Uzmanlar yanıtladı: Köpekler kış depresyonuna girer mi?

Köpekler insan duygularını ve hatta sahiplerinin yalan söyleyip söylemediğini anlayabiliyor (Unsplash)
Köpekler insan duygularını ve hatta sahiplerinin yalan söyleyip söylemediğini anlayabiliyor (Unsplash)
TT

Uzmanlar yanıtladı: Köpekler kış depresyonuna girer mi?

Köpekler insan duygularını ve hatta sahiplerinin yalan söyleyip söylemediğini anlayabiliyor (Unsplash)
Köpekler insan duygularını ve hatta sahiplerinin yalan söyleyip söylemediğini anlayabiliyor (Unsplash)

Belirli mevsimlerde kendini büyük ölçüde kötü hisseden kişiler, muhtemelen mevsimsel depresyon diye bilinen mevsimsel duygulanım bozukluğundan mustarip.
Peki normalde etrafına neşe saçan evcil köpeklerin de yılın belirli zamanlarında daha durgun olması neyle açıklanabilir? Yoksa bu sevimli hayvanlar da mevsimsel depresyona mı giriyor?
İşte uzman yanıtları...

Mevsimsel depresyon nedir?
Uzmanlar, yılda yaklaşık 4 ila 5 ay süren mevsimsel depresyon semptomlarının majör depresyonla örtüştüğünü söylüyor.
Bu belirtiler arasında bir zamanlar keyif veren aktivitelere yönelik ilginin kaybedilmesi, uyku sorunları, enerjinin düşmesi, konsantrasyonda zorluk ve günün büyük kısmında depresif hissetme yer alıyor.
Çoğu durumda mevsimsel depresyon, ilkbahar ve yaz aylarında kayboluyor ve sonbaharın sonlarında veya kışın başlarında ortaya çıkıyor. Bu, halk arasında "kış depresyonu" diye de anılıyor.

"Köpekler de üzülür"
Amerikan Köpek Kulübü’nün (AKC) baş veterineri Dr. Jerry Klein, köpeklerin de kesinlikle depresif ve endişeli hissedebileceğini söylüyor.
Klein’a göre köpekler, ister insan isterse başka bir hayvan olsun, bir arkadaşının kaybının ardından depresyona girebileceğini ve yalnızlık çekebileceğini gösteren araştırmalar var.
Öte yandan insanların "hüzün" diye nitelediği uzun erimli, derin duyguları köpeklerin hissedip hissedemediği kesin değil.
Klein, "Köpekler daha çok anı yaşar ve insanlar gibi 'özbilinç' ya da içsel düşünme eğilimine sahip değildir" ifadelerini kullanıyor. Veteriner ayrıca, köpeklerde üzüntünün genellikle kısa ömürlü olduğuna dair iddiaları da hatırlatıyor.
Amerikan Veteriner Hekimler Birliği (AVMA) Başkanı Dr. Jose Arce de Klein'ın düşüncelerine katılıyor.
Bununla birlikte hekimler, köpeklerin stres, kaygı ve depresyon gibi olumsuz duygusal durumları kesinlikle deneyimleyebileceğini düşünüyor.

