Lübnan'da liman patlaması kurbanlarının ailelerinden ‘Kutsal Öfke Günü’ protestosu

Liman patlamasında hayatını kaybedenlerin aileleri 9 Temmuz’da meclis binası yakınında toplandı. Ardından güvenlik güçleriyle çatışma yaşandı. (AP)
Liman patlamasında hayatını kaybedenlerin aileleri 9 Temmuz’da meclis binası yakınında toplandı. Ardından güvenlik güçleriyle çatışma yaşandı. (AP)
TT

Lübnan'da liman patlaması kurbanlarının ailelerinden ‘Kutsal Öfke Günü’ protestosu

Liman patlamasında hayatını kaybedenlerin aileleri 9 Temmuz’da meclis binası yakınında toplandı. Ardından güvenlik güçleriyle çatışma yaşandı. (AP)
Liman patlamasında hayatını kaybedenlerin aileleri 9 Temmuz’da meclis binası yakınında toplandı. Ardından güvenlik güçleriyle çatışma yaşandı. (AP)

Lübnan Temsilciler Meclisi Başkanlığı, meclis binası yakınında oturma eylemi düzenleyen Beyrut Limanı patlaması kurbanlarının ailelerine, Meclis Başkanı Nebih Berri’nin yasalara bağlılığı ve halkın yanında olduğu konusunda güvence vermeye çalıştı. Beyrut Limanı patlaması hususunda Adalet Bakanlığı’ndan gelen dokunulmazlığın kaldırılması talebini incelemek için Berri’in çağrı yaptığı meclis bürosu ve İdare ve Adalet Komisyonu arasında da ortak oturum düzenlendi.
Patlamanın kurbanlarının aileleri, milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılmasını talep etmek için toplandı. Ayrıca kurbanlar için adaletin yerine getirilmesini, patlamanın sorumlularının ortaya çıkarılmasını ve hesap sorulmasını isteyen pankartlar taşıdılar. Aileler, dokunulmazlıkların otomatik olarak kaldırılmasını ve dosyanın siyasallaştırılmamasını talep ettiler. Protestocular milletvekilleri Ali Hasan Halil ve Gazi Zuayter’in fotoğraflarını taşırken çevre yolunu da trafiğe kapattılar.
Cumhurbaşkanlığı söz konusu öfkeye müdahale etmeden önce Lübnan ordusu Ayn et-Tina’daki insan bariyerini aşmaya çalıştı. Ardından bölge sakinleri ve güvenlik güçleri arasında çatışma çıktı. Meclis Başkanı Nebih Berri, danışmanı Ali Hamdan’ı Ayn et-Tina’da halkla konuşmak üzere görevlendirdi. Hamdan halka ‘Meclis Başkanı’nın hukuka bağlı ve halkın yanında olduğunu’ ifade etti.
‘Kutsal Öfke Günü’ sloganıyla eylem yapan protestocular “Bedeli ne olursa olsun, çocuklarımızın kanı üzerine inşa edilen dokunulmazlıkları istemiyoruz. Katliam korkunçtur ve toplu infaz gibidir. Adalete doğru yolculuğumuza devam edeceğiz” açıklamasında bulundular. Geçici hükümetin İçişleri Bakanı Muhammed Fehmi’nin Yargıç Gassan Bitar’ın Kamu Güvenliği Genel Müdürü Tümgeneral Abbas İbrahim’i sorgulama talebini reddetmesinin ardından bir uyarı bildirisi yayınlandı. Mahkemeye çıkarılmasının kabul edilmesi istendi.
Protestocular tarafından yayınlanan bildiride şu ifadeler kullanıldı:
“En değerli varlığımızı kaybettik ve tek amacımız kardeşlerimizin ve oğullarımızın öldürülmesinde parmağı olan herkesin hesap vermesidir. Bu yüzden kim dokunulmazlık kisvesi altında gizlenir ve soruşturma talebini reddederse veya başka bir şekilde kanunu manipüle ederse, olaya karıştığını ya da bizi ilgilendiren ve soruşturmaya faydalı olan bilgilere sahip olduğunu ispatlamış olur.”
Bildiride yetkililere de seslenildi:
“Soruşturmadan kaçmanız, sizi zorla soruşturmaya getirmek için evlerinize girmemize yol açar. Bu, milisler ve yabancı fonlarla suç ortaklığınızın boyutunun ortaya çıkarılması ile eşdeğer bir durumdur. Halen zanlıların mahkemeye çıkmasını bekliyoruz. Bunun olmaması halinde daha önce görmediğiniz ve barışçıl olmayan hareketler için bizi bekleyin.”
Kurbanların aileleri daha sonra İçişleri Bakanlığı önünde oturma eylemi düzenlediler. Kamu Güvenliği Genel Müdürü Tümgeneral Abbas İbrahim’in yargılamasına izin vermemesi dolayısıyla Bakan Fehmi’yi kınayan sloganlar attılar.



