Mısır ve GKRY, Ankara ile istikşafi görüşmeler öncesi iş birliğini geliştirmeyi görüştü

İki ülke arasında kurulan Mısır-GKRY Ortak Yüksek Komitesi’ne Sisi ve Anastasiadis başkanlık ediyor.

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi dün GKRY lideri Anastasiades ile Kahire'de ortak basın toplantısı düzenledi (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Sisi dün GKRY lideri Anastasiades ile Kahire'de ortak basın toplantısı düzenledi (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mısır ve GKRY, Ankara ile istikşafi görüşmeler öncesi iş birliğini geliştirmeyi görüştü

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi dün GKRY lideri Anastasiades ile Kahire'de ortak basın toplantısı düzenledi (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Sisi dün GKRY lideri Anastasiades ile Kahire'de ortak basın toplantısı düzenledi (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır ile Türkiye arasında önümüzdeki Salı günü başlayacak olan Ankara'nın ev sahipliğinde yapılacak ikinci istikşafi görüşme turu hazırlıkları öncesinde Mısır ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) arasında dün ilk kez cumhurbaşkanlığı düzeyinde yapılan görüşmede, ‘Mısır-GKRY Ortak Yüksek Komitesi’nin kurulduğu duyurulurken birçok alanda iş birliğinin geliştirilmesi ele alındı.
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Mısır-GKRY Ortak Yüksek Komitesi çalışmalarına katılmak üzere Kahire'ye gelen GKRY lideri Nikos Anastasiades'i kabul etti. Görüşme sırasında Sisi, komite aracılığıyla ikili ilişkilerin genel çerçevesinin ‘güncellenmesinden’ duyduğu memnuniyeti dile getirirken bu çalışmaların, iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendirmeye ve daha ileriye taşımaya olan ilgiyi yansıttığını vurguladı.
Mısır’ın, ‘Akdeniz bölgesindeki ortaklarıyla ilişkileri güçlendirmeye yönelik sağlam adımlar atmaya devam etmek istediğini’ söyleyen Sisi, kendisinin ve Anastasiades'in, Mısır, GKRY ve Yunanistan arasındaki siyasi koordinasyon ve teknik iş birliğini sürdürmeye yönelik üçlü iş birliği mekanizmasını güçlendirmenin önemi konusunda hemfikir olduklarını da sözlerine ekledi. Mısır Cumhurbaşkanı, “Üç ülkeyi bir araya getiren bu mekanizmadan en üst düzeyde faydalanmak için çalışmak zorunda olunması tam da bu ilişkinin benzersizliğini ortaya koymaktadır” ifadelerini kullandı.
Sisi, Anastasiades ile düzenlendiği ortak basın toplantısında, önümüzdeki Ekim ayında Yunanistan'da yapılması planlanan üçlü zirve için iyi bir hazırlık yapılmasının önemli olduğunda fikir birliğine varıldığını belirtti.
Öte yandan GKRY lideri Nikos Anastasiadis, Mısır-GKRY Ortak Yüksek Komitesi’nin cumhurbaşkanlığı düzeyinde çalışmalara başlamasının, bölgesel istikrarın temel direklerinden biri haline gelen iki dost ülke arasındaki stratejik ortaklığı güçlendirme yolunda, her iki tarafın da ikili ilişkilerin doğasında var olan fırsat ve potansiyellerden yararlanabilmesi için atılan yeni bir adımı temsil edeceğini söyledi. Anastasiadis, aynı zamanda çeşitli sektörlerde bu verimli iş birliğine daha fazla ivme kazandıracağının da altını çizdi.
Mısır Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamada ise şu ifadeler yer aldı:
“Mısır-GKRY Ortak Yüksek Komitesi toplantılarında, özellikle mevcut çerçeveleri ile enerji alanı başta olmak üzere yenilenebilir enerji projeleri gibi gelecekteki iş birliği yolları olarak umut verici fırsatlar barındıran bir dizi alanda iki ülke arasındaki ortaklığın çeşitli yönleri gözden geçirildi. Bu bağlamda, Avrupa pazarlarına ihracata hazırlık olarak GKRY’nin Akdeniz’de belirlediği Afrodit sahasınıMısır'ın İdku ve Damietta'daki sıvılaştırma tesislerine bağlayacak olan boru hattı projesinin uygulanma adımlarının hızlandırılmasının önemi vurgulandı.”
Görüşmelerde güvenlik ve savunma, tarım ve balıkçılık, turizm, kültür ve ulaşım, bilimsel araştırma ve yüksek öğrenim alanlarında iş birliği gibi diğer sektörler ve alanların yanı sıra her iki taraftaki özel sektör ve iş dünyasının ortaklığında daha fazla karşılıklı ticaret ve yatırım yapılması konuları da ele alındı.
