Lübnan Kuvvetleri Başkanı Caca’nın soruşturulması çağrısı tepki yarattı

Lübnan Kuvvetleri Başkanı askeri yargıyı eleştirdi. Rai ise yargının taraflı olduğu iddialarını reddetti.

 Maruni Patriği Rai, 22 Ekim’de ordu komutanı General Joseph Avn’ı (sağında) ve beraberindekileri kabul etti. (Maruni Patrikhanesi internet sitesi)
Maruni Patriği Rai, 22 Ekim’de ordu komutanı General Joseph Avn’ı (sağında) ve beraberindekileri kabul etti. (Maruni Patrikhanesi internet sitesi)
TT

Lübnan Kuvvetleri Başkanı Caca’nın soruşturulması çağrısı tepki yarattı

 Maruni Patriği Rai, 22 Ekim’de ordu komutanı General Joseph Avn’ı (sağında) ve beraberindekileri kabul etti. (Maruni Patrikhanesi internet sitesi)
Maruni Patriği Rai, 22 Ekim’de ordu komutanı General Joseph Avn’ı (sağında) ve beraberindekileri kabul etti. (Maruni Patrikhanesi internet sitesi)

Lübnan’da Tayyuna olaylarına adı karışan Lübnan Kuvvetleri Partisi’nin lideri Samir Caca’nın askeri mahkemede hükümet komiseri Fadi Akiki huzurunda ifade vermeye çağrılması, adli açıdan tepkilere neden oldu. Cumhuriyet Savcılığı, Caca’nın askeri yargıya yönelik eleştirileri ve Hizbullah ile ittifak yapmakla suçlaması ile eşzamanlı yaptığı açıklamada ister ordu istihbaratı ister yargı organları olsun gerekli merciinin belirlenmesi için bekleme çağrısı yaptı.
Askeri mahkeme komitesi Caca’nın, 22 Ekim Perşembe günü Tayyuna bölgesinde 7 kişini ölümüne yol açan gerginliklerle ilgili ifadesini dinlemek için çağrılmasına karar vermişti. Yargıç Akiki, Caca’yı çağırmakla ve ifadesini almakla Ordu İstihbarat Soruşturma Birimi’ni görevlendirdi. Caca ise perşembe akşamı yaptığı açıklamada Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah’ın kendisinde önce dinlenmesini şartıyla Akiki’nin huzuruna çıkmaya hazır olduğunu bildirdi.
Yerel medya organları 22 Ekim’de, Cumhuriyet Savcısı Gassan Uveydat’ın hükümet komiseri Yargıç Fadi Akiki’nin Lübnan Kuvvetleri Partisi liderini çağırma kararını üç gün süreyle ertelediğini bildirdi.
Ancak Cumhuriyet Savcılığı kararın ertelendiğini yalanladı. Cumhuriyet Savcısı Gassan Uveydat yaptığı açıklamada dolaşan haberlerin ‘yalan’ olduğunu belirterek “Bu şekilde bir karar verilmemiştir” dedi.
Savcılık tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Askeri mahkemedeki hükümet komiserinin İstihbarat Müdürlüğü’nü Lübnan Kuvvetler Partisi liderini dinlemek üzere görevlendirmesi, herhangi bir zaman sınırlaması belirtilmeden, görevin istihbarat biriminde mi yoksa görevli yargıçta mı olduğunu öğrenmek üzere ilgili makamların takibini gerektirmektedir.”
Lübnan yasalarına göre Cumhuriyet Savcılığı, r tüm kamu kovuşturmalarına başkanlık ediyor. Askeri yargı da dahil olmak üzere diğer savcılar tarafından verilen tüm kararların fesih yetkisi olan Cumhuriyet Savcılığı tarafından incelenmesi gerekiyor.
Caca, geçen perşembe günü bir televizyon kanalına yaptığı açıklamada askeri yargıya olan güvensizliğini dile getirdi. Yargıç Akiki’nin ‘Hizbullah’ın komiseri’ olduğunu savundu. Caca, 22 Ekim’de de Twitter üzerinden yaptığı açıklamada da “Meşru bir Lübnan partisinin başkanı olarak yasalara tabiyim. Ancak adaletin yerinde olması için yargının ülkedeki tüm taraflarla hukuka bağlı oldukları temelinde ilgilenmesi gerekir” ifadelerini kullandı. (Hizbullah’a atıfla) Ayn er-Rummane olaylarındaki ana tarafın, kendisini hukukun üzerinde gördüğünü belirten Samir Caca, “Ne yazık ki askeri yargı da bu inancı bugüne kadar sürdürmüştür” dedi.
