Mutluluk hormonlarını arttırmanın 4 yolu

Sağlık Uzmanı Swati Bathwal, mutluluk hormonlarını arttırmanın 4 yolunu açıklıyor

Mutluluk hormonlarını arttırmanın 4 yolu
TT

Mutluluk hormonlarını arttırmanın 4 yolu

Mutluluk hormonlarını arttırmanın 4 yolu

Sağlık Uzmanı Swati Bathwal, mutluluk hormonlarını artırmaya yardımcı olabilecek birçok etkili doğal yol olduğunu ortaya koydu.
‘Onlymyhealth’ adlı özel tıbbi web sitesinde yayınlanan habere göre, stresi her zaman olumsuz bir şey olarak değerlendiren Swati Bathwal şunları söyledi:
“Bir an için stresin iyi olduğunu düşünün.  Şöyle düşünelim. İster patron ister iş yükü ister seyahat ya da bir meslektaştan kaynaklansın, iş yerinde strese giriyoruz. Ancak o işin hiç olmadığı bir anı düşünün. Bu sizi daha çok strese sokuyor mu? Kişilerde hormonel olarak uzun yıllara yayılarak oluşan kronik stres, yüksek strese maruz bırakan durumlarda oldukça zararlı olmakta. Bu nedenle stres hakkında düşünce tarzınızı değiştirmek çok önemlidir. Bunun için de yapılması gereken şey, diyetiniz ve yaşam tarzınız aracılığıyla mutluluğu artırmanın doğal yollarını bulmaya çalışmaktır.
“Mutluluk hormonlarını arttırmanın etkili yolları hakkında Bathwal, Endorfin, Serotonin, Dopamin ve Oksitosin salgılayan 4 mutlu kimyasal veya hormon olduğunu söyledi.
Mutluluk hormonlarını arttırmanın yolu aşağıda listelenmiştir.

Oruç tutmak
Oruç, BDNF (beyinde hem dopamin hem de serotonin hormonlarının mevcudiyetini artıran beyin türevli nörotrofik faktör) adlı bir nörotransmitteri geliştirir. BDNF, beyindeki yeni hücrelerin büyümesini kontrolünü sağlıyor.
Sadece meyve ve sebzelerden oluşan vejetaryen beslenerek ya da baharatlardan oluşan bir çay kaşığı zerdeçal tüketerek bile BDNF'yi %50 oranında artırabiliriz.
Farklı durumlarda oruç tutmanın zihnimize iyi geldiği gibi, kolesterol, şeker gibi hastalıklardan insan vücudunun yenilenmesine de yardımcı olduğunu çok duyuyoruz. Aynı zamanda oruç tutmak, ruh halimize de iyi geliyor.
Araştırmalar sonucunda, oruç tutmanın ruh halimizi iyileştirdiği gibi aynı zamanda anksiyete, depresyon ve yorgunluğu da azalttığı görülmüştür.
Öte yandan oruç sayesinde insanlarda endorfin seviyeleri yüzde 50 artış gösteriyor. Başlangıçta kendinizi iyi hissetmeyebilirsiniz. Ancak vücudumuz zamanla oruç tutmaya uyum sağlayarak, antidepresanların yerine geçebilir.

Doğal gıda tüketimi
İnsan bedeninde BDNF’yi arttırmaya yardımcı olan bazı doğal gıdalar şu şekilde sıralanmıştır
- Elma, kırmızı orman meyveleri, üzüm, soğan, yeşil çay gibi bitkisel gıdalar
- Karanfil, kekik, tarçın, küçük Hindistan cevizi (muskat) gibi Hint baharatları.
Bitki temelli diyetlerin depresyonu azalttığını gösteren bilimsel kanıtlar mevcuttur.
Daha fazla meyve ve sebze tüketmek gün boyunca daha mutlu, daha sakin, enerjik ve pozitif olmanızı sağlayacaktır.

Güneş ışığı
Muson yağmurları veya kış mevsiminde yaşanan mevsimsel duygulanım bozukluğunu (kış depresyonu ya da mevsimsel depresyon olarak da bilinir) daha önce hiç duydunuz mu?
Bu mevsimlerde psikolojik bir düşüş hissedebiliriz. Söz konusu bu durum en çok D vitamini düşük insanlarda görülüyor. D vitaminin en çok bulunduğu maddelerden biri olan güneş ışınları, Serotonin seviyesini yükseltmede hayati bir rol oynar. D vitamini seviyenizi kontrol etmeniz ve ruh halinizi iyileştirmek için takviye yapmanız gerekir.

