Galatasaray derbide Beşiktaş'a konuk olacak

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Galatasaray derbide Beşiktaş'a konuk olacak

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Galatasaray, Spor Toto Süper Lig'in 10. haftasında yarın derbi maçta Beşiktaş'a konuk olacak.
Vodafone Park'ta saat 20.00'de başlayacak karşılaşmayı hakem Fırat Aydınus yönetecek.
Süper Lig'in geride kalan bölümünde iki takım da beşer galibiyet ile ikişer beraberlik ve yenilgi sonucunda 17'şer puan topladı.
Ligde son 3 maçını kazanan Galatasaray, Beşiktaş deplasmanından da üç puanla dönerek galibiyet serisini sürdürmeye çalışacak.

Marcao dönüyor
Galatasaray'da 8 maçlık cezası biten Brezilyalı futbolcu Marcao, görev verilmesi durumunda derbi maçta forma giyebilecek.
Süper Lig'in ilk haftasında GZT Giresunspor ile oynanan maçta takım arkadaşı Kerem Aktürkoğlu'na uyguladığı şiddet nedeniyle kırmızı kart gören Marcao'ya, Türkiye Futbol Federasyonu Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu 8 maç ceza vermişti.
Brezilyalı futbolcu, ligde geride kalan 8 haftada takımından ayrı kaldı.

Boey ve Arda Turan forma giyemeyecek
Galatasaray'da iki futbolcu sakatlıkları nedeniyle derbide görev yapamayacak.
Sarı-kırmızılı ekipte tedavilerine devam edilen Sacha Boey ve Arda Turan, derbinin kadrosunda yer alamayacak.

Beşiktaş-Galatasaray rekabetinde 350. randevu
Taksim Stadı'nda 22 Ağustos 1924'te Beşiktaş'ın 2-0 galibiyetiyle başlayan 97 yıllık rekabette, geride kalan 349 maçın 123'ünü Galatasaray, 112'sini Beşiktaş kazandı, 114 karşılaşma ise beraberlikle sonuçlandı. Sarı-kırmızılıların 487 golüne, siyah-beyazlılar 456 golle karşılık verdi.

Lig müsabakaları
Galatasaray ile Beşiktaş arasında ligde yapılan 126 karşılaşmada ise genel toplamda olduğu gibi sarı-kırmızılı takımın üstünlüğü bulunuyor.
İki takımın ligde karşı karşıya geldiği müsabakalarda Galatasaray 46, Beşiktaş ise 37 kez sahadan galip ayrıldı. Taraflar 43 müsabakada eşitliği bozamazken, sarı-kırmızılılar 153, siyah-beyazlılar 132 gol attı.

Vodafone Park'taki maçlar
Beşiktaş, 2016 yılında açılan Vodafone Park'ta konuk ettiği Galatasaray'a karşı hiç maç kaybetmedi.
İki takımın Vodafone Park'ta 24 Eylül 2016'da oynadığı ilk derbi 2-2 beraberlikle sona ererken, siyah-beyazlı ekip daha sonraki 4 sezonda ev sahibi olduğu tüm derbilerden zaferle ayrıldı.

Son 10 maçta Beşiktaş üstün
İki takım arasında oynanan son 10 resmi maçta Beşiktaş'ın galibiyet sayısı bakımından üstünlüğü bulunuyor.
Siyah-beyazlı ekip, söz konusu karşılaşmalarda 5 kez kazandı, Galatasaray 3 kez sahadan galibiyetle ayrıldı, 2 karşılaşma ise beraberlikle tamamlandı. Söz konusu maçlarda siyah-beyazlı ekip 11 gol atarken, Galatasaray 9 kez fileleri havalandırdı.

