Galatasaray derbide Beşiktaş'a konuk olacak

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Galatasaray derbide Beşiktaş'a konuk olacak

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Galatasaray, Spor Toto Süper Lig'in 10. haftasında yarın derbi maçta Beşiktaş'a konuk olacak.
Vodafone Park'ta saat 20.00'de başlayacak karşılaşmayı hakem Fırat Aydınus yönetecek.
Süper Lig'in geride kalan bölümünde iki takım da beşer galibiyet ile ikişer beraberlik ve yenilgi sonucunda 17'şer puan topladı.
Ligde son 3 maçını kazanan Galatasaray, Beşiktaş deplasmanından da üç puanla dönerek galibiyet serisini sürdürmeye çalışacak.

Marcao dönüyor
Galatasaray'da 8 maçlık cezası biten Brezilyalı futbolcu Marcao, görev verilmesi durumunda derbi maçta forma giyebilecek.
Süper Lig'in ilk haftasında GZT Giresunspor ile oynanan maçta takım arkadaşı Kerem Aktürkoğlu'na uyguladığı şiddet nedeniyle kırmızı kart gören Marcao'ya, Türkiye Futbol Federasyonu Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu 8 maç ceza vermişti.
Brezilyalı futbolcu, ligde geride kalan 8 haftada takımından ayrı kaldı.

Boey ve Arda Turan forma giyemeyecek
Galatasaray'da iki futbolcu sakatlıkları nedeniyle derbide görev yapamayacak.
Sarı-kırmızılı ekipte tedavilerine devam edilen Sacha Boey ve Arda Turan, derbinin kadrosunda yer alamayacak.

Beşiktaş-Galatasaray rekabetinde 350. randevu
Taksim Stadı'nda 22 Ağustos 1924'te Beşiktaş'ın 2-0 galibiyetiyle başlayan 97 yıllık rekabette, geride kalan 349 maçın 123'ünü Galatasaray, 112'sini Beşiktaş kazandı, 114 karşılaşma ise beraberlikle sonuçlandı. Sarı-kırmızılıların 487 golüne, siyah-beyazlılar 456 golle karşılık verdi.

Lig müsabakaları
Galatasaray ile Beşiktaş arasında ligde yapılan 126 karşılaşmada ise genel toplamda olduğu gibi sarı-kırmızılı takımın üstünlüğü bulunuyor.
İki takımın ligde karşı karşıya geldiği müsabakalarda Galatasaray 46, Beşiktaş ise 37 kez sahadan galip ayrıldı. Taraflar 43 müsabakada eşitliği bozamazken, sarı-kırmızılılar 153, siyah-beyazlılar 132 gol attı.

Vodafone Park'taki maçlar
Beşiktaş, 2016 yılında açılan Vodafone Park'ta konuk ettiği Galatasaray'a karşı hiç maç kaybetmedi.
İki takımın Vodafone Park'ta 24 Eylül 2016'da oynadığı ilk derbi 2-2 beraberlikle sona ererken, siyah-beyazlı ekip daha sonraki 4 sezonda ev sahibi olduğu tüm derbilerden zaferle ayrıldı.

Son 10 maçta Beşiktaş üstün
İki takım arasında oynanan son 10 resmi maçta Beşiktaş'ın galibiyet sayısı bakımından üstünlüğü bulunuyor.
Siyah-beyazlı ekip, söz konusu karşılaşmalarda 5 kez kazandı, Galatasaray 3 kez sahadan galibiyetle ayrıldı, 2 karşılaşma ise beraberlikle tamamlandı. Söz konusu maçlarda siyah-beyazlı ekip 11 gol atarken, Galatasaray 9 kez fileleri havalandırdı.

