Dünya Bankası baş ekonomistlerinden Roberta Gatti Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan enerji piyasalarının istikrarında merkezi rol oynuyor

Basra Körfezi’nden  Hürmüz Boğazı’na doğru yol alan yük gemisi (Reuters)
Basra Körfezi’nden  Hürmüz Boğazı’na doğru yol alan yük gemisi (Reuters)
TT

Dünya Bankası baş ekonomistlerinden Roberta Gatti Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan enerji piyasalarının istikrarında merkezi rol oynuyor

Basra Körfezi’nden  Hürmüz Boğazı’na doğru yol alan yük gemisi (Reuters)
Basra Körfezi’nden  Hürmüz Boğazı’na doğru yol alan yük gemisi (Reuters)

Jeopolitik gerilim dalgalarının hayati su yollarının istikrarını sarstığı bir dönemde, Körfez bölgesindeki büyük ekonomik hedeflerin, küresel ekonomi için “vazgeçilmez bir yaşam damarı” olan Hürmüz Boğazı sınavı karşısında dayanma kapasitesine ilişkin temel sorular öne çıkıyor. Dünya Bankası’nın Orta Doğu, Kuzey Afrika, Afganistan ve Pakistan (MENAAP) bölgesinin başekonomisti Roberta Gatti, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, mevcut jeopolitik gerilimlerin bölgedeki ekonomik çeşitlenme hedeflerini gerçek bir sınavla karşı karşıya bıraktığı uyarısında bulundu. Buna karşılık, Suudi Arabistan’ın küresel enerji piyasalarındaki merkezi rolüne dikkat çekerek, tedarik zincirlerinin güvenilirliğini artırmaya yönelik tedbirlerinin yalnızca ihracatçılara hizmet etmekle kalmayıp; enflasyon, ticaret ve küresel büyüme üzerinde de olumlu etkiler yarattığını vurguladı.

Geçtiğimiz hafta, Dünya Bankası, Uluslararası Para Fonu ile yapılacak bahar toplantıları öncesinde yayımladığı raporda, Suudi Arabistan ekonomisini 2026 yılı için yüzde 3,1 büyüme beklentisiyle ilk sırada sabit tuttu. Böylece ülke, bölgeye ilişkin tahminlerde yapılan sert aşağı yönlü revizyonlara rağmen, mevcut jeopolitik krizin etkileriyle başa çıkma kapasitesi en yüksek Körfez ekonomisi olarak öne çıktı. Rapordaki verilere göre kamu maliyesi açığının 2025’teki yüzde 6 seviyesinden 2026’da yarı yarıya azalarak yüzde 3’e düşmesi; cari işlemler dengesinin ise eksi yüzde 2,7’den artı yüzde 3,3’e geçerek belirgin bir fazla vermesi bekleniyor.

vd
Roberta Gatti, Dünya Bankası’nın Orta Doğu, Kuzey Afrika, Afganistan ve Pakistan bölgesi başekonomistidir.(Worldbank)

Geçtiğimiz pazartesi gününden itibaren Amerika Birleşik Devletleri, Pakistan’da hafta sonu çöken barış görüşmelerinin ardından, hayati petrol geçişinin yeniden açılması için baskıyı artırma amacıyla İran limanlarına deniz ablukası uygulamaya başladı. Bu müzakerelerin önümüzdeki günlerde yeniden başlaması bekleniyor.

Suudi Arabistan merkezi bir rol oynuyor; bugün bu rol özellikle küresel enerji piyasalarında öne çıkıyor” diyerek, krallığın dayanıklılığı artırmaya yönelik çabalarının, Hürmüz Boğazı çevresindeki belirsizliğin arttığı bir dönemde özel önem taşıdığını belirten Gatti, “İster altyapı yatırımları, ister alternatif ihracat yolları, isterse yedek kapasite yoluyla olsun, enerji tedarik zincirlerinin güvenilirliğini artıran tedbirler, bu tür şokların daha geniş çaplı küresel bir krize dönüşme riskini azaltabilir. Bu çabalar yalnızca ihracatçılar açısından dalgalanmaları sınırlamak için değil, aynı zamanda enflasyon, ticaret ve küresel büyüme açısından da önem taşır” ifadelerini kullandı.

