Hamas, takas anlaşması için İsrailli rehinelerin fotoğraflarını yayınladı

Dün İsrail’in Batı Şeria el-Halil yakınlarındaki topraklarına el koymasını protesto eden Filistinliler (DPA)
Dün İsrail’in Batı Şeria el-Halil yakınlarındaki topraklarına el koymasını protesto eden Filistinliler (DPA)
TT

Hamas, takas anlaşması için İsrailli rehinelerin fotoğraflarını yayınladı

Dün İsrail’in Batı Şeria el-Halil yakınlarındaki topraklarına el koymasını protesto eden Filistinliler (DPA)
Dün İsrail’in Batı Şeria el-Halil yakınlarındaki topraklarına el koymasını protesto eden Filistinliler (DPA)

Hamas zaman zaman İsrail hükümetini kışkırtmaya ve rehin aldığı İsraillilerin aileleri aracılığıyla Tel Aviv yönetimi üzerinde baskı kurmaya çalışıyor. İsrail’in istenen karşılığı vermesi durumunda hareketin bir esir takası anlaşmasına hazır olduğunu açıklamasının ardından örgütün siyasi liderlerinden olan Halil el-Hayya’nın Telegram hesabı üzerinden 4 İsrailli rehinenin fotoğrafları yayınlandı. El-Hayya yaptığı açıklamada, “Filistinli esirler özgürlüğüne ulaşana kadar İsrailli esirlerin ışık görmeyeceklerini” sözlerine ekledi. Hamas’ın Arap ve İslam İlişkileri Başkanı el-Hayya, el-Aksa TV kanalına verdiği röportajda “Direnişine esir düşen Siyonist askerler, düşman istenen bedeli ödeyene kadar ışık göremeyecek, bedeli ödenmesi durumunda bir takas anlaşması yapmaya hazırız.” dedi. Hayya “Onuncu anlaşmayı (önceki takas anlaşması) değinirken Filistinli esirlere şunu söylüyoruz: Sizin yanınızdayız, sizi tek başınıza bırakmayacağız” dedi. Hamas’ın rehinelerin fotoğrafları ile yaptığı bu baskı, esir takası konusunun ele alındığı ve Hamas’ın esir takasının yapılmasına yönündeki tutumunu açıkladığı Kahire’deki görüşmelerinin sona ermesinden yaklaşık bir hafta sonra geldi. Hamas görüşme sırasında Mısır’a tam veya iki aşamalı bir takas anlaşmasına hazır olduğunu belirtti. Hamas hareketi daha önce iki aşamalı bir esir takası anlaşması önermişti. Anlaşmanın ilk aşamasında Filistinli esirlerin (yaşlılar, çocuklar, hasta kadınlar ve cenazeler) serbest bırakılması karşılığında, İsrailli tutsak askerler Shaul Aron ve Hadar Goldin’in akıbetleri hakkında bilgi verilmesini ve iki İsrailli esir olan Abraham Mengistu ve Hisham es-Sayed’in serbest bırakılmasını içeriyordu. İkinci aşama ise 800 esir karşılığında İsrailli askerin teslimi konusunda müzakerelerin yürütülmesini içeriyordu.
Bu konuda bilgili olarak bir kaynak, bundan önce Hamas’ın ilk aşamanın tamamlanmasının ardından söz konusu iki İsrail askeriyle ilgili belgelerin içeriğini teslim etmeyi teklif ettiğini ancak İsrail’in bu öneriye yanıt vermediğini söyledi. Gazze Şeridi’nde Hamas’ın elinde 4 İsrailli asker bulunuyor. 2014 yazında çıkan savaşta Hamas tarafından esir alınan askerler, Shaul Aron ve Hadar Goldin’in (İsrail hayatta olmadıklarını söylediği) yanı sıra Gazze savaşından sonra iki ayrı zamanda kendi iradeleriyle Gazze’ye giren İsrail vatandaşı olan Etiyopya asıllı Abraham Mengistu ve Arap kökenli Hisham es-Sayed’den oluşuyor.
Diğer yandan İsrail hapishanelerinde yaklaşık 4 bin 500 Filistinli esir bulunuyor. Bir takas anlaşmasına varılmasının önündeki engelin, İsrail’in Hamas için öncelikli olan esirleri serbest bırakmayı reddetmesinden kaynaklandığında inanılıyor. İsrail kaynakları, Başbakan Naftali Bennett’in önemli esirlerin serbest bırakılmasını içeren bir adım atması durumunda, koalisyonunun bütünlüğünün bozulmasından korktuğunu söyledi.
 



UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)
TT

UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)

Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcı Yardımcısı Nazhat Shameem Khan dün, Sudan'daki Hızlı Destek Kuvvetleri’ni (HDK) ‘ülkenin batısındaki Darfur bölgesinde işlenen savaş suçlarını ve insanlığa karşı suçları’ gizlemek için toplu mezarlar kazmakla’ suçladı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığı habere göre Khan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) verdiği brifingde, Savcılık Ofisi'nin ‘Faşir'de, özellikle ekim ayı sonlarında HDK'nın şehri kuşatmasının zirveye ulaştığı dönemde, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar işlendiği sonucuna vardığını’ söyledi.

Kendisine ABD'ye giriş vizesi verilmediğini açıklayan Khan, videolu brifinginde, Savcılık Ofisi’nin suçlamalarını ‘toplu katliamları ve toplu mezarlar kazarak suçları gizleme girişimlerine dair ses ve video materyalleri ile uydu görüntülerine’ dayandırdığını söyledi.

HDK, 2024 yılının mayıs ayında Kuzey Darfur eyaletinin yönetim şehri Faşir'e uyguladığı kuşatmayı sıkılaştırdı ve 2025 yılının ekim ayında şehrin tam kontrolünü ele geçirdi.

Fransız Haber Ajansı AFP tarafından aralık ayında analiz edilen uydu görüntüleri, 3 bin 600 metrekareyi kaplayan bir alana mezarların yayıldığını gösteriyordu.

ABD’deki Yale Üniversitesi İnsani Yardım Araştırma Laboratuvarı tarafından kasım ayı sonlarında yapılan benzer bir analiz, taşınmış, gömülmüş veya yakılmış ‘insan kalıntılarına benzeyen nesnelerden oluşan yığınlar’ tespit etti.

Faşir savaşından sağ kurtulanlar, sivillerin şehirden kaçarken hedef alındığını, hatta yargısız infazlara ve cinsel şiddete maruz kaldıklarını bildirdi.

Darfurluların ‘toplu işkenceye’ uğradığı uyarısında bulunan Khan, “Faşir’in düşüşü, Arap olmayan toplulukları en derin acılara maruz bırakmak için sistematik ve planlı bir kampanyayla birlikte gerçekleşti” değerlendirmesinde bulundu.

Savcı Yardımcısı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Araştırmalarımıza göre tecavüz dahil cinsel şiddet, Darfur'da bir savaş aracı olarak kullanılıyor ve yavaş yavaş ortaya çıkan tablo, toplu infazlar ve zulümler dahil olmak üzere büyük çaplı organize suçların korkunç bir görüntüsüdür.”

Bu suçların geniş bir coğrafyayı kapsadığını ve Faşir ile sınırlı olmadığını vurgulayan Khan, ‘2023 yılında El-Cenine'de işlenen zulümlerin 2025 yılında Faşir'de tekrarlandığını ve bu suçların Darfur'daki bir bölgeden diğerine aktarıldığını’ gösteren kanıtlardan bahsetti.

Savcı Yardımcısı, bu suçların ‘mevcut çatışma ve cezasızlık sona erene kadar’ devam edeceği konusunda uyarıda bulundu.

Birleşmiş Milletler (BM) uzmanları, HDK’nın Batı Darfur'un El-Cenine kentinde çoğu Masalit kabilesinden olmak üzere 10 bin ila 15 bin kişiyi öldürdüğünü tahmin ediyor.

