Galatasaray derbide Beşiktaş'a konuk olacak

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Galatasaray derbide Beşiktaş'a konuk olacak

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Galatasaray, Spor Toto Süper Lig'in 10. haftasında yarın derbi maçta Beşiktaş'a konuk olacak.
Vodafone Park'ta saat 20.00'de başlayacak karşılaşmayı hakem Fırat Aydınus yönetecek.
Süper Lig'in geride kalan bölümünde iki takım da beşer galibiyet ile ikişer beraberlik ve yenilgi sonucunda 17'şer puan topladı.
Ligde son 3 maçını kazanan Galatasaray, Beşiktaş deplasmanından da üç puanla dönerek galibiyet serisini sürdürmeye çalışacak.

Marcao dönüyor
Galatasaray'da 8 maçlık cezası biten Brezilyalı futbolcu Marcao, görev verilmesi durumunda derbi maçta forma giyebilecek.
Süper Lig'in ilk haftasında GZT Giresunspor ile oynanan maçta takım arkadaşı Kerem Aktürkoğlu'na uyguladığı şiddet nedeniyle kırmızı kart gören Marcao'ya, Türkiye Futbol Federasyonu Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu 8 maç ceza vermişti.
Brezilyalı futbolcu, ligde geride kalan 8 haftada takımından ayrı kaldı.

Boey ve Arda Turan forma giyemeyecek
Galatasaray'da iki futbolcu sakatlıkları nedeniyle derbide görev yapamayacak.
Sarı-kırmızılı ekipte tedavilerine devam edilen Sacha Boey ve Arda Turan, derbinin kadrosunda yer alamayacak.

Beşiktaş-Galatasaray rekabetinde 350. randevu
Taksim Stadı'nda 22 Ağustos 1924'te Beşiktaş'ın 2-0 galibiyetiyle başlayan 97 yıllık rekabette, geride kalan 349 maçın 123'ünü Galatasaray, 112'sini Beşiktaş kazandı, 114 karşılaşma ise beraberlikle sonuçlandı. Sarı-kırmızılıların 487 golüne, siyah-beyazlılar 456 golle karşılık verdi.

Lig müsabakaları
Galatasaray ile Beşiktaş arasında ligde yapılan 126 karşılaşmada ise genel toplamda olduğu gibi sarı-kırmızılı takımın üstünlüğü bulunuyor.
İki takımın ligde karşı karşıya geldiği müsabakalarda Galatasaray 46, Beşiktaş ise 37 kez sahadan galip ayrıldı. Taraflar 43 müsabakada eşitliği bozamazken, sarı-kırmızılılar 153, siyah-beyazlılar 132 gol attı.

Vodafone Park'taki maçlar
Beşiktaş, 2016 yılında açılan Vodafone Park'ta konuk ettiği Galatasaray'a karşı hiç maç kaybetmedi.
İki takımın Vodafone Park'ta 24 Eylül 2016'da oynadığı ilk derbi 2-2 beraberlikle sona ererken, siyah-beyazlı ekip daha sonraki 4 sezonda ev sahibi olduğu tüm derbilerden zaferle ayrıldı.

Son 10 maçta Beşiktaş üstün
İki takım arasında oynanan son 10 resmi maçta Beşiktaş'ın galibiyet sayısı bakımından üstünlüğü bulunuyor.
Siyah-beyazlı ekip, söz konusu karşılaşmalarda 5 kez kazandı, Galatasaray 3 kez sahadan galibiyetle ayrıldı, 2 karşılaşma ise beraberlikle tamamlandı. Söz konusu maçlarda siyah-beyazlı ekip 11 gol atarken, Galatasaray 9 kez fileleri havalandırdı.

Beşiktaş-Galatasaray rekabetinden ilginç notlar
Beşiktaş ile Galatasaray futbol takımları arasında 349 maçın sığdığı 97 yıllık rekabette ilk golü Beşiktaşlı Refik Osman Top attı.
Rekabetin ilk randevusu olan 22 Ağustos 1924 tarihinde Taksim Stadı'nda yapılan İstanbul Ligi maçını Beşiktaş 2-0 kazandı. Siyah-beyazlı takım adına ilk golü atan Refik Osman Top, derbi tarihine geçti.
Galatasaray adına ilk golü ise 31 Temmuz 1925'te Taksim Stadı'nda yapılan ve sarı-kırmızılı takımın 6-2 kazandığı rekabetin ikinci maçında Mehmet Leblebi kaydetti.

