Suriye: Dera’da şiddetli çatışmalar yaşanıyor

Suriye'nin güneyinde rejim güçleri ile muhalifler arasında şiddetli çatışmalar yaşandı. Rejime bağlı 4. Zırhlı Tümen, Dera el-Beled’i bombalarken muhalif gruplar 25 rejim unsurunu esir aldı.

Suriye rejim güçleri tarafından dün Dera kırsalındaki Yadude beldesindeki bir ev bombalandı. (Nabaa Media)
Suriye rejim güçleri tarafından dün Dera kırsalındaki Yadude beldesindeki bir ev bombalandı. (Nabaa Media)
TT

Suriye: Dera’da şiddetli çatışmalar yaşanıyor

Suriye rejim güçleri tarafından dün Dera kırsalındaki Yadude beldesindeki bir ev bombalandı. (Nabaa Media)
Suriye rejim güçleri tarafından dün Dera kırsalındaki Yadude beldesindeki bir ev bombalandı. (Nabaa Media)

Suriye'de geçtiğimiz günlerde Rusya'nın arabuluculuğunda yürütülen müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından, ülkenin güneyindeki Dera’nın el-Beled bölgesinde rejim güçleri ile muhalif gruplar arasında gerginlik artarak gerçek bir savaşa dönüştü. Dera’da dün çıkan şiddetli çatışmalarda rejim güçleri ve rejime bağlı güvenlik güçlerinden 25'ten fazla unsurun öldürüldüğü veya esir alındığı bildirildi.
Öte yandan Ürdün hükümeti, Suriye ile arasındaki iki kapıdan biri olan Cabir-Nasib Sınır Kapısı’nın yeni tip koronavirüs (Kovid-19) pandemisinin etkileri nedeniyle alınan önlemler çerçevesinde yaklaşık bir yıldır sınırlı bir şekilde çalışmasının ardından Pazar gününden itibaren yeniden faaliyete geçeceğini duyurdu.
Ürdün İçişleri Bakanı Mazin el-Farraye yaptığı açıklamada, "Suriye tarafı ile tam saha düzenlemeleri yapıldıktan sonra, 1 Ağustos Pazar sabahı Cabir Sınır Kapısı tamamen açılacak" dedi.
Muhalif gruplar 2011'in sonundan bu yana Dera el-Beled mahallelerini kontrol ediyor. Hükümet güçleri birçok kez bölgeye saldırdı, ancak bölgeyi ele geçirmede başarısız oldu. Muhalif gruplar ise hükümet tarafından kontrol edilen el-Mahatta mahallesinden geri çekildiler. Muhalif gruplar, hükümet güçlerinin 2018 ortalarında ilerlemesi ve Dera'nın çoğu bölgesinin kontrolünü hükümet güçleri bölgeye girmeden ele geçirmesinin ardından rejimle bir anlaşmaya vardı.
Dera'daki yerel kaynaklar, Beşşar Esed'in kardeşi Mahir Esed komutasındaki 4. Tümen askerleri ve 9. Tümen'in Perşembe günü erken saatlerden itibaren Dera el-Beled bölgesine en-Nahle, Kassad ve el-Kubbe olmak üzere üç noktadan saldırmaya çalıştığını bildirdi. Ayrıca, saldırılara bölge halkının karşılık vermesiyle şiddetli çatışmaların yaşandığı belirtildi. 
Dera el-Beled bölgesi, es-Sed Yolu ve Dera Kampı, Suriye rejim güçlerinin bu bölgelere askeri bir saldırı başlatma hazırlığı çerçevesinde roketatar, top ve tanklarla yoğun bir bombardımana maruz kaldı. Saldırılarda bölge halkından iki kişi hayatını kaybederken, diğerleri ise yaralandı.
4.Tümen askerleri, Dera el-Beled'in doğusundaki el-Kubbe noktasından ilerlemeye çalışırken bazı unsurlarını kaybetti. Bölge halkı saldırılara karşılık verirken, havan ve top mermileriyle yoğun bombardımana maruz kaldı.
Kaynaklar, bölgedeki silahlı grupların Suriye rejim güçlerinin Dera el-Beled kentine yönelik saldırısına cevaben Dera'nın doğu ve batı kırsalında Suriye rejimine ait çok sayıda kontrol noktalarına ve askeri noktalara saldırdığını bildirdi. Dera’nın doğu kırsalındaki Sayda beldesi bölge halkı, askeri güvenlik birimine bağlı bir askeri müfrezeyi ele geçirirken, Sayda Köprüsü’nü de kapattı. Ayrıca Sayda’daki diğer kontrol noktasında ve askeri noktalarda bulunan Suriye rejim güçlerinden 25 unsuru esir aldı. Yerel gruplar aynı zamanda, Dera'nın doğu kırsalındaki el-Hirak, el-Meliha ve Umm el-Meyazin beldelerinde Suriye rejim güçlerine ait bir kontrol noktasını da ele geçirerek tüm unsurları esir aldı ve tanklara ve silahlara el koydu. Yerel savaşçılar, Dera'nın doğusundaki et-Tayba beldesinde askeri güvenlik birimine bağlı bir askeri müfrezeyi hedef alırken, aynı zamanda Dera'nın batısındaki Yadude ve Mizyrib arasında yer alan, 4.Tümen’in konuşlandığı Sulama Bakanlığı binasına ve  Zeyzun askeri üssüne şiddetli bir saldırı başlattı. Bununla birlikte, rejim güçleri Tafas ve Yadude bölgelerindeki yerleşim mahallelerini havan mermileriyle hedef alırken, silahlı gruplar ise eş zamanlı olarak Dera'nın batı kırsalındaki Yermuk Havzası bölgesindeki Tsil, Saham el-Golan, Bekkar ve Şecere beldelerindeki rejim güçlerine ait kontrol noktalarını ele geçirdi. Ayrıca Dera'nın çoğu bölgesindeki anayollar kapatıldı. Bölge gerilime ve büyük bir seferberliğe tanık oldu. Yerel savaşçılar yayınladıkları videolarla Dera el-Beled kentinde olanlarla dayanışma çerçevesinde, Dera'daki tüm yerleşim bölgelerinde bulunan Suriye rejimi noktalarının ve kontrol noktalarının hedef alındığını duyurdu.
