Suudi Arabistan: ‘Güvenli Umre’nin başlangıcından bu yana 10 milyon Umre ziyaretçisi ibadetlerini yerine getirdi

Mescid-i Haram’ın avlusundaki Umreciler ve ibadet edenler (Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi İşleri Genel Başkanlığı')
Mescid-i Haram’ın avlusundaki Umreciler ve ibadet edenler (Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi İşleri Genel Başkanlığı')
TT

Suudi Arabistan: ‘Güvenli Umre’nin başlangıcından bu yana 10 milyon Umre ziyaretçisi ibadetlerini yerine getirdi

Mescid-i Haram’ın avlusundaki Umreciler ve ibadet edenler (Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi İşleri Genel Başkanlığı')
Mescid-i Haram’ın avlusundaki Umreciler ve ibadet edenler (Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi İşleri Genel Başkanlığı')

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, güvenli umre modelinin başlatılmasından ve umre, namazlar ve ziyaretlerin kademeli olarak geri dönmesinden bu yana 10 milyon Umre ziyaretçisinin ibadetlerini yerine getirdiğini duyurdu. 
Hac ve Umre Bakan Yardımcısı Dr. Abdulfettah Meşşat, Bakanlığın Hicri 1443 Muharrem ayının ilk gününden itibaren yurtdışından gelen Umre ziyaretçilerini kabul etmeye başladığını açıkladı. Meşşat, Krallık’taki yetkili makamlarla koordineli olarak, ziyaretçilerin güvenliklerinin korunması ve sürdürülmesini garanti altına alan ve Krallık dışından ziyaretçilerin gelişlerini düzenleyen prosedürler, kontroller ve şartlardan oluşan bir belgenin hazırlandığını belirtti.
Bakan Yardımcısı Meşşat, Umre amaçlı ziyaret vizesinin çıkarılması talebi için gerekli olanlar belgelere, Umre ziyaretçisinin kendi ülkesi tarafından onaylanmış bir aşı belgesinin eklenmesi gerektiğini vurguladı. Meşşat, Krallıktaki yetkili makamların sağlık koşullarına istinaden, doğrudan Krallığa gelmesine izin verilen ülkelerin belirtildiği listenin sürekli olarak güncellediklerini ve ziyaretçilerin oldukları aşıların Krallıkta onaylanmış aşılardan olması şartının bulunduğunu belirtti.
Meşşat, Krallığın yurt dışından Umre için gelen kişi sayısında istikrarlı bir artışa tanık olduğunu, Hac ve Umre Bakanlığının çeşitli vize türleri ile (ziyaret ve umre) gelen tüm ziyaretçilere hizmet verdiğini belirtti. Umre için gelen kişilerin Tawakkalna uygulamasını indirip uygulamaya kaydolmalarının ardından Umre, namaz ve ziyaret gibi ibadetleri gerçekleştirmek için uygun zaman dilimleri için randevu alabildiklerini ayrıca Krallığa gelmeden 72 saat önce aşı bilgilerini Muqeem platformuna kaydettirmelerinin gerektiğini ve Hac ve Umre Bakanlığı’na bağlı sağlık merkezlerinden yardım alabilecekleri söyledi.
Suudi yetkili, mevcut kapasitenin günde 70 bin ziyaretçi olduğunu ve 8 zaman bölümüne ayrıldıklarını açıklayarak, Umre, namaz ve ziyaret izinlerinin “İ'tamarna Bireysel ve “İ'tamarna İş” platformuyla teknik olarak entegre edilen Tawakkalna uygulaması üzerinden düzenlendiğini bildirdi.
Meşşat, Umre ibadetlerini yapmak, Mescid-i Nebevi’de namaz kılmak ve ziyaret etmek isteyenlere izin verilmesinin temel şartı olarak aşı olunması gerektiğini belirtti. Yetkili Suudi Arabistan sağlık kurumlarının koronavirüse karşı geliştirilen aşıların 12 yaş ve üzeri yaş gruplarına verilmesinin güvenli olduğunu onayladığına dikkati çekerek bu onaya istinaden söz konusu yaş grubu için aşı yaptırmış olmaları ve aşı bilgilerinin Tawakkalna üzerinden yapılan başvuruda yer alması şartıyla ibadet, namaz ve ziyaret izinlerinin verildiğini belirtti.
Hac ve Umre Bakanlığı, güvenlik, emniyet, insan sağlığı için koronavirüs ve varyantlarının yayılmasını önleyen ihtiyati tedbirler ve sağlık protokollerini uygularken Umre için gelenlere, ibadet edenlere ve ziyaretçilere hizmet vermek için tüm gücünü seferber etti. Bakanlık ayrıca işletme yetkilileri ile koordineli olarak kapasiteyi genişletme ve artırmaya yönelik stratejik planın bir parçası olarak, ayda 3,5 milyon Umre ziyaretçisine ulaşmaya çalışıyor.