Kriz sürerken Lübnan Katolik Doğu Kilisesi Maruni Patriği Beşara Butros er-Rai de yargının bağımsızlığına desteğini belirtti. Yargının taraflı olduğunu reddettiğini dile getirdi.
Bkerke’ye yakın kaynaklar, 22 Ekim’de Maruni Patriği Rai ile ordu komutanı General Joseph Avn arasında görüşme gerçekleştiğini duyurdu. Bu bağlamda kaynaklara göre Rai, General Avn’a ‘askeri teşkilata ve yargının bağımsızlığına mutlak destek verdiğini ve soruşturmanın herhangi bir tarafa bağlı olmaksızın tüm tarafları kapsaması gerektiğini’ söyledi. Kaynakların Şarku’l Avsat’a aktardığı bilgilere göre Rai açıklamasında “Yargı, herkes için adaleti takip etmekte ve bir tarafa bağlı olmamak kaydıyla tüm faillerden hesap sormaktadır” ifadesini kullandı. Kaynaklar Rai’nin tavrının ilkeli olduğunu, ayrımcılık yapmadığını, ‘adaletin ve hukukun her şeyden önce olmasını’ ve faillerden hesap sorulmasını savunduğunu bildirdiler.
Rai, 22 Ekim’de Bkerki’de ordu komutanı ile ülkedeki son güvenlik gelişmelerini ve askeri kurumun koşullarını görüştü. Maruni Patriği, ordunun ve güvenlik güçlerinin ‘güvenliği kontrol etme, sokaklarda tüm ülkenin ve tüm vatandaşların güvenliğini tehdit eden kanunsuzluğu önlemede’ açısından da rolüne övgüde bulundu.
Caca konusu, yargının yanı sıra siyaset arenasında da tartışmalara neden oldu. Öyle ki Lübnan Kuvvetleri Partisi mensupları, soruşturmayı siyasallaştırmaya yönelik endişelerini dile getirdiler. ‘Güçlü Cumhuriyet’ bloğundan milletvekili Macid Eddy Abi el-Lama, “Tehdit ve gözdağı ile ülke üzerine kontrollerini dayatmak istiyorlar” dedi. “Bir mağdur, bir saldırganla nasıl eşit sayılabilir?” diye soran milletvekili, Hizbullah’ın ‘güçle Lübnanlılara iftira atan ve zorbalık yapan bir parti’ olduğunu savundu.
Diğer yandan ‘Güçlü Cumhuriyet’ bloğundan milletvekili İmad Vakim şu değerlendirmelerde bulundu:
“Lübnanlılar yıllarca mücadele etmediler. Şehitleri, Hizbullah benzer bir rejimi dayatmaya çalışana kadar Suriye güvenlik sisteminden kurtulmak için Lübnan direnişçileri, vatandaşlar, cumhurbaşkanları, başbakanlar, politikacılar, din adamları ve medya mensupları olarak sundular. Hizbullah’ın meseleleri Lübnanlılara yükleyerek ve onlara zorbalık ederek tecrit etme ve hedef alma girişimlerini durdurun.”
Aynı şekilde İran Dini Lideri’nin Lübnan’daki Temsilcisi Şeyh Muhammed Yazbek de şunları söyledi:
“Adil, şeffaf ve politik olmayan bir soruşturma haricinde tatmin olmayacağız. Devletten ve yargıdan Tayyuna katliamıyla ilgili şeffaf bir soruşturma talep ediyoruz. Hristiyan halkımız ve onların Müslüman ortakları sadece devletin koruması altındadır. Ulusal egemenliğimizi, sınırlarımızı ve deniz kaynaklarımızı korumaktan gurur duyduğumuz milli ordumuzla hepimiz el ele ve omuz omuzayız.”
Yüksek Şii İslam Konseyi Başkan Yardımcısı Şeyh Ali el-Hatib de şu açıklamada bulundu:
“Devlet, masum vatandaşların kanına karışanları ortaya çıkaran tarafsız soruşturmalar yürüterek bir devlet olduğunu kanıtlamalıdır. Onların kanlarının boşa harcanmasını kabul etmeyeceğiz. Faillerin adil bir şekilde cezalandırılması ve arkasındaki tarafların açık bir şekilde belirlenmesi dışında tatmin olmayacağız.”



