Galatasaray derbide Beşiktaş'a konuk olacak

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Galatasaray derbide Beşiktaş'a konuk olacak

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Galatasaray, Spor Toto Süper Lig'in 10. haftasında yarın derbi maçta Beşiktaş'a konuk olacak.
Vodafone Park'ta saat 20.00'de başlayacak karşılaşmayı hakem Fırat Aydınus yönetecek.
Süper Lig'in geride kalan bölümünde iki takım da beşer galibiyet ile ikişer beraberlik ve yenilgi sonucunda 17'şer puan topladı.
Ligde son 3 maçını kazanan Galatasaray, Beşiktaş deplasmanından da üç puanla dönerek galibiyet serisini sürdürmeye çalışacak.

Marcao dönüyor
Galatasaray'da 8 maçlık cezası biten Brezilyalı futbolcu Marcao, görev verilmesi durumunda derbi maçta forma giyebilecek.
Süper Lig'in ilk haftasında GZT Giresunspor ile oynanan maçta takım arkadaşı Kerem Aktürkoğlu'na uyguladığı şiddet nedeniyle kırmızı kart gören Marcao'ya, Türkiye Futbol Federasyonu Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu 8 maç ceza vermişti.
Brezilyalı futbolcu, ligde geride kalan 8 haftada takımından ayrı kaldı.

Boey ve Arda Turan forma giyemeyecek
Galatasaray'da iki futbolcu sakatlıkları nedeniyle derbide görev yapamayacak.
Sarı-kırmızılı ekipte tedavilerine devam edilen Sacha Boey ve Arda Turan, derbinin kadrosunda yer alamayacak.

Beşiktaş-Galatasaray rekabetinde 350. randevu
Taksim Stadı'nda 22 Ağustos 1924'te Beşiktaş'ın 2-0 galibiyetiyle başlayan 97 yıllık rekabette, geride kalan 349 maçın 123'ünü Galatasaray, 112'sini Beşiktaş kazandı, 114 karşılaşma ise beraberlikle sonuçlandı. Sarı-kırmızılıların 487 golüne, siyah-beyazlılar 456 golle karşılık verdi.

Lig müsabakaları
Galatasaray ile Beşiktaş arasında ligde yapılan 126 karşılaşmada ise genel toplamda olduğu gibi sarı-kırmızılı takımın üstünlüğü bulunuyor.
İki takımın ligde karşı karşıya geldiği müsabakalarda Galatasaray 46, Beşiktaş ise 37 kez sahadan galip ayrıldı. Taraflar 43 müsabakada eşitliği bozamazken, sarı-kırmızılılar 153, siyah-beyazlılar 132 gol attı.

Vodafone Park'taki maçlar
Beşiktaş, 2016 yılında açılan Vodafone Park'ta konuk ettiği Galatasaray'a karşı hiç maç kaybetmedi.
İki takımın Vodafone Park'ta 24 Eylül 2016'da oynadığı ilk derbi 2-2 beraberlikle sona ererken, siyah-beyazlı ekip daha sonraki 4 sezonda ev sahibi olduğu tüm derbilerden zaferle ayrıldı.

Son 10 maçta Beşiktaş üstün
İki takım arasında oynanan son 10 resmi maçta Beşiktaş'ın galibiyet sayısı bakımından üstünlüğü bulunuyor.
Siyah-beyazlı ekip, söz konusu karşılaşmalarda 5 kez kazandı, Galatasaray 3 kez sahadan galibiyetle ayrıldı, 2 karşılaşma ise beraberlikle tamamlandı. Söz konusu maçlarda siyah-beyazlı ekip 11 gol atarken, Galatasaray 9 kez fileleri havalandırdı.

Beşiktaş-Galatasaray rekabetinden ilginç notlar
Beşiktaş ile Galatasaray futbol takımları arasında 349 maçın sığdığı 97 yıllık rekabette ilk golü Beşiktaşlı Refik Osman Top attı.
Rekabetin ilk randevusu olan 22 Ağustos 1924 tarihinde Taksim Stadı'nda yapılan İstanbul Ligi maçını Beşiktaş 2-0 kazandı. Siyah-beyazlı takım adına ilk golü atan Refik Osman Top, derbi tarihine geçti.
Galatasaray adına ilk golü ise 31 Temmuz 1925'te Taksim Stadı'nda yapılan ve sarı-kırmızılı takımın 6-2 kazandığı rekabetin ikinci maçında Mehmet Leblebi kaydetti.

