Rusya Savunma Bakanı Şoygu’dan Süveyş Kanalı ve İpek Yolu’na alternatif Sedir Yolu’na tam destek

Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu (Reuters arşiv)
Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu (Reuters arşiv)
TT

Rusya Savunma Bakanı Şoygu’dan Süveyş Kanalı ve İpek Yolu’na alternatif Sedir Yolu’na tam destek

Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu (Reuters arşiv)
Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu (Reuters arşiv)

Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Çin’in İpek Yolu ve Mısır’ın Süveyş Kanalı’na alternatif oluşturması ve Sibirya’da kurulması planlanan Sedir Yolu’na olan desteğini açıkladı.
AFP’nin haberine göre Rusya merkezli RT kanalına açıklama yapan Şoygu, “Sibirya uzun zamandır Büyük İpek Yolu’nun bir parçası. Avrupa ve Çin arasında güvenli ve verimli bir yol için modern Sedir Yolu’nun kurulması gerekiyor” dedi.
Şoygu şu açıklamada bulundu:
“Böylesine güvenli bir ulaşım koridoru oluşturma zorunluluğu Süveyş Kanalı’nın durması ve korsan saldırılarını ve Afganistan’daki mevcut durumu hatırlatıyor. Bu uluslararası taşımacılık rotaları için de önemli. Sedir Yolu, Avrupa ve Asya-Pasifik bölgesi küresel üretim ağlarına ulaşmak konusunda Rusya için büyük bir alternatiftir.”
Şoygu, Sedir Yolu’na erişimi olacak merkezlere malzeme taşıma izni verileceğini açıkladı.
Şoygu, Trans Sibirya Demiryolları’nın yenilenmesi, elektrik ve sıvılaştırılmış gaz kullanımına, ikinci ve üçüncü rotaların oluşturulmasına ve gerekli köprülerin ve tünellerin inşa edilmesine ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Şoygu, konuşmasını “Bu oldukça zor bir proje ama oldukça önemli” diyerek bitirdi.
Rus iş adamı Oleg Deripaska, Mısır’daki Süveyş Kanalı’na alternatif olarak Sibirya’da yeni bir rota oluşturulması için bir proje sunmuştu.



ABD büyükelçiliklerine “psikolojik operasyon” talimatı gönderildi

ABD'de hafta sonu onbinlerce kişi, Trump'ın İran savaşına ve göçmenlik karşıtı politikalarına tepki olarak "Krallara Hayır" yürüyüşü düzenlemişti (Reuters)
ABD'de hafta sonu onbinlerce kişi, Trump'ın İran savaşına ve göçmenlik karşıtı politikalarına tepki olarak "Krallara Hayır" yürüyüşü düzenlemişti (Reuters)
TT

ABD büyükelçiliklerine “psikolojik operasyon” talimatı gönderildi

ABD'de hafta sonu onbinlerce kişi, Trump'ın İran savaşına ve göçmenlik karşıtı politikalarına tepki olarak "Krallara Hayır" yürüyüşü düzenlemişti (Reuters)
ABD'de hafta sonu onbinlerce kişi, Trump'ın İran savaşına ve göçmenlik karşıtı politikalarına tepki olarak "Krallara Hayır" yürüyüşü düzenlemişti (Reuters)

Washington yönetimi, ABD büyükelçilik ve konsolosluklarına ordunun Psikolojik Operasyonlar (PSYOP) birimiyle çalışma talimatı verdi.

Guardian'ın aktardığına göre ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun imzasını taşıyan talimatta, dünya çapındaki tüm Amerikan büyükelçilik ve konsolosluklarına "yabancı propagandaya karşı koordineli çalışma" başlatmaları emredildi.

Pazartesi günü gönderilen mesajda, dezenformasyonla mücadele etmek için ABD ordusunun PSYOP birimiyle işbirliği yapılması istendi.

Belgede büyükelçilik ve konsolosluklara 5 hedef doğrultusunda hareket etmeleri talimatı veriliyor: Düşmanca mesajlara karşı koymak, bilgiye erişimi genişletmek, düşman davranışlarını ortaya çıkarmak, Amerikan çıkarlarını destekleyen yerel sesleri güçlendirmek ve "Amerika'nın hikayesini anlatma" çabalarını teşvik etmek.