Suudi Kalkınma Fonu, 1,5 milyar dolarlık finansmanla Suriye’de toparlanma sürecini hızlandırıyor

Suudi Kalkınma Fonu heyeti, Suriye Maliye Bakanı Muhammed Yesir Berniyye ile görüşmesi sırasında (Suriye Maliye Bakanlığı)
Suudi Kalkınma Fonu heyeti, Suriye Maliye Bakanı Muhammed Yesir Berniyye ile görüşmesi sırasında (Suriye Maliye Bakanlığı)
TT

Suudi Kalkınma Fonu, 1,5 milyar dolarlık finansmanla Suriye’de toparlanma sürecini hızlandırıyor

Suudi Kalkınma Fonu heyeti, Suriye Maliye Bakanı Muhammed Yesir Berniyye ile görüşmesi sırasında (Suriye Maliye Bakanlığı)
Suudi Kalkınma Fonu heyeti, Suriye Maliye Bakanı Muhammed Yesir Berniyye ile görüşmesi sırasında (Suriye Maliye Bakanlığı)

Suudi Kalkınma Fonu (SFD) İcra Kurulu Başkanı Sultan bin Abdurrahman el-Murşid başkanlığındaki heyet, Suriye Enerji Bakanı Muhammed el-Beşir ve bakanlık yetkilileriyle elektrik ve su sektörlerinde öncelikli projeleri görüştü. Görüşmelerde toplam değeri 250 milyon dolar olan dört proje ele alınırken, bu projelerin farklı sektörleri kapsayan ve toplam hacmi aşamalı olarak 1,5 milyar dolara kadar çıkabilecek finansman paketinin parçası olduğu belirtildi. El-Murşid, Şarku’l Avsat gazetesine yaptığı açıklamada, öncelikli projelerin finansmanı için Suriye hükümetiyle “yakın zamanda” kalkınma anlaşmaları imzalanacağını söyledi.

Heyetin Salı günü başlayan ve üç gün sürecek Suriye ziyareti kapsamında, çeşitli bakanlar ve kurum başkanlarıyla bir araya gelinerek farklı kalkınma sektörlerindeki öncelikli projelerin finansmanı ve fonun Suriye’de ekonomik ve sosyal kalkınmaya katkısı ele alınıyor.

gthyuj
Suudi Kalkınma Fonu heyetinin, Suriye Enerji Bakanı Muhammed el-Beşir ile gerçekleştirdiği görüşmeden bir kare (Şarku’l Avsat)

Ziyaret programı çerçevesinde heyet, Çarşamba günü Şam’daki Enerji Bakanlığı’nda Enerji Bakanı ile görüştü. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, görüşmede elektrik ve su sektörlerindeki öncelikli projelerin ele alındığı ve önümüzdeki aşamada desteklenebilecek alanların belirlenmesi için koordinasyon sağlandığı ifade edildi.

