Mısır, saatte 24 bin aşı üretmeyi hedefliyor

Mısır, saatte 24 bin aşı üretmeyi hedefliyor
TT

Mısır, saatte 24 bin aşı üretmeyi hedefliyor

Mısır, saatte 24 bin aşı üretmeyi hedefliyor

Mısır hükümetinden yapılan açıklamada devlet iştirakinin faaliyete geçireceği büyük kapasiteli bir fabrikanın yıl sonuna kadar saatte 24 bin Kovid-19 aşısı üretim kapasitesine ulaşacağı belirtildi.
Mısır Bakanlar Kurulu Medya Merkezi dün yaptığı açıklamada, Mısır'ın 6 Ekim Şehri’nde bulunan ve yıl sonunda açılması beklenen 60 bin metrekarelik alana sahip koronavirüs aşı üretim fabrikası olan Vacsera’nın saatte 24 bin tüp üretim kapasitesine sahip olduğunu ifade etti. Öte yandan sağlık yetkilileri ülke genelinde 874 yeni vaka kaydedildiğini bildirdi.
Şarku’l Avsat’ın Mısır hükümeti tarafından yayınlanan bir bilgilendirme raporundan aktardığına göre Mısır'ın koronavirüs aşısı uygulayan ilk Afrika ülkesi olduğu ve ilk Mısır patentli ventilatörün (suni solunum cihazı) Mısır Birleşik Tedarik, Tıbbi Malzeme ve Teknoloji Yönetimi Otoritesi (AUPP), Sağlık ve Nüfus Bakanlığı, Yükseköğretim Bakanlığı ve Arap Sanayileşme Örgütü ile iş birliği içinde yüzde 100 yerli imkanlarla tasarlanıp tamamlandığı açıklanarak, ilaç sektörünün koronavirüs krizine yönelik prosedürleri gözden geçirildi. İlacın Kovid-19 tedavi protokolü kapsamında geliştirilmesi, hastalığa yakalanmanın ve ölümlerin yüzde 70 oranında azalmasına katkıda bulundu.
Raporda ayrıca, Mısır’ın Remdesivir ve Favipiravir antiviral ilaçlarını yerel olarak ürettikten sonra, koronavirüs tedavi protokollerine kendi kendine yeterli hale gelen Ortadoğu’da ilk ülke olduğu belirtildi.
Buna ek olarak raporda, Mısır’ın, Ortadoğu’da yüzde 100 yerli koronavirüs aşısı (Covi Vax aşısı) üretebilen ilk ülke olduğu belirtildi.
Ülke genelinde Sinovac - Vacsera aşısı için acil kullanım onayı verildi. Üretim, koronavirüsü için yerli olarak üretilen ilk aşı olmaya başlarken, hükümet aşıyı almak için ülke çapında bin 100 merkez tahsis etti.
Bu bağlamda resmi verilere göre, Mısır Sağlık Bakanlığı dün akşam yaptığı açıklamada, laboratuvar analizleri pozitif çıkan 874 yeni Kovid-19 vakası tespit edildiğini ve 42 kişinin yaşamını yitirdiğini ve salgını atlatarak 855 kişinin hastaneden taburcu edildiğini bildirdi.
Bakanlık verilerine göre Mısır’da Cumartesi akşam itibariyle kayıt altına alınan toplam 317 bin 585 vaka olduğu belirtildi. Bunlardan 268 bin 210’unun iyileştiği, 17 bin 926’sının ise yaşamını yitirdiği bilgisi verildi.



Irak Silahsızlanma Komitesi

Haşdi Şabi Güçleri tugaylarından birine ait devriye (Örgütün internet sitesinden)
Haşdi Şabi Güçleri tugaylarından birine ait devriye (Örgütün internet sitesinden)
TT

Irak Silahsızlanma Komitesi

Haşdi Şabi Güçleri tugaylarından birine ait devriye (Örgütün internet sitesinden)
Haşdi Şabi Güçleri tugaylarından birine ait devriye (Örgütün internet sitesinden)

Irak’ta Başbakan adayı Ali Zeydi, görevi devretmeye hazırlanan Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani ve Fetih Koalisyonu lideri Hadi el-Amiri’den oluşan üst düzey bir komite, grupların silahsızlandırılmasına yönelik bir " uygulama planı" hazırlığını tamamlamak üzere. ABD’nin, milis yapıların yeni hükümetten ve devlet kademelerinden uzaklaştırılması yönündeki baskılarının arttığı bir dönemde hazırlanan planın, kısa süre içinde Washington’a sunulması bekleniyor.

Komite daha önce milis liderlerine "silahsızlanma konusunda fikirler" sundu, ancak bilgi sahibi kaynaklara göre bazı toplantılar “pek de sakin geçmedi”.

Plan, Halk Seferberlik Güçleri'nin (Haşdi Şabi), ağır ve orta silahlarından arındırılmasını ve yeniden yapılandırılmasını, ayrıca istihbarat servisi de dahil olmak üzere hassas güvenlik kurumlarında beklenen değişiklikleri içeriyor.

Ancak siyasi kaynaklar Şarku’l Avsat’a, hükümetin planı uygulama yeteneği konusunda şüphelerini dile getirerek, bunun bir oyalama taktiği olabileceğini öne sürdüler. Bu arada, Ketaib Hizbullah ve Nuceba Hareketi gibi üzere önde gelen gruplar, "bedeli ne olursa olsun" silah teslim etmeyeceklerini açıklayarak, hükümetin planını reddettiklerini açıkladılar.