Talimatın, İran'la savaşın sürdüğü ve Çin'le Rusya'nın Avrupa, Asya ve Latin Amerika'daki nüfuzunu artırmaya çalıştığı bir dönemde gönderilmesi de dikkat çekiyor.

Ayrıca büyükelçiliklere, yurtdışındaki yerel influencer'ları, akademisyenleri ve toplum liderlerini propaganda karşıtı mesajları yaymak üzere işe almaları söyleniyor.

Guardian'ın analizine göre bu strateji, Amerika tarafından finanse edilen anlatıların merkezi bir yönlendirmeyle değil, yerel olarak kendiliğinden ortaya çıkmış gibi algılanmasını sağlamayı amaçlıyor.

Belgede Elon Musk'ın X platformunun, özellikle de "Topluluk Notları" özelliğinin kullanılması teşvik ediliyor.

"Yenilikçi" diye nitelenen teknoloji milyarderinin platformunun, "anti-Amerikan propaganda faaliyetlerine karşı koymak" amacıyla daha verimli kullanılması isteniyor.

Diğer yandan Avrupa Birliği (AB), X'e Dijital Hizmetler Yasası (DSA) kapsamındaki yükümlülüklerini ihlal ettiği gerekçesiyle 120 milyon euro para cezası vermişti.

Aralıkta açıklanan kararda, Musk'ın sosyal medya platformunun "AB'nin dijital içerik kurallarına ve şeffaflık yükümlülüklerine aykırı davrandığı" ifade edilmişti.

Musk, geçen yılki seçim kampanyasında ABD Başkanı Donald Trump'a verdiği destekle gündemden düşmemişti.

Space X CEO'su, bir süre Hükümet Verimliliği Bakanlığı'nı (DOGE) yönettikten sonra Tesla'yla ilgilenmek için görevden ayrılmıştı.

Teknoloji milyarderiyle ABD Başkanı'nın arası, Trump'ın tartışmalı vergi indirimi tasarısı nedeniyle bozulmuştu. Sosyal medya üzerinden atışmaların ardından ikili daha sonra "dostluk mesajları" paylaşmıştı.

Trump yönetimi, ABD Dışişleri Bakanlığı bünyesinde yabancı propaganda ve dezenformasyonla mücadele amacıyla faaliyet yürüten Küresel Etkileşim Merkezi (GEC) birimini geçen yıl kapatmıştı.

Independent Türkçe, Guardian, Wired


ABD'deki sinagog saldırısı: "Hizbullah'tan esinlenen bir terör eylemi"

Bölgeyi paniğe sevk eden olayda saldırgan dışında hiç kimsenin ciddi zarar görmediği bildiriliyor (AFP)
Bölgeyi paniğe sevk eden olayda saldırgan dışında hiç kimsenin ciddi zarar görmediği bildiriliyor (AFP)
TT

ABD'deki sinagog saldırısı: "Hizbullah'tan esinlenen bir terör eylemi"

Bölgeyi paniğe sevk eden olayda saldırgan dışında hiç kimsenin ciddi zarar görmediği bildiriliyor (AFP)
Bölgeyi paniğe sevk eden olayda saldırgan dışında hiç kimsenin ciddi zarar görmediği bildiriliyor (AFP)

FBI, 12 Mart'ta ABD'nin Michigan eyaletinin Detroit kentindeki Temple Israel Sinagogu'na düzenlenen saldırı hakkında yeni bir açıklama yaptı.

Olayın faili Eymen Muhammed Gazali'nin Lübnan Hizbullahı'ndan ilham alarak silahlı eylemini gerçekleştirdiği öne sürüldü.

FBI'ın Detroit sorumlusu Jennifer Runyan pazartesi düzenlediği basın toplantısında olaya dair edindikleri yeni bilgileri kamuoyuna duyurdu.

"Hizbullah'tan esinlenen terör eylemiyle Yahudi toplumu ve Michigan'daki en büyük Yahudi tapınağı kasten hedef alındı" diyen Runyan, failin saldırıdan 10 dakika önce yurtdışındaki kız kardeşine iki video gönderdiğini açıkladı. 

