SRMG CEO’su Cumana er-Raşid: İddialı büyüme planlarımız var

SRMG CEO’su Cumana er-Raşid
SRMG CEO’su Cumana er-Raşid
TT

SRMG CEO’su Cumana er-Raşid: İddialı büyüme planlarımız var

SRMG CEO’su Cumana er-Raşid
SRMG CEO’su Cumana er-Raşid

Suudi Arabistan Araştırma ve Pazarlama Grubu (SRMG) CEO’su Cumana er-Raşid, ‘bölgedeki medya sektöründe lider bir kuruluş olarak rollerini sürdürecek dijital dönüşüm stratejisi uygulamak’ için grubun köklü mirasına dayanan iddialı büyüme planları olduğunu dile getirdi.
Ekim ayında SRMG CEO’su olarak göreve gelen Raşid, birkaç gün önce grubun yeni dönüşüm stratejisini açıkladı.
Raşid, Campaign dergisine verdiği röportajda, SRMG’nin bu bağlamda yeni dijital platformlar keşfederek, araştırmalar yürüteceğini, öngörüler geliştireceğini ve öncü etkinlikler düzenleyeceğini söyledi.
SRMG CEO’su Cumana er-Raşid’in röportajının tam metni şöyle:

-Sizce bu göreve atanmanızın sebebi nedir? Şirketin hedeflerini daha iyi anlamamıza yardımcı olabilecek hangi becerileri ve hırsları ortaya koyabilirsiniz?
Bunun cevabı liyakat. Liyakat, hırs, odaklanma ve vizyon, cesur dönüşümsel fikirleri hayata geçirme kararlılığıyla ortaya çıkarmanın tek yolu.
Göreve getirilme kararımı düşünürken, ülkenin geçirdiği liyakat, hırs ve azim kaynaklı dönüşümü göz önünde bulundurmalısınız.
Bu vizyon, SRMG gibi sermaye piyasasında işlem gören özel kuruluşlar da dahil olmak üzere, hükümetin en üst düzeylerinden hayatın tüm yönlerine kadar uzanmıştır.
Gerçek şu ki, değişim kaçınılmazdır ancak değişim önceden düşünülmeden ve planlanmadan gerçekleşirse rahatsız edici olabilir.
İçimde her zaman derin bir gazetecilik ve medya tutkusu vardı. Ardından dijital dünya ortaya çıkarak, aramızda güçlü bir iletişim ve etkileşim durumu yarattı.
SRMG’nin Şarku’l Avsat, Arab News, Sayidaty gibi sahip olduğu medya yayınlarının her zaman hevesli bir okuyucusu oldum.
Bu yayınlar, Londra’da Al-Riyadh gazetesinde muhabir olarak çalıştığım daha önceki çalışmalarımda bile hayatımda önemli bir rol oynadı.
Bugün ise, ekibimize ve bölgenin önde gelen medya kuruluşlarından birine liderlik etmekten onur duyuyorum ve ayrıcalıklı hissediyorum. Arap medyası ve gazeteciliğinin dev isimlerinin kişisel ve profesyonel olarak başardıklarının üzerine inşa etmeye çalışıyorum.
Bölgede sektör lideri olarak rolümüzü sürdürecek dijital dönüşüm stratejisi uygulamak için SRMG’nin köklü mirasına dayanan iddialı büyüme planlarımız var. 
SRMG, haber ve bilgi kaynağı olacak modern bir küresel kuruma dönüşmeye hazırlanıyor. İçeriğimizi geliştirip, teknolojimizi ilerletip, yeteneğe yatırım yaparak, medya erişim ve etkileşimimizi artıracağız.
Her zaman ve her yerde erişilebilen özgün, özel ve benzersiz içerik, haber ve bilgilerle okuyucularımızı güçlendirmeye ve hayatlarını zenginleştirmeye çalışıyoruz.