Mısır Cumhurbaşkanı Sisi basın toplantısında Türkiye'den bahsetmezken, GKRY lideri Anastasiades, Mısır'ın Kıbrıs sorununu uluslararası meşru kararlara ve ilgili Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararlarına uygun olarak çözme çabalarındaki kararlı tutumu konusunda güvence verdiğini söyledi. Anastasiades, Mısır'ın GKRY’nin egemenliğine zarar verecek uygulamalara veya BMGK kararlarını ihlal ederek yeni bir oldu-bitti dayatan, Kıbrıs sorununa adanın birliği ve sorunu çözmek için uluslararası toplum tarafından üzerinde anlaşmaya varılan çerçeveler temelinde bir çözüme ulaşma şansını baltalayan girişimlere karşı GKRY ile dayanışma içerisinde olduğunu vurguladı.
Anastasiades, uluslararası hukuk ve ilgili deniz yetki alanlarının sınırlandırılması anlaşmaları çerçevesinde ülkelerin kendi münhasır ekonomik bölgelerinde doğal gaz ve hidrokarbon kaynakları aramaları konusuyla ilgili olarak başka ülkelerin iç işlerine karışmama, egemenliklerine, karasuları sınırlarına ve bölge ülkelerinin egemen haklarına saygı gösterilmesinin önemini vurguladı.
GKRY’nin kendi topraklarının bir parçası olarak gördüğü, ancak yalnızca Türkiye tarafından tanınan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) meselesi, Ankara ile Lefkoşa arasında uzun soluklu bir krizdir. Türkiye’nin, GKRY’nin tüm adaya egemen olduğu iddialarını reddetmesinden kaynaklanan bu gerilimler Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları arama faaliyetlerine de yansıyor.
GKRY lideri basın toplantısı sırasında konuyu Mısırlı mevkidaşı ile görüştüğünü belirterek, Türkiye ile yapılan görüşmelerin Sisi’ye ‘BMGK kararlarından tamamen sapan’ Türkiye'nin Kıbrıs krizine ilişkin BMGK kararlarına aykırı olarak attığını öne sürdüğü adımları hakkında bilgi verdiğini söyledi.
Türkiye’nin adada iki devletli bir çözüm için baskı yaptığını söyleyen Anastasiades, “Türkiye, aynı zamanda KKTC yönetimini de değiştirmeyi hedefliyor” dedi. Cumhurbaşkanı Sisi'ye, GKRY’nin BM kararları çerçevesinde çözümler bulmaya ve GKRY’nin Avrupa Birliği (AB) üyeliğine dayanan tutumunun istikrarlı olmaya devam edeceğine dair güvence veren Anastasiades, GKRY’nin BM kararları çerçevesinde çözüm bulunmasına ve AB üyeliğine bağlılığını vurguladı.
GKRY lideri, Türkiye ile çıkar çatışması olmayan ve sorunların çözülmesine yardımcı olacak etkili ve anlamlı bir diyalog başlatmak için sunulan bazı öneriler ve alınan bir takım önlemler hakkında Cumhurbaşkanı Sisi'yi bilgilendirme fırsatı yakaladığını da sözlerine ekledi.
Bu arada Mısır ve Türkiye’nin, önümüzdeki Ekim ayında Ankara’nın ev sahipliğinde iki ülke arasında ikinci istikşafi keşif görüşme turuna hazırlandığını belirtilmeli. Hazırlıklar, yaklaşık sekiz yıldır kopuk olan siyasi ilişkilerin normalleşmesinin tartışılması hedefiyle 7 Eylül’de iki ülkenin dışişleri bakan yardımcıları düzeyinde başlayacak. İlk turu dört ay önce Kahire'nin ev sahipliğinde yapılan istikşafi görüşmelerin Ankara’nın ev sahipliğinde yapılacak ikinci turunun iki gün sürmesi bekleniyor.
Diğer taraftan bölgedeki gelişmelere de değinen Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, GKRY liderine İsrail’in son saldırılarından kötü şekilde etkilenen Gazze Şeridi'ne gerekli desteği sağlamak için uluslararası ortak çabalara ihtiyaç duyulduğunu söylerken, uluslararası meşru kararlar çerçevesinde bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını sağlayacak nihai bir çözüme ulaşmak için iki tarafın (İsrail ve Filistin) müzakere masasına dönmesi için çalışılması gerektiğinin altını çizdi.
Sisi, konuğuna, Mısır'ın Rönesans (Nahda) Barajı için adil bir çözüme ulaşmak ve barajın doldurulması ve işletilmesi konularında bağlayıcı bir yasal anlaşmaya varmak için müzakereleri sürdürme çabaları hakkında da bilgi verdiğini belirtti. Mısır Cumhurbaşkanı, bölgenin istikrarını korumak için uluslararası toplumun bu dosyada ciddi bir rol oynamasının önemini vurguladı.