Rekabetin golcüleri
İki takım arasındaki rekabette, Beşiktaş'ın efsane kaptanı "Baba" lakaplı Hakkı Yeten, 61 maçta 29 golle en skorer futbolcu unvanını elinde bulundururken, yine Beşiktaşlı Şeref Görkey, 63 maçta 26 golle ikinci sırada yer alıyor. Beşiktaş'ta ayrıca Feyyaz Uçar'ın 18 golü bulunuyor.
Galatasaray'da ise Gündüz Kılıç, 31 maçta 21 golle Beşiktaş'a en fazla gol atan sarı-kırmızılı futbolcu. Galatasaray'da ayrıca Metin Oktay'ın 40 maçta 15 golü var.

Bir maçta en çok gol atanlar
İki takım arasındaki rekabette bir maçta en çok gol atan futbolcu, sarı-kırmızılıların efsanelerinden Gündüz Kılıç.
Galatasaraylı futbolcu, 30 Haziran 1940'ta Şeref Stadı'nda yapılan ve Galatasaray'ın 9-2 kazandığı tarihi maçta fileleri 5 kez havalandırarak, rekabetin bir maçta en çok gol atan ismi unvanını yıllardır kimseye bırakmadı.
Ayrıca, Beşiktaşlı Hakkı Yeten, Şükrü Gülesin, Recep Adanır ve Feyyaz Uçar ile Galatasaraylı Mehmet Leblebi, Gündüz Kılıç, Eşref Aykaç, Süleyman Tekil, Saffet Sancaklı, daha sonra Beşiktaş forması da giyen Adrian Ilie ile Milan Baros, bir maçta üçer gol atma başarısını gösterdi.

En farklı skorlu galibiyetler
Galatasaray ile Beşiktaş arasındaki maçlarda en farklı skor, 30 Haziran 1940 tarihinde yapılan Milli Küme karşılaşmasında elde edildi.
Bu karşılaşmada Galatasaray, Beşiktaş'ı 9-2 yenme başarısı gösterdi. Sarı-kırmızılılar ayrıca, 18 Temmuz 1997'de TSYD Kupası'nda 6-0, 31 Temmuz 1925'te 6-2, 10 Kasım 1943 ve 6 Ağustos 1975'te aynı sonuçlarla 5-1, 10 Ağustos 1977'de 4-0'lık skorlarla sahadan galip ayrıldı.
Beşiktaş ise rakibi karşısındaki en farklı skorlu galibiyetlerini 17 Mart 1933 ve 29 Aralık 1940'ta 5-0'lık skorlarla elde etti. Siyah-beyazlılar ayrıca, 14 Kasım 1945'te ve 28 Mart 1948'de de aynı skorlarla 5-1 galip geldi.

Seyircisiz derbiler
Beşiktaş ile Galatasaray'ın 2007-2008 sezonunun ilk yarısında Ali Sami Yen Stadı'nda yaptıkları derbi müsabakası, tarihe geçti.
Galatasaray'ın bir önceki sezondan kalan 5 maçlık cezası nedeniyle seyircisiz oynatılan karşılaşma, rekabetin 97 yıllık tarihinde bir ilk olarak yerini aldı.
Koronavirüs pandemisi nedeniyle iki ekip, biri Nef Stadı diğeri Vodafone Park olmak üzere iki mücadeleyi taraftarsız oynadı.

En çok oynayanlar
Rekabette en çok forma giyen oyuncuların başında Beşiktaşlı Şeref Görkey geliyor.
Şeref Görkey, siyah-beyazlı forma altında 63 kez Galatasaray'a karşı forma giydi. İkinci sırayı 61 maçla yine Beşiktaşlı Hakkı Yeten alıyor.

En gollü maçlar
Rakipler arasında şimdiye dek yapılan en gollü maçta, meşin yuvarlak toplam 11 kez ağlara gönderildi.
Galatasaray'ın 30 Haziran 1940'ta 9-2 kazandığı karşılaşmada filelere giden toplam 11 gol, geride kalan 349 müsabaka içinde seri penaltılar dışında bir maçtaki en yüksek skor sayısı olarak tarihe geçti.
Rekabette ayrıca, 30 Nisan 1949'daki Basın Kupası maçını 5-4 Galatasaray, 6 Kasım 1955'teki İstanbul Ligi maçını da 5-4 Beşiktaş kazandı, filelere toplam dokuzar gol gitti.

