İran’dan Azerbaycan’a uyarı: Güvenliğimizi nasıl koruyacağımızı biliyoruz

Azerbaycan, İran ile sınırı yakınlarında üçüncü ülkelere ait güçlerin bulunduğu yönündeki iddiaları yalanladı.

İran Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan, İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan'ın Ermeni mevkidaşı Ararat Mirzoyan ile dün Tahran'da yaptığı görüşmeden bir fotoğraf (AFP)
İran Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan, İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan'ın Ermeni mevkidaşı Ararat Mirzoyan ile dün Tahran'da yaptığı görüşmeden bir fotoğraf (AFP)
TT

İran’dan Azerbaycan’a uyarı: Güvenliğimizi nasıl koruyacağımızı biliyoruz

İran Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan, İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan'ın Ermeni mevkidaşı Ararat Mirzoyan ile dün Tahran'da yaptığı görüşmeden bir fotoğraf (AFP)
İran Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan, İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan'ın Ermeni mevkidaşı Ararat Mirzoyan ile dün Tahran'da yaptığı görüşmeden bir fotoğraf (AFP)

İran dün (Pazartesi) yaptığı açıklamada, İsrail’in İran’a karşı faaliyetlerinin başlangıç noktası olarak gördüğü Bakü ile ortak sınırında askeri tatbikatlar yapmasına rağmen, Azerbaycan ile ilişkilerinin ‘iyi’ olduğunu vurguladı. İranlıların İsrail'in kendilerine karşı eylemlerinin başlangıç ​​noktası olmakla suçladıkları Bakü ise bu iddiayı reddetti. Ancak, İran Dışişleri Bakanlığı, İran’ın güvenliğini nasıl sağlayacağını bildiğini ifade ederek, Azerbaycan’ı, ‘üçüncü tarafların’ İran'a karşı hareket etmesine izin vermemesi konusunda uyardı.
İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, Ermenistan'ın, İsrail'in Azerbaycan'da varlığına ilişkin iddialara atıfta bulunarak, İran'ın Ermenistan ile bölgedeki İsrail varlığı konusundaki endişelerini paylaştığını belirtti. 
Bloomberg haber ajansına göre Bakan Abdullahiyan, Tahran'da Ermeni mevkidaşı Ararat Mirzoyan ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Siyonistlerin ve teröristlerin varlığı bizim için ciddi bir endişe kaynağıdır. Dış müdahalelerin İran ile komşuları ve Ermenistan arasındaki ilişkilerin kopmasına neden olmasına izin vermeyeceğiz" dedi.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Said Hatibzade, dün düzenlediği basın toplantısında, Ermenistan Dışişleri Bakanı'nın Tahran ziyaretinin ikili ilişkileri genişletme amacıyla önceden programlandığını belirterek, görüşmenin Bakü ile yaşanan gerilimle alakalı olduğu yönündeki iddiaları üstü kapalı bir şekilde reddetti. İran resmi haber ajansının (IRNA) haberine göre İranlı Sözcü, ülkesinin hem Bakü hem de Erivan ile başka bir ülkeye karşı olmayan iyi ilişkilere sahip olduğunu vurguladı.
Hatipzade, İran sınırına yakın Azerbaycan'da teröristlerin varlığı meselesine ilişkin bir soruya cevaben, “Bu konuda (Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki) savaşın başlangıcından bugüne kadar haberler aldık ve Bakü'deki arkadaşlarımıza ilettik. Arkadaşlarımız çeşitli toplantılarda diğer ülkelere yönelik bir tehdit olmadığını vurguladılar” dedi. Söz konusu açıklamalarla kastedilenin, Azerilerin kazandığı Dağlık Karabağ bölgesinde Ermenistan'a karşı yürüttüğü savaşta Türkiye'nin, Suriye'nin kuzeyinden Azerbaycan'a getirdiği Suriyeli paralı askerler olduğu biliniyor.
Hatibzade açıklamasında, “Tahran ilk günden itibaren Bakü'ye Azerbaycan Cumhuriyeti'nin toprak bütünlüğünü ve ulusal egemenliğini tanıdığını ve korumaya yardım ettiğini" kaydetti. Bakü, sınırlarının ve ülkesinin üçüncü şahıslar tarafından İran'a karşı kullanılmasına izin vermemelidir. İran güvenliğini nasıl sağlayacağını biliyor ve doğru olan Bakü'nün egemenlik görevlerini yerine getirmesi” ifadelerini kullandı. Görünüşe göre İsrail’in Azerbaycan topraklarını İran içinde faaliyetlerde bulunmak için kullandığı yönündeki iddialara atıfta bulundu.
Nahçıvan bölgesindeki Türkiye-Azerbaycan ortak tatbikatına değinen Hatipzade, "Bu bölgede barış, istikrar ve sükunetin sağlanması için herkes yardım etmeli. Malesef geçtiğimiz haftalarda bu bölgede hiçbir gerekçe gösterilmeden birçok askeri tatbikat yapıldı” dedi. Türkiye-Azerbaycan askeri tatbikatlarının, İran ordusunun Azerbaycan sınırında başlattığı benzer tatbikatlardan günler sonra başlatıldığı biliniyor. Bloomberg haber ajansına göre, Türkiye Milli Savunma Bakanlığı Sözcüsü Pınar Kara, yaptığı açıklamada, “Sarsılmaz Kardeşlik-2021 Tatbikatı, 5-8 Ekim 2021 tarihlerinde Türkiye ve Azerbaycan’ın katılımıyla Nahçıvan kentinde icra edilecektir” duyurusunda bulundu.
 Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı dün Bakü'de yaptığı açıklamada, Azerbaycan ve İran sınırı yakınında üçüncü güçlerin varlığına ilişkin iddiaların asılsız olduğunu belirtti. Azerbaycan haber ajansı AZERTAC’ın haberine göre Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, "Uluslararası kabul görmüş sınırların kutsallığı, Azerbaycan için her zaman temel ilkelerden biridir." Özellikle Azerbaycan'ın on yıllardır topraklarının bir kısmının işgal edilmesinden ve uluslararası kabul görmüş sınırlarının dokunulmazlığının ihlal edilmesinden muzdarip olduğu biliniyor” ifadelerini kullandı.
Alman haber ajansı DPA’ya göre Bakanlık Sözcüsü, "Azerbaycan, uluslararası kabul görmüş sınırlarına saygı duyulması temelinde tüm ülkelerle ilişkilerin kurulmasını destekliyor" diye konuştu.



