Tunus’ta Cumhurbaşkanı Said’in aldığı olağanüstü önlemleri hangi taraflar destekledi, hangi taraflar reddetti?

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said’in başbakan ataması, Tunus Devleti’nin ortaklarına yeniden güven verirken, ülke kamuoyu ile uluslararası topluma olumlu işaretler gönderdi.

Bazı partiler Said’in olağanüstü önlemlerine yönelik desteğini çekti. (Tunus Cumhurbaşkanlığı Facebook Sayfası)
Bazı partiler Said’in olağanüstü önlemlerine yönelik desteğini çekti. (Tunus Cumhurbaşkanlığı Facebook Sayfası)
TT

Tunus’ta Cumhurbaşkanı Said’in aldığı olağanüstü önlemleri hangi taraflar destekledi, hangi taraflar reddetti?

Bazı partiler Said’in olağanüstü önlemlerine yönelik desteğini çekti. (Tunus Cumhurbaşkanlığı Facebook Sayfası)
Bazı partiler Said’in olağanüstü önlemlerine yönelik desteğini çekti. (Tunus Cumhurbaşkanlığı Facebook Sayfası)

Hamadi Muammeri
Tunus’ta yüzlerce hastanın hastanelere akın etmesi, koronavirüs salgınından dolayı günlük ölüm sayılarının giderek artması, oksijen tüpü tedarikinde ciddi sıkıntıların yaşanması ve aşıya erişimin olmamasının yol açtığı sağlık krizine ek olarak siyasi, ekonomik ve sosyal krizin derinleştiği bir ortamda Cumhurbaşkanı Kays Said’in 25 Temmuz 2021’de aldığı olağanüstü önlemler ülkedeki vatandaşların çoğunun dikkatini çekti.
Emrhod Consulting isimli anket şirketi, olağanüstü kararların ilan edilmesini takip eden günlerde Cumhurbaşkanı Said’in parlamentoyu dondurması ve hükümeti feshetmesi kararını destekleyenlerin oranının yaklaşık yüzde 90 olduğu tahmininde bulundu.
Olağanüstü önlemlerin ilan edilmesinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçti. Bugün söz konusu önlemlere yönelik destek hafifledi mi? Cumhurbaşkanı’nı destekleyen partilerden hangileri desteğini çekti?

Yeni bir başbakanın atanması güven tazeledi
Anayasa Hukuku Profesörü ve Ulusal Kurucu Meclisi Eski Milletvekili Rabah el-Harayfi, Independent Arabia’ya verdiği demeçte, Cumhurbaşkanı Said’in aldığı olağanüstü önlemlerin ilk zamanlarda önemli ölçüde destek gördüğüne işaret ederek, 25 Temmuz 2021 tarihinde protesto için sokağa çıkan çok sayıda kişinin Nahda Hareketi’nin engellenmesini (o dönemde Nahda’ya ait bazı parti binalarına saldırmışlardı), parlamentonun feshedilmesini ve hükümetin görevden alınmasını talep ettiğini hatırlattı.
Harayfi, “Bugün ise talepleri gerçekleşen Tunuslular aynı süreçte daha fazlasını bekliyorlar. Ancak başbakan atama sürecinin yavaş işlemesi ve bazı vatandaşların yaşadığı şüphe durumu, Cumhurbaşkanı Said’in olağanüstü önlemlerine yönelik coşkunun azalmasına yol açtı. Fakat özellikle Said’in rakiplerinin kendilerini hesaba çekmeleri için bir fırsat niteliğindeki bu önlemlere karşı duyulan coşku devam ediyor. Fakat yine de bu rakipler Tunus’un büyük bir kesimi tarafından kabul görmüyor” diye konuştu.
“(Olağanüstü önlemlerden sonra) gelecekle ilgili nasıl bir vizyonunun takip edileceğinin açıklanmaması ve bir yok haritasının belirlenmemesi, Kays Said’e yönelik desteğin gerilemesine yol açabilir. Tunus’un gelecekte izleyeceği güzergahın açıklığa kavuşturulması gerekir” diyen Harayfi, Cumhurbaşkanı Said’in kurduğu komiteye, anayasa, Seçim Yasası, erken seçim ve referandum gibi konularda gelecekte atılacak adımları kamuoyuna açıklama çağrısında bulundu. Harayfi, böyle bir hamlenin Cumhurbaşkanı Said’in olağanüstü önlemlerine karşı güven oranını yeniden üst seviyelere çıkaracağını belirtti.
Said’in yeni bir başbakan atamasının Tunus Devleti’nin ortaklarına yeniden güven verirken, ülke kamuoyu ile uluslararası topluma olumlu işaretler gönderdiğini söyleyen Harayfi, baskı olmadan kararların vaktinde alınmasının olumlu bir hareket tarzı olarak gördüğünü fakat başbakan atamasındaki dikkat çekici gecikmenin şaşkınlığa yol açtığını ve devletin boşluğu daha fazla kaldırmayacağını vurguladı.

