Biden'ın karşı karşıya olduğu zorluklar giderek artıyor: Peki bunları aşabilecek mi?

Sosyal yardım paketi, ABD Başkanının çöken popülaritesini kurtarmak için tek can simidi.

Biden’in şu anki en büyük zorluğu, tarihi bir harcama paketini yürürlüğe geçirmek için Demokratları Kongre’de nasıl birleştireceği (AFP)
Biden’in şu anki en büyük zorluğu, tarihi bir harcama paketini yürürlüğe geçirmek için Demokratları Kongre’de nasıl birleştireceği (AFP)
TT

Biden'ın karşı karşıya olduğu zorluklar giderek artıyor: Peki bunları aşabilecek mi?

Biden’in şu anki en büyük zorluğu, tarihi bir harcama paketini yürürlüğe geçirmek için Demokratları Kongre’de nasıl birleştireceği (AFP)
Biden’in şu anki en büyük zorluğu, tarihi bir harcama paketini yürürlüğe geçirmek için Demokratları Kongre’de nasıl birleştireceği (AFP)

Tarık Al Sami
İnsanlar, olaylar tarafından kontrol edildiğini hissettiklerinde ABD başkanlarının başı belaya girer. Joe Biden’ın şu anki durumu da bu. Yaklaşık 9 aylık başkanlığının ardından ABD Başkanı, hızlı bir şekilde çözme yeteneğine sahip olmadığı çok sayıda zorlu yerel ve küresel krizle karşı karşıya. Bu yüzden popülaritesi Beyaz Saray’a girdiğinden beri en düşük noktasına ulaştı.
Ancak şu anki en büyük zorluğu, altyapıyı iyileştirmek için ayrı bir yasaya paralel olarak, bir dizi sosyal fayda içeren tarihi bir harcama paketini onaylamak için Demokratları Kongre’de nasıl birleştireceğidir. Ekonomi düzeyini ve ardından ABD’lilerin yaşamlarını yükseltmek için bahse girdiği şey, çöken popülaritesini kurtarmaya yardımcı olacak. Peki Demokrat Parti’deki ilericiler ve ılımlılar arasındaki uçurumu kapatabilecek mi? Mevcut durum Demokratların gelecek yıl yapılacak ara seçimlerdeki şanslarını nasıl etkileyecek?

Zor günler
Başkan Biden, Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi ve Senato Çoğunluk Lideri Chuck Schumer, Ekim ayı sonlanmadan önce zor günlerle karşı karşıya. Öyle ki ayrı bir altyapı yasa taslağının onaylanmasına paralel olarak, Biden’ın gündeminin merkezinde yer alan devasa bir sosyal yardım paketini yürürlüğe koymak için çalkantılı toplantılarında kan davalı grupları bir araya getirmek üzere mücadele etmeleri gerekiyor. Her ikisi de Başkanın ‘Afroamerikalılar da dahil olmak üzere’ Demokrat seçmenler arasında bile çöken popülaritesini kurtarmak için kalan tek can simidini temsil ediyor.
Potansiyel olarak feci sonuçları olan bu ağır yük, birikmiş zorlukları azaltmak için büyük bir yasama zaferine şiddetle ihtiyaç duyuyor. Bu zorlukların başında, ‘yüksek yakıt fiyatları, artan enflasyon, devam eden işsizlik, küresel tedarik zincirlerinde aksama, ABD kuvvetlerinin Afganistan’dan aşağılayıcı şekilde çıkışı, çok sayıda Cumhuriyetçi aşılama politikasını reddederken devam eden koronavirüs salgını tehdidi, Pekin’in Tayvan üzerindeki devam eden baskısının ABD ile Çin arasındaki zaten gergin olan çok cepheli çatışmayı şiddetlendirmesi’ geliyor.