Şeker
Mutluluk hormonlarımızdan Serotoninin kan-beyin bariyerine ulaşabilmesi için karbonhidrata ihtiyaç duyar. Besinler yoluyla vücuda alınan Triptofan, beyindeki serotonin sentezi için gerekli olan bir amino asittir. Triptofan seviyesinin düşük olması, sinire, öfkeye ve depresyona sebep olabilir.
Karbonhidrat içerikli besinler tükettiğimizde, Triptofan olmayan amino asitler, kan yoluyla kaslara dönüşerek Triptofanın beyne ulaşmasını sağlar. Premenstrüel sendrom (PMS), kadınların adet döngüsü ile ilgili fiziksel ve duygular belirtilerin çıktığı bu dönemde kadınlar, bu yüzden şeker isterler.
Şekerler, Triptofanın beyne ulaşması için gerekli olan zengin bir karbonhidrat kaynağıdır. Ancak işlenmiş değil, kaliteli karbonhidratlar kullanılmalıdır.
İyi Triptofan kaynakları susam, ayçiçeği ve kabak çekirdeği ve hatta siyah kahve bile eksiklik semptomlarını azaltmada yararlı olabilir. Ancak günde 6 fincandan fazla olmamak şartıyla. Çünkü fazla siyah kahve tüketimi depresyon riskinizi artırabilir.

Swati Bathwal mutluluk hormonlarını arttırmaya yönelik sihirli numarasını açıklıyor!
Bathwal, vücudunuzdaki dört mutluluk hormonunun aynı anda ortaya çıkarmanın sihirli yolunun sadece egzersiz olduğunu vurguluyor.
Duke Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma sonucunda, düzenli aerobik egzersiz yapan kadın ve erkeklerin, 4 ay içinde ruh halindeki iyileşmelerinin, bir antidepresan ilaç alan herkes kadar iyi olduğunu buldu.
Bunun nedeni, egzersizin DNA yapısının temeli olan telomerlerin korunmasına yardımcı olmasıdır.
6 ay boyunca haftada 3 kez 45 dakika yapılan orta düzeyde bir aerobik egzersiz, DNA yapımızı koruyan enzim olan telomeraz enzimini artırır.
Bu nedenle, yüksek yoğunluklu aralıklı antrenman, (HIIT) tempolu yürüyüş, bisiklete binme gibi egzersizler yapın. Çünkü direnç egzersizleri ruh hali üzerinde fazla bir etki göstermez.
Canınız istemese bile egzersiz yapmanız gerektiğini asla unutmayın. Bir saat yapılan egzersiz bile BDNF’nin 3 kat yükselmesini sağlayacaktır.



Epifiz bezinin kökeni eski omurgalının ikinci göz çifti olabilir

Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)
Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)
TT

Epifiz bezinin kökeni eski omurgalının ikinci göz çifti olabilir

Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)
Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)

Bilinen en eski omurgalının 4 gözü olduğu tespit edildi. 

Örümceklerin 8, arıların 5, kutu denizanalarının ise 24 gözü var. Ancak bu istisnaların dışında yeryüzündeki çoğu hayvan sadece iki göze sahip.

Öte yandan bilim insanları, omurgalıların zaman içinde diğer gözlerini kaybederek bugünkü görünümüne ulaştığını söylüyor.

518 milyon yıl önce yaşayan Myllokunmingia, dünyanın bilinen en eski omurgalısı. İlk omurgalıların yanı sıra pek çok omurgasız türün de ortaya çıktığı Kambriyen Dönemi'nde yaşayan bu deniz canlıları, bugünkü Çin'in yakınlarındaki sularda dolaşıyordu.

Çin ve Birleşik Krallık'tan araştırmacılar, Çin'in güneyindeki Chengjiang formasyonunda keşfedilen 10 ayrı Myllokunmingia fosilini analiz etti. Bunların 6'sı Haikouichthys ercaicunensis türüne aitken, diğerleri kesin olarak tanımlanamadı.

Göz gibi yumuşak vücut parçaları nadiren korunuyor ancak bilim insanları bu fosillerde göz kalıntıları elde etmeyi başardı.

İleri mikroskop teknikleri ve kimyasal analizler kullanan ekip, hayvanın yüzünün her iki yanında iki büyük göz ve yüzün ortasında iki küçük göz bulunduğunu saptadı.

