Şam rejiminin alternatif enerji çağrısı başkent sakinlerinde şaşkınlık yarattı

Fotoğraf (AFP)
Fotoğraf (AFP)
TT

Şam rejiminin alternatif enerji çağrısı başkent sakinlerinde şaşkınlık yarattı

Fotoğraf (AFP)
Fotoğraf (AFP)

Şam yönetiminin elektrik krizine çözüm olarak alternatif enerjiye yönelik yaptığı çağrı halihazırda boğucu bir geçim krizinden yorgun düşen Suriyelilerde omuzlarına ek yükler bineceğine dair endişeleri artırdı.
Şam sakinlerinden 65 yaşındaki Sevsen, resmi medya organlarının alternatif yenilenebilir enerji kullanımını yaymak için ne sürdüğü çözümlere yönelik endişesini dile getirdi. “Ülke iflas etmiş. Biz bitmişiz. Güneş enerjisi ekipmanı masraflarının ödemesini nasıl yapacağız?” diye sordu. Mali gücünü aştığı için alternatif enerji ekipmanları satın alamayacağını belirten Sevsen sözlerine şöyle devam etti:
“Acımasız bir şekilde vergiler toplayan hükümet elektrik ve temel hizmetleri sağlamak zorunda. Savaşın sürdüğü 10 yıl boyunca elektrik tacirlerine bataryalar karşılığında yüz binlerce lira ödedim. Alternatif enerji tacirlerine verecek bir şeyim kalmadı. Kelimenin tam anlamıyla iflas etmiş durumdayım.”
Suriye Başbakanı Hüseyin Arnus Şam kırsalındaki Adra bölgesindeki sanayi kentini ziyaretinde “Elektrik enerjisi sıkıntısı var. Elimizde alternatif enerjilerden başka bir çözüm yolu yok” açıklamasında bulunmuştu.
Arnus daha önce de devlet televizyonuna verdiği demeçte, mevcut elektrik krizinin asıl sebebinin 80 bin sanayi kuruluşunun çalışmaya dönmesi ve yerleşim bölgeleri pahasına kendilerine elektrik transferi yapılması olduğunu belirtmişti. Ayrıca Arnus’a göre kontrol noktalarının genişlemesi, şebekeler ve elektrik istasyonları üzerinde ek bir baskı oluşturuyor.
Rejimin 5 bin megavatlık üretme kapasitesi var. Ancak yalnızca 2 bin 300 megavat üretilebiliyor. Bu da bütün elektrik ihtiyacının yüzde 25’ine tekabül ediyor. Kalan miktarın üretilmesi ise gaz ve akaryakıt ithalatlarına bağlı. Yeterli miktarda gaz ve akaryakıt da bulunmuyor. Şam bunun sebebini, ABD’nin ülkenin kuzeydoğusundaki petrol kuyularını ele geçirmesine bağlıyor.
Hükümetin yaptığı değerlendirmeler, Suriyelilerin elektrikli ev aletlerini çalıştırmak ve şarj etmek için kullandıkları ve rejim kontrolündeki bölgelerde neredeyse her evde bulunan bataryalara yaptıkları harcamaların 2017 yılında 80 milyon doları aştığını gösteriyor. Bununla birlikte Halep kentinde ve bazı kırsal bölgelerde yayılan jeneratörlere yapılan harcamaların miktarı konusunda ise bir çalışma yok. Halep kentinde ve bazı kırsal bölgelerde evsel ve küçük endüstriyel kullanımlar için elektrik sağlanıyor. Bölge son zamanlarda yakıt krizinden derinden etkilendi. Böylece elektrik enerjisi elde etmek için güneş enerjisine yönelmek tek ve kaçınılmaz bir çözüm haline geldi.