Beşiktaş-Galatasaray rekabetinden ilginç notlar
Beşiktaş ile Galatasaray futbol takımları arasında 349 maçın sığdığı 97 yıllık rekabette ilk golü Beşiktaşlı Refik Osman Top attı.
Rekabetin ilk randevusu olan 22 Ağustos 1924 tarihinde Taksim Stadı'nda yapılan İstanbul Ligi maçını Beşiktaş 2-0 kazandı. Siyah-beyazlı takım adına ilk golü atan Refik Osman Top, derbi tarihine geçti.
Galatasaray adına ilk golü ise 31 Temmuz 1925'te Taksim Stadı'nda yapılan ve sarı-kırmızılı takımın 6-2 kazandığı rekabetin ikinci maçında Mehmet Leblebi kaydetti.

Rekabetin golcüleri
İki takım arasındaki rekabette, Beşiktaş'ın efsane kaptanı "Baba" lakaplı Hakkı Yeten, 61 maçta 29 golle en skorer futbolcu unvanını elinde bulundururken, yine Beşiktaşlı Şeref Görkey, 63 maçta 26 golle ikinci sırada yer alıyor. Beşiktaş'ta ayrıca Feyyaz Uçar'ın 18 golü bulunuyor.
Galatasaray'da ise Gündüz Kılıç, 31 maçta 21 golle Beşiktaş'a en fazla gol atan sarı-kırmızılı futbolcu. Galatasaray'da ayrıca Metin Oktay'ın 40 maçta 15 golü var.

Bir maçta en çok gol atanlar
İki takım arasındaki rekabette bir maçta en çok gol atan futbolcu, sarı-kırmızılıların efsanelerinden Gündüz Kılıç.
Galatasaraylı futbolcu, 30 Haziran 1940'ta Şeref Stadı'nda yapılan ve Galatasaray'ın 9-2 kazandığı tarihi maçta fileleri 5 kez havalandırarak, rekabetin bir maçta en çok gol atan ismi unvanını yıllardır kimseye bırakmadı.
Ayrıca, Beşiktaşlı Hakkı Yeten, Şükrü Gülesin, Recep Adanır ve Feyyaz Uçar ile Galatasaraylı Mehmet Leblebi, Gündüz Kılıç, Eşref Aykaç, Süleyman Tekil, Saffet Sancaklı, daha sonra Beşiktaş forması da giyen Adrian Ilie ile Milan Baros, bir maçta üçer gol atma başarısını gösterdi.

En farklı skorlu galibiyetler
Galatasaray ile Beşiktaş arasındaki maçlarda en farklı skor, 30 Haziran 1940 tarihinde yapılan Milli Küme karşılaşmasında elde edildi.
Bu karşılaşmada Galatasaray, Beşiktaş'ı 9-2 yenme başarısı gösterdi. Sarı-kırmızılılar ayrıca, 18 Temmuz 1997'de TSYD Kupası'nda 6-0, 31 Temmuz 1925'te 6-2, 10 Kasım 1943 ve 6 Ağustos 1975'te aynı sonuçlarla 5-1, 10 Ağustos 1977'de 4-0'lık skorlarla sahadan galip ayrıldı.
Beşiktaş ise rakibi karşısındaki en farklı skorlu galibiyetlerini 17 Mart 1933 ve 29 Aralık 1940'ta 5-0'lık skorlarla elde etti. Siyah-beyazlılar ayrıca, 14 Kasım 1945'te ve 28 Mart 1948'de de aynı skorlarla 5-1 galip geldi.

Seyircisiz derbiler
Beşiktaş ile Galatasaray'ın 2007-2008 sezonunun ilk yarısında Ali Sami Yen Stadı'nda yaptıkları derbi müsabakası, tarihe geçti.
Galatasaray'ın bir önceki sezondan kalan 5 maçlık cezası nedeniyle seyircisiz oynatılan karşılaşma, rekabetin 97 yıllık tarihinde bir ilk olarak yerini aldı.
Koronavirüs pandemisi nedeniyle iki ekip, biri Nef Stadı diğeri Vodafone Park olmak üzere iki mücadeleyi taraftarsız oynadı.

