Yemen’de darbeciler tutukluları silah altına almaya devam ediyor

Husiler, İran’ın Arap Dünyasında terörist operasyonları gerçekleştirme aracı (Reuters)
Husiler, İran’ın Arap Dünyasında terörist operasyonları gerçekleştirme aracı (Reuters)
TT

Yemen’de darbeciler tutukluları silah altına almaya devam ediyor

Husiler, İran’ın Arap Dünyasında terörist operasyonları gerçekleştirme aracı (Reuters)
Husiler, İran’ın Arap Dünyasında terörist operasyonları gerçekleştirme aracı (Reuters)

Yemen’in İbb şehrinde, İran destekli Husi milisleri savaşçı açığını karşılamak için  mahkumları silahlandırma kampanyaları başlattı. Husiler, ağır suçlardan tutuklu mensuplarını hapishaneden kaçırmakla suçlanıyor.
Şarku'l Avsat'ın İbb şehrindeki kaynaklardan edindiği bilgilere göre, Husiler kendilerine yakın çok sayıda mahkumu son birkaç ayda İbb’deki merkez hapishaneden toplu halde kaçırdı. Bu mahkumlardan bazılarının ciddi suçlar işlediği biliniyor. Husilerin Sana'daki başsavcısı konumundaki Husi lideri Muhammed ed-Dilemi, onlarca mahkumun serbest bırakılmasını, mezhepsel eğitimin verildiği kurslara ve askeri eğitime tabi tutulmalarını emreden yeni genelgeyi birkaç gün önce İbb’de savcı konumundaki Abdullah es-Sani’ye gönderdi. Husi başsavcısının grubun İbb'deki liderlerine verdiği direktifler, grubun darbeci yönetimi konseyi başkanı olarak atanan lideri Mehdi el-Meşat tarafından kendisine verilen önceki talimatlara dayanıyor.
Aynı kaynakların bildirdiğine göre İbb'de milislere sadık mensuplar son on gündür ildeki merkez hapishaneye ve Husilerin bulunduğu diğer gözaltı merkezlerine yaptıkları saha ziyaretleri sırasında en az 100 mahkumun serbest bırakılmasını emrederek bu kişileri Husilerin saflarına katılmaya ve fikir kurslarına gitmeye zorladı. İbb'deki merkez cezaevinden bir tutuklunun akrabası Süleyman Muhammed (takma ad) Şarku'l Avsat'a verdiği demeçte, Husi liderlerinin birçok mahkumun fidye karşılığı serbest bırakılması yönünde mahkum aileleriyle yaptığı anlaşmalardan bahsetti.
Süleyman, ailesinin grubun yolsuzluk ve suçlarını eleştirmeleri dolayısıyla aylarca tutuklu kalan biri 26, diğeri ise 32 yaşındaki iki erkek kardeşini her biri için 250 bin riyal fidye karşılığında serbest bırakılmasını isteksizce kabul ettiğini anlattı. Bazıları cinayet ve çete kurmakla suçlanan akrabalarının silahlandırılması karşılığında serbest bırakılmasının İbb'deki birçok mahkum ailesini etkilediğini de ekledi. Süleyman aynı zamanda bir Husi liderinin mahkumlara hitaben yaptığı konuşmada, “Yıllarca hapiste kalmanızdansa cephelerde öldürülmeniz daha iyidir” dediğini aktardı.
İran’ın Yemen’deki müttefiki olan Husi grubu, daha önce İbb'de yüzlerce tutuklu ve mahkumu savaşa katılmaları şartıyla davalarının feshedileceği ve affedilecekleri umudunu vererek aldatmıştı. En son Haziran ve Temmuz aylarında İbb’deki merkez hapishaneden bazılarının cinayet ve hırsızlık gibi davalarının devam ettiği yaklaşık 85 mahkumla anlaşma imzalanmış, bu mahkumlar savaş cephelerine katılmaları karşılığında serbest bırakılmıştı.
Grup geçtiğimiz Nisan ayında da aynı hapishanede benzer anlaşmalar yaptığı sırada grup, koronavirüs salgınının yayılmasının önlenmesi için mahkumların serbest bırakılması yönünde insan hakları ve uluslararası düzeyde çağrılar yapılmıştı.
Abdullah es-Sani, Haziran ayı sonlarında çeşitli davalarda 30 mahkum ve tutuklunun İbb merkez hapishanesinden serbest bırakılmasını emrederken insan hakları savunucuları ise Husi grubunu onlarca kişiyi savaşa göndermekle suçlamıştı.
Husilere bağlı SABA haber ajansı, Husi liderinin uzman savcılarla birlikte İbb'deki merkezlere yaptığı saha ziyaretleri sırasında en az 250 mahkumu serbest bıraktığını bildirmişti. Anlaşmalara göre ilerleyen aşamalarda çeşitli davalardaki mahkumların serbest bırakılması için çalışmalarına devam edeceğini vurgulayan grubun mahkumlar ve aileleriyle yapılan anlaşmalara işaret ettiğine de değinmişti.
Yerel haberlerde daha önce milislerin bu ayın başlarında kendi kontrolleri altındaki Sana, İbb, Zamar, Hacca, Mahvit, Hudeyde ve Amran’da bulunan cezaevlerinden yüzlerce mahkum ve tutukluyu mezhep kursları ve eğitim kampları kurmak için belirlediği gizli mekanlara transfer ettiği bilgisi verilmişti.
Yerel kaynakların bildirdiğine göre grup bu ayın başlarında Hudeyde'deki merkez hapishaneden 127'den fazla mahkumu serbest bırakmış, bu kişilerin cezalarının bir kısmını veya yarısını çektiğini öne sürmüştü. Aynı zamanda kendi kontrolü altında bulunan bir çok hapishanede bu tür adımlar atmıştı.
Sana’dan isminin açıklanmasını istemeyen bir insan hakları kaynağı, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, grubun Marib, el-Beyda, batı kıyıları, el-Cevf ve ed-Dali cephelerinde aldığı kayıplar sonucunda savaşan kişi eksikliğini telafi etmek önümüzdeki haftalarda daha fazla mahkumu kendisine çekmeye çalışacağını öngördü.



