4. Zırhlı Tümeni'nin mermileri kırılgan Dera Anlaşması'nı ihlal ediyor

4. Zırhlı Tümeni, Rusya'nın himayesinde göreceli bir sakinlik yaratan Dera Anlaşması’nı ihlal eden saldırılar düzenliyor

Dera’ya bağlı Karfa beldesinde dün tamamen boşaltılan Suriye Hava Kuvvetleri İstihbarat’ına ait bir kontrol noktası (Horan Free)
Dera’ya bağlı Karfa beldesinde dün tamamen boşaltılan Suriye Hava Kuvvetleri İstihbarat’ına ait bir kontrol noktası (Horan Free)
TT

4. Zırhlı Tümeni'nin mermileri kırılgan Dera Anlaşması'nı ihlal ediyor

Dera’ya bağlı Karfa beldesinde dün tamamen boşaltılan Suriye Hava Kuvvetleri İstihbarat’ına ait bir kontrol noktası (Horan Free)
Dera’ya bağlı Karfa beldesinde dün tamamen boşaltılan Suriye Hava Kuvvetleri İstihbarat’ına ait bir kontrol noktası (Horan Free)

Dera'daki merkez komiteleri, Rusya’nın arabulucu subayı Esedullah ile Dera el-Mahatta'da görüştükten sonra, Esedullah’ın komitelerin taleplerini Şam'daki Rus kuvvetlerinin komutanlığına iletmesi şartıyla yeni bir ateşkes anlaşmasına vardılar. Bu anlaşma uyarınca Rus subay Esedullah, komitelerin Şam'daki Rus komutanlara iletilmesini istedikleri taleplerini gündeme getirecek. Anlaşma, Dera el-Beled’deki ve Dera kırsalındaki askeri operasyonların, müzakerelerin sonuna kadar ateşkes için bir süre belirtilmeksizin durdurulmasını öngörüyor.
Horan Free’nin haberine göre hafif ve orta menzilli silahlar donatılmış yaklaşık 200 askerden oluşan askeri takviye kuvvetlerinin şehrin batısındaki Tel Mahs bölgesine gelmesiyle birlikte rejim güçleri, Dera'nın kuzey kırsalındaki Casim ilçesinde tüm yan yolları ve tarım alanlarına giden yolları toprak yığarak kapattı.
Rus kuvvetleri ile Horan'daki Merkez Komitesi arasında yapılan ve güvenlik güçlerinin aradığı 132 kişinin Suriye'nin kuzeyine sürülmesini şart koşan bir anlaşmanın ardından bölgede göreceli bir sakinliğin sağlanmasından sonra 4. Zırhlı Tümeni unsurları, Dera şehri içindeki Dera el-Beled’i havan toplarıyla hedef aldı.
Gelişmeleri yakından takip eden kaynaklar, başta Hava Kuvvetleri İstihbaratı’nın Dera'nın kuzeyindeki Karfa beldesinden çekilmesi olmak üzere rejim güçleri ve güvenlik güçlerinin Dera kırsalındaki kontrol noktalarının çoğunu geri çektiğini bildirdiler. Kaynaklar ayrıca rejim güçlerinin, Dera’nın orta kesimlerinde yer alan Dail ilçesindeki kontrol noktalarından birinden geri çekildiğini de eklediler.  Bu gelişmeler, 5. Kolordu kuvvetlerinin başta Dera el-Beled olmak üzere çeşitli bölgelerde ve kontrol noktalarında konuşlandırılmasını öngören Rusya'nın aracılık ettiği anlaşmanın uygulanması beklentisiyle birlikte yaşandı.
Rus güçleri ve Horan'daki Merkez Komitesi Cumartesi akşamı, güvenlik güçleri tarafından aranan 132 kişinin Suriye’nin kuzeyine sürülmesini şart koşan bir anlaşmaya vardılar. Ancak kaynaklara göre aranan isimlerin çoğu Dera'den ayrılmayı reddediyor. Nihai ve radikal bir çözüme ulaşmak için son tarih ise Pazar-Pazartesi gece yarısı 12 olarak belirlendi.
Dera’daki yerel kaynaklar, Horan'daki Merkez Komitesi ile Suriye rejimi subayları arasındaki müzakere toplantısının, rejimin askeri operasyonlarını durdurması karşılığında Dera el-Beled'deki bir dizi muhalif savaşçının Suriye'nin kuzeyine sürülmesi konusundaki ısrarıyla sona erdiğini söylediler. Muhaliflere yakın internet sitesi Horan Free, rejimin güvenlik komitesinin Merkez Komite’ye yanıt vermesi için Pazar sabahına kadar süre verdiğini aktardı. Site, müzakerelerin başarısız olması halinde, rejimin Dera halkı tarafından saldırıya uğramaları korkusuyla bir dizi askeri kontrol noktasını geri çektiğinden de bahsetti.