Ekonomik çeşitlenme ve dayanıklılık testi

Gatti, mevcut çatışmanın, ulusal kalkınma planlarının ve Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin benimsediği temel hedef olan ekonomik çeşitlenmenin stratejik önemini doğrudan ortaya koyduğunu söyledi. 28 Şubat’tan bu yana kaydedilen verilerin bu farkı açıkça gösterdiğini belirten Gatti “Nispeten daha çeşitlenmiş ekonomiler, örneğin Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn, büyüme beklentilerinde çok daha sınırlı düşüşler yaşadı. Buna karşılık, Katar ve Kuveyt gibi daha az çeşitlenmiş ekonomilerde düşüş çok daha sert oldu” dedi. Bu gerilemeyi, söz konusu ülkelerin ticaret ve enerji ihracatı için tek geçiş yolu olarak Hürmüz Boğazı’na yüksek bağımlılığına ve alternatif ihracat yollarının yokluğuna bağladı.

Dünya Bankası, Katar ekonomisinin sıvılaştırılmış gaz tedarikindeki aksaklıklar nedeniyle yüzde 5,7 daralmasını; Kuveyt ekonomisinin ise petrol ihracatı için yüzde 100 oranında Hürmüz’e bağımlı olması nedeniyle yüzde 6,4 küçülmesini bekliyor. Buna karşılık, Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman için yüzde 2,4; Bahreyn için ise yüzde 3,1 büyüme öngörülüyor.

Gatti, ulusal “vizyon” stratejilerinin, hidrokarbonlara yapısal bağımlılığı azaltma ve özel sektörün büyümedeki rolünü güçlendirme hedefleriyle hâlâ doğru ve gerekli bir seçenek olduğunu vurguladı. Ancak son gelişmelerin, bu stratejilerin uygulanmasının dış şoklara karşı “hassas” olduğunu gösterdiğini, daha çeşitlenmiş ekonomilerin ise güçlü mali rezervler ve daha derin petrol dışı sektörler sayesinde daha dayanıklı olduğunu belirtti.

Ayrıca çeşitlenmenin kapsadığı sektörlerin niteliğinin belirleyici olduğunu ifade eden Gatti, bankacılık ve finans gibi alanların daha dayanıklı olduğunu; buna karşılık süregelen istikrarsızlığın turizm, havacılık ve lojistik gibi hızlı büyüyen sektörlerde yatırım iştahını zayıflatabileceğini söyledi.

Enerji yoksulluğu

Gatti, enerji piyasalarındaki dalgalanmaların en olumsuz yönüne dikkat çekerek, petrol fiyatlarındaki artışın ithalatçı gelişmekte olan ülkeler üzerinde çok yönlü baskı oluşturduğunu belirtti. Bu artışın elektrik ve toplu taşıma maliyetlerini yükselttiğini, gübre maliyetleri üzerinden gıda fiyatlarını artırdığını ve ticaret açıklarını büyüttüğünü ifade etti.

Bu durumun özellikle sınırlı rezervlere sahip yoksul ülkelerde kamu maliyesi üzerinde ciddi yük oluşturduğunu belirten Gatti, enerji fiyatlarını sübvanse etme girişimlerinin de ağır maliyetler doğurduğunu vurguladı.

Gatti, güvenilir ve uygun fiyatlı enerjinin sadece bir hizmet değil, hane halkı ve işletmeler için hayati bir unsur olduğunu belirterek, yakıt ve gaz piyasalarındaki dalgalanmaların bu ekonomilere “çifte darbe” vurduğunu söyledi. Hane halklarının temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanırken, şirketlerin pahalı ve güvensiz enerjiyle karşı karşıya kaldığını, bunun da sanayi büyümesini daha yavaş, daha riskli ve daha az rekabetçi hâle getirdiğini ifade etti. Bu nedenle kısa vadeli fiyat artışlarının, uzun vadeli yapısal dönüşümü de sekteye uğratabileceğini kaydetti.

