Saudi Aramco, petrol fiyatları ve küresel talep artışıyla net kârını ikiye katladı

Şirket, ikinci çeyrekte kârını yüzde 288 artırırken hissedarlara 18,7 milyar dolarlık dağıtılacağını açıkladı

Saudi Aramco, petrol fiyatlarındaki artış ve küresel talebin canlanmasıyla kârını ikiye katladı (Şarku’l Avsat)
Saudi Aramco, petrol fiyatlarındaki artış ve küresel talebin canlanmasıyla kârını ikiye katladı (Şarku’l Avsat)
TT

Saudi Aramco, petrol fiyatları ve küresel talep artışıyla net kârını ikiye katladı

Saudi Aramco, petrol fiyatlarındaki artış ve küresel talebin canlanmasıyla kârını ikiye katladı (Şarku’l Avsat)
Saudi Aramco, petrol fiyatlarındaki artış ve küresel talebin canlanmasıyla kârını ikiye katladı (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan’ın petrol şirketi Saudi Aramco dün, 2021 yılının ikinci çeyreğine ilişkin mali sonuçlarını açıkladı. Bu yılın ikinci çeyreğinde geçtiğimiz yılın ikinci çeyreğindeki kârına kıyasla yüzde 288 artışla 95,5 milyar riyal (25,3 milyar dolar) net kâr elde ettiğini bildiren Saudi Aramco, ikinci çeyrekte 70,3 milyar riyal (18,7 milyar dolar) değerinde temettü ödemesi yapacağını duyurdu. Şirketin bu yılın ilk yarısındaki net geliri 2020 yılının aynı dönemine kıyasla yüzde 103 artışla 176,9 milyar riyal (47,1 milyar dolar) olmuştu.

Büyümenin nedeni
Saudi Aramco elde edilen bu mali sonuçları, tüm dünyada etkili olan koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle getirilen kısıtlamaların hafifletilmesi, geniş kapsamlı aşı kampanyalarının yürütülmesi ve teşvik yöntemlerinin uygulanması ve büyük pazarlardaki hareketliliğin hızlanmasının ardından petrol fiyatlarındaki artışa ve küresel talepteki toparlanmaya bağladı.
Saudi Aramco’nun 2020 yılının ikinci çeyreğinde 24,6 milyar riyal (6,6 milyar dolan) olan kârı bu yılın ikinci çeyreğinde 95,5 milyar riyal olarak gerçekleşti. Şirketin bu yılın ilk yarısındaki net kârı ise 176,9 milyar riyal (47,1 milyar dolar) olmuştu.
Şirketten dün yapılan açıklamada, bu yılın birinci ve ikinci dönemindeki artışın, özellikle ham petrol fiyatlarındaki artış, rafinaj, işleme, pazarlama ve kimyasallarla ilgili iş kollarının kâr marjlarındaki iyileşmenin yanı sıra Suudi Arabistan Temel Endüstriler Kurumu’nun (SABIC) çalışma sonuçlarının birleştirilmesinden kaynaklandığı belirtildi. Açıklamaya göre ham petrol satışındaki gerileme, ham petrol üretiminde daha fazla kesintiye gidilmesiyle kısmen dengelendi.

Nakit akışı
Geçtiğimiz yılın ilk çeyreğinde 22,9 milyar riyal (6,1 milyar dolar), ikinci çeyreğinde 79,2 milyar riyal (21,1 milyar dolar) olan serbest nakit akışı, bu yılın ikinci çeyreğinde 84,7 milyar riyal (22,6 milyar dolar) olurken yılın ilk yarısında 153,2 milyar riyal (40,9 milyar dolar) olarak gerçekleşti. Aralık 2020 sonunda yüzde 23 olan borç oranı ise geçtiğimiz Haziran ayı sonuna kadar yüzde 19,4'e ulaştı.
Şirketin açıklamasında buradaki düşüşün temel nedeninin, Saudi Aramco ham petrol boru hattı anlaşmasıyla ilgili güçlü nakit akışları ve nakit gelirlerinden kaynaklı 30 Haziran 2021'deki nakit ve nakit benzerlerindeki artışa bağlanabileceği belirtildi.

