Suudi Arabistan’da 19 milyon kişi ikinci doz aşıyı oldu

SPA
SPA
TT

Suudi Arabistan’da 19 milyon kişi ikinci doz aşıyı oldu

SPA
SPA

Suudi Arabistan, koronavirüs pandemisi nedeniyle seyahat edilmesi yasaklanan ülkelere, insani nedenlerle gitmek isteyen vatandaşların başvurularını almaya başladığını duyurdu. İçişleri Bakanlığı’nın Absher uygulaması üzerinden herhangi bir incelemeye tabii tutulmadan başvuruların yapılabileceği kaydedildi.
Suudi Arabistan Pasaportlar Genel Müdürlüğü yurt dışında daimi ikamet edilmesi, akrabanın vefatı, bu ülkelerde tedavi gören bir vatandaşa refakat etmek ve yakınlarına organ bağışı yapmak gibi insani gerekçeleri bulunanlara seyahat etme izni verildiğini bildirdi.
Suudi Arabistan Sağlık Bakanlığı da dün yaptığı açıklamada iki doz koronavirüs aşısı olanların Tawakkalna uygulamasındaki durumlarının 10 Ekim tarihinden itibaren ‘bağışıklık kazanmış’ olarak değiştirileceğini açıkladı.
Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Dr. Muhammed el-Abdulali koronavirüs pandemisi hakkındaki son gelişmelere ilişkin düzenlediği basın toplantısında ülkede iki doz koronavirüs aşı olanların sayısında artış olduğunu bildirdi. Baha, Şarkiye ve Riyad bölgesinde iki doz aşı olan vatandaşların oranının yüzde 65’i aştığı bilgisini paylaştı.
Yapılan açıklamalarda kritik vaka sayısında önemli oranda düşüş yaşandığı, yoğun bakımdaki hastaların ve durumları kötüleşenlerin ise aşıların iki dozunu yaptırmayan vatandaşlardan oluştuğu kaydedildi.
Verilere göre ülkede uygulanan aşı dozu 42 milyona ulaştı. Tek doz aşı olanların oranı yüzde 66,33’e ulaşırken 19 milyon kişi, yani nüfusun yüzde 53,5’i de iki doz aşı yaptırdı.
Hac ve Umre Bakanlığı Sözcüsü Hişam Said, bakanlığın hacıların ve ibadet edenlerin sayısını artırmak istediğini duyurdu. Said, koronavirüs ile mücadele kapsamında hazırlanan planlarda hedefe ulaşılana kadar Mescid-i Haram’a günlük kabul edilecek insan sayısının arttırılması için yeni prosedürler ve mekanizmalar hazırlandığını ifade etti.
Said, Suudi Arabistan’da koronavirüs pandemisinin patlak vermesiyle birlikte virüsün yayılmasını engellemek, vatandaşların ve hacıların sağlığını ve güvenliğini korumak için önlemler alındığı vurguladı. Said düzenlenen basın toplantısında, ilk günlerde kapasitenin 6 bin hacı olduğunu, bu sayının günde 70 bine yükseldiğini belirtti. Açıklamada hacı sayısındaki artışın planlama ve organizasyon mekanizmalarına, kalabalığı ve hareketliliği kontrol etme yöntemine, servis merkezleri ve altyapının kalitesine ve virüs hakkında elde edilen son bilgilere bağlı olduğu kaydedildi.
Said, bakanlığın geçtiğimiz ay ülke dışından 21 bin kişinin Umre için vize istediğini ve talep sayısında bir artış yaşandığını bildirdi. Bakım merkezlerinde 120 bin hacının ağırlandığı ve çalışmaların merkezlerin sayısı 10 milyonu aşkın hacıların, ülke vatandaşlarının ve yurt dışından gelenlerin Umre ibadetlerini güvenli bir şekilde yerine getirmelerini sağladığı ifade edildi. Yurtiçi ve yurt dışından gelen hacı sayısının toplamda 30 milyona ulaştığı açıklandı.
Sağlık Bakanlığı ülkede son 24 saatte 41 kişide koronavirüs tespit edildiğini ve toplam vaka sayısının 547 bin 262’ye yükseldiğini bildirdi. Ülkede 49’u son bir günde olmak üzere şu ana kadar 536 bin 330 kişi sağlığına kavuştu. Ayrıca son 24 saatte iki kişinin hayatını kaybetmesiyle toplam can kaybı sayısı 8 bin 724’e yükseldi. Yoğun bakımda tedavi gören kritik vaka sayısı ise 181 olarak verildi.
İçişleri Bakanlığı açıklamasında ayrıca bir hafta içinde yeni tip koronavirüs kısıtlamalarına yönelik 22 bin 380 ihlalin tespit edildiği bilgisi paylaşıldı.



