Polonyalı Yahudiler, İsrail’i kriz çıkarmakla suçluyor

Fotoğraf Altı: İsrail Başbakanı Naftali Bennett. (Reuters)
Fotoğraf Altı: İsrail Başbakanı Naftali Bennett. (Reuters)
TT

Polonyalı Yahudiler, İsrail’i kriz çıkarmakla suçluyor

Fotoğraf Altı: İsrail Başbakanı Naftali Bennett. (Reuters)
Fotoğraf Altı: İsrail Başbakanı Naftali Bennett. (Reuters)

İsrail’de, Polonya’nın diplomatik temsilciliğinin düşürülmesine kadar varan protestolarının ardından Polonya Yahudi topluluğundan yetkililer, Tel Aviv hükümetinin davranışlarına tepki gösterdiler. İsrail’i Polonya’daki mülk yasasının onaylanmasına ilişkin gereksiz ve yersiz bir kriz çıkarmakla suçladılar.
İsrail’in çıkardığı krizin antisemitizmi artıracağı ve Yahudilere yönelik saldırılara neden olacağı uyarısında bulunan yetkililer, söz konusu yasanın onaylanmasına karşı Polonya’da geniş çaplı bir eleştiri olduğunu vruguladılar.
İsrailli yetkililer, Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Duda’nın cuma günü, Nazi Almanyası’nın işgal döneminde ülkede el konulan mülklerin iadesi taleplerini kısıtlayan bir yasayı imzalaması ve yasanın yürürlüğe girmesinin ardından son iki günde Polonya’ya karşı bir girişime imza attı. İsrail, yasanın parlamento meclislerinde (Semj ve Senato) kabul edilmesinin ardından girişimine fiilen başladı.
Yeni Polonya yasasında, son 30 yılda mülk iadesine yönelik sonuçlanmamış tüm davaların zamanaşımına tabi olacağı belirtiliyor.
İsrail Dışişleri Bakanı Yair Lapid söz konusu yasanın çıkarılmasını ‘antisemitik’ bir karar olarak değerlendirdi ve Varşova’daki İsrail Büyükelçiliği’ndeki sorumlu yetkiliye ülkesine dönmesi talimatı verdi. Lapid aynı zamanda Polonya’nın İsrail Büyükelçisi’nin de dönüşüne izin vermeme kararı aldı.
İsrail Başbakanı Naftali Bennett, “İsrail, yasanın kabul edilmesini tehlikeli olarak değerlendiriyor” açıklamasında bulundu. Bennett, Yahudilerin Holokost sırasında yağmalanan malları için tazminat almalarını engellemesi nedeniyle “Yahudi karşıtı” olarak değerlendirdi.
Polonya’daki Yahudi topluluğundaki yetkililer ise İsrail’in açıklamalarına tepki göstererek bunu sorunlu bir adım olarak değerlendirdiler. Polonyalı Yahudileri Sosyal ve Kültürel Derneği’nden Eduard Odoner, İsrail merkezli Kanal 12’ye yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“İsrail’in çıkardığı kargaşayı anlamıyorum. Bu sadece antiseministlerin başlarını kaldırmasına yol açar ve İsrail onlara bunun için de geçerli sebep verir. Yahudi toplumu bu yasadan etkilenmedi. İstediğimiz mülkleri sivil mahkemeler yardımıyla aldık. İkinci Dünya Savaşı’nın önceside mülkü olanların çoğu da bunu başardı. Bu yasanın Yahudilere karşı olmadığını, herkes için geçerli olduğunu anlamanız çok önemli. İsrail’in tutumu şüpheli değil mi?”
Polonya’da Holokost’u Anma Derneği Başkanı Johnny Daniels da aynı kanala yaptığı ve söz konusu krizdeki şüphelinin İsrail olduğunu belirttiği açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Etkinlikleri ile Holokost’u anmaya odaklanan bir derneğim var ve savaş sırasında Yahudilere yardım eden ve onları kurtaran insanlarla birlikte çalışıyoruz. Bunun Polonya’da fikir birliğine varılmış bir yasa olduğunu ve Yahudilere karşı olmadığını anlamalıyız.”
 