Daha sonra Enerji Bakan Yardımcıları İbrahim el-Addehan (Planlama ve Kurumsal Mükemmellik) ile Usame Ebu Zeyd (Su Kaynakları) ve elektrik, su ve kanalizasyon sektörlerinden yetkililerin katılımıyla kapsamlı bir toplantı gerçekleştirildi. Toplantıda, bakanlığın önceliklerinin belirlenmesi amacıyla bir dizi hizmet ve kalkınma projesi değerlendirildi.

dfgth
El-Murşid, Şarku’l Avsat açıklamalarda bulundu (Şarku’l Avsat)

Gündeme gelen projeler arasında Halep Termik Santrali’nin bakım ve rehabilitasyonu yoluyla azami üretim kapasitesine çıkarılması, tüm illerde kurumlara yönelik ön ödemeli akıllı su sayaçlarının tedariki ve kurulumu, Fırat Nehri’nden Deyrizor’dan Humus ilindeki Tedmur ve Hesiya bölgelerine su taşınması projesi ile Halep kırsalındaki Bab ve Tadif ovalarının sulanması yer aldı. Bu projelerin su kaynaklarının iyileştirilmesine ve tarım sektörünün desteklenmesine katkı sağlaması hedefleniyor.

Enerji Bakanlığı, ziyaretin ihtiyaçların belirlenmesi amacı taşıdığını ve ilerleyen aşamada Maliye Bakanlığı ile koordinasyon toplantısı yapılarak desteklenecek öncelikli projelerin seçileceğini açıkladı.

Suudi Kalkınma Fonu İcra Kurulu Başkanı el-Murşid, Şarku’l Avsat’a yaptığı özel açıklamada, ziyaretin Suriye ile farklı kalkınma sektörlerinde iş birliği fırsatlarını değerlendirmeyi amaçladığını belirterek, fonun Suriye’de ekonomik ve sosyal kalkınmaya katkı sunmayı ve istikrarı desteklemeyi hedeflediğini vurguladı. El-Murşid, öncelikli ve hayati sektörlerdeki projelerin finansmanı için yakın zamanda anlaşmaların imzalanacağını yineledi.

cdfgy
Suudi Kalkınma Fonu heyeti, Suriye Maliye Bakanı Muhammed Yesir Berniyye ile görüşmesi sırasında (Suriye Maliye Bakanlığı)

Enerji Bakan Yardımcısı Usame Ebu Zeyd ise projelerin “erken toparlanma süreci ve halka sunulan hizmetlerin iyileştirilmesi açısından önemli ve acil” olduğunu ifade etti. Bab ve Tadif ovalarının sulama projesinin 6 bin 600 hektardan fazla alanı kapsadığını, Halep Termik Santrali’nin rehabilitasyonunun ise elektrik üretimine 600 kilovatlık katkı sağlayacağını belirten Ebu Zeyd, savaşta zarar gören köy ve kasabalardaki 157 su istasyonunun yeniden rehabilite edileceğini, akıllı ön ödemeli sayaçların da tüketimi rasyonelleştirerek hizmet kalitesini artıracağını söyledi.

Toplam değeri 250 milyon dolara ulaşan bu projelere Suudi Kalkınma Fonu’nun olumlu yaklaştığını belirten Ebu Zeyd, yazışma süreçlerinin tamamlanmasının ardından finansmanın kısa sürede onaylanacağını kaydetti.

Suudi Kalkınma Fonu heyeti, Salı günü ayrıca Maliye Bakanı Yeser Berniye ile bir araya gelerek, hayati sektörlerdeki devlet projelerini desteklemek amacıyla yüksek hibe unsuru içeren uygun koşullu finansman imkanlarını görüştü. Berniye, LinkedIn hesabından yaptığı paylaşımda, ziyaretin sonunda aşamalı olarak finanse edilecek ve toplam hacmi 1,5 milyar dolara ulaşabilecek proje listesi üzerinde mutabakata varılmasını umduğunu ifade etti.

gthy
Suudi Kalkınma Fonu heyeti, Suriye Milli Eğitim Bakanı Dr. Muhammed Abdurrahman Terko ile bir araya geldi (SFD)

Berni’ye göre projeler başta sağlık ve eğitim olmak üzere, hastane ve okulların rehabilitasyonu ve donatımını; enerji ve su alanında elektrik iletim trafo merkezleri ve su arıtma tesislerinin kurulmasını; ayrıca konut, afet yönetimi ve iletişim sektörlerini kapsıyor. Bunun yanı sıra mikro, küçük ve orta ölçekli işletmelerin finansmanına destek verilerek çeşitli kalkınma bölgelerinde istihdam yaratılması hedefleniyor.