Bu arada yerel gazete Al-Watan, Şam'daki kaynaklardan alıntı yaparak, rejimin Dera kırsalında ve şehrinde kontrolünü yeniden kurma kararından geri dönmeyeceğini ve ‘meselenin halledildiğini’ bildirdi. Rejimin ‘Dera’da yeniden tam egemenlik sağlaması adımlarına birkaç gün ara vereceğini’ belirten site, muhalif savaşçıların bölgeden çıkarılmasıyla ilgili müzakerelerin devam ettiğine dikkati çekti. Site, rejimin, durumun son dönemde olduğu gibi kalmasını kabul etmeyeceğini ve bunun aksini düşünenlerin ve durumunu çözüme kavuşturmak istemeyenlerin gitmesi gerektiğini vurguladı.
Cumartesi akşamı gerçekleşen müzakere oturumuyla eş zamanlı olarak Dera el-Beled çevresinde aralıklı çatışmalar patlak verirken İran destekli milislerin el-Kisve bölgesinden bölgeye askeri takviyelerde bulunması sırasında es-Sed yolu ve el-Beled mahalleleri havan topları ve tanklarla bombalandı.
Geçtiğimiz günlerde Horan'daki Merkez Komitesi ile Rus güçlerinin gözetiminde rejime bağlı bir güvenlik komitesi arasında çok sayıda müzakere oturumuna tanık olundu. Bir hafta önce ise Dera el-Beled bölgesinde bir uzlaşı anlaşmasına varıldı. Ancak anlaşma çok geçmeden askeri gerginlik nedeniyle çöktü. Rejim Perşembe sabahı on binden fazla sivilin Dera el-Beled’den Dera el-Mahatta’ya göç etmesine yol açan bir askeri operasyon başlattığında silahlı muhalifler, rejimin kontrol noktalarına saldırdılar ve 4. Zırhlı Tümeni’nin yaklaşık otuz üyesini esir almayı başardılar.
Rusya tarafının Cuma akşamı ateşkes anlaşmasına varmasının ardından yerinden edilenlerin büyük bir kısmı, Cumartesi günü Saraya Kontrol Noktası’ndan geçerek kuşatma altındaki evlerine döndüler. Yerel kaynaklara göre yerinden edilmiş onlarca kişinin hızla geri dönmesinin nedeni zulüm görme ve tutuklanma korkusuydu. Rejim güçlerinin Cumartesi sabahı Dera el-Mahatta mahallelerine baskın düzenlenmesinin ve arama yapmasının ardından, ikisi kadın beş sivil tutuklandı.
Rus tarafı, Horan'daki gerilimi sona erdirecek bir anlaşmaya varmak amacıyla yoğun çabalarını sürdürdü. Bu çabalar, muhalifler tarafından ele geçirilen rejim güçlerinin serbest bırakılmasıyla sonuçlandı. Rejim güçleri bölgeye askeri takviyelerde bulunmaya devam ederken Dera’nın askeri olarak işgal edilmesinden kaçınmak için müzakereler devam ediyor.
Al-Watan gazetesine konuşan kaynaklar, geçtiğimiz günlerde Dera’da kaçırılan rejim güçlerinin tüm mensuplarının serbest bırakıldıklarını ve ‘silahlarıyla birlikte karargahlarına sağ salim döndüklerini’ söylediler. Gazete, rejim güçlerinin geçtiğimiz hafta içinde başardıklarınıb, özellikle de muhalif grupların eski lideri Muaz ez-Zubi'nin Tafas şehrinde öldürülmesinin ‘öneminden’ bahsetti. Al Watan gazetesinin kaynaklarına göre Zubi ve grubu ‘saldırıların kaynağıydı ve rejimin Tafas'taki askeri karargahlarından birine saldırma girişimi sırasında’ öldürüldü.
Dera’da silahlı muhalif grupların, rejim güçlerine ait bazı kontrol noktalarına saldırmasının ardından Dera'da yakalanan rejim askerlerinin görüntüleri ve fotoğrafları birkaç haber sitesi tarafından yayınlandı. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), muhalif grupların Dera'nın çeşitli bölgelerinde rejim güçlerine ait kontrol noktalarına ayrı ayrı düzenlediği saldırılar sırasında yakalanan 24 rejim unsurunun serbest bırakılmasının ardından, biri 4. Zırhlı Tümeni’nden bir subay olmak üzere rejim güçlerinden beş unsurun daha serbest bırakıldığını doğruladı. SOHR ayrıca geçtiğimiz Perşembe gününden bu yana otuzdan fazla sivil ve askerin öldürüldüğünü belgeledi.
Taraflar arasında müzakere edilen anlaşmanın şartları arasında, Rusya tarafından desteklenen 5. Kolordu'nun 8. Tugayı kuvvetlerinin Dera’ya girişinin, Dera'nın çeşitli bölgelerinde askeri noktaların ve bölgelerin teslim edilmesinin ve rejim tarafından aranan yaklaşık 130 kişinin Suriye'nin kuzeyine sürülmesinin yer alması dikkati çekti.
Bilgili kaynaklara göre rejim, Rusya destekli güçlerin Dera’da konuşlandırılmasına karşı çıkıyor. Rusya ise desteklediği Suriyeli güçleri Dera’ya konuşlandırarak askeri seçenekten kaçınan bir çözüme ulaşmaya çalışıyor.