Rekabetin golcüleri
İki takım arasındaki rekabette, Beşiktaş'ın efsane kaptanı "Baba" lakaplı Hakkı Yeten, 61 maçta 29 golle en skorer futbolcu unvanını elinde bulundururken, yine Beşiktaşlı Şeref Görkey, 63 maçta 26 golle ikinci sırada yer alıyor. Beşiktaş'ta ayrıca Feyyaz Uçar'ın 18 golü bulunuyor.
Galatasaray'da ise Gündüz Kılıç, 31 maçta 21 golle Beşiktaş'a en fazla gol atan sarı-kırmızılı futbolcu. Galatasaray'da ayrıca Metin Oktay'ın 40 maçta 15 golü var.

Bir maçta en çok gol atanlar
İki takım arasındaki rekabette bir maçta en çok gol atan futbolcu, sarı-kırmızılıların efsanelerinden Gündüz Kılıç.
Galatasaraylı futbolcu, 30 Haziran 1940'ta Şeref Stadı'nda yapılan ve Galatasaray'ın 9-2 kazandığı tarihi maçta fileleri 5 kez havalandırarak, rekabetin bir maçta en çok gol atan ismi unvanını yıllardır kimseye bırakmadı.
Ayrıca, Beşiktaşlı Hakkı Yeten, Şükrü Gülesin, Recep Adanır ve Feyyaz Uçar ile Galatasaraylı Mehmet Leblebi, Gündüz Kılıç, Eşref Aykaç, Süleyman Tekil, Saffet Sancaklı, daha sonra Beşiktaş forması da giyen Adrian Ilie ile Milan Baros, bir maçta üçer gol atma başarısını gösterdi.

En farklı skorlu galibiyetler
Galatasaray ile Beşiktaş arasındaki maçlarda en farklı skor, 30 Haziran 1940 tarihinde yapılan Milli Küme karşılaşmasında elde edildi.
Bu karşılaşmada Galatasaray, Beşiktaş'ı 9-2 yenme başarısı gösterdi. Sarı-kırmızılılar ayrıca, 18 Temmuz 1997'de TSYD Kupası'nda 6-0, 31 Temmuz 1925'te 6-2, 10 Kasım 1943 ve 6 Ağustos 1975'te aynı sonuçlarla 5-1, 10 Ağustos 1977'de 4-0'lık skorlarla sahadan galip ayrıldı.
Beşiktaş ise rakibi karşısındaki en farklı skorlu galibiyetlerini 17 Mart 1933 ve 29 Aralık 1940'ta 5-0'lık skorlarla elde etti. Siyah-beyazlılar ayrıca, 14 Kasım 1945'te ve 28 Mart 1948'de de aynı skorlarla 5-1 galip geldi.

Seyircisiz derbiler
Beşiktaş ile Galatasaray'ın 2007-2008 sezonunun ilk yarısında Ali Sami Yen Stadı'nda yaptıkları derbi müsabakası, tarihe geçti.
Galatasaray'ın bir önceki sezondan kalan 5 maçlık cezası nedeniyle seyircisiz oynatılan karşılaşma, rekabetin 97 yıllık tarihinde bir ilk olarak yerini aldı.
Koronavirüs pandemisi nedeniyle iki ekip, biri Nef Stadı diğeri Vodafone Park olmak üzere iki mücadeleyi taraftarsız oynadı.

En çok oynayanlar
Rekabette en çok forma giyen oyuncuların başında Beşiktaşlı Şeref Görkey geliyor.
Şeref Görkey, siyah-beyazlı forma altında 63 kez Galatasaray'a karşı forma giydi. İkinci sırayı 61 maçla yine Beşiktaşlı Hakkı Yeten alıyor.

En gollü maçlar
Rakipler arasında şimdiye dek yapılan en gollü maçta, meşin yuvarlak toplam 11 kez ağlara gönderildi.
Galatasaray'ın 30 Haziran 1940'ta 9-2 kazandığı karşılaşmada filelere giden toplam 11 gol, geride kalan 349 müsabaka içinde seri penaltılar dışında bir maçtaki en yüksek skor sayısı olarak tarihe geçti.
Rekabette ayrıca, 30 Nisan 1949'daki Basın Kupası maçını 5-4 Galatasaray, 6 Kasım 1955'teki İstanbul Ligi maçını da 5-4 Beşiktaş kazandı, filelere toplam dokuzar gol gitti.

