sanki yavaş yavaş ölüyor. Tek isteğim Fadıl’a protez, Emir’e ise estetik bir yapay göz takılması” ifadelerini kullandı.

Reuters’a konuşan sağlık ve yardım çalışanı kaynaklara göre, Gazze Şeridi’ndeki yaklaşık 5 bin ampute için bu tür imkânlar oldukça sınırlı. Bu kişilerin dörtte birini Fadıl gibi çocuklar oluştururken, alçı gibi temel tıbbi malzemelere yönelik İsrail kısıtlamaları durumu daha da zorlaştırıyor.

rrtgb
İsrail saldırısında yaralanan 34 yaşındaki Filistinli Ömer Ebu Ali, Gazze şehrindeki evinde tekerlekli sandalyesinden yatağına geçiyor. (Reuters)

İsrail, Gazze Şeridi’nde Hamas mensuplarına karşı yürüttüğü ve iki yılı bulan askeri operasyon kapsamında uyguladığı kısıtlamaları güvenlik kaygılarıyla gerekçelendiriyor.

Yardım kuruluşu Humanity & Inclusion ise Gazze’de savaş öncesi Filistinli sağlık yetkililerinin açıkladığı ampute sayıları da dikkate alındığında, mevcut amputasyon oranlarının kara mayınları nedeniyle uzun süre en kötü örnek olarak gösterilen Kamboçya’yı dahi aştığını belirtti.

Artan ihtiyaç nedeniyle iki tıp merkezinin, savaşta hayatını kaybedenlerden çıkarılan eski protezleri yeniden kullanmaya çalıştığı ifade edildi. Doktorlar ayrıca bazı hastalar için plastik borular ya da ahşap parçalar kullanılarak geçici protezler üretildiğini, ancak bu yöntemlerin enfeksiyon ve yeni yaralanma riskini artırdığını vurguladı.

Yerine getirilmemiş bir vaat

Gazze Şeridi’nde ampute edilen kişiler, ekim ayında ilan edilen ateşkes ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından ortaya konan 20 maddelik plan kapsamında verilen ancak hayata geçirilemeyen taahhütlerin sembolü haline gelmiş durumda. Söz konusu plan, yardımların ‘engelsiz’ şekilde bölgeye girişini öngörüyordu.

dfvf
 İsrail hava saldırısında yaralanan 34 yaşındaki Filistinli Ömer Ebu Ali, Gazze şehrinde yaygın yıkımın ortasında tekerlekli sandalyeyle bir sokakta ilerliyor. (Reuters)

Plan ayrıca, Gazze Şeridi’nden Mısır’a açılan tek çıkış noktası olan Refah Sınır Kapısı’nın yeniden açılmasını da içeriyordu. Ancak amputeler dahil olmak üzere tıbbi tahliyelerin düzensiz şekilde gerçekleştiği belirtiliyor.

İsrail ise sivil ve askeri amaçlarla kullanılabileceğini belirttiği bazı malzemelerin ithalatına, savaş öncesine dayanan politikalar çerçevesinde kısıtlama uygulamayı sürdürüyor. Her ne kadar alçı ve protez yapımında kullanılan bazı plastik bileşenler ‘çift kullanımlı’ malzemeler listesinde yer almasa da, İsrail’in ihracat kısıtlamalarına ilişkin belgelerinde ‘inşaat malzemeleri’ bu kapsamda değerlendiriliyor.

fd fd
Bacağını kaybeden Filistinli Hazım Fure, Gazze şehrindeki evinde oturuyor. (Reuters)

İsrail hükümetine bağlı Filistin Topraklarındaki Hükümet Aktivitelerini Koordinasyon Birimi (COGAT), Gazze’ye giren yardımları kontrol eden askeri birim olarak, tıbbi ekipmanların düzenli girişini kolaylaştırdıklarını, ancak Hamas tarafından ‘terör faaliyetlerinde kullanılabilecek’ malzemelerin geçişine izin vermeyeceklerini açıkladı.

Protezlere ilişkin sorulara yanıt veren birim, Birleşmiş Milletler (BM) ve yardım kuruluşlarıyla uygun tıbbi yanıtın sağlanmasına yönelik görüşmeler yürütüldüğünü bildirdi.

Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) ise Gazze’deki ana protez merkezi olan Protez ve Felç Merkezi’ni desteklediğini belirterek, alçı ithalatına yönelik kısıtlamaların dört aydan uzun süredir neredeyse tamamen uygulandığını ve mevcut stokların yalnızca haziran ya da temmuz ayına kadar yeteceğini açıkladı.

Merkezin sözcüsü Husni Mihna, rakam vermeden yaptığı açıklamada, mevcut üretimin gerçek ihtiyaca kıyasla son derece sınırlı kaldığını ifade etti.

Şeyh Hamad Rehabilitasyon ve Protez Hastanesi ise savaş boyunca yeni malzeme temin edemediğini ve mevcut stoklarının tükendiğini duyurdu. Hastanenin Genel Müdürü Ahmed Naim, şu anda yalnızca mevcut protezlerin bakımını yapabildiklerini ve üretim için yerel alternatif bulunmadığını söyledi.

Humanity & Inclusion, 2025 başından bu yana Gazze’de 118 geçici protez sağladığını, ancak Aralık 2024’te gönderilen son sevkiyattan kalan malzemelerin tükenmek üzere olduğunu bildirdi.

sd
Filistinli işçiler, Gazze şehrinde temel malzeme sıkıntısı yaşanırken, bir atölyede plastik parçalar ve alçı gibi malzemeler kullanarak protez uzuvlar üretiyorlar. (Reuters)

Gazze Barış Kurulu ise Gazze’ye yardımları artırmayı hedeflediklerini ve amputeler başta olmak üzere hastaların durumunu ciddiyetle ele aldıklarını açıkladı.