The Guardian: ABD’li bir yetkili, Pentagon’un xAI şirketiyle anlaşma imzalamasının ardından hisselerini satarak kâr elde etti

Washington’daki Pentagon binasının havadan görünümü (Reuters)
Washington’daki Pentagon binasının havadan görünümü (Reuters)
TT

The Guardian: ABD’li bir yetkili, Pentagon’un xAI şirketiyle anlaşma imzalamasının ardından hisselerini satarak kâr elde etti

Washington’daki Pentagon binasının havadan görünümü (Reuters)
Washington’daki Pentagon binasının havadan görünümü (Reuters)

ABD Savunma Bakanlığı’nda (Pentagon) yapay zekâ çalışmalarını denetleyen bir yetkilinin, xAI şirketindeki hisselerinden bu yılın başlarında 24 milyon dolar kazanç elde ettiği bildirildi.

The Guardian gazetesinin hükümet kayıtlarına dayandırdığı habere göre, ABD Savunma Bakanlığı’nın Araştırma ve Mühendislikten Sorumlu Müsteşarı Emil Michael, yapay zekâ şirketleriyle yürütülen müzakereleri denetliyor ve bakanlığı bu teknolojinin kullanımını hızla genişletmeye teşvik ediyor.

Michael, Mart 2025’te şirkette değeri 500 bin ila 1 milyon dolar arasında değişen hisselere sahip olduğunu açıklarken, 9 Ocak’ta bu hisseleri 5 milyon ila 25 milyon dolar arasında bir bedelle sattığını hükümet etik ofisine sunduğu beyanlarda bildirdi. Hisselerin bir şirket aracılığıyla tutulduğu ifade edildi.

The Guardian, xAI’ın, Elon Musk tarafından geliştirilen Grok adlı sohbet botunun üreticisi olduğunu, ancak halka açık bir şirket olmaması nedeniyle Michael’ın bu hisseleri nasıl edindiğinin, nasıl değer biçildiğinin ve kime sattığının net olmadığını aktardı.

Pentagon’un şirketle iki ayrı anlaşma yaptığı da belirtildi. Temmuz 2025’te Grok, bakanlığın yapay zekâ kullanımına destek sağlayacak dört programdan biri olarak seçildi.

18 Aralık’ta, görevine başlamasından yedi ay sonra Michael’ın, çıkar çatışması yasalarına uyum kapsamında hisselerini satacağını taahhüt eden bir muafiyet belgesi aldığı bildirildi.

