Adım adım takip: ABD, Bin Ladin’in saklandığı yeri ‘çamaşır ipindeki giysiler’ sayesinde tespit etti

El Kaide’nin kurucusu ve eski lideri Usame bin Ladin (AP-Arşiv)
El Kaide’nin kurucusu ve eski lideri Usame bin Ladin (AP-Arşiv)
TT

Adım adım takip: ABD, Bin Ladin’in saklandığı yeri ‘çamaşır ipindeki giysiler’ sayesinde tespit etti

El Kaide’nin kurucusu ve eski lideri Usame bin Ladin (AP-Arşiv)
El Kaide’nin kurucusu ve eski lideri Usame bin Ladin (AP-Arşiv)

ABD askerleri, 2011 yılında El Kaide’nin kurucusu ve eski lideri Usame bin Ladin’i Pakistan’ın Abbottabad kentindeki evine baskın düzenleyerek öldürdü.
New York Post gazetesine göre, önümüzdeki Salı günü çıkması beklenen ‘Usame bin Ladin’in Yükselişi ve Düşüşü’ adlı yeni kitapta, ABD güçlerinin bir ‘çamaşır ipindeki giysiler’ sayesinde Bin Ladin’in saklandığı yere ulaşmayı başardığı bilgisi yer aldı.
Ulusal güvenlik analisti ve eski CNN yapımcısı Peter Bergen’in kaleme aldığı kitaba göre, Bin Ladin 2004’te Irak ile meşgul olmaları nedeniyle ABD kuvvetlerinin kendisine yönelik takibinin önemli ölçüde azaldığını hissetti.
Bunun ardından koruması İbrahim Said Ahmed Abdulhamid’den kendisi için bir arazi satın almasını, bir mimar tutmasını ve Pakistan’ın Abbottabad şehrinde yeniden bir araya getirmek istediği 3 eşi, 8 çocuğu ve 4 torunundan oluşan ailesini barındıracak kadar büyük bir kale inşa etmesini emretti. 

İbrahim, Bin Ladin’in isteğini yerine getirerek üç katlı bir ev tasarlattı. 2005 yılında El Kaide’nin kurucu liderinin aile üyeleri yeni evlerine taşınmaya başladı.
Pakistan makamlarının şüphesini dağıtmak için mülkün sahibi olarak görülen İbrahim, kardeşi Abrar ve onun ailesiyle düzenli olarak buraya gelip gitti. Ancak ana binada değil, yanındaki küçük bir binada oturuyorlardı. 
Bin Ladin ailesi, sahte bir isimle doğum yapmak için iki kez hastaneye giden en küçük eş Emel Ahmed es-Saddah dışında nadiren evden çıktı. Saddah, doktorların bazı sorularını yanıtlamamak için sağır gibi davrandı.
Ancak 2010’da Pakistanlı bir istihbarat görevlisi, Bin Ladin’in uzun zamandır koruması olan İbrahim’i Peşaver şehrinde gördü ve bunu CIA’ya iletti.
Ağustos 2010’da, İbrahim’in aracını takibe alan CIA, 18 metre yüksekliğindeki dikenli tellerle çevrili eve ulaştı.

Evde telefon hattı veya internet hizmetinin olmaması ve üst kattaki balkonun her taraftan yüksek duvarlarla çevrili olması binada Bin Ladin’in varlığına dair şüpheleri artırdı.
Ayrıca CIA, evde çöplerin sokaktaki çöp kutusuna atılmak yerine bahçede yakıldığını fark etti.
Ancak CIA’nın Bin Ladin’i bulmasını sağlayan en güçlü kanıt evde çamaşır ipine asılan giysiler oldu.
Çamaşır ipinde bir yetişkin erkeğe, çok sayıda kadına ve en az 9 çocuğa ait giysiler vardı. Bu da, İbrahim’in 11 kişilik ailesinin giyebileceğinden çok daha fazlaydı.
CIA, bu kanıtı 14 Aralık 2010’da dönemin ABD Başkanı Barack Obama’ya sundu.
Obama, Bin Ladin’i bulduklarına ikna olmasının ardından ABD kuvvetlerine 1 Mayıs 2011’de gerçekleştirilen operasyonu planlamaya başlamalarını emretti.



Kosta Rika, Cumhurbaşkanına yönelik bir suikast planının ortaya çıkarıldığını duyurdu

Kosta Rika Cumhurbaşkanı Rodrigo Chavez (AFP)
Kosta Rika Cumhurbaşkanı Rodrigo Chavez (AFP)
TT

Kosta Rika, Cumhurbaşkanına yönelik bir suikast planının ortaya çıkarıldığını duyurdu

Kosta Rika Cumhurbaşkanı Rodrigo Chavez (AFP)
Kosta Rika Cumhurbaşkanı Rodrigo Chavez (AFP)

Kosta Rika hükümeti dün, sağcı partisinin muhtemelen kazanacağı ulusal seçimler öncesinde Başkan Rodrigo Chavez'e suikast planını ortaya çıkardığını duyurdu.

Ülkenin İstihbarat ve Ulusal Güvenlik Müdürlüğü başkanı Jorge Torres, “anonim bir kaynak”tan alıntı yaparak, Chávez'e suikast için bir tetikçiye ödeme yapıldığını söyledi.

Başsavcı Carlo Diaz gazetecilere, “sosyal medyada çok aktif” olarak tanımlanan bir kadın şüphelinin soruşturma altında olduğunu söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

1 Şubat'ta yapılacak cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimleriyle bağlantısı olduğuna dair herhangi bir kanıt bulunmadığını belirtti.

Anayasa gereği ikinci kez aday olamayan son derece popüler Chávez, eski bakanlarından Laura Fernández'i halefi olarak destekledi.