Şera, Suriyelilere karşı ihlallerde bulunanlar hariç, çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişilere af çıkardı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
TT

Şera, Suriyelilere karşı ihlallerde bulunanlar hariç, çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişilere af çıkardı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera dün çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişiler ile 70 yaşını aşmış mahkûmları kapsayan genel af kararı yayımladı. Ancak karar, Suriyelilere yönelik ihlallerde bulunanları kapsam dışı bırakıyor.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre söz konusu kararname, Aralık 2024’te Beşşar Esed’in devrilmesinin ardından göreve gelen Şera’nın yayımladığı ilk af niteliğini taşıyor. Esed, görev süresi boyunca zaman zaman benzer af kararnameleri çıkarmıştı.

Suriye devlet televizyonunda yayımlanan kararnameye göre, ‘müebbet hapis cezası’ 20 yıla indiriliyor. Ayrıca kabahat ve ihlallerde verilen cezaların tamamı kaldırılıyor. Uyuşturucuyla Mücadele Kanunu, Suriye lirası dışında işlem yapılmasının yasaklanmasına ilişkin yasa ve devlet destekli malların kaçakçılığına dair kanunda yer alan bazı ağır suçlara ilişkin cezalar da affediliyor.

Af kapsamında ayrıca Askerî Ceza Kanunu ve Bilişim Suçları Kanunu’nda düzenlenen bazı ağır suçlara ilişkin cezalar da kaldırılıyor.

Silah ve mühimmat yasasında yer alan suçlardan hüküm giyenler de kararın yayımlanmasından itibaren üç ay içinde silahlarını yetkili makamlara teslim etmeleri şartıyla cezalarının tamamından muaf tutulacak.

Kararname, ‘tedavisi mümkün olmayan ağır bir hastalığa’ sahip olanlar ile 70 yaşını doldurmuş hükümlülerin de, metinde belirtilen istisnalar dışında, cezalarının tamamından muaf tutulmasını öngörüyor.

Buna karşılık, ‘Suriye halkına karşı ağır ihlaller içeren suçlar’ ile İşkencenin Suç Sayılmasına Dair Kanun’da düzenlenen suçlar af kapsamı dışında bırakıldı.

Yeni yönetimin göreve gelmesinden bu yana, eski yönetimle bağlantılı oldukları ve Suriyelilere karşı ihlallerde bulundukları iddiasıyla onlarca kişinin gözaltına alındığı açıklanmış, bazıları hakkında yargı süreci başlatılmıştı.


