Kovid-19 virüsü insanları neden farklı etkiliyor?

Kovid-19’un insanlar üzerindeki farklı etkilerinin sebeplerini keşfetmek için şu ana kadar 400 kişi çalışmaya gönüllü katıldı

Kovid-19 virüsü insanları neden farklı etkiliyor?
TT

Kovid-19 virüsü insanları neden farklı etkiliyor?

Kovid-19 virüsü insanları neden farklı etkiliyor?

Akademik bilim dergisi Nature Immunology’de yayınlanan “SARS-CoV-2 enfeksiyonuna karşı direncin insan genetik temelini incelemek için küresel bir çaba” başlıklı yeni araştırmada Kovid-19’un neden hastaları farklı şekillerde etkilediği sorusuna cevap arandı. 14 bilim insanından oluşan uluslararası ekibin araştırma sonuçlarına göre, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) enfeksiyonuna karşı verilen tepkide bireyler arasında büyük değişiklikler görülüyor. Zira vakalardan bazıları asemptomatik olurken bazıları hayatlarını tehdit eden enfeksiyonlar geçiriyorlar. Pandeminin ortaya çıkmasının üzerinden bir yıldan fazla bir süre geçmesine rağmen, hala bazı kişilerin neden virüse karşı bağışık olduğu hakkında çok az şey biliniyor. Bu konuya yönelik bir açıklamanın bulunması, hastalığın tedavi edilmesi veya önlenmesi için yeni yöntemlerin bulunmasını sağlayacağından, cevabının bulunması için büyük çaba gösteriliyor.
ABD, Kanada ve Avrupa’daki üniversitelerden bilim insanları makalede pandeminin, bazı kişiler hiçbir semptom göstermezken, bazılarının ciddi semptomlar göstererek hayatlarını kaybetmesi ile virüslere karşı insanların bağışıklık tepkilerinin gözle görülür çeşitliliğini tüm dünyaya hatırlatmaya yardımcı olduğunu söyledi. Yazarlar aynı aile içinde bireyler arasında da çok net farklıların gözlemlediğini örneğin, ailede herkes hastalanırken bir kişinin enfekte olmadığı aynı şekilde yüksek riskli bir ortamda çalışan ancak hasta olmayan kişilerin olduğu durumlar olduğu belirttiler.
Bilim insanları makalelerinde, şu anda hiç kimsenin neden böyle bir farklılığın olduğunu gerçekten bilmediğini belirtiyorlar. Bu konuda yapılan çalışmaların yeterli olmadığını, kapsamlı bir açıklama içermediğini vurguluyorlar. Bununla birlikte, kan grubu 0 olan kişilerin enfekte olduklarında daha az sıkıntı çektiğine dair bazı raporlar bulunuyor. Vücudun ürettiği bazı proteinlerin virüsle mücadelesi sırasında daha az veya daha fazla aktif olduğunu gösteren başka çalışmalar da bulunuyor. Yapılan araştırmalarda virüsün ACE2 veya TMEM41B gibi reseptörlere sahip proteinlere ihtiyaç duyduğu ve eğer insanların reseptörleri yoksa virüsün çoğalamayacağı da tespit edildi.
Şarku’l Avsat’ın Nature Immunology’den aktardığına göre Yazarlar, Kovid-19 enfeksiyonlarına verilen yanıtın değişkenliği konusunda büyük bir çalışmanın yapılmasına ihtiyaç duyulduğunu ve böyle bir çalışmanın, enfekte olmuş olmalarının gerekli olduğu düşünülen kişileri içermesi gerektiği belirtiliyor. Özellikle tüm aile hasta iken aile fertlerinden birinin enfekte olmadığı bir ailenin tüm bireylerinin aktif olarak katılması da gerekli görülüyor.
Yazarlar, böyle bir çalışmanın ilk adımlarının halihazırda devam ettiğini, gerekli kriterleri karşılayan 400 gönüllünün imza attığını ve hala çalışma için daha fazla gönüllüye ihtiyaç olduğunu söylediler.
Bilim insanları, pandeminin doğasının yeni tip koronavirüs virüsünün yakın zamanda ortadan kalkmayacağını gösterdiğini dolayısı bilim camiasının, insanların Kovid-19’a yakalandığında neden bu kadar farklı tepki verdiğinin tam olarak anlaşılmanın faydalı olacağını belirterek araştırmayı sonlandırıyorlar.
14 kişilik bilim insanı heyetinde Laurent Abel, Donald C. Vinh, Elżbieta Kaja, Beth A. Drolet, Qian Zhang, Cliona O’Farrelly, Giuseppe Novelli, Carlos Rodríguez-Gallego, Filomeen Haerynck, Carolina Prando, Aurora Pujol, Helen C. Su, Jean-Laurent Casanova ve András N. Spaan  yer alıyor. Çalışmaya ayrıca 38 bilim insanının mensup olduğu Kovid İnsan Genetik Çabası ekibi de katkı sundu.