En çok oynayanlar
Rekabette en çok forma giyen oyuncuların başında Beşiktaşlı Şeref Görkey geliyor.
Şeref Görkey, siyah-beyazlı forma altında 63 kez Galatasaray'a karşı forma giydi. İkinci sırayı 61 maçla yine Beşiktaşlı Hakkı Yeten alıyor.

En gollü maçlar
Rakipler arasında şimdiye dek yapılan en gollü maçta, meşin yuvarlak toplam 11 kez ağlara gönderildi.
Galatasaray'ın 30 Haziran 1940'ta 9-2 kazandığı karşılaşmada filelere giden toplam 11 gol, geride kalan 349 müsabaka içinde seri penaltılar dışında bir maçtaki en yüksek skor sayısı olarak tarihe geçti.
Rekabette ayrıca, 30 Nisan 1949'daki Basın Kupası maçını 5-4 Galatasaray, 6 Kasım 1955'teki İstanbul Ligi maçını da 5-4 Beşiktaş kazandı, filelere toplam dokuzar gol gitti.

4-4'lük maçlar
Taraflar arasındaki maçlarda en gollü beraberlikler 4-4'lük skorlarla alındı.
İki takım arasında 4 Ocak 1935'te Şeref Stadı'nda yapılan özel maç, 21 Kasım 1937'de Fenerbahçe Stadı'ndaki İstanbul Ligi karşılaşması, 11 Mayıs 1940'ta Taksim Stadı'nda yapılan Bahar Kupası müsabakası, 16 Haziran 1940'ta Şeref Stadı'ndaki Milli Küme maçı ve 26 Mayıs 1968'de Ali Sami Yen Stadı'nda yapılan lig derbisi 4-4 berabere sonuçlandı.

Galibiyet hasreti çekilen yıllar
İki takım, 97 yıllık rekabette bazı dönemlerde birbirlerine karşı üstünlük kurmakta zorlandı.
Beşiktaş, 30 Mart 1975 ile 16 Eylül 1979 arasında Galatasaray ile yaptığı üst üste 17 maçta da galibiyet yüzü göremedi. Galatasaray ise 20 Kasım 1931 ile 21 Haziran 1936 arasında geçen 15 maçta da rakibini yenemedi.

İki takımda da oynayanlar
Rekabetin geçmişinde birçok futbolcu her iki takım formasını da giydi.
Son dönemde hem Beşiktaş hem de Galatasaray'da forma giyen oyuncular arasında Ali Çoban, Mirsad Kovacevic (Mirsad Güneş), Saffet Sancaklı, Sergen Yalçın, Ahmet Yıldırım, Mehmet Aksu, Ayhan Akman, Emre Aşık, Adrian Ilie, Berkant Göktan, Okan Buruk, Mehmet Yozgatlı, Gökhan Zan, Serdar Özkan, Burak Yılmaz, Dany Nounkeu, Cenk Gönen, Caner Erkin ve Ryan Babel bulunuyor.

En erken derbiyi oynadılar
Süper Lig'de 2012-2013 sezonunun ikinci haftasında BJK İnönü Stadı'ndaki Beşiktaş-Galatasaray (3-3) maçı, aynı zamanda lig tarihinin en erken derbisi olarak kayıtlara geçti
1959 yılında başlayan ligde bundan önce "Üç büyükler" arasındaki en erken derbi, 1981-1982 sezonunun üçüncü haftasında yine Beşiktaş ile Galatasaray arasında yapılmıştı.

Seyirci rekoru kırıldı 97 yıllık rekabette ilk golü Beşiktaşlı Refik Osman Top attı
Beşiktaş ile Galatasaray arasında 2013-2014 sezonundaki maçta Süper Lig tarihinin seyirci rekoru kırıldı.
Siyah-beyazlı takımın ev sahipliğinde, 22 Eylül 2013 tarihinde Atatürk Olimpiyat Stadı'nda yapılan derbiyi deplasman yasağı nedeniyle tamamı Beşiktaşlı 76 bin 127 biletli seyirci izledi ve bu rakam lig tarihinin seyirci rekoru olarak kayıtlara geçti.
Ligin daha önceki seyirci rekoru, Fenerbahçe ile Galatasaray arasında 21 Eylül 2003 tarihinde yine Atatürk Olimpiyat Stadı'ndaki derbide 70 bin 125 kişiyle kırılmıştı.