ABD Başkanı Trump ile Lübnan Cumhurbaşkanı Avn arasında ilk temas gerçekleşti

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn (DPA)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn (DPA)
TT

ABD Başkanı Trump ile Lübnan Cumhurbaşkanı Avn arasında ilk temas gerçekleşti

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn (DPA)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn (DPA)

Lübnan Cumhurbaşkanlığı, bugün (Perşembe) yaptığı açıklamada, Trump ile Avn arasında bir telefon görüşmesi yapıldığını duyurdu. Bu görüşme, Avn’ın göreve gelmesinden bu yana iki lider arasındaki ilk temas olma özelliğini taşıyor.

Görüşmenin ana gündem maddesinin, İsrail ile Hizbullah arasında olası bir ateşkes olduğu değerlendiriliyor. Bu değerlendirme, Avn’ın daha önce, ateşkes sağlanmadan herhangi bir İsrailli yetkiliyle temas kurmayı reddettiğine yönelik haberlerin ardından geldi. Söz konusu haberlerde, Avn ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında bir telefon görüşmesi ihtimalinin gündeme geldiği ifade edilmişti.

Şarku’l Avsat’ın Fransız Haber Ajansı AFP’den aktardığı habere göre Cumhurbaşkanı Avn, bugün yaptığı açıklamada, Hizbullah ile İsrail arasında sağlanacak bir ateşkesin, iki ülke arasında yürütülmesi planlanan doğrudan müzakereler için “doğal bir giriş noktası” olması gerektiğini vurguladı.

Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan bildiride Avn’ın şu ifadelerine yer verildi: “Lübnan’ın İsrail ile talep ettiği ateşkes, iki ülke arasında doğrudan müzakerelerin doğal başlangıcı olacaktır.”

Bu açıklama, Lübnan ve İsrail’in ABD nezdindeki büyükelçilerinin iki gün önce onlarca yılın ardından ilk kez doğrudan görüşme gerçekleştirmesi ve ilerleyen dönemde tarihi daha sonra belirlenecek yeni doğrudan müzakereler konusunda mutabakata varmalarının ardından geldi.

Öte yandan, Aoun’un İngiltere’nin Ortadoğu’dan sorumlu devlet bakanı ile yaptığı görüşmenin ardından yayımlanan resmi açıklamada, herhangi bir Lübnanlı ve İsrailli yetkili arasında yakın zamanda gerçekleşmesi beklenen bir temas ihtimaline değinilmedi. Bu durum, Trump’ın daha önce yaptığı ve iki taraf arasında bir görüşme olabileceğine işaret eden açıklamasıyla çelişiyor.