Kaynaklar, Dera'nın doğu kırsalında bir grup savaşçının, Suriye ile Ürdün arasındaki Nasib sınır kapısına 10 km uzaklıktaki Şam-Dera uluslararası karayolunu Şam'dan Dera'ya gelen rejime bağlı askeri gruplara kapattığını belirtti. Yerel gruplar bir videoda Suriye rejiminin 70 üyesini esir aldıklarını ve bir sonraki aşamanın ise Dera el-Beled şehrine girmek olduğunu söylerken, yerleşim bölgelerinin bombalanması sonucu Yadude ve Tafas beldelerinden çok sayıda kişi öldü ve yaralandı. Bu bölgeler insan göçüne tanık olurken, Dera'nın batı kırsalındaki Tafas kentinden, eski lider Muaz ez-Zoubi'nin de aralarında bulunduğu üç kişi, 4.Tümen kuvvetlerinin konuşlandığı Sulama Bakanlığı binasına düzenlenen saldırıya katıldıkları sırada öldürüldü. Zoubi, Dera'nın batısındaki yerel grupların önde gelen liderlerinden biri olarak kabul ediliyordu. Ayrıca 4. Tümen tarafından 5 diğer lider ile birlikte Suriye’nin kuzeyine sürgün edilmeleri talep edilmişti.
Dera'daki Uzlaşı Merkezi’ne (Deralı Merkezi Komite) yakın kaynaklara göre bu tırmanış, Çarşamba gecesi geç saatlere kadar devam eden müzakerelerin başarısız olmasının ardından yaşandı. Görüşmede, 4.Tümen’in ve Suriye rejiminden komutanların Dera el-Beled mahallelerinde güvenlik kontrol noktaları ve müfrezeler konuşlandırma konusundaki uzlaşmazlığı ve 4. Tümen kuvvetlerinin şehrin güneydoğu bölgesinde ve Dera el-Beled'deki Sicne mahallesinde konuşlandırılması sonucu müzakereler başarısız oldu.
Dera'nın doğu ve batı kırsalını temsil eden Deralı Merkezi Komite ile 5’inci Kolordu komutanları Çarşamba günü Dera şehrinde bir toplantı yaptılar ve şehre giren tüm Suriye rejim güçlerinin geri çekilmesi konusunda anlaştılar. Ayrıca, kentte askeri noktalar kurulmasını reddettiler ve rejimin bu konuda ısrar etmesi halinde sadece 3 askeri noktayı kabul edeceklerini ve bu noktalarında bölge halkından oluşan 5’inci Kolordu üyeleri tarafından denetleneceğini şart koştular. Aynı zamanda rejim güçlerinden 2018'de imzalanan uzlaşma anlaşmasına bağlı kalmalarını talep ettiler.
Rejime bağlı Güvenlik Komitesi, 28 Temmuz 2021 Çarşamba gecesi yaptığı toplantının ardından Rusya destekli 5’inci Kolordu ile Havran'daki Merkezi Komite’nin taleplerini reddetti. Komite’nin talepleri açıktı. Komite, Dera el-Beled, es-Sed Yolu bölgesi ve yaklaşık 50 bin kişilik kamplardaki tüm halkın Ürdün veya Suriye'nin kuzeyindeki güvenli bölgelere taşınmasını talep etti. Aynı zamanda, dün (Perşembe) yaşandığı üzere, talepleri reddedilirse bölgede savaş seçeneğine yöneleceklerini ifade etti. 
Özel kaynaklar, Rusya destekli 5’inci Kolordu'ya bağlı 8’inci Tugay’ın, Dera'da bulunan rejime bağlı Güvenlik ve Askeri Komite ile Dera el-Beled’de askeri eylemlerin tamamen durdurulmasına yönelik ilk aşama olarak Rusya’nın da güvencesiyle Dera'da ateşkesin sağlanması konusunda anlaştıklarını bildirdi. 
Dera kentinden yayın yapan Nabaa Media, Lübnan Hizbullahı tarafından desteklenen Arap Milliyetçi Muhafızları’ndan savaşan grupların, güney ekseninden Dera şehrine yönelik saldırılarda 4. Tümen ile birlikte savaştığını söyledi. Ayrıca, bu grubun savaşçılarının Dera el-Beled şehrinin çevresindeki görüntülerini yayınladı.
Şarku’l Avsat’ın Daraa 24 internet sitesinde yer alan haberden aktardığına göre Dera kentindeki birçok bölgede güvenlik endişesinin arttığı ve bölgedeki grupların Suriye rejimine bağlı birçok kontrol noktasını ve güvenlik ve askeri noktalarını kontrol altına aldığı bildirildi. Bu  durumun, dün sabah Dera el-Beled bölgesinin ve yerleşim bölgelerinin bombalanması ve ölüm ve yaralanmalarla sonuçlanmasının ardından söz konusu askeri tırmanışa yanıt olarak geldiği bildirildi. 
Uzlaşma anlaşmasına tabi olan yerel savaşçılar, ordunun Dera el-Beled mahalleleri ve diğer bazı bölgeleri bombalama girişimini 2018'de imzalanan uzlaşma anlaşmasının ihlali olarak değerlendirdi. Bu saldırılara cevaben el-Hirak, Umm Meyazin, Nasip, Sayda, Tayba, Kihil, Nuayme, Sehve, Neva, Casem, İnhıl, Tafas, Tsil, Şecere, Tel Şihab, Yadude, Mizyrib, el-Acemi ve diğer birçok bölgedeki yerel gruplar seferberlik ilan etti.
Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (IFJ), Dera'daki 11 gazetecinin akıbetiyle ilgili endişelerin olduğunu belirterek, gazetecilerin ve ailelerinin güvenliğinin sağlanması çağrısında bulundu.



İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyindeki ve Bekaa Vadisi'ndeki yedi köy için tahliye emri verdi

İsrail'in bugün Güney Lübnan'a düzenlediği bombardımanın ardından dumanlar yükseliyor (Reuters)
İsrail'in bugün Güney Lübnan'a düzenlediği bombardımanın ardından dumanlar yükseliyor (Reuters)
TT

İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyindeki ve Bekaa Vadisi'ndeki yedi köy için tahliye emri verdi

İsrail'in bugün Güney Lübnan'a düzenlediği bombardımanın ardından dumanlar yükseliyor (Reuters)
İsrail'in bugün Güney Lübnan'a düzenlediği bombardımanın ardından dumanlar yükseliyor (Reuters)

İsrail ordusu bugün, Güney Lübnan ve Bekaa bölgesindeki yedi köy için tahliye emri yayımladı. Ordu bu kararın, Hizbullah'ın taraflar arasında yürürlükte olan ateşkesi ihlal ettiği iddialarına verilecek yanıt kapsamında alındığını belirtti.

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, Güney Lübnan ve Bekaa'da bulunan Mifdun, Şukin, Zebdin, Cedide Ensar, Zerrariye, Mezraat Kevseriyet er-Riz ve Meşgara köylerinin tahliye edilmesi çağrısında bulundu.