-Önümüzdeki yıllarda SRMG için yol haritanız nedir?
Matbu yayınlarımızı dijital platformlara dönüştürerek, pazardaki boşluklara hitap eden yeni platformlar sunarak, cesur fikirlerle medya girişimlerine yatırım yaparak ve uzun vadeli ortaklıklar kurarak, mevcut portföyümüzü, dijital içeriğimizi ve küresel erişimimizi daha da genişletmeye odaklanıyoruz.
Bloomberg ve The Independent gibi önde gelen medya kuruluşlarıyla halihazırda başarılı ortaklıklar ve işbirliklerimiz var ve bunlara daha fazlasını eklemek için çalışıyoruz.
İzleyicilerimize orijinal, ayrıcalıklı ve pazarla ilgili birinci sınıf içerikler sunarak, SRMG’nin Ortadoğu’daki lider bir küresel medya kuruluşu olarak konumunu güçlendirmeye çalışıyoruz.
Ayrıca, gelir kazanma yeteneklerimizi geliştirmek ve kaynaklarımızı çeşitlendirmek için veri ve teknoloji alanlarındaki yeteneklerimizi sürekli geliştireceğiz.
Çabalarımız konusunda ciddi olduğumuz ve ticari getirilerin grup için bir öncelik olduğu oldukça açık.
Aboneler, içerik üreticileri, içerik dağıtıcıları veya diğerleri olsun, müşterilerimize, ortaklarımıza, reklam verenlere ve birincil paydaşlarımıza, içerik ve platformlarımıza yatırdıkları zaman ve para için en yüksek yatırım getirisini ve değeri sunabilmek istiyoruz.
Amacımız, iş, kârlılık, ölçülebilirlik ve benzersiz deneyimler açısından onlara daha fazla veri anlayışı ve analitiği sunmaktır.
SRMG’nin Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da düşünce liderliğine dahil olduğunu, Arap medya sektörünü bir bütün olarak etkileyen mevcut sorunlara yeni politikalar, girişimler ve çözümler önerdiğini görmeyi umuyorum.
Sektör için iyi olan, çoğu zaman bizim için de iyidir! Rekabet sağlıklıdır, ancak herkesin ortak iyiliği için birlikte başarabileceğimiz çok şey var.

-SRMG geleneksel medyadan dijital medyaya geçişe nasıl adapte oldu? Dikkatinizi nereye odaklayacaksınız ve bu geçişte ilerlemek için stratejiniz nedir?
İleriye dönük olarak, marka adı, ürün ve dağıtım, orijinal ve birinci sınıf içerik, çoklu platform varlığına odaklanıyoruz.
Açıkçası, maliyetler ve para kazanma konusunda sıkı bir kontrol sağlarken, kültürel olarak etkili ve ticari olarak uygulanabilir kalmak gerekir.
Kısacası, izleyicilerimize sosyal medya, podcast, sesli kitap, e-kitap, etkinlik, oyun, e-spor platformları ve sergiler de dahil olmak üzere en çok kullandıkları platformlarda giderek daha fazla ihtiyaç duydukları içeriği sağlıyoruz.
Yeni büyüme stratejimiz, uzun bir büyüme ve yenilik geçmişine sahip bir medya kuruluşunun yolculuğunda heyecan verici yeni bir bölümü temsil ediyor.
Bugün, yeni dönüşüm stratejisi kapsamında SRMG Medya, SRMG International, SRMG Think, SRMG X ve SRMG Labs gibi 5 yeni iş alanında faaliyet gösteriyoruz.
Dijital platformlarımız aracılığıyla kişisel bağlantıları güçlendirmek için yeni dijital platformlar geliştirecek, araştırmalar yürütecek, öngörüler geliştirecek ve öncü etkinlikler ile sergiler düzenleyeceğiz.