İsrail hükümeti, Netanyahu’nun Beyaz Saray'a hızlı bir şekilde çağrılmasından endişe duyuyor

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile birlikte 4 Şubat 2025 tarihinde Washington'daki Beyaz Saray'da (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile birlikte 4 Şubat 2025 tarihinde Washington'daki Beyaz Saray'da (AFP)
TT

İsrail hükümeti, Netanyahu’nun Beyaz Saray'a hızlı bir şekilde çağrılmasından endişe duyuyor

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile birlikte 4 Şubat 2025 tarihinde Washington'daki Beyaz Saray'da (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile birlikte 4 Şubat 2025 tarihinde Washington'daki Beyaz Saray'da (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun derhal ve gecikmeksizin Beyaz Saray'a gelmesi yönündeki ısrarının ardından İsrail hükümetinin koridorlarında bir endişe havası hâkim oldu. İsrailli yetkililer, Gazze Şeridi'ndeki savaşı durdurmaları ve müzakere masasına dönmeleri için kendilerine bir anlaşma dayatılacağından korkuyor.

Ancak Netanyahu, Gazze Şeridi'ndeki savaşın, İran ve ikili ilişkiler de dahil olmak üzere ziyaret sırasında görüşülecek birkaç konudan sadece biri olduğu konusunda güvence verdi ve asıl konunun gümrük vergilerinin yükseltilmesi konusunda bir mutabakat olacağını vurguladı.

Netanyahu, Washington'a giderken başkanlık uçağında kendisine eşlik eden gazetecilere, ABD yönetiminin gümrük vergilerini arttırma kararının İsrail ekonomisini olumsuz etkilediğini ve bunu en aza indirmek için çaba göstereceğini söyledi.

İsrail, onlarca ülkeyi etkileyen gümrük vergilerini arttırma kararından muaf tutulmak için iyi niyet göstergesi olarak ABD'den ithal edilen tarım ürünlerinde İsrail gümrüklerini düşürme girişiminde bulunmuştu, ancak Amerikalılar İsrail mallarına yüzde 17'lik bir artış uyguladı. Netanyahu ise bunun tamamen iptal edilmesini ya da en fazla yüzde 10'a indirilmesini istiyor.

Bunun üzerine Başbakanlık Ofisi’nden yapılan açıklamada, Netanyahu'nun ABD Başkanı'nın daveti üzerine Washington'a gideceği ve ‘gümrükler, esirlerin iadesine yönelik çabalar, İsrail-Türkiye ilişkileri, İran tehdidi ve Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) ile yaşanan ihtilaf’ gibi konuları görüşecekleri belirtildi.

Şarku’l Avsat’ın Kanal 12'den aktardığına göre hükümete yakın İsrailli kaynaklar, Beyaz Saray'ın görüşmeyi bugün yapma ısrarının İsrail'in beklemediği bir konu ya da konularla ilgili ‘Trump tarzı’ bir sürprizi gizliyor olabileceğinden endişe ediyor.

Witkoff toplantıya katılacak

Kaynaklar, Beyaz Saray'ın Netanyahu'nun ofisine, Trump'ın Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirme müzakerelerini yürüten temsilcisi Steve Witkoff'un görüşmenin hızlandırılmasında ısrar eden kişi olduğunu ve Netanyahu ile Beyaz Saray'daki oturumlara katılacağını bildirdiğini doğruladı. Bu da Gazze konusunun görüşmelerin büyük bir bölümünü işgal edeceği anlamına geliyor.

Kendisine eşlik eden gazetecilere konuşan Netanyahu iyimserdi. Netanyahu, “İsrail ekonomisi için çok önemli olan bir konu hakkında konuşmak üzere Başkan Trump ile bir araya gelecek ilk yabancı lider olduğumu söyleyebilirim. Ülkelerinin ekonomisi için bunu yapmak isteyen uzun bir liderler silsilesi var. Bunun da ABD ile İsrail arasındaki özel ilişkiyi yansıttığını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Netanyahu, Suriye konusunu da gündeme getirerek şunları söyledi: “İsrail'in geçen hafta Suriye'deki saldırılarını arttırması, Türkiye'nin kontrolünü engellemek için Suriye'deki askeri havaalanlarını tahrip etmesi ve İsrail saldırılarını kısıtlayan hava savunma sistemleri kurması ışığında İsrail, Amerikalıların belki de Suriye'nin nüfuz bölgelerine bölünmesinde ve İsrail ile Türkiye arasında Suriye'de güvenlik anlaşmaları yapılmasında önemli bir rol oynayacağını umuyor.”

