Netflix Türkiye'nin ekim programında hangi yapımlar yer alıyor?

Televizyon tarihinin en sevilen dizilerinden Seinfeld de ekimde Netflix'e geliyor (IMDb)
Televizyon tarihinin en sevilen dizilerinden Seinfeld de ekimde Netflix'e geliyor (IMDb)
TT

Netflix Türkiye'nin ekim programında hangi yapımlar yer alıyor?

Televizyon tarihinin en sevilen dizilerinden Seinfeld de ekimde Netflix'e geliyor (IMDb)
Televizyon tarihinin en sevilen dizilerinden Seinfeld de ekimde Netflix'e geliyor (IMDb)

Dijital yayın platformu Netflix ekimde de kullanıcılarını ilgi çekici dizi ve filmlerle buluşturacak. İçerik kütüphanesini farklı yapımlarla genişletmeye hazırlanan Netflix'in gelecek ayki programında yerli ve yabancı birçok dizi ve film yer alıyor. 
Seinfeld efsanesini aboneleriyle buluşturmaya hazırlanan Netflix, yerli yapım olan Kin'i de izleyicilerle buluşturacak. 
What's On Netflix'in haberine göre Netflix'te ekimde yayımlanacak içerikler şu şekilde:

Şili'de Bir Nazi Tarikatı: Colonia Dignidad 1. Sezon - 1 Ekim
Karizmatik bir liderin öncülük ettiği Alman Hristiyanlarından oluşan koloni Şili'ye gelir ve diktatörlüğe hizmet etmeye başlar.

Diana: The Musical - 1 Ekim
Prenses Diana'nın göz kamaştırıcı ve yürek burkan hayat öyküsü sahneye taşınıyor.

Forever Rich - 1 Ekim
Hollanda yapımı filmde yükselişteki bir rap yıldızı, küçük düşürücü videosunun viral olmasının ardından onurunu kıranlarla mücadeleye girişir. 

Maid - 1 Ekim
Zorlu bir yaşantıdan çıkıp çocuğu için yeni bir hayat inşa etmeye çalışan bir annenin hikayesi izleyicilerle buluşacak. 

Oats Studios 1. Sezon - 1 Ekim
Neill Blomkamp'ın yönetmenliğini yaptığı film dünyanın kabus gibi geleceğine dair farklı hikayeler anlatıyor.

PAIK's Spirit 1. Sezon - 1 Ekim
Ünlü aşçı Paik Jong-won yıldız konuklarıyla yeme-içme kültürüne dair keyifli sohbetler yapıyor. 

Seinfeld - 1 Ekim
Efsane komedi dizisinin bölümleri Netflix aboneleriyle buluşacak. 

Lagos'ta İki Kadın (Swallow) - 1 Ekim
Nijerya'da 1980'lerde hayatın zorluklarından bıkan Tolani'nin öyküsü ekranlara gelecek.

Suçlu (The Guilty) - 1 Ekim
Gerilim filminin başrollerinde Jake Gyllenhall ve Ethan Hawke yer alıyor.  

Undertaker: Lanetli Evden Kaçış (Escape the Undertaker) - 5 Ekim
İntereaktif bir WWE içeriği olan bu film izleyicilere farklı bir deneyim sunmaya hazırlanıyor. 

Bad Sport - 6 Ekim
Suç ve spor hikayelerini bir araya getiren bu belgesel dünya çapında yankı uyandıran olayların perde arkasını ekranlara getiriyor.

Evinde Biri Var (There's Someone Inside Your House) - 6 Ekim
Film, bir seri katili durdurmaya çalışan bir grup genci konu alıyor. 

The Billion Dollar Code 1. Sezon - 7 Ekim
Google'ı dava etmek üzere mahkemeye başvuran iki Alman bilgisayar uzmanının gerçek hikayesi izleyicilerle buluşacak.

Kin - 8 Ekim
Başrolde Yılmaz Erdoğan'ın yer aldığı film kin ve nefret dolu bir intikam hikayesi anlatıyor. 

Burari Vakası: Bir Ailenin Gizemli Ölümü (House of Secrets: The Burari Deaths) - 8 Ekim 
Belgesel dizi, Delhi'de yaşayan bir ailenin ölümüne ilişkin tüyler ürpertici gerçekleri inceliyor. 

Bright Samurai Soul - 12 Ekim
Japonya'daki Meiji Restorasyon Dönemi'nde geçen film, anime severlerin beğenisini kazanabilir.

