Ürdün İstihbarat Direktörü: Suriye ile ilişkilerin yeniden başlaması için yeni bir vizyon geliştirildi

Direktör, Şarku’l Avsat da dahil olmak üzere medya kuruluşlarının temsilcilerini içeren açık bir oturumda konuştu.

Ürdün Genel İstihbarat Direktörü Tümgeneral Hatukay, bir grup medya uzmanıyla birlikte (Şarku’l Avsat)
Ürdün Genel İstihbarat Direktörü Tümgeneral Hatukay, bir grup medya uzmanıyla birlikte (Şarku’l Avsat)
TT

Ürdün İstihbarat Direktörü: Suriye ile ilişkilerin yeniden başlaması için yeni bir vizyon geliştirildi

Ürdün Genel İstihbarat Direktörü Tümgeneral Hatukay, bir grup medya uzmanıyla birlikte (Şarku’l Avsat)
Ürdün Genel İstihbarat Direktörü Tümgeneral Hatukay, bir grup medya uzmanıyla birlikte (Şarku’l Avsat)

Ürdün’de düzenlenen bir oturumda konuşan Genel İstihbarat Direktörü Tümgeneral Ahmed Hüsni Hatukay, ​​bir grup Ürdünlü gazeteci ve yazara ülkedeki güvenlik ve siyaset sahnesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Oturumdaki görüşler, iç ve dış meselelerle ilgili birçok kritik soruyu yanıtlarken yalın değildi. Suriye ile ilişkilerin yeniden başlaması, siyasi reform sürecine destek ve bölgesel ve yerel olarak radikalizm ve terörle mücadelede kurumun rolü, oturumun ana başlığını oluşturdu.
Oturumda 4 saatten fazla bir süre siyaset ve güvenlik yaklaşımları üzerinde duruldu. Ülkenin güvenlik kurumuna başkanlık eden Hatukay’ın Mayıs 2019 başlarında göreve gelmesi, istihbarat biriminin Ürdün meselesiyle ilgili politikaları açısından ilerleyen dönemin özelliklerini belirledi.
Tümgeneral Hatukay, bölgesel ve uluslararası ittifakların karmaşık haritası karşısında göz ardı edilemeyecek bir ‘oldu bittiye’ uzanan siyasi bir yaklaşım ortasında, Suriye ile ilişkilerin yeniden başlaması için yeni bir vizyon ortaya koydu. Bu yaklaşım, sınırların açılması ve ticaret ile ilgili olarak yakın zamanda açıklanan bir dizi Ürdünlü yetkilinin kararında da açıkça görülüyor.
Ülkenin en yüksek güvenlik yetkilisi olarak Tümgeneral Hatukay’ın Suriye meselesinde ifade ettiği tutum, Krallığın, ‘Rusya- Suriye- Ürdün’ uzlaşıları aracılığıyla kriz yılları boyunca güneydeki ‘bazı müdahaleler’ dışında Suriye işlerine müdahaleden kendisini uzak tuttuğunu ortaya koydu.
Hatukay, bu noktada Ürdün’ün Suriye’ye karşı herhangi bir eylemin kuvözlerinden biri olmadığını dile getirdi. Tümgeneral, güney sınır bölgesinin Ürdün ile istikrarının, bu husustaki en önemli stratejik hedef olduğunu ve öyle kalacağını vurguladı.
Tümgeneral Hatukay, Suriye rejim güçlerinin bugün topraklarının yüzde 65’ini kontrol ettiğini iddia ederken, toprakları üzerindeki kontrolünü geri kazanma görevinde kendisini destekleyen bölgesel tarafların niteliği hakkında ise yorum yapmadı. Suriye krizinin ülkenin kuzeydoğu bölgelerindeki endişeler ortasında hala etkin olduğunu söyleyen yetkili, bölgenin güvenliğini hala hedef almaya çalışan terör örgütleri için kuluçka merkezlerinin var olduğunu dile getirdi. Tümgeneral Ahmed Hüsni Hatukay, Suriye- Irak sınırına yakın Haseke bölgesinde bulunan el-Hol kampındaki krize ve Suriye krizinin koşulları nedeniyle kampın çevresindeki insani ve güvenlik durumuna da değindi.
Tümgeneral, son yıllarda iki istihbarat servisi arasında ve amacı Suriye’nin güneyinde sükuneti korumak olan bir ulusal güvenlik planı dahilinde, Ürdün ve Suriye arasındaki stratejik ilişkinin sürekliliğine dikkati çekti.
Tümgeneral Hatukay, sınırların sürekli olarak kapatılmasıyla ilgili olarak ise Ürdün değerlendirmesinin, Ürdün Krallığı’nın ‘kuzey sınırlarını kapatma politikasına tahammül zorluğu’ ortasında Ürdün- Suriye ilişkisini ‘çerçeve içine almaya’ çalıştığını söyledi. Yetkili, iki ülkenin güvenlik ve ekonomi konuları başta olmak üzere ortak konularda iş birliği hatlarını yeniden açma ihtiyacı ışığında, Şam ile iş yapmanın kaçınılmaz olduğunu ifade etti.

