Türkiye’nin yakaladığı DEAŞ militanı Avrupa’da saldırı yapacaktı

Fransız vatandaşı DEAŞ militanı Vilus Avrupa’da sansasyonel bir saldırı planlamış

DEAŞ militanı Tyler Vilus’un temyiz davasında ifade verirken mahkemeden çizimi (AFP)
DEAŞ militanı Tyler Vilus’un temyiz davasında ifade verirken mahkemeden çizimi (AFP)
TT

Türkiye’nin yakaladığı DEAŞ militanı Avrupa’da saldırı yapacaktı

DEAŞ militanı Tyler Vilus’un temyiz davasında ifade verirken mahkemeden çizimi (AFP)
DEAŞ militanı Tyler Vilus’un temyiz davasında ifade verirken mahkemeden çizimi (AFP)

Fransa yargısı geçtiğimiz yıl 30 yıl hapis cezasına çarptırılan terör örgütü DEAŞ sorumlularından Tyler Vilus’un 13 Eylül’de başlayan temyiz davası sürüyor.
Duruşmada mahkemeye sunulan deliller ile Fransız vatandaşı Vilus’un 2015 yazında Suriye'den Avrupa'ya bir saldırı düzenlemek için yola çıktığı, ancak terör saldırısı planının İstanbul Atatürk Havaalanı’nda yakalanmasıyla bozulduğunu ortaya çıktı.
31 yaşındaki Vilus, internet aracılığıyla DEAŞ’a militan toplamakla suçlanırken, Suriye'de 2013-2015 yılları arasında işlediği suçlar hakkında ifade verdi. Mahkeme geçen yıl Temmuz ayında sanığa 30 yıl hapis cezası vermişti.
Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre, Vilus temyiz davasında suçlu bulunursa ömür boyu hapis cezasına çarptırılacak. Kararın bugün verilmesi bekleniyor.
Müslüman olan Antil kökenli Vilus savunmasında DEAŞ’tan Moritanya’ya kaçmak için ailesiyle birlikte Suriye’den ayrıldığını ifade etti. Vilus,  2020’deki duruşması sırasında terör saldırısı gerçekleştirmek için Avrupa'ya dönmeye çalıştığını itiraf etmişti.
Vilus ifadesinde, Suriye'de iki buçuk yıl süren savaşın ardından 2015 yılında yeni bir “cephe” aramaya başladığını söyledi. O dönem DEAŞ, Irak ile Suriye’nin kuzeydoğusundaki geniş alanları kontrol ediyordu ve çatışmalar Suriyeli muhalif örgütler ile DEAŞ arasındaki saha çatışmalarıyla sınırlıydı.
Özel Ceza Mahkemesi Başkanı tarafından açıklanan karar metnine göre, terör örgütünün orta düzey yöneticilerinden olan Vilus o dönem bir saldırı gerçekleştirmek için Avrupa'ya gitmeye karar verdi.
Kasım 2015'te 130 kişinin hayatını kaybettiği Paris saldırılarının koordinatörü olan Abdülhamid Abaaoud'a da bu planını sundu.
Savcılar, bahsi geçen iki teröristin DEAŞ’ın Mücahirin Tugayı’ndan olduğu sonucuna vardı.
Vilus ifadesinde, “Abaaoud bana bir ekiple çıkmak isteyip istemediğimi sordu. Ben de ona yalnız çalışmayı tercih ettiğimi söyledim” dedi.
Suriye'nin doğusundaki Şaddadi’de sakalını keserek elindeki silahları ailesine teslim etti. Gitmesine bir saat kala, ne yapmayı planladığını anlatmak ve veda etmek için en iyi arkadaşıyla buluşmaya gitti.
Türkiye sınırını geçen Vilus, otobüsle İstanbul’a gitti. Bir hafta boyunca orda kaldı ve Abaaoud'un kendisine verdiği İsveç pasaportunu, bir fotoğraf ile başka bir kişinin adını test ederek geçirdi. İşlerinin iyi gittiğini düşündü ancak bu pasaportlar Türk güvenliğinin eline geçti.
Vilus, belirli bir hedef belirlemediğini, bunun yerine seyahat kolaylığı sağlamak ve saldırıya hazırlanmak için Schengen alanı içindeki bir ülkeye yerleşmeye çalıştığını iddia etti.
Temmuz'da Çek Cumhuriyeti’nin başkenti Prag'a bir bilet aldı ancak uçağa binmeden önce Türk polisi pasaportunu kontrol ettikten sonra kimliğini açığa çıkarttı. Üç hafta idari gözaltında tutulduktan sonra terör zanlısı Fransa'ya sınır dışı edildi. Terör şüphelisi 2020 Temmuzu’nda 30 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

 


İran hükümeti: Herhangi bir yanlış hesaplamayı önlemek için tüm caydırıcı araçları kullanacağız