Bundan dört gün sonra, 22 Aralık’ta ABD Savunma Bakanlığı’nın şirketle yeni bir anlaşma duyurduğu, bunun yapay zekâ teknolojilerinden daha fazla yararlanma sürecinin parçası olduğu ifade edildi. Ancak açıklamalara göre Michael’ın hisselerini fiilen 9 Ocak’ta sattığı kaydedildi.

Eski Beyaz Saray etik avukatı Richard Painter ise kamu görevlilerinin kişisel mali kazanç sağlayacak hükümet işlemlerine katılmasının cezai ihlal teşkil ettiğini belirtti.

sdvds
X şirketinin bir yan kuruluşu olan XAI’nin Grok adlı sohbet robotunun logosu (Reuters)

Painter, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Durum son derece tuhaf görünüyor. Dürüst bir avukatın, Savunma Bakanlığı’nda görev yapan bir yetkilinin yapay zekâ ile ilgili konularda çalışırken bir yapay zekâ şirketinde hisse tutmasına izin vermesi mümkün değil. Bu durumun cezai ihlal oluşturma ihtimali oldukça yüksek” ifadelerini kullandı.

ABD federal yasalarının, kamu görevlilerinin görevleri kapsamında kendilerine mali kazanç sağlayacak adımlar atmasını yasakladığı hatırlatıldı.

Şarku’l Avsat’ın The Guardian’dan aktardığına göre ABD Savunma Bakanlığı, Emil Michael ile ilgili sorulara doğrudan yanıt vermedi. Ancak Pentagon Sözcüsü Sean Parnell tarafından yapılan açıklamada, “Bakanlık, mali beyanların incelenmesi, gerekli durumlarda varlıkların elden çıkarılması ve çıkar çatışmasının önlenmesine yönelik denetimleri içeren çok katmanlı ve sıkı bir etik çerçeveye bağlıdır” denildi.

Açıklamada, Michael’ın ‘tüm etik yasa ve düzenlemelere tamamen uyduğu, aksi yöndeki iddiaların asılsız olduğu’ vurgulandı.

Michael’ın mayıs ayında Bakan Yardımcılığı görevi için yemin ettiği, son aylarda ise Pentagon ile yapay zekâ şirketi Anthropic arasında yaşanan anlaşmazlıkta öne çıkan isim olduğu belirtildi. Söz konusu anlaşmazlıkta şirketin, teknolojisinin iç gözetim ya da otonom öldürme amaçlı kullanılamayacağı yönündeki tutumu dikkat çekti.

Haberde ayrıca, Michael’ın bakanlık yetkilileri için alışılmadık bir şekilde xAI platformunda Anthropic CEO’suna yönelik kişisel hakaretler içeren paylaşımlar yaptığı, söz konusu yöneticiyi ‘yalancı’ ve ‘kibirli’ olarak nitelendirdiği aktarıldı.

Michael’ın yapay zekâ tedarik sürecindeki rolünün, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in orduda yapay zekâ kullanımını güçlü şekilde desteklediği bir döneme denk geldiği ifade edildi.

Donald Trump tarafından bu göreve aday gösterilmeden önce iş dünyasında uzun bir kariyere sahip olan Michael’ın, Uber şirketinde üst düzey yöneticilik yaptığı hatırlatıldı.

Öte yandan, Michael’ın Elon Musk ile kişisel tanışıklığı bulunduğuna dair haberlerin yayıldığı, 2024 yılında Ulaştırma Bakanlığı için potansiyel aday olarak adının geçtiği belirtildi. Musk’ın, şirketi Tesla’nın bu bakanlığın kararlarından etkilenebileceği bir dönemde, Michael’ın söz konusu görev için ‘etkili olacağını’ ifade ettiği, ancak Trump’ın başka bir ismi tercih ettiği kaydedildi.

Gazete, Pete Hegseth’in, Michael’ın hisselerini satmasından sadece üç gün sonra Musk’a ait Teksas’taki bir tesiste yaptığı konuşmada Michael’dan övgüyle söz ettiğini de aktardı.


İsrail Genelkurmay Başkanı: Lübnan’da Hizbullah’a karşı mücadele ‘ana savaş alanı’

Lübnan sınırına yakın bir bölgede askeri araçların yanında yürürken eliyle işaret eden bir İsrail askeri... İsrail’in kuzeyi, 30 Mart 2026 (Reuters)
Lübnan sınırına yakın bir bölgede askeri araçların yanında yürürken eliyle işaret eden bir İsrail askeri... İsrail’in kuzeyi, 30 Mart 2026 (Reuters)
TT

İsrail Genelkurmay Başkanı: Lübnan’da Hizbullah’a karşı mücadele ‘ana savaş alanı’

Lübnan sınırına yakın bir bölgede askeri araçların yanında yürürken eliyle işaret eden bir İsrail askeri... İsrail’in kuzeyi, 30 Mart 2026 (Reuters)
Lübnan sınırına yakın bir bölgede askeri araçların yanında yürürken eliyle işaret eden bir İsrail askeri... İsrail’in kuzeyi, 30 Mart 2026 (Reuters)

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, Lübnan’da Hizbullah’a karşı yürütülen çatışmaların ordunun ‘ana savaş alanı’ olduğunu açıkladı.