Zor zaman
Şarku'l Avsat'ın Independent Arabia kaynaklı haberine göre, 40 yılı aşkın bir süredir Washington siyasetinin içinde yer alan Biden, ekonomik patlama ve çöküş döngüsüne bağlı olarak karşılaştığı sorunların üstesinden gelinebileceği konusunda iyimser. Ancak buna rağmen birçok şeyin yanlış gittiğine dair rahatsız edici bir ulusal duygunun ortasında otoritesini dayatmasını gerektiren bir siyasi görevi var. Bu durum, Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki tarafından da dile getirildi. Psaki, gerçekten zor bir zaman olduğunu belirtti. Demokratlar, şimdiden gelecek yıl yapılacak ara seçimlerin, Meclis ve muhtemelen Senato’nun kontrolünün ellerinden gideceği konusunda endişeli. Öte yandan eski Başkan Donald Trump, gündemini destekleyen adayları desteklemek için bir dizi eyalete ziyarette bulunurken, 2024’te olası bir başkanlık kampanyası öncesinde bir kaos duygusu oluşturmaya çalışıyor.
Ayrıca Senato’daki Cumhuriyetçilerin engellenmesi, polis reformunu denemek, göçmenlik yasasını değiştirmek ve kapsamlı oy hakları yasası da dahil olmak üzere Demokratların diğer yasama öncelikleri arasında. Demokratların, 2 Kasım’da yapılması planlanan Virginia eyaleti koltuğunu kaybetmesi olası. Birçoğu, bunun partide paniğe neden olacağına inanıyor. Çünkü bu, Biden’ın Beyaz Saray hayalini gerçekleştirmesine yardımcı olan banliyölerdeki ılımlılar ve bağımsızlarla iletişim kurmakta sorun yaşadığı anlamına gelecek.

Yakın tehlikeler
Biden ayrıca, Aralık ayının sonuna kadar başka bir sorunla karşı karşıya kalacak. Öyle ki Cumhuriyetçiler, ABD borç tavanının yükseltilmesine itiraz ediyor. Senato Azınlık Lideri Mitch McConnell, onayın, engelleme mekanizması kuralları uyarınca Senato'daki en az 10 Cumhuriyetçinin desteğini gerektireceğini belirtti. Bu durum, ABD hükümetinin borç faizi ve federal tahviller de dahil olmak üzere borçlu olduğu paranın çoğunu temerrüde düşürdüğü anlamına geliyor. Bu, doları rekor seviyelere indirecek ve ABD’lilerin yaşam standardını düşürecek bir ekonomik felakete işaret ediyor.
Aynı şekilde Senato’da 1,2 trilyon dolar değerinde onaylanan altyapı planının yanı sıra, Biden’ın ‘sağlık, eğitim ve iklim değişikliğine yönelik’ tarihi 3,5 trilyon dolarlık harcama paketi de dahil olmak üzere devasa siyasi gündemi duraksadı. Şaşırtıcı bir şekilde bu devasa harcama paketini engelleyen Cumhuriyetçiler değil, karşıt Demokratlar. Yani Demokratlar, bu noktada çözüm değil sorun haline gelmiş durumda.

Tehlikenin eşiğinde
Demokratlar arasındaki bölünme sorunu, 1,9 trilyon dolarlık koronavirüs yardım yasasının yürürlükten geçmesinden sonra Temsilciler Meclisi’ndeki ilericilerin tavırlarına ve gündemlerine bağlı kalarak bir güç gösterisi oynamalarıydı. Kendileri, yönetimin uzlaşmaya varmakla ilgilendiğinin farkında değillerdi. Bu, Senatör Joe Manchin ve Senatör Kyrsten Sinema gibi Senato’daki bazı ılımlı Demokratı, önerilen 3,5 trilyon dolarlık devasa harcamayı reddederek mücadele yoluna soktu. Bu da Biden’ın gündemini tehlikenin eşiğine getirdi. Çünkü bütçe değişikliği çerçevesinde 1970’lerde onaylanan uzlaşı mekanizması bağlamında yasaların geçmesi, tüm Cumhuriyetçilerin bu planı reddettiği göz önüne alındığında Senato’nun 50 Demokrat üyesinin tamamının onayını gerektiriyor.
Bu yüzden Başkan Biden’ın çok daha proaktif olması gerekebilir. Çünkü Biden’ın gevşemesi, bazılarının 2020’de kendisine yardımcı olan kayıp liderlik tarzını eleştirmesine yol açabilir. Sertliğiyle ilgili sorular, her zaman hassas bir konu olacak. Çünkü Biden, 79 yaşında ve ABD’ye liderlik eden en yaşlı başkan.