4-4'lük maçlar
Taraflar arasındaki maçlarda en gollü beraberlikler 4-4'lük skorlarla alındı.
İki takım arasında 4 Ocak 1935'te Şeref Stadı'nda yapılan özel maç, 21 Kasım 1937'de Fenerbahçe Stadı'ndaki İstanbul Ligi karşılaşması, 11 Mayıs 1940'ta Taksim Stadı'nda yapılan Bahar Kupası müsabakası, 16 Haziran 1940'ta Şeref Stadı'ndaki Milli Küme maçı ve 26 Mayıs 1968'de Ali Sami Yen Stadı'nda yapılan lig derbisi 4-4 berabere sonuçlandı.

Galibiyet hasreti çekilen yıllar
İki takım, 97 yıllık rekabette bazı dönemlerde birbirlerine karşı üstünlük kurmakta zorlandı.
Beşiktaş, 30 Mart 1975 ile 16 Eylül 1979 arasında Galatasaray ile yaptığı üst üste 17 maçta da galibiyet yüzü göremedi. Galatasaray ise 20 Kasım 1931 ile 21 Haziran 1936 arasında geçen 15 maçta da rakibini yenemedi.

İki takımda da oynayanlar
Rekabetin geçmişinde birçok futbolcu her iki takım formasını da giydi.
Son dönemde hem Beşiktaş hem de Galatasaray'da forma giyen oyuncular arasında Ali Çoban, Mirsad Kovacevic (Mirsad Güneş), Saffet Sancaklı, Sergen Yalçın, Ahmet Yıldırım, Mehmet Aksu, Ayhan Akman, Emre Aşık, Adrian Ilie, Berkant Göktan, Okan Buruk, Mehmet Yozgatlı, Gökhan Zan, Serdar Özkan, Burak Yılmaz, Dany Nounkeu, Cenk Gönen, Caner Erkin ve Ryan Babel bulunuyor.

En erken derbiyi oynadılar
Süper Lig'de 2012-2013 sezonunun ikinci haftasında BJK İnönü Stadı'ndaki Beşiktaş-Galatasaray (3-3) maçı, aynı zamanda lig tarihinin en erken derbisi olarak kayıtlara geçti
1959 yılında başlayan ligde bundan önce "Üç büyükler" arasındaki en erken derbi, 1981-1982 sezonunun üçüncü haftasında yine Beşiktaş ile Galatasaray arasında yapılmıştı.

Seyirci rekoru kırıldı 97 yıllık rekabette ilk golü Beşiktaşlı Refik Osman Top attı
Beşiktaş ile Galatasaray arasında 2013-2014 sezonundaki maçta Süper Lig tarihinin seyirci rekoru kırıldı.
Siyah-beyazlı takımın ev sahipliğinde, 22 Eylül 2013 tarihinde Atatürk Olimpiyat Stadı'nda yapılan derbiyi deplasman yasağı nedeniyle tamamı Beşiktaşlı 76 bin 127 biletli seyirci izledi ve bu rakam lig tarihinin seyirci rekoru olarak kayıtlara geçti.
Ligin daha önceki seyirci rekoru, Fenerbahçe ile Galatasaray arasında 21 Eylül 2003 tarihinde yine Atatürk Olimpiyat Stadı'ndaki derbide 70 bin 125 kişiyle kırılmıştı.

Yarıda kalan derbi
Beşiktaş ile Galatasaray arasında 2013-2014 sezonunun 5. haftasında seyirci rekorunun kırıldığı derbi, saha olayları nedeniyle yarıda kaldı.
Atatürk Olimpiyat Stadı'nda 22 Eylül 2013 tarihinde Beşiktaş'ın ev sahipliğinde yapılan maçta siyah-beyazlılar, 18. dakikada Hugo Almeida'nın attığı golle devreyi 1-0 önde kapattı. Galatasaray, 59 ve 72. dakikalarda Didier Drogba'nın golleriyle öne geçti.
Maçta kaybolan süre oynanırken, Galatasaraylı Melo'nun 90+2. dakikada gördüğü kırmızı kartın ardından sahaya çok sayıda taraftar girdi. Bunun üzerine maçın hakemi Fırat Aydınus, kalan 2 dakikayı oynatmadan soyunma odasına gitti ve maçı tatil etti. Türkiye Futbol Federasyonu, derbiyi 3-0 hükmen Galatasaray lehine tescil etti.