Alternatif enerji yollarının maliyeti

Gatti, dar deniz geçitlerini aşan kara yolları ve boru hatlarına yatırım yapılmasının, ekonomik verimlilik ile dayanıklılık arasında hassas bir denge gerektirdiğini belirtti. Coğrafi ve teknik açıdan petrol ve gazın Hürmüz Boğazı üzerinden taşınmasının hâlâ en düşük maliyetli seçenek olduğunu ifade etti. Ancak mevcut şokların, ticaret yollarının çeşitlendirilmesini kaçınılmaz kıldığını söyledi.

Bu kapsamda Suudi Arabistan’ın, Doğu-Batı boru hattı üzerinden Kızıldeniz’deki Yanbu Limanı’na günlük 7 milyon varil kapasiteyle ihracat yönlendirebildiğini; BAE’nin ise Habşan-Fuceyre hattı ile yaklaşık 1,8 milyon varil kapasiteye sahip olduğunu belirtti. Buna karşılık Kerkük-Ceyhan Boru Hattı’nın, Irak’taki onarım gecikmeleri nedeniyle 1,5 milyon varillik kapasitesine rağmen yalnızca 0,4 milyon varil seviyesinde çalıştığını ifade etti.

Yalnızca verimlilik dönemi sona erdi

Gatti, küresel tedarik zincirlerinin Kovid-19 pandemisi ve bölgesel çatışmalarla ağır bir sınavdan geçtiğini belirterek, aşırı derecede coğrafi olarak yoğunlaşmış üretim ağlarına bağımlılığın kırılganlığını ortaya çıkardığını söyledi. “Artık yalnızca verimlilik yeterli değil” diyen Gatti, hükümetler ve şirketlerin stoklarını artırması, kaynaklarını çeşitlendirmesi ve daha esnek lojistik sistemler kurması gerektiğini vurguladı.

dfvdf
Suudi Arabistan önemli deniz limanlarından Yanbu

Dünya Bankası’nın bu dönüşümü desteklemek amacıyla kapsamlı çalışmalar yürüttüğünü belirten Gatti, 2020 Dünya Kalkınma Raporu’na atıfta bulunarak, gelişmekte olan ülkelerin küresel değer zincirlerindeki zorluklarının ele alındığını hatırlattı. Gatti  yakında yayımlanacak “Kaynaklardan Dayanıklılığa: Petrol ve Gaz İhracatçıları İçin Ekonomik Çeşitlenme” başlıklı yeni raporun, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Asya-Pasifik’teki ihracatçılar için bir yol haritası sunacağını ifade etti.

Son olarak Gatti, bir ekonominin petrol ve gaz şoklarına karşı dayanıklılığının; ithal enerjiye bağımlılık düzeyi, üretim sektörlerinin enerji yoğunluğu ve tüketici ile hükümetlerin fiyat artışlarına verdiği tepkinin esnekliği gibi faktörlere doğrudan bağlı olduğunu vurguladı.



Suudi Arabistan, İran saldırılarını kınayarak diplomatik sürece dönüş çağrısı yaptı

İran saldırısının ardından Bahreyn'de meydana gelen hasar (Bahreyn İçişleri Bakanlığı)
İran saldırısının ardından Bahreyn'de meydana gelen hasar (Bahreyn İçişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan, İran saldırılarını kınayarak diplomatik sürece dönüş çağrısı yaptı

İran saldırısının ardından Bahreyn'de meydana gelen hasar (Bahreyn İçişleri Bakanlığı)
İran saldırısının ardından Bahreyn'de meydana gelen hasar (Bahreyn İçişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan, İran'ın Ürdün, Bahreyn ve Kuveyt'e yönelik saldırılarını şiddetle kınadığını duyurdu. Riyad, söz konusu saldırıların bölge ülkelerinin egemenliğini ihlal ettiğini ve Ortadoğu'daki güvenlik ile istikrarı tehdit eden tehlikeli bir tırmanışa yol açtığını belirtti.