Washington'da düzenlenen "Gazze Barış Konseyi"nin ilk toplantısının gündeminde 4 dosya yer alıyor

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
TT

Washington'da düzenlenen "Gazze Barış Konseyi"nin ilk toplantısının gündeminde 4 dosya yer alıyor

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın başkanlık ettiği “Barış Konseyi”nin ilk toplantısı bugün yapılacak. Toplantıda, İsrail'in saldırılarının devam etmesi ve ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının askıya alınmasıyla birlikte, Hamas'ın silahsızlandırılması, İsrail'in Gazze Şeridi'nden çekilmesi ve istikrar güçlerinin konuşlandırılması ile Gazze Şeridi'ndeki durum ele alınacak.

Bu toplantı, yeniden yapılanma dosyası ve “Gazze Yönetim Komitesi”nin çalışmalarıyla birlikte çözülmemiş meselelere yoğunlaşıyor. Şarku’l Avsat'a konuşan uzmanlara göre İsrail'in Batı Şeria'daki Filistin topraklarını yağmalaması konusunun gündeme getirilmesi olasılığı var. Uzmanlar, İsrail'in toplantıya katılımının, Meksika'nın sınırlı katılım açıklamasında olduğu gibi, İsrail'e karşı çıkanların katılımını azaltabileceğini değerlendiriyor.

Gündemdeki dosyalar

Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov’un CNN'e yaptığı açıklamaya göre bugünkü toplantıda, Gazze Komisyonu'nun Şerid'e girmesini, ateşkes ihlallerinin sona ermesini sağlamak ve insani yardımı hızlı bir şekilde ulaştırmak için izlenecek süreç tartışılacak. Ayrıca “Gazze'de silahsızlanma süreci, İsrail güçlerinin sınır hattından çekilmesi ve Gazze'nin yeniden inşası ve Batı Şeria'nın Filistin Yönetimi'ne ilhakı da dahil olmak üzere Trump'ın 20 maddelik planının uygulanması” da ele alınacak.

Mladenov, “tüm tarafların bu konularda anlaşmaya varması ve çabalarını birleştirmesi”nin alternatifi olarak “savaşın yeniden başlaması” ve “savaşın yeniden başlamasından daha da tehlikeli olan, Hamas'ın Gazze'nin yaklaşık yüzde 50'sini kontrol ettiği ve geri kalanının İsrail kontrolü altında olduğu statükonun pekiştirilmesi” olacağı uyarısında bulundu.

İsrail güvenlik kaynakları, Trump'ın “Barış Konseyi” toplantısında uluslararası güçlerin Gazze Şeridi'ne girmesini ve Hamas'ın silahsızlandırılması ile yeniden inşa sürecinin başlatılmasını duyuracağını tahmin ediyor. Bu bilgi, dün İbranice web sitesi Walla'ya konuşan bir kaynak tarafından verildi.

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden akrabasının yasını tutuyor (AFP)Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden akrabasının yasını tutuyor (AFP)

Endonezya, şu ana kadar Gazze'ye asker gönderme niyetini açıklayan tek ülke olurken, İsrail ise Gazze Şeridi'nde Türkiye'nin varlığını reddediyor. Endonezya ordu sözcüsü Dony Pramono pazartesi günü yaptığı açıklamada, Cakarta'nın önerilen çokuluslu gücün bir parçası olarak nisan ayı başlarında Gazze'ye gönderilmek üzere 1.000 asker hazırladığını belirtti.

Siyaset bilimi profesörü ve Filistin ve İsrail meseleleri uzmanı Dr. Tarık Fahmi, ilk toplantının konseyi kurup, çalışmalarına başlamak için fon toplamaya odaklanacağını ve ilgili ve etkili ülkelerin çoğunu kapsayacağını düşünüyor. En önemli konular, istikrar güçlerinin konuşlandırılması ve silahsızlanma olacak, ancak bazı zorluklar olduğunu da belirtiyor. Ancak anlaşmaya varmaktan başka bir alternatifin olmadığı da ifade ediyor.

Filistinli siyasi analist Dr. Ayman el-Raqab da onunla aynı fikirde ve Hamas'ın silahsızlandırılması, Filistin polis güçlerinin yanı sıra istikrar güçlerinin konuşlandırılması ve teknokrat komitenin çalışmaları ile Batı Şeria sorunu ile İsrail'in toprak gaspı konularının toplantının ana gündem maddeleri olacağını belirtiyor. Trump'ın, başkanlığını yaptığı konseyin başarısını vurgulamak için bu sorunların bazılarının çözülmesi için çaba göstereceğini değerlendiriyor.