Kaçakçılık korkuları
Ürdün İstihbarat Direktörü, uyuşturucu ve silah kaçakçılığındaki artışla birlikte Krallığın güvenliğini hedef almaya çalışan sınır ötesi terörist unsurların kaçakçılık oranındaki artış konusunda endişelerini dile getirdi. Üst düzey güvenlik yetkilisi, Suriye’de yoksulluk ve açlığın yayılmasının, ‘dışlanmış nesiller arasında radikalizmi körüklemeye’ katkı sağladığını ve onları terör örgütleri için savunmasız hale getirdiğini belirtti. Tümgeneral, geçmiş yıllarda bu radikalizm yanlısı grupların egemenliği altında büyüyen çocukların, bu örgütlerin saflarında edindikleri inançların değişmesine ihtiyaç duyduğunu vurguladı.
Hatukay, ​​Ürdün Genel İstihbarat Teşkilatı’nın 2019’dan toplantı tarihine kadar gerçekleşen 120 operasyona ilişkin hayal kırıklığına da değinirken, Ürdün istihbaratı çabalarının, Krallığı hedef alan 52 terör planını engellediğini ve bu saldırılara karışan 103 kişiyi tutukladığını belirtti.
Tümgeneral Hatukay, terörle mücadeleye yönelik uluslararası çabaların bir parçası olarak Krallığın, Avrupa’nın farklı bölgelerinde ve dünya ülkelerinde 68 terör planını engellemeye katkıda bulunduğunu vurguladı. Tümgeneral ayrıca, “Krallık genelinde terör unsurlarının 95 kaçakçılık faaliyetinin yanı sıra silah ve uyuşturucu kaçakçılığı operasyonları engellendi ve bu operasyonlara karışan 249 kişi tutuklandı” dedi.
Hatukay, geniş bir güvenlik ve istihbarat ölçeğinde çabaları koordine etmeyi gerektiren zorluklara da değindi. İstihbarat Direktörü, Krallığın güvenliğinin Irak ve Suriye’deki terör örgütleri aracılığıyla hedef alınmasına yönelik girişimlerin devam ettiğini yineledi. Ürdün istihbarat servisinin siber güvenlik alanlarındaki büyük çabaları da dahil olmak üzere, tüm başarılara rağmen tehlikenin hala ‘mevcut’ olduğunu vurgulayan yetkili, Ürdünlü gençlerin radikalizm yanlısı terör örgütleri bünyesine dahil edilmesi yoluyla sosyal medya platformlarının tehlikesinin hala devam ettiğine dikkati çekti. Tümgeneral Hatukay, radikalizmin ve örgütlerin gençleri işe alarak yanlarına çekme çabalarının sadece bölgeyi değil Batı toplumlarını da etkileyeceği konusunda uyardı. Sosyal medya uygulamalarına dikkati çeken yetkili, gençleri ve toplumları radikalizme ve kaosa çekmeye yönelik planlar içinde kullanılan araçlar olduğunu ifade etti.