ABD uçak gemisi USS Gerald Ford, Akdeniz'deki Yunan adası Girit'te mola verdi (AFP)
ABD uçak gemisi USS Gerald Ford, Akdeniz'deki Yunan adası Girit'te mola verdi (AFP)
TT

İran hükümeti: Herhangi bir yanlış hesaplamayı önlemek için tüm caydırıcı araçları kullanacağız

ABD uçak gemisi USS Gerald Ford, Akdeniz'deki Yunan adası Girit'te mola verdi (AFP)
ABD uçak gemisi USS Gerald Ford, Akdeniz'deki Yunan adası Girit'te mola verdi (AFP)

İran hükümeti bugün yaptığı açıklamada, savaşa kıyasla diplomasiyi tercih ettiğini, ancak her iki seçeneğe de hazır olduğunu ve herhangi bir yanlış hesaplamayı önlemek için tüm caydırıcılık araçlarını kullanacağını vurguladı.

İran Hükümet Sözcüsü Fatma Muhacerani, üniversite öğrencilerinin protesto hakkına sahip olduğunu, ancak ‘kırmızı çizgileri’ aşmamaları gerektiğini belirtti. Bu açıklama, hafta sonundan bu yana İran üniversitelerinde yeniden alevlenen protestolara ilişkin ilk resmî tepki oldu.

Muhacerani, “Kutsallar ve bayrak, öfkenin en yoğun anlarında dahi aşmamamız ya da sapmamamız gereken kırmızı çizgilerin iki örneğidir” ifadesini kullandı.

Görgü tanıkları ve internette paylaşılan videolara göre öğrenciler, İran’ın başkenti genelindeki üniversitelerde hükümet karşıtı protestolar düzenledi. Bu gelişme, ABD güçlerinin bölgede olası saldırılar için konuşlandırıldığı bir dönemde, yeni bir huzursuzluk işareti olarak değerlendirildi.

ABD’nin, Tahran’ın nükleer programı konusunda İranlı yetkililerle yeni bir müzakere turunu önümüzdeki perşembe günü Cenevre’de gerçekleştirmesi planlanıyor.

Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi X platformunda yaptığı paylaşımda, “ABD ile İran arasındaki müzakereler perşembe günü Cenevre’de yapılacak olup, bir anlaşmaya varmak amacıyla ilave bir adım atma yönünde olumlu bir niyet bulunmaktadır” ifadesini kullandı.

Görüşmeler, ABD Başkanı Donald Trump’ın Tahran’daki yönetime karşı askeri bir saldırı başlatabileceğine dair artan endişelerin gölgesinde yürütülüyor.

Trump dün, Genelkurmay Başkanı’nın İran’a yönelik büyük çaplı bir operasyonun riskleri konusunda uyarıda bulunduğuna ilişkin haberleri yalanlayarak, Washington’un herhangi bir çatışmada Tahran’ı ‘kolaylıkla’ yenilgiye uğratabileceğini vurguladı.

fevfr
Tahran’daki ez-Zehra Üniversitesi önünde hükümet karşıtı bir yürüyüş için toplanan kız öğrencileri gösteren videodan alınan ekran görüntüsü (AFP)

Amerikan medyasında yer alan haberlerde, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dan Caine’in, İran’a yönelik olası saldırıların çatışmanın uzaması da dahil olmak üzere çeşitli riskler barındırdığı konusunda uyarıda bulunduğu belirtilmişti. Ancak Trump, sahibi olduğu Truth Social platformundaki paylaşımında, Caine’in ‘İran’a karşı savaşa girilmesine karşı çıktığı’ yönündeki iddiaların ‘yüzde yüz yanlış’ olduğunu ifade etti.

Şarku’l Avsat’ın Axios internet sitesinden aktardığına göre, ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile Trump’ın damadı Jared Kushner, başkanı şu aşamada İran’a yönelik saldırı düzenlememesi ve diplomatik çabalara alan tanıması yönünde teşvik ediyor.

Ancak ABD Başkanı Donald Trump, Amerikan medyasını kasıtlı olarak ‘yanlış’ haberler yapmakla suçladı.

Trump, “Kararı veren benim. Bir anlaşmaya varmayı tercih ederim; ancak bir anlaşma yapamazsak, bu o ülke için çok kötü, halkı için ise son derece talihsiz bir gün olur” ifadelerini kullandı.

Trump, devam eden görüşmelerin ilk başkanlık döneminde 2018 yılında çekildiği nükleer anlaşmanın yerine geçecek bir düzenlemeyle sonuçlanmaması halinde, Tahran’a karşı ilave askerî adımlar atmakla da defalarca tehdit etmişti.

Washington yönetimi Ortadoğu’ya büyük bir askerî güç konuşlandırdı; bölgeye iki uçak gemisi, ondan fazla savaş gemisi ile çok sayıda savaş uçağı ve askerî teçhizat sevk edildi.