Macaristan'ın misafirperverliği

Netanyahu, ‘çok başarılı’ olarak nitelendirdiği Macaristan ziyaretini, Macaristan Cumhurbaşkanı'nın kendisine verdiği görkemli bir resepsiyon ve eşi Sara ile evlilik yıldönümlerini Tuna Nehri üzerinde lüks bir yatta romantik bir geziyle kutlamasıyla sonlandırdı.

Netanyahu burada bir silah anlaşması yaptığını ve Macaristan ile Çek Cumhuriyeti'nin İsrail'deki büyükelçiliklerini Tel Aviv'den Kudüs'e taşıyacaklarını duyurmayı planladıklarını söyledi. Böylece Guatemala, Kosova, Honduras, Papua Yeni Gine ve Paraguay olmak üzere beş olan büyükelçilik taşıma kararında ABD'yi takip eden ülke sayısı yediye yükselmiş oldu.

Netanyahu'nun Macaristan ziyareti İsrail'de, özellikle de cumartesi akşamı Tel Aviv'de ve başka yerlerde büyük gösteriler düzenleyen ve bir bildiri yayınlayan esirlerin aileleri tarafından ağır bir şekilde eleştirildi. Yayınlanan bildiride, “O ve eşi, Tuna Nehri’nde dinlenirken biz esaret altında ölen, acı içinde kıvranan çocuklarımız için yanıyoruz” ifadesi yer aldı.

defrgty
Cumartesi akşamı Tel Aviv'de İsrail hükümeti ve Başbakan Binyamin Netanyahu'ya karşı düzenlenen ve tüm esirlerin bir an önce serbest bırakılmasını talep eden protestolardan (Reuters)

Gazze Şeridi’nde esaret altında ölen Itai'nin kız kardeşi Merav Svirsky şunları söyledi: “Netanyahu savaşın genişletilmesi emrini verdi ve askeri baskının kardeşlerimizi geri getireceğini iddia etti. Oysa gerçekler onları öldürdüğünü kanıtlıyor. Şimdi de Hamas, esirlerin yarısının saldırıların planlandığı yerlerde tutulduğunu açıkladı.”

Svirsky, aileler adına şu soruyu sordu: “Netanyahu neden anlaşmayı ihlal etti ve B aşamasının başarısız olmasına neden oldu? Neden hepsinin birden iade edilmesini kabul etmedi? Neden Mısır'ın savaşı sona erdirme ve hepsini iade etme önerisi kabinede tartışılmadı?”

Kaçırılan asker Nimrod Cohen'in annesi Vicky Cohen, esirlerin yaşamı ile Başbakan'ın yaşamı arasındaki keskin zıtlığa dikkat çekti: “Esirler bir soykırımla karşı karşıyayken ve esaret altında tuvalet suyu içerken, Netanyahu Avrupa'da lüks bir tatilin tadını çıkarıyor. Onlar açlıktan ölüyor ve günde çeyrek ekmekle yaşıyorlar, Netanyahu ise lüks otel yemeklerinin tadını çıkarıyor. Esirler kelepçeli ve o, Şin-Bet Başkanı’ndan sevdiklerinin serbest bırakılması için mücadele eden vatandaşları yargılamasını istiyor.”

Ofer Calderon'un kuzeni Yifat Calderon ise doğrudan ABD Başkanı'na seslendi: “Netanyahu askeri baskının esirleri geri getireceğini söylerken yalan söylüyor. Tüm esirleri hızlı bir şekilde geri getirmenin tek yolu savaşı sona erdirmek ve hepsini bir kerede geri getirmektir. Sadece siz savaşı durdurabilir ve hepsini geri getirebilirsiniz. Diğer tüm tehditler esirlerin geri getirilmesinden sonra ele alınabilir. Lütfen Netanyahu'ya savaşı sona erdirmesi ve hepsini geri getirmesi için baskı yapmak için elinizden geleni yapın.”