Runyan, 41 yaşındaki Gazali'nin Arapça konuşarak "Bu, İsraillilerin ABD'nin Michigan eyaletindeki en büyük toplanma yeri. Arabama bubi tuzağı kurdum. Zorla girip onlara ateş açmaya başlayacağım. Allah'ın izniyle öldürebildiğim kadarını öldüreceğim" dediğini aktardı. 

FBI, Gazali'nin intikam alma arzusunun ve Hizbullah sempatisinin sosyal medya hesaplarında da görüldüğünü belirtti. 

Olaydan birkaç gün önce internette yaptığı aramaların da saldırıyı önceden planladığını gösterdiği bildirildi. 

Gazali'nin saldırıdan üç gün önce 300 kurşunla birlike satın aldığı Kalaşnikof benzeri tüfeği bir poligonda test ettiği iletildi. 

Saldırganın 100'ü aşkın çocuğun ibadethanede olduğunu olaydan önce bilip bilmediğininse belirsizliğini koruduğu ifade edildi. 

Olayla ilgili başkasını suçlayacak herhangi bir kanıtın bulunamadığı da açıklandı. 

Temple Israel'in önünde iki saat boyunca bekledikten sonra onlarca çocuğun yer aldığı sinagog binasına otomobiliyle çarpan Eymen Muhammed Gazali, bir güvenlik görevlisini yaralamıştı. 

Otomobilinin içindeyken diğer güvenlik görevlisiyle çatışmaya giren Gazali'nin, sonrasında kendisini vurarak öldürdüğü aktarılmıştı. 

Failin ticari havai fişeklerle ve 113 litreyi aşkın benzin içeren kaplarla yüklü otomobili yansa da patlamamıştı.

Olayda başka hiç kimse yaralanmamıştı. 

Gazali'nin bir ABD yurttaşıyla evli olmasını gerekçe göstererek 2011'de ABD'ye gittiği ve 2016'da yurttaşlık hakkını kazandığı belirtiliyor. 

İsrail ordusu, olay sonrasında yaptığı açıklamada failin kardeşlerinden İbrahim Gazali'nin bir Hizbullah komutanı olduğunu bildirmişti.

İsrail'in 5 Mart'ta Lübnan'da düzenlediği hava saldırısında İbrahim Gazali'nin bir diğer erkek kardeşi ve iki çocuğuyla birlikte öldüğü ortaya çıkmıştı. 

Eymen Muhammed Gazali'nin, iki kardeşi ve iki yeğeninin öldürüldüğünü öğrendikten sonra sinagog saldırısına karar verdiği düşünülüyor. 

Failin eski eşinin, yakınlarını kaybettikten sonra intihara meyilli hale geldiğini söylediği Gazali'yi, olaydan önce polise ihbar ettiği aktarılıyor. 

Independent Türkçe, CNN, AP


İran diplomasisi: Türkiye, Ortadoğu’daki “dörtlü blokta” nasıl bir rol oynuyor?

İslamabad'da düzenlenen dörtlü zirvede bölgedeki çatışmaları durdurma ve diplomatik sürece dönme çağrısı yapıldı (AFP)
İslamabad'da düzenlenen dörtlü zirvede bölgedeki çatışmaları durdurma ve diplomatik sürece dönme çağrısı yapıldı (AFP)
TT

İran diplomasisi: Türkiye, Ortadoğu’daki “dörtlü blokta” nasıl bir rol oynuyor?

İslamabad'da düzenlenen dörtlü zirvede bölgedeki çatışmaları durdurma ve diplomatik sürece dönme çağrısı yapıldı (AFP)
İslamabad'da düzenlenen dörtlü zirvede bölgedeki çatışmaları durdurma ve diplomatik sürece dönme çağrısı yapıldı (AFP)

Türkiye, Suudi Arabistan, Pakistan ve Mısır'ın İran savaşında yürüttüğü diplomatik faaliyetler mercek altında.

Guardian'ın analizinde, birçok açıdan farklı bu ülkelerin "Ortadoğu'da yeni bir dörtlü blok" oluşturduğu ifade ediliyor.