Sermaye harcaması
2020 yılının birinci döneminde yüzde 20 ve ikinci döneminde yüzde 15'lik artış gösteren sermaye harcaması ise 2021 yılının ikinci çeyreğinde 28,1 milyar riyal (7,5 milyar dolar) olarak gerçekleşti. Böylece 2021 yılının ilk yarısında sermaye harcaması 58,8 milyar riyal (15,7 milyar dolar) oldu.
Şirketten yapılan açıklamaya göre artışın başlıca nedeni, devam eden ham petrol üretimindeki artırım projelerine ilişkin inşaat ve malzeme tedarikinin ilk aşamalarının başlaması ve SABIC'in sermaye harcamalarının birleştirilmesi oldu. Saudi Aramco’nun sermaye harcaması konusunda çok esnek ve disiplinli bir yaklaşıma sahip olmaya devam ettiği vurgulanan açıklamada şirketin 2021 yılı için öngörülen sermaye harcamasını 131 milyar riyal (35 milyar dolar) seviyesinde tutmak istediği belirtildi.

Küresel toparlanma
Saudi Aramco'nun CEO'su ve İcra Kurulu Başkanı Emin Nasır dün yaptığı açıklamada, yılın ikinci çeyreğinin, şirketin küresel ekonomik toparlanma çerçevesinde daha esnek ve uyum sağlayabilen ve bu yılın ikinci yarısına girişini güçlendiren küresel enerji talebindeki güçlü toparlanmaya dayanan ‘çok seçkin’ sonuçları yansıttığını söyledi.
Kovid-19 varyantlarının sebep olduğu zorluklar nedeniyle halen bir takım belirsizliklerin olduğuna dikkati çeken Nasır, “Değişen piyasa koşullarına hızlı ve etkili bir şekilde uyum sağlamada yetenekliydik” dedi.
Nasır, 46,5 milyar riyal (12,4 milyar dolar) tutarındaki tarihi boru hattı altyapı anlaşmasının, şirketin portföy geliştirme programında önemli bir ilerlemenin göstergesi olan uluslararası yatırımcıların şirkete duyduğu güvenle şirketin uzun vadeli iş stratejilerine bir dayanak oluşturduğunu, 22,5 milyar riyal değerindeki sukuk (tahvil) ihracının finansal durumu güçlendirdiğini, fon kaynaklarının çeşitlenmesini artırdığını ve yatırımcı tabanını genişlettiğini sözlerine ekledi.

Stratejik programlar
Saudi Aramco’nun CEO’su sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ağırlıklı olarak sürdürülebilirlik ve düşük karbonlu yakıtlara, potansiyel yatırım ile varlıkların değerini en üst düzeye çıkarmaya, hem yerel hem de küresel düzeylerde rafineri ve kimyasallarda iş entegrasyonunu ve genişletilmesini teşvik etmeye odaklanan bir dizi stratejik programda ilerleme kaydetmeye devam edeceğiz. Tüm bunlar ve diğer nedenler, 2021'in ikinci yarısı ve sonrası için gelecek beklentileri açısından iyimser olmamızı sağlıyor.”

Boru hattı anlaşması
Saudi Aramco, yeni kurulan Aramco Ham Petrol Tedarik Şirketi'nin yüzde 49 hissesini satın alan uluslararası bir şirketler birliği ile 46,5 milyar riyal (12,4 milyar dolar) değerinde bir boru hattı altyapı anlaşması imzaladı. Saudi Aramco, 25 yıllık bir kiralama ve geri kiralama sözleşmesi kapsamında şirketin hisselerinin çoğunluğunu elinde tutuyor. Aramco Ham Petrol Tedarik Şirketi, boru hattından geçen ham petrol miktarları için Saudi Aramco tarafından ödenen bir tarife ücreti alacak. Tarife, geçen ham petrol miktarlarının asgari oranıyla orantılı olacak. Öte yandan bu yatırım, Saudi Aramco'nun büyük boru hattı varlıklarının yansıttığı çekici fırsatı ve yatırımcıların şirketin uzun vadeli geleceğine olan güvenini gösteriyor.
Şirket, dünya genelinde ABD doları cinsinden tahvil ihracıyla 22,5 milyar riyal (6 milyar dolar) elde etmiş ve İslam dini hukukuna uygun olarak tahvilleri büyük yatırım kuruluşlarına satmayı başarmıştır. Tahvil ihracı, Saudi Aramco tarafından kısa süre önce başlatılan uluslararası tahvil programı çerçevesinde doğrudan ve teminatsız olmak üzere üç dilim içeriyor. İhraçtan elde edilen gelir şirketin genel kullanımına tahsis edilmiştir.