Riyad yönetimi, söz konusu kardeş ülkelerle tam dayanışma içinde olduğunu vurgulayarak, güvenliklerini, egemenliklerini, toprak bütünlüklerini ve halklarını korumak amacıyla alacakları tüm tedbirlere destek verdiğini yineledi.

Suudi Arabistan ayrıca taraflara itidal çağrısında bulunarak, gerilimin tırmandırılmasından kaçınılması, sağduyu ve diyalog dilinin öne çıkarılması gerektiğini belirtti. Açıklamada, Pakistan'ın himayesinde yürütülen yapıcı müzakerelere ve Katar'ın eş zamanlı diplomatik girişimlerine geri dönülmesi çağrısı yapılarak, bölgenin yeniden savaşa sürüklenmesinin önlenmesinin ve bölgesel ile uluslararası güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesinin önemine dikkat çekildi.


Suudi Arabistan küresel su sektörünün merkezinde: IDWS2026 su sürdürülebilirliği ve inovasyonunun geleceğini şekillendirecek

Suudi Arabistan küresel su sektörünün merkezinde: IDWS2026 su sürdürülebilirliği ve inovasyonunun geleceğini şekillendirecek
TT

Suudi Arabistan küresel su sektörünün merkezinde: IDWS2026 su sürdürülebilirliği ve inovasyonunun geleceğini şekillendirecek

Suudi Arabistan küresel su sektörünün merkezinde: IDWS2026 su sürdürülebilirliği ve inovasyonunun geleceğini şekillendirecek

Doğal kaynakların azalmasına karşın artan talebe ilişkin zorlukların büyümesiyle birlikte su, ekonomik kalkınma ve ulusal güvenliğin en belirleyici unsurlarından biri haline geldi. Bu durum, sürdürülebilirlik ve inovasyon süreçlerini hızlandırabilecek ve geleceğe yönelik su çözümleri geliştirebilecek küresel bir liderliğe ihtiyaç duyulduğunu gösterdi.

Veri merkezleri, yapay zekâ (AI) teknolojileri, ileri sanayi, madencilik ve temiz enerji projelerindeki hızlı genişleme sürecinde su, ekonomik rekabetçiliği güçlendirme ve sürdürülebilir büyümeyi mümkün kılmada önemli stratejik bir etken haline geldi. Bu durum su kaynakları yönetimini dünya genelinde ulusal kalkınma gündemlerinin merkezine taşıdı.

Bu çerçevede Suudi Arabistan Su İdaresi (SWA), Su Sürdürülebilirliğinde İnovasyon Konferansı'nın (IDWS2026) Suudi Arabistan'da düzenleneceğini duyurdu. Konferans, 7-9 Aralık 2026 tarihlerinde Cidde'deki Ritz-Carlton Otel’de düzenlenecek. Konferans, Suudi Arabistan’ın su sektöründe bölgesel ve küresel bir merkez ile sektörün geleceğini şekillendirecek uluslararası bir platform konumunda olduğunu bir kez daha teyit etti.

Suudi Arabistan, dünyanın en gelişmiş ve entegre su sistemlerinden birine sahip. Günlük olarak 16,2 milyon metreküpü aşan üretim kapasitesiyle 500'den fazla su tesisi çalışmalarını sürdürüyor. Arıtılmış tuzlu su üretiminde dünya sıralamasının başında yer alan Suudi Arabistan, yüksek verimli tuzdan arındırma (desalinasyon) teknolojileri geliştirmede başı çekmeye devam ediyor. Tüm bu özellikler Suudi Arabistan'ı türünün en önemli uluslararası etkinliği olan IDWS2026’ya ev sahipliği yapma açısından en ideal destinasyon kılıyor.