Yarıda kalan derbi
Beşiktaş ile Galatasaray arasında 2013-2014 sezonunun 5. haftasında seyirci rekorunun kırıldığı derbi, saha olayları nedeniyle yarıda kaldı.
Atatürk Olimpiyat Stadı'nda 22 Eylül 2013 tarihinde Beşiktaş'ın ev sahipliğinde yapılan maçta siyah-beyazlılar, 18. dakikada Hugo Almeida'nın attığı golle devreyi 1-0 önde kapattı. Galatasaray, 59 ve 72. dakikalarda Didier Drogba'nın golleriyle öne geçti.
Maçta kaybolan süre oynanırken, Galatasaraylı Melo'nun 90+2. dakikada gördüğü kırmızı kartın ardından sahaya çok sayıda taraftar girdi. Bunun üzerine maçın hakemi Fırat Aydınus, kalan 2 dakikayı oynatmadan soyunma odasına gitti ve maçı tatil etti. Türkiye Futbol Federasyonu, derbiyi 3-0 hükmen Galatasaray lehine tescil etti.



Supergirl yıldızına taş atan eski Superman'e eleştiri yağdı

Milly Alcock, Supergirl rolünde (AP)
Milly Alcock, Supergirl rolünde (AP)
TT

Supergirl yıldızına taş atan eski Superman'e eleştiri yağdı

Milly Alcock, Supergirl rolünde (AP)
Milly Alcock, Supergirl rolünde (AP)

Bir kuş mu? Bir uçak mı? Yoksa kötü niyetli iğnelemelerde bulunan eski bir aktör mü? Eskiden Süperman'i canlandıran oyuncu Dean Cain, Supergirl'ün başrolü Milly Alcock hakkındaki yorumları nedeniyle eleştiriliyor.

House of the Dragon'ın eski yıldızı, James Gunn'ın 2025 yapımı hit filmi Superman'de kısa süre görünmesinden bir yıl sonra, kendi bağımsız filminde David Coronswet'in hayat verdiği Çelik Adam'ın süper güçlere sahip genç kuzenini canlandırıyor.

Ancak 1990'ların klasik dizisi Lois & Clark: The New Adventures of Superman'deki rolüyle tanınan Cain, yeni projeye pek de ikna olmuş görünmüyor. 26 yaşındaki oyuncunun bir fotoğrafını paylaşan Cain, "Bir dakika... Supergirl'ün derisi kurşun geçirmezse, kulaklarında nasıl piercing var?" diye sordu.

Cain'in bir takipçisi, Alcock'un görünüşünü eleştirip onu Kayıp Ada (Land of the Lost) karakteri Cha-Ka'ya benzettiğinde Cain, "Kahretsin. Güldüm" diye cevap verdi.

Birçok kişi Alcock'u savunmaya koşarak Cain'in yorumunu sertçe eleştirdi. Bir Reddit kullanıcısı "Bir kadın süper kahraman filminde başrol oynadığında erkekler gerçekten bu linç işine girişmek zorunda mı?" diye sorarken bir diğeriyse şu ifadeleri kullandı: 

40 yaşını geçmiş süper maço alfa erkeklerin, Disney prenses filmleri hakkında sızlanmak dışında yapacak bir şeyleri olması önemli.

Başka biri de "Kadın birinci sınıf işler yapıyor ve bu işte başarılı. Peki onun elinde ne var?" diye ekledi.

59 yaşındaki Cain, Superman'i canlandırmanın yanı sıra 6 sezon süren CW dizisi Supergirl'de, Superman'in kuzeni Supergirl/Kara Danvers'ın (Melissa Benoist) üvey babası Dr. Jeremiah Danvers rolünü üstlenmişti.