Tahran, diplomatik faaliyetler sürerken Washington'a saldırı konusunda uyardı

USS Gerald R. Ford uçak gemisi dün Girit adasının kuzeybatı kıyısındaki Souda Körfezi'nde bulunan deniz üssüne ulaştı (Reuters)
USS Gerald R. Ford uçak gemisi dün Girit adasının kuzeybatı kıyısındaki Souda Körfezi'nde bulunan deniz üssüne ulaştı (Reuters)
TT

Tahran, diplomatik faaliyetler sürerken Washington'a saldırı konusunda uyardı

USS Gerald R. Ford uçak gemisi dün Girit adasının kuzeybatı kıyısındaki Souda Körfezi'nde bulunan deniz üssüne ulaştı (Reuters)
USS Gerald R. Ford uçak gemisi dün Girit adasının kuzeybatı kıyısındaki Souda Körfezi'nde bulunan deniz üssüne ulaştı (Reuters)

İran, Cenevre'de üçüncü tur dolaylı müzakerelerin arifesinde, ABD'ye, ‘sınırlı’ olarak nitelendirilse bile herhangi bir saldırının bir saldırganlık eylemi olarak kabul edileceğini ve ‘kararlı ve katı’ bir yanıtla karşılanacağı uyarısında bulundu.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, herhangi bir saldırganlığın etkilerinin ‘tek bir ülkeyle sınırlı kalmayacağını’ söyledi. Garibabadi, gerginliğin tırmanmasını önleme çağrısında bulunurken Tahran, ‘geçici anlaşmaya’ varıldığı haberlerini bir kez daha yalanladı ve herhangi bir anlaşma için yaptırımların kaldırılmasında ısrarcı olduğunu vurguladı.

Diplomatik kanallar aracılığıyla İran'ın olası bir yanıt vermesi bekleniyor. Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin liderliğindeki müzakerelerle paralel olarak, Ali Laricani'nin Umman'ın arabuluculuğuyla Tahran'ın tutumunu iletmek üzere Maskat'a ziyaret edeceği bildiriliyor.

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, İran'ı somut tavizler vermeye zorlamak için ‘hedefli bir saldırı’ yapmayı düşünürken, İran'ın buna uymaması halinde daha geniş çaplı bir saldırı seçeneğini de açık tutuyor. ABD’den gelen haberlere göre Trump, açık bir savaşı önlemek için nükleer ve balistik füze tesislerini hedef alan ‘uyarı’ niteliğinde bir saldırı tercih ediyor. Beyaz Saray çevreleri, özellikle seçimlerin yaklaşmasıyla birlikte, herhangi bir askeri harekatın iç siyasi ve ekonomik maliyetler bakımından dikkatlice hesaplanacağını vurguluyor.

Öte yandan Washington, USS Gerald R. Ford uçak gemisinin Yunanistan'ın Girit adasına ulaşmasıyla bölgedeki askeri varlığını güçlendirdi.

Tel Aviv'de ise İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, İsrail'in ‘karmaşık günler’ ile karşı karşıya olduğunu belirterek, İsrail’in saldırıya uğraması halinde ‘hayal edilemeyecek’ bir yanıt vereceklerini söyledi.


Hindistan'da içerisinde yeni kişinin bulunduğu ambulans uçak düştü

Hindistan polisi (EPA)
Hindistan polisi (EPA)
TT

Hindistan'da içerisinde yeni kişinin bulunduğu ambulans uçak düştü

Hindistan polisi (EPA)
Hindistan polisi (EPA)

Hindistan Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (DGCA), pazartesi günü Hindistan'ın doğusunda içerisinde yedi kişinin bulunduğu ambulans uçağın düştüğünü açıkladı.

DGCA, Beechcraft C90 tipi ambulans uçağın, Hindistan'ın doğusundaki Jharkhand eyaletinin Kasaria bölgesinde düştüğünü belirtti. İki mürettebat üyesi de dahil olmak üzere yedi kişinin akıbeti henüz bilinmiyor.

Dün akşam sosyal medyada yayınlanan bir açıklamada, yetkililer, arama ve kurtarma ekiplerinin olay yerine ulaştığını ve Uçak Kazaları Araştırma Bürosu'ndan bir ekibin kaza yerine gönderildiğini kaydetti.

Redbird Airways'e ait özel uçak, dün akşam Jharkhand'ın eylaetinin yönetim şehri Ranchi'den, bir hasta ve sağlık ekibini taşıyan Yeni Delhi'ye doğru yola çıkmıştı.

Yetkililer, ‘uçağın kötü hava koşulları nedeniyle rota değişikliği talebinde bulunduğunu’ ve 23 dakika sonra hava trafik kontrolüyle iletişimi kaybettiğini belirtti.

Yerel basında, uçağın bir ormana düştüğü bildirildi.

Geçen ay, batıdaki Maharaştra eyaletinden bir hükümet yetkilisi ve dört kişi, kiraladıkları uçak Pune şehrine iniş yaparken düşerek hayatını kaybetmişti.