Tottenham patronu De Zerbi: Takım değiliz

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Tottenham patronu De Zerbi: Takım değiliz

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Tottenham menajeri Roberto De Zerbi, çehresi değişen kadrosunun henüz "bir takım olmadığını" belirterek, yaz transfer döneminden sonra tam formuna henüz kavuşamayan üç oyuncunun adını verdi.

Tottenham transfer döneminde büyük harcamalar yaptı ve Savinho'nun transferiyle 300 milyon sterlin (yaklaşık 19,6 milyar TL) eşiğini geçmesi bekleniyor. Buna rağmen Spurs, ligdeki ilk maçında Brentford'a karşı 3-0'lık ağır bir yenilgi alarak hayal kırıklığı yaşadı.

De Zerbi, "Birçok nedenden dolayı henüz bir takım olmadığımızı düşünüyorum" dedi.

Fiziksel açıdan henüz istediğimiz seviyede değiliz. Ama bu bir bahane değil. Yeni bir proje inşa ederken zamana ihtiyacımız olduğunu bahene etmek istemiyorum ancak bu sorunların üstesinden gelmeliyiz. Oyuncularıma, kulübüme ve kendime inanıyorum. İyi çalıştığımızı düşünüyorum ama Premier Lig'in başlangıcına hazır hale gelmekte geciktik. Bu konuda hızla gelişmemiz gerekiyor. Bugün daha iyi mücadele edebilirdik ve çok fazla ikili mücadele kaybettik. Hedefimiz takım haline gelmek. Takım ruhunu ve özünü bulmak zaman alan bir süreç. 

De Zerbi, Tottenham'ın yaz transfer döneminde kadrosuna kattığı 6 oyuncudan 5'ine ilk kez forma şansı verdi ancak "Marcos Senesi, Jan Paul van Hecke ve Sandro Tonali'nin fiziksel açıdan en iyi durumda olmadıklarını" söyledi. Senesi ve Van Hecke sırasıyla Arjantin ve Hollanda'yla Dünya Kupası'nda yer almıştı.

Takımının fiziksel durumu hakkında De Zerbi şunları ekledi:

Bunu maçtan önce biliyorduk. Bunun yanı sıra organizasyon ve pres gibi birçok alanda gelişmemiz gerekiyor.  Hızlı bir şekilde gelişebiliriz ancak önce bu oyunu daha iyi anlamamız gerekiyor. Fiziksel durumlarını ve takıma yeni katıldıklarını biliyorum. Ancak daha fazlasını ortaya koymalıyız. Daha çok mücadele etmeliyiz. Oyuncular, onlara çok güvendiğimi biliyor ve hızlı bir şekilde gelişmeyi umuyoruz.

Öte yandan Brentford etkileyici bir performans sergiledi ve Keith Andrews, kulüp rekoru kıran 41 milyon sterlinlik (yaklaşık 2,7 milyar TL) orta saha oyuncusu Mamadou Sangare'nin etkisini övdü.

Birçok açıdan oldukça etkileyici. Sezon öncesi hazırlık dönemine bakarak neyle karşılaşacağınızı asla tam olarak bilemezsiniz. Ama iyi bir konumda olduğumuzu hissettik ve oldukça iyi bir performans sergiledik. Umarım [Sangare] bu tür performansları sürdürür. Onunla çalışmak güzel ve kulüp bu transferi gerçekleştirdiği için büyük övgüyü hak ediyor çünkü başka bir takıma gidebilirdi. Zaten kaliteli olan orta sahamıza güç katıyor. Bugünkü performansından gerçekten keyif aldım. Farklı bir lige ve dile nasıl uyum sağlayacağını önceden tam olarak kestirmek mümkün değil ama o mütevazı ve son derece hırslı bir genç. 