4-4'lük maçlar
Taraflar arasındaki maçlarda en gollü beraberlikler 4-4'lük skorlarla alındı.
İki takım arasında 4 Ocak 1935'te Şeref Stadı'nda yapılan özel maç, 21 Kasım 1937'de Fenerbahçe Stadı'ndaki İstanbul Ligi karşılaşması, 11 Mayıs 1940'ta Taksim Stadı'nda yapılan Bahar Kupası müsabakası, 16 Haziran 1940'ta Şeref Stadı'ndaki Milli Küme maçı ve 26 Mayıs 1968'de Ali Sami Yen Stadı'nda yapılan lig derbisi 4-4 berabere sonuçlandı.

Galibiyet hasreti çekilen yıllar
İki takım, 97 yıllık rekabette bazı dönemlerde birbirlerine karşı üstünlük kurmakta zorlandı.
Beşiktaş, 30 Mart 1975 ile 16 Eylül 1979 arasında Galatasaray ile yaptığı üst üste 17 maçta da galibiyet yüzü göremedi. Galatasaray ise 20 Kasım 1931 ile 21 Haziran 1936 arasında geçen 15 maçta da rakibini yenemedi.

İki takımda da oynayanlar
Rekabetin geçmişinde birçok futbolcu her iki takım formasını da giydi.
Son dönemde hem Beşiktaş hem de Galatasaray'da forma giyen oyuncular arasında Ali Çoban, Mirsad Kovacevic (Mirsad Güneş), Saffet Sancaklı, Sergen Yalçın, Ahmet Yıldırım, Mehmet Aksu, Ayhan Akman, Emre Aşık, Adrian Ilie, Berkant Göktan, Okan Buruk, Mehmet Yozgatlı, Gökhan Zan, Serdar Özkan, Burak Yılmaz, Dany Nounkeu, Cenk Gönen, Caner Erkin ve Ryan Babel bulunuyor.

En erken derbiyi oynadılar
Süper Lig'de 2012-2013 sezonunun ikinci haftasında BJK İnönü Stadı'ndaki Beşiktaş-Galatasaray (3-3) maçı, aynı zamanda lig tarihinin en erken derbisi olarak kayıtlara geçti
1959 yılında başlayan ligde bundan önce "Üç büyükler" arasındaki en erken derbi, 1981-1982 sezonunun üçüncü haftasında yine Beşiktaş ile Galatasaray arasında yapılmıştı.

Seyirci rekoru kırıldı 97 yıllık rekabette ilk golü Beşiktaşlı Refik Osman Top attı
Beşiktaş ile Galatasaray arasında 2013-2014 sezonundaki maçta Süper Lig tarihinin seyirci rekoru kırıldı.
Siyah-beyazlı takımın ev sahipliğinde, 22 Eylül 2013 tarihinde Atatürk Olimpiyat Stadı'nda yapılan derbiyi deplasman yasağı nedeniyle tamamı Beşiktaşlı 76 bin 127 biletli seyirci izledi ve bu rakam lig tarihinin seyirci rekoru olarak kayıtlara geçti.
Ligin daha önceki seyirci rekoru, Fenerbahçe ile Galatasaray arasında 21 Eylül 2003 tarihinde yine Atatürk Olimpiyat Stadı'ndaki derbide 70 bin 125 kişiyle kırılmıştı.

Yarıda kalan derbi
Beşiktaş ile Galatasaray arasında 2013-2014 sezonunun 5. haftasında seyirci rekorunun kırıldığı derbi, saha olayları nedeniyle yarıda kaldı.
Atatürk Olimpiyat Stadı'nda 22 Eylül 2013 tarihinde Beşiktaş'ın ev sahipliğinde yapılan maçta siyah-beyazlılar, 18. dakikada Hugo Almeida'nın attığı golle devreyi 1-0 önde kapattı. Galatasaray, 59 ve 72. dakikalarda Didier Drogba'nın golleriyle öne geçti.
Maçta kaybolan süre oynanırken, Galatasaraylı Melo'nun 90+2. dakikada gördüğü kırmızı kartın ardından sahaya çok sayıda taraftar girdi. Bunun üzerine maçın hakemi Fırat Aydınus, kalan 2 dakikayı oynatmadan soyunma odasına gitti ve maçı tatil etti. Türkiye Futbol Federasyonu, derbiyi 3-0 hükmen Galatasaray lehine tescil etti.



