Suudi Arabistan yardımları Aden ve Hadramut gecelerini aydınlatıyor

Geçtiğimiz Temmuz ayının sonunda Suudi petrol türevlerinin üçüncü partisini Yemen'e taşıyan petrol tankeri Aden limanında (Şarku’l Avsat)
Geçtiğimiz Temmuz ayının sonunda Suudi petrol türevlerinin üçüncü partisini Yemen'e taşıyan petrol tankeri Aden limanında (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan yardımları Aden ve Hadramut gecelerini aydınlatıyor

Geçtiğimiz Temmuz ayının sonunda Suudi petrol türevlerinin üçüncü partisini Yemen'e taşıyan petrol tankeri Aden limanında (Şarku’l Avsat)
Geçtiğimiz Temmuz ayının sonunda Suudi petrol türevlerinin üçüncü partisini Yemen'e taşıyan petrol tankeri Aden limanında (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan'ın Yemen'deki santrallere sağladığı akaryakıt hibesi, Aden, Lahic ve Abyan illerindeki santrallerin üretim kapasitelerini yüzde 40'a varan oranlarda arttırdı. Şarku’l Avsat’ın sahadan ve yerel sakinlerden edindiği bilgiye göre, Hadramut Valiliği de öncekinden daha iyi bir üretim yüzdesi kaydetti.
Yerel sakinler, Suudi Arabistan’ın hibesiyle orman yangınlarıyla mücadelenin 6 saatten 3 saate düştüğünü belirterek Yemen bütçesinin büyük miktarlarda tasarruf sağladığını bildirdi. Sakinler ayrıca, hibe sayesinde istasyonlar için belirlenen sevkiyatların gecikmesi nedeniyle her ay elektrik santrallerinin kapatılması zahmetinden kurtulduklarını bildirildi.
Meşru hükümetin ülkenin geçici başkenti olarak kabul ettiği Aden kentindeki olumlu etkileri halk tarafından övgüyle karşılandı. Hükümet çalışanı Abdulaziz el Saggaf, Suudi Arabistan'ın elektrik santrallerine sağladığı sürekli hibelerin, nüfusun elektrikten yeteri kadar yararlanmasına neden olduğunu ifade ederek, söndürme saatlerinin, hibenin gelmesinden önceki durumdan farklı olarak, çalışma saatlerinin yarısından daha azına indiğini kaydetti. Çünkü bazı istasyonlar yakıt bitimi sebebiyle çalışmayı durduruyordu.
Bir giyim mağazasında çalışan Emin Abdullah, hibenin yarattığı farkın çok büyük olduğunu, tüm insanların sık sık yaşanan kesintilerden ve bunun yaşlılar, çocuklar ve hastalar üzerindeki etkilerinden şikayet ettikten sonra elektrik hizmetinin iyileştirilmesinden söz ettiğini belirterek, aynı zamanda gıda stoku, ekonomi ve iş dünyasına olan katkılarını da atıfta bulundu.
Abdullah açıklamasında, zayıf elektrik ve yaz sıcakları sebebiyle birçok sektörün bu durumdan etkilendiğini, hatta bazı ailelerin otellerde yaşamak zorunda kaldığını ifade ederek bugün gelinen noktada Allah’a şükrettiklerini vurguladı.
Akaryakıt hibesi kapsamındaki alanlar arasında yer alan Hadramut vilayetinin en büyük şehri olan Mukalla şehrinde elektrik üretiminde önemli bir iyileşme yaşanıyor.
Mukalla'daki yerel bir radyo istasyonunun müdürü olan Mecdi Baziyad, Suudi Arabistan'ın sağladığı akaryakıt hibesinin Hadramut sahilindeki ilçelerde ve Mukalla şehrinde elektrik hizmetlerinde dikkate değer bir istikrar sağladığını ve bu gelişmenin inkar edilemeyeceğini söyledi.
Baziyad açıklamasında, akaryakıt sevkiyatlarının Mukalla limanına düzenli olarak devam etmesi gerektiğini çünkü bazı sevkiyatlarda yaşanan gecikmelerin kendilerini olumsuz etkilediğini söyledi. Yetkili, Hadramut sakinlerinin yaz aylarında elektrik hizmetlerinin sağlanması için gerekli olan dizel, motorin ve yağ gibi yakıtlarla elektrik santrallerine destek olan Suudi Arabistan Krallığı’na teşekkürlerini ilettiğini bildirdi.
Öğretmen Hamis Ahmed ise, elektrik durumunun eskisinden çok daha iyi olduğunu belirterek, Suudi Arabistan hibesinin tasarrufa katkı sağladığını ve hizmeti iyileştirdiğini aktardı.
Suudi Arabistan’ın akaryakıt hibesi, elektrik enerjisi üretim düzeyi üzerinde olumlu bir etki elde etmek ve kamu hizmetlerini iyileştirmek için çeşitli valiliklerde 80’i aşkın istasyonun işletilmesiyle ihtiyaçlara göre partiler halinde dağıtılıyor. Hibe, enerji yüzdesini tüm illerde yüzde 25’in, Aden’de ise yüzde 40’ın üzerine çıkmasına katkı sağladı.
Akaryakıt hibesi ayrıca geçtiğimiz Mart ayına göre elektrik kesintilerinin sayısının azalmasına katkı sağlayarak kullanımda yüzde 30’luk bir artış yaşanmasına katkı sağladı.  Yardım ayrıca, Yemen'deki ekonomi, sağlık, eğitim ve hizmet gibi hayati alanlarda olumlu bir etki yarattı.
Suudi hibesi, sadece elektrik sektörünü iyileştirmekle kalmadı aynı zamanda hükümetin bütçe yükünü de hafifletirken, iş olanakları sağlanmasına da katkıda bulundu.
Suudi Arabistan, Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılandırma Programı, akaryakıt türevleri için mekanizma geliştirmek adına Yemen hükümetiyle birlikte çalışıyor. Hükümet, tüm bakanlıklar ve ilgili makamlardan oluşan bir denetleme, kontrol ve takip komitesi oluşturdu. Komite, hibelerin yüksek güvenilirlik, bütünlük ve şeffaflık ile yararlanıcı istasyonlara ulaşmasını sağlayan bir yürütme programı ve bir kontrol mekanizmasıyla bağlantılı.
Ortak komite, memur maaşlarını ödeyerek yaşam standartları ve temel hizmetleriyle Yemen hükümetinin harcamalarını yönlendirmesine yardımcı olan hibe sevkiyatlarının planlanması üzerinde çalışıyor.
Akaryakıt hibesi,  Yemen’de eğitim, sağlık, su, ulaşım, tarım, balıkçılık ve devlet kurumlarının kapasitesi geliştirmek gibi 7 alanda 204’ü aşkın kalkınma projesi ve girişimi sağlayan Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılandırma Programı’nın desteklerinin bir parçası.