Bulguları hakemli dergi Nature'da yayımlanan çalışmanın başyazarı Peiyun Cong "Anatomilerini anlamak için işe büyük gözleri inceleyerek başladık ve aralarında iki küçük, tamamen işlevsel göz bulmak tam bir sürpriz oldu" diyerek ekliyor: 

Bunu görmek inanılmaz derecede heyecan vericiydi.

Gözlerin hepsinde melanozom tespit eden araştırmacılar, bu organların "kamera tipi" olduğunu, yani görebilmek için ışığa ihtiyaç duyduğunu saptadı. Bu organeller vücudun çeşitli yerlerinde bulunurken, gözdekiler ışığın emilmesinden ve göz renginden sorumlu.

Ardından gözlerde tespit edilen dairesel yapıların da lens olduğu düşünülüyor. Bu sayede gözler muhtemelen ışığı algılamakla kalmayıp görüntü de oluşturabiliyordu. 

Bilim insanları bu deniz canlısının gelişmiş gözleri sayesinde diğer hayvanlara yem olmaktan kurtulduğunu düşünüyor. Kambriyen patlaması sonucu bu dönemde pek çok büyük yırtıcı tür ortaya çıkmıştı.

Makalenin bir diğer yazarı Jakob Vinther "Böyle bir ortamda 4 göze sahip olmak, bu hayvanlara daha geniş bir görüş alanı sağlamış olabilir ve bu da avcılardan kaçınmada önem taşıyor" diye açıklıyor.

Araştırmacılar ikinci göz çiftinin, bazı modern omurgalılardaki göz benzeri ilkel bir yapının ve insanlarda melatonin salgılayan epifiz bezinin evrimsel kökeni olabileceğini düşünüyor.

Bugünkü bazı balıklar, sürüngenler ve amfibiler, ışığı algılamaktan sorumlu paryetal göze sahip. Bu gözün bağlı olduğu epifiz bezi, insanlarda ve pek çok omurgalıda melatonin üreterek uyumaya yardımcı oluyor.

Cong "Epifiz organları ilk başta görüntü üreten gözlermiş" diyerek ekliyor:

Ancak evrimin ilerleyen aşamalarında küçüldüler, görme yeteneklerini kaybettiler ve uykuyu düzenlemedeki modern rollerini üstlendiler.

Independent Türkçe, Live Science, Discover Magazine, Nature


Devasa dinozorun büyük burnunun gizemi çözüldü

Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)
Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)
TT

Devasa dinozorun büyük burnunun gizemi çözüldü

Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)
Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)

Bilim insanları Triceratops'un burnunun, koku alma dışında sıcaklık ve nemi kontrol ettiği için çok büyük olduğunu buldu.

Devasa otobur dinozorlar olan Triceratops'un en dikkat çekici özelliği büyük kafaları ve burunlarıydı. 

Tokyo Üniversitesi'nden Seishiro Tada, Geç Kretase döneminde yaşayan Ceratopsia grubuna ait olan bu dinozorlar hakkında şöyle diyor: 

Özellikle Triceratops'un çok büyük ve sıradışı bir burnu var ve sürüngenlerin temel yapılarını hatırlasam da organların bunun içine nasıl sığdığını anlayamıyordum.

Tada ve ekibi, bu hayvanların burnunun anatomisini ilk kez kapsamlı bir şekilde inceledikleri bir çalışma yürüttü.

Bilim insanları bilgisayarlı tomografiden yararlanarak fosilleri inceledi. Ayrıca burun yapısını daha iyi anlamak için bugün yaşayan sürüngenlere ait verilere de başvurdular.

Bulguları hakemli dergi The Anatomical Record'da yayımlanan çalışmaya göre Triceratops'un sinirleri, diğer sürüngenlerden farklı bir bağlantıya sahipti.

Çoğu sürüngende sinirler ve kan damarları çeneyle burundan geçerek burun deliklerine ulaşıyor. Ancak Triceratops'un kafatası şekli çene yolunu engelleyerek sinir ve damarların burundan ilerlemesine neden oluyordu. 

Tada "Triceratops dokuları büyük burnunu desteklemek için bu şekilde evrimleşti" diye açıklıyor.

Fosil örneklerinde, neredeyse başka hiçbir dinozorda görülmeyen özel bir yapı da keşfedildi. 

Solunum türbinatı adı verilen bu ince, kıvrımlı yapılar, kanı beyne ulaşmadan önce soğutarak nemin kaybolup gitmesinin önüne geçiyordu. 