Liverpool’un Aston Villa yenilgisi sonrası Salah’tan açıklama

Liverpool FC'nin yıldızı Mısırlı Muhammed Salah (EPA)
Liverpool FC'nin yıldızı Mısırlı Muhammed Salah (EPA)
TT

Liverpool’un Aston Villa yenilgisi sonrası Salah’tan açıklama

Liverpool FC'nin yıldızı Mısırlı Muhammed Salah (EPA)
Liverpool FC'nin yıldızı Mısırlı Muhammed Salah (EPA)

Mısırlı yıldız futbolcu Muhammed Salah, İngiltere Premier Lig ekibi Liverpool FC taraftarlarına yönelik yaptığı açıklamada, takımdan ayrıldıktan uzun yıllar sonra bile kulübün başarısını istemeye devam edeceğini söyledi.

Liverpool, Salah’ın sözleşmesi 2027 yılına kadar devam etmesine rağmen sezon sonunda takımdan ayrılacağını açıklamıştı.

Liverpool, Premier Lig’in 37. haftasında cuma günü oynanan karşılaşmada Aston Villa FC’ya 4-2 mağlup oldu.

Salah, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

“Kulübün şüpheden özgüvene, ardından da şampiyonluk seviyesine yükseldiği birçok döneme tanıklık ettim. Bunun için çok çalıştık ve kulübün hedeflerine ulaşmasına yardımcı olmak adına her zaman elimden gelenin en iyisini verdim. Bundan daha fazla gurur duyduğum bir şey yok.”

Mısırlı oyuncu açıklamasında, “Bu sezon aldığımız bir başka mağlubiyet can yakıcı oldu. Taraftarlarımız bunu hak etmiyor. Liverpool’u yeniden rakiplerin korktuğu hücum futbolunu oynayan ve kupalar kazanan bir takım olarak görmek istiyorum. Benim bildiğim futbol anlayışı bu ve korunması gereken kimlik de budur. Bu tartışmaya açık bir konu değil. Kulübe katılan herkes buna uyum sağlamak zorunda” dedi.

2017 yılında AS Roma’dan Liverpool’a transfer olan Salah, “Burada ya da orada birkaç maç kazanmak Liverpool’u temsil etmez. Her takım maç kazanabilir. Liverpool benim ve ailem için her zaman çok şey ifade edecek bir kulüp olarak kalacak. Ayrıldıktan uzun süre sonra bile başarılı olduğunu görmek istiyorum. Her zaman söylediğim gibi, gelecek sezon Şampiyonlar Ligi’ne katılmak sunabileceğimiz en az şeydir ve bunu başarmak için elimden geleni yapacağım” ” ifadelerini kullandı.


Xabi Alonso resmen Chelsea’nin yeni teknik direktörü oldu

Xabi Alonso (AP)
Xabi Alonso (AP)
TT

Xabi Alonso resmen Chelsea’nin yeni teknik direktörü oldu

Xabi Alonso (AP)
Xabi Alonso (AP)

İngiltere Premier Lig ekibi Chelsea, İspanyol teknik direktör Xabi Alonso ile 4 yıllık sözleşme imzalandığını açıkladı. Alonso, görevine 1 Temmuz 2026 itibarıyla resmen başlayacak.

Londra kulübü yaptığı resmî açıklamada, Alonso ile yapılan anlaşmanın; teknik kapasitesi, üst düzey Avrupa tecrübesi ve liderlik özellikleri nedeniyle yönetimin inancını yansıttığını, ayrıca kulübün gelecek dönem proje planıyla uyumlu bir futbol vizyonuna sahip olduğunu belirtti.

Alonso, Real Madrid ve Bayer Leverkusen gibi kulüplerde edindiği teknik direktörlük deneyimlerinin ardından Stamford Bridge’e geliyor. İspanyol çalıştırıcı, Leverkusen’e kulüp tarihindeki ilk Bundesliga şampiyonluğunu kazandırmıştı.

