İsrail Başbakanı Bennett’in ilk Mısır ziyaretinden hangi sonuçlar çıktı?

“Ziyaret, Kahire, Amman ve Filistin arasında Gazze Şeridi’nde ateşkesin sağlanması ve esir takası için yapılan üçlü zirvenin devamı niteliğindeydi”

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ve İsrail Başbakanı Naftali Bennett, Mısır tatil beldesi Şarm eş-Şeyh’te bir araya geldiler (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ve İsrail Başbakanı Naftali Bennett, Mısır tatil beldesi Şarm eş-Şeyh’te bir araya geldiler (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

İsrail Başbakanı Bennett’in ilk Mısır ziyaretinden hangi sonuçlar çıktı?

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ve İsrail Başbakanı Naftali Bennett, Mısır tatil beldesi Şarm eş-Şeyh’te bir araya geldiler (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ve İsrail Başbakanı Naftali Bennett, Mısır tatil beldesi Şarm eş-Şeyh’te bir araya geldiler (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Bahaddin İyad
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, geçtiğimiz Pazartesi günü İsrail Başbakanı Naftali Bennett'i Mısır’ın Kızıldeniz kıyısındaki tatil beldesi Şarm eş-Şeyh'de kabul etti. Bennett’in gerçekleştirdiği ve bir İsrail başbakanının on yılı aşkın bir sürenin ardından Mısır’a yaptığı bu ilk ziyaretin sonunda iki lider, Mısır ile İsrail arasındaki ilişkileri derinleştirme, temasları artırma ve ticari faaliyetleri geliştirme konusunda anlaştılar.
Birkaç süren görüşmenin sonunda iki tarafın dile getirdiği ‘ortak nokta’ güvenliği tehdit eden tehlikelere karşı mücadele vurgusu oldu. Sisi ve Bennett, iki ülke arasında terör ve ortak güvenlik tehditleriyle mücadelede yıllardır devam eden ‘güvenlik koordinasyonu ve diplomatik anlayışı’ sürdürme kararlılıklarını bir kez daha yinelediler. Ayrıca son haftalarda Filistin-İsrail barış görüşmelerini yeniden başlatmak için harekete geçen Kahire'nin daveti üzerine gerçekleşen ziyaret öncesinde Tel Aviv'in açıkladığı plan çerçevesinde Gazze Şeridi ile İsrail arasındaki ateşkesin kalıcı hale getirilmesi ve Gazze Şeridi’nin yeniden inşasıyla ilgili çalışmaların ilerletilmesi konuları ele alındı.
Mısır Cumhurbaşkanlığı’ndan dün yapılan açıklamaya göre görüşmeye, Mısır tarafından Dışişleri Bakanı Samih Şukri ve İstihbarat Başkanı Abbas Kamil ile İsrail tarafından Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Eyal Hulata, Bennett'ın Askeri Sekreteri Tümgeneral Avi Gil, diplomatik danışman Shimrit Meir ve İsrail'in Kahire Büyükelçisi Amira Oron katıldı.

Görüşmede öncelik ikili ilişkilerdi
Tarihte Mısır ve İsrail arasındaki ilişkiler, Mısır’ın 1948 yılından Ekim 1973 savaşına kadar İsrail’e karşı verdiği beş savaşın ardından ‘barış’ sürecine girdi. İki ülke arasında 1979 yılında barış anlaşması imzalandı. Ardından Kahire, Filistin ve İsrail arasındaki çatışma boyunca barış sürecine hamilik yapan önemli bir taraf oldu. İsrail Başbakanı’nın Mısır’a gerçekleştirdiği ziyaret, iki tarafından aralarındaki ilişkilerin güçlenmesini istediklerini ortaya koydu. Sisi de 2016 yılı yazında Filistin sorunu çözüldüğünde iki ülke arasında onlarca yıldır süregelen ‘soğuk barışın daha sıcak bir barışa dönüşeceğini’ söylemişti.
Mısır Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamada, sadece birkaç saat süren ziyaret sırasında, iki ülke arasında çeşitli alanlardaki ilişkileri geliştirmenin yanı sıra başta Filistin meselesi olmak üzere bölgesel ve uluslararası sahnedeki son gelişmelerin ele alındığı belirtildi. Açıklamada,  İsrail Başbakanı’nın Mısır Cumhurbaşkanı ile ‘siyasi, güvenlik ve ekonomik alanlardaki bir takım meselelerle birlikte iki ülke arasındaki ilişkileri derinleştirmenin ve çıkarlarını geliştirmenin yollarını’ konuştuğu aktarıldı.

