Lübnan hükümetine başkanlık edecek tek aday: Mikati

Berri Şarku’l Avsat’a konuştu: Tüzük düğümüyle mücadele edilmeyecek

Hariri ve Mikati, eski Başbakan Tammam Selam da dahil olmak üzere 25 Temmuz’da eski başbakanlarla yaptıkları görüşmenin ardından el sıkışıyor (Hariri’nin basın ofisi)
Hariri ve Mikati, eski Başbakan Tammam Selam da dahil olmak üzere 25 Temmuz’da eski başbakanlarla yaptıkları görüşmenin ardından el sıkışıyor (Hariri’nin basın ofisi)
TT

Lübnan hükümetine başkanlık edecek tek aday: Mikati

Hariri ve Mikati, eski Başbakan Tammam Selam da dahil olmak üzere 25 Temmuz’da eski başbakanlarla yaptıkları görüşmenin ardından el sıkışıyor (Hariri’nin basın ofisi)
Hariri ve Mikati, eski Başbakan Tammam Selam da dahil olmak üzere 25 Temmuz’da eski başbakanlarla yaptıkları görüşmenin ardından el sıkışıyor (Hariri’nin basın ofisi)

Müzakerelerin son saatleri, Özgür Yurtsever Hareket’in Tammam Selam’ın ismini vermekten geri adım atması sonrasında eski Başbakan Necib Mikati’nin yeni Lübnan hükümetini kurma konusunda tek aday olarak kalmasıyla sonuçlandı. Öte yandan Hizbullah’ın Hariri’nin ismini verirken yaptığı gibi çekimser kalmak yerine, kendisine oy vermeye karar vermesinin ardından Mikati’nin oylarının yaklaşık 80’e çıkması bekleniyor.
Lübnan Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada atmosferin olumlu olduğunu belirtti. Berri, blokların açıklanan tavırları ortasında Mikati’nin en olası aday olduğuna dikkati çekti. Berri, Avn yanlısı blok ve Lübnan Kuvvetleri’nin Mikati’ye oy vermekten kaçınmasının, mezhepçi tüzüğü kaybetmek olarak sınıflandırılamayacağını ifade ederken, “Hükümeti kurmada tüzük yoktur. Aksine bir ismin görevlendirilmesinde vardır. Bu nedenle yasal faktörler dikkate alınmalıdır” dedi. İki blok dışında yaklaşık 20 Hristiyan milletvekilinin Mikati’ye oy verebileceğini söyleyen Berri, bu zor koşullarda ülkeyi yönetecek, vatandaşların acılarını dindirecek ve geleceğin yolunu çizecek bir hükümet kurmak için artık çalışmanın zamanının geldiğini vurguladı.
Berri, Özgür Yurtsever Hareket bloğunun oy kullanmaktan kaçınmasının etkisini hafifletmeye çalışırken, Cumhurbaşkanı Mişel Avn’ın Mikati hakkında olumlu olduğunu ve kimsenin cumhurbaşkanının Hristiyanlığını sorgulayamayacağını kaydetti.
Mikati, bugün istişarelerden sorumlu kişi olarak atansa da Hizbullah’ın tavrına aşina olan bir kaynak, “Hükümeti kurma görevi garanti altında, ancak hükümeti kurmak zor” dedi.
25 Temmuz’da bu sabahki istişareler başlamadan önce adaylık meselesini çözüme kavuşturmak için yoğun bir meclis faaliyeti yürütüldü. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre parlamento başkanlığının başında olan Kalkınma ve Kurtuluş Bloğu, aday sunmayı bu sabaha erteleyecek ve Cumhurbaşkanı Avn ile kısa bir görüşme yapmadan önce Cumhuriyet Sarayı’na kısa bir istişare toplantısı yapacak.
Eski başbakanlar Necib Mikati, Fuad Sinyora, Saad Hariri ve Tammam Selam, Hariri’nin evinde bir toplantı düzenlerken, daha sonra ise Mikati’nin isminin verilmesini destekleme kararı aldılar. İlerici Sosyalist Parti ise eski Milletvekili Velid Canbolad başkanlığında bir toplantı düzenledi. Toplantıda Mikati’nin, ‘Fransız girişimini benimseyen bir kurtarma hükümeti oluşturmak için bir çözüm bulma ihtiyacının gerçek bir giriş noktası olması’ talebi doğrultusunda aday olması kararı alındı. Bu adaylığın ise ülkede parasal, finansal ve sosyal istikrarı sağlamak için Uluslararası Para Fonu ile müzakere yoluyla reform yapma amacı taşıması gerektiği belirtildi.
İstişareler, bugün Avn ve Berri arasında yürütülecek ve ardından hükümeti kurmakla görevli yetkilinin isminin resmen açıklanması için yarın tamamlanacak.