Güçlü sicil
Saudi Aramco, 2021 yılının ikinci çeyreğinde ham petrol ve diğer petrol ürünlerinin sevkiyatlarının teslimat güvenilirliğini yüzde 100'de tutarak, güçlü tedarik güvenilirliği rekorunu korudu. Şirket ayrıca, 2021'in ikinci çeyreğinde günde 11,7 milyon varil petrole eşdeğer hidrokarbon üretimiyle petrol arama ve üretimde olağanüstü bir performans sergiledi.
Şirket, ikinci çeyrekte Ayn Dar ve Fazran’daki ham petrol üretimini artırmak için günlük toplam 175 bin varil üretim kapasitesine sahip ikincil rezervuarlar hedefleyen iki projeyi tamamlamayı ve bunları birbirine bağlamayı başardı.
Öte yandan Saudi Aramco, bir dizi petrokimya ve polimer ürününün pazarlama ve satış sorumluluğunu SABIC'e devretmeye başladı. Bu da SABIC'in şirketin kimyasallar kolu olması için önemli bir adım oldu. Ayrıca SABIC’in bazı ürünlerinin satın alım ve yeniden satışı sorumluluğu da Aramco Ticaret Şirketi’ne (ATC) devredildi.
Bu önemli değişikliklerle, SABIC'in polimerler ve petrol türevi ürünlere ve ATC’nin yakıtlar, aromatikler ve tert-butil metil etere (MTBE) odaklanması hedefleniyor. Böylece tedarik, tedarik zinciri, hammadde optimizasyonu, sektör iş entegrasyonu, işletme ve bakım konularında iki şirketin güçlü yönlerinden önemli ölçüde yararlanılması çerçevesinde operasyonel verimliliğin artırılmasının yanı sıra her iki şirketin markalarının güçlendirilmesi ve genel rekabet gücünün artması sağlanacak.



Petrol yeniden yükselişte: Piyasaların gözü İran ve ABD’de

ABD’nin Ohio eyaletindeki Painesville kentinde bir akaryakıt istasyonundaki pompada gösterilen yakıt fiyatları (Reuters)
ABD’nin Ohio eyaletindeki Painesville kentinde bir akaryakıt istasyonundaki pompada gösterilen yakıt fiyatları (Reuters)
TT

Petrol yeniden yükselişte: Piyasaların gözü İran ve ABD’de

ABD’nin Ohio eyaletindeki Painesville kentinde bir akaryakıt istasyonundaki pompada gösterilen yakıt fiyatları (Reuters)
ABD’nin Ohio eyaletindeki Painesville kentinde bir akaryakıt istasyonundaki pompada gösterilen yakıt fiyatları (Reuters)

Petrol fiyatları, İran’la yaşanan gerilime ilişkin belirsizlikler ve ABD’nin stok verileri öncesinde bugün (Çarşamba) yüzde 1’in üzerinde artış kaydetti.

Brent petrolün vadeli varil fiyatı, TSİ 07.35 itibarıyla 1,59 dolar ya da yüzde 1,4 artışla 115,47 dolara yükseldi. ABD Batı Teksas türü (WTI) ham petrolünün vadeli varil fiyatı ise 1,43 dolar ya da yüzde 1,4 artarak 101,33 dolara ulaştı.

Petrol fiyatları salı günü işlemler sırasında yaklaşık 2 dolar gerilemiş, ancak arz güvenliğine ilişkin endişelerin yeniden gündeme gelmesiyle tekrar yükselişe geçmişti.

ING Grubu emtia analistleri, piyasaların gerilimin yeniden tırmanması ihtimalini hâlâ yüksek gördüğünü belirtti. Analistler, yatırımcıların ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik atacağı bir sonraki adıma ilişkin daha fazla netlik beklemesi nedeniyle petrol fiyatlarının yüksek seviyelerde kaldığını ifade etti.