Sisi ise görüşmede şunları söyledi:
“Başbakan'ın (Bennett) dediği gibi her şeyi açıkça ve cesurca konuştuk. Ülkelerimiz ve bölgemiz için daha çok konuşacağız. Gazze Şeridi’ni, barışı ve ateşkesi korumanın ve istikrarın önemi, Gazze Şeridi’nin ekonomisinin desteklenmesi ve Batı Şeria ile Gazze Şeridi’nde yaşayanların mevcut koşullarının iyileştirilmesi konularını ele aldık.”
İsrail meselelerinde uzman bir isim olan Mısır Parlamentosu Milletvekili Emad Gad’a göre İsrail Başbakanı’nın Mısır ziyareti, Gazze Şeridi ile yapılan ateşkesin kalıcı hale getirilmesi, yeniden yapılanma dosyası, esir takası ve taraflar arasında barış görüşmelerinin başlaması da dahil olmak üzere Mısır, Ürdün ve Filistin arasındaki üçlü zirvenin devamı niteliğindeydi, ama bu sık rastlanmayan ziyarette ikili ilişkilerin boyutları daha da belirginleşti.
Mısır’ın şuan İsrail'e yönelik politikasını, kendi meselelerine ve çıkarlarına dayalı olarak sürdürdüğünü söyleyen Gad, “Yani Filistin davasının getirdiği yüklerden, davayı bırakmadan kurtuluyor” dedi. Gad,  özellikle Doğu Akdeniz Gaz Forumu Genel Merkezi’nin Mısır’da olmasından ötürü Doğu Akdeniz’de doğalgaz alanında yaptıkları iş birliği başta olmak üzere, iki taraf arasında ortak ekonomik çıkarlara yönelik birçok dosyanın, görüşmede ele alınan en önemli dosyalar arasında yer aldığına dikkati çekti. Mısırlı Milletvekili, Mısır ve altı Arap ülkesinin İsrail'in geçtiğimiz ay Afrika Birliği'ne (AfB) gözlemci üye olarak katılmasına itiraz etmeleriyle ilgili olarak, ister Doğu Akdeniz, ister AfB ve hatta ister bir gün Kızıldeniz ile ilgili olsun, İsrail’in herhangi bir bölgesel örgüte girmesine itiraz edilmemesi gibi yeni bir eğilim olduğunu söyledi.
Rönesans (Nahda) Barajı ve bölgenin güvenliği konusunda ‘ortak anlayışlar’

Mısır Cumhurbaşkanı, görüşmenin oturum aralarında yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“İsrail ile Mısır, Sudan ve Etiyopya arasındaki Rönesans Barajı krizi de dahil olmak üzere bölgedeki birçok konuda ortak anlayışlara sahip. Rönesans Barajı meselesini görüştük. Bu konuda fikir birliğine vardık. Kendisine (Bennett) bu konuyu müzakere ve diyalog çerçevesinde bir anlaşmaya ulaştırmak için çalıştığımızı söyledim.”
Sisi, bu konunun kendileri için bir ‘ölüm-kalım meselesi’ olduğunu da ekledi.
Konuyla ilgili olarak da değerlendirmelerde bulunan Gad, her iki taraf için de acil olan birçok dosyanın, önümüzdeki dönemde daha geniş bir anlayışla ele alınabileceğini kaydetti. Gad, İsrail’in özellikle Tigray Bölgesi ile Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed hükümeti arasında çatışmaların patlak vermesinden bu yana huzursuzluğun daha da arttığı bölgede çatışma ve istikrarsızlığı önlemek için Etiyopya’nın barajı doldurulması ve işletilmesine ilişkin bağlayıcı bir yasal anlaşma yapılması konusunda Mısır ve Sudan’ı destekleyebileceğini düşünüyor.
Bennett, ziyaretini, İsrail'in, 2005 yılındaki çekilmesinden bu yana ablukası altında olan Gazze Şeridi'ni geliştirmeye yönelik ‘güvenlik için ekonomi’ planının açıklamasından bir gün sonra gerçekleştirdi. İsrail Dışişleri Bakanı Yair Lapid, Pazar günü, Reichman Üniversitesi’nde yaptığı konuşmada, Tel Aviv'in Gazze Şeridi’nin yeniden inşasına katılmasının ‘gerekli bir politika’ olduğunu söylediği planını sundu. Ardından hem Bennett hem de Savunma Bakanı Benny Gantz'ın planını desteklediğini açıkladı.
Sisi ise görüşme sırasında, uluslararası toplumun, özellikle Kahire’nin iki taraf arasında Batı Şeria’da ve Gazze Şeridi'nde tansiyonu düşürmeye yönelik her zaman attığım adımlar çerçevesinde Mısır'ın Filistin topraklarını yeniden inşa etme çabalarına verdiği desteğin önemine ve Filistin ile İsrail arasındaki ateşkesin korunması gerektiğine işaret etti. Sisi, Mısır’ın iki devletli çözüme ve bölgenin tüm halkları için güvenlik ve refahın artırılmasına katkıda bulunan uluslararası meşru kararlar temelinde, Ortadoğu’da kapsamlı bir barışın sağlanmasına yönelik tüm çabaları desteklediğini vurguladı.
Öte yandan Bennett, ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, iki ülke arasındaki barış anlaşmasının imzalanmasının üzerinden kırk yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen, halen Ortadoğu'nun güvenliği ve istikrarında bir mihenk taşı olmaya devam ettiğini söyledi. Bennett, Mısır'ın Gazze Şeridi'nde güvenliğin sağlanması ve esirler ile kayıp kişiler sorununa çözüm bulunması konularında üstlendiği role de övgüde bulundu.