Suriye muhalefeti ve Ürdün
Suriyeli muhalif liderlerin Ürdün’deki varlığı ve muhalefetin elindeki platformların Ürdün-Suriye yakınlaşması planına ‘saldırı’ girişimleri hakkında da konuşan Hatukay, Ürdün’deki tüm Suriyelilerin, kriz yıllarında yaşanan insani durumun dayattığı koşullarla muamele gördüğünü dile getirdi. Krallığın Suriyeli mültecilere ev sahipliği yapmak için yeteneklerini kullandığını söyleyen Tümgeneral, Ürdünlüler ve Krallıkta ikamet eden diğer kişiler için geçerli yasalara tabi oldukları sürece Ürdün topraklarında ikamet eden herhangi bir Suriyeli için suiistimalin kabul edilmeyeceğini vurguladı.
Katılımcı gazetecilerin açıklamalarını da dikkatle dinleyen Tümgeneral Ahmed Hüsni Hatukay, yaklaşık 1,3 milyon Suriyeli mültecinin ülkeye sığınmasıyla birlikte Ürdün’ün karşı karşıya olduğu bir dizi ekonomik, güvenlik ve siyasi zorluğa da değindi. Yetkili, “Bu durum su, elektrik ve yol şebekeleri de dahil olmak üzere ulusal altyapı üzerinde baskı oluşturdu. Ayrıca bu baskı, Suriyeli mülteci kamplarındaki mültecilere koronavirüs aşısı dağıtımı da dahil sağlık ve eğitim hizmetlerini kapsıyor” dedi.
Yetkili, yüksek kamu bütçe açığı nedeniyle artan ekonomik baskıya ve Suriyelilerin yerel pazara katılımı karşısında piyasa güçlerinin dengesizliğine dikkati çekerken, bunun Ürdünlü gençler arasında işsizlik rakamlarının artmasına neden olduğunu söyledi. Tümgeneral, “2018 yılından bu yana Krallık’ta ikamet eden toplam Suriyeli mültecinin sadece 34 bininin ülkelerine döndüğü göz önüne alındığında, ekonomik ve sosyal baskıların öngörülebilir gelecekte devam etmesi muhtemeldir” şeklinde konuştu.
Öte yandan Tümgeneral Hatukay, Ürdün’ün ‘ikili ilişkilerin eski dönemdeki koşullarına döndürülmesi ve su meselesi üzerinde uzlaşı sağlanması’ için yeni anlaşmalar yapılması yönünde bir önceliği bulunduğunu söyledi.
Ürdün İstihbarat Direktörü, Suriye ile yakınlaşmanın ve tüm Suriye topraklarında sakinlik fırsatının sağlanmasının, Krallığın kardeş ülkelere destek sağlama konusundaki değişmezleri ile uyumlu olduğunu açıkladı. Yetkili, batı elektrik enterkonneksiyon projesinin (Mısır- Ürdün- Suriye- Lübnan) yeniden canlandırılmasının ve Mısır gazının Ürdün ve Suriye üzerinden Lübnan’a ihraç edilmesinin, enerji stoklarındaki büyük kıtlığın bir sonucu olarak Lübnan ekonomisinin karşı karşıya olduğu felaket senaryolarına son vereceğini belirtti.
Tümgeneral Hatukay, ​​ülkesinin Suriye krizine siyasi çözüm bulma konusundaki tutumuna bağlı olduğunu dile getirirken, Suriye topraklarında tanık olunan herhangi bir istikrarın, iki kardeş komşu arasındaki bölge içi ticaretin dönüşü yoluyla kaçınılmaz olarak Ürdün ekonomisine yansıyacağını belirtti.
Tümgeneral, komşu ülkelerle güvenlik sorunlarına değinirken, olayların karmaşık uluslararası koşullar ışığında hızlanmasının, karar vericinin yüksek ulusal çıkarları koruyan seçenekleri ve alternatifleri incelemesini gerektirdiğini belirtti. Tümgeneral Hatukay, Ürdün Kralı 2. Abdullah’ın uluslararası arenada, komşuların çalkantılı koşullarına uyum sağlama çabalarına ve ilgili ülkelerdeki etkileriyle mücadeleye de dikkati çekti.
Güvenlik yetkilisi, yaptığı açıklamada Arap güvenlik ve istihbarat organlarının çabalarını koordine etme bağlamında 2019 yılında kurulan ve bu yıl Ürdün’ün başkanlığını yaptığı Batı İstihbarat Forumu’nun oluşturulmasının önemine vurgu yaptı. Tümgeneral Hatukay, forumun ‘bölgedeki güvenlik ve istikrar sisteminin güçlendirilmesine hizmet etmek amacıyla ve bilgi alışverişi kolaylığı yoluyla’ zorluklarla yüzleşmek ve önleyici tedbirler üzerinde anlaşmak hususunda ortak bir dil üretmeyi başardığını açıkladı.