Irak’ta Başbakan Sudani'nin ikinci bir dönem için aday olacağı tahmin ediliyor

Sudani, Maliki ve Hazali, Bağdat'ta düzenlenen bir toplantıda (Arşiv-AFP)
Sudani, Maliki ve Hazali, Bağdat'ta düzenlenen bir toplantıda (Arşiv-AFP)
TT

Irak’ta Başbakan Sudani'nin ikinci bir dönem için aday olacağı tahmin ediliyor

Sudani, Maliki ve Hazali, Bağdat'ta düzenlenen bir toplantıda (Arşiv-AFP)
Sudani, Maliki ve Hazali, Bağdat'ta düzenlenen bir toplantıda (Arşiv-AFP)

Irak’ta (Şii) Koordinasyon Çerçevesi’nden kaynaklar dün, başbakanlığa aday isim konusunda karar verme aşamasına yaklaştıklarını ve adayı Cumhurbaşkanı Nizar Amidi'ye sunarak görevlendirme sürecini başlatacaklarını açıkladılar. Öte yandan tahminlerin çoğu, mevcut geçici hükümetin Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani'nin ikinci bir dönem için yeniden aday gösterilebileceğine işaret ediyor. Bu durum geçtiğimiz ocak ayı sonlarında ABD Başkanı Donald Trump'ın ‘vetosu’ ile karşılaşan Hukuk Devleti Koalisyonu lideri Nuri el-Maliki'nin adaylığından vazgeçileceği anlamına geliyor.

Buna rağmen kaynaklar, Baas Partisi'nin Kalıntılarının Ortadan Kaldırılması Komisyonu Başkanı Asim el-Bedri gibi ‘uzlaşmacı bir isim’ seçme olasılığı olduğuna da işaret ettiler. Ayrıca eski Başbakan Haydar el-İbadi'nin adı da olası bir aday olarak gündemde.

Koordinasyon Çerçevesi'nden üst düzey bir kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Koordinasyon Çerçevesi güçlerinin ABD ile İran arasındaki ateşkes dönemini hükümetin kurulması meselesini çözmek için değerlendirmeye çalıştığını ve bunun çok yakın bir zamanda yapılacak bir toplantıda gerçekleşmesinin olası olduğunu belirtti.


Çin Cumhurbaşkanı, Arap dünyasıyla ilişkilerin güçlendirilmesi çağrısında bulundu

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Halid bin Muhammed bin Zayid el Nahyan arasındaki görüşmeden (Reuters)
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Halid bin Muhammed bin Zayid el Nahyan arasındaki görüşmeden (Reuters)
TT

Çin Cumhurbaşkanı, Arap dünyasıyla ilişkilerin güçlendirilmesi çağrısında bulundu

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Halid bin Muhammed bin Zayid el Nahyan arasındaki görüşmeden (Reuters)
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Halid bin Muhammed bin Zayid el Nahyan arasındaki görüşmeden (Reuters)

Çin Cumhurbaşkanı Şi Cinping, dünyada yaşanan benzeri görülmemiş değişimler ışığında, Çin ile Arap dünyası arasında daha güçlü ve dinamik bir ortaklık çağrısında bulundu.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre medya haberleri, Şi'nin Pekin'i ziyaret eden Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Halid bin Muhammed bin Zayid el Nahyan'a, dünyanın barış ve savaş, birlik ve çatışma gibi seçeneklerle karşı karşıya olduğu bir dönemde daha fazla koordinasyon ve iş birliğine ihtiyacı olduğunu söylediğini belirtiyor.

Abu Dabi Veliaht Prensi'nin ziyareti, Washington ve Tahran arasında haftalar süren İran savaşını sona erdirmek için yapılan görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından bölgede artan gerilim dönemi ile eş zamanlı olarak gerçekleşiyor.


BM yetkilisi: Savaş nedeniyle Sudan nüfusunun %70'i artık yoksulluk sınırının altında yaşıyor

Sudanlıların dörtte biri günde iki dolardan az bir gelirle aşırı yoksulluk içinde yaşıyor (Reuters)
Sudanlıların dörtte biri günde iki dolardan az bir gelirle aşırı yoksulluk içinde yaşıyor (Reuters)
TT

BM yetkilisi: Savaş nedeniyle Sudan nüfusunun %70'i artık yoksulluk sınırının altında yaşıyor

Sudanlıların dörtte biri günde iki dolardan az bir gelirle aşırı yoksulluk içinde yaşıyor (Reuters)
Sudanlıların dörtte biri günde iki dolardan az bir gelirle aşırı yoksulluk içinde yaşıyor (Reuters)

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'nın Sudan Daimi Temsilcisi Luca Renda AFP’ye verdiği demeçte, Sudan'da yoksulluk oranlarının üç yıl önce savaşın başlamasından bu yana iki katına çıktığını ve nüfusun yüzde 70'inin yoksulluk sınırının altında yaşadığını belirtti.

Renda, “Savaştan önceki duruma baktığımızda, yoksulluk oranlarının fiilen ikiye katlandığını görüyoruz. Savaştan önce nüfusun yaklaşık yüzde 38'i yoksulluk sınırının altında yaşıyordu, ancak şimdi bu rakamın yaklaşık yüzde 70'e ulaştığını tahmin ediyoruz” dedi.

BM yetkilisi, Sudanlıların dörtte birinin günde iki dolardan az bir gelirle aşırı yoksulluk içinde yaşadığını ifade etti.

Dünya Gıda Programı (WFP), birkaç gün önce Sudan'daki durumu "dünyanın en büyük insani açlık krizi" olarak nitelendirmiş ve yaklaşık 45 milyonluk nüfusun 19 milyondan fazlasının devam eden çatışma ve bunun ekonomik ve insani sonuçları nedeniyle ciddi gıda güvensizliğiyle karşı karşıya olduğunu belirtmişti. WFP ayrıca, savaşın başlamasından bu yana Port Sudan'dan faaliyet gösteren ülke ofisinin Sudan'ın başkenti Hartum'da yeniden açıldığını duyurarak, BM'nin başkente daha geniş çaplı dönüşünün yolunu açtı.