Ortak Mücadele: Krizi Birlikte Göğüslemek (Convergence: Courage in a Crisis) - 12 Ekim
Belgesel Kovid-19 pandemisine çare bulmaya çalışan gerçek kahramanların hikayeleri ekranlara gelecek. 

Sayıklama (Fever Dream) - 13 Ekim
Amerika, İspanya ve Şili ortak yapımı olan film Samantha Schweblin'in romanından uyarlandı. 

Sen, Ben, Onlar ve Biz (Du Sie Er & Wir) - 15 Ekim
Florian Gottschick'in yönetmenliğini yaptığı Alman komedisi eş değiştirme girişimleri farklı bir hal alan 4 arkadaşı anlatıyor.

Gecenin Dişleri (Night Teeth) - 20 Ekim
Masum görünüşlü iki genç kadınla tanışan üniversite öğrencisi kendisini beklenmedik bir tehlikenin ortasında bulur. 

Hırsızlar Ordusu (Army of the Thieves) - 29 Ekim
Sürükleyici film Zack Snyder'ın Ölüler Ordusu'nun (Army of the Dead) öncesini konu alıyor. 

Independent Türkçe, What's On Netflix



Netflix'in yeni aksiyon bombası: İzleyiciler şimdiden devamını istiyor

43 yaşındaki Amerikalı aktör Alan Ritchson (ortada), geçen yıl vizyona giren Oyun Buluşması (Playdate) ve Guy Ritchie imzalı Gayribeyefendi Savaş Dairesi'yle (The Ministry of Ungentlemanly Warfare) de tanınıyor (Netflix)
43 yaşındaki Amerikalı aktör Alan Ritchson (ortada), geçen yıl vizyona giren Oyun Buluşması (Playdate) ve Guy Ritchie imzalı Gayribeyefendi Savaş Dairesi'yle (The Ministry of Ungentlemanly Warfare) de tanınıyor (Netflix)
TT

Netflix'in yeni aksiyon bombası: İzleyiciler şimdiden devamını istiyor

43 yaşındaki Amerikalı aktör Alan Ritchson (ortada), geçen yıl vizyona giren Oyun Buluşması (Playdate) ve Guy Ritchie imzalı Gayribeyefendi Savaş Dairesi'yle (The Ministry of Ungentlemanly Warfare) de tanınıyor (Netflix)
43 yaşındaki Amerikalı aktör Alan Ritchson (ortada), geçen yıl vizyona giren Oyun Buluşması (Playdate) ve Guy Ritchie imzalı Gayribeyefendi Savaş Dairesi'yle (The Ministry of Ungentlemanly Warfare) de tanınıyor (Netflix)

"2026'nın en iyi aksiyon filmi" olarak nitelendirilen Katil Makine (War Machine), Netflix listelerinde hızla zirveye tırmanırken izleyiciler şimdiden bir devam filmi için baskı yapmaya başladı.

Film, zorlu bir özel harekat eğitim kampındaki son adayların, bu dünyaya ait olmayan tehlikeli bir güçle karşı karşıya gelmesini konu alıyor. 

Amazon Prime Video'nun popüler dizisi Reacher'la yıldızı parlayan Alan Ritchson, "Uzman Çavuş 81" karakterine hayat verirken oyuncu kadrosunda Dennis Quaid, Stephan James ve Esai Morales gibi isimler yer alıyor. 

6 Mart'ta Netflix kütüphanesine eklenen filmin yönetmenliğini, senaristliğini ve ortak yapımcılığını ise Patrick Hughes üstleniyor.

"Reacher, uzay robotuna karşı"

Ritchson'ın canlandırdığı karakter, travma sonrası stres bozukluğuyla mücadele eden ve ekip arkadaşlarıyla bağ kurmakta zorlanan bir Afganistan gazisi. 

Engin tecrübesine rağmen eğitim sırasında liderlik pozisyonunu üstlenmeyi reddeden kahramanımız, ekibiyle son tatbikattayken gökyüzündeki gizemli bir patlamayla tüm iletişimi kaybeder. 

Dere yatağında buldukları gizli bir hava aracını patlayıcılarla imha etmeye çalıştıklarında ise araç, devasa bir yürüyen makineye dönüşerek ekibi birer birer avlamaya başlar.

Eleştirmenler ve izleyiciler ne diyor?

Katil Makine, Rotten Tomatoes'da eleştirmenlerden yüzde 69, izleyicilerden ise yüzde 73 puan almayı başardı. 

Sosyal medyada film hakkında yapılan bir yorum ise şöyle:

Bayıldım! Kendime gelmek için filmi bir dakika durdurmam gerekti.