Beşiktaş-Galatasaray rekabetinden ilginç notlar
Beşiktaş ile Galatasaray futbol takımları arasında 349 maçın sığdığı 97 yıllık rekabette ilk golü Beşiktaşlı Refik Osman Top attı.
Rekabetin ilk randevusu olan 22 Ağustos 1924 tarihinde Taksim Stadı'nda yapılan İstanbul Ligi maçını Beşiktaş 2-0 kazandı. Siyah-beyazlı takım adına ilk golü atan Refik Osman Top, derbi tarihine geçti.
Galatasaray adına ilk golü ise 31 Temmuz 1925'te Taksim Stadı'nda yapılan ve sarı-kırmızılı takımın 6-2 kazandığı rekabetin ikinci maçında Mehmet Leblebi kaydetti.

Rekabetin golcüleri
İki takım arasındaki rekabette, Beşiktaş'ın efsane kaptanı "Baba" lakaplı Hakkı Yeten, 61 maçta 29 golle en skorer futbolcu unvanını elinde bulundururken, yine Beşiktaşlı Şeref Görkey, 63 maçta 26 golle ikinci sırada yer alıyor. Beşiktaş'ta ayrıca Feyyaz Uçar'ın 18 golü bulunuyor.
Galatasaray'da ise Gündüz Kılıç, 31 maçta 21 golle Beşiktaş'a en fazla gol atan sarı-kırmızılı futbolcu. Galatasaray'da ayrıca Metin Oktay'ın 40 maçta 15 golü var.

Bir maçta en çok gol atanlar
İki takım arasındaki rekabette bir maçta en çok gol atan futbolcu, sarı-kırmızılıların efsanelerinden Gündüz Kılıç.
Galatasaraylı futbolcu, 30 Haziran 1940'ta Şeref Stadı'nda yapılan ve Galatasaray'ın 9-2 kazandığı tarihi maçta fileleri 5 kez havalandırarak, rekabetin bir maçta en çok gol atan ismi unvanını yıllardır kimseye bırakmadı.
Ayrıca, Beşiktaşlı Hakkı Yeten, Şükrü Gülesin, Recep Adanır ve Feyyaz Uçar ile Galatasaraylı Mehmet Leblebi, Gündüz Kılıç, Eşref Aykaç, Süleyman Tekil, Saffet Sancaklı, daha sonra Beşiktaş forması da giyen Adrian Ilie ile Milan Baros, bir maçta üçer gol atma başarısını gösterdi.

En farklı skorlu galibiyetler
Galatasaray ile Beşiktaş arasındaki maçlarda en farklı skor, 30 Haziran 1940 tarihinde yapılan Milli Küme karşılaşmasında elde edildi.
Bu karşılaşmada Galatasaray, Beşiktaş'ı 9-2 yenme başarısı gösterdi. Sarı-kırmızılılar ayrıca, 18 Temmuz 1997'de TSYD Kupası'nda 6-0, 31 Temmuz 1925'te 6-2, 10 Kasım 1943 ve 6 Ağustos 1975'te aynı sonuçlarla 5-1, 10 Ağustos 1977'de 4-0'lık skorlarla sahadan galip ayrıldı.
Beşiktaş ise rakibi karşısındaki en farklı skorlu galibiyetlerini 17 Mart 1933 ve 29 Aralık 1940'ta 5-0'lık skorlarla elde etti. Siyah-beyazlılar ayrıca, 14 Kasım 1945'te ve 28 Mart 1948'de de aynı skorlarla 5-1 galip geldi.

Seyircisiz derbiler
Beşiktaş ile Galatasaray'ın 2007-2008 sezonunun ilk yarısında Ali Sami Yen Stadı'nda yaptıkları derbi müsabakası, tarihe geçti.
Galatasaray'ın bir önceki sezondan kalan 5 maçlık cezası nedeniyle seyircisiz oynatılan karşılaşma, rekabetin 97 yıllık tarihinde bir ilk olarak yerini aldı.
Koronavirüs pandemisi nedeniyle iki ekip, biri Nef Stadı diğeri Vodafone Park olmak üzere iki mücadeleyi taraftarsız oynadı.