Independent Türkçe


Hep birlikte gökyüzüne: Katalonya'nın insan kuleleri

Castells geleneğinde kulenin en tepesine çıkan enxaneta, elini havaya kaldırarak insan kulesinin tamamlandığını gösteriyor (AP)
Castells geleneğinde kulenin en tepesine çıkan enxaneta, elini havaya kaldırarak insan kulesinin tamamlandığını gösteriyor (AP)
TT

Hep birlikte gökyüzüne: Katalonya'nın insan kuleleri

Castells geleneğinde kulenin en tepesine çıkan enxaneta, elini havaya kaldırarak insan kulesinin tamamlandığını gösteriyor (AP)
Castells geleneğinde kulenin en tepesine çıkan enxaneta, elini havaya kaldırarak insan kulesinin tamamlandığını gösteriyor (AP)

Çağatay Koparal Spor Editörü, Çeviri ve Dış Haberler Servisi 

Adrenalin'den herkese merhaba. Sıradışı sporlar serimizin bu bölümünde Katalonya'daki İnsan Kulesi Festivali'ni inceliyoruz.

Bir meydanda yüzlerce insanın toplandığını düşünün. Ortada ne bir futbol sahası ne de bir pist var. Bunun yerine insanlar birbirlerine kenetleniyor, omuz omuza veriyor ve birkaç dakika içinde kalabalığın ortasından dev bir insan kulesi yükselmeye başlıyor.

En alt bölümde onlarca kişi yapıyı ayakta tutarken, daha hafif ve çevik olanlar birbirlerinin üzerinden tırmanıyor. En tepede ise küçük bir çocuk beliriyor ve elini havaya kaldırıyor. Castell tamamlanmış oluyor.

Katalonya'nın en sıradışı geleneklerinden biri olan castells, kelime anlamıyla "kaleler" demek. Ancak burada taştan duvarlar yerine insanlardan oluşan kaleler kuruluyor.

Bu kuleler yalnızca görsel olarak etkileyici değil; aynı zamanda güç, denge, cesaret, güven ve ekip çalışmasının sınırlarını zorlayan bir gösteri niteliğinde.

Castells geleneğinin kökeni 18. yüzyılda Tarragona çevresindeki Camp de Tarragona bölgesine uzanıyor. Geleneğin Katalonya'daki ilk yazılı kaydı 1712'de Valls kentinde görülüyor.

Kökeninin ise Valensiya bölgesindeki daha eski Muixeranga geleneğine dayandığı düşünülüyor. Zamanla Valls, Tarragona ve Vilafranca del Penedès gibi kentlere yayılan castells, özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Katalonya'nın diğer bölgelerinde de yaygınlaştı.

Bugün Katalonya genelinde 100'den fazla castell ekibi bulunuyor ve yıl boyunca yüzlerce gösteri düzenleniyor.

Hatta her yıl 10 binden fazla castell kuruluyor. Bu nedenle karşılaşılan manzara birkaç kişinin eğlence amacıyla birbirinin omzuna çıkmasından çok daha fazlası.
 

İnsan kulesi yapımı son derece tehlikeli görünse de kurulan kulelerin yüzde 3'ünden azı yıkılıyor (AP)
İnsan kulesi yapımı son derece tehlikeli görünse de kurulan kulelerin yüzde 3'ünden azı yıkılıyor (AP)

Castells, kendi ekipleri, antrenmanları, yarışmaları ve gelenekleri bulunan büyük bir topluluğa dönüşmüş durumda.

Bir castell'in nasıl kurulduğuna bakıldığında ise işin ne kadar ciddi olduğu daha iyi anlaşılıyor.

Kulenin en altındaki bölüme pinya adı veriliyor. Pinya, yapının temelini oluşturan ve aynı zamanda yukarıdaki insanların düşmesi durumunda onları korumaya çalışan insanlardan oluşuyor.

Üst katlara çıkıldıkça insan sayısı azalıyor, ancak görev de zorlaşıyor. En tepede ise son derece hafif ve çevik çocuklar yer alıyor. Enxaneta adı verilen en üstteki çocuk yerine ulaşıp bir elini havaya kaldırdığında kule kurulmuş kabul ediliyor.

Fakat iş burada bitmiyor. Bir castell'in başarılı sayılması için yalnızca kurulması değil, kontrollü biçimde tamamen bozulması da gerekiyor.

Hatta kulenin dağılması çoğu zaman en riskli bölüm olarak kabul ediliyor. Üst seviyelerdeki insanlar birer birer aşağı inerken, aşağıdakiler yapının dengesini korumaya devam ediyor.

Bu nedenle castells'in temelinde 4 kavram bulunuyor: Güç, denge, cesaret ve sağduyu.

Kulenin tabanındaki insanların güçlü olması gerekiyor. Yukarı çıktıkça ise daha hafif, çevik ve dengeli kişiler tercih ediliyor.