-Yönetim ekibinizi nasıl seçtiniz? Hangi özellikler ve becerileri aradınız?
Bu çabaların başarısı, yalnızca önemli pozisyonlara yetenekli kişilerin seçilmesini değil, aynı zamanda tüm pozisyonlarda en yetenekli kişilerin görevlendirilmesini gerektirir.
Liyakat, hırs ve azim, SRMG tarafından yeni çalışanların seçilmesinde benimsenen temel özelliklerdir. Ekibim beni tamamlıyor ve hepimiz masaya bir şeyler getiriyoruz.
Net bir vizyonla yönlendirilen güçlü bir çalışma ekibinin varlığı, kuşkusuz hızlı büyüme ve değişime dönüşecektir. 
Gerçekten de insanlar bizim en büyük varlığımızdır. SRMG bünyesindeki çalışma ekibinin eğitim ve becerilerini geliştirmek için çalışacağız.
Misyonumuz, ekibimizdeki en iyiyi ortaya çıkarmak için çabalamayı gerektiriyor ve karşılığında onlara en iyisini vermeye çalışıyoruz.
Yeni stratejimiz, yeni nesil gazetecilerin, içerik oluşturucuların ve diğer medya profesyonellerinin gelişmesine yardımcı olabilmemiz için becerilerin ve profesyonel gelişimin desteklenmesine önemli ölçüde odaklanıyor.
Tüm SRMG çalışanlarının yaptıkları iş konusunda tutkulu olmalarını, yenilikçi fikirler, çözümler üretme ve yaratıcı süreçlerde cesur olma konusunda kendilerini güçlü hissetmelerini istiyorum.
Editoryal uzmanlığımız, son 50 yıldaki başarımızın büyük bir parçası olmuştur ve önümüzdeki 50 yıl boyunca da yaptığımız her şeyin merkezinde olmaya devam edecektir. Çünkü etkili ve benzersiz içerik yaptığımız her şeyin temel taşıdır.

-Bu göreve getirilmeniz ülkede kadın yeteneklerine değer veren ve ödüllendiren yeni özgürlük dalgası hakkında çok şey söylüyor. Önümüzdeki yıllarda medya sektöründe çalışan kadınlarla ilgili başka neler görmeyi umuyorsunuz veya bekliyorsunuz?
Kadınlar, bölgesel ve küresel düzeylerde kültürel ve yenilikçi endüstrilerde hayati bir rol oynadığından, herhangi bir grubun, topluluğun veya sektörün büyümesi ve ilerlemesinin ayrılmaz bir parçasıdır.
Kadınlara yönelik yayıncılık pazarında lider olan SRMG’nin Sayidaty, Hia ve Al Jamila da dahil olmak üzere sahip olduğu geniş portföy, 1980’li yıllardan bu yana kadınlarla ilgili seçkin içerikler içeriyor. Herkesin sesinin duyulması ve hikayelerin anlatılması için yolu açmaya devam ediyoruz.
Gerçek sorunları ele almaktan ve tüm kadınların derinden önemsediği hikayeleri çarpıtma, abartı veya önyargı olmadan anlatmaktan gurur duyuyoruz.
Bu nedenle Suudi Arabistan’ın yanı sıra Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesinde milyonlarca kadın içeriğimizi arıyor ve güveniyor, bu da bizi daha fazlasını yapmak üzere motive ediyor. Kesinlikle, bu konuda daha yapılacak çok şey var ve başardıklarımızla yetinmek gibi bir niyetimiz yok.
Yeni dönüşüm stratejimiz kapsamında, SRMG’nin bir yetenek mıknatısı, profesyonel gelişime odaklanan, daha fazla kadını medya endüstrisinde ve haber odasında rol almaya teşvik eden bir merkez olmasını istiyoruz.
Bunun, medya profesyonelleri, gazetecileri ve içerik yaratıcılarını güçlendirerek ve gazeteciliğin öğretilme ve üretilme şeklini değiştirerek, SRMG’yi Ortadoğu’nun dijital geleceğinin kalbinde sağlam bir şekilde konumlandırmasına yardımcı olacağına inanıyoruz.