Analistler ayrıca, seçimlerin İran’a yönelik yeni saldırılar düzenlenmeden tamamlanmasının, fiyatları destekleyen risk priminin gerilemeye başlaması için yeterli olabileceğini kaydetti.

ABD’de ise Amerikan Petrol Enstitüsü (API) tarafından hazırlanan ve piyasa kaynaklarınca aktarılan verilere göre, 23 Ekim’de sona eren haftada ham petrol stokları 2,03 milyon varil azaldı.

Ancak Reuters’ın görüşlerine başvurduğu analistler, aynı haftada stokların yaklaşık 15 bin varil artmasını bekliyordu. Piyasalar, arz seviyelerine ilişkin daha net göstergeler elde etmek amacıyla ABD Enerji Enformasyon İdaresinin (EIA) çarşamba günü ilerleyen saatlerde açıklayacağı haftalık resmi stok raporunu bekliyor.

Piyasaların odağında ayrıca, gelecek pazar günü yapılması planlanan OPEC+ toplantısı bulunuyor. Görüşmelere yakın kaynaklara göre, üye ülkelerin aralık ayı petrol üretim hedeflerini değiştirmemesi bekleniyor.

Bu süreçte, ittifakın yedi temel üyesinin çoğunda fiili üretim, belirlenen hedeflerin altında seyrediyor. Söz konusu ülkeler Suudi Arabistan, Rusya, Irak, Kuveyt, Cezayir, Kazakistan ve Umman’dan oluşuyor.

Öte yandan, piyasada faaliyet gösteren bazı kaynaklara göre Rusya’nın Baltık Denizi ve Karadeniz limanlarından gerçekleştirdiği ham petrol ihracatı, gelecek ay gerileyebilir. Bu olasılık, yerel rafinerilerin dizel üretimini artırmasıyla ilişkilendiriliyor. Söz konusu gelişmenin, bu ay Washington ile varılan bir anlaşmanın ardından gündeme geldiği belirtiliyor.


Üretim maliyetlerindeki artış Sudanlıların ekmek yükünü ağırlaştırıyor

Omdurman’daki bir fırında çalışan işçi, ekmek üretimini denetliyor (Şarku’l Avsat).
Omdurman’daki bir fırında çalışan işçi, ekmek üretimini denetliyor (Şarku’l Avsat).
TT

Üretim maliyetlerindeki artış Sudanlıların ekmek yükünü ağırlaştırıyor

Omdurman’daki bir fırında çalışan işçi, ekmek üretimini denetliyor (Şarku’l Avsat).
Omdurman’daki bir fırında çalışan işçi, ekmek üretimini denetliyor (Şarku’l Avsat).

Sudan’da ekmeğin fiyatının 500 Sudan lirasına (0,05 dolar) yükselmesi, hane halklarının geçim sıkıntısını daha da derinleştirdi. Fiyatın yüzde 35 artması, satın alma gücünün gerilediği ülkede vatandaşların temel gıdaya erişimini zorlaştırıyor. Un, maya ve yakıt fiyatlarındaki yükselişin yanı sıra elektrik kesintileri ve Sudan lirasının dolar karşısında değer kaybetmesi, fırın işletmecilerinin üretim maliyetlerini artırıyor. Vatandaşlar temel gıda maddesine erişimi kolaylaştıracak önlemler alınmasını isterken sektör temsilcileri, savaşın devam etmesi ve ekonomik koşulların kötüleşmesi nedeniyle fiyat artışlarını kontrol altına almanın zorlaştığı uyarısında bulunuyor.