Suriyeliler, özellikle de çiftçiler birkaç yıl önce güneş enerjisine bel bağlamaya başladılar. Birçok bölgede onlarca bireysel ve toplu proje başlatıldı. Ancak yüksek maliyetleri ve güneş panellerini yerleştirmek için alan gerekmesi, güneş enerjisinin özellikle aşırı kalabalık yerleşim bölgelerinde geniş çaplı bir şekilde kullanılmasını engelledi.
Doktor Hasan bundan altı ay önce, Şam'ın eteklerinde taşındığı modern binanın çatısında güneş enerjisi kullanmaya karar verdi. Gücü olanlar için bu en iyi çözümdü. Güneş enerjisi sistemi için 7 milyon Suriye lirası (yaklaşık 2 bin 300 dolar) ödeyen Hasan “Elektrik kesintisi konusunda artık endişem yok” açıklamasında bulundu. Hasan, Şam'ın merkezindeki kliniğinde de güneş enerjisi kullanmak istiyor ancak bu mümkün değil. Çünkü güneş panellerini koyacak yer yok.
Diğer yandan Şam'ın merkezindeki bir giyim mağazasının sahibi, iki katlı 200 metrekarelik mağazasında güneş enerjisi kullanmaya başladı. Bir buçuk yıl önce Şam'ın Guta'sındaki arazisini kontrol etmeye gittiğinde ve akrabasının savaştan sonra Guta’daki elektrikler gittiği için çiftliğinde güneş enerjisi kullandığını görünce böyle bir karar aldığını belirten mağaza sahibi şu açıklamada bulundu:
“Masraflı olduğu doğru ancak sorunu çözüyor: Mağazada jeneratörü uzun saatler çalıştırırdım. Jeneratör yakıt masrafı dışında çok gürültülüydü ve çıkan duman boğucuydu. İlk başta komşularla binanın çatısını kullanmama izin vermeleri konusunda sorun yaşadık. Ancak sonunda bazıları ikna oldu ve projede benimle ortaklığa gittiler. İyi ve muntazam bir aydınlatmadan sonra satışlarımda gözle görülür bir iyileşme oldu.”
Mağaza sahibi sivil yerleşim yerlerinde alternatif enerjiye geçilmesini sağlamaları, tüccar gibi davranmamaları ve halkın ve ülkenin alternatif enerji ihtiyacını fırsatçılığa dönüştürmemeleri için yetkililerin “Allah’tan korkmasını ve gereğini yapmasını” diledi.
Hükümetin yenilenebilir alternatif enerjiye yönelmesine ilişkin söylemlerin artmasıyla birlikte ekipmanlardaki dolandırıcılık vakaları da hız kazandı. Nitekim düşük özellikli paneller, yüksek özellikli olanlarla aynı fiyatlara satılıyor. Dolandırıcılar Çin ve Asya ülkelerinden ithal edilen ve yerel pazarlarda bolca bulunan batarya ve LED'ler konusundaki tecrübenin güneş panelleri konusunda olmamasından faydalanıyor.
Yerel basında çıkan haberler Suriye pazarında sunulan güneş panellerinin hemen hemen yüzde 40-50'sinin özelliklerinin bilinmediği yönünde. Yerel el-Vatan gazetesine göre söz konusu güneş panelleri ülkeye Enerji Araştırma Merkezi’nin bilgisi dışında sokuldu. Bu da güneş panellerinde kullanılmasına izin verilen teknik özelliklerin belirlenmesi için Enerji Araştırma Merkezi'ne gösterilinceye dek güneş panellerinin ithalatına izin verilmemesi konusunda Ekonomi ve Dış Ticaret Bakanlığı ile üzerinde uzlaşılan mekanizmaya aykırı. Gazete bu güneş panellerinin ya kaçak yollardan ya da Enerji Araştırma Merkezi’ne gösterilmeden ithalatına izin verilmesi sonucunda ülkeye girdiği tahmininde bulundu.