En çok oynayanlar
Rekabette en çok forma giyen oyuncuların başında Beşiktaşlı Şeref Görkey geliyor.
Şeref Görkey, siyah-beyazlı forma altında 63 kez Galatasaray'a karşı forma giydi. İkinci sırayı 61 maçla yine Beşiktaşlı Hakkı Yeten alıyor.

En gollü maçlar
Rakipler arasında şimdiye dek yapılan en gollü maçta, meşin yuvarlak toplam 11 kez ağlara gönderildi.
Galatasaray'ın 30 Haziran 1940'ta 9-2 kazandığı karşılaşmada filelere giden toplam 11 gol, geride kalan 349 müsabaka içinde seri penaltılar dışında bir maçtaki en yüksek skor sayısı olarak tarihe geçti.
Rekabette ayrıca, 30 Nisan 1949'daki Basın Kupası maçını 5-4 Galatasaray, 6 Kasım 1955'teki İstanbul Ligi maçını da 5-4 Beşiktaş kazandı, filelere toplam dokuzar gol gitti.

4-4'lük maçlar
Taraflar arasındaki maçlarda en gollü beraberlikler 4-4'lük skorlarla alındı.
İki takım arasında 4 Ocak 1935'te Şeref Stadı'nda yapılan özel maç, 21 Kasım 1937'de Fenerbahçe Stadı'ndaki İstanbul Ligi karşılaşması, 11 Mayıs 1940'ta Taksim Stadı'nda yapılan Bahar Kupası müsabakası, 16 Haziran 1940'ta Şeref Stadı'ndaki Milli Küme maçı ve 26 Mayıs 1968'de Ali Sami Yen Stadı'nda yapılan lig derbisi 4-4 berabere sonuçlandı.

Galibiyet hasreti çekilen yıllar
İki takım, 97 yıllık rekabette bazı dönemlerde birbirlerine karşı üstünlük kurmakta zorlandı.
Beşiktaş, 30 Mart 1975 ile 16 Eylül 1979 arasında Galatasaray ile yaptığı üst üste 17 maçta da galibiyet yüzü göremedi. Galatasaray ise 20 Kasım 1931 ile 21 Haziran 1936 arasında geçen 15 maçta da rakibini yenemedi.

İki takımda da oynayanlar
Rekabetin geçmişinde birçok futbolcu her iki takım formasını da giydi.
Son dönemde hem Beşiktaş hem de Galatasaray'da forma giyen oyuncular arasında Ali Çoban, Mirsad Kovacevic (Mirsad Güneş), Saffet Sancaklı, Sergen Yalçın, Ahmet Yıldırım, Mehmet Aksu, Ayhan Akman, Emre Aşık, Adrian Ilie, Berkant Göktan, Okan Buruk, Mehmet Yozgatlı, Gökhan Zan, Serdar Özkan, Burak Yılmaz, Dany Nounkeu, Cenk Gönen, Caner Erkin ve Ryan Babel bulunuyor.

En erken derbiyi oynadılar
Süper Lig'de 2012-2013 sezonunun ikinci haftasında BJK İnönü Stadı'ndaki Beşiktaş-Galatasaray (3-3) maçı, aynı zamanda lig tarihinin en erken derbisi olarak kayıtlara geçti
1959 yılında başlayan ligde bundan önce "Üç büyükler" arasındaki en erken derbi, 1981-1982 sezonunun üçüncü haftasında yine Beşiktaş ile Galatasaray arasında yapılmıştı.

Seyirci rekoru kırıldı 97 yıllık rekabette ilk golü Beşiktaşlı Refik Osman Top attı
Beşiktaş ile Galatasaray arasında 2013-2014 sezonundaki maçta Süper Lig tarihinin seyirci rekoru kırıldı.
Siyah-beyazlı takımın ev sahipliğinde, 22 Eylül 2013 tarihinde Atatürk Olimpiyat Stadı'nda yapılan derbiyi deplasman yasağı nedeniyle tamamı Beşiktaşlı 76 bin 127 biletli seyirci izledi ve bu rakam lig tarihinin seyirci rekoru olarak kayıtlara geçti.
Ligin daha önceki seyirci rekoru, Fenerbahçe ile Galatasaray arasında 21 Eylül 2003 tarihinde yine Atatürk Olimpiyat Stadı'ndaki derbide 70 bin 125 kişiyle kırılmıştı.