Denge oyunu
Sağlık ve sosyal paket krizini atlatmak için Nancy Pelosi, Biden’ın Oval Ofis’teki varlığını ‘Demokratların en iddialı siyasi gündemlerini ilerletmeleri için ender bir fırsat olarak’ gören liberaller ile ‘hükümet harcamalarının genişlemesine ve bundan kaynaklanan zararlara karşı uyarıda bulunan’ ılımlı, temkinli senatörlerin talepleri arasında bağlantı kurdu. Meclis Kurallar Komitesi Başkanı Jim McGovern’e göre başarısızlık bir seçenek değil.
Demokratların her iki mecliste de dar marjları göz önüne alındığında Biden ve Demokrat liderliğin herhangi bir bölünmeye tahammülü yok. Bu hafta Pelosi, zorluklarla karşılaştıklarını kabul etti. 3,5 trilyon dolarlık sosyal yardım paketinin maliyetinin, ilericileri yabancılaştırmadan ılımlı Demokratları tatmin edebilecek şekilde azaltacaklarını da dile getirdi.
Biden, 3,5 trilyon dolar yerine 2 trilyon dolar harcama yapmayı önerirken, müzakerelerin hala devam ettiği göz önüne alındığında, nihai mevzuatın tam boyutu bilinmiyor. Demokrat liderlerin, başlangıç paketindeki bazı ayrıcalıkların iptal edilmesi veya bu programların sürdürülmesi (ama daha kısa bir süre finanse edilerek veya ikisinin bir kombinasyonu yoluyla) gibi harcamaları kısmak için çeşitli stratejik seçenekleri bulunuyor.

Demokratların taktikleri
Demokratların bu tasarıyı onaylamaktan başka bir seçeneği bulunmuyor. Çünkü başarısızlık, Demokratları taktikleri nedeniyle pişman edecek. 2020’deki birçok seçmen, Biden’ı ılımlı olarak görürken Biden, Trump’ın popülist milliyetçiliği tarafından baştan çıkarılanlar da dahil işçi sınıfından ABD’lileri, ‘kendilerini görmezden geldiğine inandıkları hükümetin, hala kendilerine yardım edebileceğine’ ikna etme gerekliliği üzerine bahis oynuyor. Biden, yakın zamanda partisini birleştiremezse, 2020’de kendisini seçmiş ılımlı seçmenleri kendinden uzaklaştıracak.
Ancak Başkan, partisindeki muhalefeti ve engelleyici kafaları ezmeyi ve altyapı ve daha küçük bir sosyal harcama programını yürürlükten geçirmeyi başarırsa, kendinden öncekilerin pek çoğundan sıyrılmış bir miras inşa edecek. Daha da önemlisi salgının şiddetini hafifletmeye dayanan siyasi duruşu, çocukluk aşılarına ve yeni tedavilere bağlı olacak. Enfeksiyonu ve koronanın neden olduğu siyasi öfkeyi azaltabilirse, Kasım 2022’deki ara seçimlerden önce zaman içinde ekonomide ve istihdamda bir iyileşme olması nedeniyle popülaritesini geri kazanabilir. Salgın ise dünya genelinde gerileme yaşarsa bu durum geniş ekonomik dengesizliği tersine çevirebilir. Bu gerçekleşirse ortam, yaklaşan seçimlerde bir Cumhuriyetçi Parti veya Trump’ın 2024’te adaylığa dönmesi için olgunlaşmamış olabilir.

