Moskova, NATO’yu Asya’yı istikrarsızlaştırmakla suçluyor

CICA Dışişleri Bakanları, Afganistan’ı ve Asya’da  kalkınmayı görüştü

Rusya Dışişleri Bakanı (solda), 12 Ekim’de CICA toplantısına katılımı sırasında Hint mevkidaşı ile bir yan görüşmede (EPA)
Rusya Dışişleri Bakanı (solda), 12 Ekim’de CICA toplantısına katılımı sırasında Hint mevkidaşı ile bir yan görüşmede (EPA)
TT

Moskova, NATO’yu Asya’yı istikrarsızlaştırmakla suçluyor

Rusya Dışişleri Bakanı (solda), 12 Ekim’de CICA toplantısına katılımı sırasında Hint mevkidaşı ile bir yan görüşmede (EPA)
Rusya Dışişleri Bakanı (solda), 12 Ekim’de CICA toplantısına katılımı sırasında Hint mevkidaşı ile bir yan görüşmede (EPA)

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, NATO’yu ‘Orta Asya bölgesinde ve komşu Asya ülkelerinde güçlerini yeniden konuşlandırmaya çalışmakla’ suçlayarak, Asya’daki jeopolitik durumu askeri yapılarla istikrarsızlaştırma girişimlerine karşı uyardı. Lavrov, 12 Ekim’de ‘Asya’da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler (CICA)’ grubunun dışişleri bakanları toplantısına katılımı sırasında ‘bölge ülkeleri arasındaki işbirliğini engelleyen siyasi manevraları’ eleştirdi. Rus Bakan, NATO’nun, ülkedeki 20 yıllık varlığının sorumluluğunu üstlenme konusunu görmezden gelerek, Afganistan’ın komşularına ‘ülkede ortaya çıkan sorunları çözmelerini’ önerdiğini söyledi. Aynı şekilde “Batı İttifakı’nın, Afganistan’dan geri çekildikten sonra Orta, Güney veya Güneydoğu Asya olsun, bölgenin diğer bölgelerine güçlerini yeniden konuşlandırmayı ve aynı zamanda bu bölgelere Afgan mülteci dalgaları göndermeyi arzuladığını söylemek mümkündür” diyen Lavrov, Moskova’nın ‘bölge ülkeleri arasındaki iş birliğini engelleyen dar şekilli askeri ve siyasi yapılarla Asya’daki jeopolitik durumu istikrarsızlaştırmaya yönelik açık girişimlere tanık olduğuna’ dikkat çekti. Sergey Lavrov, “Ne yazık ki bölgedeki jeopolitik ittifaklar daha az karmaşık hale gelmiyor. Bu durum, bölgenin koordineli kapsamlı çok taraflı iş birliği ve entegrasyon sistemine geçişini engelliyor. Devletler arasındaki mevcut karşılıklı etkileşim mekanizmalarını baltalamak amacıyla durumu kızdırmaya yönelik kasıtlı girişimlere tanık oluyoruz” dedi.
Sergey Lavrov, “Soğuk Savaş’ın mantığına ve kontrol politikasına göre faaliyet gösteren özel bileşime ve askeri bloklara sahip dar yapılar, Asya’daki durumun istikrarsızlaşmasına neden oluyor” dedi. Afganistan’ın iç koşullarına ilişkin olarak, ülkesinin NATO kuvvetleri tarafından Afganistan’da terk edilen silahları ve askeri teçhizatı yıkıcı hedeflere ulaşmak için kullanmayı’ reddettiğini ifade eden Rus Bakan, sözlerinin devamında ise “NATO güçlerinin alelacele geri çekilmesi, Afgan çelişkilerini şiddetlendirdi ve karmaşıklaştırdı. Bu kuvvetler, Afganistan’da çok sayıda silah ve askeri teçhizat bıraktı. Bunları, yıkım için kullanmamak önemli. Taliban, terörle ve uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele etme niyetinde olduklarını ve komşu ülkelerde istikrarsızlığı yaymak istemediklerini açıkladı. Ayrıca kapsayıcı bir hükümet kurmaya çalıştıklarını da vurguladılar. Şu an önemli olan şey, bu sözleri tutmaktır” dedi. Lavrov’un açıklaması, Kazakistan’ın başkenti Nur Sultan’da 12 Ekim’de düzenlenen Asya’da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı (CICA) 6. Dışişleri Bakanları Toplantısı açılış oturumunda geldi. Ev sahibi tarafa göre toplantının gündeminde, ‘Afganistan ile ilgili koşullar ve güven faaliyetleri bağlamında konferansın etkinliğini geliştirmeye yönelik beklentilerin yanı sıra koronavirüs sonrası dönemde kalkınma programlarını canlandırmaya yönelik ortak önlemler’ yer alıyor.
1992 yılında Kazakistan, CİCA girişimini başlattı. Örgütün daimi üye sayısı, şu anda 7 Arap ülkesi (Bahreyn, Mısır, Irak, Ürdün, Filistin, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE)) olmak üzere 27 ülkeden oluşuyor. Örgütün üyeleri arasında İran ve İsrail de bulunuyor. Aynı şekilde Arap Birliği ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı da dahil olmak üzere 13 ülkeye ve bölgesel ve uluslararası kuruluşlara gözlemci olarak üyelik hakkı verildi.
CICA, Asya’daki bölgesel güvenlik konularında diyalog ve istişare için bir forum olarak sayılıyor. Temel amacı, ‘Asya’da barışı, güvenliği ve istikrarı korumak için çok taraflı güven artırıcı önlemler yoluyla iş birliğini geliştirmek’ olarak biliniyor. 12 Ekim’de katılımcı bir heyetin açıklaması sonrasında örgüte üye devletlerin öncelikleri arasındaki farklılığın boyutu ortaya çıktı. Video konferans teknolojisi ile katılan Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, konuşmasında Kovid-19 sonrası Asya’da güvenlik ve sürdürülebilir kalkınma meselelerine odaklandı. Ayrıca Mısır temsilcisi ve Dışişleri Bakanı adına toplantıya katılan Siyasi Planlama ve Kriz Yönetimi Dairesi Başkanı Büyükelçi Ala Musa ise, ‘uluslararası barışı koruma çabaları çerçevesinde, ayrıca 4 Haziran 1967 sınırlarında ve başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devletinin kurulması temelinde ilerlemenin önemi’ üzerinde durdu. Aynı şekilde ‘Orta Doğu’da nükleer silahlardan ve diğer kitle imha silahlarından arındırılmış bir bölge oluşturma çabalarını desteklemenin’ önemli olduğunu söyleyen Musa, ‘aşıların tüm ülkelere adil ve eşit bir şekilde sunulmasını sağlamak da dahil CICA’nın, koronavirüs pandemisinin etkileriyle mücadele etme çabalarına etkin bir şekilde katkı sağlaması gerektiğini’ vurguladı.
Öte yandan Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, yaptığı açılış konuşmasında, CİCA’nın kurucusu eski Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in ‘Bilgeler Konseyi Başkanlığı’ görevine aday olmasını önerdi. Kazakistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Akan Rahmatulin de görüşme sırasında, üye ülkelerin Bilgeler Konseyi listesini onaylayacağını belirtti.