-SRMG’nin editoryal yönergeler, sansür vb. açısından hükümetle ilişkisi nedir? Birlikte nasıl çalışıyorsunuz?
Yayınlarımızın her birinin, dünyadaki diğer yayınlar gibi kendi editoryal çizgisi vardır. İçerik ve hikayelerimizi, küresel en iyi uygulamalar doğrultusunda en üst düzeyde bütünlükle ele alıyoruz.
Tarihte geriye giderseniz, SRMG’nin 1972’den beri Şarku’l Avsat ve Arab News gibi yayınlarının popüler olmayan fikirlerin tartışılması konusunda hiçbir zaman çekinmediğini göreceksiniz.
Buna, 1980’li yıllarda kadınlara özel bir dergiye sahip olmak şöyle dursun, kadın sorunlarının kamuoyu önünde tartışmaya açık olunmadığı bir dönemde Sayidaty dergisinin çıkarılması da buna dahil.
Haber, bilgi ve yaşam tarzı içeriğinde önde gelen bir kaynak olduk ve Ortadoğu’nun özgün, benzersiz hikayesini anlatmada önemli bir rol oynadık. 
Bu zengin ve benzersiz tarih, SRMG’nin temelini oluşturmaktadır. Bu nedenle gazeteciliğin toplumda oynadığı önemli rolün farkındayız.
SRMG bünyesindeki editörlerimiz kendi kapsamını tanımlar. Haberleri gerçeğe dayalı bir bakış açısıyla tarafsız ve doğru bir şekilde ele alma konusunda gururlu bir geleneğe sahibiz. 
Biz büyümeye, yeni platformları ve yeni fikirleri benimsemeye devam ettikçe bu durum böyle kalacak. 
Hedeflerimiz küresel izleyicileri güçlendirmek, insanların hayatlarını zenginleştirmek, bilgiye yatırım yapmak ve kalıcı küresel bağlantılar kurmaktır.



Bilimden "İnsanların yüzde 90'ı neden sağlak?" sorusuna yanıt

İnsanlığın evrimindeki kritik gelişmeler, bir ele yönelik baskın eğilime yol açmış gibi görünüyor (Unsplash)
İnsanlığın evrimindeki kritik gelişmeler, bir ele yönelik baskın eğilime yol açmış gibi görünüyor (Unsplash)
TT

Bilimden "İnsanların yüzde 90'ı neden sağlak?" sorusuna yanıt

İnsanlığın evrimindeki kritik gelişmeler, bir ele yönelik baskın eğilime yol açmış gibi görünüyor (Unsplash)
İnsanlığın evrimindeki kritik gelişmeler, bir ele yönelik baskın eğilime yol açmış gibi görünüyor (Unsplash)

İnsanların çok büyük bir bölümünün neden sağlak olduğu nihayet tespit edildi. Bilim insanları bu eğilimin ellerden ziyade bacaklarla bağlantılı olduğunu söylüyor.

Dünyanın her yerinde insanların yaklaşık yüzde 90'ı sağ elini, geri kalan yüzde 10'u ise sol elini kullanıyor.

Evrimsel biyologlar ve nörobilimciler onlarca yıldır bu eğilimi açıklamaya çalışsa da kesin bir sonuca ulaşamıyordu. Beyin yapısı, genetik veya kültürler arası farklar bu durumu açıklayamadığı gibi, diğer primatlarda da bir elin diğerine kıyasla bu kadar yoğun tercih edildiği bir örnek yok.

Oxford Üniversitesi'nden araştırmacılar bu soru işaretini gidermek adına 41 ayrı maymun ve insansı maymun türüne ait 2 bin 25 bireyin el tercihi verilerini inceleyerek bunları insanlarınkiyle karşılaştırdı.