Köpekler ve mevsimsel depresyon
Newsweek’e konuşan Arce, "Köpeklerin insanlar gibi mevsimsel duygudurum bozukluğundan muzdarip olabildiğine dair kanıt yok" diyor.
Klein ise bir hayvanın mevsimsel duygu durum bozukluğundan etkilenip etkilenemeyeceğini gösterebilecek bir bilimsel modelin kısa süre öncesine kadar geliştirilemediğini belirtiyor.
Ancak Klein’a göre son zamanlarda hamster ve çim fareleri üzerinde yapılan araştırmalar, mevsimsel değişikliklerin hayvanları da olumsuz etkilediğini kanıtlayabilir.
"Güneş ışığını daha az alan hamsterlar ve sıçanlar depresif davrandı" diyen Klein, sözlerini şöyle sürdürüyor:
"Söz konusu çalışmada kemirgenlerin beyin kimyasında değişiklik keşfetti: Hipokampus küçüldü. Bunun, depresyonun bir nedeni olduğu düşünülür."
Araştırmacılar köpekler üzerinde bu tarz deneyleri henüz yapmadı. Ancak Klein, eldeki bulgulardan hareketle köpeklerin de mevsimsel depresyondan etkilenme ihtimali olduğunu düşünüyor.
Veterinere göre bulgular, hayvanların beyin kimyasında ve ruh halinde daha kısa günlerde ve daha az ışık gördükleri dönemde değişimler meydana gelebilir.
Öte yandan Birleşik Krallık merkezli yardım kuruluşu Halkın Hasta Hayvanlar Dispanseri'nden (PDSA) veterinerler, "Evcil hayvanlar aslında mevsimsel depresyonun acısını doğrudan çekmez" diyor.
Kurum bunu şöyle açıklıyor:
"Eğer kasvetli aylarda biraz kötü görünüyorlarsa bunun nedeni bizim moral bozmamız ve doğal olarak duygularımızı evcil hayvanlarımıza yansıtmamız olabilir."

Köpeklerde depresyon belirtileri
Klein’a göre köpeklerde depresyon belirtileri arasında enerji kaybı, normalde zevk aldığı aktivitelere ilginin kaybolması, iştah kaybı ve başlarını ya da kuyruklarını düşürme gibi fiziksel değişimler yer alıyor.
Ancak veteriner, köpeklerin davranışlarındaki iştah kaybı gibi belirtilerin aynı zamanda fiziksel bir rahatsızlığa işaret edebileceğine dair de uyarıyor.
Zira ağrı gibi tıbbi bir durum da aynı semptomlara neden oluyor. Bu nedenle evcil hayvan sahipleri bu değişiklikleri yalnızca depresyona yormamalı. 
Klein bu durumda köpeklerin veterinere muayene ettirilmesinin son derece önemli olduğunu vurguluyor.
Independent Türkçe, Newsweek, PDSA



Uzmanlar açıkladı: Köpeğinizin depresyonda olduğunu nasıl anlarsınız?

Köpeklerde depresyonun belirtileri insanlardakine benziyor. Uzmanlar, dikkat edilmesi gereken birkaç belirti olduğunu söylüyor (Unsplash)
Köpeklerde depresyonun belirtileri insanlardakine benziyor. Uzmanlar, dikkat edilmesi gereken birkaç belirti olduğunu söylüyor (Unsplash)
TT

Uzmanlar açıkladı: Köpeğinizin depresyonda olduğunu nasıl anlarsınız?

Köpeklerde depresyonun belirtileri insanlardakine benziyor. Uzmanlar, dikkat edilmesi gereken birkaç belirti olduğunu söylüyor (Unsplash)
Köpeklerde depresyonun belirtileri insanlardakine benziyor. Uzmanlar, dikkat edilmesi gereken birkaç belirti olduğunu söylüyor (Unsplash)

Julia Musto Bilim ve İklim Muhabiri

Uzmanlara göre, köpeğinizin depresyonda olup olmadığını öğrenmek istiyorsanız dikkat etmeniz gereken birkaç belirti var.

Köpeklerdeki depresyon vakalarının pek çoğu birkaç hafta içinde kendiliğinden düzelse de bazıları daha uzun sürer ve özel tedaviye ihtiyaç duyar.

Uzmanlar, köpek sahiplerini endişelendirmesi gereken birkaç belirti olduğunu söylüyor. Amerikan Kennel Kulübü'ne göre insanlar gibi köpekler de en sevdikleri aktivitelere katılmaya isteksiz olabilir veya beden dillerinde değişiklik görülebilir.

Depresyondaki köpekler enerjisiz olabilir, yemek yemek istemeyebilir, içine kapanabilir ya da sahiplerine aşırı bağımlı hale gelebilir.