İran hükümeti: Herhangi bir yanlış hesaplamayı önlemek için tüm caydırıcı araçları kullanacağız

ABD uçak gemisi USS Gerald Ford, Akdeniz'deki Yunan adası Girit'te mola verdi (AFP)
ABD uçak gemisi USS Gerald Ford, Akdeniz'deki Yunan adası Girit'te mola verdi (AFP)
TT

İran hükümeti: Herhangi bir yanlış hesaplamayı önlemek için tüm caydırıcı araçları kullanacağız

ABD uçak gemisi USS Gerald Ford, Akdeniz'deki Yunan adası Girit'te mola verdi (AFP)
ABD uçak gemisi USS Gerald Ford, Akdeniz'deki Yunan adası Girit'te mola verdi (AFP)

İran hükümeti bugün yaptığı açıklamada, savaşa kıyasla diplomasiyi tercih ettiğini, ancak her iki seçeneğe de hazır olduğunu ve herhangi bir yanlış hesaplamayı önlemek için tüm caydırıcılık araçlarını kullanacağını vurguladı.

İran Hükümet Sözcüsü Fatma Muhacerani, üniversite öğrencilerinin protesto hakkına sahip olduğunu, ancak ‘kırmızı çizgileri’ aşmamaları gerektiğini belirtti. Bu açıklama, hafta sonundan bu yana İran üniversitelerinde yeniden alevlenen protestolara ilişkin ilk resmî tepki oldu.