Yerel kararlar
Yerel olarak, 1964 yılında kurulan Genel İstihbarat Teşkilatı’nın 14. direktörü olan Hatukay, yaptığı açıklamada Pazar günü Ürdün Kralı’na teslim edilen Siyasi Sistemi Modernize Etme Kraliyet Komitesi’nin tavsiyelerini destekleme konusunda önde gelen güvenlik kurumunun tavrına ilişkin olarak tüm spekülasyonları çözüme kavuşturdu. Yetkili, kurumun tek tavrının, inceledikten sonra tavsiyeleri desteklemek olduğunu dile getirdi.
Kurumunun, Kraliyet Komitesi üyeleri tarafından uzaşı sağlanan koşullara olan inancına dikkati çeken Hatukay ayrıca, devletin canlılığını yansıtacak şekilde sürekli değerlendirme, ölçme ve geliştirmeye tabi olmak kaydıyla, gelecekte ortaya çıkacak reformist gerçekliğe desteğini ifade etti.
Öte yandan Siyasi Sistemi Modernize Etme Kraliyet Komitesi, anayasa değişikliği taslağını ve iki seçim ve parti kanununu onayladı. Seçim kanununda yapılan değişiklikler, ‘Temsilciler Meclisi’ndeki sandalyelerin yüzde 30’u oranında partilere ayrılan parti sandalyeleri kanununu, adaylar arasında sonuçların hesaplanmasında kararlılık ilkesinin onaylanmasını, kadınlara ayrılan koltuk kontenjanının yanı sıra Krallık’taki seçim bölgelerinin sayısının azaltılmasını ve gençlerin adaylık yaşının 25’e indirilmesini’ kapsadı. Aynı şekilde komitenin partiler kanun taslağında yer alan tavsiyeleri de onaylanırken değişikliklerde, herhangi bir kovuşturma yapılmaksızın üniversite öğrencilerinin parti çalışması ilkesinin yasallaştırılması da yer aldı.
Hatukay, gerçekçi ve uygulanabilir çözümler taşıyan partizan programlar uyarınca hukuk çerçevesinde ve aidiyet korkusunu ortadan kaldıracak şekilde ulusal parti çalışması koşuluyla, Taraflar Kanunu’nda yapılan değişiklikten sonra partizan çalışma olanaklarına destek verildiğini ifade etti.
Muhafazakâr siyasi elitler arasındaki demokratik sürecin gelişimine dair korkular hususunda, çoğu Ürdün yerel basın kuruluşlarını temsil eden gazetecilerin sorularına doğrudan yanıt veren Tümgeneral Hatukay, ülkesinin yürürlükteki yasalarla yönetilen demokrasiden korkmadığını vurguladı. Yetkili, “Küreselleşmenin değerlerinden etkilenmeleri ve gelişmiş ülkelerin deneyimlerine tanık olmaları sonrasında genç nesil, yeni bir dille tanıştı. Bu durum, modernleşme ve kalkınmada devlet kurumlarının nesillerin gereksinimlerine ayak uydurmasını zorunlu kılmaktadır. Ayrıca bu, ‘herkesin sorumluluk ortağı olmasını sağlayan ulusal karar alma süreçlerine katılma’ hedefine hizmet eder” açıklamasında bulundu.