Şarku’l Avsat’ın Times of Israel’den aktardığına göre Zamir dün Güney Lübnan’daki Bint Cubeyl beldesi çevresine yaptığı ziyaret sırasında, İsrail ordusunun Hizbullah ile çatışmalar yürüttüğünü belirterek, “İsrail ordusu savaş halinde… Ateşkes durumunda değiliz. Bu cephede savaşmayı sürdürüyoruz; burası bizim ana muharebe sahamız” dedi.

İsrail ordusunun bu sabah yayımladığı video mesajda Zamir, “İran’a gelince, orada ateşkes durumundayız. Ancak her an ve çok güçlü bir şekilde yeniden çatışmaya dönebiliriz” ifadelerini kullandı.

Öte yandan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran ile yapılan ateşkesin Hizbullah’ı kapsamadığını söyledi.

Fars Haber Ajansı ise kimliği açıklanmayan bir İranlı askeri yetkilinin, Hizbullah’a yönelik saldırıların sürmesi halinde İsrail’i yeni saldırılarla tehdit ettiğini bildirdi.

İsrail’in, Beyrut’un güney banliyösü başta olmak üzere güneydoğu ve kuzey Lübnan’daki çeşitli bölgelere hava saldırıları düzenlediği, bu saldırılara zaman zaman kara harekâtının da eşlik ettiği belirtildi. Bu gelişmelerin, Hizbullah’ın 2 Mart’ta, 28 Şubat’ta İran’a yönelik ABD-İsrail saldırılarına yanıt olarak İsrail’e yönelik saldırılar başlatmasının ardından yaşandığı ifade edildi.


İslamabad masası krizlerin kuşatması altında: ABD ile İran arasında kritik uçurum

TT

İslamabad masası krizlerin kuşatması altında: ABD ile İran arasında kritik uçurum

İslamabad masası krizlerin kuşatması altında: ABD ile İran arasında kritik uçurum

İran ile Amerika Birleşik Devletleri, yarın (Cumartesi) İslamabad’da resmen başlaması beklenen müzakerelere doğru ilerlerken, taraflar arasındaki geniş görüş ayrılıkları ve kırılgan ateşkesin çökebileceğine dair artan endişeler dikkat çekiyor.

ABD Başkanı Donald Trump, dün yaptığı açıklamada, belirlenen şartlara uyulmamasının “daha büyük ve daha güçlü” bir gerilimin önünü açabileceği uyarısında bulundu. Trump ayrıca, bir anlaşmaya varılana kadar ABD güçlerinin Ortadoğu’daki varlığını sürdüreceğini vurguladı.

Taraflar arasındaki temel anlaşmazlık başlıkları; nükleer zenginleştirme, Hürmüz Boğazı ve Lübnan dosyalarında yoğunlaşıyor. Tahran, uranyum zenginleştirmeyi “kırmızı çizgi” olarak görürken, Washington bu faaliyetlerin tamamen durdurulması ve yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stoklarının ortadan kaldırılmasında ısrar ediyor.

İran lideri Mücteba Hamaney, yayımladığı bir açıklamada, İran’ın “haklarından hiçbir şekilde vazgeçmeyeceğini” belirterek, Hürmüz Boğazı’nın yönetiminin “yeni bir aşamaya” gireceğini ifade etti. İran Devrim Muhafızları ise deniz mayınları konusunda uyarıda bulunarak, Larak Adası yakınlarında zorunlu bir deniz güzergâhı uygulaması getirdiğini duyurdu.

Tahran yönetimi, müzakerelerde herhangi bir ilerlemenin sağlanmasını, Lübnan dâhil tüm cephelerde savaşın durdurulması şartına bağladı.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Lübnan’ın ateşkes anlaşmasının “ayrılmaz bir parçası” olduğunu söyledi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise ABD’nin İsrail’e “diplomatik süreci baltalama” izni vermesinin Amerikan ekonomisine geri tepeceğini savundu. Arakçi, bu seçeneği “akılsızca” olarak nitelendirirken, Tahran’ın buna “hazır olduğunu” da sözlerine ekledi.