Cezayir, Libya’da uzlaşı için hakem olabilir mi?

Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun, ülkesinin Libya krizine siyasi bir çözümün getirilmesini desteklemek için tüm taraflar arasında uzlaşı toplantıları düzenlemeye hazır olduğunu ifade etmişti

Libya konulu İkinci Berlin Konferansı’na katılanlar, Cezayir’in ulusal uzlaşı alanındaki deneyimlerini Libya ile paylaşma arzusunu övdü (Radio Algerie)
Libya konulu İkinci Berlin Konferansı’na katılanlar, Cezayir’in ulusal uzlaşı alanındaki deneyimlerini Libya ile paylaşma arzusunu övdü (Radio Algerie)
TT

Cezayir, Libya’da uzlaşı için hakem olabilir mi?

Libya konulu İkinci Berlin Konferansı’na katılanlar, Cezayir’in ulusal uzlaşı alanındaki deneyimlerini Libya ile paylaşma arzusunu övdü (Radio Algerie)
Libya konulu İkinci Berlin Konferansı’na katılanlar, Cezayir’in ulusal uzlaşı alanındaki deneyimlerini Libya ile paylaşma arzusunu övdü (Radio Algerie)

Ali Yahi (Muhabir)
Cezayir’in, Libya’daki taraflar arasında uzlaşıyı tesis edip edemeyeceğiyle ilgili tartışmalar devam ederken veriler, iki kardeş ülke arasındaki yabancılaşmanın, silahlı çatışmaların geri dönüşü korkusunun yeniden ortaya çıkışına kadar süreceğini gösteriyor. Bu da Cezayir’in Libya ile ilgili çabalarının ne kadar işe yarayacağına dair soruları gündeme getiriyor.
Cezayir, olay yerine güçlü bir dönüş yapma arayışı ile Libyalılar arasındaki anlaşmazlıkların sona ermesi arasında, Libyalı taraflar arasındaki uzlaşı gemisine kaptanlık yapma ‘onuruna nail olmak’ için çabalamaya devam ediyor. Bu amaçla Afrika Birliği (AfB) ile iş birliği içinde Libya'daki ulusal uzlaşı projesini başarıya ulaştırmak için çalışamaya hazır olduğunu ifade etti. Cezayir Dışişleri Bakanı Ramazan Lamamra ile Birleşmiş Milletler (BM) Libya Özel Temsilcisi ve Libya Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Jan Kubis arasında yapılan son telefon görüşmesinde, Cezayir'in daha önce ülkenin 1990’lı yetkililer ve İslamcılar arasında yaşadığı ve çok sayıda kurban verilen ‘kara on yılda’ olduğu gibi Libya’daki krizi sakinleştirme, Libyalıların tokalaştığı, kucaklaştığı, affettiği ve aynı masada oturduğu deneyiminin geliştirilmesi ele alındı.
Cezayir Dışişleri Bakanlığı’ndan Lamamra-Kubis görüşmesine ilişkin yapılan açıklama, bu ayın başlarında göreve başlayan Dışişleri Bakanı Lamamra’nın kardeş Libya halkının, kardeş halkların her zaman özlemini çektiği barışı, kardeşliği, yeniden birleşmeyi ve mevcut krizden demokratik sistemi garanti altına alacak şekilde çıkma yönelimini desteklemeye ve güçlendirmeye odaklandığı, bunun da daha fazla taahhütte bulunulmasını gerektirdiği belirtildi.

Libya konulu İkinci Berlin Konferansı’nın sonuçlarından duyulan memnuniyet
Bir ay önce Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlenen Libya konulu ikinci konferansın oturum aralarında, dönemin Dışişleri Bakanı Sabri Bukadum, kardeş ülke Libya'da istikrar ve birliği sağlamak için ulusal uzlaşının tesis edilmesinin önemine odaklandı. Libya Başkanlık Konseyi'nin Ulusal Uzlaşı Komisyonu'nun kurulmasına yol açan çabalarına övgüde bulunan Bukadum, Cezayir'in Libya’daki siyasi sürecin başarısını sağlamak için hiçbir çabadan kaçınmayacağını vurguladı.
İkinci Berlin Konferansı’nın katılımcıları, Cezayir’in ulusal uzlaşı alanındaki deneyimlerini Libya ile paylaşma arzusuna övgüde bulundular. Konferansın BM ve BM Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) teslim edilen nihai bildirisinde, ‘kapsayıcı ve hak temelli ulusal uzlaşı süreçleri için bölgesel örgütlerin ve komşu ülkelerin desteğinin önemini’ vurgulayan katılımcılar, Libya Başkanlık Konseyi ve Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBG) tarafından hak temelli, kapsayıcı ve kuşatıcı bir ulusal uzlaşı süreci başlatmaya yönelik ilk adımların atılmasını teşvik ettiler.