Görüşmenin zamanlaması
Mısırlı eski bir güvenlik yetkilisi olan Kahire'deki Ulusal Araştırmalar Merkezi (NCS) Başkanı Ahmed Şehabi yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:
“İsrail’in yeni Başbakanı' Bennett’in ABD ziyaretinin ardından ilk resmi yurtdışı gezisini Mısır’a yapması, Mısır'ın, Bennett'in izlemek istediği dış politika yönelimlerinde sahip olduğu önemin ve açık bir göstergesidir. Bu aynı zamanda Mısır’ın, Filistin-İsrail çatışmasının taraflarının güvenini kazanmış istikrarlı bir konuma sahip olduğunu da gösteriyor. Gazze Şeridi’nde ve Filistin topraklarında ateşkesin sağlanması meselesi, iki taraf arasındaki görüşmelerin gündeminde yüksek bir önceliğe sahipti. Ziyaret, Mısır’ın bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasına yönelik barış sürecini canlandırmayı amaçlayan hamlelerinin daha geniş bir çerçevesi içinde gerçekleşti. Buna İsrail tarafını Mısır ve Arap ülkelerinin iki devletli çözüme dayalı vizyonu çerçevesinde barış sürecine ciddi şekilde katılmaya ikna etmek için Kahire ve Tel Aviv arasındaki ikili ilişkiler düzeyinde atılabilecek niteliksel adımlar da dahil.”

Şehabi, Independent Arabia’ya yaptığı açıklamada sözlerini şöyle sürdürdü:
“Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nun bu ayın sonlarında yapılması planlanan oturumu yaklaşırken ve önümüzdeki birkaç hafta içinde Arap ülkeleri arasında yeni bir zirvenin gerçekleşmesi beklenirken Şarm eş-Şeyh görüşmesinin zamanlaması, barış süreciyle ilgili tarafların bir yanıt vermelerini gerektiren ortak bir vizyonun belirlenmesini hızlandırmak açısından çok uygundur. Hem BM Genel Kurul oturumları hem de Arap zirvesi, Bennett'in Şarm eş-Şeyh ziyaretinden on gün önce Mısır, Ürdün ve Filistin arasında, Kahire'de yapılan üçlü zirvede Mısır’ın sunduğu öneri için uygun bir platform sağlayacak.”