*Independent Arabia'da yer alan bu makalenin çevirisi Şarku'l Avsat tarafından yapılmıştır. 



Avrupa Birliği, planın tam olarak uygulanmasını talep ediyor ve Trump'ın Gazze planının ikinci aşamasının başlatılmasını memnuniyetle karşılıyor

İsrail'in Gazze Şeridi'nin merkezindeki bir evi hedef alan hava saldırısının ardından oluşan yıkım (Reuters)
İsrail'in Gazze Şeridi'nin merkezindeki bir evi hedef alan hava saldırısının ardından oluşan yıkım (Reuters)
TT

Avrupa Birliği, planın tam olarak uygulanmasını talep ediyor ve Trump'ın Gazze planının ikinci aşamasının başlatılmasını memnuniyetle karşılıyor

İsrail'in Gazze Şeridi'nin merkezindeki bir evi hedef alan hava saldırısının ardından oluşan yıkım (Reuters)
İsrail'in Gazze Şeridi'nin merkezindeki bir evi hedef alan hava saldırısının ardından oluşan yıkım (Reuters)

Avrupa Birliği, bugün, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi için hazırladığı barış planının ikinci aşamasının başlatılacağının duyurulmasını memnuniyetle karşıladı. AB, diplomatik, insani ve güvenlik araçlarıyla Gazze Şeridi'ndeki barış çabalarını desteklemeye devam etmeye hazır olduğunu teyit etti.

AB sözcüsü yaptığı açıklamada, “BM Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararıyla onaylanan, Gazze'deki çatışmayı sona erdirmek için hazırlanan 20 maddelik ABD planının ikinci aşamasının başlatılmasının duyurulmasını memnuniyetle karşılıyoruz, özellikle de Filistin Yönetimi'nin desteğiyle Gazze'yi yönetmek üzere bir Filistin ulusal komitesinin atanmasını” ifadelerini kullandı.

Sözcü, “Hamas'ın silahsızlandırılması, kapsamlı insani yardım sağlanması ve Gazze'nin yeniden inşası da dahil olmak üzere barış planının tam olarak uygulanmasını sabırsızlıkla bekliyoruz” diye ekledi.

Trump'ın özel elçisi Steve Witkoff dün, Gazze planının ikinci aşamasının başlatıldığını duyurdu. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu aşama, ateşkesin ardından Hamas'ın silahsızlandırılması, teknokrat bir yönetim ve yeniden inşa aşamalarını içeriyor.

X'te yayınladığı bir gönderide Witkoff, 20 maddelik planın ikinci aşamasının, Gazze'de “Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi” adı altında geçici bir Filistin teknokrat yönetiminin kurulmasını içerdiğini ve bu yönetimin Gazze Şeridi'nin tamamen silahsızlandırılması ve yeniden inşası sürecini başlatacağını belirtti.


İsrail ordusunun Suriye’nin güneyine 22 askeri araçla girmesinin ardından 3 kişi gözaltına alındı

Suriye’de Kuneytra kentinin genel görünümü (Arşiv – Reuters)
Suriye’de Kuneytra kentinin genel görünümü (Arşiv – Reuters)
TT

İsrail ordusunun Suriye’nin güneyine 22 askeri araçla girmesinin ardından 3 kişi gözaltına alındı

Suriye’de Kuneytra kentinin genel görünümü (Arşiv – Reuters)
Suriye’de Kuneytra kentinin genel görünümü (Arşiv – Reuters)

İsrail ordusuna bağlı bir birlik, bugün (perşembe) Suriye’nin güneyinde, Kuneytra’nın güney kırsalındaki Sayda el-Hanût köyüne girdi.