Yarıda kalan derbi
Beşiktaş ile Galatasaray arasında 2013-2014 sezonunun 5. haftasında seyirci rekorunun kırıldığı derbi, saha olayları nedeniyle yarıda kaldı.
Atatürk Olimpiyat Stadı'nda 22 Eylül 2013 tarihinde Beşiktaş'ın ev sahipliğinde yapılan maçta siyah-beyazlılar, 18. dakikada Hugo Almeida'nın attığı golle devreyi 1-0 önde kapattı. Galatasaray, 59 ve 72. dakikalarda Didier Drogba'nın golleriyle öne geçti.
Maçta kaybolan süre oynanırken, Galatasaraylı Melo'nun 90+2. dakikada gördüğü kırmızı kartın ardından sahaya çok sayıda taraftar girdi. Bunun üzerine maçın hakemi Fırat Aydınus, kalan 2 dakikayı oynatmadan soyunma odasına gitti ve maçı tatil etti. Türkiye Futbol Federasyonu, derbiyi 3-0 hükmen Galatasaray lehine tescil etti.



Ballon d’Or kazanan en iyi İngiliz futbolcu kim?

Harry Kane, 2026 yılında dünyanın en iyi futbolcusu seçilerek Altın Top (Ballon d’Or) ödülünü kazandı (AP)
Harry Kane, 2026 yılında dünyanın en iyi futbolcusu seçilerek Altın Top (Ballon d’Or) ödülünü kazandı (AP)
TT

Ballon d’Or kazanan en iyi İngiliz futbolcu kim?

Harry Kane, 2026 yılında dünyanın en iyi futbolcusu seçilerek Altın Top (Ballon d’Or) ödülünü kazandı (AP)
Harry Kane, 2026 yılında dünyanın en iyi futbolcusu seçilerek Altın Top (Ballon d’Or) ödülünü kazandı (AP)

İngiliz futbolu, Ballon d’Or ödülünü kazanan yıldızlar bakımından zengin bir geçmişe sahip değil. Buna rağmen ödüle uzanan beş isim, başarılarıyla hafızalara kazındı.

İngiltere Milli Takımı’nın kaptanı ve en önemli sembollerinden biri olan Harry Kane, Bayern Münih formasıyla geçirdiği olağanüstü sezonun ardından 25 yıl aradan sonra futbolun en prestijli bireysel ödülünü kazanan ilk İngiliz futbolcu oldu. Böylece bu başarıya ulaşan beşinci İngiliz oyuncu olarak tarihe geçti.

Kane’den önce ödülü kazanan son İngiliz futbolcu, 2001 yılında Michael Owen olmuştu. Owen, Kevin Keegan’ın 22 yıl önce üst üste iki kez kazandığı ödülün ardından Ballon d’Or’a uzanan ilk İngiliz yıldızdı.

İngiltere ile Dünya Kupası’nı kazanan Bobby Charlton da 1966 yılında ödülün sahibi olmuştu. Charlton’dan on yıl önce, 1956’da ise Avrupa’da Yılın Futbolcusu adıyla verilen ilk Ballon d’Or ödülünü Stanley Matthews kazanmıştı.

Zaman içinde kapsamı giderek genişleyen ödül, bugün dünya çapında büyük ilgi gören bir organizasyona dönüştü.

BBC’den Alex Bysouth’un haberinde de belirtildiği üzere Ballon d’Or, ilk yıllarında küresel bir nitelik taşımıyordu. Ödül, 1995’e kadar yalnızca Avrupalı futbolculara verilirken 2007’de dünya genelindeki tüm kulüplerde oynayan futbolculara açıldı.

