İsrail İçişleri Bakanlığı, Filistinli ailelerin birleşimini değerlendirmeyi reddediyor

Geçtiğimiz Haziran ayı sonlarında aile birleşimi yasası tartışıldığı sırada Knesset dışındaki Filistinli aileler (AFP)
Geçtiğimiz Haziran ayı sonlarında aile birleşimi yasası tartışıldığı sırada Knesset dışındaki Filistinli aileler (AFP)
TT

İsrail İçişleri Bakanlığı, Filistinli ailelerin birleşimini değerlendirmeyi reddediyor

Geçtiğimiz Haziran ayı sonlarında aile birleşimi yasası tartışıldığı sırada Knesset dışındaki Filistinli aileler (AFP)
Geçtiğimiz Haziran ayı sonlarında aile birleşimi yasası tartışıldığı sırada Knesset dışındaki Filistinli aileler (AFP)

İsrail İçişleri Bakanlığı, İsrail parlamentosu Knesset'te ‘vatandaşlık yasasının’ reddedilmesine rağmen Filistinli ailelerin birleşimi taleplerini değerlendirmeyi reddetti.
Yasa süresinin bu ay başında dolması ardından aileler 380'den fazla başvuruda bulundu. Bireysel hakları savunan İsrail merkezli HaMoked derneği, İçişleri Bakanı’nı başvuruları işleme almak ve değerlendirmekten kaçınma talimatını iptal etmeye, nasıl sunulacağına dair yeni bir kılavuz yayınlamaya çağırdı.
Vatandaşlık ve İsrail'e Giriş Yasası sona ermiş olsa da İsrail İçişleri Bakanlığı Filistinli ailelerin birleştirilmesi taleplerini işleme koymayı hala reddediyor.
Adalah İnsan Hakları Merkezi’nin İsrail ve dünyadaki en ırkçı yasalardan biri olarak nitelendirdiği söz konusu yasa, Batı Şeria veya Gazze Şeridi kimlik kartına sahip herhangi bir Filistinlinin, İsrail'de eşiyle birlikte yaşamasını engelliyordu. Knesset'in bu ay yasayı uzatmaması üzerine süresinin dolacağı bekleniyor.
Ancak HaMoked derneği, söz konusu 380 talebin dikkate alınmadığını, zirâ İçişleri Bakanı Ayelet Şaked’ın Nüfus ve Göç İdaresi çalışanlarına Filistinlilerin Gazze Şeridi ve Batı Şeria'dan gelen taleplerini kapsamlı bir şekilde işleme almamaları yönünde talimat verdiğini belirtiyor.
Bu konudaki yargı süreçlerinde yüzlerce Filistinli aileye yardım eli uzatan HaMoked derneği, kendi deyimiyle Bakan Şaked’ın erteleme niyeti taşıyan talimatlarını eleştirdi. Merkez, hazırlanan yeni prosedürün Filistinlilerin haklarını kullanmalarını eskisinden daha zor hale getireceğinden korktuğunu da ifade etti.
HaMoked derneği, İnsan Hakları Savunucusu Hekimler (Physicians for Human Rights, PHR) ile yayınladığı ortak açıklamada, Şaked ve Nüfus ve Göç İdaresinin başkanı olarak Shlomo Mor-Yosef’u Filistinli ailelerin birleşmesi taleplerinin dikkate alınmamasına ilişkin yasal dayanağı olmayan yönergeyi yürürlükten kaldırmaya çağırdı. İki dernek, Filistinlilere tam bir şekilde yasal statü verilmesi taleplerinin ele alınmasını, bu yönde daha fazla kaynak ve insan gücü tahsis edilmesini talep etti.
Aile birleşimi ve statü yükseltme talepleri hakkında bugünlerde bir bilgilendirme belgesi yayınlayan HaMoked merkezi, İsrail'de en az iki buçuk yıl oturma iznine sahip ve işgal altındaki topraklarda yaşayan Filistinlilerin statü yükseltme hakkına sahip olduğuna dikkat çekti. HaMoked, bu yönde uygunluğu bulunan herkese İçişleri Bakanlığına kısa ve öz bir mesaj göndererek talepte bulunmalarını tavsiye etti. Mesaj formatı, merkezin Facebook sayfasında yer alıyor.
HaMoked Merkezi Genel Müdürü Jessica Montell, bu konudaki açıklamasında, “Knesset'in bu yönde bir daha yasa çıkarmayacağına, bu ayrımcı ve ırkçı yasa döneminin kapanacağına yürekten inanıyorum. Şimdi uzun yıllar ayrı kalan veya geçici izinlerle görüşen ailelere yeni bir fırsat doğdu. HaMoked, bu ailelerin aile hayatı haklarını kullanabilmeleri yönünde bu fırsattan yararlanmaları için yoğun çalışıyor” ifadelerine başvurdu.