Fakat fiziksel özellikler tek başına yeterli değil. Bir kuleci, ağırlığını taşıyan kişiye güvenmek zorunda. Aynı şekilde aşağıdaki kişi de üzerinde duranın hareketlerine güveniyor. Bir kişinin hatası onlarca kişiyi etkileyebileceği için koordinasyon büyük önem taşıyor.

Bu noktada castells'in tarihinde önemli bir değişim yaşandı: Kadınların bu geleneğe dahil olması.

Uzun süre erkeklerin egemen olduğu castell dünyasında kadınların yer alması başlangıçta kolay olmadı. Ancak özellikle 1980'lerden itibaren kadınların ekiplerde daha fazla yer alması, kulelerin yapısını da değiştirdi.

Kadınların üst seviyelerde yer almasıyla daha hafif ve güçlü yapılar kurulmaya başlandı. Bu değişim, daha önce ulaşılması neredeyse hayal edilen 9 ve 10 katlı kulelerin kurulmasına da katkı sağladı.

Üstelik kadınlar yalnızca kulenin üst bölümlerinde değil, pinya ve forro adı verilen destek katmanlarında da görev alıyor.

Tepeye çıkan tüm çocukların kask takması zorunlu (AP)
Tepeye çıkan tüm çocukların kask takması zorunlu (AP)

Böylece yapının alt bölümlerindeki toplam ağırlığın azaltılması mümkün oluyor. Casteller dünyasındaki bu dönüşüm, geleneğin neden zaman içinde değişebilen canlı bir kültür olduğunu da gösteriyor.

Kulecilerin kendilerine özgü kıyafetleri de var. Beyaz pantolon, takımın rengindeki gömlek, bele sarılan uzun faixa (kuşak) ve genellikle başta kullanılan bir mendil bu kıyafetin temel parçaları.

Özellikle faixa yalnızca geleneksel bir aksesuar değil; tırmananlar için aynı zamanda tutunabilecekleri bir destek noktası.

Kuleyi oluşturan insanlar ise gösteri sırasında çıplak ayakla tırmanıyor. Bunun nedeni hem dengeyi daha iyi sağlayabilmek hem de yukarı çıkarken alttaki kişinin vücudunu daha iyi hissedebilmek.

Castells'in en etkileyici taraflarından biri ise tek bir kişinin başarısının neredeyse hiçbir anlam ifade etmemesi. En üstteki çocuk bütün dikkatleri üzerine çekse de onun oraya ulaşabilmesi, aşağıdaki onlarca kişinin kusursuz biçimde çalışmasına bağlı. Bu nedenle casteller dünyasında ekip ruhu her şeyin önünde geliyor.

Bu anlayış Katalonya'nın önemli meydanlarında düzenlenen diada castellera adı verilen gösterilerde açıkça görülüyor.

Gösteri başlamadan önce meydanda büyük bir kalabalık toplanıyor. Ardından müzik eşliğinde kule yükselmeye başladığında ortam bir anda sessizleşiyor. Enxaneta elini kaldırdığında ise meydan büyük bir coşkuyla yankılanıyor.

Castells yalnızca gösterilerden ibaret de değil. İki yılda bir Tarragona'da düzenlenen Concurs de Castells, bu dünyanın en büyük organizasyonlarından biri.

Yaklaşık 50 ekip yarışmada yer alırken, en başarılı 12 ekip büyük final niteliğindeki etkinlikte karşı karşıya geliyor. Burada amaç yalnızca mümkün olan en yüksek kuleyi yapmak değil; zorlu yapıları başarıyla kurup tamamlayarak rakiplerden daha yüksek puan toplamak.

Bu geleneğin dünya çapındaki öneminin kabul edilmesi de uzun sürmedi. UNESCO, 16 Kasım 2010'da castells'i İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası ilan etti.

Belki de castells'i bu kadar etkileyici yapan şey tam olarak burada yatıyor. Dışarıdan bakıldığında insanların birbirlerinin omuzlarına çıkarak kule oluşturduğu tuhaf ve tehlikeli bir gösteri gibi görünüyor. Fakat biraz daha yakından bakıldığında bunun yüzlerce yıllık bir gelenek, ciddi fiziksel hazırlık ve kusursuz bir takım çalışmasının birleşimi olduğu görülüyor.