İstatistiksel bir model kullanan ekip, bir elin daha baskın bir şekilde tercih edilmesiyle ilgili önde gelen teorilere odaklanarak işe başladı. Bunlar arasında beslenme, yaşam alanı, vücut kütlesi, sosyal yapılar, alet kullanımı ve hareket biçimi gibi faktörler yer alıyordu.

Bu teorilerin her birine dair istatistiklerde insanlar, diğer primatlara kıyasla epey uçta yer aldı. Yani diğer primatlarda popülasyon geneli bir el tercihi görülmezken, insanlarda yüksek oranda sağ el eğilimi vardı.

Bilim insanları bu farklılığın nedenini açıklaması amacıyla modellerine iki faktörü daha ekledi: beyin büyüklüğü ve kol-bacak oranı. İnsanların bacaklarının, kollarına göre daha uzun olması iki ayak üzerinde yürümesinden kaynaklandığı için bu etken çalışmaya dahil edildi.

Araştırmacılar bu iki özelliği hesaba kattıktan sonra insanlar el tercihinde istisna olmaktan çıktı. 

Bulguları hakemli dergi PLOS Biology'de yayımlanan çalışmaya göre sağ ele yönelik baskın eğilim, büyük beyinler ve uzun bacaklardan kaynaklanıyor. 

Makalenin ortak yazarı Thomas Püsche, "Bu, insanlardaki el tercihine ilişkin başlıca hipotezlerin birçoğunu tek bir çerçevede test eden ilk çalışma. Sonuçlarımız, bunun muhtemelen bizi insan yapan temel özelliklerden bazılarıyla, özellikle iki ayak üstünde yürüme ve daha büyük beyinlerin evrimiyle bağlantılı olduğunu gösteriyor" diyerek ekliyor:

Birçok primat türüne bakarak, el tercihinin hangi yönlerinin eski ve ortak olduğunu ve hangilerinin yalnızca insana özgü olduğunu anlamaya başlayabiliriz.

Araştırmacılar sağ el tercihinin iki aşamada gerçekleştiğini tahmin ediyor. İlk olarak iki ayak üzerinde yürümeye başlayınca ellerini hareket etmek için kullanma ihtiyacı ortadan kalktı. 

Bu durum muhtemelen ellerin, eşya taşıma ve alet kullanımı gibi yeni işlevler edinerek evrimleşmesini sağladı.

Bununla birlikte insan beyninin gelişip büyümesi sonucu sağ ele yönelik tercihin iyice güçlendiği düşünülüyor.

Bilim insanları ayrıca Ardipithecus ve Australopithecus gibi daha eski hominin türlerinde sağ el tercihinin çok daha zayıf olduğunu ancak Homo cinsinin ortaya çıkmasıyla bunun arttığını tespit etti. Bu eğilim Homo erectus ve Neandertallerde giderek artarken modern insanlarda (Homo sapiens) doruk noktasına ulaştı.

Öte yandan "hobbit" diye bilinen Homo floresiensis'in burada bir istisna olduğu göze çarpıyor. Daha küçük beyinli bu insan türünde el tercihi diğerlerine göre pek baskın değildi. Araştırmacılar bu duruma, türün tamamen iki ayak üstünde yürümek yerine tırmanarak da hareket etmesinin yol açtığını düşünüyor.

Bulgular, insanlardaki sağ ele yönelik baskın eğilimin, evrimlerinin kritik dönüm noktalarıyla ve çevreyle etkileşime girme biçimleriyle yakın bir ilişkisi olduğuna işaret ediyor.

Bilim insanları daha sonraki çalışmalarda sağlaklığın bu kadar kalıcılaşmasında kültürlerin etkisi olup olmadığını ve solaklığın neden hâlâ varlığını sürdürdüğünü araştırmayı planlıyor. 