Muhacerani, “Kutsallar ve bayrak, öfkenin en yoğun anlarında dahi aşmamamız ya da sapmamamız gereken kırmızı çizgilerin iki örneğidir” ifadesini kullandı.

Görgü tanıkları ve internette paylaşılan videolara göre öğrenciler, İran’ın başkenti genelindeki üniversitelerde hükümet karşıtı protestolar düzenledi. Bu gelişme, ABD güçlerinin bölgede olası saldırılar için konuşlandırıldığı bir dönemde, yeni bir huzursuzluk işareti olarak değerlendirildi.

ABD’nin, Tahran’ın nükleer programı konusunda İranlı yetkililerle yeni bir müzakere turunu önümüzdeki perşembe günü Cenevre’de gerçekleştirmesi planlanıyor.

Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi X platformunda yaptığı paylaşımda, “ABD ile İran arasındaki müzakereler perşembe günü Cenevre’de yapılacak olup, bir anlaşmaya varmak amacıyla ilave bir adım atma yönünde olumlu bir niyet bulunmaktadır” ifadesini kullandı.

Görüşmeler, ABD Başkanı Donald Trump’ın Tahran’daki yönetime karşı askeri bir saldırı başlatabileceğine dair artan endişelerin gölgesinde yürütülüyor.

Trump dün, Genelkurmay Başkanı’nın İran’a yönelik büyük çaplı bir operasyonun riskleri konusunda uyarıda bulunduğuna ilişkin haberleri yalanlayarak, Washington’un herhangi bir çatışmada Tahran’ı ‘kolaylıkla’ yenilgiye uğratabileceğini vurguladı.

fevfr
Tahran’daki ez-Zehra Üniversitesi önünde hükümet karşıtı bir yürüyüş için toplanan kız öğrencileri gösteren videodan alınan ekran görüntüsü (AFP)

Amerikan medyasında yer alan haberlerde, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dan Caine’in, İran’a yönelik olası saldırıların çatışmanın uzaması da dahil olmak üzere çeşitli riskler barındırdığı konusunda uyarıda bulunduğu belirtilmişti. Ancak Trump, sahibi olduğu Truth Social platformundaki paylaşımında, Caine’in ‘İran’a karşı savaşa girilmesine karşı çıktığı’ yönündeki iddiaların ‘yüzde yüz yanlış’ olduğunu ifade etti.

Şarku’l Avsat’ın Axios internet sitesinden aktardığına göre, ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile Trump’ın damadı Jared Kushner, başkanı şu aşamada İran’a yönelik saldırı düzenlememesi ve diplomatik çabalara alan tanıması yönünde teşvik ediyor.

Ancak ABD Başkanı Donald Trump, Amerikan medyasını kasıtlı olarak ‘yanlış’ haberler yapmakla suçladı.

Trump, “Kararı veren benim. Bir anlaşmaya varmayı tercih ederim; ancak bir anlaşma yapamazsak, bu o ülke için çok kötü, halkı için ise son derece talihsiz bir gün olur” ifadelerini kullandı.

Trump, devam eden görüşmelerin ilk başkanlık döneminde 2018 yılında çekildiği nükleer anlaşmanın yerine geçecek bir düzenlemeyle sonuçlanmaması halinde, Tahran’a karşı ilave askerî adımlar atmakla da defalarca tehdit etmişti.

Washington yönetimi Ortadoğu’ya büyük bir askerî güç konuşlandırdı; bölgeye iki uçak gemisi, ondan fazla savaş gemisi ile çok sayıda savaş uçağı ve askerî teçhizat sevk edildi.


Tahran, diplomatik faaliyetler sürerken Washington'a saldırı konusunda uyardı

USS Gerald R. Ford uçak gemisi dün Girit adasının kuzeybatı kıyısındaki Souda Körfezi'nde bulunan deniz üssüne ulaştı (Reuters)
USS Gerald R. Ford uçak gemisi dün Girit adasının kuzeybatı kıyısındaki Souda Körfezi'nde bulunan deniz üssüne ulaştı (Reuters)
TT