O zamandan beri oyunculuğu bırakan aktör, dikkatini kolluk kuvvetleri ve siyasi savunuculuğa yönelterek Trump yönetimini destekliyor. Ocak 2026'da Cain, Trump'ın yasadışı göçle mücadele çabalarını desteklemek için ICE'a (ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza) katıldığını duyurmuştu.

Oyuncu geçen yıl, ABD Başkanı Trump'ın meşhur kırmızı pelerin ve taytı giydiği internet mimini paylaşan Beyaz Saray'ı takdir etmişti. Öte yandan bu paylaşıma yorum yapanlar, Superman'in kendisinin de Dünya'ya gelen bir göçmen olduğunu belirterek görseli alaya almıştı.

Supergirl, Alcock'un ilk ana akım başrolü olacak ve Associated Press'e konuşan oyuncu bunu "insanın dengesini bozan bir deneyim" diye tanımlamıştı.

Alcock, "Bu işi yapıyorum çünkü bana ortadan kaybolma imkanı veriyor" demişti. 

Bu yüzden birdenbire bu kadar görünür ve açıkta olmak çok savunmasız bir deneyim. Ben sadece bu durumla nasıl başa çıkacağımı öğrenmeye çalışıyorum. Ama yani, heyecan verici. Elbette heyecan verici. Ama her heyecan verici şey gibi, aynı zamanda korkutucu da.

Supergirl, 26 Haziran'da sinemalarda gösterime girecek.

Independent Türkçe


Meksika, 2026 Dünya Kupası yolculuğuna Güney Afrika karşısında aldığı iki gollü galibiyetle başladı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Meksika, 2026 Dünya Kupası yolculuğuna Güney Afrika karşısında aldığı iki gollü galibiyetle başladı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

2026 Futbol Dünya Kupası’nın üç ev sahibinden biri olan Meksika, Güney Afrika’yı 2-0 mağlup ederek turnuvaya rahat bir başlangıç yaptı. Meksiko'daki tarihi Azteca Stadyumu'nda 80 bin seyirci önünde oynanan maçta, Güney Afrika karşılaşmayı 9 kişi ile tamamladı.

Meksika'ya galibiyeti getiren golleri 9. dakikada Dünya Kupası'nın açılış golüne imza atan Julián Quiñones ve 67. dakikada Raúl Jiménez kaydetti. Maçta Güney Afrika'dan Sphephelo Sithole (49') ve yedekten giren Themba Zwane (84') kırmızı kartla oyun dışı kalırken, Meksika'dan César Montes de uzatma dakikalarında (90+2') kırmızı kart gördü.

drgthy
Meksika milli takımı oyuncusu Raúl Jiménez, takımının ikinci golünü attıktan sonra sevinç yaşıyor (AP)

Meksika Teknik Direktörü Javier Aguirre ile Güney Afrika Teknik Direktörü Belçikalı Hugo Broos arasındaki taktik savaşı, Aguirre’nin üstünlüğüyle sonuçlandı. İkili, 1986 Dünya Kupası'nın yine aynı stadyumda yapılan açılış maçında futbolcu olarak karşı karşıya gelmiş ve o müsabakayı da Meksika 2-1 kazanmıştı.

Maçtan önemli anlar

Baskılı başlangıç: Maça baskılı başlayan Meksika, henüz 5. dakikada Raúl Jiménez ile gole çok yaklaştı ancak kaleci Ronwen Williams refleksleriyle gole izin vermedi.

Açılış golü: Meksika’nın aradığı gol gecikmedi. 9. dakikada Sphephelo Sithole’nin savunmadaki hatasını iyi değerlendiren Quiñones, sert bir vuruşla topu kalecinin bacaklarının arasından ağlara göndererek turnuvanın ilk golünü kaydetti.