Hayvan davranış uzmanı ve lisanslı profesyonel köpek eğitmeni Dr. Leslie Sinn, kulübe yaptığı açıklamada, "En temel belirti, normal davranışlarında değişiklik olması" diyor. 

Müşterilerimin çoğundan, köpeklerinin daha önce gerçekten keyif alıyor gibi göründüğü aktiviteleri yapmayı artık pek istemediğini duyuyorum.

Depresyonun fiziksel belirtileri insanlarda da görülebiliyor ancak köpeklerde daha belirgin olabiliyor. Depresyondaki köpeklerin gözleri genellikle hüzünlü ve sarkık olur, kulakları da geriye doğru çekilir.

Ancak depresyondaki köpeklerde bu belirgin özelliklerin birçoğu görülmeyebilir.

Uzmanlara göre depresyondaki köpeklerine yardım etmek isteyen kişiler, köpeğin çevresinde bir değişiklik olup olmadığını, hayvanın sahipleriyle her zamanki kadar iletişim kurup kaliteli zaman geçirip geçirmediğini, köpeğin yeterince uyarılıp uyarılmadığını ve düzenli egzersiz yapıp yapmadığını sorgulaması gerekiyor. Tüm bu faktörlere dikkat etmek, hafif depresyon vakalarında fayda sağlayabilir ve sorun birkaç gün veya hafta içinde düzelebilir.

Öte yandan ciddi vakalar çok daha uzun sürebilir.

Bu nedenle uzmanlar, bu değişikliklere neyin sebep olabileceğini anlamak için genellikle bir profesyonelle çalışmayı öneriyor. Köpek davranış uzmanları, veteriner hekimler ve eğitmenler, bir köpeğin depresyonunun tıbbi bir sorunun belirtisi olup olmadığını da belirleyebilir.

Bazı durumlarda ve özellikle yaşlı köpeklerde, köpeğin depresif davranışı demans gibi bilişsel gerilemelerin göstergesi olabilir.

Köpeklerde depresyon ve izolasyon, ağrılı artrit ve kalp hastalıklarıyla da ilişkilendiriliyor.

Uzmanlar, köpekleri sakinleştirmek için ilaç da yazabilir ancak köpek antidepresanları yaygın kullanılmıyor. Kulüp, bu ilaçların genellikle yüksek sesler, yabancı yerler, seyahat, ayrılık kaygısı veya diğer hayvanlar ve insanlara karşı gösterilen tepkisel davranışlar nedeniyle reçete edildiğini belirtiyor.

Sonuç olarak etkili bir tedavi planı hem ilaç kullanımını hem de köpeklerin moralini yükseltmeyi sağlayacak yaklaşımları içerebilir.

Lisanslı hayvan davranış uzmanı ve Insight Animal Behavior Services'ın sahibi Dr. Kelly Ballantyne de kulübe şunları söyledi:

Ruhsal rahatsızlıktan muzdarip köpekler için ilaçların tek seçenek değil, tedavi planının sadece bir parçası olduğunu kabul etmenin önem taşıdığını düşünüyorum.

Independent Türkçe,independent.co.uk/life-style


Çin, yetişkin bir ineği kaldırabilen 4 metrelik robotunu tanıttı

Fotoğraf: NeodraDynamics
Fotoğraf: NeodraDynamics
TT

Çin, yetişkin bir ineği kaldırabilen 4 metrelik robotunu tanıttı

Fotoğraf: NeodraDynamics
Fotoğraf: NeodraDynamics

Çinli bir girişim, 500 kilogramlık yükleri taşıyabildiğini iddia ettiği 4 metre boyundaki robotunu tanıttı.

Pekin merkezli NeodraDynamics, yapay zeka destekli Neo1 insansı robotunun, rakiplerinin ürettiği insan boyutundaki robotların fiziksel sınırlarını aşacak şekilde tasarlandığını belirtiyor.

NeodraDynamics'in kurucusu Yang Tao, "Robotlar sadece insan formunu taklit etmekle kalmamalı, insanların fiziksel sınırlarını aşarak eşi benzeri görülmemiş işlevsel yetenekler de sergilemeli" diyor.