Jennifer Lawrence, "tuhaf" set anısını anlattı: Kaplanlar gibi saldırdık

Sık sık kendi kuşağının en başarılı oyuncusu diye anılan Jennifer Lawrence, 4 kez Oscar adaylığı elde etmiş, 2013'te Umut Işığım'la En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanmıştı (MUBI)
Sık sık kendi kuşağının en başarılı oyuncusu diye anılan Jennifer Lawrence, 4 kez Oscar adaylığı elde etmiş, 2013'te Umut Işığım'la En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanmıştı (MUBI)
TT

Jennifer Lawrence, "tuhaf" set anısını anlattı: Kaplanlar gibi saldırdık

Sık sık kendi kuşağının en başarılı oyuncusu diye anılan Jennifer Lawrence, 4 kez Oscar adaylığı elde etmiş, 2013'te Umut Işığım'la En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanmıştı (MUBI)
Sık sık kendi kuşağının en başarılı oyuncusu diye anılan Jennifer Lawrence, 4 kez Oscar adaylığı elde etmiş, 2013'te Umut Işığım'la En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanmıştı (MUBI)

Jennifer Lawrence, yeni filmi Geber Aşkım'da (Die My Love) rol arkadaşı Robert Pattinson'la birlikte çekimlerin ilk gününün, "tuhaf" sayılabilecek bir deneyime dönüştüğünü anlattı.

Lawrence, Hollywood Reporter'ın yuvarlak masa buluşmasında, "Setteki ilk günümüz, birbirimize kaplanlar gibi saldırdığımız çıplak bir sahne çektik" dedi. 

Söyleşiye ayrıca Jessie Buckley, Laura Dern, Cynthia Erivo, Renate Reinsve ve Amanda Seyfried katıldı.

Lawrence, filmin yönetmeni Lynne Ramsay'nin, çekimlerden önce kendisini ve Batman yıldızı Pattinson'ı hazırlık amacıyla yorumlayıcı dans derslerine gönderdiğini söyledi.

Umut Işığım (Silver Linings Playbook) yıldızı, çekimlere bu şekilde başlamanın ise beklenmedik biçimde rahatlatıcı olduğunu belirtti. Lawrence, "İlk gün olması güzeldi çünkü böylece aklımızın bir köşesinde asılı kalmadı" diye konuştu.

Seyfried, bu planın "dahice" olduğunu söyleyerek, "Birini çıplak gördüğünüzde, merak edip durmazsınız" yorumunu yaptı. Lawrence da buna katılarak, "O zaman ben de bunu düşünmek zorunda kalmıyorum" dedi.

Lawrence, yorumlayıcı dans dersinde çıplak olmadıklarını da ayrıca vurguladı.

Geber Aşkım'da Lawrence, doğum sonrası depresyonla boğuşan Grace'i oynuyor. Karakter ve sevgilisi Jackson, izole bir bölgedeki eski bir kır evine taşınıyor. Ancak Jackson'ın sık sık evden uzakta olması, bir zamanlar yazar olmak isteyen genç kadını yıkıcı davranışlara sürüklüyor. Gerçeklikle hayal arasındaki sınırlar bulanıklaştıkça Grace, yavaş yavaş deliliğe kayıyor.

Filmde ayrıca Sissy Spacek, LaKeith Stanfield ve Nick Nolte de rol alıyor.

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, Entertainment Weekly


Sinemalarda Stranger Things rüzgarı: Hayranlar salonlara akın etti

Ekran hayatına 2016'da başlayan 12 Emmy ödüllü Stranger Things, 1980'lerde geçiyor ve hayali bir Amerikan kasabasında yaşanan paranormal olayları konu alıyor (Netflix)
Ekran hayatına 2016'da başlayan 12 Emmy ödüllü Stranger Things, 1980'lerde geçiyor ve hayali bir Amerikan kasabasında yaşanan paranormal olayları konu alıyor (Netflix)
TT

Sinemalarda Stranger Things rüzgarı: Hayranlar salonlara akın etti

Ekran hayatına 2016'da başlayan 12 Emmy ödüllü Stranger Things, 1980'lerde geçiyor ve hayali bir Amerikan kasabasında yaşanan paranormal olayları konu alıyor (Netflix)
Ekran hayatına 2016'da başlayan 12 Emmy ödüllü Stranger Things, 1980'lerde geçiyor ve hayali bir Amerikan kasabasında yaşanan paranormal olayları konu alıyor (Netflix)

Yılbaşı gecesi, izleyiciler Baş Aşağı Dünya'ya veda etmek için sinema salonlarına akın etti.

Variety'nin aktardığına göre, Netflix'in fenomen dizisi Stranger Things'in final bölümünün gösterimleri sinema salonlarına 25 milyon ila 28 milyon dolar arasında hasılat getirdi. Ancak biletler farklı fiyatlarla satıldığı için kesin bir rakam vermek güç. 

Örneğin AMC ve Cinemark, 20 dolarlık yiyecek - içecek harcaması karşılığında bedava bilet sunarken Regal Cinemas ve diğer bazı zincirler 11 dolarlık bir izleme ücreti belirledi; bu da Millie Bobby Brown'ın canlandırdığı Eleven'a gönderme olarak yorumlandı.