Suudi Arabistan’dan Pakistan Merkez Bankası’nda 3 milyar dolar

Suudi Arabistan’dan Pakistan Merkez Bankası’nda 3 milyar dolar
TT

Suudi Arabistan’dan Pakistan Merkez Bankası’nda 3 milyar dolar

Suudi Arabistan’dan Pakistan Merkez Bankası’nda 3 milyar dolar

Suudi Arabistan, Pakistan’da ekonomik istikrarın güçlendirilmesine yönelik desteğini sürdürmeye devam ediyor. Bu adım Kral Selman bin Abdülaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın talimatları doğrultusunda atıldığı belirtildi.

Söz konusu destek, iki ülke arasındaki köklü tarihi ilişkiler ve güçlü iş birliği bağlarının bir devamı niteliğinde. Bu çerçevede, Suudi Arabistan’ın Pakistan Merkez Bankası’ndaki 5 milyar dolarlık mevduatının vadesinin uzatılmasına karar verildi. Şarku’l Avsat’ın Suudi Arabistan Haber Ajansı SPA’dan aktardığı hbaere göre 3 milyar dolarlık ek bir mevduat sağlanacak.

Bu nitelikli finansal desteğin, Pakistan ekonomisinin küresel ekonomik dalgalanmalara karşı dayanıklılığını artırması ve mali esnekliğini güçlendirmesi hedefleniyor. Aynı zamanda, Pakistan halkının yaşam koşullarına olumlu yansıması bekleniyor. Açıklamada, Suudi Arabistan’ın Pakistan’a her koşulda destek olma yönündeki kararlı tutumunun altı çizilirken, iki ülke arasındaki kardeşlik bağlarına vurgu yapıldı.

Öte yandan Pakistan Merkez Bankası, perşembe günü yaptığı açıklamada, 3 milyar dolarlık paketin bir parçası olarak Suudi Arabistan’dan 2 milyar dolar aldığını duyurdu. Bu gelişmenin, ülkenin döviz rezervlerine kısa vadede önemli katkı sağlaması bekleniyor.

Bu açıklama, Pakistan Maliye Bakanı Muhammed Aurangzeb’in Washington’da, Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası Bahar Toplantıları marjında gazetecilere yaptığı değerlendirmelerin ardından geldi. Aurangzeb, Suudi Arabistan’ın Pakistan’a 3 milyar dolarlık ek destek sağlayacağını ifade etmişti. Ayrıca, mevcut 5 milyar dolarlık Suudi mevduatının artık yıllık yenileme anlaşmasına tabi olmayacağını, daha uzun vadeli olarak uzatılacağını belirtti.

Suudi Arabistan’ın Pakistan’a ekonomik kriz dönemlerinde destek sağlama konusunda geçmişi bulunuyor. Bu kapsamda, 2018 yılında sağlanan ve mevduatlar ile ertelenmiş petrol ödemelerini içeren 6 milyar dolarlık destek paketi dikkat çekiyor.


Katar Emiri ve Pakistan Başbakanı bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüştüler

Pakistan Başbakanı çalışma ziyareti için Doha'ya geldi (QNA)
Pakistan Başbakanı çalışma ziyareti için Doha'ya geldi (QNA)
TT

Katar Emiri ve Pakistan Başbakanı bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüştüler

Pakistan Başbakanı çalışma ziyareti için Doha'ya geldi (QNA)
Pakistan Başbakanı çalışma ziyareti için Doha'ya geldi (QNA)

Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamad el Sani ile Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, bugün Emirlik Sarayı’nda düzenlenen toplantıda bölgesel ve uluslararası durumdaki son gelişmeleri, özellikle de Ortadoğu’daki gelişmeleri ele aldılar.

Toplantının başında Şeyh Tamim, Pakistan Başbakanı ve beraberindeki heyeti karşılayarak, Pakistan'ın gerilimi azaltma çabalarını destekleme ve bölgesel güvenlik ve barışa hizmet edecek şekilde diplomatik diyaloğu güçlendirme konusunda üstlendiği role takdirlerini vurguladı.