Kurul, Reuters’a yaptığı açıklamada, “Bunlar acil sivil ihtiyaçlar” ifadesini kullanarak, ateşkes taahhütlerinin insani, ticari ve tıbbi yardımların kesintisiz akışını kapsadığını belirtti.

Açıklamada ayrıca, kısıtlamalar ve gecikmelerin ilgili makamlarla görüşüldüğü, silahlı grupların silah bırakması ve Gazze’de teknokrat bir Filistin hükümetine geçiş sağlanması halinde bu kısıtlamaların hafifletilmesi ve kaldırılmasına yönelik güvenceler bulunduğu ifade edildi.

Uzun süreli şok

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre, protezler her hasta için özel olarak üretildiğinden Gazze’ye hazır halde ithal edilemiyor. Bu süreçte, kalan uzvun kalıbını çıkarmak için alçı kullanılıyor ve kişiye özel yuva bu şekilde hazırlanıyor.

Reuters’ın görüştüğü Gazze’deki üç diğer ampute de protez eksikliği nedeniyle savaş öncesi yaşamlarına dönmekte ciddi zorluk yaşadıklarını belirtti. Bazı hastaların bekleme listesinde olduğu ve bir kısmının, kalan uzvun şeklinin düzeltilmesine yönelik cerrahi hazırlıklardan geçtiği ifade ediliyor.

2024 Aralık ayında İsrail’in evine düzenlediği saldırıda sol bacağını diz üstünden kaybeden 40 yaşındaki Hazım Fure, “Lüks bir hayat istemiyorum, insanlığımı geri kazanmak için bir protez istiyorum” dedi.

Protez eksikliğinin, iyileşme sürecini ciddi şekilde aksattığı ve amputelerin yaşadığı travmayı uzattığı belirtiliyor. Uzmanlara göre, yeterli sayıda uzman cerrahın bulunması halinde birçok vakada amputasyonun önlenmesi mümkün olabilirdi.

Filistinli sağlık yetkilileri, bu durumun devam eden İsrail saldırıları karşısında amputeleri daha da savunmasız hale getirdiğini belirtiyor. Ateşkese rağmen düzenlenen saldırılarda 750 Filistinlinin hayatını kaybettiği ifade ediliyor.

ICRC ve Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), tekerlekli sandalye gibi bazı ekipmanlara yönelik kısıtlamaların ateşkes sonrası kısmen hafiflediğini bildirirken, sağlık çalışanları yıkıntılarla dolu Gazze sokaklarında hareket etmenin hâlâ büyük zorluk oluşturduğunu vurguluyor.

Malzeme eksikliğinin yanı sıra uzman personel yetersizliği de dikkat çekiyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre Gazze Şeridi’nde yalnızca 8 protez uzmanı bulunuyor. Doktorlar, özellikle çocuk hastaların büyümeye bağlı olarak düzenli protez ayarlamalarına ihtiyaç duyması nedeniyle takibin son derece zor olduğunu belirtiyor.

Humanity & Inclusion bünyesinde protez ve ortopedik cihazlar teknik sorumlusu olan Hibe Beşir ise durumu şu sözlerle özetledi: “Amputasyon yalnızca bir uzvun kaybı değil; umut ve bağımsızlığın da kaybıdır. Çocuklar için ise bu, geleceğin kaybı anlamına geliyor.”


Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn: Suudi Arabistan Veliaht Prensi’nin bölgesel istikrara yönelik çabalarını takdir ediyoruz

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn (AP)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn (AP)
TT

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn: Suudi Arabistan Veliaht Prensi’nin bölgesel istikrara yönelik çabalarını takdir ediyoruz

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn (AP)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn (AP)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, bugün (çarşamba) yaptığı açıklamada, “Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın bilge ve dengeli çabaları, bölgede istikrarı destekleyen bir ortam oluşturmuştur ve bu çabalar Lübnan tarafından takdir ve gururla karşılanmaktadır” ifadelerini kullandı.

Aoun, X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, “Lübnan’ın bu çabanın asli bir parçası olmasını umuyoruz. Suudi Arabistan, Taif Anlaşması’nın hamisi olarak Lübnanlıların, bölge ülkelerinin ve dünyanın güvenini kazanmış bir ülkedir” dedi.


Suriye ordusu, koalisyon güçlerinin çekildiği kuzeydoğudaki bir askeri üssün kontrolünü devraldı

Suriye'nin resmi haber ajansı SANA'nın, ordunun üssü ele geçirdiği sırada yayınladığı fotoğraf (SANA)
Suriye'nin resmi haber ajansı SANA'nın, ordunun üssü ele geçirdiği sırada yayınladığı fotoğraf (SANA)
TT

Suriye ordusu, koalisyon güçlerinin çekildiği kuzeydoğudaki bir askeri üssün kontrolünü devraldı

Suriye'nin resmi haber ajansı SANA'nın, ordunun üssü ele geçirdiği sırada yayınladığı fotoğraf (SANA)
Suriye'nin resmi haber ajansı SANA'nın, ordunun üssü ele geçirdiği sırada yayınladığı fotoğraf (SANA)

Suriye Savunma Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada, ABD liderliğindeki uluslararası koalisyon güçlerinin çekilmesinin ardından, Suriye güçlerinin ülkenin kuzeydoğusundaki bir askeri üssün kontrolünü ele geçirdiğini duyurdu.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre SANA, uluslararası koalisyon güçlerinin çekilmesinin ardından Suriye ordusunun Haseke kırsalındaki Kasrak hava üssünün kontrolünü ele geçirdiğini duyurdu. Koalisyon güçleri son haftalarda Suriye'deki birçok üsten çekildi.