Şarku'l Avsat'ın Suriye televizyonundan aktardığı habere göre 22 askeri araçtan oluşan işgal gücünün köye girerek aralarında iki kardeşin de bulunduğu üç genci gözaltına aldı.

Haberde, bu askeri hareketliliğin Kuneytra kırsalında İsrail güçleri tarafından gerçekleştirilen tekrarlanan ihlaller zincirinin bir parçası olduğu belirtildi.

Öte yandan İsrail ordusu, ultra-Ortodoks (Haredi) askerlerden oluşan “Haşmonaim” Tugayı’na bağlı birliklerin Suriye’nin güneyindeki güvenlik bölgesine konuşlandırıldığını duyurdu. Bu adım, söz konusu tugayın bölgede ilk kez konuşlandırılması olarak değerlendiriliyor.


ABD Grönland'ı ‘Altın Kubbe’ için mi istiyor?

Grönland'ın başkenti Nuuk'un merkezinde bir caddede yürüyen insanlar (AP)
Grönland'ın başkenti Nuuk'un merkezinde bir caddede yürüyen insanlar (AP)
TT

ABD Grönland'ı ‘Altın Kubbe’ için mi istiyor?

Grönland'ın başkenti Nuuk'un merkezinde bir caddede yürüyen insanlar (AP)
Grönland'ın başkenti Nuuk'un merkezinde bir caddede yürüyen insanlar (AP)

Grönland, ABD’nin füze savunması için gerçekten önemli bir yer, ama Washington’ın füze kalkanı ya da diğer adıyla ‘Altın Kubbe’yi kurmak için başka seçenekleri de var. ABD aslında Başkan Donald Trump'ın ülkesinin güvenliği için ‘hayati’ olduğunu söylediği bu kutup adasını ele geçirmek zorunda değil.

ABD füze savunma sistemi hangi özelliklere sahip?

ABD balistik füze savunma sistemi, füzeleri tespit etmek ve izlemek için uydular ve erken uyarı radar ağından oluşur.

Bu sistemler (Pasifik Okyanusu’ndaki) Mariana Adaları, Alaska, Büyük Britanya ve Grönland gibi yerlerde bulunuyor.

ABD ayrıca Aegis Savaş Sistemi ile donatılmış savaş gemilerine güvenebilir ve Romanya'nın Deveselu ile Polonya'nın Redzikowo kentlerinde bulunan radarlarını kullanabilir.

Tüm bunların yanında Washington, Kaliforniya ve Alaska'da konuşlandırılmış 44 Yer Taban Önleyici (GBI) füzesi dahil olmak üzere çeşitli türlerde önleyici füzelere sahip.

Stratejik Araştırmalar Vakfı (Fondation pour la Recherche Stratégique/FRS) araştırmacısı Etienne Marcuz’a göre ABD bu füzeleri konuşlandırarak ‘Asya kıtasından gelebilecek her türlü tehdidi bertaraf etmeyi’ amaçlıyor. Ayrıca, GBI silolarının Rusya'dan gelen herhangi bir tehdidi önlemek için uygun konumda olmadığını da belirten

Şarku’l Avsat’ın Fransız Haber Ajansı AFP’den aktardığı değerlendirmede Markuz, GBI füzelerinin doğudan gelen bir tehdidi önlemesinin olası olmadığını, çünkü bu füzelerin ABD'nin kuzeydoğusunda konuşlandırılabileceğini söyledi.

Trump'ın amacının radarları ve önleyici füzeleri ‘doğru yere’ yerleştirmek olduğunu düşünerek, Grönland'ı ilhak etmenin belirtilen nedeninin ‘bahaneden’ ibaret olduğunu savunan Markuz, “Bu füzelerin bir kısmı Polonya ve Romanya'da da bulunuyor. Dolayısıyla bu argüman ikna edici değil” ifadelerini kullandı.