Omdurman’da fırın işleten Tayyib el-Caali, ekmek fiyatındaki son artışın üretim maliyetlerindeki yükselişten kaynaklandığını belirtti. Bir çuval unun fiyatının 190 bin Sudan lirasına (19 dolar), bir koli mayanın fiyatının ise 290 bin Sudan lirasına (29 dolar) ulaştığını aktaran Caali, işçilerin günlük ücretlerinin de yüzde 25 arttığını söyledi.

cvfghy
Omdurman’daki bir fırın, fiyat artışları nedeniyle müşterilerin yoğunluğundan şikâyetçi (Şarku’l Avsat)

Caali, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bin litre gazın maliyetinin 4 milyon 700 bin Sudan lirasına (470 dolar) çıktığını belirtti. Elektrik kesintilerinin günde 12 saati aştığını kaydeden Caali, bu nedenle fırın işletmecilerinin üretimi sürdürebilmek için motorin kullanmak zorunda kaldığını ve bunun günlük maliyetinin 400 bin Sudan lirasına (40 dolar) ulaştığını ifade etti.

Caali, ekmek fiyatlarındaki yükselişin sınırlandırılması ve fırın işletmecileriyle tüketicilerin üzerindeki yükün hafifletilmesi için yetkililerin döviz kurundaki dalgalanmaları azaltacak ve enflasyonu kontrol altına alacak adımlar atması gerektiğini vurguladı. Sudan lirasının değer kaybetmeye devam etmesinin sorunu ağırlaştırdığına dikkati çekti.

Satın alma gücü geriliyor

Ekmek fiyatlarındaki artış, hem haneleri hem de yemeklerinde ekmek kullanan işletmeleri olumsuz etkiliyor. Temel tüketim ürünlerinin fiyatları yükselirken vatandaşların satın alma gücü de giderek azalıyor.

Restoran işletmecisi Süleyman Abdullah, ekmekteki fiyat artışının restoranlara yeni yükler getirdiğini ve müşterilere uygun fiyatlı yemek sunmayı zorlaştırdığını söyledi. Abdullah, fasulye, mercimek veya ciğer yemeklerinin yanında iki ekmek sunulmasının artık bazı müşterileri memnun etmediğini belirtti. Ekmeğin boyutunun küçülmesi nedeniyle müşterilerin ilave ekmek almak zorunda kaldığını ve bunun da yemek maliyetini artırdığını kaydetti.

ghyj
Fırın işletmecisi Süleyman Abdullah, Şarku’l Avsat’a konuşuyor.

Taksicilik yapan İsam et-Tac ise savaşın devam ettiği bir ortamda temel tüketim ürünlerindeki fiyat artışlarının ailesinin günlük ihtiyaçlarını karşılamasını daha da zorlaştırdığını söyledi. Ailesinin günlük yaklaşık 20 bin Sudan liralık (2 dolar) ekmek tükettiğini belirten et-Tac, aracına yakıt alabilmek için üç güne kadar uzayabilen kuyruklarda beklemek zorunda kaldığını ifade etti. Et-Tac, gelirinin ailesinin temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetmediğini dile getirdi.

Başkent Hartum’a yerinden edilmenin ardından geri dönen aileler de ağır yaşam koşullarıyla karşı karşıya. Hüseyin Abdullah, ailesiyle birlikte kente dönerken elektrik, su, ekmek ve ilaç gibi temel ihtiyaçlara yeniden erişebilmeyi umduklarını, ancak karşılaştıkları geçim yükünün altından kalkamadıklarını söyledi.

Fatma Ahmed de çocuklarının okula gitmeden önceki kahvaltısı için artık ekmek temin etmekte zorlandığını belirtti. Ailenin sınırlı imkânlarla çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştığını ifade eden Ahmed, yetkililere fırınlara destek verilmesi ve fiyat artışlarının vatandaşlar üzerindeki etkisinin hafifletilmesi çağrısında bulundu.

Un tedarikini güvence altına alma girişimleri

Krizin çözümüne yönelik çalışmalar kapsamında Hartum Eyaleti Valisi Ahmed Osman Hamza, geçen pazartesi günü Bahri’nin kuzeyindeki Ceyli Sanayi Bölgesi’nde bulunan Rotana fabrikasının değirmenlerini ziyaret etti. Hamza, üretim kapasitesini yerinde inceleyerek un tedarikinin güvence altına alınması ve fırınlara yönelik sevkiyatların kesintisiz sürdürülmesi için atılabilecek adımları değerlendirdi.