Mısır-İsrail ilişkileri tam barışa doğru mu gidiyor?
Şarku'l Avsat'ın Independent Arabia'dan aktardığı habere göre, İsrail’in eski Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun 2011 yılında eski Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek'in iktidardan ayrılmasından bir ay önce Şarm eş-Şeyh'e yaptığı son resmi ziyaretin üzerinden 10 yıl geçtikten sonra bir İsrail başbakanının Mısır’a yaptığı bu ilk ziyaret, İbrahim Anlaşmaları’nın imzalanmasının üzerinden bir yıl geçtikten sonra gerçekleşti.  İsrail, geçtiğimiz yıl, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn, Fas ve Sudan ile ‘İbrahim’ adıyla anılan barış anlaşmaları imzalamıştı. Kahire ve Tel Aviv arasında tam diplomatik ilişkilerin kurulmasının üzerinden onlarca yıl geçmesine rağmen, her zaman ‘Filistin halkının meşru haklarına’ desteklediğini Mısır'da halk tabanında ve kamusal düzeyde halen İsrail karşıtlığı söz konusu.
İsrail’in diplomatik isimlerinin sosyal medya hesaplarında ve İsrail Başbakanı’nın Arapça yayın yapan Facebook sayfasında, Bennett’in Sisi ile Şarm eş-Şeyh'te yaptığı görüşmenin sonundaki açıklamasında, görüşmeyi ‘çok önemli ve çok iyi’ olarak nitelediği aktarıldı. İki ülke arasında devam eden temaslara çerçevesinde sağlam bir ilişki kurmak için altyapıya odaklandıklarını söyleyen Bennett, İsrail'in bölge ülkelerine açıldığını ve bu uzun soluklu tanımanın temelini, İsrail ile Mısır arasındaki barışın oluşturduğunu ifade etti. Bennett, “Dolayısıyla her iki tarafta da bu ilişkileri güçlendirmek için çaba sarf etmeliyiz ve bugün yaptığımız da bu” dedi.
İsrail Başbakanı, Şarm eş-Şeyh’e İsrail El Al Havayolu’na ait bir uçakla gelirken Mısır'ın ulusal havayolu şirketi Egyptair, yakın bir tarihte anlaşmaya varılan iki ülke arasındaki ticari uçuşlarına henüz başlamadı. Uzun yıllar Mısır’ın Tel Aviv büyükelçiliğinde görev yapan deneyimli diplomat Rıfat el-Ensari, yaptığı özel açıklamada, Mısır ve İsrail ilişkilerinin şuan ancak Mısır tarafının izin verdiği sınırlar içinde iyi olarak nitelendirilebileceğini söyledi. Ensari, Bennett ziyaretinin, Tel Aviv’in İsraillilerin Sina'ya girişine yönelik güvenlik yasağının kaldırılması karşılığında Kahire’nin İsraillilerin Sina'ya Taba Sınır Kapısı’ndan giriş yapmalarına izin vermesi gibi önemli sonuçları olduğunu belirtti.

Ensari, açıklamalarını şöyle sürdürdü:
“Kısa süre önce Mısır'ın resmi havayolu şirketi (EgyptAir) aracılığıyla, Kahire ve Tel Aviv arasında haftalık dört uçuş yapılacak şekilde ticari uçuşların başlatılmasına karar verildi. Mısır, alternatif olarak İsrailli havayolu şirketi El Al veya Air Sinai Havayolu Şirketi yerine, ülkenin bayrağını taşıyan resmi havayolları şirketini kullanıyor.”
 Sisi ve Bennett'in Şarm eş-Şeyh’teki görüşmesinde, öncekilerden farklı bazı protokol uygulamaları olduğuna dikkati çeken Ensari, “İki ülkenin heyetleri arasındaki görüşmenin fotoğraflarında, 2011 yılında sadece Mısır bayrağının yerleştirildiği son görüşmeden farklı olarak, İsrail bayrağının da Mısır bayrağının yanına yerleştirildiği ve yüzlerin güldüğü görülüyor” ifadelerini kullandı.
Mısır'ın bir başka eski Tel Aviv büyükelçisi Muhammed Asım İbrahim de Şarm eş-Şeyh görüşmesiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.
İki taraf arasındaki ilişkilerin normalleştiğini söylemek için henüz erken olduğunu söyleyen İbrahim, “İsrail Başbakanı, Mısır'ın başkenti Kahire'ye gelmedi, ziyaret, Şarm eş-Şeyh’te yapıldı. Mısır Cumhurbaşkanı, tıpkı selefleri gibi halen İsrail'i ziyaret etmiş değil. Bu durum, her iki tarafın da halklarının bu adımların gerçekleşmesini engelleyen duygulara sahip olduklarının farkında olduğunu gösteriyor” dedi.