Fernández, Karayip ülkesinde artan şiddetin sorumlusu olarak gösterilen uyuşturucu kaçakçılarına karşı sert önlemler alacağına dair kampanyasıyla, kamuoyu yoklamalarında önde gidiyor.

Muhalefet grupları, El Salvador Cumhurbaşkanı Nayib Bukele'nin seçimlere müdahale edebileceği konusunda uyarıda bulundu.

Chavez, Bukele'yi bugün Kosta Rika'ya davet ederek, El Salvador'daki terörle mücadele gözaltı merkezinden esinlenerek inşa edilecek devasa yeni bir hapishanenin temel atma törenine katılmasını istedi. Bu merkezde, Bukele'nin suç çetelerine karşı yürüttüğü savaşın bir parçası olarak binlerce genç yargılanmadan tutuluyor.

Geçen yıl ABD'den bu hapishaneye sınır dışı edilen birçok Venezuelalı, serbest bırakıldıklarında işkence gördüklerini söylediler.


Washington, üç Arap ülkesindeki Müslüman Kardeşler şubelerini terör listesine ekledi

Mısır'ın Kahire kentinde 2013 yazında Müslüman Kardeşler Teşkilatı’nın genel merkezi yanarak kül oldu (Getty)
Mısır'ın Kahire kentinde 2013 yazında Müslüman Kardeşler Teşkilatı’nın genel merkezi yanarak kül oldu (Getty)
TT

Washington, üç Arap ülkesindeki Müslüman Kardeşler şubelerini terör listesine ekledi

Mısır'ın Kahire kentinde 2013 yazında Müslüman Kardeşler Teşkilatı’nın genel merkezi yanarak kül oldu (Getty)
Mısır'ın Kahire kentinde 2013 yazında Müslüman Kardeşler Teşkilatı’nın genel merkezi yanarak kül oldu (Getty)

ABD yönetimi, Lübnan, Ürdün ve Mısır'daki Müslüman Kardeşler (İhvan-ı Müslimin) Teşkilatı’nın şubelerini, terör örgütü listesine aldı ve bu şubelere ve üyelerine yaptırımlar uyguladı. ABD Hazine ve Dışişleri bakanlıkları dün, bu şubelerin ABD ve çıkarları için tehdit oluşturduğunu açıkladı.

Dışişleri Bakanlığı, Müslüman Kardeşler Teşkilatı’nın Lübnan şubesini en ağır niteleme olan ‘yabancı terör örgütü’ olarak nitelendirdi ve bu gruba mali destek sağlamayı suç saydı.

Ürdün ve Mısır şubeleri, özellikle Hamas'a verdikleri destek nedeniyle Hazine Bakanlığı tarafından ‘uluslararası terör örgütleri’ listesine eklendi.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, bu sınıflandırmanın Müslüman Kardeşler Teşkilatı şubelerinin ‘şiddet ve istikrarsızlık faaliyetlerine’ karşı yürütülen çabaların ilk adımlarını yansıttığını söyledi.


Tayland'da meydana gelen tren kazasında en az 22 kişi hayatını kaybetti

Tayland'ın kuzeyinde bir demiryolu hattında vinç devrilmesi sonucu meydana gelen tren kazasından (yayınlanan fotoğraf)
Tayland'ın kuzeyinde bir demiryolu hattında vinç devrilmesi sonucu meydana gelen tren kazasından (yayınlanan fotoğraf)
TT

Tayland'da meydana gelen tren kazasında en az 22 kişi hayatını kaybetti

Tayland'ın kuzeyinde bir demiryolu hattında vinç devrilmesi sonucu meydana gelen tren kazasından (yayınlanan fotoğraf)
Tayland'ın kuzeyinde bir demiryolu hattında vinç devrilmesi sonucu meydana gelen tren kazasından (yayınlanan fotoğraf)

Yerel yetkililer bugün, Tayland'ın kuzeyinde bir demiryolu hattına düşen vinç nedeniyle meydana gelen tren kazasında en az 22 kişinin öldüğünü ve 30'dan fazla kişinin yaralandığını açıkladı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre yerel polis yetkilisi Thatchaporn Chinnawong, Nakhon Ratchasima eyaletinde meydana gelen kazada “22 kişinin öldüğü, 30'dan fazla kişi yaralandığını” belirtti. Kaza, bu sabah erken saatlerde, başkent Bangkok'un kuzeydoğusundaki Nakhon Ratchasima'da bir vincin yolcu treninin üzerine düşmesi ile meydana geldi.

Nakhon Ratchasima halkla ilişkiler departmanı yaptığı açıklamada, “Bir vinç trenin üzerine düştü ve trenin raydan çıkıp alev almasına neden oldu” dedi. Yerel medya tarafından yayınlanan canlı görüntülerde, kurtarma ekipleri kazanın olduğu yere koşarken, trenin raydan çıktığı ve enkazdan dumanların yükseldiği görülüyordu.

Eyalet yönetimi, trenin Bangkok'tan Ubon Ratchathani eyaletine doğru gittiğini ifade etti. Ulaştırma Bakanı Vivat Ratchakitprakarn, trende 195 kişinin bulunduğunu ve yetkililerin ölenlerin kimliklerini tespit etmek için çalıştıklarını söyledi.

Vinç, Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi'nin bir parçası olarak 2028 yılına kadar Bangkok ile Çin'in Kunming kentini Laos üzerinden birbirine bağlamayı amaçlayan, Pekin'in desteklediği 5,4 milyar dolarlık bir yüksek hızlı demiryolu ağı inşaat projesinde kullanılıyordu. Güvenlik kurallarının gevşek bir şekilde uygulanmasının sıklıkla ölümcül kazalara yol açtığı Tayland'da, fabrikalar ve şantiyelerde kazalar sıkça yaşanmaktadır.