Quiñones'in performansı: Geçtiğimiz sezon Suudi Arabistan Ligi'nde İngiliz Ivan Toney ve Portekizli yıldız Cristiano Ronaldo'yu geride bırakarak 33 golle gol kralı olan Al-Qadsiah kanat oyuncusu Quiñones, ilk yarıda iki net fırsattan daha yararlanamadı; bu pozisyonlardan birinde top direkten döndü.

Güney Afrika'nın direnci: Maçın başlarında oyun kurmakta zorlanan Güney Afrika, ilk yarının son dakikalarında baskısını artırdı ve Mbekezeli Mbokazi'nin şutuyla kaleci Raúl Rangel'i test etti.

İkinci yarı ve kırmızı kartlar

İkinci yarının hemen başında Güney Afrika ağır bir darbe aldı. Brian Gutiérrez’in kaleye doğru tek başına çıktığı kontratakta, Sithole rakibini durdurarak 49. dakikada kırmızı kart gördü.

Rakibinin eksilmesini iyi değerlendiren Meksika, skor avantajını çiftledi. 67. dakikada Raúl Jiménez, Dünya Kupası kariyerinde ilk kez ilk 11'de başladığı maçta, yakın mesafeden yaptığı kafa vuruşuyla turnuvadaki ilk golünü attı.

gthy
Meksikalı César Montes'in, hakem Wilton Pereira tarafından kırmızı kartla cezalandırılmasının ardından verdiği tepki (Reuters)

Maçın son bölümünde Güney Afrika adeta yıkıldı ve sahada 9 kişi kaldı. 84. dakikada Alvarado, oyuna sonradan dahil olan Zwane’nin yolunu kesti; pozisyon ilk bakışta çok sert görünmese de Zwane'nin geçmeye çalışırken rakibinin yüzüne müdahalede bulunduğu gerekçesiyle hakem kırmızı kartına başvurdu.

Brezilyalı hakem Wilton Sampaio, maçtaki üçüncü kırmızı kartını ise uzatma dakikalarında Meksikalı savunma oyuncusu César Montes'e gösterdi.


Suudi Arabistan Milli Takımı, ABD'de 1994 hikâyesini yeniden yazabilir mi?

Suudi Arabistan Milli Takımı, cumartesi günü Miami’ye hareket etmeye hazırlanıyor. (Suudi Arabistan Milli Takımı)
Suudi Arabistan Milli Takımı, cumartesi günü Miami’ye hareket etmeye hazırlanıyor. (Suudi Arabistan Milli Takımı)
TT

Suudi Arabistan Milli Takımı, ABD'de 1994 hikâyesini yeniden yazabilir mi?

Suudi Arabistan Milli Takımı, cumartesi günü Miami’ye hareket etmeye hazırlanıyor. (Suudi Arabistan Milli Takımı)
Suudi Arabistan Milli Takımı, cumartesi günü Miami’ye hareket etmeye hazırlanıyor. (Suudi Arabistan Milli Takımı)

32 yıl önce ABD’de elde edilen tarihi başarının hatıraları ile Salem El-Dawsari ve Muhammed Kanno’nun liderliğindeki 2026 Dünya Kupası kadrosunun hedefleri arasında, Suudi Arabistan Milli Takımı Austin’den Miami’ye uzanan yolculuğuna grup aşamasını geçme ve gelecek nesillerin konuşacağı yeni bir başarı hikâyesi yazma hayaliyle başladı.

2026 Dünya Kupası’nın ABD’de düzenlenmesi, Suudi futbol kamuoyu açısından yalnızca bir tesadüf değil. Çünkü aynı ülke, Suudi Arabistan’ın dünya kupaları tarihindeki en büyük başarısına sahne olmuştu. Aradan geçen 32 yılın ardından Yeşiller, yeni bir hikâye yazmak amacıyla yeniden Amerika topraklarında mücadele edecek.

dsfrgthy
Yeşillerin futbolcuları, Dünya Kupası hazırlıkları kapsamında antrenmanlarını sürdürüyor. (Suudi Arabistan Milli Takımı)