Erdoğan Şarku'l Avsat'a konuştu: Mekke Anlaşması caydırıcılık boyutunu güçlendiriyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyib Erdoğan
Cumhurbaşkanı Recep Tayyib Erdoğan
TT

Erdoğan Şarku'l Avsat'a konuştu: Mekke Anlaşması caydırıcılık boyutunu güçlendiriyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyib Erdoğan
Cumhurbaşkanı Recep Tayyib Erdoğan

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkilerin "stratejik" nitelikte olduğunu belirterek, önümüzdeki dönemde iki ülke arasındaki ilişkileri "çok daha üst seviyelere taşıyacak" adımlar atılacağını belirtti.

Hürmüz Boğazı'nın küresel ekonomi açısından hayati önem taşıyan geçiş güzergâhlarından biri olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Temennimiz ve beklentimiz, mevcut gerilimin mümkün olan en kısa sürede sona ermesi ve Hürmüz Boğazı'nın uluslararası ticarete güvenli, istikrarlı ve kesintisiz şekilde hizmet veren rolüne yeniden dönmesidir" ifadelerini kullandı.

Erdoğan, geçen hafta Mekke'de Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'le birlikte "Mekke Ortak Savunma Anlaşması"nı imzalamasının ardından Şarku'l Avsat'ın yazılı olarak yönelttiği soruları cevapladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Mekke Ortak Savunma Anlaşması"nı yalnızca ABD ile İran arasındaki gerilimin mevcut koşullardaki bir yansıması olarak değerlendirmenin yanlış olacağını belirtti.

Anlaşmanın yalnızca askeri boyutuyla ele alınmaması gerektiğini ifade eden Erdoğan, temel amacın anlaşmanın caydırıcılık boyutunu, taraflar arasındaki dayanışma ruhunu pekiştirerek ortak güvenlik bilincini güçlendirmek ve bölgesel istikrarı korumak olduğunu söyledi.

Erdoğan, anlaşmanın "herhangi bir ülkeyi hedef almadığını" vurgulayarak, "katılmak isteyen bütün kardeş ülkelere açık" olduğunu kaydetti.


Suudi Arabistan ve Türkiye, gerilimi azaltma ve su yollarını güvence altına alma çabalarını görüştü

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (Şarku’l Avsat)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan ve Türkiye, gerilimi azaltma ve su yollarını güvence altına alma çabalarını görüştü

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (Şarku’l Avsat)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, dün Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde bölgedeki son gelişmeleri ele aldı.

Suudi Bakan Faysal bin Ferhan'ın Fidan'ı telefonla aradığı görüşmede, Suudi Arabistan ile Türkiye arasındaki ortak çalışma imkanları da değerlendirildi.İki bakan ayrıca gerilimi azaltmaya yönelik diplomatik çabaların desteklenmesini görüştü. Bu kapsamda, Basra Körfezi ve Kızıldeniz'deki deniz ulaşım yollarının güvenliğinin ve bu sularda seyrüsefer serbestisinin sağlanmasının yanı sıra bölgesel güvenlik ve istikrarın korunmasına katkıda bulunulmasının önemine dikkat çekildi.


Veliaht Prens Muhammed bin Selman ve Zelenskiy bölgesel ve uluslararası gelişmeleri ele aldı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz nisan ayında Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile görüşmesinden bir kare (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz nisan ayında Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile görüşmesinden bir kare (SPA)
TT

Veliaht Prens Muhammed bin Selman ve Zelenskiy bölgesel ve uluslararası gelişmeleri ele aldı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz nisan ayında Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile görüşmesinden bir kare (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz nisan ayında Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile görüşmesinden bir kare (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, bölgesel ve uluslararası gelişmeleri değerlendirdi.

Muhammed bin Selman, Zelenskiy ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde iki ülke arasındaki ortak iş birliği alanlarını ve bunların geliştirilmesine yönelik yolları ele aldı.

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, Suudi Arabistan Veliaht Prensi’ni Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması dolayısıyla tebrik ederek, anlaşmanın bölgenin güvenlik ve istikrarının sağlanmasına katkıda bulunmasını temenni etti.

Cuma günü imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, üç ülkenin güvenliklerini güçlendirme, bölgede ve dünyada güvenlik, barış ve istikrarı sağlama ve güvenli ve müreffeh bir gelecek inşa etme yönündeki kararlılığını yansıtıyor.

Anlaşma, üç ülke arasındaki köklü tarihî bağlar, onları bir araya getiren kardeşlik ve İslami dayanışma ilişkileri ile ortak stratejik çıkarlar ve yakın savunma iş birliği temelinde imzalandı.