Dağıtım süreçlerinin düzenli işlemesini engelleyen yetki karmaşasına dikkati çeken Hamza, denetimlerin sıkılaştırılması ve sistemdeki aksaklıkların giderilmesi talimatını verdi. Bu adımların fırınların faaliyetlerini sürdürmesini ve vatandaşlara ekmek sağlanmasını güvence altına almayı amaçladığı belirtildi.

Üretim maliyetleri yükseliyor

Fırınlar Birliği Başkanı İsam Ukaşe ise ekmek fiyatlarındaki son artışı, dünya piyasalarında buğday fiyatlarının yükselmesine, Sudan lirasının değer kaybetmesine ve yakıt, gaz ile maya maliyetlerindeki artışa bağladı.

Paralel piyasada doların yaklaşık 10 bin Sudan lirasından (1 dolar) işlem gördüğünü belirten Ukaşe, bunun üretim girdilerinin ithalat maliyetini artırarak fırıncılık sektöründeki baskıyı ağırlaştırdığını söyledi.

Ukaşe, krizin aşılması için yurt dışından buğday unu ithal edilmesi ve fırınlara destek sağlanması gerektiğini ifade etti. Ancak savaşın devam etmesi ve ekonomik koşulların kötüleşmesi nedeniyle kalıcı çözümler üretmenin zor olduğunu kabul etti.

Ülkenin ihracatının büyük ölçüde altınla sınırlı kaldığını belirten Ukaşe, kendi ifadesiyle altın gelirlerinin savaş harcamalarının finansmanında kullanıldığını söyledi. Ukaşe, vatandaşların ağır geçim koşullarını göz önünde bulundurarak ekmek fiyatlarının mevcut seviyelerin üzerine çıkmamasını ve iki ekmeğin bin Sudan lirasından (0,10 dolar) satılmaya devam etmesini umduğunu dile getirdi.

Stratejik stok oluşturulması çağrısı

Ekonomi uzmanı Heysem Muhammed Fethi de ekmek krizinin geçici bir enflasyon dalgasından ibaret olmadığını, üretim sistemindeki yapısal sorunları yansıttığını söyledi.

Unun toplam üretim maliyetinin yaklaşık yüzde 70’ini oluşturduğunu belirten Fethi, un fiyatındaki her artışın, özellikle istikrarlı bir destek mekanizmasının bulunmadığı koşullarda, doğrudan nihai ekmek fiyatına yansıdığını kaydetti.

Bazı dönemlerde yakıt fiyatlarının yüzde 100’ün üzerinde artmasının nakliye ve dağıtım maliyetlerini yükselttiğini ifade eden Fethi, elektrik tarifelerindeki artışın da işletme giderlerini ağırlaştırdığını söyledi. Fethi, bütün bu gelişmelerin ülkede açık ve kapsamlı bir gıda güvenliği politikasının bulunmadığı bir ortamda yaşandığına dikkati çekti.

Ekmeğin temel bir gıda maddesi olarak ele alınması gerektiğini vurgulayan Fethi, buğday için stratejik stok oluşturulmasını, ithalat ve dağıtım süreçlerinde devletin rolünün güçlendirilmesini önerdi. Fethi, bu süreçlerin bütünüyle piyasa mekanizmalarına bırakılmaması gerektiğini belirtti.

Fethi ayrıca un ve buğday ithalatında kullanılacak dövizin fiyatlandırılması konusunda anlaşmazlıklar yaşandığını ifade etti. İthalatta esas alınan döviz kurları ile özel sektörün döviz ihtiyacını karşılamak için paralel piyasada kullandığı dolar kuru arasındaki farkın da sorunları derinleştirdiğini kaydetti.

Savaşın yıprattığı Sudanlılar, yerinden edilme, açlık ve satın alma gücündeki erime nedeniyle giderek ağırlaşan bir yaşam mücadelesi veriyor. Ekmek fiyatlarındaki artış bu yükü daha da artırırken üretim maliyetlerinin yükselmesi ve hane gelirlerinin gerilemesi, günlük yaşamın en temel ihtiyaçlarından birine erişimi bile büyük bir sorun haline getiriyor. Yetkililerin un tedarikini güvence altına alma ve üretim maliyetlerini kontrol etme kapasitesi, krizin daha da derinleşmesini önlemede belirleyici olacak.