Bu ilerleme, su sektörünü dönüşüm, inovasyon ve sürdürülebilirlik alanında küresel bir model haline getiren Suudi Arabistan’ın ‘2030 Vizyonu’ planının bir uzantısı niteliğinde. Niteliksel yatırımlar ve kurumsal reformlar aracılığıyla dünyanın en gelişmiş su sistemlerinden birinin inşasına önemli katkılar sağlandı.

Konferansın bu yılki versiyonunun öncekilere kıyasla katılımcı sayısında yüzde 50'nin üzerinde bir artışa sahne olması bekleniyor. Toplam 140 ülkeden 10 binden fazla kişi, 250 konuşmacı ve 150 sergi katılımcısıyla gerçekleşecek etkinlik, karar alıcıları, işletmecileri, yatırımcıları, araştırmacıları, teknoloji şirketlerini, girişimcileri ve sektör liderlerini bir araya getiren su sektörünün türünün en büyük küresel buluşması olma özelliği taşıyor.

Bu yılki konferans, aynı zamanda suyun yönetimi konusuna özel önem veriyor. Konferans, su kaynaklarının sürdürülebilirliğini güvence altına almak ve sektörün ekonomik fizibilitesini güçlendirmek amacıyla esnek ve şeffaf çerçeveler ile politikalar oluşturmak için düzenleyici kurumları ve ilgili kuruluşları bir araya getiriyor.

SWA’nın ev sahipliğini yapacağı konferans, Suudi Arabistan’ın başta sürdürülebilir finansman, kamu-özel sektör ortaklıkları ve büyük çaplı altyapı yatırımları olmak üzere su sektöründeki küresel dönüşümü yönetmedeki büyüyen rolünü de yansıtıyor.

Gelecek baskı, ihtisas etkinliklerinin geleneksel çerçevelerini aşan stratejik bir vizyonu benimsiyor. Suudi Arabistan’dan dünyaya uzanan, su sektöründe inovasyon ve yatırım için entegre bir küresel ekosistem inşa etmeyi hedefliyor. Bu doğrultuda sürdürülebilir finansman ortaklıklarını teşvik etmek ve iş büyümesini hızlandırmanın yanı sıra yenilikçiler, girişimciler, girişim sermayesi fonları ve yatırımcılar arasında doğrudan köprüler kurulması yoluyla gerçekleştirilecek konferansın öne çıkan hedefleri arasında yer alıyor.

Konferansın bir diğer önemli hedefi de inovasyonların ar-ge aşamasından ticari uygulamaya geçişini hızlandırmak ve bu amaçla umut vadeden fikirleri büyüme ve gelişim için gereken finansman, uzmanlık ve ortaklıklarla buluşturan entegre bir ortam oluşturmak.

Konferans ayrıca, altyapı, dijitalleşme, ileri teknolojiler ve sürdürülebilir çözümlere yönelik yatırımların artmasıyla birlikte dünyanın en hızlı büyüyen sektörleri arasına giren su sektöründeki büyüyen ekonomik fırsatları da ele alacak.

Konferans, suyun yönetilmesine ilişkin sorunlarla başa çıkma, ticari varlıkları yönetme ve hızla değişen işletme ortamlarında karar alma alanlarındaki yetkinlikleri güçlendirmek suretiyle su sektöründe insan kaynaklarının ve liderlik kadrosunun geliştirilmesine de özel önem veriyor.

IDWS2026, ekonomik etki yaratmaya ve somut sonuçlar elde etmeye odaklanan bir yürütme platformu olarak tasarlandı. Konferans programında canlı demolar, startup tanıtım platformları, yatırımcıları umut vadeden projelerle buluşturmaya yönelik özel alanlar ve finansmanı hızlandırmaya, projeleri hayata geçirmeye, böylece fikirleri yatırım fırsatlarına ve büyümeye uygun projelere dönüştürmeye odaklanacak kapalı stratejik oturumlar yer alacak.