İsrail İnovasyon, Bilim ve Teknoloji Bakanı Gila Gamliel ise bugün yaptığı açıklamada, Başbakan Netanyahu’nun Lübnan Cumhurbaşkanı ile görüşeceğini söyledi.


İsrail’in kısıtlamaları Gazze’de uzuvlarını kaybetmiş kişilerin acılarını daha da artırıyor

Gazze şehrindeki evlerine düzenlenen İsrail saldırısında yaralanan ve iki bacağını da kaybeden 14 yaşındaki Fadıl en-Naci, aynı saldırıda bir gözünü kaybeden 11 yaşındaki kardeşi Amir’in yanında oturuyor. (Reuters)
Gazze şehrindeki evlerine düzenlenen İsrail saldırısında yaralanan ve iki bacağını da kaybeden 14 yaşındaki Fadıl en-Naci, aynı saldırıda bir gözünü kaybeden 11 yaşındaki kardeşi Amir’in yanında oturuyor. (Reuters)
TT

İsrail’in kısıtlamaları Gazze’de uzuvlarını kaybetmiş kişilerin acılarını daha da artırıyor

Gazze şehrindeki evlerine düzenlenen İsrail saldırısında yaralanan ve iki bacağını da kaybeden 14 yaşındaki Fadıl en-Naci, aynı saldırıda bir gözünü kaybeden 11 yaşındaki kardeşi Amir’in yanında oturuyor. (Reuters)
Gazze şehrindeki evlerine düzenlenen İsrail saldırısında yaralanan ve iki bacağını da kaybeden 14 yaşındaki Fadıl en-Naci, aynı saldırıda bir gözünü kaybeden 11 yaşındaki kardeşi Amir’in yanında oturuyor. (Reuters)

14 yaşındaki Filistinli çocuk Fadıl en-Naci, futbol oynamayı çok seviyordu. Ancak geçtiğimiz eylül ayında İsrail’e ait bir insansız hava aracının (İHA) düzenlediği saldırıda iki bacağını kaybetmesinin ardından, artık zamanının büyük bölümünü Gazze Şeridi’ndeki evinde geçirmek zorunda kalıyor.

Yüzünde derin bir hüzünle koltukta oturan Naci’nin pantolonunun bir paçası boş şekilde sarkarken, diğer paçası beline doğru katlanmış durumda. Yanında ise aynı saldırıda bir gözünü kaybeden 11 yaşındaki kardeşi bulunuyor.

Anne Necva en-Naci, oğlunun geçmişte futbol oynadığı görüntüleri telefonundan gösterirken, “Kendi içine kapandı, kimseyi görmek istemiyor, arkadaşlarıyla konuşmuyor. Sürekli yalnız oturuyor, sanki yavaş yavaş ölüyor. Tek isteğim Fadıl’a protez, Emir’e ise estetik bir yapay göz takılması” ifadelerini kullandı.

Reuters’a konuşan sağlık ve yardım çalışanı kaynaklara göre, Gazze Şeridi’ndeki yaklaşık 5 bin ampute için bu tür imkânlar oldukça sınırlı. Bu kişilerin dörtte birini Fadıl gibi çocuklar oluştururken, alçı gibi temel tıbbi malzemelere yönelik İsrail kısıtlamaları durumu daha da zorlaştırıyor.

rrtgb
İsrail saldırısında yaralanan 34 yaşındaki Filistinli Ömer Ebu Ali, Gazze şehrindeki evinde tekerlekli sandalyesinden yatağına geçiyor. (Reuters)

İsrail, Gazze Şeridi’nde Hamas mensuplarına karşı yürüttüğü ve iki yılı bulan askeri operasyon kapsamında uyguladığı kısıtlamaları güvenlik kaygılarıyla gerekçelendiriyor.

Yardım kuruluşu Humanity & Inclusion ise Gazze’de savaş öncesi Filistinli sağlık yetkililerinin açıkladığı ampute sayıları da dikkate alındığında, mevcut amputasyon oranlarının kara mayınları nedeniyle uzun süre en kötü örnek olarak gösterilen Kamboçya’yı dahi aştığını belirtti.

