Körfez İşbirliği Konseyi, Umman açıklarında petrol tankerine yapılan saldırıyı kınadı

Geçtiğimiz Perşembe günü saldırıya uğrayan petrol tankeri Mercer Street (AP-Arşiv)
Geçtiğimiz Perşembe günü saldırıya uğrayan petrol tankeri Mercer Street (AP-Arşiv)
TT

Körfez İşbirliği Konseyi, Umman açıklarında petrol tankerine yapılan saldırıyı kınadı

Geçtiğimiz Perşembe günü saldırıya uğrayan petrol tankeri Mercer Street (AP-Arşiv)
Geçtiğimiz Perşembe günü saldırıya uğrayan petrol tankeri Mercer Street (AP-Arşiv)

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK), Umman kıyılarında Mercer Street isimli petrol tankerine yapılan saldırıyı kınayarak, uluslararası toplumu bölgede güvenlik ve istikrarın yanı sıra ticaret ve petrol arzının hareketini koruyacak şekilde tekrarlanmamasını sağlamak için bu tür saldırılara karşı sorumluluklarını üstlenmeye çağırdı.
KİK Genel Sekreteri Dr. Nayef el-Hacraf, KİK’in uluslararası deniz taşımacılığının emniyeti için çağrıda bulunduğunu ve gemiler ile tankerlerin hareketine yönelik herhangi bir engeli reddettiğini söyledi.
Dr. Hacraf, tüm ülkelerin seyrüsefer hareketini düzenleyen uluslararası sözleşme ve normlara uymaları ve güvenliğini sağlamaları gerektiğini de vurguladı.
Petrol tankeri Mercer Street, geçtiğimiz Perşembe günü Umman Denizi’nde saldırıya uğradı ve İsrail saldırıyla ilgili İran’ı suçladı.
İsrailli milyarder Eyal Ofer’in sahibi olduğu Londra merkezli Zodiac Maritime şirketine ait petrol tankerine düzenlenen saldırıda Romanyalı ve İngiliz iki mürettebatın öldüğü duyuruldu.
İsrail Dışişleri Bakanı Yair Lapid, olayın ardından ‘seyrüsefer özgürlüğünü baltalayan İran terörizmine’ karşı uluslararası eylem çağrısında bulundu.
Lapid Twitter hesabından yaptığı açıklamada “Washington, Londra ve Birleşmiş Milletler’deki diplomatik misyonlara, hükümet muhatapları ve ilgili delegasyonlarla New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde çalışma talimatı verdim. İran sadece İsrail’in sorunu değil, herkese zarar veren bir terör, yıkım ve istikrarsızlık kaynağıdır. Seyrüsefer özgürlüğünü de baltalayan İran terörü karşısında sessiz kalmamalıyız” ifadelerini kullandı.
Analistler, petrol tankerine yapılan saldırıyı, İsrail ve İran arasında sürmekte olan ‘gölge savaşının’ bir göstergesi olarak gördü.



Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi, İran’ın Körfez’e yönelik saldırılarını kınadı ve tazminat talep etti

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin bayrakları (AFP)
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin bayrakları (AFP)
TT

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi, İran’ın Körfez’e yönelik saldırılarını kınadı ve tazminat talep etti

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin bayrakları (AFP)
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin bayrakları (AFP)

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi bugün yaptığı açıklamada, İran’ın Körfez ülkelerine yönelik 
saldırılarını kınayarak bu eylemleri ‘çirkin’ olarak nitelendirdi ve Tahran’a tüm mağdurlara hızla tazminat ödemesi çağrısında bulundu.
47 üyeden oluşan Konsey, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üyesi altı ülke ile Ürdün tarafından sunulan tasarıyı destekledi. Kararda, özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğini aksatma girişimleri başta 
olmak üzere İran’ın eylemleri kınanarak, ‘tüm gerekçesiz saldırıların derhal durdurulması’ talep edildi.
Kararda ayrıca, uluslararası hukuk kurallarına uyulması, sivillerin ve kritik altyapıların hedef alınmaması gerektiği vurgulandı. Uluslararası deniz taşımacılığının korunması ve enerji arzının istikrarının sağlanmasının önemi de özellikle belirtildi.
Bu adım, bölgedeki gerilimin arttığı bir dönemde gelirken, uluslararası toplumdan gerilimin kontrol altına alınması ve bunun bölgesel güvenlik ile küresel ekonomi üzerindeki olası etkilerinin önlenmesi yönündeki çağrıların arttığına işaret ediyor.


Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Pakistan Başbakanı, askeri gerginliğin artmasının sonuçlarını görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Pakistan Başbakanı, askeri gerginliğin artmasının sonuçlarını  görüştü
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Pakistan Başbakanı, askeri gerginliğin artmasının sonuçlarını görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Pakistan Başbakanı, askeri gerginliğin artmasının sonuçlarını  görüştü

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, gerçekleştirdikleri telefon görüşmesinde bölgedeki son gelişmeleri, devam eden askeri gerilimin bölgesel ve küresel güvenlik ile istikrara etkilerini ve bu çerçevede yürütülen diplomatik çabaları ele aldı.
Pakistan Başbakanı, ülkesinin Suudi Arabistan’a tam destek verdiğini vurgulayarak, İran’dan 
kaynaklanan ve ülkenin güvenliği ile egemenliğini hedef alan saldırılar karşısında her zaman kararlı 
şekilde Riyad’ın yanında yer alacaklarını ifade etti.
Şerif, X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda da Pakistan’ın Suudi Arabistan ile dayanışmasının 
sürdüğünü ve özellikle mevcut bölgesel zorluklar ile güvenlik tehditleri karşısında ülkesinin Suudi Arabistan’ın güvenliği ve egemenliğine bağlılığını yineledi.
Her türlü saldırıyı kınadığını belirten Şerif, “Kardeşim Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile yaptığım görüşmede, Kral Selman bin Abdulaziz başta olmak üzere kraliyet ailesi ve Suudi halkının Ramazan Bayramı’nı tebrik ettim” ifadesini kullandı.
Şerif ayrıca, Suudi Arabistan’ın sergilediği itidali takdir ettiğini belirterek, gerilimin düşürülmesi, çatışmaların sona erdirilmesi ve İslam dünyasında birlik sağlanması gerektiğini vurguladı. Pakistan’ın bölgesel barış ve istikrarı hedefleyen diplomatik girişimlerine de değinen Şerif, iki ülkenin yakın koordinasyonu sürdürme konusunda mutabık kaldığını ifade etti.


Suudi Arabistan, mevcut durum nedeniyle ülkeden ayrılmakta zorluk çeken vize sahiplerinin durumunu ele alıyor

Bu prosedürler, herhangi bir ücret veya ceza uygulanmadan (Suudi Arabistan pasaportları için) ülkeden çıkmayı mümkün kılıyor
Bu prosedürler, herhangi bir ücret veya ceza uygulanmadan (Suudi Arabistan pasaportları için) ülkeden çıkmayı mümkün kılıyor
TT

Suudi Arabistan, mevcut durum nedeniyle ülkeden ayrılmakta zorluk çeken vize sahiplerinin durumunu ele alıyor

Bu prosedürler, herhangi bir ücret veya ceza uygulanmadan (Suudi Arabistan pasaportları için) ülkeden çıkmayı mümkün kılıyor
Bu prosedürler, herhangi bir ücret veya ceza uygulanmadan (Suudi Arabistan pasaportları için) ülkeden çıkmayı mümkün kılıyor

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada, bölgedeki mevcut durum nedeniyle ülkeyi terk edemeyen Umre, transit ve nihai çıkış vizeleri de dahil olmak üzere her türden ziyaret vizesi sahiplerinin durumuna yönelik çalışmalara, liderliğin talimatları doğrultusunda başlandığını duyurdu.

Bakanlık, bu tedbirlerin, ziyaretçinin ev sahibinin talebi üzerine, 8/9/1447 H. (25/2/2026 M.) tarihinden itibaren süresi dolan vizelerin, 1/11/1447 H. (18/4/2026 M.) tarihine kadar, “Absher” uygulaması üzerinden yasal olarak belirlenen ücretlerin ödenmesinin ardından uzatılmasını içerdiğini açıkladı.

Tedbirler ayrıca, vize süresi dolmuş kişilerin, vize uzatımı veya herhangi bir gecikme ücreti ya da cezası ödemek zorunda kalmadan, uluslararası sınır kapılarından doğrudan çıkış yapabilmelerini de içeriyor.

Bakanlık, ilgili düzenlemelerin ihlal edenlere uygulanmasını önlemek için yararlanıcıları18 Nisan 2026 tarihinden önce ayrılma girişiminde bulunmaya çağırdı ve ilgili düzenlemelere uygun olarak prosedürleri kolaylaştırma ve hareketin düzenliliğini sağlama konusundaki hassasiyetini vurguladı.