Katılımcılar için engel

Katılımcı düzeyinde Kahire, Başbakan Mustafa Medbuli'nin Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi adına toplantıya katılacağını duyurdu. Bakanlar Kurulu tarafından dün yapılan açıklamaya göre bu katılım, “Mısır'ın kapsamlı ve adil barış çabalarını destekleme rolü ve Trump'ın Filistin halkının Gazze'den sürülmesini reddeden tutumunu ve çabalarını onaylama rolü çerçevesinde” gerçekleşecek.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün yaptığı açıklamada, “Barış Konseyi”nin Gazze Şeridi'nde kalıcı istikrar, ateşkes ve arzu edilen barışın sağlanmasına katkıda bulunacağını umduğunu belirterek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın toplantıda ülkesini temsil edeceğini kaydetti.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın Başbakan Binyamin Netanyahu adına toplantıya katılmak üzere ABD'ye gitmesinden bir gün sonra, Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum dün yaptığı açıklamada, toplantıya her iki tarafın da tam katılımının olmadığını (Filistin'in Filistin'in yokluğuna atıfta bulunarak) AFP’ye göre bu nedenle Meksika'nın katılımının sınırlı olacağını belirtti

Fehmi, Mısır'ın bölgedeki ağırlığı ve önemi göz önüne alındığında, Mısır'ın katılımına alternatif olmadığını düşünüyor. İsrail'in katılımının, Trump'ın isteklerine aykırı görünmemek için yarı çözüm çerçevesinde olduğunu, ancak aynı zamanda Konsey'in kararlarını etkili bir şekilde engellemek ve ihlallerine ve saldırılarına devam etmek için çalışacağını açıklıyor.

El-Raqab, Mısır'ın hem sahada hem de Gazze meselesine ilişkin müzakerelerde sahip olduğu uluslararası deneyim nedeniyle katılımının son derece önemli olduğunu ve bunun durum üzerinde olumlu bir etki yaratacağına dair umutlar olduğunu değerlendiriyor.


Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki tüm güçlerini geri çekmeye hazırlanıyor

Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
TT

Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki tüm güçlerini geri çekmeye hazırlanıyor

Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)

Wall Street Journal (WSJ), üç ABD'li yetkiliye atıfta bulunarak, Amerika Birleşik Devletleri'nin Suriye'deki yaklaşık 1.000 askerinin tamamını geri çekmeye hazırlandığını bildirdi.

ABD ordusu geçen hafta Suriye'deki stratejik üssünden çekilme işlemini tamamladığını ve üssü Suriye güçlerine devrettiğini duyurdu. Bu, ABD-Suriye ilişkilerinin güçlendiğinin son işareti olup, daha geniş kapsamlı bir ABD çekilmesinin yolunu açabilir. WSJ’de dün yer alan habere göre, birlikler önümüzdeki iki ay içinde Suriye'deki kalan ABD mevzilerinden de çekilecek.

Suriye Savunma Bakanlığı geçen perşembe günü yaptığı açıklamada, ABD güçlerinin ayrılmasının ardından ordu birliklerinin Tanf askeri üssünü devraldığını belirtti.

Bakanlık şu açıklamayı yaptı: “Suriye ve Amerika Birleşik Devletleri tarafları arasındaki koordinasyon sayesinde, Suriye Arap Ordusu birlikleri el-Tanf üssünün kontrolünü ele geçirdi, üssü ve çevresini güvence altına aldı ve el-Tanf çölündeki Suriye-Irak-Ürdün sınırına konuşlanmaya başladı.” Açıklamada ayrıca, “Bakanlığın sınır koruma güçleri önümüzdeki günlerde görevlerine başlayacak ve bölgede konuşlanacak” denildi.

El-Tanf üssü, Suriye, Ürdün ve Irak arasındaki sınır üçgeni bölgesinde stratejik bir konuma sahiptir. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre üs, 2014 yılında Suriye ve Irak'ın büyük bir bölümünde DEAŞ'a karşı yürütülen savaşta çok önemli rol oynamıştır. Örgüt, 2017'de Irak'ta ve iki yıl sonra da Suriye'de yenilgiye uğratıldı.

Beşşar Esed rejiminin 8 Aralık 2024'te devrilmesinden önce, üsse insansız hava araçlarıyla (İHA) birkaç kez saldırı düzenlenmiş ve bu saldırıların sorumluluğunu Irak'taki gruplar üstlenmiştir.