Öte yandan bu hafta başında dizinin yaratıcıları Duffer kardeşler, sosyal medyada 1,1 milyon bilet satıldığını duyurmuştu. 

Sonuçlar, sinema işletmecileri açısından olumlu bir tablo çiziyor. Zira 2025 salonlar açısından hayal kırıklığı yaratan bir yıldı. ABD iç pazarında bilet satışları yaklaşık 8,9 milyar dolarda kaldı. Bu, vasat geçen 2024'e kıyasla yalnızca yüzde 1,5'lik bir artış anlamına geliyor ve pandemi öncesinde sektörün ulaştığı 11 milyar doların oldukça gerisinde. 

Stranger Things, The Goonies ve E.T. (E.T. the Extra-Terrestrial) gibi 1980'lerin fantastik maceralarına selam duran yapısıyla Netflix tarihinin en popüler dizilerinden biri haline geldi. Dizi, 5 sezonluk serüvenini yılbaşı gecesi yayına giren, iki saatlik dev bir final bölümüyle noktaladı.

AMC'nin CEO'su Adam Aron, cuma günü yaptığı açıklamada Netflix içeriklerini "büyük perdede" daha fazla göstermenin yollarını arayacaklarının sinyalini verdi. Aron, şöyle dedi:

AMC olarak, daha fazla Netflix içeriğini sinema seyircisiyle buluşturma ihtimalinden heyecan duyuyoruz. Ayrıca şunu da eklemeliyim ki, iki yakın dönemli projemizde iki şirket arasındaki çalışma ilişkisi kolay, yaratıcı ve sorunsuz ilerledi. Bu nedenle, iki şirketimizin AMC'nin dev ekranlarında hangi Netflix yapımlarının gösterilebileceğine dair görüşmelere çoktan başlamış olması kimseyi şaşırtmamalı.

Independent Türkçe, Variety, Deadline


Netflix'te zirveye çıkan belgesel izleyicileri sarstı

Çocuk istismarı suçundan hüküm giyen Jodi Hildebrandt, cezasını Salt Lake City'deki Utah Eyalet Islah Kurumu'nda çekiyor (Netflix)
Çocuk istismarı suçundan hüküm giyen Jodi Hildebrandt, cezasını Salt Lake City'deki Utah Eyalet Islah Kurumu'nda çekiyor (Netflix)
TT

Netflix'te zirveye çıkan belgesel izleyicileri sarstı

Çocuk istismarı suçundan hüküm giyen Jodi Hildebrandt, cezasını Salt Lake City'deki Utah Eyalet Islah Kurumu'nda çekiyor (Netflix)
Çocuk istismarı suçundan hüküm giyen Jodi Hildebrandt, cezasını Salt Lake City'deki Utah Eyalet Islah Kurumu'nda çekiyor (Netflix)

İzleyicileri tedirgin eden gerçek suç belgeseli, Netflix'in en çok izlenen filmler listesinin zirvesine yerleşti.

Platformda 30 Aralık'ta yayına giren belgesel, Jodi Hildebrandt: Sosyal Medyanın En Karanlık Hikayesi (Evil Influencer: The Jodi Hildebrandt Story) adını taşıyor.

Yönetmenliğini Skye Borgman'ın üstlendiği belgesel, aile danışmanı Jodi Hildebrandt ve içerik üreticisi Ruby Franke'nin yollarının kesişmesiyle başlayan ve karanlık bir tabloya dönüşen süreci anlatıyor. 

Netflix, 18 yaş altına uygun olmadığını belirttiği belgeselin konusunu şöyle özetliyor:

Utahlı terapist Jodi Hildebrandt'ın, ebeveynlik temalı YouTube kanalı olan Ruby Franke'yle birlikte çocuk istismarından tutuklanması çarpık bir manipülasyon öyküsünü ortaya serer.

İzleyicileri sarsan belgesel, sosyal medyada paylaşılan yorumlarla gündem oldu.

Bir Netflix abonesi filmi "son derece rahatsız edici" diye nitelerken, bir başka izleyici belgeselin ilk dakikalarından itibaren defalarca yüksek sesle "Aman Tanrım" dediğini yazdı. 

Başka bir izleyici de belgeseli izledikten sonra "duygusal olarak hırpalanmış" hissettiğini, hikayenin haberlerde duyduklarından bile daha karanlık bir boyuta ulaştığını belirtti.

Tartışma Reddit'e de taşındı. Bir kullanıcı, belgeselin kendisini "titretip" çok üzdüğünü yazdı. Bir başkası ise "gerçekten hasta insanlar" ifadesini kullanarak ayrıntıları izlemeye dayanamadığını ve sonuna doğru ileri sardığını söyledi.

Kısacası, yayın devinin bu yeni belgeseli şimdiden çok sayıda aboneyi hem kendine çekmiş hem de rahatsız etmiş durumda. Hafta sonu "hafif bir şeyler" izlemek isteyenler için, Jodi Hildebrandt: Sosyal Medyanın En Karanlık Hikayesi iyi bir seçenek olmayabilir.

Independent Türkçe, Express, Mirror