Teksas eyaletinin Austin kentinde kamp çalışmalarını sürdüren Suudi Arabistan Milli Takımı, 16 Haziran’da Miami’de Uruguay ile oynayacağı H Grubu açılış maçına hazırlanıyor. Grubun diğer takımları ise İspanya ve Yeşil Burun Adaları (Cape Verde).

dfgrthy
Milli takım oyuncuları, Austin’deki ailelerle düzenlenen toplumsal etkinlikte bir araya geldi. (Suudi Arabistan Milli Takımı)

ABD’ye dönüş, Suudi futbolu için özel anlamlar taşıyor. Yeşiller, 1994 Dünya Kupası’nda ilk kez katıldığı turnuvada son 16 turuna yükselerek tarihinin en önemli başarısını elde etmişti. Bu başarı, sonraki beş Dünya Kupası katılımında tekrarlanamadı. Ancak genişletilen yeni turnuva formatı, grup aşamasını geçme konusunda daha fazla fırsat sunuyor. Her grubun ilk iki sırasındaki takımların yanı sıra en iyi üçüncüler de eleme turlarına yükselecek.

Muhammed Kanno: 2022 Dünya Kupası’ndan sonra çok değiştim

Takımın önemli isimlerinden Muhammed Kanno, 1994 başarısının hâlâ milli takım kampında sıkça konuşulduğunu belirtiyor.

El-Hilal’in orta saha oyuncusuna göre son 16 turuna yükselen o nesil yalnızca tarihi bir anı değil, aynı zamanda bugünkü oyuncular için yeni bir başarıya ulaşma konusunda güçlü bir motivasyon kaynağı.

dfgthy
Nevvaf El-Akidi, sakatlığını atlatarak iyileşme sürecinde olumlu bir görüntü verdi. (Suudi Arabistan Milli Takımı)

Kanno, mevcut kadronun önceki nesillerden farklı olduğunu düşünüyor. Bu görüşünü de son yıllarda Suudi Arabistan Pro Ligi’nde yaşanan büyük dönüşüme dayandırıyor.

2022 Dünya Kupası’nın ardından Cristiano Ronaldo’nun Al-Nassr’a transferiyle başlayan süreçte; Karim Benzema, N’Golo Kanté, Sadio Mané, Riyad Mahrez, Roberto Firmino ve Neymar gibi dünya yıldızları da Suudi Arabistan’a geldi.

Kanno’ya göre bu değişim, Suudi oyuncuların gelişimine doğrudan katkı sağladı. Dünya çapındaki yıldızlarla her gün birlikte çalışmak ve forma rekabetine girmek, yerli futbolcuların teknik, fiziksel ve zihinsel seviyelerini yükseltti.

dfgrtyh
Abdullah El-Hamdan, yaşadığı sakatlığın ardından hazır durumda olduğunu ortaya koydu. (Suudi Arabistan Milli Takımı)

Tecrübeli oyuncu, bugünkü performansının dört yıl önce Katar’daki Dünya Kupası’nda sergilediği seviyeden çok farklı olduğunu ifade ederken, profesyonel futbol ortamındaki gelişimin bunda önemli rol oynadığını vurguladı.

Ancak milli takım oyuncuları, önlerindeki görevin kolay olmadığının da farkında. H Grubu’nda 2010 Dünya Kupası şampiyonu ve Avrupa Şampiyonu İspanya’nın yanı sıra köklü bir Dünya Kupası geçmişine sahip Uruguay ve son yıllarda dikkat çekici performanslar sergileyen Yeşil Burun Adaları bulunuyor.

dfrgty
Salih El-Şehri ve Ziyad El-Cehni, hazır olduklarını gösterdi. (Suudi Arabistan Milli Takımı)

Bu nedenle takım içinde herhangi bir hesap ya da teorik değerlendirme yapılmıyor. Oyuncular, her maçı ayrı bir final olarak gördüklerini ve başarıya ulaşmanın ilk şartının tüm rakiplere saygı göstermek olduğunu belirtiyor.