Peki, bu prestijli ödülü kazanan beş İngiliz futbolcudan hangisi gelmiş geçmiş en iyi İngiliz Ballon d’Or sahibi olarak öne çıkıyor?

İşte beş futbolcunun kariyerleri ve başarıları:

1. Kevin Keegan (Hamburg, 1978 ve 1979)

Kevin Keegan, Ballon d’Or’u iki kez kazanan tek İngiliz futbolcu. Keegan, 1977 yılında Liverpool’un Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nı ve İngiltere Birinci Ligi şampiyonluğunu kazanmasına 20 golle katkı sağladı. Liverpool o sezon üç kupa kazanma fırsatını yakalamış olsa da İngiltere Federasyon Kupası finalinde Manchester United’a mağlup oldu.

Keegan, aynı yıl Ballon d’Or oylamasını Borussia Mönchengladbach’ın Danimarkalı yıldızı Allan Simonsen’in ardından ikinci sırada tamamladı.

Ödülün açıklanacağı dönemde Keegan, Avrupa Kupa Galipleri Kupası’nın son şampiyonu Hamburg’a transfer olmuştu. Alman kulübüne geçişi, kendisi açısından oldukça kazançlı bir anlaşmaydı.

cfvgthy
Kevin Keegan (EPA)

Ancak yeni takımıyla ilk maçları istediği gibi gitmedi. Hamburg, UEFA Süper Kupası’nda Keegan’ın eski takımı Liverpool karşısında ağır bir yenilgi aldı. İngiltere’den Almanya’ya geçiş yapan yıldız futbolcu, Bundesliga’ya da istediği başlangıcı yapamadı. Kış arasındaki bir hazırlık maçında rakibine vurması nedeniyle sekiz hafta men cezası alması, işlerini daha da zorlaştırdı.

Keegan kısa sürede yeni takımına uyum sağladı ancak ilk sezonu olağanüstü geçmedi. Asıl çıkışını bir sonraki sezon yaptı. Hamburg’u kulüp tarihindeki ilk Bundesliga şampiyonluğuna taşıyan Keegan, İngiltere Milli Takımı formasıyla da etkileyici performanslar sergiledi.

Başarısı, Ballon d’Or oylaması açısından da doğru zamana denk geldi. Bir yıl önce ödülü kazanmayı hak ettiği yönündeki düşüncenin seçmenlerin aklında kalmış olması da bunda etkili olmuş olabilir. Keegan, 26 seçmenin 22’sinin oy pusulasında yer aldı ve dokuzunda ilk sıraya yazıldı. Böylece Barcelona’nın Avusturyalı yıldızı Hans Krankl’ı geride bıraktı.

Hücum futboluna dayalı esnek oyun anlayışıyla Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası finaline doğru ilerleyen Hamburg’un en önemli isimlerinden biri olan Keegan, 25 Aralık 1979’da açıklanan sonuçlarla üst üste ikinci kez Avrupa’da Yılın Futbolcusu seçildi. Bu kez 26 seçmenden 18’i onu ilk sıraya yerleştirdi.

Keegan, Ballon d’Or’u iki kez kazanan tek Britanyalı futbolcu olmayı sürdürüyor. O döneme kadar bu başarıya yalnızca Johan Cruyff üst üste iki yılda ulaşmıştı. Bu yönüyle Keegan, İngiliz futbol tarihinin en başarılı Ballon d’Or kazananı olarak öne çıkıyor.

2. Bobby Charlton (Manchester United, 1966)

1995’ten önce, ödülün Avrupa dışındaki futbolculara açılmadığı dönemde kazanan isimler hakkında zaman zaman tartışmalar yaşanıyor. Benzer şekilde, 2007’den önce Ballon d’Or’un henüz küresel bir ödüle dönüşmemiş olması da bazı futbolcuların değerlendirme dışında kalmış olabileceği düşüncesini doğuruyor.