Mısırlı diplomat sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sanırım ABD ziyaretinden yeni dönen İsrail Başbakanı'nın, Mısır’ı ziyaret etmesi bekleniyordu. Belki de Bennett’in Biden yönetiminin İsrail’e karşı Trump yönetiminden daha az önyargılı olabileceğinin farkına varması, onu Mısır ve Arap ülkelerine yönelik bu adımları atmaya teşvik etti. Ziyaret, İsrail tarafının özellikle firari mahkûmlar krizi, Gazze Şeridi ile gerilimlerin tırmanması ve yeni bir çatışma ihtimalinin ortasında Mısır'ın doğru zamanda arabuluculuk rolü üstlendiğini bildiği bir dönemde gerçekleşti. İsrail aynı zamanda halkının barışa hazır olmadığını ve Mısırlıların büyük çoğunluğunun, Filistin'deki uygulamaları nedeniyle İsrail’e karşı olumsuz duygulara ve derin bir psikolojik bariyere sahip olduğunu da biliyor.”



Şi-Trump zirvesinden beş önemli an

ABD Başkanı Donald Trump, Pekin’deki Büyük Halk Salonu’nda Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile el sıkıştı. (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Pekin’deki Büyük Halk Salonu’nda Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile el sıkıştı. (AFP)
TT

Şi-Trump zirvesinden beş önemli an

ABD Başkanı Donald Trump, Pekin’deki Büyük Halk Salonu’nda Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile el sıkıştı. (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Pekin’deki Büyük Halk Salonu’nda Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile el sıkıştı. (AFP)

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile ABD Başkanı Donald Trump dün Pekin’de üst düzey görüşmeler gerçekleştirdi. Görüşmelerde İran ve Ukrayna savaşlarının yanı sıra iki ülke arasındaki ekonomik iş birliği ele alındı.

Ancak ziyaret gündemindeki karmaşık dosyaların ötesinde, Çin-ABD zirvesinin ilk gününde öne çıkan beş dikkat çekici gelişme kaydedildi:

Tek taraflı bir dostluk mu?

ABD Başkanı Donald Trump, Büyük Halk Salonu’nda başlayan görüşmeler sırasında Çin Devlet Başkanı Şi Cinping hakkında övgü dolu ifadeler kullandı. Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Trump, “Senin dostun olmak benim için bir onur” dedi.

Trump, Şi’ye doğrudan hitaben, “Seninle birbirimizi uzun zamandır tanıyoruz... Aramızda harika bir ilişki vardı. Anlaşmazlıklar ortaya çıktığında bunları aştık ve çözmek için birlikte çalıştık. Ben seni arıyordum, sen de beni arıyordun” ifadelerini kullandı.

Daha önce Trump ile ilişkisini ‘kişisel dostluk’ olarak tanımlayan Şi ise dünkü görüşmede bu ifadeyi kullanmaktan kaçındı. Şi bunun yerine, iki tarafın ‘rakip değil ortak olması gerektiğini’ söyledi.

Şi, diplomatik söyleminde sık sık ‘dostluk’ kavramını kullanıyor. Çin lideri, Kuzey Kore, Pakistan ve Fransa ile ‘dostane ilişkileri’ öne çıkarırken, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin için de ‘yakın dost’ ifadesini kullanıyor.

Sarılma değil, el sıkışma

Trump, nisan ayı ortasında sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Şi Cinping’in kendisini ‘büyük ve sıcak bir kucaklamayla’ karşılayacağını öngördü.

Söz konusu yorum, Trump’ın uluslararası arenadaki gösterişli ve spontane üslubunun bir örneği olarak değerlendirilirken, Şi’nin sakin ve mesafeli duruşuyla belirgin bir tezat oluşturdu.

Dün sabah ise Trump, beklediği sarılma yerine resmi bir tokalaşmayla karşılandı. İki lider arasındaki tokalaşma 10 saniyeden uzun sürerken, Trump görüşme sırasında Şi’nin koluna iki kez dokundu.

Tukidides tuzağı

Şi Cinping, konuşmalarında ve yabancı liderlerle yaptığı görüşmelerde sık sık Çin tarihine ait atasözleri ve şiirlerden alıntılar yapıyor.