Abdullah El-Hamdan’dan olumlu sinyal

Suudi Arabistan Milli Takımı, Austin’de çalışmalarını yoğun şekilde sürdürüyor.

Teknik direktör Georgios Donis yönetimindeki son antrenmanda oyuncular iki gruba ayrıldı. Senegal karşılaşmasında ilk 11’de görev alan futbolcular yenileme çalışmaları yaparken, diğer grup topa sahip olma, hızlı oyun ve dar alanda taktik uygulamalara yönelik çalışmalar gerçekleştirdi.

Antrenmanlarda, Senegal ile oynanan hazırlık maçında sakatlanan forvet Abdullah El-Hamdan’ın durumuna ilişkin olumlu gelişmeler de yaşandı. Oyuncunun çalışmalara rahat bir şekilde katılması teknik heyeti memnun etti.

Austin’de taraftar buluşması

Teknik çalışmaların yanı sıra milli takım, FIFA tarafından teşvik edilen toplumsal etkinlik programlarını da sürdürüyor. Bu kapsamda Austin’de gerçekleştirilen bir antrenman taraftarlara açıldı.

Etkinliğe yerel halkın yanı sıra Austin FC taraftarları ve bölgedeki Suudi öğrenciler katılarak milli takıma destek verdi.

Dikkat çeken isimlerden biri de Suudi Arabistan forması giyen Amerikalı taraftar Roberto oldu.

Yanbu Hatıralarını Taşıyan Amerikalı Taraftar

Roberto, yalnızca bir futbolsever değil. Babasının görevi nedeniyle uzun yıllar Yanbu Endüstri Şehri’nde yaşamış ve Suudi Arabistan’a dair özel anılar biriktirmiş bir isim.

Milli takım antrenmanına oyuncuların imzalarını almak ve fotoğraf çektirmek amacıyla kitap ve fotoğraflarla gelen Roberto, futbolun farklı kültürler arasında nasıl bir köprü kurduğunu gösteren örneklerden biri oldu.

dfrgty
Donis, Suudi Arabistan–Uruguay maçının detayları üzerinde yoğun şekilde çalışıyor. (Suudi Arabistan Milli Takımı)

Antrenmanın ardından takım kaptanı Salem El-Davsari, Salih El-Şehri, Nevvaf El-Akidi, Ali Mecraşi ve Muhammed Ebu Şamat taraftarlarla bir araya gelerek fotoğraf çektirdi ve imza dağıttı.

Donis’in İlk Dünya Kupası basın toplantısı

Suudi Arabistan Milli Takımı önümüzdeki günlerde hazırlıklarının yeni aşamasına geçecek. Kafile, 13 Haziran’da Miami’ye hareket ederek Uruguay maçına kadar Delmar Oteli’nde konaklayacak.

Teknik direktör Georgios Donis, Dünya Kupası kapsamındaki ilk resmi basın toplantısını da Uruguay karşılaşmasına ev sahipliği yapacak olan ünlü Hard Rock Stadyumu’nda düzenleyecek.

1994’ün unutulmaz hatıraları ile 2022 Katar Dünya Kupası’nda Arjantin’e karşı elde edilen tarihi zafer arasında şekillenen yeni yolculukta Suudi Arabistan, yalnızca turnuvaya katılmayı değil, daha büyük hedeflere ulaşmayı amaçlıyor.

Nasıl ki bugün Suudi futbolseverler hâlâ Fuad Enver, Said El-Üveyran ve Sami El-Cabir’in neslini konuşuyorsa, Salem El-Davsari, Muhammed Kanno ve arkadaşları da isimlerini Suudi futbol tarihine altın harflerle yazdırmayı hedefliyor.

Bu nedenle ABD’de başlayan yeni Dünya Kupası serüvenine şu soru eşlik ediyor:

Bu nesil, 1994’ün hikâyesini yeniden yazabilecek mi, yoksa Suudi futbolunun onlarca yıl boyunca anlatılacak bambaşka bir hikâyesini mi oluşturacak?