Filistin Devlet Başkanı Abbas, iki bakanın da bulunduğu İsrail heyetiyle görüştü

İsrail Sağlık Bakanı Nitzan Horowitz'in Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile yaptığı görüşme sırasında yayınladığı bir fotoğraf (Twitter)
İsrail Sağlık Bakanı Nitzan Horowitz'in Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile yaptığı görüşme sırasında yayınladığı bir fotoğraf (Twitter)
TT

Filistin Devlet Başkanı Abbas, iki bakanın da bulunduğu İsrail heyetiyle görüştü

İsrail Sağlık Bakanı Nitzan Horowitz'in Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile yaptığı görüşme sırasında yayınladığı bir fotoğraf (Twitter)
İsrail Sağlık Bakanı Nitzan Horowitz'in Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile yaptığı görüşme sırasında yayınladığı bir fotoğraf (Twitter)

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın, İsrail Sağlık Bakanı Nitzan Horowitz ve Bölgesel İşbirliği Bakanı Issawi Frej'in de yer aldığı İsrail heyetiyle görüştüğü bildirildi.
Filistin resmi ajansı WAFA'nın haberine göre, Abbas, işgal altındaki Batı Şeria'ya gelen İsrail Sağlık Bakanı Horowitz ile Bölgesel İşbirliği Bakanı Frej'in beraberindeki heyeti, Ramallah'taki devlet başkanlığı konutunda kabul etti.
Abbas görüşmede, İsrail'in işgale ve Yahudi yerleşim birimleri inşa faaliyetlerine son vermesi, uluslararası meşruiyet kararları doğrultusunda adil ve kapsamlı bir barışın sağlanması gerektiğini vurguladı.
İsrail'in Filistinlilerin evlerini yıkmaya ve Kudüs'ten sürmesine son vermesi gerektiğini kaydeden Abbas, İsrail hapishanelerinde Filistinli mahkumlara yönelik gerginliğin tırmandırılması ve uygulanan politika konusunda uyarıda bulundu.
İsrail Başbakanı Naftali Bennett liderliğindeki koalisyon hükümetinde yer alan Meretz Partisi üyelerinden oluşan İsrail heyeti de işgalin son bulması ve iki devletli çözümü destekleyen tutumlarını teyit ederek, güven köprüleri kurmak için ortak iş birliği yapılması gerektiğini belirtti.
Sol görüşlü Meretz Partisi, başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devletinin kurulmasını destekleyen ve Yahudi yerleşim birimleri inşasına karşı çıkan birkaç İsrail partisi arasında yer alıyor.
Abbas, 29 Ağustos'ta İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz ile Ramallah'ta bir araya gelmiş, görüşmede Filistin-İsrail ilişkilerinin ele alındığı ve ilişkilerin "tüm yönleriyle" masaya yatırıldığı açıklanmıştı.
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog da 12 Temmuz’da Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'a, iki taraf arasında diyaloğu yeniden başlatma niyetinde olduğunu iletmişti.
İsrail ile Filistin arasındaki barış görüşmeleri, İsrail'in, "1967 sınırlarını, zorunlu göçe maruz bırakılan Filistinlilerin geri dönüş hakkını ve yasa dışı Yahudi yerleşim birimlerinin inşasına son vermeyi" kabul etmemesi nedeniyle Nisan 2014'te durmuştu.



Hizbullah: İsrail ile doğrudan müzakereler, Lübnan anayasasının açık ihlalidir

Lübnanlı Hizbullah Milletvekili Hasan Fadlallah (Reuters)
Lübnanlı Hizbullah Milletvekili Hasan Fadlallah (Reuters)
TT

Hizbullah: İsrail ile doğrudan müzakereler, Lübnan anayasasının açık ihlalidir

Lübnanlı Hizbullah Milletvekili Hasan Fadlallah (Reuters)
Lübnanlı Hizbullah Milletvekili Hasan Fadlallah (Reuters)

Hizbullah Milletvekili Hasan Fadlallah, Lübnan Cumhurbaşkanı'nın görüşmelerin önümüzdeki hafta Washington'da yapılacağını açıklamasından bir gün sonra, bugün partisinin Lübnan ve İsrail arasında doğrudan müzakereleri reddettiğini vurguladı.

Fadlallah yaptığı açıklamada, bu adımın "Anayasa'nın, Şartname'nin ve Lübnan yasalarının açık bir ihlali ve ülkenin kaderinin ve geleceğinin manipüle edilmesi" olduğunu belirterek, bunun "Lübnan'ın İsrail saldırganlığıyla mücadele etmek, iç barışını ve halkının bir arada yaşamasını korumak için en çok dayanışmaya ve iç birliğe ihtiyaç duyduğu bir dönemde iç bölünmeleri daha da kötüleştireceği" uyarısında bulundu.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Arşiv-AP)İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Arşiv-AP)

Milletvekili sözlerine şöyle devam etti: "Halkımız, topraklarını, varlıklarını, meşru haklarını ve ulusal ortaklıklarını savunmada gösterdikleri azim ve direniş tercihine bağlı kalacak ve kimsenin vatanlarının kaderine ve nesillerinin geleceğine müdahale etmesine izin vermeyecektir."

Sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu yetkili makam, İran'ın Lübnan'ın yanında yer alan kararlı duruşu ve İslamabad'daki müzakereler başlamadan önce Lübnan'a yönelik saldırganlığın durdurulması konusundaki ısrarıyla ülkemize duyduğu endişe sayesinde ortaya çıkan elverişli uluslararası fırsattan derhal yararlanarak ülkesinin çıkarlarını önceliklendirmeli ve halkının canını korumalıydı, ancak bu İran tutumunu göz ardı etti…”

Lübnan Cumhurbaşkanlığı, Lübnan'ı Washington Büyükelçisi Nada Hamadeh-Moawad'ın, İsrail'i ise Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter'in temsil ettiği ve ABD'nin Beyrut Büyükelçisi Michel Issa'nın da katıldığı, dün akşam gerçekleşen bir telefon görüşmesini duyurdu.

Görüşme sırasında, ateşkes ilan edilmesi ve Lübnan ile İsrail arasında ABD'nin himayesinde müzakerelerin başlama tarihinin belirlenmesi konularını görüşmek üzere ilk toplantının önümüzdeki salı günü ABD Dışişleri Bakanlığı'nda yapılmasında mutabık kalındığını belirtti.


Dünyanın "en büyük açlık krizi" Sudan'da yaşanıyor

Dünya Gıda Programı'ndan gıda yardımlarını almak için bekleyen Çad'daki Sudanlı mülteciler, (Reuters)
Dünya Gıda Programı'ndan gıda yardımlarını almak için bekleyen Çad'daki Sudanlı mülteciler, (Reuters)
TT

Dünyanın "en büyük açlık krizi" Sudan'da yaşanıyor

Dünya Gıda Programı'ndan gıda yardımlarını almak için bekleyen Çad'daki Sudanlı mülteciler, (Reuters)
Dünya Gıda Programı'ndan gıda yardımlarını almak için bekleyen Çad'daki Sudanlı mülteciler, (Reuters)

Dünya Gıda Programı'na (WFP) göre Sudan, yaklaşık 45 milyonluk nüfusunun 19 milyondan fazlasını etkileyen, dünyanın en büyük insani açlık kriziyle karşı karşıya. Program, savaşın başlamasından bu yana geçici başkent Port Sudan'dan faaliyet gösterdikten sonra Hartum'daki ülke ofisinin yeniden açıldığını duyurdu.

WFP genel müdür yardımcısı Carl Skau, dün Hartum'da programın yeni ülke direktörü Abdullah Al-Wardat ve Sudan Başbakanı Kamil Idris ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, başkentteki koşulların altı ay önceki ziyaretinden bu yana "açıkça değiştiğini" söyledi. Skau, "Şehirde daha fazla hareketlilik var, havaalanı çalışıyor ve insanlar yavaş yavaş evlerine dönüp hayatlarını yeniden kurmaya başlıyorlar" ifadelerini kullandı.

Ülkenin geniş bölgelerinde çatışmaların hız kesmeden devam ettiğini ve bunun da yaklaşık 19 milyon insan için ciddi gıda güvensizliğine yol açtığını belirten yetkili, durumu "dünyanın en büyük insani açlık krizi"nin devamı olarak nitelendirdi.


Devrim Muhafızları Bağdat'ta "cephe" oluşturuyor

Bağdat'taki ABD büyükelçiliği yakınlarında bir Irak zırhlı aracı (AFP)
Bağdat'taki ABD büyükelçiliği yakınlarında bir Irak zırhlı aracı (AFP)
TT

Devrim Muhafızları Bağdat'ta "cephe" oluşturuyor

Bağdat'taki ABD büyükelçiliği yakınlarında bir Irak zırhlı aracı (AFP)
Bağdat'taki ABD büyükelçiliği yakınlarında bir Irak zırhlı aracı (AFP)

Kaynaklar, İran Devrim Muhafızları'ndaki subayların Irak'taki silahlı grupların operasyonlarını yönetmeye devam ettiğini ve saldırıları durdurma yönündeki siyasi talepleri reddettiğini, müzakerelerin başarısız olma ihtimaline karşı Washington üzerinde baskı kurmak amacıyla "gölge askeri gözetmen" gibi hareket ettiklerini ortaya koydu.

“Koordinasyon Çerçevesi” ve Irak hükümetinden iki kaynak Şarku’l Avsat’a, dört Şii partinin liderlerinin son haftalarda Irak içindeki İranlı yetkililerle görüşmeler yaptığını ve saldırıların durdurulması gerektiğine ikna etmeye çalıştıklarını, ancak İranlılardan yanıt alamadıklarını söyledi.

Kaynaklar, Bağdat'ta önemli nüfuza sahip bir Kudüs Gücü subayının "koordinasyon çerçevesi içindeki müttefiklerden gelen çağrılara yanıt vermediğini, iletişimini silahlı grupların operasyon yetkilileriyle sınırladığını" söyledi. Kaynaklar, özel bir güvenlik toplantısında konuşan üst düzey bir Iraklı yetkilinin, "Bu adamı (Devrim Muhafızları subayını) nasıl durduramıyoruz?" diyerek, "Neden onu tutuklayamıyoruz?" diye sorguladığını belirtti.