Pakistan Başbakanı ise ülkesinin Katar ve bölge ülkelerine yönelik saldırıları kınadığını yineleyerek, Pakistan’ın Katar’ın egemenliğini korumak, güvenliğini ve istikrarını sağlamak için aldığı tedbirlere tam dayanışma ve verdiği desteği vurguladı.

Toplantı sırasında her iki taraf da bölgenin güvenliğini ve istikrarını sağlamak, özellikle de hayati önem taşıyan deniz koridorları üzerinden enerji tedarik zincirlerinin kesintisizliğini korumak için sükunet sürecini desteklemenin ve uluslararası koordinasyonu güçlendirmenin gerekliliğini belirtti.

Toplantı sırasında, iki ülke arasındaki iş birliği ve dostluk ilişkileri ile bu ilişkilerin geliştirilme yolları da gözden geçirildi; bu, iki ülke arasındaki ortaklığı güçlendirecek ve ikili iş birliği için yeni ufuklar açacaktır.

Katar Emiri ve Pakistan Başbakanı ikili bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede, her iki taraf da ortak ilgi alanına giren güncel gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulundu ve özellikle son olayların bölge güvenliği ve istikrarı üzerindeki etkileri göz önüne alındığında, iki ülke arasında koordinasyon ve istişarenin sürdürülmesinin önemini vurgulandı.

Pakistan Başbakanı, bugün çalışma ziyareti için Doha'ya geldi. Doha Uluslararası Havalimanı'na vardığında, kendisi ve beraberindeki heyet, Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Sultan bin Saad el Muraikhi tarafından karşılandı.


Birleşik Arap Emirlikleri, "topraklarından başlatılan saldırılar" nedeniyle Irak'a protesto mektubu gönderdi

Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
TT

Birleşik Arap Emirlikleri, "topraklarından başlatılan saldırılar" nedeniyle Irak'a protesto mektubu gönderdi

Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı, Irak Büyükelçiliği'nin ülkedeki vekili Ömer el-Abidi'yi çağırarak, ateşkes ilanına rağmen Irak topraklarından başlatılan ve Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerindeki hayati öneme sahip tesisleri hedef alan, “terör saldırıları” olarak nitelendirdiği olayları kınayan ve şiddetle kınayan sert bir protesto notası iletti.

Bakanlığın Arap İşleri Müdürü Ahmed el-Mereşde tarafından teslim edilen notada Birleşik Arap Emirlikleri, bu saldırıları kesinlikle reddettiğini vurguladı ve saldırıların İran'a bağlı silahlı gruplar tarafından gerçekleştirildiğini, hedef alınan ülkelerin egemenliğini ve hava sahasını ihlal ettiğini ve uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler Şartı'na açık bir ihlal teşkil ettiğini belirtti.

Abu Dabi, bu saldırıların devam etmesinin, İran ve bölgedeki vekillerinin gerçekleştirdiği saldırılarla birlikte, bölgesel istikrarı tehdit ettiğini ve güvenliği güçlendirmeye yönelik uluslararası çabaları baltaladığını belirtti. Ayrıca, Irak ile ilişkilerin “son derece hassas” zorluklarla karşı karşıya kaldığını ve bunun mevcut iş birliğine ve Körfez ülkeleriyle olan ilişkilere olumsuz yansıyabileceğini vurguladı.

“Abu Dabi”, Irak hükümetinin kendi topraklarından bölge ülkelerine yönelik tüm düşmanca eylemleri önleme ve bu tehditleri uluslararası ve bölgesel yasa ve sözleşmelere uygun olarak acilen ve koşulsuz olarak kontrol altına alma konusunda kararlı olması gerektiğini vurguladı.

İtiraz notasında ayrıca, 136 ülkenin desteklediği ve komşu ülkelere yönelik her türlü tahrik veya tehdidin, vekillerin kullanılması da dahil olmak üzere, derhal durdurulmasını öngören 2026 tarihli 2817 sayılı Güvenlik Konseyi Kararı'na da atıfta bulunuldu.

Birleşik Arap Emirlikleri, notanın sonunda Irak'ın bölgesel güvenlik ve istikrarı destekleme rolünü üstlenmesinin önemini vurguladı; bu, Irak'ın egemenliğini koruyacak ve Arap dünyasında aktif ve sorumlu bir ortak olarak konumunu güçlendirecektir, ifadelerine yer verdi.