Independent Türkçe, Popular Science, Interesting Engineering, PLOS Biology


James Cameron'ın yeni Avatar planı endişe yarattı

James Cameron, Avatar: Ateş ve Kül'de izleyicileri farklı bir Na'vi kabilesiyle tanıştırdı (20th Century Studios)
James Cameron, Avatar: Ateş ve Kül'de izleyicileri farklı bir Na'vi kabilesiyle tanıştırdı (20th Century Studios)
TT

James Cameron'ın yeni Avatar planı endişe yarattı

James Cameron, Avatar: Ateş ve Kül'de izleyicileri farklı bir Na'vi kabilesiyle tanıştırdı (20th Century Studios)
James Cameron, Avatar: Ateş ve Kül'de izleyicileri farklı bir Na'vi kabilesiyle tanıştırdı (20th Century Studios)

James Cameron, Avatar serisinin 4. ve 5. filmlerini çok daha verimli bir üretim süreciyle hayata geçirmeyi planlıyor. 

Empire Film Podcast'e konuşan ünlü yönetmen, serinin prodüksiyon sürecinin son derece maliyetli olduğunu hatırlattı. "Yeni teknolojiler kullanarak bu filmlerin üretim sürecini daha verimli hale getirmenin yollarını arıyoruz" diyen Cameron ekledi: 

Çünkü mevcut süreç hem çok maliyetli hem de çok uzun sürüyor.

Kanadalı yönetmenin hedefi net: 

Süreyi yarıya düşürmek, maliyeti de üçte iki oranında azaltmak.

Cameron, bu hedefe ulaşmak için yaklaşık bir yıl sürecek bir hazırlık dönemi planlıyor.

Hayranlarda yapay zeka tedirginliği

Cameron'ın "yeni teknolojiler" vurgusu, bazı hayranlar arasında projenin üretiminde üretken yapay zeka kullanılabileceğine dair endişelere yol açtı. 

Sosyal medyada birçok kullanıcı, 71 yaşındaki yönetmenin bu adımının yapay zeka teknolojilerine kapı aralayabileceğinden kaygı duyduğunu dile getirdi.

Yeni yol haritası

Serinin üçüncü filmi Avatar: Ateş ve Kül (Avatar: Fire and Ash), gişede 1,48 milyar dolar hasılat elde ederek başarılı bir performans sergilese de Disney'in daha yüksek beklentileri olduğu biliniyordu. 

400 milyon dolarlık devasa yapım bütçesi ve eklenen yüz milyonlarca dolarlık küresel pazarlama gideri göz önüne alındığında, stüdyonun serinin "maliyet-performans" dengesini iyileştirmek istediği aşikar.

Cameron daha önce, serinin geleceğiyle ilgili şeffaf davranacağını belirtmiş ve Ateş ve Kül'ün ardından Disney'in devam etmeme kararı alması durumunda, planladığı hikaye detaylarını bir basın toplantısıyla hayranlara bizzat kendisinin anlatacağını söylemişti. Ancak başarılı gişe sonuçlarının ardından, 4. filmin çekilmesine kesin gözüyle bakılıyor. 

Filmin oyuncularından Sigourney Weaver da "İnsanlık adına söyleyecek çok önemli iki hikayemiz daha var, umarım bunları hayata geçirebiliriz" diyerek devam filmlerine olan inancını dile getirdi.

Rekor hasılatlar

Avatar, dünya genelinde her filmiyle 1 milyar dolar barajını aşmayı başaran tek sinema serisi olma unvanını koruyor. 

Serinin 2009 yapımı ilk filmi 2,7 milyar dolar, Avatar: Suyun Yolu (Avatar: The Way of Water) ise 2,4 milyar dolar hasılat elde etmişti.

Avatar 4'ün 21 Aralık 2029'da, Avatar 5'in ise 19 Aralık 2031'de vizyona girmesi planlanıyor.