Esed, Ürdün Kralı’nı 10 yılın ardından ilk kez aradı
Ürdün Kralı ve Esed arasındaki telefon görüşmesi iki ülke arasındaki yakınlaşmayı destekliyor



Irak, Suriye'ye roketli saldırı düzenledikleri iddiasıyla 4 kişiyi gözaltına aldı

Suriye'nin Haseke kentindeki Tel Bider Askeri Üssü, 8 Haziran 2025 (Reuters)
Suriye'nin Haseke kentindeki Tel Bider Askeri Üssü, 8 Haziran 2025 (Reuters)
TT

Irak, Suriye'ye roketli saldırı düzenledikleri iddiasıyla 4 kişiyi gözaltına aldı

Suriye'nin Haseke kentindeki Tel Bider Askeri Üssü, 8 Haziran 2025 (Reuters)
Suriye'nin Haseke kentindeki Tel Bider Askeri Üssü, 8 Haziran 2025 (Reuters)

Irak, dün akşam, bir gün önce Suriye'nin kuzeydoğusundaki bir askeri üsse roketli saldırı düzenleyen dört kişiyi gözaltına aldığını duyurdu.

Irak Silahlı Kuvvetler Genel Komutanlığı Sözcüsü Sabah Numan yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Pazartesi akşamı, yasadışı unsurlar Rabia bölgesinden Kia marka bir araçla Suriye topraklarına doğru bir dizi roket fırlattı."

Irak güvenlik güçlerinin ‘dört faili yakalayıp aracı ele geçirdiğini ve soruşturma için ilgili makamlara sevk ettiğini’ belirtti.

Irak Başbakanlığı ise Salı akşamı, yetkililerin Suriye'nin kuzeydoğusundaki bir askeri üsse düzenlenen roket saldırısına karıştıkları şüphesiyle dört kişiyi gözaltına aldığını doğruladı.

Iraklı iki güvenlik kaynağı pazartesi günü Reuters’a, Irak'ın Rabia beldesinden Suriye'nin kuzeydoğusundaki bir ABD askeri üssüne en az yedi füze atıldığını söyledi. Suriye ordusu, bundan birkaç saat sonra, ülkenin kuzeydoğusundaki Haseke'deki askeri üslerinden birinin füze saldırısına uğradığını duyurdu. Ancak üssün Amerikan üssü olup olmadığına veya burada Amerikan güçlerinin olup olmadığına dair herhangi bir açıklama yapmadı.

Suriye Savunma Bakanlığı, bu ayın başlarında, 2014 yılından beri DEAŞ ile savaşmak için Washington liderliğindeki Uluslararası Koalisyon güçlerinin çekilmesinin ardından, ordu güçlerinin Rumeylan Askeri Üssü’nü ele geçirdiğini açıklamıştı.


Irak Kürdistanı: İran, Peşmerge güçlerine yönelik bombalamanın "yanlışlıkla" gerçekleştiğini belirtti

Erbil'de bir yerleşim bölgesinin üzerinde hava savunma sistemlerinin bir füze veya İHA’yı engellemesi sonucu pencereleri kırılan binadaki hasarını inceleyen sakinler (Arşiv- AFP)
Erbil'de bir yerleşim bölgesinin üzerinde hava savunma sistemlerinin bir füze veya İHA’yı engellemesi sonucu pencereleri kırılan binadaki hasarını inceleyen sakinler (Arşiv- AFP)
TT

Irak Kürdistanı: İran, Peşmerge güçlerine yönelik bombalamanın "yanlışlıkla" gerçekleştiğini belirtti

Erbil'de bir yerleşim bölgesinin üzerinde hava savunma sistemlerinin bir füze veya İHA’yı engellemesi sonucu pencereleri kırılan binadaki hasarını inceleyen sakinler (Arşiv- AFP)
Erbil'de bir yerleşim bölgesinin üzerinde hava savunma sistemlerinin bir füze veya İHA’yı engellemesi sonucu pencereleri kırılan binadaki hasarını inceleyen sakinler (Arşiv- AFP)

Irak Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, İran'ın dün 6 kişinin ölümüne neden olan Peşmerge güçlerine yönelik iki balistik füze saldırısının "yanlışlıkla" yapıldığını "itiraf ettiğini" açıkladı.