Tahran, diplomatik faaliyetler sürerken Washington'a saldırı konusunda uyardı

USS Gerald R. Ford uçak gemisi dün Girit adasının kuzeybatı kıyısındaki Souda Körfezi'nde bulunan deniz üssüne ulaştı (Reuters)
USS Gerald R. Ford uçak gemisi dün Girit adasının kuzeybatı kıyısındaki Souda Körfezi'nde bulunan deniz üssüne ulaştı (Reuters)

İran, Cenevre'de üçüncü tur dolaylı müzakerelerin arifesinde, ABD'ye, ‘sınırlı’ olarak nitelendirilse bile herhangi bir saldırının bir saldırganlık eylemi olarak kabul edileceğini ve ‘kararlı ve katı’ bir yanıtla karşılanacağı uyarısında bulundu.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, herhangi bir saldırganlığın etkilerinin ‘tek bir ülkeyle sınırlı kalmayacağını’ söyledi. Garibabadi, gerginliğin tırmanmasını önleme çağrısında bulunurken Tahran, ‘geçici anlaşmaya’ varıldığı haberlerini bir kez daha yalanladı ve herhangi bir anlaşma için yaptırımların kaldırılmasında ısrarcı olduğunu vurguladı.

Diplomatik kanallar aracılığıyla İran'ın olası bir yanıt vermesi bekleniyor. Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin liderliğindeki müzakerelerle paralel olarak, Ali Laricani'nin Umman'ın arabuluculuğuyla Tahran'ın tutumunu iletmek üzere Maskat'a ziyaret edeceği bildiriliyor.

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, İran'ı somut tavizler vermeye zorlamak için ‘hedefli bir saldırı’ yapmayı düşünürken, İran'ın buna uymaması halinde daha geniş çaplı bir saldırı seçeneğini de açık tutuyor. ABD’den gelen haberlere göre Trump, açık bir savaşı önlemek için nükleer ve balistik füze tesislerini hedef alan ‘uyarı’ niteliğinde bir saldırı tercih ediyor. Beyaz Saray çevreleri, özellikle seçimlerin yaklaşmasıyla birlikte, herhangi bir askeri harekatın iç siyasi ve ekonomik maliyetler bakımından dikkatlice hesaplanacağını vurguluyor.

Öte yandan Washington, USS Gerald R. Ford uçak gemisinin Yunanistan'ın Girit adasına ulaşmasıyla bölgedeki askeri varlığını güçlendirdi.

Tel Aviv'de ise İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, İsrail'in ‘karmaşık günler’ ile karşı karşıya olduğunu belirterek, İsrail’in saldırıya uğraması halinde ‘hayal edilemeyecek’ bir yanıt vereceklerini söyledi.


Hindistan'da içerisinde yeni kişinin bulunduğu ambulans uçak düştü

Hindistan polisi (EPA)
Hindistan polisi (EPA)
TT

Hindistan'da içerisinde yeni kişinin bulunduğu ambulans uçak düştü

Hindistan polisi (EPA)
Hindistan polisi (EPA)

Hindistan Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (DGCA), pazartesi günü Hindistan'ın doğusunda içerisinde yedi kişinin bulunduğu ambulans uçağın düştüğünü açıkladı.

DGCA, Beechcraft C90 tipi ambulans uçağın, Hindistan'ın doğusundaki Jharkhand eyaletinin Kasaria bölgesinde düştüğünü belirtti. İki mürettebat üyesi de dahil olmak üzere yedi kişinin akıbeti henüz bilinmiyor.

Dün akşam sosyal medyada yayınlanan bir açıklamada, yetkililer, arama ve kurtarma ekiplerinin olay yerine ulaştığını ve Uçak Kazaları Araştırma Bürosu'ndan bir ekibin kaza yerine gönderildiğini kaydetti.

Redbird Airways'e ait özel uçak, dün akşam Jharkhand'ın eylaetinin yönetim şehri Ranchi'den, bir hasta ve sağlık ekibini taşıyan Yeni Delhi'ye doğru yola çıkmıştı.

Yetkililer, ‘uçağın kötü hava koşulları nedeniyle rota değişikliği talebinde bulunduğunu’ ve 23 dakika sonra hava trafik kontrolüyle iletişimi kaybettiğini belirtti.

Yerel basında, uçağın bir ormana düştüğü bildirildi.

Geçen ay, batıdaki Maharaştra eyaletinden bir hükümet yetkilisi ve dört kişi, kiraladıkları uçak Pune şehrine iniş yaparken düşerek hayatını kaybetmişti.