Chelsea, Alonso’nun yalnızca başarılı bir teknik adam değil  aynı zamanda takımın gelişimini yönetecek ve kulübü hedeflerine taşıyacak güçlü bir lider olarak görüldüğünü vurguladı.

Alonso, resmî açıklamanın ardından yaptığı ilk değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:
“Chelsea, dünya futbolunun en büyük kulüplerinden biri. Bu büyük kulübün teknik direktörü olmak benim için büyük bir onur.”

Açıklamasında kulüp yönetimiyle yapılan görüşmelere de değinen Alonso, şunları söyledi:
“Yönetim ve sahiplerle yaptığım görüşmelerde ortak bir hedefe sahip olduğumuz netti. Sürekli en üst seviyede rekabet edebilecek ve kupalar için mücadele edecek bir takım kurmak istiyoruz.”

İspanyol teknik adam ayrıca, takımda önemli yetenekler bulunduğunu ve kulübün büyük bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayarak, “Bu takımı yönetmek benim için büyük bir ayrıcalık olacak. Şimdi odak noktası çok çalışmak, doğru futbol kültürünü inşa etmek ve başarılar kazanmak” dedi.

Chelsea, açıklamasını Alonso yönetiminde yeni döneme duyduğu güveni vurgulayarak tamamladı. Kulüp, Stamford Bridge’de yeniden başarıların hedeflendiğini ve bunun kulüp tarihinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.


Skor tabelasının ötesinde: İzlenmesi gereken 6 spor dizisi

43 yaşındaki Alison Brie, GLOW'da güreş dünyasına adım atan ve kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan hırslı aktris Ruth Wilder rolündeydi (Netflix)
43 yaşındaki Alison Brie, GLOW'da güreş dünyasına adım atan ve kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan hırslı aktris Ruth Wilder rolündeydi (Netflix)
TT

Skor tabelasının ötesinde: İzlenmesi gereken 6 spor dizisi

43 yaşındaki Alison Brie, GLOW'da güreş dünyasına adım atan ve kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan hırslı aktris Ruth Wilder rolündeydi (Netflix)
43 yaşındaki Alison Brie, GLOW'da güreş dünyasına adım atan ve kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan hırslı aktris Ruth Wilder rolündeydi (Netflix)

Spor dizileri sadece maçlardan, kupalardan ya da son saniye galibiyetlerinden ibaret değil. Kimi zaman küçük bir kasabanın umutlarını sırtlanan bir lise takımını, kimi zaman bir dojo üzerinden yıllar geçse de dinmeyen rekabetleri, kimi zamansa ekran arkasındaki kaotik dostlukları anlatıyorlar. 

Son dönemde bu türün en güncel örneklerinden biri olan Running Point de  bu yaklaşımın güncel örneklerinden biri. Oscar adayı Kate Hudson'ın başrolünde yer aldığı dizi, ikinci sezonuyla ekranlara geri döndü. Los Angeles Lakers'ın sahibi Jeanie Buss'ın hayatından esinlenen dizi, dönüşüyle iki sezonunu birden izlenme listelerine taşıdı.

Uçarı Isla Gordon'ın, ailesinin profesyonel basketbol takımı Los Angeles Waves'in başına geçmesini konu alan Running Point, profesyonel spor dünyasının perde arkasını; karmaşık aile ilişkileri ve kadın girişimciliği gibi konularla mizahı harmanlayarak işliyor.

Biz de buradan hareketle en başarılı spor dizilerini masaya yatıralım istedik. Haliyle ortaya, her biri farklı yönüyle öne çıkan güçlü bir liste çıktı.    

Ted Lasso iyiliğin ve umudun sahada da işe yarayabileceğini gösterirken, Friday Night Lights sporun nasıl bir kasabanın ruhuna dönüştüğünü anlatıyor. GLOW, kadın güreşçiler üzerinden dostluk ve hayata tutunma hikayesi kurarken, Sports Night spor medyasının temposunu zekice diyaloglarla ekrana taşıyor. Nostalji yüklü Cobra Kai toz tutmuş rekabetleri modern bir gençlik hikayesine dönüştürürken, The League ise spor tutkusunun arkadaşlıkları nasıl tatlı bir kaosa sürüklediğini gösteriyor. 