Ülkelerin hem ateşkes sağlanması hem de bölgede İran'la İsrail'in nüfuzunun sınırlandırılması için çalıştığı yazılıyor.

Blokun başarısına en fazla yatırım yapan üyenin Türkiye olduğu belirtiliyor. Ankara yönetiminin, İran'ın balistik füze programı ve Ortadoğu'daki Şii örgütlere desteğiyle ilgili görüşmelerin sadece ABD'yle değil tüm bölge ülkeleriyle yürütülmesini istediği hatırlatılıyor.

Diğer yandan Suudi Arabistan'ın, İran rejimini zayıflatmadan savaşı sonlandırmaması için Washington'a baskı yaptığı iddiaları da anımsatılıyor.

Brüksel merkezli düşünce kuruluşu Uluslararası Kriz Grubu'ndan Yasmine Farouk şunları söylüyor:

Körfez ülkeleri için tüm seçenekler maliyetli. İran'ın kendilerine yönelik saldırılarının ve Hürmüz Boğazı'nı kapatmasının bedelini ödemesini istiyorlar. Öte yandan ABD'nin kaos yaratıp sonra çekilmek yerine 'işi sonuna kadar götürüp götürmeyeceğini' bilemiyorlar; bu da Suudi Arabistan'ın görmek istemediği bir durum.

İsrail gazetesi Jerusalem Post, dörtlü ittifakın İsrail'in bölgedeki nüfuzunu olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekiyor.

Özellikle 7 Ekim 2023'teki Gazze savaşının ardından sözkonusu ülkeler arasındaki ilişkilerin güçlenmeye başladığı belirtilirken, hepsinin ABD Başkanı Donald Trump'ın kurduğu Barış Kurulu'na üye olduğu da hatırlatılıyor.

Türkiye, Suudi Arabistan, Pakistan ve Mısır'ın yürüttüğü çalışmaların bölgede İran, İsrail ve hatta Hindistan'ın nüfuzunu sınırlamayı hedeflediği öne sürülüyor.

Analize göre 4 ülkenin de elinde önemli stratejik kozlar var. Pakistan nükleer silahlara sahip, Suudi Arabistan da dünyanın en büyük üçüncü petrol tedarikçisi. Türkiye, "gelişmiş bir ekonomiye ve ileri düzey savunma sanayisine sahip bir NATO üyesi" diye nitelenirken, Mısır'ın da Süveyş Kanalı'nı kontrol ettiği vurgulanıyor.

Diğer yandan Suudi Arabistan'ın İran saldırılarına kısıtlı karşılıklar verdiği, Mısır'ın da bölgedeki nüfuzunu yıllar içinde kaybettiği, bu nedenle Türkiye'nin "Müslümanların liderliğini yapmak için başlıca aday haline geldiği" yazılıyor.

Hint medya kuruluşu Times of India'nın analizinde, dörtlü ittifak "İslami NATO" diye niteleniyor.

Suudi Arabistan'la Pakistan, İsrail'in Katar'a saldırmasının ardından Eylül 2025'te savunma paktı imzalamıştı. Haberde, Türkiye'nin de bu anlaşmaya katılabileceğine dair iddiaların ortaya çıktığı anımsatılıyor.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye'nin amacının "daha kapsamlı bir bölgesel güvenlik platformu kurulması" olduğunu söylemiş, bazı görüşmelerin yapıldığını doğrulamıştı.

İngilizce yayın yapan Suudi Arabistan gazetesi Arab News'daki analizde de "Riyad ve İslamabad'ın bölgeye dayatılan savaşa karşı barış getirmeye çalıştığı" yorumu yapılıyor:

Derin bir güvensizliğin damgasını vurduğu bir çatışmada, ortak bir platformun ortaya çıkması stratejik açıdan önemlidir.

"Türkiye-Mısır-Pakistan-Suudi Arabistan Dışişleri Bakanları Toplantısı", Pakistan'ın başkenti İslamabad'da pazar günü düzenlenmişti. Toplantıda Hakan Fidan, Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud ve Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati bir araya gelmişti.

Indepenent Türkçe, Guardian, Jerusalem Post, Arab News, Times of India