Demokratik Akım Partisi, olağanüstü önlemlere verdiği desteği çekti
Cumhurbaşkanı Said’in olağanüstü önlemleri ilan etmesinden bu yana geçen süreçte Demokratik Akım Partisi (DAP) örneğinde olduğu gibi olağanüstü önlemlere karşı tavır değişikliğine giden bazı partiler oldu. DAP başlarda olağanüstü önlemlerin en büyük destekçisi konumundaydı. DAP Eski Genel Sekreteri Muhammed Abu, Aralık 2020’de Cumhurbaşkanı Said’e parlamentoyu feshetme, bazı siyasileri ev hapsine alma ve orduyu sahaya sürme çağrısı yaptı. Abu’nun çağrısı, ülkede siyasi durumun kötüye gittiği ve parlamento çatısı altındaki vekiller arasında yumruklu kavgaya dönüşen sözlü tartışmaların giderek arttığı bir dönemde geldi.
DAP, Cumhurbaşkanı Said’in olağanüstü önlemleri ilan etmesinin ardından başlangıçta yaptığı açıklamada, bu önlemleri anlayışla karşıladığını belirterek, Said’e rutin anayasal duruma dönüş için yol haritası açıklama çağrısında bulundu.
DAP 23 Eylül’de ise olağanüstü önlemlere tepki gösteren Cumhuriyetçi Parti, Emek ve Özgürlük için Demokrasi Bloğu Partisi (et-Tekettül) ve Afak Tunus Partisi ile ortak açıklama yaptı. Cumhurbaşkanı Said’in meşruiyetini kaybettiği vurgulanan açıklamada, “Anayasa’ya darbeyle mücadele” çağrısı yapıldı. Bu ortak açıklama, Said’in yasama ve yürütme yetkilerini elinde toplamasının ardından geldi.

Nahda Hareketi’nden manevra
Öte yandan Nahda Hareketi, yaptığı açıklamalarda Cumhurbaşkanı Said’e iltifat etme çabası içine girdi. Hareket, açıklamalarında, Said’e, siyasi istikrarı sağlayacak kapsamlı bir ulusal diyalog başlatma ve yeni bir dönem inşa etmede katılımcılık ilkesini güçlendirme çağrısında bulundu. Ancak Hareketin çağrısı, daha önce birçok münasebetle “geriye dönüş yok” şeklinde açıklama yapan Cumhurbaşkanlığı tarafından karşılık görmedi.
Nahda Hareketi bir başka açıklamasında ise “yetkilerin tek elde toplanması, Anayasa’ya darbe yapılması, yetkinin ele geçirilmesi ve keyfi bir şekilde kullanılması yönündeki gidişata karşı çıkan tüm taraflara, demokrasi sürecinin sonunun habercisi olan bu gidişatı barışçıl ve sivil yolla püskürtmek için çabaları koordine etme” çağrısı yaptı.
Ülkenin en büyük sendikası olarak kabul edilen Tunus Genel İşçi Sendikası (TGİS) yetkilerin Cumhurbaşkanı’nın elinde toplanmasına karşı uyararak, Said’in anayasa ve Seçim Yasası değişikliklerini kendi tekeline almasının demokrasi için tehlikeli olduğunu vurguladı. TGİS söz konusu değişikliklerin “devletin yapısını oluşturan toplumun farklı kesimlerini, ulusal örgütleri, dernekleri, partileri ve isimlerini” ilgilendiren bir mesele olduğunu belirtti.

Olağanüstü önlemlerin en güçlü destekçisi: Halk Hareketi
Şarku'l Avsat'ın Independent Arabia'dan aktardığı habere göre, Said’in aldığı kararlara Halk Hareketi ve Tunus İleriye Hareketi gibi mutlak anlamda destek veren hareketlerin yanı sıra Özgür Anayasa Partisi gibi şartlı destek veren de bulunuyor.
Halk Hareketi’nden milletvekili seçilen ancak Said’in olağanüstü önlemleri sonrası vekilliği dondurulan Bedreddin el-Kamudi, Independent Arabia’ya yaptığı özel açıklamada, “Halk Hareketi Cumhurbaşkanı’nı destekliyor. Çünkü Cumhurbaşkanı Hareketin nazarında dürüstlüğü kanıtlanmış milli bir şahsiyettir ve ülkedeki durumu iyileştirmek için güçlü bir iradeye sahiptir” dedi.
“Onun (Said’in) ülkeyi kurtarma yönündeki siyasi iradesine değindik. Onun ayrıca yolsuzlukla mücadelede de samimi bir iradesi var” diyen Kamudi, önümüzdeki günlerde bu iradenin uygulamaya geçmesini ve Tunus’taki vatandaşların bunun getireceği kazanımlara yakından şahit olmasını umduğunu belirtti.