Suudi Arabistan-Mısır görüşmelerinde bölgesel gelişmeler ve deniz güvenliği ele alındı

Görüşmelerde iki ülke arasındaki ilişkiler ve bunların geliştirilmesine yönelik fırsatlar ele alındı (SPA)
Görüşmelerde iki ülke arasındaki ilişkiler ve bunların geliştirilmesine yönelik fırsatlar ele alındı (SPA)
TT

Suudi Arabistan-Mısır görüşmelerinde bölgesel gelişmeler ve deniz güvenliği ele alındı

Görüşmelerde iki ülke arasındaki ilişkiler ve bunların geliştirilmesine yönelik fırsatlar ele alındı (SPA)
Görüşmelerde iki ülke arasındaki ilişkiler ve bunların geliştirilmesine yönelik fırsatlar ele alındı (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, Suudi-Mısır ilişkilerini ve bu ilişkilerin geliştirilmesi yollarını ele alırken bölgedeki gelişmeleri, Ortadoğu'nun güvenlik ve istikrarıyla bağlantılı dosyaları, özellikle deniz ulaşımının güvenliği ve serbestisi ile bu konudaki çabaların koordinasyonunu görüştü.

Veliaht Prens, salı günü Kahire'deki İttihadiye Sarayı'nda Mısır Cumhurbaşkanı Sisi ile bir araya geldi. İki lider önce baş başa görüşme gerçekleştirdi, ardından genişletilmiş müzakerelere geçti.

Şarku’l Avsat’ın Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA'dan aktardığı habere göre taraflar, iki ülke arasındaki stratejik ilişkileri ve bunların çeşitli alanlarda güçlendirilip geliştirilmesi için atılabilecek adımları değerlendirdi. Görüşmelerde ayrıca Arap ve İslam dünyasında ortak ilgi alanına giren bazı konular ile Ortadoğu'daki gelişmeler ele alındı.

dvfghy
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman bin Abdülaziz ile Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi (SPA)

Müzakerelerde, bölgenin güvenlik ve istikrarıyla ilgili dosyaların yanı sıra deniz ulaşımının güvenliği ve serbestisi de gündeme geldi. Bölgenin tanık olduğu gelişmeler ışığında bu konularda çabaların koordinasyonunun önemine vurgu yapıldı.

Prens Muhammed bin Selman, Kahire'den ayrılmasının ardından Sisi'ye bir teşekkür telgrafı gönderdi. Veliaht Prens, ziyaret ve görüşmelerin Riyad ile Kahire arasındaki kardeşlik ilişkilerinin sağlamlığını teyit ettiğini, iki ülkenin her alanda işbirliğini güçlendirme yönündeki ortak iradesini ortaya koyduğunu belirtti. Ayrıca Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz ile Mısır Cumhurbaşkanı'nın liderliğinde, ortak ilgi alanına giren konularda koordinasyon ve istişarenin sürdürülmesi ve iki ülkenin ve halklarının çıkarlarının gözetilmesi hedefiyle çalışmaya devam edileceğini ifade etti.

Kalıcı mutabakat

Mısır Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Muhammed eş-Şinnavi, görüşmede Mısır Cumhurbaşkanı ile Suudi Veliaht Prensi'nin iki ülke ilişkilerinin Arap çerçevesinde mümkün olan en üst düzeyde olması gerektiği konusunda mutabık kaldığını açıkladı.