Eğer sporun sadece skor tabelasından ibaret olmadığını düşünüyorsanız, bu listedeki diziler sizi kolayca içine çekecek. Çünkü iyi yazılmış bir spor hikayesi, aslında hayatın kendisini anlatmanın en etkili yollarından biri. Hazırsanız, ilk düdükle başlıyoruz listemize...

Ted Lasso (2020 - )

Ted Lasso, spor dizilerinin rekabet ve kazanma hırsı üzerine kurulu dünyasına umut dolu bir alternatif sunuyor. 

Apple TV'nin amiral gemisi, Jason Sudeikis'in canlandırdığı Amerikan futbolu antrenörü Ted'in, kurallarını hiç bilmemesine rağmen Britanya'daki bir futbol takımının başına geçmesiyle başlayan sıradışı hikayeyi anlatıyor. 

Başlangıçta takımın başarısız olması için kasten işe alınsa da Ted'in sarsılmaz iyimserliği ve bitmek bilmeyen nezaketi, kısa sürede hem kulüp sahibi Rebecca'yı hem de tüm şehri dize getirmeyi başarıyor. 

sager
Patrondan Kurtulma Sanatı'yla (Horrible Bosses) da tanınan komedyen Jason Sudeikis, Ted Lasso'nun başrolünde (Apple TV)

Dizi, sahadaki taktiklerden ziyade umut, dürüstlük, özgüven sorunları, yalnızlık, başarısızlık korkusu ve kişisel gelişim gibi temalara odaklanarak izleyiciye son yılların en samimi ve iç ısıtan yolculuğunu sunuyor. Hannah Waddingham ve Brett Goldstein'ın dikkat çekici performansları, hikayeye duygusal derinlik kazandırırken dizinin mizah damarını da kuvvetlendiriyor. 

İlk sezonunda aldığı 20 Emmy adaylığıyla dikkat çeken yapım, üst üste kazandığı ödüller ve neredeyse kusursuz Rotten Tomatoes puanıyla başarısını çoktan kanıtlamış durumda. 

Ted Lasso sadece bir spor komedisi değil, nezaketin bir zayıflık olmadığını, hem sahada hem de hayatta nasıl büyük bir zafer kazanabileceğini gösteren, koca yürekli bir başyapıt.

IMDb: 8,7
Nereden izlenir: Apple TV

Friday Night Lights (2006–2011)

Peter Berg'ün 2004 tarihli aynı isimli filmini izleyip beğenmiş miydiniz? Büyük konuşalım, o zaman bu 5 sezonluk diziye bayılacaksınız! 

Filmden iki yıl sonra yayına giren Friday Night Lights, lise futbolunu merkezine alsa da aslında küçük bir kasabanın hayalleri, düş kırıklıkları ve birbirine tutunma çabası üzerine kurulu etkileyici insan hikayeleri anlatıyor. 

Kyle Chandler ve Connie Britton'ın canlandırdığı Eric ve Tami Taylor çifti, dizinin duygusal omurgasını oluştururken hem aile hayatını hem de gençlerin üzerindeki başarı baskısını son derece sahici biçimde yansıtıyor. 

aseferv
Friday Night Lights, tüm sosyal hayatın cuma geceleri oynanan futbol maçları etrafında şekillendiği küçük bir kasabanın dinamiklerini işliyor (NBC)

Dizinin en büyük başarısıysa Amerikan futbolunu yalnızca bir spor olarak değil, kasabanın kimliğini şekillendiren bir unsur gibi ele alması. Ergenlik sancıları, gelecek kaygısı, dostluklar ve kırılgan aile ilişkileri hikayeye doğal biçimde dağıldığı için karakterler hiçbir zaman yapay gelmiyor. 

Belgesel estetiğini andıran kamera kullanımı ve sade anlatımı sayesinde dizi, zamanla bir spor hikayesinden çok güçlü bir gençlik dramasına dönüşüyor. 

Sahadaki rekabetle duygusal kırılganlığı aynı anda taşıyabilen Friday Night Lights, spor temalı diziler arasında hâlâ en samimi ve en etkileyici işlerden biri.