Suudi Arabistan, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’nın tam olarak uygulanmasının önemini vurguladı

Suudi Arabistan, taraf devletlerin ek kısıtlamalar olmaksızın nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkını vurguladı. (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan, taraf devletlerin ek kısıtlamalar olmaksızın nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkını vurguladı. (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’nın tam olarak uygulanmasının önemini vurguladı

Suudi Arabistan, taraf devletlerin ek kısıtlamalar olmaksızın nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkını vurguladı. (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan, taraf devletlerin ek kısıtlamalar olmaksızın nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkını vurguladı. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’nın tam olarak uygulanmasının önemini vurgulayarak, aynı zamanda bölgedeki barışın sağlanabilmesi için Gazze Şeridi’nde ateşkese varılmasının, göçün engellenmesinin ve 1967 sınırlarında bir Filistin devleti kurulmasının gerekliliğini belirtti.

Bu açıklamalar, Suudi Arabistan’ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimî Temsilcisi Abdulaziz el-Vasıl’ın, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’nın 11. gözden geçirme konferansı sırasında yaptığı konuşmada yer aldı ve aynı zamanda bölgesel gelişmelerle ilgili BM tartışmalarına da yansıdı.

Suudi Arabistan, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’nın, yayılmanın engellenmesi için temel bir yapı taşı olduğunu ve bu anlaşmanın üç temel ilkesi arasında denge sağlanması gerektiğini belirtti. Bu ilkeler; silahların imhası, yayılmanın engellenmesi ve nükleer enerjinin barışçıl kullanımıdır. Ayrıca, nükleer silah sahiplerini, bu silahların kullanımının engellenmesinin tek yolunun tam bir imha ile sağlanacağına dair yükümlülüklerini yerine getirmeye çağırdı.

Aynı zamanda Suudi Arabistan, taraf devletlerin nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkını vurgulayarak, bu kullanımların ek kısıtlamalar olmadan yapılması gerektiğini, ayrıca Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile şeffaflık ve iş birliğinin artırılması gerektiğini ifade etti.

Bölgesel düzeyde ise Suudi Arabistan, İran’ın sivil ve medeni hedeflere yönelik saldırılarını kınayarak, BM Güvenlik Konseyi'nin 2817 sayılı kararına atıfta bulundu. İran’a, nükleer programının barışçıl olduğunu temin etmek için UAEA ile tam iş birliği yapma çağrısında bulundu. Ayrıca, bölgesel güvenliğin güçlendirilmesi, iyi komşuluk ilişkilerine saygı gösterilmesi ve iç işlere müdahale edilmemesi gerektiğini belirtti.