Eş-Şinnavi, Suudi Arabistan'ın ve Körfez ülkelerinin güvenliğinin Mısır'ın ulusal güvenliğinin bir parçası olduğunu belirterek Mısır'ın, Krallığın egemenliğini, istikrarını, toprak bütünlüğünü veya uluslararası deniz koridorlarında seyrüsefer özgürlüğünü hedef alan her türlü saldırı ya da tehdide yönelik çekincesini, reddini ve tam kınamasını yineledi.

Mısır Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü, mevcut koşulların iki ülke arasında daha fazla dayanışma ve koordinasyonu gerektirdiğini belirterek, iki ülkenin çıkarlarının ve hedeflerinin ortak olduğunu ve aralarında tam bir anlayış bulunduğunu söyledi. Veliaht Prens'in ziyaretinin Mısır, Suudi Arabistan ve tüm Körfez ülkeleri arasındaki tam dayanışma ve kardeşliği teyit ettiğini kaydetti.

Eş-Şinnavi ayrıca görüşmelerde bölgesel gelişmeler ve mevcut sorunların ele alındığını, Cumhurbaşkanı Sisi'nin mevcut bölgesel koşullar karşısında Suudi Arabistan ve tüm Arap ülkelerini desteklemeye yönelik Mısır'ın değişmez tutumunu yinelediğini aktardı.

Sözcü, görüşmede Mısır ve Suudi Arabistan'ın Filistin meselesine ilişkin tutumlarının örtüştüğünün de teyit edildiğini belirtti. Filistin meselesinde iki devletli çözüm ve uluslararası meşruiyet kararlarına dayanan adil ve kapsamlı bir çözüme ulaşılması gerektiği vurgulandı. Ayrıca Mısır ve Suudi Arabistan'ın Sudan'ın güvenlik ve istikrarını desteklemeyi sürdüreceği teyit edildi.

Şarku’l Avsat'a konuşan gözlemciler, Kızıldeniz'de güvenliğin sağlanması ve uluslararası deniz taşımacılığı hatlarının güvence altına alınmasının, özellikle bölgesel gerilimler ve küresel tedarik zincirlerine yönelik devam eden tehditler nedeniyle iki ülke arasındaki işbirliğinin öne çıkan başlıklarından biri olduğunu belirtti.

Suudi Arabistan ve Mısır, iki ülkenin deniz kuvvetleri arasındaki askeri işbirliğini güçlendirme çabaları kapsamında, deniz güvenliği alanındaki çalışmaları desteklemek amacıyla Eylül 2025'te bir işbirliği protokolü imzalamıştı.

3 temel değerlendirme

Uluslararası ve bölgesel ilişkiler uzmanı Hani el-Cemel, ziyaretin "istisnai bir dönemde" gerçekleştiğini söyledi. Ziyaretin bölgesel gerilimlerin tırmandığı, Kızıldeniz ve Bab el-Mendeb'in güvenliğine yönelik tehditlerin arttığı ve Gazze, Yemen, Sudan, Suriye ile diğer bölgelerdeki krizlerin sürdüğü bir döneme denk geldiğine dikkat çekti.

El-Cemel, ziyaretin arkasında üç temel değerlendirme bulunduğunu belirtti.

Bunlardan ilki, bölgedeki tehditlerin niteliğinin değişmesi ve bunun deniz koridorlarının yanı sıra tedarik zincirleri, enerji ve uluslararası ticaretin güvenliğine de yansıması.

İkinci olarak, iki ülkenin sahip olduğu imkanlar dikkate alındığında, Arap çıkarlarının korunması için koordinasyonun "zorunlu" hale geldiğini ifade eden El-Cemel, üçüncü olarak ise ziyaretin ilişkilerin yalnızca resmi temaslar veya dönemsel koordinasyonla sınırlı olmadığını, yeni gelişmeler ışığında sürekli güncellenmesi gereken stratejik bir ortaklığa dayandığı mesajını taşıdığını söyledi.

Siyasi analist Ahmed el-İbrahim ise iki ülkenin çok sayıda dosyada tutumlarının örtüştüğünü ve bunun zaman zaman bütünleşmeye ulaştığını belirtti.

El-İbrahim, Kızıldeniz ve Bab el-Mendeb'in güvenliğinin stratejik bir tartışma alanı oluşturduğunu ve bu ziyaretin, özellikle gemi trafiğine ve deniz ulaşımının serbestisine yönelik tehditlerin artması karşısında iki ülke arasındaki işbirliğinin bu alanda güçlenmesine katkı sağlamasının beklendiğini söyledi.