Berni, bu projelere ilişkin ön değerlendirme sunumunun, Maliye Bakanlığı’nın hafta başında düzenlediği ve “Kampsız Suriye” projesini desteklemeyi amaçlayan çalıştay kapsamında, çeşitli bakanlıklar ve yerel yönetimlerle iş birliği içinde hazırlandığını belirtti.

Heyetin temasları kapsamında Sağlık Bakanı Musab el-Ali ile 2026-2028 yıllarını kapsayan plan çerçevesinde hayati sağlık projelerinin finansmanı, Eğitim Bakanı Muhammed Abdurrahman Terko ile de eğitim alanında iş birliğinin güçlendirilmesi konuları ele alındı.

Suudi Kalkınma Fonu, Salı günü yaptığı açıklamada, ziyaretin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı ve Suriye’de kalkınma girişimlerini destekleme açısından önem taşıdığını vurguladı. Fon, 1974’teki kuruluşundan bu yana 100’den fazla gelişmekte olan ülkede 800’ün üzerinde projeyi 22 milyar doları aşan finansmanla destekledi.

Suudi Arabistan, 8 Aralık 2024’te Beşşar Esad yönetiminin devrilmesinin ardından “yeni Suriye”ye çeşitli alanlarda destek sağlamayı sürdürüyor. Suriye Uluslararası Fuarlar ve Sergiler Kurumu Başkanı Muhammed Hamza da, 15-17 Aralık’ta Suudi Arabistan’da düzenlenen “Made in Saudi” fuarında yaptığı açıklamada, 2025 yılı içinde Suudi Arabistan’ın Suriye’deki yatırımlarının farklı sektörlerde 6,6 milyar doları aştığını bildirdi.


El-Alimi, Aden, Hadramut ve Mehra’da üst düzey isimleri görevden aldı

Hadramut’un en büyük kenti Mukalla’da “Vatan Kalkanı” güçlerine bağlı Yemenli askerler (Reuters)
Hadramut’un en büyük kenti Mukalla’da “Vatan Kalkanı” güçlerine bağlı Yemenli askerler (Reuters)
TT

El-Alimi, Aden, Hadramut ve Mehra’da üst düzey isimleri görevden aldı

Hadramut’un en büyük kenti Mukalla’da “Vatan Kalkanı” güçlerine bağlı Yemenli askerler (Reuters)
Hadramut’un en büyük kenti Mukalla’da “Vatan Kalkanı” güçlerine bağlı Yemenli askerler (Reuters)

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, bugün (Çarşamba) otoriteyi güçlendiremeye yönelik bir dizi askerî kararname yayımladı. Kararlar; görevden almalar, soruşturmaya sevkler ve kritik askerî, güvenlik ve yerel makamlara yeni atamaları kapsadı. Bu adımlar, hızla değişen siyasi ve güvenlik gelişmeleri karşısında devlet kurumlarını yeniden disipline etme ve hukukun otoritesini güçlendirme yönünde kararlı bir tutum olarak değerlendirildi.

2026 yılına ait 7 sayılı kararnameyle, İkinci Askerî Bölge Komutanı Tümgeneral Talib Said Abdullah Bercâş görevden alınarak yasal prosedürler kapsamında soruşturmaya sevk edildi. Aynı kararla Mehra vilayetinde Gayda Ekseni Komutanı ve Askerî Polis Tugayı Komutanı Tümgeneral Muhsin Ali Nasır Mersâ da görevinden alındı ve soruşturma kapsamına alındı.