Artan ihtiyaç nedeniyle iki tıp merkezinin, savaşta hayatını kaybedenlerden çıkarılan eski protezleri yeniden kullanmaya çalıştığı ifade edildi. Doktorlar ayrıca bazı hastalar için plastik borular ya da ahşap parçalar kullanılarak geçici protezler üretildiğini, ancak bu yöntemlerin enfeksiyon ve yeni yaralanma riskini artırdığını vurguladı.

Yerine getirilmemiş bir vaat

Gazze Şeridi’nde ampute edilen kişiler, ekim ayında ilan edilen ateşkes ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından ortaya konan 20 maddelik plan kapsamında verilen ancak hayata geçirilemeyen taahhütlerin sembolü haline gelmiş durumda. Söz konusu plan, yardımların ‘engelsiz’ şekilde bölgeye girişini öngörüyordu.

dfvf
 İsrail hava saldırısında yaralanan 34 yaşındaki Filistinli Ömer Ebu Ali, Gazze şehrinde yaygın yıkımın ortasında tekerlekli sandalyeyle bir sokakta ilerliyor. (Reuters)

Plan ayrıca, Gazze Şeridi’nden Mısır’a açılan tek çıkış noktası olan Refah Sınır Kapısı’nın yeniden açılmasını da içeriyordu. Ancak amputeler dahil olmak üzere tıbbi tahliyelerin düzensiz şekilde gerçekleştiği belirtiliyor.

İsrail ise sivil ve askeri amaçlarla kullanılabileceğini belirttiği bazı malzemelerin ithalatına, savaş öncesine dayanan politikalar çerçevesinde kısıtlama uygulamayı sürdürüyor. Her ne kadar alçı ve protez yapımında kullanılan bazı plastik bileşenler ‘çift kullanımlı’ malzemeler listesinde yer almasa da, İsrail’in ihracat kısıtlamalarına ilişkin belgelerinde ‘inşaat malzemeleri’ bu kapsamda değerlendiriliyor.

fd fd
Bacağını kaybeden Filistinli Hazım Fure, Gazze şehrindeki evinde oturuyor. (Reuters)

İsrail hükümetine bağlı Filistin Topraklarındaki Hükümet Aktivitelerini Koordinasyon Birimi (COGAT), Gazze’ye giren yardımları kontrol eden askeri birim olarak, tıbbi ekipmanların düzenli girişini kolaylaştırdıklarını, ancak Hamas tarafından ‘terör faaliyetlerinde kullanılabilecek’ malzemelerin geçişine izin vermeyeceklerini açıkladı.

Protezlere ilişkin sorulara yanıt veren birim, Birleşmiş Milletler (BM) ve yardım kuruluşlarıyla uygun tıbbi yanıtın sağlanmasına yönelik görüşmeler yürütüldüğünü bildirdi.

Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) ise Gazze’deki ana protez merkezi olan Protez ve Felç Merkezi’ni desteklediğini belirterek, alçı ithalatına yönelik kısıtlamaların dört aydan uzun süredir neredeyse tamamen uygulandığını ve mevcut stokların yalnızca haziran ya da temmuz ayına kadar yeteceğini açıkladı.

Merkezin sözcüsü Husni Mihna, rakam vermeden yaptığı açıklamada, mevcut üretimin gerçek ihtiyaca kıyasla son derece sınırlı kaldığını ifade etti.

Şeyh Hamad Rehabilitasyon ve Protez Hastanesi ise savaş boyunca yeni malzeme temin edemediğini ve mevcut stoklarının tükendiğini duyurdu. Hastanenin Genel Müdürü Ahmed Naim, şu anda yalnızca mevcut protezlerin bakımını yapabildiklerini ve üretim için yerel alternatif bulunmadığını söyledi.

Humanity & Inclusion, 2025 başından bu yana Gazze’de 118 geçici protez sağladığını, ancak Aralık 2024’te gönderilen son sevkiyattan kalan malzemelerin tükenmek üzere olduğunu bildirdi.

sd
Filistinli işçiler, Gazze şehrinde temel malzeme sıkıntısı yaşanırken, bir atölyede plastik parçalar ve alçı gibi malzemeler kullanarak protez uzuvlar üretiyorlar. (Reuters)

Gazze Barış Kurulu ise Gazze’ye yardımları artırmayı hedeflediklerini ve amputeler başta olmak üzere hastaların durumunu ciddiyetle ele aldıklarını açıkladı.