Güven oranı partilerin sayısıyla ölçülmez
Said’in tercih ettiği seçeneklerin halkın iradesinden doğan halka ait ve milli seçenekler olduğunu söyleyen Kamudi, Said’in aldığı tedbirlerin özgürlüklere zarar verip vermeyeceği sorusunu ise şöyle cevapladı:
“Buna dair işaretler yok. Çeşitli siyasi grupların pozisyonlarını tamamen özgür bir biçimde dile getirmesi bunun kanıtıdır. Güvenlik güçleri hangi partiden olursa olsun göstericileri koruyor.”
Kamudi ayrıca Cumhurbaşkanı Said’in tercih ettiği seçeneklere yönelik güven oranının, bu seçeneklere destek veren partilerin sayısıyla değil halkın verdiği desteğin boyutuyla ölçülmesi gerektiğini vurguladı.

Zorunlu adım
Halk Hareketi’nden yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Said tarafından ilan edilen olağanüstü önlemler “halkın talep ettiği ulusal görevlerin tamamlanması için zorunlu bir adım ve geriye dönüşün engellenmesi için eldeki tek seçenek” olarak nitelendirildi.  Açıklamada, “Egemen önlemlere dayanarak ekonomiyi kurtarma sürecini üstlenecek küçültülmüş ulusal bir hükümetin acilen kurulması gerektiği ifade edildi.

Özgür Anayasa Partisi yolu hazırladı
Özgür Anayasa Partisi Başkanı Abir Musa, partisinin, Cumhurbaşkanı Said’in Parlamento’yu dondurma kararı alması için yolu hazırladığını söyledi.
Özgür Anayasa Partisi daha önceki bir açıklamasında, Cumhurbaşkanı’nın parlamentoyu feshetmesi ve yasal süre içinde erken seçim çağrısı yapması için her türlü anayasal mekanizmayı kullanabilmesini kolaylaştırması amacıyla parti mensubu vekillerin ilgili belgeye imza attığını duyurmuştu.
Musa, partisinin Said’in kararlarını desteklediğini ancak izlenmesi gereken mekanizmalar konusunda ondan farklı düşündüğünü söyledi.



Irak: Sudani, Dohuk'ta Kürdistan Bölgesi Başkanı'nın evine düzenlenen saldırıyı kınadı

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es Sudani (DPA)
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es Sudani (DPA)
TT

Irak: Sudani, Dohuk'ta Kürdistan Bölgesi Başkanı'nın evine düzenlenen saldırıyı kınadı

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es Sudani (DPA)
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es Sudani (DPA)

Irak Başbakanı Muhammed Şiya el-Sudani, bugün, Duhok vilayetinde Irak Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani'nin evine düzenlenen saldırıyı kınadı.

Başbakanlık Basın Ofisi, Irak Haber Ajansında yer alan açıklamasında, “Başbakan Muhammed Şiya el-Sudani, bugün Irak Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani ile yaptığı telefon görüşmesinde, Irak ve bölgedeki son gelişmeleri, ulusal düzeydeki güvenlik konularını ve güvenlik ile istikrarı sağlama yollarını ele aldı” denildi.

Sudanlı, «Duhok vilayetinde Barzani’nin evine yönelik acımasız saldırıyı kınadığını ve reddettiğini» ifade ederek, «vatansever tutumunu ve tüm Iraklılar arasındaki birliği güçlendirmeye gösterdiği özeni» övdü.

Açıklamada ayrıca, “Başbakan, olayın tüm yönlerini araştırmak, failleri tespit etmek ve aleyhlerine gerekli tüm yasal işlemleri başlatmak üzere, federal hükümet ve bölge hükümetinin ilgili güvenlik kurumlarından oluşan ortak bir güvenlik ve teknik ekibin kurulmasını emretti” denildi.

Başbakan, hükümetin "herhangi bir kanunsuz, bölgesel veya uluslararası oluşumun Irak'ı bölgedeki devam eden çatışmaya sürüklemesini engelleme" konusundaki kararlılığını vurgularken, "kapsamlı ulusal sorumluluk çerçevesinde ve her düzeyde Irak'ın egemenliğini, güvenliğini ve istikrarını güvence altına almak için her türlü bütünleşik çabayı göstereceğini" ifade etti.