Avn ve Selam, Lübnan’ın İsrail ile doğrudan müzakereye hazır olup olmadığını görüştü

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn (Reuters)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn (Reuters)
TT

Avn ve Selam, Lübnan’ın İsrail ile doğrudan müzakereye hazır olup olmadığını görüştü

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn (Reuters)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn (Reuters)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile Başbakan Nevvaf Selam bugün yaptıkları görüşmede, Lübnan’ın İsrail ile doğrudan müzakerelere hazır olup olmadığını ele aldı. Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre görüşme, ülkenin güneyine yerinden edilenlerin akınının sürdüğü ve Hizbullah ile İsrail arasında ikinci gününe giren ateşkes süreciyle eş zamanlı gerçekleşti.

Açıklamada, Avn ve Selam’ın ‘ateşkes sonrası aşamaya ve bunun kalıcı hale getirilmesine yönelik çabalara dair değerlendirme’ yaptığı, ayrıca İsrail ile yapılması beklenen müzakereler için ‘Lübnan’ın hazırlık durumunu’ ele aldığı belirtildi.

Görüşme, Avn’ın bir gün önce Lübnan halkına ve adını anmadan Hizbullah’a hitaben yaptığı sert tonlu konuşmanın ardından geldi. Avn konuşmasında, Lübnan’ın İsrail ile ‘kalıcı anlaşmalar’ hedefiyle yeni bir aşamanın eşiğinde olduğunu ifade ederken, doğrudan müzakerelerin ‘taviz’ anlamına gelmediğini vurguladı.

Hizbullah ile İsrail arasında, ABD Başkanı Donald Trump tarafından ilan edilen 10 günlük ateşkes kapsamında, perşembeyi cumaya bağlayan gece yarısından itibaren kırılgan bir ateşkes yürürlükte bulunuyor. 2 Mart’ta başlayan çatışmalarda yaklaşık 2 bin 300 kişi hayatını kaybederken, özellikle Lübnan’ın güneyi ve Beyrut’un güney banliyölerinden olmak üzere 1 milyondan fazla kişi yerinden edildi.

Hizbullah ve destekçileri, İsrail ile doğrudan müzakerelere karşı çıkmayı sürdürürken, daha önce de 2024 savaşı sonrasında Lübnan hükümetinin örgütün silahsızlandırılmasına yönelik kararını reddetmişti.

Öte yandan Hizbullah Siyasi Konseyi Başkan Yardımcısı Mahmud Kamati Al Jadeed TV’ye verdiği demeçte, “Cumhurbaşkanı’nın sözleri şok ediciydi” ifadesini kullanarak, konuşmada İran’a teşekkür edilmemesini eleştirdi. İran, Lübnan’daki ateşkesin Washington ile varılan ateşkes mutabakatının ‘bir parçası’ olduğunu açıklamıştı.

Lübnan’ın güneyindeki kasaba ve köylerine doğru yola çıkan yerlerinden edilmiş insanların araçları (Reuters)Lübnan’ın güneyindeki kasaba ve köylerine doğru yola çıkan yerlerinden edilmiş insanların araçları (Reuters)

Ateşkesin ikinci gününde, özellikle Lübnan’ın güneyine doğru, yerinden edilenlerin akını sürüyor. Güneyi birbirine bağlayan sahil yolu, sabahın erken saatlerinden itibaren yoğun trafikle kilitlendi.

Lübnan ordusu ile yerel yetkililer, İsrail bombardımanı nedeniyle kapanan yolları yeniden ulaşıma açmak için çalışmalarını sürdürüyor.

Beyrut’un güney banliyösünde ise geniş çaplı yıkımın yaşandığı bölgede aileler, evlerini kontrol etmek ve ihtiyaçlarını almak üzere geri dönüyor. Ancak AFP muhabirlerine göre, bölgenin iç kesimlerindeki bazı mahalleler hâlâ büyük ölçüde boş durumda; birçok kişi geri dönmek için beklemeyi tercih ediyor.

Bu kişilerden biri olan ve dört çocuğuyla birlikte Beyrut sahilinde kurulu bir çadırda kalan Semah Haccul, güvenlik endişeleri nedeniyle henüz evine dönmeye hazır olmadıklarını söyledi.

Haccul, “Gece bir şey olmasından ve çocuklarımı alıp kaçamamaktan korktuğumuz için kendimizi güvende hissetmiyoruz” dedi.

Evine kısa süreliğine gittiğini belirten Haccul, Beyrut’un güneyindeki el-Leyleki bölgesindeki evinde hafif hasar tespit ettiğini, ‘çocukları yıkamak ve artan sıcaklıklar nedeniyle yazlık kıyafetler almak’ için eve uğradığını ifade etti. Ateşkesin gidişatını izlemek istediklerini vurgulayan Haccul, “Ateşkes kalıcı hale gelirse evlerimize döneceğiz” dedi ve çevredeki çadırlarda kalan onlarca ailenin de aynı yaklaşımı benimsediğini aktardı.