Adraee, bir başka paylaşımında ise “Terör örgütü Hizbullah'ın ateşkes anlaşmasını ihlal etmesi nedeniyle İsrail Savunma Kuvvetleri ona karşı güçlü şekilde harekete geçmek zorunda kalmıştır” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Hizbullah, bugün Kuzey İsrail'de Lübnan sınırına yakın Kiryat Shmona kasabasına roket saldırısı düzenlediğini açıkladı. Saldırı, İsrail ordusunun Lübnan içlerine yönelik kara operasyonları ve hava saldırılarını genişlettiği bir dönemde gerçekleşti.

Hizbullah ayrıca bir Demir Kubbe bataryasını, bir askeri Hummer aracını ve iki ayrı İsrail askerî araç ve personel grubunu hedef aldığını duyurdu. Örgütün açıklamalarına göre, dün öğleden sonra ve gece saatlerinde Ras en-Nakura bölgesindeki Demir Kubbe sistemi “Ebabil” tipi kamikaze insansız hava araçlarıyla vuruldu.

Açıklamada ayrıca, Nakura'da bulunan İsrail ordusuna ait bir Hummer aracının yine “Ebabil” tipi İHA ile hedef alındığı, Reşaf ve el-Beyyada bölgelerindeki iki İsrail askerî araç ve personel grubuna ise roket saldırıları düzenlendiği belirtildi.

Şarku’l Avsat’ın Lübnan Sağlık Bakanlığı’ndan aktardığına göre dün Sur kentinde düzenlenen saldırılarda bir sağlık görevlisi dahil 11 kişinin hayatını kaybettiği, 8 kişi de yaralandı.


Burhan: İsyanı bastırmak ve Darfur’u geri almak için kararlı adımlarla ilerliyoruz

(foto altı) Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan (AFP)
(foto altı) Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan (AFP)
TT

Burhan: İsyanı bastırmak ve Darfur’u geri almak için kararlı adımlarla ilerliyoruz

(foto altı) Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan (AFP)
(foto altı) Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan, Hızlı Destek Kuvvetleri’ne (HDK) yönelik söylemini sertleştirerek Sudan ordusunun ‘isyan’ olarak nitelediği hareketi ortadan kaldırmak, çatışmaları nihai olarak sona erdirmek ve Darfur’u geri almak için hızlı ve kararlı adımlarla ilerlediğini söyledi.

Perşembe akşamı başkent Hartum’daki Genelkurmay Karargâhı’nda üst düzey ordu komutanlarına hitap eden Burhan, Sudan'ın çatışmayı askerî yollarla sonuçlandırma yönünde istikrarlı biçimde ilerlediğini belirtti. Burhan, Sudan ordusunun HDK’nın ya da ona destek veren ve ‘isyan bayrağını’ taşıyan herhangi bir tarafın Sudan sahnesine yeniden dönmesine izin vermeyeceğini vurguladı.

Burhan, bazı medya organlarında çatışmanın tarafları arasında Bahreyn veya Ruanda’da uzlaşı ya da mutabakat sağlandığı yönünde yer alan haberleri kesin bir dille yalanlayarak, söz konusu iddiaların hiçbir dayanağının bulunmadığını söyledi. Manama veya Kigali’de görüşmeler yapıldığı yönündeki haberlerin ‘yalnızca söylentiden ibaret’ olduğunu ifade eden Burhan, “Bu tür herhangi bir adım atılması hâlinde, ilgili devlet kurumları tarafından resmî olarak duyurulacaktır” dedi.

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan, Hartum’daki komuta merkezinde üst düzey ordu komutanlarıyla bir araya geldi. (Sudan Egemenlik Konseyi Basın Ofisi)Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan, Hartum’daki komuta merkezinde üst düzey ordu komutanlarıyla bir araya geldi. (Sudan Egemenlik Konseyi Basın Ofisi)

Burhan’ın açıklamaları, iki gün önce Sudan’da sivil ve demokratik geçiş sürecini tamamlamak amacıyla kapsamlı bir siyasi diyalog başlatılacağını duyurmasının ardından geldi. Hükümetin, ülkenin geleceğiyle ilgilenen ulusal güçlere atıfta bulunarak ‘asıl yükü taşıyan kesimlerin’ katılımıyla yürütülecek bu diyaloğun başarıya ulaşması için gerekli tüm imkânları sağlayacağını belirten Burhan, sürece destek sözü verdi.