Cumhurbaşkanı Tebbun’un Libya uzlaşısı dosyasına verdiği önem
Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun, selefi Abdulaziz Buteflika’nın engelleme girişimlerine rağmen, cumhurbaşkanlığı görevini üstlendiğinden bu yana Libya'daki uzlaşı dosyasına, büyük ilgi ve dikkate değer bir öncelik verdi. 22 Şubat 2019 hareketinin başlamasıyla ülkenin güvenliğini ve istikrarını neredeyse aşındıran siyasi gerilime sahne olan Cezayir’in iç meselelerine yönelmesi nedeniyle eli boş döndüğü Libyalılar arasında uzlaşı sağlanması meselesi ‘Yeni Cezayir’i bölgesel rolüne geri döndürecek giriş sahnesi olarak görüldü.
Öte yandan taraflardan hiç biri, Cezayir'in, sınır bölgelerinde patlak veren gerilimler çerçevesinde Libya'daki durumu sakinleştirmeyi ve kendisi için stratejik öneme sahip doğu komşusunun güvenlik ve istikrarının yeniden tesis edilmesini amaçlayan adımının samimiyetini sorgulamıyor.
Cumhurbaşkanı Tebbun, ülkesinin Libyalı taraflar arasındaki uzlaşı görüşmelerine hamilik yapmaya ve ülkelerindeki krize siyasi bir çözüm bulmalarını desteklemeye hazır olduğunu ifade etmişti. Tebbun, Libya Başkanlık Konseyi Başkan Yardımcısı Musa el-Koni ve Abdullah el-Lafi ile görüşmesinin ardından da ‘Cezayir'in kardeş Libya halkına, Libya devletinin, egemenliğini ve birliğini koruyacak şekilde yeniden inşa etmelerini sonuna kadar desteklediğini’ vurguladı.
Libya Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, Cezayir ziyareti sırasında Cezayir’in uzlaşı dosyasını destekleme ve yönetme konusundaki ustalığından ötürü Cumhurbaşkanı Tebbun'dan Libya ulusal uzlaşısına katılmasını istedi. Başbakan Dibeybe, gazetecilere yaptığı açıklamalarda, Cezayir'in son on yıldır Libya’nın iç işlerine karışmadığını ve Libya'nın Cezayir'i bir ağabey olarak gördüğünü söyledi.

“Cezayir sadece bir durumda başarabilir”
Libya Temcilsiler Meclisi (TM) Ulusal Yol Bloğu Başkanı Ali Ahmed el-Tekali, Independent Arabia’ya yaptığı açıklamada, Cezayir’in Libyalılar arasında sadece bir durumda, iki taraf arasında bir güç dengesi yaratarak uzlaşma sağlayabileceğini ve ancak o zaman uzlaşının çözüm olduğuna dair güçlü bir kanaat oluşacağını söyledi. Belirli bir tarafın uluslararası ve bölgesel güçlerden sınırsız olarak uluslararası destek aldığını öne süren Tekali, bunun da çatışmayı körükleyeceğini belirterek, “Güçlü olan taraf sorunları kendi lehine çözebileceğinden emin olduğu sürece Libya krizi yakın gelecekte sona ermeyecek” ifadelerini kullandı.
Tekali sözlerini şöyle sürdürdü:
“Güç dengesi, Cezayir’in tüm paralı askerleri Libya topraklarından çıkarma, dış müdahalelere son verme, bizi askeri çatışma noktasına getiren hırsları dizginleme ve ülkenin çıkarlarına hizmet etmeyen gündemlerin dayatılmasını engelleme çabaları ile sağlanabilir. Zira Libya’daki durum komşu ülkelerin güvenlik ve istikrarını tehdit ediyor.”