IMDb: 8,7
Nereden izlenir: Apple T
V

Cobra Kai (2018–2025)

Bir dönemin çocuklarını televizyon karşısında "Cilala, parlat" diyerek karate öğrenme hayalleri kurmaya iten Karate Kid efsanesi, Cobra Kai'yle yıllar sonra geri döndü. Üstelik bunu yalnızca eski günlerin hatırına değil; geçmişin rekabetlerini bugünün hikayeleriyle buluşturan enerjik ve sürükleyici bir devam dizisiyle yaptı. 1980'lerin kült serisinin nostaljisini bugüne taşıdı ama bunu yaparken sadece eskiye yaslanmakla yetinmedi.

William Zabka'nın canlandırdığı Johnny Lawrence'ın, hayatını düzene sokmak için yeniden dojo açmasıyla başlayan hikaye, eski rekabetleri yeni kuşağın sorunlarıyla birleştirerek şaşırtıcı derecede duygusal bir anlatıya dönüşüyor. Dizi, karate sahnelerindeki tempoyu korurken ergenlik, özgüven, aile baskısı ve ikinci şanslar gibi temaları da samimi biçimde işlemeyi ihmal etmiyor. 

ssdgre
Cobra Kai, 1984 yapımı klasik Karate Kid'in 30 yıl sonrasında geçerken Johnny Lawrence ve Daniel LaRusso'nun ebedi rekabetini günümüze taşıyor (Netflix)

Özellikle Johnny karakterinin yıllar içinde geçirdiği dönüşüm, Cobra Kai'yi sıradan bir nostalji projesi olmaktan çıkarıp güçlü bir karakter hikayesine dönüştürüyor. 

Mizahı, bol enerjili dövüş koreografileri ve eski filmlere yaptığı akıllı göndermeler sayesinde hem Karate Kid hayranlarını hem de seriyi yeni keşfeden izleyicileri kolayca içine çekiyor. Sporun fiziksel bir mücadeleden öte, bir olgunlaşma ve kendini bulma yolculuğu fikrine yakınsanız, Cobra Kai'nin samimi ve sürükleyici dünyası sizi bağrına basmaya hazır.

IMDb: 8,4
Nereden izlenir: Netflix

Sports Night (1998–2000)

The West Wing'in yaratıcısı Aaron Sorkin'in kaleminden çıkan Sports Night, izleyiciyi spor ekranının perde arkasındaki baş döndürücü tempoya şahit olmaya davet ediyor. Dizide, her gece canlı yayına yetişmeye çalışan iki sunucunun ve işine tutkuyla bağlı yapım ekibinin hem profesyonel mücadelesine hem de birbirine sıkı sıkıya bağlı dostluklarına tanık oluyoruz. 

Sorkin'in imzası haline gelen hızlı diyaloglar ve mizah, Sports Night'ı sıradan bir durum komedisi olmaktan çıkarıp sürükleyici bir dramediye dönüştürüyor. 

c c vcd
Kurgusal bir spor programının perde arkasını konu alan Sports Night'ta Six Feet Under'la tanınan Peter Krause başrolde (ABC)

Josh Charles ve Peter Krause'un canlandırdığı Dan ve Casey arasındaki doğal kimya, dizinin ritmini daha da keyifli hale getiriyor. Sporun kendisinden çok televizyonculuk dünyasının stresine, canlı yayın kaosuna ve başarı baskısına odaklanan dizi, bu yönüyle türünün en özgün işlerinden biri sayılıyor. 

1990'ların klasik sitcom yapısından sıyrılan Sports Night, mizahı yanlış anlaşılmalardan değil, işini gerçekten iyi yapmaya çalışan insanların üzerindeki baskıdan çıkarıyor. Sadece iki sezon sürmesine rağmen bugün hâlâ hem spor temalı dizilere hem de modern televizyon anlatısına ilham veren önemli yapımlardan biri olarak görülüyor. 

Spor yayıncılığının mutfağını merak ediyor ve zekice senaryolardan hoşlanıyorsanız, bu kısa ama öz yolculuk sizin için keyifli bir keşif olabilir.

IMDb: 8,3
Nereden izlenir: Türkiye'deki abonelik tabanlı yayın platformlarında yer almıyor

The League (2009–2015)

Amerikan futbolundan besleniyor gibi görünse de The League, aslında sporun kendisinden çok, arkadaşlar arasındaki bitmek bilmeyen rekabeti anlatıyor.