Çin borsasında yapay zeka depremi: Devlet destekli fonlar devreye girdi

Bireysel yatırımcıların gözdesi olan robot üreticisi Unitree'nin hisseleri de sert düştü (Reuters)
Bireysel yatırımcıların gözdesi olan robot üreticisi Unitree'nin hisseleri de sert düştü (Reuters)
TT

Çin borsasında yapay zeka depremi: Devlet destekli fonlar devreye girdi

Bireysel yatırımcıların gözdesi olan robot üreticisi Unitree'nin hisseleri de sert düştü (Reuters)
Bireysel yatırımcıların gözdesi olan robot üreticisi Unitree'nin hisseleri de sert düştü (Reuters)

Çin'deki yapay zeka ve çip şirketlerinin hisselerinde yaşanan düşüş endişe yaratıyor.

Yapay zeka ve yarı iletken şirketlerinin ağırlıkta olduğu STAR50 endeksi, 4 aydan kısa sürede yüzde 40 gerileyerek yaklaşık 480 milyar dolar kaybettirdi.

Ülkedeki önde gelen şirketlerin yer aldığı CSI300 endeksi de Şi Cinping yönetiminin ekonomik teşvik vaatleriyle iki yıl önce başlayan yükselişin ardından bu yıl haziranda gördüğü zirveden yaklaşık yüzde 20 geriledi.

Bireysel yatırımcıların gözde şirketlerinden robot üreticisi Unitree'nin hisseleri, ağustostaki halka arzından bu yana yarı yarıya düştü. Çip üreticisi CXMT'nin hisseleri de son bir ayda dörtte birden fazla değer kaybetti.

Goldman Sachs verilerine göre yapay zeka hisseleri, Çin ana karası ve Hong Kong borsalarında işlem gören hisselerin toplam piyasa değerinin yüzde 42'sini, işlem hacminin ise yüzde 57'sini oluşturuyor. Küçük yatırımcıların ağırlıkta olduğu piyasadaki düşüş, çok sayıda kişiyi etkiledi.

Reuters’ın analizine göre düşüşte Çin'in ihracatına yönelik kısıtlamalar da önemli rol oynadı. ABD'nin Çinli şirketlerin veri merkezlerine parça tedarik etmesini yasaklamaya yönelik adımlarının ardından optik bileşen üreticileri Zhongji Innolight ve Eoptolink Technology'nin hisseleri haziran ve temmuzdaki zirvelerine göre yaklaşık yüzde 60 değer kaybetti

Pekin merkezli fon yöneticisi Dong Baozhen, mevcut durumla ilgili şu yorumları paylaşıyor:

Borsa zamanla spekülatif olarak gelişen çılgınca bir boğa dönemine girdi. Artık balonun patladığını görüyoruz.

Çinli yatırım firması Shanghai Zhuopu Investment Management’tan Wang Zhuo, çip üreticileriyle yapay zeka tedarikçilerinin de diğer Çinli firmalar gibi sonunda fiyat rekabetine girdiğini belirterek, "Bunun istisnası yok. Tüm balonlar kaçınılmaz olarak patlar" diyor.

Bazı analistlerse satış dalgasını olumlu karşılayıp, bunun uzun vadede piyasa reformlarına zarar vermeyeceğini savunuyor. HSBC araştırmasına göre Asya fonları son üç ayda satış yapsa da genel olarak Çin hisselerinde hâlâ yüksek ağırlığa sahip. BNP Paribas Securities’ten analist William Bratton da piyasanın temkinli yatırımcılar için alım fırsatları sunduğunu öne sürüyor.

Diğer yandan Pekin yönetimi borsadaki düşüşü durdurmak için devreye girdi. Bloomberg verilerine göre, devlet destekli yatırımcıların aktif olarak işlem yaptığı 9 borsa yatırım fonuna (ETF) geçen hafta 128,7 milyar yuan (yaklaşık 963 milyar TL) giriş gerçekleşti. ABD Başkanı Donald Trump'ın gümrük tarifeleriyle piyasaları sarstığı Nisan 2025'te ise bu fonlara yaklaşık 140 milyar yuan (yaklaşık 1 trilyon TL) aktarılmıştı.

Independent Türkçe, Reuters, Geo News, Bloomberg