Uzlaşı zemini oluşturma
Afrika meseleleriyle ilgilenen siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler uzmanı Prof. Dr. Mebruk Kahi ise yaptığı değerlendirmede, “Libyalıların bir çözüm bulması ve krizden çıkması Cezayir’in çıkarınadır. Cezayir, her zaman yardım teklifinde bulunmuştur ve görüşleri yakınlaştırmıştır. Libya dosyasının Cezayir'in değil, BM ve AfB'nin elinde olduğunu iyi bilmeliyiz” ifadelerini kullandı. Bu açıdan bakıldığında Cezayir devleti, BM Libya Özel Temsilcisi’nin Libya'daki çabalarını desteklediği anlaşılabiliyor. Bu durum Cezayir Dışişleri Bakanı Lamamra ile BM Libya Özel Temsilcisi Kubis arasındaki son telefon görüşmesinde açıkça görülüyordu.
Prof. Kahi, Cezayir'in Libya ile siyasi, tarihi ve hatta sosyal bir bağa sahip olduğunu ve ister merhum Albay Muammer Kaddafi döneminde olsun, isterse mevcut yönetim döneminde olsun, Libyalı seçkinlerin güvenine sahip olduğu, bunun da onu Libya krizinin tüm tarafları arasında fikir birliğine varılan yer haline getirdiği yorumunda bulundu. Cezayir'in yalnızca Libyalıların uzlaşmacı bir çözüme ulaşmasına yardım etmekle kalmayıp diplomasisini Libyalıların hizmetine sunarak, gerek AfB’nin, gerek BM’nin ve hatta sivil toplum kuruluşlarının koridorlarında olsun, paralı askerlerin ve yabancı güçlerin Libya topraklarından çıkarılması için bağlayıcı kararlar alınmasına yardımcı olabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Kahi, Libyalı tarafları tek bir masada bir araya getirmenin dış müdahale nedeniyle çok zor bir çaba olduğunu, ancak Cezayir'in bir uzlaşı zemini oluşturabileceğini de sözlerine ekledi.
Prof. Dr. Kahi son olarak gerçek uzlaşıya, özellikle Kaddafi dönemini yöneten seçkinler ile mevcut bileşenler arasındaki siyasi krizden çıktıktan sonra varılabileceğinin altını çizdi.

 


Şarku'l Avsat'a konuşan bir  kaynak Gazze yönetim komitesinin bazı isimlerini açıkladı

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
TT

Şarku'l Avsat'a konuşan bir  kaynak Gazze yönetim komitesinin bazı isimlerini açıkladı

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)

Filistinli bir kaynak bugün, Gazze Şeridi'ni yönetecek teknokrat komitenin üyelerinin çoğunluğunun isimleri konusunda anlaşmaya varıldığını bildirdi.

Filistin sivil toplum sektöründe kaynak Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, 18 üyeden oluşması beklenen komitedeki isimlerin çoğunun Gazze Şeridi sakinlerinden oluştuğunu ve bunların büyük bir kısmının akademisyenler de dahil olmak üzere sivil toplum çalışmalarıyla bağlantılı iş adamları ve ekonomistler olduğunu söyledi.

Kaynak, üzerinde anlaşmaya varılan üyelerin, Gazze'den veya yurt dışından Mısır'ın başkenti Kahire'ye seyahat için hazırlık yapmaları konusunda bilgilendirildiğini ve seyahat sürecinin yarın organize bir şekilde başlayacağını belirtti.

Şarku’l Avsat'ın elde ettiği isimler arasında şunlar yer alıyor: Daha önce Filistin Yönetimi Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarlığı görevini yürüten Ali Şati; Tarım Yardım Derneği Direktörü ve sivil toplum aktivisti Abdul Kerim Aşur; Tıbbi Yardım Derneği Direktörü Aed Yaghi; Gazze Ticaret Odası Direktörü Aed Ebu Ramazan; Filistin Üniversitesi Rektörü Cebr el-Daur; mühendislik danışmanı Beşir el-Reis; Gazze Şeridi Filistin Telekomünikasyon Direktörü Ömer Şamali; Refah Belediyesi'nde mühendis ve danışman olan Ali Berhum; ve Avukat Hana Terzi.”

Kaynak, bu kişilerin isimleri konusunda geniş bir mutabakat olduğunu, ancak İsrail'in bunları onaylayıp onaylamadığının henüz bilinmediğini ifade etti.

Kaynak, bu isimlerden herhangi biriyle ilgili bir anlaşmazlık çıkması durumunda listede değişiklikler yapılabileceğini belirtti.

Mısır, Gazze Şeridi'ni geçici olarak yönetecek teknokrat komitenin kurulmasını hızlandırmak amacıyla tüm Filistinli taraflarla, arabulucularla, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail ile yoğun temaslar yürütüyor ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas hükümetiyle de iletişim halinde olacak.

Hamas ise komitenin resmen kurulmasının ardından Gazze Şeridi'ndeki iktidarı komiteye devretmeye hazırlanıyor.