Hizbullah İsrail'in saldırılarına “gereken yanıtın verileceğini” duyururken Netanyahu, üç İsrail askerinin yaralandığını açıkladı

İsrail’in Lübnan’ın güneyinde bir evi hedef alan hava saldırısının ardından enkaz arasında arama yapan kurtarma ekipleri (DPA)
İsrail’in Lübnan’ın güneyinde bir evi hedef alan hava saldırısının ardından enkaz arasında arama yapan kurtarma ekipleri (DPA)
TT

Hizbullah İsrail'in saldırılarına “gereken yanıtın verileceğini” duyururken Netanyahu, üç İsrail askerinin yaralandığını açıkladı

İsrail’in Lübnan’ın güneyinde bir evi hedef alan hava saldırısının ardından enkaz arasında arama yapan kurtarma ekipleri (DPA)
İsrail’in Lübnan’ın güneyinde bir evi hedef alan hava saldırısının ardından enkaz arasında arama yapan kurtarma ekipleri (DPA)

Hizbullah, dün Lübnan’ın güneyine düzenlenen kanlı hava saldırılarının ardından İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarına ‘gereken yanıtın verileceğini’ duyurdu ve Lübnanlı makamları İsrail ile yürütülen ‘aşağılayıcı’ müzakereleri durdurmaya çağırdı. Öte yandan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ofisinden yapılan açıklamada, Hizbullah’ın Lübnan'ın güneyindeki ‘güvenli bölgede! düzenlediği bir saldırı sonucu üç İsrail askerinin yaralandığını açıkladı.

Fransız haber ajansı AFP’nin aktardığı açıklamaya göre Hizbullah, İsrail'in ‘saldırılarının, ihlallerinin ve oldu bitti yaratma girişimlerinin sürdürülemeyeceğini ve bunlara gereken karşılığın verileceğini çok iyi anlaması gerektiğini’ vurguladı.

Açıklamada ayrıca, Lübnanlı makamların ‘aşağılayıcı müzakereler sürecini sürdürmekte ısrarcı olmamaları ve düşmana karşılıksız armağanlar sunmamaları’ gerektiği ifade edildi.

Öte yandan İsrail ordusu tarafından dün yapılan açıklamada, resmi makamların aralarında çocukların da bulunduğu 11 kişinin öldüğünü bildirdiği Lübnan'a yönelik hava saldırılarının, ateşkes anlaşmasının Hizbullah tarafından ihlal edilmesine yanıt olarak gerçekleştirildiği savunuldu.

İsrail ordusunun Arapça Sözcüsü Ella Waweya sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, İsrail’in saldırılarının ‘Hizbullah'ın, üzerinde uzlaşılan güvenlik bölgesi içerisinde güçlerimize saldırmasının ardından, anlaşmayı ciddi şekilde ihlal etmesine bir yanıt’ olarak gerçekleştirildiğini yazdı.