El-İbrahim, söz konusu tehditlerin Yemen'in batı kıyısında ve Bab el-Mendeb'e yakın El-Meha kentinde yaşanan gelişmelerle de bağlantılı olduğuna dikkat çekti.


Suudi Arabistan-Mısır-Türkiye görüşmesinde bölgesel gelişmeler ele alındı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdülati ve Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, El Alameyn kentindeki görüşmesinden bir kare (Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdülati ve Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, El Alameyn kentindeki görüşmesinden bir kare (Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü)
TT

Suudi Arabistan-Mısır-Türkiye görüşmesinde bölgesel gelişmeler ele alındı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdülati ve Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, El Alameyn kentindeki görüşmesinden bir kare (Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdülati ve Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, El Alameyn kentindeki görüşmesinden bir kare (Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdülati ve Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile bölgedeki mevcut gelişmeleri ve son durumu ele aldı.

Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Büyükelçi Temim Hilaf'ın bugün (Cuma) yaptığı açıklamaya göre El Alameyn kentinde gerçekleştirilen dostane görüşmede bakanlar, stratejik ortaklığı güçlendirme ve ortak çıkarları ilerletme konusundaki kararlılıklarını vurguladı.

Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, bakanların ayrıca ülkeleri arasındaki köklü dostluk ve yakın iş birliği bağlarının derinliğine dikkat çektiğini belirtti.


Suudi Arabistan, Mısır, Türkiye ve Pakistan’dan iş birliği ve ortaklığı güçlendirme hamlesi

Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan ve Katar dışişleri bakanları, 20 Mart'ta Riyad'da düzenlenen dörtlü toplantıda bir arada. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan ve Katar dışişleri bakanları, 20 Mart'ta Riyad'da düzenlenen dörtlü toplantıda bir arada. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan, Mısır, Türkiye ve Pakistan’dan iş birliği ve ortaklığı güçlendirme hamlesi

Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan ve Katar dışişleri bakanları, 20 Mart'ta Riyad'da düzenlenen dörtlü toplantıda bir arada. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan ve Katar dışişleri bakanları, 20 Mart'ta Riyad'da düzenlenen dörtlü toplantıda bir arada. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Kahire, Washington ile Tahran arasında şubat sonu başlayan savaşı durdurmaya yönelik mutabakat zaptının şekillenmesinden birkaç gün sonra; Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan dışişleri bakanlarının katılacağı dörtlü bir toplantıya ev sahipliği yapıyor.

Mısır resmi haber ajansı MENA’nın Perşembe akşamı aktardığı bilgilere göre Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdülati, Pazar günü Kahire’de Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ile kapsamlı bir görüşme gerçekleştirecek. Toplantının ardından ortak bir basın toplantısı düzenlenecek.

Şarku'l Avsat’a konuşan eski bir Mısırlı diplomat, zirvenin "bölgesel iş birliğini pekiştirme, ortaklığı derinleştirme ve bölgesel konularda koordinasyonu sağlama" amacını taşıdığını belirtti. Diplomata göre görüşmelerde, bölgede sükuneti kalıcı hale getirme çabalarının sürdürülmesi ve Washington ile Tahran arasında önümüzdeki 60 gün boyunca yürütülecek müzakerelerde ortak bir zemin oluşturulması hedefleniyor.

İran savaşını durduran dörtlü mekanizma

"Dörtlü mekanizma", birkaç gün önce Washington ile Tahran arasında varılan anlaşmada kritik bir rol oynadı. Grubun çalışmaları resmi olarak ilk kez geçtiğimiz Mart ayında Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki toplantıyla başlamış, ardından İran’daki savaşı durdurma çabaları kapsamında İslamabad ve Antalya’da iki toplantı daha gerçekleştirilmişti.

Bu kritik zirve, İsviçre hükümetinin Cuma günü yapılması planlanan ABD-İran müzakerelerini, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in ziyaretinin iptal edilmesinin ardından süresiz olarak ertelediğini duyurmasından iki gün sonra gerçekleşiyor.

xvfbghy
Mısır Dışişleri Bakanı, Eylül 2025'te Kahire'de İranlı mevkidaşını ağırlarken. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Öte yandan İran Dini Lideri Mücteba Hamaney, Perşembe günü yaptığı açıklamada, bazı çekinceleri olmasına rağmen Washington ile Tahran arasında imzalanan mutabakat zaptını onayladığını duyurdu. ABD güçleri de Çarşamba günü iki ülke başkanlarının mutabakatı imzalamasının ardından İran limanlarına uyguladığı deniz ablukasını kaldırdığını açıkladı.