7 sezon boyunca giderek daha çılgın bir hal alan dizi, doğaçlamaya dayalı yapısıyla izleyiciye modern yetişkinliğin en tuhaf ve komik yanlarını samimi bir dille ekrana taşıyor.

The League, alışılagelmiş spor dizilerinin aksine sahaya veya soyunma odasına odaklanmıyor; onun yerine Şikago'da yaşayan bir grup arkadaşın takıntılı olduğu fantezi futbol dünyasını merkezine alıyor.

fdb fdb
Kara mizah dozu yüksek The League, Amerikan fantezi futbol ligine takıntılı bir grup yakın arkadaşın çekişmeli dostluğunu merkezine alıyor (FX)

   İlk sezonlarda daha ayakları yere basan bir mizah tonuna sahip dizi, ilerleyen bölümlerde giderek absürtleşip kaotik enerjisini zirveye taşıyor.

Nick Kroll, Mark Duplass, Paul Scheer ve Katie Aselton gibi isimlerin doğal kimyası sayesinde, karakterlerde kendi arkadaş grubunuzdan birilerini bulmanız çok mümkün. NFL yıldızlarından, Seth Rogen ve Will Forte gibi sürpriz konuk oyunculara uzanan geniş kadro da dizinin enerjisini sürekli canlı tutuyor. 

Friends'in çok daha sert, kaba ve rekabetçi bir versiyonu diye tanımlayabileceğimiz dizi, dostlukla ezeli rekabet arasındaki o ince çizgide ustalıkla yürüyor. Spor temalı diziler arasında The League'i özel yapan şeyse, Amerikan futbolunu yalnızca bir arka plan olarak kullanıp yetişkinlik, arkadaşlık ve rekabet üzerine son derece eğlenceli bir hikaye kurabilmesi.

IMDb: 8,2
Nereden izlenir: Türkiye'deki abonelik tabanlı yayın platformlarında yer almıyor

GLOW (2017–2019)

1980'lerin Los Angeles atmosferinde geçen GLOW, profesyonel kadın güreşinin renkli ve bir o kadar da zorlu dünyasına kapı aralıyor. İş bulmakta zorlanan oyuncu Ruth'la arasının pek iyi olmadığı eski dostu Debbie'nin ringe uzanan yolculuğu, dizinin merkezindeki dramatik çatışmayı başarıyla örüyor. Alaycı, huysuz ve karizmatik yönetmen Sam Sylvia'nın liderliğindeki bu renkli topluluk, Alison Brie, Betty Gilpin ve Marc Maron'un başını çektiği geniş oyuncu kadrosunun sergilediği samimi performanslarla kısa sürede dev bir ekip ruhuna bürünüyor. 

vfdv fd
Komedi ve dram unsurlarını harmanlayan GLOW, bir grup uyumsuz kadının oluşturduğu güreş şovunu ve arka plandaki dostluklarını konu alıyordu (Netflix)

Yapım, sadece bir spor hikayesi anlatmakla kalmıyor; ırk, cinsiyet ve sahne arkasındaki sert gerçekler gibi derin meselelere 1980'lerin ışıltılı estetiğiyle dokunuyor. Gösterişli kostümler ve nostaljik atmosferinin altında kadınlığın farklı yüzlerini, düşüp yeniden kalkma azmini ve dostluğun iyileştirici gücünü büyük bir içtenlikle işleyerek izleyiciyi kendisine bağlıyor GLOW. Ve bunu yaparken kadınlık deneyiminin karmaşasını çok az işin yapabildiği kadar iyi anlıyor, derinlikle kavrıyor. Bazen işler sarpa sarıyor ve her şey karmakarışık bir hal alıyor. GLOW'un asıl olayı da bu zaten. Buradaki kadınlar deniyor, yanılıyor, düşüyor, kalkıyor ve sonra sil baştan bir daha deniyorlar. Üzüntüye ve kaosa göğüs geriyor, denemekten asla vazgeçmiyorlar. 

Pandemiye kurban verdiğimiz en iyi işlerden biri olan GLOW, mevcut üç sezonuyla güreş dünyasını kalbe dokunan hikayelerle birleştiren eşsiz bir seyir zevki sunuyor.

IMDb: 8
Nereden izlenir: Netflix