Konferansa eşlik edecek olan fuarda, düşük maliyetli tuzdan arındırma teknolojilerinden AI destekli varlık yönetimine, iklim değişikliğine uyum sağlayabilen finansal altyapıdan döngüsel ekonomi modelleri ve büyük ölçekli projelerin yatırım portföy yönetimine uzanan geniş bir yelpazede su inovasyonu ekosistemi ekonomik ve teknik boyutlarıyla sergilenecek. Enerji, madencilik, sanayi, tarım, turizm ve kentsel gelişim sektörlerinde suyun kilit rolü de tartışılacak; bu sayede etkin su yönetişimi ile sürdürülebilir ekonomik büyüme arasındaki güçlenen ilişki gündeme taşınacak.

Konferans, hükümet liderlerini, üst düzey yöneticileri, işletmecileri, teknoloji sağlayıcılarını, yatırımcıları ve araştırmacıları tek bir platformda bir araya getirerek sermaye ile operasyonel fırsatlar arasındaki uçurumu kapatmayı; ortaklık inşasını, yatırımların teşvikini ve projelerin hayata geçirilmesinin hızlandırılmasını destekleyen elverişli bir ortam oluşturmayı hedefliyor.

Sürdürülebilir ve finanse edilebilir su çözümlerine yönelik küresel talebin artmasıyla birlikte IDWS2026'nın Krallık'ın su yönetişimi, yeşil finansman ve uluslararası iş birliği alanındaki küresel merkez konumunu pekiştirmesine katkı sağlaması bekleniyor. Konferans, akıllı işletim sistemleri, tahmine dayalı analitik, dijital ikizler ile varlık ve altyapının gerçek zamanlı yönetimi aracılığıyla yapay zekanın su sektörünün geleceğini nasıl yeniden biçimlendirdiğini incelemeye yönelik ileri düzey bir eksen oluşturacak; bu sayede operasyonel verimliliğin artırılmasına ve kaynakların sürdürülebilirliğinin güçlendirilmesine katkı sağlayacak.

SWA, kamu ve özel kurum ve kuruluşları, yatırımcıları, yenilikçileri, araştırmacıları ve sektör liderlerini IDWS2026'ya katılmaya ve düşünce, yatırım, inovasyon ile uygulamayı tek çatı altında buluşturan bu platform aracılığıyla dünyanın su geleceğini birlikte şekillendirmeye davet ediyor. IDWS2026, sıradan bir uluslararası konferansın ötesine geçerek vizyonları yatırımlara, inovasyonları projelere ve ortaklıkları gelecek nesiller için daha sürdürülebilir ve dayanıklı bir su geleceğinin inşasına katkı sağlayan somut bir etkiye dönüştüren küresel bir platform olmayı hedefliyor.


Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ve Kanadalı mevkidaşı bölgesel gelişmeleri görüştü

Prens Faysal bin Ferhan, dün Manama'da Bakan Anita Anand ile yaptığı görüşmede (SPA)
Prens Faysal bin Ferhan, dün Manama'da Bakan Anita Anand ile yaptığı görüşmede (SPA)
TT

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ve Kanadalı mevkidaşı bölgesel gelişmeleri görüştü

Prens Faysal bin Ferhan, dün Manama'da Bakan Anita Anand ile yaptığı görüşmede (SPA)
Prens Faysal bin Ferhan, dün Manama'da Bakan Anita Anand ile yaptığı görüşmede (SPA)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand ile dün bölgedeki son gelişmeleri ve bu kapsamda yürütülen diplomatik çabaları ele aldı.

Görüşme, Bahreyn’in başkenti Manama’da düzenlenen Körfez İşbirliği Konseyi–Kanada ortak bakanlar toplantısı kapsamında gerçekleştirildi. İki bakan ayrıca Riyad ile Ottawa arasındaki ikili ilişkileri de değerlendirdi.

Görüşmeye Suudi Arabistan tarafından, Politika Planlama Genel Müdürü Prens Dr. Abdullah bin Halid bin Suud el-Kebir ve Suudi Arabistan’ın Bahreyn Büyükelçisi Nayif es-Sediri de katıldı.