Başka bir sinemasever, filmi "kesinlikle eğlenceli" diye niteleyerek ekledi: 

Bir Oscar adayı değil tabii ama harika bir eğlencelik. Temelde 'Reacher uzay robotuyla dövüşüyor' diyebiliriz, çekimleri gayet başarılı ve keyifli bir yapım.

Bir diğer izleyici, Katil Makine'yle ilgili şu yorumu yaptı:

Savaş filmlerinin büyük bir hayranı değilim ama Katil Makine beni ekran başında tutmayı başardı. Umarım devamı gelir çünkü sonu beni çok meraklandırdı.

Bazı izleyiciler filmi şimdiden "2026'nın en iyi aksiyonu" olarak ilan etse de herkes aynı fikirde değil. Bazı eleştirel yorumlarda yapım, "beyin yormayan, göze hoş gelen ancak hemen unutulacak bir çerezlik" diye nitelendirildi.

Independent Türkçe, Daily Mail, Mirror


Otobüse binmek için kullanılan paranın tarihi şaşkınlık yarattı

Fenike kültürüne ait madeni para (Leeds Belediye Meclisi)
Fenike kültürüne ait madeni para (Leeds Belediye Meclisi)
TT

Otobüse binmek için kullanılan paranın tarihi şaşkınlık yarattı

Fenike kültürüne ait madeni para (Leeds Belediye Meclisi)
Fenike kültürüne ait madeni para (Leeds Belediye Meclisi)

Birleşik Krallık'ın Leeds kentinde 1950'lerde otobüs ücreti ödemek için kullanılmış tuhaf görünümlü bir madeni paranın, 2 bin yıldan daha eski bir uygarlığa ait olduğu ortaya çıktı.

Onlarca yıl önce yerel bir otobüs şoförüne verilen madeni para, Leeds City Transport'un her günün sonunda otobüs ücretlerini toplayıp sayan eski baş kasiyeri James Edwards'ın eline geçti. 

Edwards, harcanamayacağı için antik sikkeyi evine götürüp küçük torunu Peter'a hediye etti ve o da bunu 70 yıldan uzun süre küçük bir tahta sandıkta sakladı.

Leeds Üniversitesi'nden arkeologlar paranın, Fenike kültürünün parçası olan ve MÖ 1. yüzyılda İspanya'nın Cadiz kentinde yaşayan Kartacalılara ait olduğunu keşfetti.

Artık 77 yaşına gelen torun, "Dedem Britanya'ya ait olmayan paralar bulduğunda onları bir kenara koyardı ve evine gittiğimde bana birkaç tane verirdi" diyor.

Savaşın üzerinden çok zaman geçmemişti, bu yüzden askerlerin gönderildikleri ülkelerden madeni paralarla döndüğünü sanıyorum. İkimiz de madeni para koleksiyoncusu değildik ama bunların kökenleri ve üzerindeki resimler bizi büyülemişti; benim için bunlar hazineydi.

 

ffbfr
Yunan imgeleri taşıyan antik Fenike sikkesi (Leeds Belediye Meclisi)

Peter, belirli bir kabartmaya odaklanarak sikkenin kökenini ortaya çıkarmaya çalıştı.

Paranın bir tarafında Yunan kahramanı Herakles'e benzeyen ve ünlü aslan derisi başlığını takan tanrı Melkart'ın yüzü var.

Uzmanlar, paranın bir zamanlar İspanya kıyılarında yer alan bir Kartaca yerleşiminden geldiğini söylüyor.

Peter, "Nereden geldiğini çözmek zor olduğu için bu sikke beni her zaman büyüledi" ifadelerini kullanıyor.

Kökenini öğrendiğimde ilk düşündüğüm şey, bunu herkesin inceleyebileceği bir kuruma vermekti ve Leeds Müzeleri ve Galerileri ona iyi bir yuva sunmayı nezaketle teklif etti.

Leeds Müzeleri ve Galerileri'ne bağışlanan para artık, binlerce yıllık tarihi kapsayan ve dünyanın dört bir yanındaki kültürlere ait paralarla para birimlerini içeren Leeds Keşif Merkezi'nin bir parçası.

Leeds Belediye Meclisi'nin yetişkin sosyal bakımı, aktif yaşam tarzları ve kültürden sorumlu yönetici üyesi Salma Arif, "Binlerce yıl önce eski bir medeniyet tarafından yaratılan, tarihin bu küçük parçasının bir şekilde Leeds'e ve koleksiyonumuza ulaştığını hayal etmek inanılmaz" diyor.