Askerî komuta kademesinin yeniden yapılandırılması çerçevesinde yayımlanan 2026 tarihli 8 sayılı kararnameyle, Tümgeneral Muhammed Ömer Avad el-Yemini İkinci Askerî Bölge Komutanlığına atanırken, Tuğgeneral Salim Ahmed Said Baslum bölgenin Kurmay Başkanı olarak görevlendirildi. Ayrıca Albay Murad Hamis Kerâme Said Bahle, rütbesi tuğgeneralliğe yükseltilerek İkinci Askerî Bölge Askerî Polis Tugayı Komutanı olarak atandı.

efgjukıhy
Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi (SABA)

2026 yılına ait 9 sayılı kararnameyle ise Salim Ali Saad Ahmed Mihbâl Kedde, rütbesi tuğgeneralliğe yükseltilerek Gayda Ekseni Komutanı olarak görevlendirildi. Bu adımın Mehra vilayetinde güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesini hedeflediği belirtildi.

Geçici başkent Aden’de ise Başkanlık Konseyi’nin 2026 tarihli 5 sayılı kararıyla Devlet Bakanı ve Aden Valisi Ahmed Hamid Lamlis görevden alındı ve soruşturmaya sevk edildi. Bunu izleyen 6 sayılı kararla, Abdurrahman Şeyh Abdurrahman el-Yafii, Aden’in yeni valisi olarak atandı.

Kararnameler kapsamında ayrıca, 2026 yılına ait 10 sayılı kararla Tuğgeneral Halid Yeslem Ali el-Kasemi, İkinci Cumhurbaşkanlığı Özel Muhafız Tugayı Komutanlığına atandı.

Başkanlık Konseyi’nin aldığı kararların, bir yandan daha önce Hadramut Valisi Salim el-Humbişi tarafından alınan görevden alma ve görevlendirme kararlarını resmîleştirmeyi, diğer yandan ise Güney Geçiş Konseyi’nin tek taraflı askerî hamlelerine destek verdiği belirtilen bazı askerî ve güvenlik yetkililerini cezalandırmayı amaçladığı ifade edildi.

Öte yandan Başkanlık Konseyi, çarşamba günü Aydarus ez-Zübeydi’nin “vatana ihanet” suçlamasıyla Başkanlık Konseyi üyeliğini düşürdü. Aynı kapsamda, Zübeydi’ye destek verdikleri ve isyana katıldıkları gerekçesiyle Ulaştırma Bakanı ile Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanı da görevden alındı.


Suriye: İsrail'in geri çekilmesi için bir takvim olmadan stratejik konular müzakere edilemez

İsrail güçleri, 23 Temmuz 2025'te İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri'nde bulunan Mecdel Şems köyü yakınlarındaki Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (AFP)
İsrail güçleri, 23 Temmuz 2025'te İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri'nde bulunan Mecdel Şems köyü yakınlarındaki Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (AFP)
TT

Suriye: İsrail'in geri çekilmesi için bir takvim olmadan stratejik konular müzakere edilemez

İsrail güçleri, 23 Temmuz 2025'te İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri'nde bulunan Mecdel Şems köyü yakınlarındaki Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (AFP)
İsrail güçleri, 23 Temmuz 2025'te İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri'nde bulunan Mecdel Şems köyü yakınlarındaki Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (AFP)

Suriye'li bir yetkili dün yaptığı açıklamada, Beşşar Esed'in Aralık 2024'te devrilmesinden sonra Suriye topraklarını işgal eden İsrail güçlerinin çekilmesi için net ve bağlayıcı bir takvim olmadan, İsrail ile yapılacak görüşmelerde “hiçbir stratejik konuya geçilemeyeceğini” söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre isminin açıklanmasını istemeyen yetkili, pazartesi ve salı günleri Paris'te düzenlenen ve ABD'nin arabuluculuğunda gerçekleştirilen son tur görüşmelerin, ABD'nin Suriye'ye yönelik “tüm İsrail askeri faaliyetlerinin derhal dondurulması” yönündeki girişimi ile sona erdiğini söyledi.

İsrail Savunma Bakanlığı, konuyla ilgili yorum talebine henüz yanıt vermedi.