Suudi Arabistan, Ortadoğu’nun nükleer silahlardan arındırılması gerektiğini bir kez daha yineleyerek, İsrail'in bu anlaşmaya katılmaması durumunun, kitlesel imha silahları içermeyen bir bölge oluşturulmasının önündeki en büyük engel olduğunu vurguladı.

Filistin topraklarındaki durumu ele alırken, Suudi Arabistan, İsrail’in Filistin ve Lübnan’a yönelik saldırılarının tehlikesini belirtti ve Kudüs ile kutsal yerlerdeki tarihsel ve hukuki durumu değiştirmeye yönelik her türlü girişimi reddetti. Ayrıca, yasa dışı yerleşimlerin barışı zedelediğini ve uluslararası hukuku ihlal ettiğini ifade etti.

Suudi Arabistan, adil ve kapsamlı bir barışın sağlanabilmesi için ateşkese varılması, göçün engellenmesi, Gazze Şeridi’nden çekilme ve 1967 sınırlarında bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasının şart olduğunu, tüm bu taleplerin uluslararası meşruiyet kararlarına dayandığını belirtti.


Cidde Zirvesi, Hürmüz Boğazı'nda deniz güvenliğinin yeniden sağlanmasının gerekliliğini vurguladı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Cidde'de Bahreyn Emiri'ni kabul etti (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Cidde'de Bahreyn Emiri'ni kabul etti (SPA)
TT

Cidde Zirvesi, Hürmüz Boğazı'nda deniz güvenliğinin yeniden sağlanmasının gerekliliğini vurguladı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Cidde'de Bahreyn Emiri'ni kabul etti (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Cidde'de Bahreyn Emiri'ni kabul etti (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman başkanlığında Cidde’de dün düzenlenen Körfez İstişare Zirvesi’nde, bölgedeki güncel gelişmeler ve özellikle artan gerilim ele alındı.

Toplantıda, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üye ülkeleri, Hürmüz Boğazı’nda deniz güvenliğinin yeniden sağlanmasının zorunlu olduğunu vurguladı ve İran’ın bölgedeki artan eylemlerini sert şekilde kınadı. Ayrıca Ürdün’ün de hedef alındığı saldırılara karşı güçlü bir tepki ifade edildi.

KİK Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, zirvenin Suudi Arabistan’ın davetiyle gerçekleştiğini belirterek, krizden çıkış için diplomatik bir yol bulunması gerektiğini ve bunun uzun vadeli güvenlik ve istikrarı güçlendirecek anlaşmalara zemin hazırlaması gerektiğini söyledi.

Budeyvi, liderlerin Körfez ülkeleri ve Ürdün’e yönelik “açık İran saldırılarını” şiddetle kınadığını ve bu durumun Körfez ülkelerinin İran’a olan güveninde ciddi bir zedelenmeye yol açtığını ifade etti.

Ayrıca liderlerin, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmaya ve deniz trafiğini engellemeye yönelik “hukuka aykırı adımlarını” reddettiği ve 28 Şubat’tan önceki durumun yeniden tesis edilmesi gerektiği konusunda ortak görüş bildirdiği aktarıldı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre zirvede, Körfez ülkeleri arasında ortak altyapı projelerinin hızlandırılması da gündeme geldi. Bu kapsamda demiryolu ağı, lojistik ve ulaştırma projeleri ile Körfez demiryolu projesinin hızlandırılması talimatı verildi.

Ayrıca petrol ve gaz taşımacılığı için boru hattı projesi, su şebekelerinin entegrasyonu ve stratejik rezerv alanlarının oluşturulması gibi projelerin önceliklendirilmesi kararlaştırıldı. Savunma alanında ise erken uyarı sistemleri, balistik füzelere karşı ortak radar ağı ve askeri entegrasyonun güçlendirilmesi yönünde adımların hızlandırılması istendi.


Suudi Arabistan ve Türkiye diplomatik iş birliğini derinleştiriyor

Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan ve Türkiye diplomatik iş birliğini derinleştiriyor

Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan-Türkiye Koordinasyon Konseyi bünyesindeki Siyasi ve Diplomatik Komite’nin ikinci toplantısında, iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin güçlendirilmesi ele alındı.

Bugün (Salı) çevrim içi olarak gerçekleştirilen toplantıda, liderlerin ve iki ülke halklarının beklentilerini karşılayacak şekilde, ortak ilgi alanlarına giren konularda ikili ve çok taraflı koordinasyonun yoğunlaştırılması konusu görüşüldü.

Toplantıya başkanlık eden Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci ile Türkiye Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Musa Kulaklıkaya, görüşmenin ardından toplantı tutanağını imzaladı.