Irak, İsrail'in çıkarlarına saldırmakla suçlanan suç şebekesini çökertti

Irak güvenlik güçleri mensupları (AFP - Arşiv)
Irak güvenlik güçleri mensupları (AFP - Arşiv)
TT

Irak, İsrail'in çıkarlarına saldırmakla suçlanan suç şebekesini çökertti

Irak güvenlik güçleri mensupları (AFP - Arşiv)
Irak güvenlik güçleri mensupları (AFP - Arşiv)

Fransız Haber Ajansı AFP salı akşamı Iraklı yetkililerin, İran'ın emriyle Avrupa’da İsrail'in çıkarlarına yönelik saldırılar da dahil olmak üzere çeşitli suç eylemlerinde bulunmakla suçlanan İsveç merkezli Foxrot Ağı’nın ‘liderlerinin’ tutuklandığını duyurduğunu aktardı.

Irak Ulusal İstihbarat Servisi (INIS) tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“INIS, doğru istihbarat ve iç ve dış takip operasyonlarına dayanarak, Ulusal Uluslararası Adli İşbirliği Merkezi ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) Süleymaniye kentinde güvenlik yetkilileriyle koordineli olarak, yerel ve uluslararası tutuklama emirleri bulunan ve Foxrot Ağı’nın suç liderlerini tutuklamayı başardı.”

INIS, “Foxrot Ağı, Irak topraklarını suç faaliyetleri için üs olarak kullanmaya çalıştığından, tutuklamalar birçok ilde eş zamanlı olarak gerçekleştirildi” diye ekledi.

Öte yandan Avrupa Polis Teşkilatı (Europol) pazartesi günü yaptığı açıklamada ‘ana şüphelilerden biri Irak'ta tutuklandı. İsveç polisi ile Irak kolluk kuvvetleri arasında uzun süreli iş birliği sonucunda’ tutuklandığını duyurdu.

Europol, tutuklanan kişinin ‘Avrupa Birliği'nin (AB) arananlar listesinde yer alan ve yurt dışından İsveç'i hedef alan ciddi şiddet eylemlerinin başlıca organizatörlerinden biri olduğundan şüphelenilen 21 yaşındaki bir İsveç vatandaşı’ olduğunu açıkladı.

Açıklamada, Foxrot Ağı ile bağlantılı olduğu ve küçüklerin örgüte katılmasının sağlanması ve kullanılması da dahil olmak üzere, hizmet olarak şiddet eylemlerinin koordinasyonunda merkezi bir rol oynadığına inanıldığı belirtildi.

Bu operasyon sırasında, aynı ağla bağlantılı ve İsveç adli makamları tarafından çeşitli ağır suçlardan aranan başka bir kişinin de tutuklandığını ekledi.

Washington, geçtiğimiz mart ayında İran rejiminin bu ağı kullanarak 2024 yılının ocak ayında Stockholm'deki İsrail büyükelçiliği de dahil olmak üzere Avrupa'daki İsrail ve Yahudi hedeflerine saldırılar düzenlediğini belirterek Foxrot Ağı’na yaptırımlar uyguladı. Ağın lideri Rawa Majid'e de yaptırımlar uygulandı.

Majid'in ‘özellikle İran İstihbarat ve Ulusal Güvenlik Bakanlığı ile iş birliği yaptığı’ belirtildi. Ertesi ay, İngiltere de Foxrot Ağı ve liderlerine yaptırım uyguladı.

Foxrot Ağı, silah ve uyuşturucu kaçakçılığına karışmakla ve özellikle silahlı saldırılar düzenleyerek ve para karşılığı cinayetler işleyerek Kuzey Avrupa'da şiddetin tırmanmasına neden olmakla suçlanıyor.


Hizbullah'ın mali krizi derinleşti ve destekçilerine savaş tazminatı ödemeleri durdu

Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)
Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)
TT

Hizbullah'ın mali krizi derinleşti ve destekçilerine savaş tazminatı ödemeleri durdu

Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)
Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)

Hizbullah'ın mali krizi daha da kötüleşti ve bu durum, İsrail'in Lübnan'a yönelik son savaşında evlerini kaybeden destekçilerini etkiledi.

Beyrut'un güney banliyölerinde yaşayanlara, "tazminat ödemelerinin ne zaman yapılacağına dair henüz kesin bir tarih belirlenmediği" ve "ödeme hazır olduğunda telefonla bilgilendirilecekleri" ifade edildi.

Hizbullah, evlerini kaybeden 51 bin aileye konaklama yardımı ödemek zorundadır.  Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu yardımın yıllık tutarı güney ve Bekaa Vadisi'ndeki evler için 3 bin 600 dolar, banliyölerdeki evler için ise 4 bin 800 dolar arasında değişmektedir.

Sakinler, partinin geçen yılki ev onarım ödemelerini bozan “kaos” ve ‘kayırmacılık’ konusunda iç soruşturma yürüttüğünü bildirirken, Hizbullah'a karşı olan kaynaklar, bu yıl tazminat ödemelerinin gecikmesini “partinin karşı karşıya olduğu mali krize” bağladı.