Daha sonra İsrail ordusundan yapılan açıklamada, hava saldırılarının Hizbullah’ın askeri bir yetkilisini hedef aldığı belirtildi. Açıklamada, İsrail güçlerinin Hizbullah'a ait bir komuta merkezini vurduğu ve örgütün seçkin birimi Rıdvan Gücü’nde bölge komutanı olan Ali Samir el-Hac Hasan'ın öldürüldüğü kaydedilirken bu eylemin, Hizbullah'ın İsrail güçlerine karşı düzenlediği bir operasyona misilleme olarak gerçekleştirildiği ifade edildi.

Hac Hasan'ın aile üyelerinin de öldürüldüğü yönündeki ‘iddialara’ değinen İsrail ordusu, söz konusu kişilerin hedef alınmadığını, Hac Hasan'ın ‘aile üyelerini canlı kalkan olarak kullandığını ve onlarla birlikte askeri komuta merkezinde saklandığını’ ileri sürdü.

Resmi kaynaklara göre İsrail'in dün Lübnan'ın güneyinde düzenlediği hava saldırılarında 11 kişi hayatını kaybetti. Bu rakam, geçtiğimiz haziran ayı sonlarında Lübnan ile İsrail arasında imzalanan çerçeve anlaşmadan bu yana kaydedilen en yüksek günlük can kaybı olarak kayıtlara geçti.

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, önümüzdeki ayın başlarında Roma'da yapılması planlanan yeni müzakere turu öncesinde, İsrail'in ülkenin güneyine düzenlediği hava saldırılarının İsrail ile yürütülen müzakere sürecine yönelik ‘açık bir mesaj’ niteliğinde olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre Avn, ‘İsrail’in ülkesinin güneyine yönelik devam eden saldırılarını ve çerçeve anlaşma ile sivillerin korunmasına dair uluslararası yasaların mükerrer ihlallerini kınadı ve ‘bu ihlallerin müzakere sürecine ve bu anlaşmanın uygulanmasını amaçlayan ABD çabalarına yönelik net bir mesaj oluşturduğunu’ ifade etti.

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam da sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, ‘İsrail'in tırmandırdığı bu gerilimin, son derece tehlikeli bir durum olduğunu ve güneyde istikrarı sağlama çabalarını baltaladığını’ yazdı.

Başbakan Selam, “İsrail hava saldırısının şehitleri, askeri bir altyapı değil, öldürülenler çocuklar ve kadınlar da askeri hedef değil” ifadelerini kullandı.

Selam ayrıca, “Lübnan topraklarında bulunması halinde herhangi bir askeri yapıya müdahale etme sorumluluğu Lübnan ordusu ve meşru kurumları aracılığıyla yalnız Lübnan devletine aittir. Bu tür yapıların varlığı, İsrail'e Lübnan topraklarını çiğneme veya sivilleri tehlikeye atma hakkı vermez” diye ekledi.


Tehditler ve çıkmaza giren müzakereler arasında Hürmüz Boğazı

USS Abraham Lincoln uçak gemisi, Hürmüz Boğazı’ndan geçerken (AP)
USS Abraham Lincoln uçak gemisi, Hürmüz Boğazı’ndan geçerken (AP)
TT

Tehditler ve çıkmaza giren müzakereler arasında Hürmüz Boğazı

USS Abraham Lincoln uçak gemisi, Hürmüz Boğazı’ndan geçerken (AP)
USS Abraham Lincoln uçak gemisi, Hürmüz Boğazı’ndan geçerken (AP)

Savaşı sona erdirmeye ve Hürmüz Boğazı'ndaki petrol tankeri trafiğine ilişkin görüşmelerde çıkmaz devam ederken, savaşan tarafların çatışmayı sonlandırmaya yaklaştığına dair hiçbir emare bulunmuyor.