HDK saflarından ayrılan ya da ayrılmak isteyen unsurlara ilişkin de konuşan Burhan, Sudan ordusu ile devlet kurumlarının geri dönmek isteyenlere açık olduğunu yineledi. Ancak askerî kurumun, suçlara karışan kişiler ile kandırılarak örgüte katılanlar arasında ayrım yaptığını vurguladı.

Herkese ayrım gözetmeksizin kapıların açıldığı yönündeki söylemlerin gerçeği yansıtmadığını ifade eden Burhan, silahlı kuvvetlerin kimlerin suç işlediğini, kimlerden gelecekte yararlanılabileceğini ve kimlerin etkisiz hâle getirilmesi ya da yargılanması gerektiğini bildiğini söyledi.

Burhan ayrıca, ülkenin ‘Cancavid unsurlarını’ kabul ettiği yönündeki iddiaları da reddederek, HDK’ye bağlı güçlere atıfta bulunan bu söylemin ‘ne gerçekleştiğini ne de gelecekte gerçekleşeceğini’ belirtti. Mevcut siyasi açılımın yalnızca Sudan ordusuna veya Sudan devletine karşı düşmanca tutum sergilememiş siyasi güçleri kapsadığını kaydeden Burhan, orduya karşı cephe alan kesimlerin, tutumlarını değiştirmedikleri ve askerî kuruma desteklerini ilan etmedikleri sürece gelecekteki herhangi bir siyasi düzenlemede yer bulamayacağını ifade etti.

Burhan, ordunun Sudan halkının beklentilerini gerçekleştirmek amacıyla ülke içindeki siyasi ve sivil güçlerle iş birliğini sürdürmeye devam edeceğini sözlerine ekledi.

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan, planlama işlerinden sorumlu yardımcısı Şemseddin Kabaşi’yi karşıladı. (Sudan Egemenlik Konseyi Basın Ofisi)Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan, planlama işlerinden sorumlu yardımcısı Şemseddin Kabaşi’yi karşıladı. (Sudan Egemenlik Konseyi Basın Ofisi)

Burhan daha önce yaptığı açıklamada da, devlete katılmak ve HDK’ye karşı saf tutmak isteyen herkese ulusal uzlaşının kapılarının açık olduğunu belirtmiş, Sudan ordusunun ülke topraklarının tamamında kontrol yeniden sağlanıncaya kadar mücadeleyi sürdüreceğini vurgulamıştı.

Burhan, 15 Nisan 2023’te başlayan ve ‘Sudan halkına yönelik saldırı günü’ olarak nitelendirdiği askerî operasyonların, HDK’nin kontrol altına aldığı tüm bölgeler geri alınana ve ‘paralı askerler ile isyancıların’ varlığı sona erdirilene kadar devam edeceğini söyledi. Darfur bölgesinde ordu saflarında savaşan grupların bulunduğunu da belirten Burhan, bölgedeki çatışmaların kapsamının genişletileceği ve Darfur’un yeniden kontrol altına alınacağı zamanın geleceğini ifade etti.

Burhan, Sudan ordusunun savaştan çıkış sürecini daha yüksek kabiliyete sahip, daha gelişmiş bir organizasyon yapısıyla donatılmış ve geçmişe kıyasla daha ileri teknolojiye sahip modern bir ordu inşa ederek yönettiğini söyledi.

Silahlı kuvvetlerin askerî kapasitesinin hızlı bir gelişim gösterdiğini kaydeden Burhan, çatışmaların sürmesiyle birlikte savaşçıların moral ve motivasyonunun da güçlendiğini belirtti. Burhan, ordunun ‘Onur Savaşı’ olarak adlandırdığı mücadeleyi sonuçlandırma hedefi doğrultusunda operasyonlarını sürdürdüğünü ifade etti.

Toplantıya, ordu komutan yardımcıları Şemseddin Kebaşi ve Yasir el-Ata’nın yanı sıra üst düzey askerî komuta kademesinden çok sayıda subay katıldı.

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan, Sudan Ordusu Komutan Yardımcısı Yasir el-Ata ile el sıkışırken (Sudan Egemenlik Konseyi Basın Ofisi – Facebook)Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan, Sudan Ordusu Komutan Yardımcısı Yasir el-Ata ile el sıkışırken (Sudan Egemenlik Konseyi Basın Ofisi – Facebook)

Sahadaki eş zamanlı gelişmeler kapsamında, Kuzey Kordofan eyaletindeki yerleşim birimlerini hedef alan ve HDK’ye atfedilen saldırılarda en az 28 sivil hayatını kaybetti, onlarca kişi de yaralandı.