Selam ise Avn ile görüşmesinde, ateşkesin kalıcı hale gelmesi durumunda yerinden edilenlerin en kısa sürede güvenli şekilde evlerine dönebilmesini umduğunu dile getirdi. Selam, Lübnan devletinin bu dönüşü kolaylaştırmak için ‘yıkılan köprülerin onarılması, yolların açılması ve geri dönüşün mümkün olduğu bölgelerde gerekli ihtiyaçların sağlanması’ yönünde çalıştığını belirtti.


Macron, Lübnan'ın güneyinde bir Fransız askerinin öldüğünü üç askerin yaralandığını belirterek, saldırıdan Hizbullah'ı sorumlu tuttu

Lübnanlılar güneydeki köylerine geri döndü (Reuters)
Lübnanlılar güneydeki köylerine geri döndü (Reuters)
TT

Macron, Lübnan'ın güneyinde bir Fransız askerinin öldüğünü üç askerin yaralandığını belirterek, saldırıdan Hizbullah'ı sorumlu tuttu

Lübnanlılar güneydeki köylerine geri döndü (Reuters)
Lübnanlılar güneydeki köylerine geri döndü (Reuters)

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Lübnan'ın güneyinde düzenlenen saldırıda bir Fransız askerinin öldüğünü duyurarak, ölümünden Hizbullah'ı sorumlu tuttu.

Macron, X internet sitesinde yayınladığı paylaşımda, üç askerin de yaralandığını ve tahliye edildiğini belirterek, Lübnan hükümetini saldırıdan sorumlu olanlara karşı harekete geçmeye çağırdı.

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ise Fransız güçlerini hedef alanlardan sorumlu olanların yargılanacağını belirtti.


Hamas'a Gazze'nin silahsızlandırılmasına razı olması için yoğun baskı uygulanıyor

Hamas ve İslami Cihad mensupları Gazze'de konuşlandı (Arşiv- AFP)
Hamas ve İslami Cihad mensupları Gazze'de konuşlandı (Arşiv- AFP)
TT

Hamas'a Gazze'nin silahsızlandırılmasına razı olması için yoğun baskı uygulanıyor

Hamas ve İslami Cihad mensupları Gazze'de konuşlandı (Arşiv- AFP)
Hamas ve İslami Cihad mensupları Gazze'de konuşlandı (Arşiv- AFP)

Hamas, Gazze Şeridi'nde faaliyet gösteren grupların, özellikle de silahlı kanadı "Kassam Tugayları"nın silahsızlandırılması planı üzerinde müzakereye başlamadan önce, arabulucular ve diğer taraflardan "Barış Konseyi" belgesini, en azından prensipte de olsa, kabul etmesi yönünde büyük bir baskıyla karşı karşıya.

Gazze Şeridi dışındaki iki Hamas kaynağı Şarku’l Avsat’a, bazı arabulucu ülkelerin, Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov tarafından yaklaşık iki hafta önce hareketin liderliğine sunulan ve şartlarının daha sonra başka bir aşamada müzakere edileceği anlayışıyla hazırlanan plana ilk yazılı onayı vermeleri için hareketi ikna etme girişimleri olduğunu söyledi.

İki kaynak, İsrail'i ateşkes anlaşmasının ilk aşamasını uygulamaya mecbur eden net garantiler alınmadan önce bu onayın alınması yönünde girişimler olduğunu açıkladı. Müzakere ekibinin, ikinci aşamayı müzakere etmeye geçmeden önce ilk aşamanın tamamının uygulanmasını sağlamayı amaçlayan pozisyonuna bağlı kalmakta ısrar ettiğini belirttiler.

Gazze'deki yıkım (Arşiv- AFP)Gazze'deki yıkım (Arşiv- AFP)

İki kaynak, “Arabulucular ve çeşitli taraflar, birinci aşamanın istisnasız olarak eksiksiz bir şekilde uygulanması karşılığında, ikinci aşamanın da eş zamanlı olarak derhal uygulanmaya başlanmasını sağlamaya yönelik girişimlerde bulunuyorlar. Bu hareket bir anlaşmaya yol açabilir” değerlendirmesinde bulundu.