Şu ana kadar 4. filmin sadece üçte birlik kısmı çekilebildi ve serinin finali için kat edilmesi gereken uzun bir yol var. Cameron'ın bu "maliyet düşürme" stratejisinin, 2029'a kadar sinema teknolojilerinde nasıl bir devrim yaratacağı merakla bekleniyor.

Independent Türkçe, GamesRadar, Variety, Empire, Entertainment Weekly 


HBO'nun Harry Potter dizisinde beklenmedik ayrılık

J.K. Rowling'in 7 kitabı, Dominic McLaughlin'in (sağda) başrolde yer aldığı, 10 yıla yayılacak 7 sezonluk bir diziye dönüşüyor (HBO)
J.K. Rowling'in 7 kitabı, Dominic McLaughlin'in (sağda) başrolde yer aldığı, 10 yıla yayılacak 7 sezonluk bir diziye dönüşüyor (HBO)
TT

HBO'nun Harry Potter dizisinde beklenmedik ayrılık

J.K. Rowling'in 7 kitabı, Dominic McLaughlin'in (sağda) başrolde yer aldığı, 10 yıla yayılacak 7 sezonluk bir diziye dönüşüyor (HBO)
J.K. Rowling'in 7 kitabı, Dominic McLaughlin'in (sağda) başrolde yer aldığı, 10 yıla yayılacak 7 sezonluk bir diziye dönüşüyor (HBO)

HBO'nun merakla beklenen yeni Harry Potter dizisinde önemli bir değişiklik yaşanıyor. Dizinin ilk sezonunda Ginny Weasley karakterini canlandıran genç oyuncu Gracie Cochrane, ailesinin yaptığı resmi açıklamaya göre ikinci sezon için projeye geri dönmeyecek.

"Zorlu bir karar"

İlk sezon çekimleri yeni tamamlanmışken gelen bu haber, dizinin hayranlarını şaşırttı. Cochrane ve ailesi, ayrılıkla ilgili yaptıkları açıklamada şu ifadelere yer verdi:

Beklenmedik durumlar nedeniyle Gracie, ilk sezonun ardından Ginny Weasley rolünden zor bir kararla ayrıldı. Harry Potter dünyasında geçirdiği zaman gerçekten harikaydı; unutulmaz bir deneyim yaşamasına vesile olan Lucy Bevan'a ve tüm yapım ekibine içten şükranlarını sunar. Gracie, gelecekte onu bekleyen yeni fırsatlar için çok heyecanlı.

HBO da oyuncunun kararını desteklediğini açıklayarak, "Gracie Cochrane ve ailesinin ikinci sezon için dönmeme kararını destekliyor, ilk sezondaki emeği için kendisine teşekkür ediyoruz. Gracie ve ailesine en iyi dileklerimizi sunuyoruz" ifadelerini kullandı.

"Felsefe Taşı" Noel'de ekranlarda

J.K. Rowling'in ünlü kitap serisinden uyarlanan dizinin ikinci sezon onayı bu ayın başında verilmişti. Yeni bölümlerin çekimlerine sonbaharda başlanması planlanıyor.

Francesca Gardiner'ın dizi sorumlusu ve yürütücü yapımcı görevini üstlendiği projenin ilk sezonu olan Harry Potter ve Felsefe Taşı (Harry Potter and the Philosopher's Stone), Noel döneminde HBO Max'te izleyiciyle buluşacak. 

İlk sezonun çekimleri Londra yakınlarındaki Leavesden Stüdyoları'nda tamamlanırken, ikinci sezon için ön hazırlık çalışmaları da hız kesmeden devam ediyor.

Çocuk oyuncular sözkonusu olduğunda yeniden oyuncu seçimi son derece hassas bir sürece dönüşüyor. Harry Potter dünyasının büyüklüğü ve Ginny Weasley karakterinin hikayenin ilerleyen bölümlerindeki kilit rolü nedeniyle bu değişiklik hayranlar tarafından yakından takip ediliyor.

Independent Türkçe, Deadline, Variety