Araştırmacılar hem bu yapıların hem de sinir ve damarların rotasının değişmesinin, devasa dinozorun vücut sıcaklığını ve nemi kontrol altında tutmaya yaradığını düşünüyor.

Özellikle Geç Kretase'nin nemli sıcağında büyük kafalarını serinletmek üzere evrimleşmişler. 

Yeni çalışma, dinozorların yumuşak doku anatomisi hakkındaki önemli bir boşluğu dolduruyor. 

Araştırmacılar daha sonraki çalışmalarda bu ilginç hayvanların kafatasının diğer kısımlarına dair gizemleri aydınlatmayı umuyor.

Independent Türkçe, Phys.org, Science Blog, The Anatomical Record


Stephen King uyarlaması korku dizisi için takvim netleşiyor

Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)
Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)
TT

Stephen King uyarlaması korku dizisi için takvim netleşiyor

Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)
Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)

Korku türünün son yıllarda öne çıkan isimlerinden Mike Flanagan'ın sıradaki Stephen King uyarlaması, mevsimine son derece uygun bir takvimle gelebilir. 

Yapımda rol alan Katee Sackhoff, Amazon Prime Video için hazırlanan Carrie dizisinin yayın takvimine dair net bir işaret verdi.

The Haunting: Tepedeki Ev'in (The Haunting of Hill House) dizi sorumlusu ve yönetmeni olarak da tanınan Flanagan'ın, Carrie'yi bölüm bölüm anlatacak bir uyarlama için bizzat King tarafından seçildiği belirtiliyor. Dizinin çekimleri Ekim 2025'te tamamlandı ve 2026'da yayımlanacağı duyuruldu.

"Sizi güzel bir şey bekliyor"

The Direct'in aktardığına göre Sackhoff, açıklamayı Kanada'nın Vancouver kentindeki Fan Expo'da 14 Şubat'ta yaptı. Bo-Katan Kryze rolüyle Yıldız Savaşları (Star Wars) evreninden de tanınan oyuncu, Flanagan evreni anlamına gelen "Flanniverse" esprisiyle söze girip şu ifadeleri kullandı:

Mike Flanagan'a dönersek... Evet, Flanniverse... Carrie, Ekim 2026'da Amazon'da yayına giriyor. Sizi güzel bir şey bekliyor. Çok iyi. Gerçekten çok iyi.

Flanagan'ın Carrie dizisine dair şimdilik fazla detay yok ancak elbette King'in ikonik Göz (Carrie) romanından uyarlandığı biliniyor. Korku yazarının ilk romanı olan kitapta, genç Carrie, maruz kaldığı acımasız zorbalığın ardından mezuniyet balosunu kabusa çeviriyor.

Dizide Carrie White'ı genç yıldız Summer Howell canlandıracak. Çığlık'la (Scream) tanınan Matthew Lillard ise Müdür Grayle rolüyle kadroda yer alacak. Carrie'nin annesi Margaret'ı, Flanagan'ın diğer projeleriyle de tanınan Amerikalı aktris Samantha Sloyan oynayacak. 

Oyuncu kadrosunda ayrıca Alison Thornton ve Thalia Dudek gibi isimler yer alıyor.

Sackhoff, etkinlikte dizinin tonuna dair ufak bir ipucu da verdi: 

Yani, sonuçta Carrie bu... Ateş var mı? Biraz kan da olabilir.

Ardından şunu ekledi: 

Ben çok heyecanlıyım. Bayılacaksınız. Mike Flanagan işini çok iyi yapıyor.

Oyuncu ayrıca Flanagan'ın özellikle King uyarlamalarındaki başarısına dikkat çekerek, "Stephen ona güveniyor" dedi. Ayrıca şakayla karışık King'in Flanagan'a neredeyse "tüm kütüphanesini" açtığını ima etti: 

Şunu da yap, bunu da yap... Peki ya şu?

Flanagan daha önce Doktor Uyku (Doctor Sleep), Chuck'ın Hayatı (The Life of Chuck) ve Oyun (Gerald's Game) gibi eserleri uyarlamıştı. Şimdiyse Kara Kule (The Dark Tower) uyarlaması üzerinde çalışıyor. Flanagan'ın yakın zamanda söylediğine göre proje "ilerliyor, çok sayıda senaryo hazır ve ilk öncelik konumunda".

Independent Türkçe, GamesRadar, The Direct