Kurul, Reuters’a yaptığı açıklamada, “Bunlar acil sivil ihtiyaçlar” ifadesini kullanarak, ateşkes taahhütlerinin insani, ticari ve tıbbi yardımların kesintisiz akışını kapsadığını belirtti.

Açıklamada ayrıca, kısıtlamalar ve gecikmelerin ilgili makamlarla görüşüldüğü, silahlı grupların silah bırakması ve Gazze’de teknokrat bir Filistin hükümetine geçiş sağlanması halinde bu kısıtlamaların hafifletilmesi ve kaldırılmasına yönelik güvenceler bulunduğu ifade edildi.

Uzun süreli şok

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre, protezler her hasta için özel olarak üretildiğinden Gazze’ye hazır halde ithal edilemiyor. Bu süreçte, kalan uzvun kalıbını çıkarmak için alçı kullanılıyor ve kişiye özel yuva bu şekilde hazırlanıyor.

Reuters’ın görüştüğü Gazze’deki üç diğer ampute de protez eksikliği nedeniyle savaş öncesi yaşamlarına dönmekte ciddi zorluk yaşadıklarını belirtti. Bazı hastaların bekleme listesinde olduğu ve bir kısmının, kalan uzvun şeklinin düzeltilmesine yönelik cerrahi hazırlıklardan geçtiği ifade ediliyor.

2024 Aralık ayında İsrail’in evine düzenlediği saldırıda sol bacağını diz üstünden kaybeden 40 yaşındaki Hazım Fure, “Lüks bir hayat istemiyorum, insanlığımı geri kazanmak için bir protez istiyorum” dedi.

Protez eksikliğinin, iyileşme sürecini ciddi şekilde aksattığı ve amputelerin yaşadığı travmayı uzattığı belirtiliyor. Uzmanlara göre, yeterli sayıda uzman cerrahın bulunması halinde birçok vakada amputasyonun önlenmesi mümkün olabilirdi.

Filistinli sağlık yetkilileri, bu durumun devam eden İsrail saldırıları karşısında amputeleri daha da savunmasız hale getirdiğini belirtiyor. Ateşkese rağmen düzenlenen saldırılarda 750 Filistinlinin hayatını kaybettiği ifade ediliyor.

ICRC ve Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), tekerlekli sandalye gibi bazı ekipmanlara yönelik kısıtlamaların ateşkes sonrası kısmen hafiflediğini bildirirken, sağlık çalışanları yıkıntılarla dolu Gazze sokaklarında hareket etmenin hâlâ büyük zorluk oluşturduğunu vurguluyor.

Malzeme eksikliğinin yanı sıra uzman personel yetersizliği de dikkat çekiyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre Gazze Şeridi’nde yalnızca 8 protez uzmanı bulunuyor. Doktorlar, özellikle çocuk hastaların büyümeye bağlı olarak düzenli protez ayarlamalarına ihtiyaç duyması nedeniyle takibin son derece zor olduğunu belirtiyor.

Humanity & Inclusion bünyesinde protez ve ortopedik cihazlar teknik sorumlusu olan Hibe Beşir ise durumu şu sözlerle özetledi: “Amputasyon yalnızca bir uzvun kaybı değil; umut ve bağımsızlığın da kaybıdır. Çocuklar için ise bu, geleceğin kaybı anlamına geliyor.”


Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn: Suudi Arabistan Veliaht Prensi’nin bölgesel istikrara yönelik çabalarını takdir ediyoruz

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn (AP)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn (AP)
TT

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn: Suudi Arabistan Veliaht Prensi’nin bölgesel istikrara yönelik çabalarını takdir ediyoruz

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn (AP)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn (AP)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, bugün (çarşamba) yaptığı açıklamada, “Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın bilge ve dengeli çabaları, bölgede istikrarı destekleyen bir ortam oluşturmuştur ve bu çabalar Lübnan tarafından takdir ve gururla karşılanmaktadır” ifadelerini kullandı.

Aoun, X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, “Lübnan’ın bu çabanın asli bir parçası olmasını umuyoruz. Suudi Arabistan, Taif Anlaşması’nın hamisi olarak Lübnanlıların, bölge ülkelerinin ve dünyanın güvenini kazanmış bir ülkedir” dedi.