Arif, "Bizimki gibi müzeler sadece nesneleri korumakla kalmaz, aynı zamanda bunun gibi hikayeleri anlatır ve ziyaretçileri, bazen en beklenmedik yerde karşımıza çıkan tarih hakkında düşünmeye teşvik eder" diye belirtiyor.

Independent Türkçe


NASA, köprülerdeki hasarı uydu radarıyla belirledi

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash
TT

NASA, köprülerdeki hasarı uydu radarıyla belirledi

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash

NASA'nın sivil altyapının korunması için yeni bir yöntemin önünü açabilecek uydu araştırmasına göre, Kuzey Amerika'daki büyük açıklıklı köprüler, Afrika'dakiler de dahil dünyadaki en yüksek yapısal hasar riskiyle karşı karşıya.

Köprüler, doğal afetlerden sürekli etkilenen ulaşım ağlarının en savunmasız bileşenlerinden bazıları.

Dünya genelindeki bölgesel yetkililer, yapısal kırılganlıklarını izlemek için köprüleri düzenli şekilde görsel olarak inceliyor ancak bu tür yerinde incelemeler genellikle öznel ve bozulmanın bazı önemli erken belirtilerini gözden kaçırabilir.

Bilim insanları, 150 metre veya daha büyük açıklıklı köprülerin beşte birinden daha azında yapısal değişiklikleri izlemek için sistem kurulduğunu söylüyor.

Son zamanlarda, radar görüntüleme kullanan gelişmiş uydular, bilim insanlarına dünyadaki köprüleri izlemek için yeni ve güçlü bir araç sunuyor.

Houston Üniversitesi'nden araştırmacılar, Sentetik Açıklıklı Radar adlı radar türünün, birkaç milimetre kadar küçük yapısal yer değiştirmeleri ortaya çıkarabileceğini ve denetçiler fark etmeden çok önce erken yapısal sorunları gösterebileceğini söylüyor.

Şimdiyse 744 köprünün küresel analizi, çoğunlukla 1960'larda inşa edilen Kuzey Amerika'daki köprülerin en kötü durumda olduğunu, onları Afrika'daki köprülerin izlediğini ortaya çıkardı.

Çalışmada referans alınan köprülerden bazıları arasında New York'taki Verrazzano-Narrows Köprüsü, Los Angeles'taki Vincent Thomas Köprüsü, Florida'daki Sunshine Skyway Köprüsü, Birleşik Krallık'taki Humber Köprüsü ve Kongo Nehri üzerindeki Matadi Köprüsü yer alıyor.

Nature Communications adlı akademik dergide yayımlanan çalışmaya göre, ABD ve Kanada'daki çok sayıda köprü orijinal tasarım ömürlerini doldurmaya yaklaşıyor veya aşıyor.

Houston Üniversitesi'nden çalışmanın yazarlarından Pietro Milillo, "Araştırmamız, radar yoluyla uzaydan izlemenin dünyadaki büyük açıklıklı köprülerin yüzde 60'ından fazlası için düzenli gözetim sağlayabileceğini gösteriyor" dedi.

Uydu verilerini risk çerçevelerine entegre ederek, özellikle geleneksel sensörlerin kurulumunun çok maliyetli olduğu bölgelerde, yüksek riskli olarak sınıflandırılan köprü sayısını önemli ölçüde azaltabiliriz.

Bilim insanlarına göre yeni teknik, geleneksel yöntemlerin aksine, tüm köprü altyapı ağında daha sık deformasyon ölçümlerine olanak sağlayabilir; geleneksel yöntemler genellikle yılda sadece birkaç kez uygulanıyor ve sahada personel gerektiriyor.

Delft Teknoloji Üniversitesi'nden (TU Delft) çalışmanın diğer yazarlarından Dominika Malinowska, "Çalışmamız, bunun uygulanabilir ve etkili bir araç olduğunu gösteren küresel ölçekte kanıtlar sunuyor ve bu araç hemen kullanılabilir" dedi.

Bilim insanları, yöntemin, NASA ve Hindistan Uzay Araştırma Organizasyonu (ISRO) tarafından ortaklaşa işletilen, yeni fırlatılan Nisar uydusundan elde edilen veriler kullanılarak daha da geliştirilebileceğini umuyor.

Nisar'ın, dünyadaki neredeyse her köprünün görüntüsünü 12 günde bir iki kez toplaması ve küçük değişiklikleri tespit edip izlemeyi mümkün kılması bekleniyor. Araştırmacılar, bunun barajlar, demiryolları, binalar ve bentler gibi diğer altyapıları izlemek için de kullanılabileceğini söylüyor.

Independent Türkçe