1,2 ton ağırlığındaki dev robot, standart elektrik motorları yerine hidrolik aktüatörler kullanarak kuvvetini muazzam derecede artırıyor ve bu sayede, toplamda küçük bir araba veya yetişkin bir ineğe eşdeğer yükü iki koluyla taşıyabiliyor.

Tao, "Hidrolik-elektrik karışımı temel teknolojimiz, robotların güç ve dayanıklılık gibi esas sorunlarını çözerek bedenlenmiş zekanın endüstriyel uygulamalarda gerçekten yer edinmesini ve endüstriyel dönüşümü desteklemesini sağlıyor" ifadelerini kullanıyor.

fghy
NeodraDynamics'in Neo1 insansı robotunun elinin yakın çekimi (NeodraDynamics)

Bu ay düzenlenen 2026 Çin Uluslararası Endüstri Fuarı'nda tanıtılan Neo1, zorlu ortamlarda ağır montaj, madencilik veya afet bölgelerinde enkaz kaldırma gibi endüstriyel işleri yapmak üzere tasarlandı.

NeodraDynamics, parmak ucu hassasiyeti 0,01 milimetre olan robotun, iğneye iplik geçirme gibi yüksek hassasiyet gerektiren görevleri yerine getirebildiğini iddia ediyor.

Şirket, internet sitesinde "süper insansı robot" diye nitelediği cihazın, bünyesindeki yapay zeka sayesinde "nihayetinde ailelere hizmet edebileceğini" belirtiyor.

NeodraDynamics, robotun sahip olduğunu iddia ettiği yetenekleri henüz göstermedi; fuarda sergilenen model yalnızca sınırlı kol ve bacak hareketleri yapıyordu.

Çin'in martta onaylanan son 5 yıllık planı, yapay zeka destekli robotları ulusal ekonomi stratejisinin merkezine yerleştirdi.

Çin Ulusal İstatistik Bürosu'nun son verilerine göre süper güç, halihazırda 2 milyondan fazla endüstriyel robot kullanıyor.

Uluslararası Robotik Federasyonu'nun geçen ay yayımladığı ayrı bir rapora göre, fabrikalarda yeni devreye alınan robotların yüzde 59'u Çin'e ait.

Ülke ayrıca tüm insansı robot üreticilerinin yarısından fazlasına ev sahipliği yapıyor.

Uluslararası Robotik Federasyonu Başkanı Jane Heffner, "Çin'in endüstriyel sistemini modernize etme başarısı, 10 yıl önce başlatılan ulusal robotik stratejisine dayanıyor" diyor.

Çin'in 2026-2030 dönemini kapsayan 15. Beş Yıllık Planı kapsamında başlatılan son güncelleme, yapay zeka araştırmalarını fiziksel uygulamalara yoğunlaştırmayı ve robotları ekonomik büyümenin başlıca itici gücü haline getirmeyi amaçlıyor.

Independent Türkçe


125 milyon yıl önce bataklıklarda dolaşan dinozor tespit edildi

Iguanodontian dinozor grubundan Paludohadros proudlovii'nin sığ bir su kütlesinin kenarındaki çamurda yürüdüğü halinin rekonstrüksiyonu (Guilherme Gehr)
Iguanodontian dinozor grubundan Paludohadros proudlovii'nin sığ bir su kütlesinin kenarındaki çamurda yürüdüğü halinin rekonstrüksiyonu (Guilherme Gehr)
TT

125 milyon yıl önce bataklıklarda dolaşan dinozor tespit edildi

Iguanodontian dinozor grubundan Paludohadros proudlovii'nin sığ bir su kütlesinin kenarındaki çamurda yürüdüğü halinin rekonstrüksiyonu (Guilherme Gehr)
Iguanodontian dinozor grubundan Paludohadros proudlovii'nin sığ bir su kütlesinin kenarındaki çamurda yürüdüğü halinin rekonstrüksiyonu (Guilherme Gehr)

Vishwam Sankaran Bilim ve Teknoloji Muhabiri

Yaklaşık 125 milyon yıl önce İngiltere'nin bataklıklarında yaşayan bir dinozor türü, Surrey'deki ikonik Ewhurst tuğla fabrikasında ortaya çıkarılan bir fosil sayesinde tespit edildi.