Bir kaynak, Hamas liderliğinin, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri'nin, hareketin ikinci aşamayla ilgili belgeyi imzalama konusundaki ilk anlaşmasını istismar ederek, hareketin orijinal planda hâlâ reddettiği ve açık değişiklikler talep ettiği adımlara zorlayacakları yönünde ciddi endişeler taşıdığını belirtti.

Kaynak, bazı arabulucu ülkelerin Hamas'ın pozisyonunu ve endişelerini anladığını ve bu konuda güven verici mesajlar iletmeye çalıştığını, ancak hareket içindeki ve Filistinli gruplarla olan iç temasların ve görüşmelerin hala devam ettiğini kaydetti.

Şarku’l Avsat'a konuşan bir fraksiyon kaynağına göre bazı gruplar, arabulucuların desteğiyle, Gazze Şeridi'ndeki nüfusun insani ve yaşam koşullarındaki iyileşmeden faydalanmak amacıyla ikinci aşamanın 8 aydan 3 veya 4 aya indirilmesini önerdi. Özellikle, evleri yıkılan ve çok zor ve çetin koşullarda yaşayan yerinden edilmiş kişilerin yaşamlarının giderek kötüleşmesi göz önüne alındığında, yeniden yapılanma aşamasının acilen başlatılması gerektiği vurgulandı.

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, yerinden edilmiş Filistinliler için kurulan geçici kampta bir kız çocuğu su taşıyor (Arşiv- AFP)Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, yerinden edilmiş Filistinliler için kurulan geçici kampta bir kız çocuğu su taşıyor (Arşiv- AFP)

Etkili kaynak, ikinci aşamanın uygulama süresinin kısaltılma amacının, başta iç işlerini düzene koymaya, halkın ihtiyaçlarına dikkat etmeye ve bütünleşik bir Filistin ulusal sistemi inşa etmeye çalışan Filistinliler olmak üzere tüm taraflara hizmet edecek daha ileri aşamalara geçmek olduğunu değerlendiriyor. Ayrıca, Arap ülkelerinin yanı sıra Türkiye de dahil olmak üzere İslam ülkelerinden de Filistin ulusal diyaloğuna geri dönülmesi yönünde çabalar sarf edildiğini, ancak şu ana kadar yakın zamanda toplantı yapılacağına işaret edebilecek bir ilerleme olmadığını, buna rağmen çabaların devam ettiğini belirtti.

Silahların kısıtlanması konusunda gruplar arasında bir mutabakat olduğunu, ancak önerilen şekilde olmadığını ifade etti. Grupların temel teklife eklemek istedikleri değişiklikler olduğunu ve ikinci aşamaya ilişkin ciddi görüşmeler başlarsa, değişikliklerini sunmak için mevcut temasların nereye varacağını bekleyeceklerini söyledi.

Bu durum, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki gerilimi artırmaya devam ettiği ve Filistinli kayıpların sayısının arttığı bir dönemde yaşandı.

Bu sabah, Gazze Şehri'nin doğusunda ve Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'nin doğusunda açılan ateş sonucu birinin durumu ağır, 4 Filistinli yaralandı.

İsrail'in Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta ve kuzeydeki bölgelerde sivilleri ve yerinden edilmiş kişilerin çadırlarını hedef alan bir dizi saldırısında dün 3 Filistinli öldürüldü. Kurbanlar arasında, UNICEF'in desteğiyle yerinden edilmiş kişilere su taşıyan kamyonu kullanan iki Filistinli kardeş de bulunuyordu. Olayın ardından UNICEF, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki faaliyetlerini askıya aldığını duyurdu.

10 Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkesin ardından Gazze Şeridi'ndeki Filistinli kurbanların sayısı 773 kişiyi aşarken, 2 bin 15'ten fazla kişi de yaralandı. 7 Ekim 2023'ten bu yana toplam ölü  sayısı ise 72 bin 500 kişiyi geçti.