Sudan Doktorlar Ağı, Facebook üzerinden yayımladığı açıklamada, HDK’ye bağlı bir birliğin Kurban Bayramı’nın ikinci gününde Ümm Saadun ve el-Merra bölgelerine saldırı düzenlediğini, saldırılarda 28 sivilin yaşamını yitirdiğini ve onlarca kişinin yaralandığını duyurdu.

Ağ, hedef alınan bölgelerde herhangi bir askerî unsurun bulunmadığını belirterek, köyler ile sivil yerleşim alanlarının hedef alınmasının ve silahsız sivillerin öldürülmesinin uluslararası insancıl hukukun açık bir ihlali olduğunu vurguladı.

Öte yandan, Sumud İttifakı çatısı altında yer alan en önemli siyasi oluşumlardan biri olan Ulusal Ümmet Partisi, HDK’nin Kuzey Kordofan bölgesindeki Bara yerel yönetimine bağlı alanların çevresinde düzenlediği tekrarlanan saldırıları kınadı.

Parti tarafından yayımlanan açıklamada, Sudan’da devam eden savaş sırasında Kordofan bölgesinde sivillere yönelik saldırıların artmasının, söz konusu ihlallerden HDK komutanlığını doğrudan sorumlu kıldığı belirtildi.

Açıklamada ayrıca, HDK’nin nüfusun yoğun olduğu şehir ve köylerde konuşlanmayı sürdürmesinin hiçbir gerekçesinin bulunmadığı ifade edilerek, bunun sivillerin hayatını ciddi risk altına soktuğu, aynı zamanda daha fazla güvenlik ve insani ihlalin yaşanmasına zemin hazırladığı kaydedildi.


İsrail, güney Lübnan'ı izole etmek için "sarı çizgiyi" aştı

Lübnan'ın güneyinde İsrail hava saldırısında hayatını kaybeden oğlunun cenaze töreninde, bir Lübnanlı kadın oğlunun tabutuna sarılıyor (AFP)
Lübnan'ın güneyinde İsrail hava saldırısında hayatını kaybeden oğlunun cenaze töreninde, bir Lübnanlı kadın oğlunun tabutuna sarılıyor (AFP)
TT

İsrail, güney Lübnan'ı izole etmek için "sarı çizgiyi" aştı

Lübnan'ın güneyinde İsrail hava saldırısında hayatını kaybeden oğlunun cenaze töreninde, bir Lübnanlı kadın oğlunun tabutuna sarılıyor (AFP)
Lübnan'ın güneyinde İsrail hava saldırısında hayatını kaybeden oğlunun cenaze töreninde, bir Lübnanlı kadın oğlunun tabutuna sarılıyor (AFP)

İsrail ordusu, dün Güney Lübnan’daki ilerleme alanları için belirlediği “sarı çizgiyi” aşarak, işgal ettiği bölgeleri Lübnan’ın iç kesimlerinden izole etmeye yönelik yeni bir adım attı. Bu kapsamda, Mercayun ilçesine  bağlı stratejik öneme sahip Debbin beldesine, daha önce belirlenen hattın dışına çıkarak girdi.

Yerel kaynaklar, İsrail ordusunun bu hamleyle Blat beldesindeki Litani Nehri yatağına ulaşmayı hedeflediğini belirtti. Blat’taki vadilerin Hurdali bölgesinde nehir yatağıyla bağlantılı olduğu ifade edilirken, İsrail’in kontrolü altındaki bölgeyi tamamen kuşatarak Güney Lübnan’da işgal ettiği alanları ülkenin güney ve doğu kesimlerinden ayırmayı amaçladığı kaydedildi.

Bu gelişme, Lübnan ile İsrail arasında Washington’da başlayan güvenlik müzakereleriyle eş zamanlı olarak yaşandı. Tarafların, ABD’nin arabuluculuğunda yürütülen ve daha önce benzeri görülmemiş görüşmeler kapsamında güvenlik düzenlemelerine yönelik anlaşmaya varma konusunda ilerleme kaydettiği bildirildi. Sürecin, ABD ile İran arasında imzalanan bir mutabakat zaptıyla eş zamanlı ilerlediği belirtildi.

Öte yandan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Güney Lübnan’daki askeri operasyonların genişletildiğini ve İsrail güçlerinin Litani Nehri’ni geçtiğini açıkladı. Şarku’l Avsat’ın adindiği bilgiye göre İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, ordunun “tehdit tespit edilen her yerde” faaliyet göstereceğini ifade etti.