Ayrıca, ABD’nin Aegis muhriplerinde SM-3 füzeleri bulunduğuna dikkati çeken Markuz, Polonya ve Romanya'da, füzelerden ayrılır ayrılmaz uzayda nükleer savaş başlıklarını önlemek için tasarlanmış SM-3 füzelerinin olduğunu, ABD'nin THAAD füze savunma sisteminin ise üst atmosferdeki son aşamada savaş başlıklarını önleyebildiğini kaydetti.

Altın Kubbe projesi nedir?

Göreve başladıktan kısa bir süre sonra, Başkan Trump, ABD topraklarını her türlü füze saldırısından korumayı amaçlayan Altın Kubbe projesini duyurdu.

ABD Başkanı, görev süresinin sonuna kadar 175 milyar dolarlık bir bütçe ayırarak operasyonel bir sistem kurmayı planlıyor, ancak birçok uzman bu hedefin bu süre içinde gerçekleştirilmesinin gerçekçi olmadığını düşünüyor.

American Enterprise Institute'tan (AEI) Todd Harrison'ın tahminlerine göre projenin maliyeti 20 yıl içinde yaklaşık 1 trilyon dolar olacak ve daha etkili bir kalkan için 3,6 trilyon dolara kadar çıkacak.

Düşük Dünya yörüngesinde, yörüngesinden ayrılıp hedef alınan füzeyle çarpışmak üzere tasarlanmış bir önleme uydusu filosunun konuşlandırılması başlıca yenilik olarak planlanıyor.

Etienne Marcuz, bununla ilgili olarak ‘başarısızlık durumunda başka fırlatma seçenekleri de olması gerektiğini’ söyledi. Marcuz Ayrıca, “ABD de kara ve denizdeki füze ve önleme yeteneklerini geliştirecek” diye ekledi.

Peki, neden Grönland?

ABD’ye fırlatılan kıtalararası balistik füzelerin Kuzey Kutbu üzerinden geçeceğini açıklayan Markuz, radar algılama ve önleme yeteneklerine duyulan ihtiyaca dikkat çekti.

ABD ordusu şu anda Grönland'ın kuzeybatısındaki Pituffik Uzay Üssü’ne radar sistemlerine sahiptir.

Gözetleme operasyonları ile ilgili olarak Markuz, uzaydaki füzeleri izlemek için Grönland'da radarların bulunmasının her zaman yararlı olduğunu, ancak bunların öneminin giderek azalacağını belirtti.

MArkuz, ABD'nin şu anda düşük Dünya yörüngesine Hipersonik ve Balistik Takip Alanı Sensörü (Hypersonic and Ballistic Tracking Space Sensor/HBTSS) uyduları konuşlandırdığını ve bunun özellikle atmosferin dışında uçan füzeleri izlemek için olduğunu açıkladı.

Ayrıca, ABD, Grönland ve Danimarka arasında mevcut savunma anlaşmaları Washington'ın birçok şeyi yapmasına imkan tanıyor.

AFP’ye konuşan Hidrojen jeopolitiği, küresel pazarlar ve stratejiler konusunda Kıdemli Araştırmacı Mika Blugion Merid, ABD'nin Grönland'da teknik, maddi ve insan kaynaklarını kısıtlama olmaksızın kullanabileceğini, isterse nükleer kaynaklarını bile yeniden konuşlandırabileceğini söyledi.

Ancak Danimarka ve Grönland yetkililerinin bilgilendirilmesi ve danışılması gerekiyor.

Merid, şunları ekledi:

“Danimarkalılar, kendilerine danışıldıktan sonra bir projeyi reddederse ve ABD bunu tek taraflı olarak uygularsa, bu Danimarka'nın egemenliğinin ihlali olarak yorumlanabilir ve diplomatik ve siyasi gerginliğe yol açabilir. Bu yüzden Danimarka yasal anlamda veto hakkına sahip olmasa da gerçekte ABD'nin Grönland'da yaptığı her şey için siyasi bir anlaşmaya varılması gerekiyor.”