 


Barak: ABD, Suriye’deki tüm taraflarla yakın temas hâlinde

ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barak, 22 Temmuz’da Beyrut’ta Reuters’a verdiği röportajdan bir kare (Reuters)
ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barak, 22 Temmuz’da Beyrut’ta Reuters’a verdiği röportajdan bir kare (Reuters)
TT

Barak: ABD, Suriye’deki tüm taraflarla yakın temas hâlinde

ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barak, 22 Temmuz’da Beyrut’ta Reuters’a verdiği röportajdan bir kare (Reuters)
ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barak, 22 Temmuz’da Beyrut’ta Reuters’a verdiği röportajdan bir kare (Reuters)

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barak, cuma günü yaptığı açıklamada, Şam yönetimine bağlı güçler ile Kürtlerin öncülüğündeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında yaşanan son çatışmaların ardından, Washington’un ülkedeki tüm taraflarla yakın temasını sürdürdüğünü bildirdi.

Barak, sosyal medya platformu X’te yaptığı paylaşımda, ABD’nin Suriye’de tansiyonu düşürmek, gerilimin tırmanmasını önlemek ve Suriye hükümeti ile SDG arasında yeniden müzakere sürecine dönülmesini sağlamak için 24 saat esasına göre çalıştığını ifade etti.

Kuzeydoğu Suriye’nin geniş kesimlerini kontrol eden SDG, 10 Mart’ta Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile bir anlaşma imzalamış ve buna göre sivil ve askerî tüm kurumlarını yıl sonuna kadar devlet kurumlarıyla birleştirmeyi kabul etmişti. Ancak tarafların, anlaşmanın uygulanması konusunda şu ana kadar kayda değer bir ilerleme sağlayamadığı belirtiliyor.


Tahran’a baskı büyüyor: ABD’den askeri takviye, BM’den idamları durdurun çağrısı

Tahran’a baskı büyüyor: ABD’den askeri takviye, BM’den idamları durdurun çağrısı
TT

Tahran’a baskı büyüyor: ABD’den askeri takviye, BM’den idamları durdurun çağrısı

Tahran’a baskı büyüyor: ABD’den askeri takviye, BM’den idamları durdurun çağrısı

Amerika Birleşik Devletleri, İran’a yönelik tehditlerin ardından Ortadoğu’daki askerî varlığını güçlendirdi. Şarku’l Avsat’ın ABD medyasından aktardığı haberlere göre, Güney Çin Denizi’nde bulunan USS Abraham Lincoln uçak gemisi ile ona eşlik eden çok sayıda savaş gemisi bölgeye doğru hareket ediyor.

Birleşmiş Milletler, İran’a protestolara katılanlara yönelik planlanan tüm idamları durdurma çağrısında bulunarak, protestolar sırasında yaşanan tüm ölümlerin bağımsız ve şeffaf biçimde soruşturulmasını istedi.

İsviçre, Bern’deki İran Büyükelçisi’ni Dışişleri’ne çağırarak, İran güvenlik güçlerinin uyguladığı şiddetten duyduğu derin endişeyi dile getirdi ve idam cezasına kesin olarak karşı olduğunu vurguladı.

Yeni Zelanda ise İran’ın başkenti Tahran’daki büyükelçiliğini geçici olarak kapattığını, konsolosluk faaliyetlerini Türkiye’nin başkenti Ankara’ya taşıdığını açıkladı.


Bir ABD yetkilisi İran'ı uyardı: Trump "eylem adamı"

Amerika Birleşik Devletleri'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz, dün BM Genel Merkezi'nde İran'daki durumla ilgili düzenlenen BM Güvenlik Konseyi toplantısında konuşuyor (AFP).
Amerika Birleşik Devletleri'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz, dün BM Genel Merkezi'nde İran'daki durumla ilgili düzenlenen BM Güvenlik Konseyi toplantısında konuşuyor (AFP).
TT

Bir ABD yetkilisi İran'ı uyardı: Trump "eylem adamı"

Amerika Birleşik Devletleri'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz, dün BM Genel Merkezi'nde İran'daki durumla ilgili düzenlenen BM Güvenlik Konseyi toplantısında konuşuyor (AFP).
Amerika Birleşik Devletleri'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz, dün BM Genel Merkezi'nde İran'daki durumla ilgili düzenlenen BM Güvenlik Konseyi toplantısında konuşuyor (AFP).

ABD'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz, dün ABD'nin çağrısıyla düzenlenen BM Güvenlik Konseyi acil toplantısında, “İran halkı, İslam Cumhuriyeti'nin acımasız tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir şekilde özgürlüğünü talep ediyor” ifadelerini kullandı.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre Waltz, ABD'nin mesajının açık olduğunu belirterek, “Başkan Donald J. Trump ve Amerika Birleşik Devletleri, İran'ın cesur halkının yanındadır” dedi.

Waltz sözlerine şöyle devam etti: “Başkan Trump, Birleşmiş Milletler'de gördüğümüz gibi bitmek bilmeyen görüşmeler yapan biri değil, eylem adamıdır. Katliamı durdurmak için tüm seçeneklerin masada olduğunu açıkça belirtti ve bunu İran rejiminin liderliğinden daha iyi bilen kimse yok.”

Waltz, protestoların “yabancı bir komplo” ve askeri harekatın öncüsü olduğu yönündeki İran'ın iddialarını reddederek, “Dünyadaki herkes, rejimin her zamankinden daha zayıf olduğunu ve bu yüzden İran halkının sokaklardaki gücünden dolayı bu yalanı yaydığını bilmeli” şeklinde konuştu.

Waltz, “Onlar korkuyorlar. Kendi halklarından korkuyorlar” ifadesini kullandı.