Ancak Şi bu kez Çin-ABD ilişkilerini ‘Tukidides tuzağı’ olarak bilinen kavramla tanımlamayı tercih etti. Söz konusu siyasi kavram, Amerikalı bir araştırmacı tarafından, Antik Yunan tarihçisi Tukidides’in Peloponez Savaşı anlatısından esinlenerek ortaya atılmıştı. Kavram, yükselen bir gücün mevcut hegemon gücü tehdit etmesi durumunda savaş riskinin artmasına işaret ediyor.

Şi, “Çin ve ABD, ‘Tukidides tuzağı’ olarak bilinen durumu aşarak iki büyük güç arasında yeni bir ilişki modeli oluşturabilecek mi?” sorusunu yöneltti. Çin lideri ayrıca, “İş birliği her iki tarafa da fayda sağlar, çatışma ise zarar verir” ifadesini kullandı. Bu sorunun yanıtının iki lider tarafından ‘ortak şekilde’ verilmesi gerektiğini belirten Şi, Trump ile ilişkilerin geleceğine vurgu yaptı.

Şi, 2024 yılında dönemin ABD Başkanı Joe Biden ile yaptığı görüşmede de ‘Tukidides tuzağının tarihsel olarak kaçınılmaz bir kader olmadığını’ söylemişti.

Gazetecilerle yaşanan tartışmalar

Zirve kapsamında ABD basın heyeti ile Çinli güvenlik görevlileri ve yetkililer arasında gerginlik yaşandı.

Donald Trump ile Şi Cinping’in Büyük Halk Salonu’nda yerlerini almaya hazırlandığı sırada gazeteciler görüntü alabilmek için birbirleriyle yarıştı. İzdiham sırasında bir kişinin küfürlü ifade kullandığı duyulurken, Çinli güvenlik görevlilerinin de gazetecilerden geri çekilmelerini istediği işitildi.

Daha sonra iki liderin tarihi Gök Tapınağı ziyareti sırasında da ABD basınının alana girişi yaklaşık yarım saat gecikti. Gecikmenin, Çin güvenlik güçlerinin başlangıçta ABD Gizli Servisi mensuplarından birinin silahla içeri girmesine izin vermemesinden kaynaklandığı belirtildi.

Çinli yetkililerin ayrıca bir süre ABD’li personel ve gazetecilerin alandan ayrılarak konvoya katılmasını engellediği, daha sonra ise çıkışa izin verdiği aktarıldı. Görüntülere yansıyan anlarda bir Amerikalının Çinli yetkililere, “Çok kötü ev sahipliği yaptınız” dediği duyuldu.

Bir sürü ironik fotoğraf

Şi Cinping ile Trump arasındaki zirve, Çin sosyal medya platformlarında da geniş yankı uyandırdı.

Sosyal medyada paylaşılan çok sayıda esprili içerik, ABD merkezli fast food zinciri KFC’nin Çin’de her perşembe günü düzenlediği indirim kampanyasıyla bağlantılı olarak kullanılan ‘Çılgın Perşembe’ teması etrafında şekillendi. Bazı kullanıcılar, yapay zekâ ile oluşturulan görsellerde Trump’ı kızarmış tavuk yerken tasvir etti.

Ziyaretle ilgili etiketler Çin’in sosyal medya platformlarında gündemin üst sıralarına yerleşirken, bunlardan biri ülkenin X’e benzer platformu olarak görülen Weibo’da öğle saatlerine kadar 98 milyon görüntülenmeye ulaştı. Bazı kullanıcılar ise Trump’ın ziyaret sırasında ‘iyi vakit geçirmesini’ diledi.

ABD iş dünyasından heyete eşlik eden Jensen Huang ve Elon Musk da Çinli kullanıcıların ilgisini çekti. Nvidia CEO’su Huang ile Tesla sahibi Musk hakkında açılan bir etiketin 52 milyondan fazla görüntülenme aldığı belirtildi.

Öte yandan, Musk’ın Büyük Halk Salonu merdivenlerinde cep telefonuyla görüntü çektiği anlara ait videolar da sosyal medyada dikkat çekti. Bir kullanıcı, “Bu manzara ABD’de görebileceğiniz hiçbir şeye benzemiyor” yorumunu yaparken, başka bir kullanıcı ise alaycı şekilde “Sanki dünyayı ilk kez görüyormuş gibi duruyor” ifadesini kullandı.