İsrail ordusu, Güney Lübnan’daki 9 kasabanın tahliye edilmesini istedi

 İsrail’in Güney Lübnan’a düzenlediği bombardımanın ardından yükselen duman (AFP)
İsrail’in Güney Lübnan’a düzenlediği bombardımanın ardından yükselen duman (AFP)
TT

İsrail ordusu, Güney Lübnan’daki 9 kasabanın tahliye edilmesini istedi

 İsrail’in Güney Lübnan’a düzenlediği bombardımanın ardından yükselen duman (AFP)
İsrail’in Güney Lübnan’a düzenlediği bombardımanın ardından yükselen duman (AFP)

İsrail ordusu, Güney Lübnan’daki bazı köy ve beldeler için tahliye uyarısı yayımladı. Uyarının, Hizbullah ile mevcut ateşkese rağmen olası saldırıların öncesinde geldiği bildirildi.

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, “Hizbullah’ın ateşkes anlaşmasını ihlal etmesi nedeniyle ordu güç kullanmak zorunda kalıyor” ifadesini kullandı. Adraee, 9 köy ve beldenin sakinlerinden bölgeyi derhal boşaltmalarını ve açık alanlara uzaklaşmalarını istedi.

Tahliye çağrısı yapılan yerleşimler arasında Tayr Debba, el-Abbasiye, Burc Rahal, Maarub, Bariş, Arzun, Cennata, ez-Zerariye ve Ayn Baal bulunuyor.

17 Nisan’dan bu yana yürürlükte olan ateşkese rağmen İsrail ordusu ile İran destekli Hizbullah arasında özellikle Güney Lübnan’da karşılıklı saldırıların sürdüğü belirtildi.

İsrail ordusu ayrıca daha önce yaptığı açıklamada, son 24 saat içinde Lübnan genelinde ‘Hizbullah’a ait 85’ten fazla altyapı unsurunu’ hava ve kara operasyonlarıyla hedef aldığını duyurdu.

Açıklamada hedef alınan unsurlar arasında silah depoları, roket fırlatma rampaları ve İsrail’e karşı ‘terör planlarını yürütmekte kullanılan’ tesislerin bulunduğu ifade edildi.

İsrail ordusu ayrıca, Doğu Lübnan’da bulunan Beka Vadisi bölgesinde Hizbullah’a ait yeraltı silah üretim tesisini hedef aldığını açıkladı. Açıklamada, Güney Lübnan’da İsrail askerlerine karşı ‘terör planları yürüttüğü’ iddia edilen unsurların da vurulduğu belirtildi.

Öte yandan Hizbullah dün yaptığı açıklamada, İsrail’e ait askeri üsleri roketler ve insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef aldığını duyurdu. Saldırının, çarşamba günü Beyrut’un güney banliyösüne yönelik saldırı ile Güney Lübnan’daki hava operasyonlarına yanıt olarak gerçekleştirildiği ifade edildi.

Şarku'l Avsat'ın Lübnan Sağlık Bakanlığı'ndan aktardığına göre İsrail’in Güney Lübnan’a dün düzenlediği hava saldırılarında 11 kişinin hayatını kaybetti.


Gazze Sağlık Bakanlığı: Gazze savaşı sırasında 50 telasemi hastası hayatını kaybetti

Gazze şehrinin batısındaki Şati mülteci kampına İsrail hava saldırısının ardından yıkılan bir binanın kalıntıları (EPA)
Gazze şehrinin batısındaki Şati mülteci kampına İsrail hava saldırısının ardından yıkılan bir binanın kalıntıları (EPA)
TT

Gazze Sağlık Bakanlığı: Gazze savaşı sırasında 50 telasemi hastası hayatını kaybetti

Gazze şehrinin batısındaki Şati mülteci kampına İsrail hava saldırısının ardından yıkılan bir binanın kalıntıları (EPA)
Gazze şehrinin batısındaki Şati mülteci kampına İsrail hava saldırısının ardından yıkılan bir binanın kalıntıları (EPA)

Filistin Sağlık Bakanlığı, bugün yaptığı açıklamada, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik savaşı sırasında 50 talasemi hastasının hayatını kaybettiğini duyurdu.

Gazze’deki Sağlık Bakanlığı, Dünya Talasemi Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi’ndeki talasemi hastalarının yaşamlarının tedavi sürecinden günlük olarak hayatta kalma mücadelesine dönüştüğünü belirtti.

Şarku'l Avsat'ın DPA'dan aktardığına göre açıklamada; uzmanlık gerektiren ilaçların eksikliği, laboratuvar test malzemelerindeki yetersizlik, kan nakli imkânlarının sınırlı olması, kan ünitelerinin azlığı, uzman sağlık merkezlerinin tahrip edilmesi ile sosyal koşullar ve tekrarlayan zorunlu göçlerin hastaların yaşamını tehdit eden başlıca etkenler olduğu ifade edildi. Bakanlık, savaş sürecinde toplam 334 hastadan 50’sinin yaşamını yitirdiğini, ayrıca 47 hastanın da Gazze dışına çıktığını bildirdi.

Bakanlık ayrıca Gazze’de 237 talasemi hastasının tespit edildiğini; bunlardan 52’sinin 12 yaş altı, 185’inin ise 12 yaş üstü olduğunu açıkladı. Laboratuvar altyapısının tahrip edilmesi ve koruyucu, teşhis ile tedavi amaçlı testlerin yapılamaması nedeniyle gerekli cihazların bulunmamasının, teşhis edilemeyen yeni vaka nesillerinin ortaya çıkma riskini artırdığı ve yıllardır sürdürülen koruyucu çalışmaların boşa gitmesine yol açabileceği uyarısında bulunuldu.

Gazze Sağlık Bakanlığı, uluslararası sağlık kuruluşlarına çağrıda bulunarak, ölümcül koşullar altında yaşam mücadelesi veren bu hastaların yaşadığı insani krize dikkat çekilmesini istedi.