Örneğin bazı futbolseverler, 1986 yılında ödülü kazanan Igor Belanov yerine Diego Maradona’nın bu onura layık olduğunu savunabilir.

gthy
Bobby Charlton (AP)

Ancak bundan 20 yıl önce, 1966’da Bobby Charlton’ın ödülü kazanmayı hak ettiğine ilişkin ciddi bir tartışma yoktu. Manchester United’ın yıldız futbolcusu, İngiltere Milli Takımı’nı tarihindeki tek Dünya Kupası şampiyonluğuna taşıyan kadronun en önemli isimlerinden biriydi.

1958’deki Münih uçak kazasından sağ kurtulan Charlton, Manchester United formasıyla yükselişini sürdürdü. Takımıyla 1963’te İngiltere Federasyon Kupası’nı, iki yıl sonra da lig şampiyonluğunu kazandı.

1966 yılına gelindiğinde 28 yaşında olan Charlton, kariyerinin en verimli dönemlerinden birini yaşıyordu. Orta sahada görev yapmasına rağmen Dünya Kupası öncesindeki sezonda İngiltere Birinci Ligi’nde 16 gol kaydetmişti.

Charlton, Manchester United’ın Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nda yarı finale yükselmesinde önemli rol oynamakla kalmadı. İngiltere Milli Takımı Teknik Direktörü Alf Ramsey de ülkesinde düzenlenen ilk Dünya Kupası için kurduğu kadronun merkezine onu yerleştirdi.

Finalde Batı Almanya’nın yıldızı Franz Beckenbauer ile karşı karşıya gelen Charlton, uzatmalara giden mücadelede İngiltere’nin 4-2’lik zaferine katkıda bulundu.

1966 Ballon d’Or sıralamasında Benfica’nın Portekizli yıldızı Eusébio ikinci, Bayern Münih forması giyen Beckenbauer ise üçüncü oldu.

3. Harry Kane (Bayern Münih, 2026)

Harry Kane, futbol tarihinin en etkileyici bireysel sezonlarından birini geride bıraktı. Bu performans, bazılarına göre onu listenin daha üst sıralarına taşımayı gerektirebilir. Ancak önünde yer alan futbolcuların da olağanüstü başarılara imza attığı unutulmamalı.

2025-2026 sezonunun başlangıcından bu yaz düzenlenen Dünya Kupası’nın sonuna kadar uzanan ve bu yılki Ballon d’Or değerlendirmesinde esas alınan döneme bakıldığında Kane, Avrupa’nın beş büyük liginde kulüp ve milli takım düzeyinde en fazla gol atan futbolcu oldu. Bu düzeyde bir performans, Lionel Messi’nin 2011-2012 sezonundaki olağanüstü başarısından bu yana görülmemişti.

İngiltere Milli Takımı’nın kaptanı, Bayern Münih formasıyla tüm kulvarlarda çıktığı 51 maçta 61 gol kaydetti. Alman ekibiyle lig ve kupa şampiyonluklarını kazanan Kane, Bundesliga’da 100 gol barajına en hızlı ulaşan futbolcu unvanını da elde etti.

Kane, İngiltere Milli Takımı adına da 12 gol attı. Bu gollerin yarısı, İngiltere’nin Dünya Kupası’nda yarı finale yükseldiği süreçte geldi.

Bazıları, Kane’in her sezon şampiyonluğun en güçlü adayı olarak gösterilen Bayern Münih gibi bir takımda oynamasının başarısını kolaylaştırdığını ileri sürebilir.

Ancak bu görüşe karşı en güçlü yanıt, 33 yaşındaki futbolcunun santrfor pozisyonuna getirdiği yeni yorum. Pas yeteneği ve topu saklama becerisi sayesinde Kane, yalnızca gol atan bir oyuncu olmaktan çıkarak oyunu yönlendirebilen eksiksiz bir hücum futbolcusuna dönüştü.

Leyton Orient ve Millwall’da kiralık olarak forma giydiği ilk yıllardan bu yana büyük gelişim gösteren Kane, İngiltere tarihinin en büyük futbolcularından biri haline geldi.