Trump: Şi ve ben Hürmüz Boğazı'nı açmak istiyoruz

ABD Başkanı Donald Trump, Pekin'de Çin onur kıtasını selamladı (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Pekin'de Çin onur kıtasını selamladı (AP)
TT

Trump: Şi ve ben Hürmüz Boğazı'nı açmak istiyoruz

ABD Başkanı Donald Trump, Pekin'de Çin onur kıtasını selamladı (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Pekin'de Çin onur kıtasını selamladı (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün yaptığı açıklamada, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile İran dosyasını görüştüklerini belirterek; her iki liderin de İran’ın nükleer silahlara sahip olmasını istemediğini ve "Boğaz’ın" (Hürmüz) trafiğe açılmasını arzuladıklarını ifade etti.

Trump’ın Çin’e gerçekleştirdiği resmi ziyaretin sonunda Pekin’de bir araya gelen iki liderin görüşmesine ilişkin Trump, "Başkalarının çözemediği pek çok farklı sorun için çözüm yolları bulduk" ifadelerini kullandı.

"Sabrım Tükeniyor" mesajı

Ziyareti sırasında Fox News’ta yayımlanan "Hannity" programına röportaj veren Trump, İran’a karşı sabrının kalmadığını vurgulayarak, Tahran yönetimine Washington ile bir an önce anlaşma yapması çağrısında bulundu. Trump, "Daha fazla sabır göstermeyeceğim... Bir anlaşmaya varmak zorundalar" dedi.

Zenginleştirilmiş uranyum ve operasyon sinyali

İran’ın elindeki zenginleştirilmiş uranyumun ABD denetimine geçmesinin kendisini "daha rahat hissettireceğini" belirten Trump, bu durumun pratik nedenlerden ziyade "propaganda amaçlı" bir önem taşıdığını savundu. Trump konuya ilişkin şu açıklamayı yaptı: "Uranyumu almayı tercih ederim. Bizim elimizde olursa kendimi daha rahat hissederim (...) ancak bence bu durum her şeyden çok propaganda amaçlı bir konu."

ABD'nin geçen yıl İran’ın kilit nükleer tesislerine düzenlediği saldırılara atıfta bulunan Trump, "Gerekirse yeniden vurabiliriz" dedi.

Öte yandan, 28 Şubat’ta Trump ile birlikte İran’a yönelik operasyon sürecini başlatan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu kısa süre önce verdiği mülakatında savaşın "henüz bitmediğini" belirterek, hassas nükleer materyallerin ülkeden tamamen çıkarılması gerektiğini vurgulamıştı.


Ukrayna'nın Rusya'ya düzenlediği hava saldırılarında üç kişi öldü, 12 kişi yaralı

Bir Rus roketatarı, cephe hattındaki Ukrayna hedeflerine doğru atış yapıyor (AP)
Bir Rus roketatarı, cephe hattındaki Ukrayna hedeflerine doğru atış yapıyor (AP)
TT

Ukrayna'nın Rusya'ya düzenlediği hava saldırılarında üç kişi öldü, 12 kişi yaralı

Bir Rus roketatarı, cephe hattındaki Ukrayna hedeflerine doğru atış yapıyor (AP)
Bir Rus roketatarı, cephe hattındaki Ukrayna hedeflerine doğru atış yapıyor (AP)

Yerel vali Pavel Malkov’un bugün yaptığı açıklamaya göre Moskova’nın güneydoğusundaki Ryazan kentinde Ukrayna tarafından düzenlenen bir saldırıda üç kişinin öldüğü, 12 kişinin ise yaralandığı bildirildi.

Malkov, Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, “Üç kişi hayatını kaybetti, 12 kişi yaralandı, yaralılar arasında çocuklar da var” ifadelerini kullandı. Saldırı sonucunda iki konut binasının hasar gördüğü belirtildi.

Söz konusu saldırı, dün Rusya’nın Kiev ve çevresine düzenlediği geniş çaplı hava saldırılarının ardından geldi. Ukrayna acil servislerinin ilk verilerine göre bu saldırılarda en az 21 kişi hayatını kaybetti.

Şarku'l Avsat'ın edindiği bilgiye göre Rusya'nın Ukrayna şehirlerine yönelik günlük saldırıları, ABD Başkanı Donald Trump tarafından ilan edilen ateşkesin sona ermesinden hemen sonra, Rusya'nın II. Dünya Savaşı'nda Nazi Almanyası'na karşı Sovyetler Birliği'nin zaferini anmasından sadece birkaç saat önce yeniden başladı.