Çünkü castell'de en güçlü kişi en yukarı çıkmıyor. En hafif olan çıkıyor. En cesur olan da tek başına kazanamıyor. Onun başarısı, aşağıda birbirine güvenen onlarca insanın omuzlarında yükseliyor.

Ve belki de bu yüzden Katalonya'nın insan kuleleri, gökyüzüne ulaşmaya çalışan bir spor gösterisinden çok daha fazlasını anlatıyor: Tek başına yükselemeyeceğinizi, bazen başkalarının omuzlarına güvenmeniz gerektiğini.

Kaynaklar: Catalunya, UNESCO, AP                © The Independentturkish


Infantino'ya "FIFA'yı korkuyla yönetiyorsun" eleştirisi

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP
TT

Infantino'ya "FIFA'yı korkuyla yönetiyorsun" eleştirisi

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP

FIFA, Başkan Gianni Infantino’yu eleştiren üst düzey bir yöneticinin kurumdan ayrılmasının ardından "korku iklimiyle yönetilmekle" suçlanıyor.

Kevin Lamour, FIFA'nın baş operasyon sorumlusu görevinden pazartesi günü ayrıldı. Bu ayrılık, Infantino'nun Dünya Kupası'ndaki ticari hisseleri satma planlarının FIFA çalışanlarını "aldattığını" söylemesinden sadece birkaç hafta sonra gerçekleşti.

Lamour, bu planları eleştirmiş ve konu hakkında bilgilendirilmeyen FIFA çalışanlarının "hor görülmekten ve sindirilmekten daha iyisini hak ettiğini" söylemişti. Ayrıca bu konuda konuştuktan sonra "o gece rahat uyuyabileceğini" de belirtmişti.

Infantino'nun liderliğindeki FIFA'yı uzun zamandır eleştiren Norveç Futbol Federasyonu Başkanı Lise Klaveness, Associated Press'e kovulduğuna inandığı Lamour'ın FIFA yönetimindekilerin Infantino'nun emirlerini yerine getirmesini eleştirdiğini söyledi.

FIFA, pazartesi günü yaptığı açıklamada Lamour'a iki yıllık hizmeti için teşekkür etmiş ve "FIFA'yla baş operasyon sorumlusu Kevin Lamour arasındaki çalışma ilişkisi sona ermiştir" diyerek ayrılığı doğrulamıştı.

Associated Press'e konuşan Klaveness, "Şimdi onu kapının önüne koydular ve bizden hiçbir şey olmamış gibi devam etmemiz bekleniyor. Bu kabul edilemez; bu, korkuyla yönetmektir" dedi.

Şimdi FIFA liderlerine ve yöneticilerine, futbolun çıkarlarına aykırı olduğunu bildikleri emirlere boyun eğmemeleri çağrısında bulunmalıyız.

The Independent Lamour'la son görüşmeyi Infantino'nun değil, FIFA Genel Sekreteri Mattias Grafstrom'un yaptığını pazartesi günü aktarmıştı. Grafstrom ayrıca Lamour'un ayrılışını e-posta yoluyla FIFA personeline bildirmişti.

Klaveness, Associated Press'e Grafstrom'un "açıkça başkan tarafından baskı altında tutulduğunu" söyledi.

Bu bir istifa değil, açıkça işten çıkarma.

Bu ay Grafstrom, Rabat'taki acil toplantının ardından FIFA'nın açıklamasını imzalamıştı. Açıklamada Infantino'nun Dünya Kupası planlarıyla ilgili "hatalar" için özür dilediği ancak üst düzey FIFA yöneticilerinin ona "desteklerini yineledikleri" belirtilmişti.

cdfvghyj
Lise Klaveness, FIFA'yı "korkuyla yönetmekle" suçladı (Reuters)

Klaveness, Infantino'nun Dünya Kupası planlarına karşı çıkmadaki rolünü övdü. Bu planlar büyük tepkiler üzerine iptal edilmişti. Lamour, 31 Temmuz'daki ilk açıklamasında, muhalefetini dile getirerek işini kaybetmeye razı olduğunu söylemişti.

Klaveness, "Projenin iptal edilmesi için onun açıklaması gerekliydi" dedi.

Ortada olan, çok önemli bir şey söyledi ve yaşananları bize yöneticilerden birinin anlatması çok önemliydi. Böylece bunun FIFA'nın kendisi değil, sadece bir kişi olduğunu anladık.

The Independent, yorum almak için FIFA'yla iletişime geçti.

Independent Türkçe