Suriye Ordusu: Irak'tan Tanf Üssü'ne yönelik İHA saldırısını püskürttük

Suriye'nin güneydoğusundaki Tanf Üssü (Arşiv- AP)
Suriye'nin güneydoğusundaki Tanf Üssü (Arşiv- AP)
TT

Suriye Ordusu: Irak'tan Tanf Üssü'ne yönelik İHA saldırısını püskürttük

Suriye'nin güneydoğusundaki Tanf Üssü (Arşiv- AP)
Suriye'nin güneydoğusundaki Tanf Üssü (Arşiv- AP)

Suriye ordusu bugün yaptığı açıklamada, ülkenin güneyindeki el-Tanf askeri üssünü hedef alan bir insansız hava aracı (İHA) saldırısını püskürttüğünü duyurdu.

SANA’nın haberine göre Suriye Arap Ordusu Operasyonlar Komutanlığı, İHA’nın Irak topraklarından havalandığını ve askeri üssü hedef almaya çalıştığını belirterek, “bölgede konuşlanmış Suriye güçlerinin dikkati sayesinde hedeflerine ulaşamadıklarını” kaydetti.


Bağdat ve Washington, "terörist saldırılarla" mücadelede "işbirliğini yoğunlaştıracak"

Musul yakınlarındaki bir askeri üste bulunan ABD askeri (Arşiv- Reuters)
Musul yakınlarındaki bir askeri üste bulunan ABD askeri (Arşiv- Reuters)
TT

Bağdat ve Washington, "terörist saldırılarla" mücadelede "işbirliğini yoğunlaştıracak"

Musul yakınlarındaki bir askeri üste bulunan ABD askeri (Arşiv- Reuters)
Musul yakınlarındaki bir askeri üste bulunan ABD askeri (Arşiv- Reuters)

Bağdat ve Washington, Ortadoğu'daki savaşın başlangıcından bu yana Irak güçlerini ve Amerikan çıkarlarını hedef alan "terörist saldırılarla" mücadelede "işbirliğini yoğunlaştırmak" konusunda anlaşmaya vardıklarını duyurdu.

Dün akşam ayrı ayrı yayınlanan açıklamalarda, Irak hükümetinin Güvenlik Medya Birimi ve Bağdat'taki ABD Büyükelçiliği, "Irak ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki stratejik ortaklık çerçevesinde, ortak bir üst düzey koordinasyon komitesi kurulmasına karar verildi" ifadelerini kullandı.

Komite, «terör saldırılarını önlemek için iş birliğini yoğunlaştırmaya ve Irak topraklarının Irak halkına, Irak güvenlik güçlerine, tesislerine ve stratejik varlıklarına, ayrıca ABD vatandaşlarına, diplomatik misyonlara ve uluslararası koalisyona yönelik herhangi bir saldırı için üs olarak kullanılmamasını sağlamaya» karar verdi. Taraflar, “Irak topraklarının, hava sahasının ve karasularının Irak'ı veya komşu ülkeleri tehdit etmek için kullanılmamasını sağlamada Irak'a destek vereceklerini” teyit ettiler.

Buna ilave olarak, Irak Savunma Bakanlığı, Basra vilayetinin Deyr ilçesindeki Mecnun petrol sahası içinde bir insansız hava aracının (İHA) düştüğünü, ancak patlamadığını ve düşüşünün herhangi bir maddi hasara veya can kaybına yol açmadığını duyurdu.

Bakanlığın yaptığı açıklamada, "Olay yerinde bulunan güçler derhal Basra Harekat Komutanlığı ve El-Neşve Polis Karakolunu bilgilendirdi. Uçağın uygun prosedürlere göre kaldırılması için olay yerine mühendislik ekipleri ve Patlayıcı Maddeler Kontrol Dairesi ekipleri sevk edildi" denildi.

Erbil Havalimanı yakınlarında patlama sesi

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre bugün, Washington liderliğindeki uluslararası koalisyonun “DEAŞ” ile mücadele eden birliklerinin bulunduğu Erbil Uluslararası Havalimanı yakınlarında bir patlama sesi duyulduğunu bildirdi. Bir görgü tanığı ajansa, havalimanı çevresinde duman yükseldiğini gördüğünü söyledi.

Ortadoğu'da savaşın başlamasından bu yana, hava savunma sistemleri, büyük bir ABD konsolosluğunun da bulunduğu Erbil semalarında İHA’ları durdururken, İran'a bağlı Iraklı silahlı gruplar her gün Irak ve bölgedeki “düşman üslerine” saldırılar düzenlediklerini duyuruyor.