25 yıldan uzun süre önce keşfedilen fosil örneği, Londra Doğa Tarihi Müzesi tarafından korunuyordu. Başlangıçta, başparmaklarındaki karakteristik sivri çıkıntılarla tanınan dinozor grubu Iguanodontianlar'ın üyesi olarak tanımlanmıştı.

Ancak fosilin, Iguanodon alt grubuna mı yoksa onun daha küçük akrabası Mantellisaurus'a mı ait olduğu belirsizliğini koruyordu.

Doğa Tarihi Müzesi'nden araştırmacılar, 2023'te Mantellisaurus hakkında yayımlanan bir çalışmanın, aralarındaki temel farklılıkların tespit edilmesini sağladığını söylüyor.

Bu nedenle son yıllarda paleontologlar, Doğa Tarihi Müzesi'nin gözetimindeki fosilleri yeniden inceliyor.

Yeni tanımlanan ve Paludohadros proudlovii adı verilen tür, bölgenin çamurlu sulak alanlarla kaplı olduğu Erken Kretase Dönemi'nde İngiltere'nin güneyinde yaşayan dört ayaklı bir otçuldu.

Dinozorun adındaki "palus", Latincede "bataklık" anlamına gelirken, tür ismi "proudlovii" ise Will Proudlove'a atfen verildi. Ewhurst Works'ün eski çalışanı Proudlove, kariyer basamaklarını tırmanarak müdür pozisyonuna yükselmişti.

Will, Paludohadros'un çıkarılmasından kısa süre önce, 35 yaşında hayatını kaybetmiş ve arkasında eşi Rachael'la çocukları Ellie ve Matt'i bırakmıştı.

Rachael Proudlove, "Ne yazık ki bu dinozor, onun ölümünden ancak bir yıl sonra keşfedildi. Fakat o zamandan beri bu hikaye hayatımızın bir parçası haline geldi" diyor.

Görsel kaldırıldı.
Kafatası kemikleri (Tim Burgess / Wienerberger Ltd.)

Journal of Systematic Palaeontology'de yayımlanan yeni araştırmaya göre yaklaşık 5 metre uzunluğunda ve 1,5 ila 2 ton ağırlığındaki Paludohadros proudlovii örneği, muhtemelen bir gergedana yakın boyutlardaydı.

Ancak görünüşe göre fosil kemikleri tam gelişmediği için araştırmacılar, bu bireyin henüz yavru olduğunu ve bu türün yetişkinlik çağında muhtemelen çok daha büyük boyutlara ulaşabildiğini düşünüyor.

Bilim insanları, tarih öncesi İngiltere'nin bataklıklarında yaşayan P. proudlovii'nin, iki ayaklı korkunç ve etçil Baryonyx walkeri de dahil birkaç başka dinozorla aynı ortamı paylaşmış olabileceğini belirtiyor.

Doğa Tarihi Müzesi'nden öğretim üyesi ve çalışmanın kıdemli yazarı Susannah Maidment, "Paludohadros, Baryonyx'ten sadece 100 metre uzakta bulundu ve bu dinozorun fosillerini de Doğa Tarihi Müzesi'nde muhafaza ediyoruz. Baryonyx daha çok balıkları yemesiyle bilinse de bu dinozorun son öğününde bir yavru iguanodontian da vardı" diyor.

Dr. Maidment şu ifadeleri kullanıyor: 

Bunun hangi türe ait olduğunu kesin bir şekilde söyleyemiyoruz; bu nedenle Baryonyx'in genç Paludohadros'ların kalıntılarını yemiş olması ya da fırsat bulduğunda onları avlamış olması da mümkün.

Independent Türkçe,independent.co.uk/news