Stratejik dönüşüm ve bölgesel güvenlik arayışı

Mısır Dışişleri Konseyi Üyesi ve eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Muhammed Hicazi, Şarku'l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, bu dörtlü toplantının Orta Doğu’da derin stratejik dönüşümlerin yaşandığı bir dönemde bölgesel istişareler açısından oldukça önemli bir adım olduğunu vurguladı. Hicazi, özellikle ABD ile İran arasındaki askeri çatışmanın durdurulması, ateşkesin sağlanması, Gazze’deki savaşın sürmesi ve bunun bölgesel güvenlik üzerindeki yansımalarının masada olduğunu ifade etti.

Büyükelçi Hicazi, bölgenin etkin aktörlerinden oluşan bu "İstişari Dörtlü"nün, krizlerin çözümünde, bölge ülkeleri ve küresel güçlerle koordinasyon içinde gerilimi düşürmede etkili bir bölgesel ve uluslararası mekanizma olduğunu kanıtladığını belirtti.

Hicazi’ye göre zirvede; Washington-Tahran anlaşmasının kalıcı hale getirilmesi, müzakerelerin tamamlanması, Gazze ve Lübnan dosyalarının ele alınarak bölgede sürdürülebilir bir barışın desteklenmesi planlanıyor.

Ortadoğu için yeni bir güvenlik mimarisi

Toplantının, Dörtlü arasındaki ortaklığı derinleştireceğini belirten Hicazi, gelecekte Ortadoğu’da Güvenlik ve İş Birliği başlığı altında bölgesel veya uluslararası bir konferans düzenlenmesinin önünün açılabileceğini ifade etti. Diğer bölgelerdeki başarılı örneklerden yola çıkılarak;

Bölgesel ilişkileri düzenleyecek bir ilkeler bildgesinin kaleme alınması,

Diyalog ve kurumsal uyuşmazlık çözüm mekanizmalarının kurulması,

Ekonomik, güvenlik ve insani iş birliğinin geliştirilmesi hedefleniyor.

Yoğun diplomasi trafiği

Mısır Dışişleri Bakanlığı’ndan Cuma günü yapılan açıklamada, Bakan Bedir Abdülati’nin, ABD-İran mutabakatının ardından bölgesel gelişmeleri ele almak üzere Pakistanlı mevkidaşı Muhammed İshak Dar ve İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile telefon görüşmeleri gerçekleştirdiği bildirildi.

Resmi açıklamaya göre, Mısırlı ve Pakistanlı bakanlar, mutabakat zaptının uygulanmasını sağlamak ve tüm tarafların çıkarlarını gözeten, diplomatik çözümleri teşvik eden kalıcı bir nihai anlaşmaya varmak için önümüzdeki süreçte koordinasyonun sürdürülmesinin önemini vurguladı.

Bakan Abdülati, İranlı mevkidaşı Arakçi ile yaptığı görüşmede ise bu mutabakatın bölge güvenliği ve istikrarı için önemli bir dönüm noktası olmasını, tüm sorunların diyalog yoluyla çözülmesine katkı sağlamasını temenni ettiğini dile getirdi.

Kriz yönetiminden istikrarlı kalkınmaya

Büyükelçi Hicazi, bölge ülkeleri arasındaki ilişkileri gelecekte yönetecek bölgesel sistemin şekli konusunda, ana bölgesel güçler arasında ciddi bir diyaloğun sürdürülmesinin şart olduğunu vurguladı. Hicazi, bölgenin sürekli tekrarlanan krizleri yönetme mantığından sıyrılarak; güvenlik, iş birliği ve kalkınmaya dayalı istikrarlı bir sisteme geçmesi gerektiğini belirtti.

Mevcut sürecin, Basra Körfezi’nin güvenliği konusunda İran ile karşılıklı anlayış birliğine varılmasını zorunlu kıldığını ifade eden Hicazi; bunun tüm taraflara güvence vereceğini, iyi komşuluk ilişkileri, ortak çıkarlar ve güç kullanmama ilkelerine dayalı normal ilişkilerin temelini atacağını sözlerine ekledi.