Barzani, Erbil ilinin Soran ilçesinde ölenler için düzenlenen taziye töreninde yerel televizyon kanallarına şunları söyledi: «Bu olay meydana gelir gelmez İran ile temasa geçtik; onlar da bunun bir hata sonucu olduğunu kabul ettiler ve konuyla ilgili soruşturma açacaklarına söz verdiler.» Bu iki saldırı, savaşın başlamasından bu yana Bölgesel Hükümet'e bağlı Peşmerge güçleri arasında can kaybına yol açan ilk saldırılar olarak kabul ediliyor.

Barzani, bölgenin «komşu ülkelerden hiçbirine, özellikle de tüm komşular arasında İran Cumhuriyeti'ne bir tehdit oluşturmadığını» vurgulayarak, «Biz bu savaşın bir parçası değildik ve olmayacağız» ifadelerini kullandı.


Lübnan, İran Büyükelçisine ve müdahalesine “kırmızı kart” gösterdi

Cumhurbaşkanı Joseph Avn, bu ayın başlarında Dışişleri Bakanı Yusuf Recci’yi kabul etti (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Joseph Avn, bu ayın başlarında Dışişleri Bakanı Yusuf Recci’yi kabul etti (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
TT

Lübnan, İran Büyükelçisine ve müdahalesine “kırmızı kart” gösterdi

Cumhurbaşkanı Joseph Avn, bu ayın başlarında Dışişleri Bakanı Yusuf Recci’yi kabul etti (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Joseph Avn, bu ayın başlarında Dışişleri Bakanı Yusuf Recci’yi kabul etti (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)

Lübnan dün, İran’ın Beyrut Büyükelçisine ve ülkesinin Lübnan iç işlerine müdahalesine karşı ‘kırmızı kart’ gösterdi. Lübnan Dışişleri Bakanlığı, İran Büyükelçisi Muhammed Rıza Şibani’yi ‘istenmeyen kişi’ ilan ederken ona önümüzdeki pazar gününe kadar ülkeyi terk etmesi için süre tanıdı.

Karar, Dışişleri Bakanı Yusuf Recci tarafından alınmış olsa da Şarku’l Avsat’a konuşan Lübnanlı yetkili bir kaynak, kararın Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve Başbakan Nevvaf Selam ile istişare edilerek alındığını doğruladı.

Kararın Dışişleri Bakanı’nın yetki alanına girdiğini, ancak ilişkilerin kesilmesinin Bakanlar Kurulu'nun yetki alanına girdiğini belirten kaynak, İran'ın ‘Lübnan'ın istikrarını ve dostlarıyla ilişkilerini tehdit eden’ tutumunun devam etmesi halinde bu senaryonun nihayetinde gündeme gelebileceğine dikkat çekti.

Lübnan Dışişleri Bakanlığı, Büyükelçi Şibani'nin akreditasyonuna verilen onayın geri çekilmesinin ‘İran ile diplomatik ilişkilerin kesilmesi olarak değerlendirilemeyeceğini, aksine büyükelçinin Lübnan'da atanmış bir büyükelçi olarak diplomatik ilişkilerin kurallarına ve gerekliliklerine uymaması nedeniyle alınan bir önlem olduğunu’ açıkladı.

İç krizin bir göstergesi olarak, karar Şii İkilisi dışında Lübnan'daki siyasi güçler tarafından memnuniyetle karşılandı. Şarku’l Avsat’a konuşan Şii İkilisi’nden (Hizbullah ve Emel Hareketi) kaynaklar, büyükelçiden kalmasını istediklerini ve ‘ayrılmayacağını’ doğruladı.

Hizbullah, kararı ‘büyük bir günah’ olarak nitelendirirken, Meclis Başkanı Nebih Berri, yakın çevresinden sızan bilgiler ‘büyük bir rahatsızlık’ olduğuna işaret ederken, yorum yapmaktan kaçındı.

Öte yandan Beyrut'un kuzeyindeki Keservan bölgesi üzerinde önlenen bir İran füzesinin parçalarının düşmesi, Cünye bölgesinin savaştan uzak bir bölge olması nedeniyle geniş çaplı endişe yarattı.