Müzakerelerdeki tıkanıklık sürerken savaşan taraflar karşılıklı olarak açık tehditlerde bulundu. İran dün ABD'yi yenilgiyi kabul etmeye çağırırken, ABD Başkanı Donald Trump İran'ı ‘son derece şeytani’ olarak nitelendirdi ve krizin sona ermesinin ardından Hürmüz Boğazı'nı bir Amerikan bölgesi haline getireceğini söyledi. Trump ayrıca, savaşın bir sonucu olarak artmaya devam eden akaryakıt fiyatlarına katlanmaya hazır olmaları konusunda Amerikalılara çağrıda bulundu.

Elbette İran'ın Trump'ın bu sözlerine yanıtı gecikmedi. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı paylaşımda “Bu boğaz ancak İran'ın emriyle açılır veya kapatılır. Amerikalılar yenilgi gerçeğini kabullenmeyi reddettikleri sürece Tahran ablukayı sürdürmeye devam edecek” ifadelerini kullandı.

Aynı şekilde Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi da İran'ın ABD ile müzakerelere yeniden başlama konusunda henüz bir karar almadığını belirterek, “Esasen ortada süresini uzatmaya çalışacağımız bir ateşkes baştan beri yoktu... Biz savaşın sona ermesini bekliyorduk, şimdi ise ortada yeni bir durum var” açıklamasında bulundu.

Arakçi ayrıca, savaş öncesinde küresel petrol sevkiyatının beşte birinin geçtiği su yolunda deniz trafiğinin yeniden başlaması için Washington'un boğazla ilgili şartları yerine getirmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Bu arada İran gemilere yönelik saldırılarını artırarak, cuma akşamı Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) petrol şirketi ADNOC’a ait bir gemiyi hedef aldı. Bu saldırı, bir hafta içinde yaşanan bu türden üçüncü olay olarak kayıtlara geçti.


Yeşil Bölge’nin güvenliğinin başına Iraklı yeni bir komutan getirildi

Bağdat'ın merkezindeki yüksek güvenlikli Yeşil Bölge (Reuters)
Bağdat'ın merkezindeki yüksek güvenlikli Yeşil Bölge (Reuters)
TT

Yeşil Bölge’nin güvenliğinin başına Iraklı yeni bir komutan getirildi

Bağdat'ın merkezindeki yüksek güvenlikli Yeşil Bölge (Reuters)
Bağdat'ın merkezindeki yüksek güvenlikli Yeşil Bölge (Reuters)

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, Başkent Bağdat'taki Yeşil Bölge’nin güvenliğinden sorumlu Özel Tümen'in yeni komutanı olarak Tümgeneral Usame Abd Tarış'ı görevlendirdi. Bu adım, üst düzey mevkilerdeki güvenlik ve askeri yetkililerin büyük çoğunluğunu kapsayan değişiklik silsilesini tamamlayıcı nitelik taşıyor.

Güvenlik kaynaklarının dün yaptığı açıklamaya göre özel kuvvetler mensubu Tarış, hükümet, parlamento ve cumhurbaşkanlığı binaları ile güvenlik ve diplomatik kurumların yer aldığı bölgenin korunmasını üstlenecek.

Söz konusu adım, silahlı grupların silahlarına yönelik anlaşmazlıkların tırmandığı bir ortamda, Uluslararası Koalisyon güçlerinin Irak'taki görevinin önümüzdeki Eylül ayının sonunda bitmesi öngörülen tarihin yaklaşırken atıldı.

Kaynaklar, Tümgeneral Hadi el-Kinani'nin Bağdat Operasyonlar Odası’nın yeni komutanı olarak görevine başladığı bu dönemde, değişikliklerin Terörle Mücadele Birimi Başkanı, Federal Polis Komutanı ile istihbarat ve ulusal güvenlik teşkilatlarındaki yöneticileri de kapsadığını sözlerine ekledi.

Bu arada Terörle Mücadele Birimi Başkanı Korgeneral Zeyd Huşi, dün Ulusal İstihbarat Teşkilatı Müsteşarı Vakkas el-Hadisi ile ortak güvenlik ve istihbarat dosyalarını görüştü.