Khan, Sudanlı yetkililere, UCM’nin tutuklama emri çıkardığı kişileri, özellikle de eski Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir döneminde iktidar partisinin lideri olan Ahmed Harun'u teslim etmeleri çağrısını yineledi.

Savcı Yardımcısı, Harun'un teslim edilmesini öncelikli bir konu olarak görüyor. Çünkü Harun, 2000’li yılların başlarında Darfur'da ve 2011 yılında Güney Kordofan'da yetkililerin isyanı bastırma sürecinde işlediği cinayet, tecavüz ve işkence dahil olmak üzere onlarca insanlığa karşı suç ve savaş suçu ile suçlanıyor. Harun ise hakkındaki bu suçlamaları reddediyor.


Lübnan ordus komutanı, şubat ayı başlarında kritik bir ziyaret için Washington'a gidiyor

Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
TT

Lübnan ordus komutanı, şubat ayı başlarında kritik bir ziyaret için Washington'a gidiyor

Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)

Lübnan Ordusu Komutanı General Rudolph Heykel, önümüzdeki ayın başlarında Washington'a yapacağı resmi ziyaret için hazırlık yapıyor. Bu ziyaret hem siyasi hem de askeri düzeyde çok önemli bir olay. Ziyaret, Lübnan Ordusu'nu desteklemeye adanmış ve 5 Mart'ta yapılması planlanan Paris Konferansı öncesinde kritik bir döneme denk geliyor.

Bu arada, artan gerilimler ve güneydeki devam eden İsrail hava saldırıları nedeniyle Lübnan ordusu güney sınır boyunca yüksek alarma geçirildi. Yerel kaynaklar Şarku'l Avsat'a şunları söyledi: "Lübnan ordusu Adaysseh kasabasının güneyinde yeni bir mevzi kurarken, İsrail ordusu sınır duvarının dışına bir Merkava tankı yerleştirerek, Lübnan askerlerini geri çekilmeye zorlamak amacıyla toplarını onlara çevirerek doğrudan bir provokasyonda bulundu. Ancak Lübnan ordusu geri çekilmeyi reddetti ve bölgedeki mevzisini kurmaya devam etti."


Irak İçişleri Bakanı: Suriye'de olup bitenleri yakından takip ediyoruz ve Suriye ile olan sınırımız en yoğun şekilde tahkim edilmiş sınır

Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)
Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)
TT

Irak İçişleri Bakanı: Suriye'de olup bitenleri yakından takip ediyoruz ve Suriye ile olan sınırımız en yoğun şekilde tahkim edilmiş sınır

Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)
Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)

Irak İçişleri Bakanı Abdülemir el-Şemmari dün yaptığı açıklamada, Irak'ın Suriye'deki gelişmeleri günlük olarak takip ettiğini ve özellikle Suriye ile olan uluslararası sınırları boyunca tahkimatlar kurulduğunu söyledi.

Irak Haber Ajansı, el-Şemmari'nin şu sözlerini aktardı: "Tüm Irak sınırları güvenli... ve Suriye ile olan sınırımız en güvenli ve tahkim edilmiş olanıdır."

Irak ordusuna ait, Suriye ile 600 kilometrelik sınırda bulunan bir gözlem kulesi (AFP)Irak ordusuna ait, Suriye ile 600 kilometrelik sınırda bulunan bir gözlem kulesi (AFP)

Bakan açıklamasında, tahkimat çalışmalarının sınır boyunca 620 kilometre uzunluğunda bir hendek kazılmasını ve sınır noktalarına gece gündüz çalışan termal kameraların yerleştirilmesini içerdiğini belirtti.

Sınırda konuşlandırılan birliklerin yeterli olduğunu, hepsinin gerekli teçhizat ve personelle donatıldığını ve herhangi bir acil durumda müdahale etmeye hazır yedek birliklerin bulunduğunu da belirten yetkili, "Irak sınırına yaklaşan herkesin ateşle karşılanacağı" uyarısında bulundu.