Tottenham formasıyla Premier Lig’de her sezon etkileyici performanslar sergileyen İngiliz yıldız, golcülüğünün yanına zamanla asist yapma ve takım arkadaşlarına pozisyon hazırlama becerisini de ekledi.

Münih’te, özellikle geçen sezon, performansını bambaşka bir seviyeye taşıdı.

4. Stanley Matthews (Blackpool, 1956)

Sir Stanley Matthews, Ballon d’Or’u kazanan ilk futbolcu olmasının yanı sıra ödülü kazandığı sırada en ileri yaştaki oyuncuydu. O dönemde ödül, 16 ülkeden temsilcilerin oylarıyla belirleniyordu.

Jüri üyelerinden 12’si Blackpool’un kanat oyuncusunu kendi listesine aldı. Bunların altısı Matthews’u ilk sıraya yerleştirdi. Böylece ilk Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası finalinde Real Madrid ve Stade de Reims formalarıyla karşılaşan Alfredo Di Stéfano ile Raymond Kopa’yı geride bıraktı. Bu sonuç bile Matthews’un futbol dünyasında ne kadar büyük saygı gördüğünü ortaya koyuyordu.

Matthews, ödülü kazandığında 42. yaş gününe yalnızca iki ay kalmıştı. O sezon Blackpool’u İngiltere Birinci Ligi’nde Manchester United’ın ardından ikinciliğe taşıdı.

Bununla birlikte seçmenlerin, Matthews’un üç yıl önce İngiltere Federasyon Kupası finalinde sergilediği performanstan da etkilenmiş olması muhtemel. Blackpool, Bolton Wanderers’ı 4-3 mağlup ederek kupayı kazanmıştı. Matthews’un öne çıkan performansı nedeniyle karşılaşma, futbol tarihine “Matthews Finali” adıyla geçti ve sinemalarda da gösterildi.

Birinci Dünya Savaşı sırasında dünyaya gelen Matthews, ödülü kazandıktan sonra da dokuz yıl boyunca futbol oynamayı sürdürdü. 50 yaşında futbolu bıraktı. Uzun kariyeri önemli bir başarı olsa da yıllar boyunca sergilediği üstün performansın gölgede bırakılmaması gerekiyor.

Matthews dünya çapında ün kazandı ve döneminin yıldızları tarafından yaratıcılığı ve futbol zekâsı nedeniyle övgüyle anıldı. O yıllarda bir futbolcunun büyüklüğü yalnızca bireysel istatistiklerle ölçülmüyordu. Matthews da gol atmaktan çok pozisyon hazırlayan, takım arkadaşlarını oyuna dahil eden bir futbolcuydu.

Yenilikçi oyun tarzı sayesinde “çalım sihirbazı” olarak anılan Matthews, fiziksel hazırlığına da büyük önem veriyordu. Esneme ve nefes egzersizleri yapıyor, ilave antrenmanlara katılıyor ve oruç tutmayı, alkolden uzak durmayı da içeren sıkı bir beslenme programı uyguluyordu.

5. Michael Owen (Liverpool, 2001)

Michael Owen’ın, Ballon d’Or’u kazandığını öğrendiğinde kendisini arayan Liverpool Teknik Direktörü Gérard Houllier’ye ödülün ne olduğunu bilmediğini söylemesine şaşırmamak gerek. Henüz 22 yaşında olan futbolcu, ödül töreni öncesinde geçmişte bu onuru kazanan isimlerin listesini inceleyerek kendisini hazırlamıştı.

O dönemde hamstring sakatlıkları nedeniyle zaman zaman sıkıntı yaşayan Owen, buna rağmen olağanüstü bir patlayıcı güce ve dinamizme sahipti. Müthiş hızı, üst düzey tekniği ve pozisyonları gole çevirme becerisiyle dikkat çekiyordu.

Henüz ergenlik çağındayken etkili bir golcü olduğunu kanıtlayan Owen, 2001 yılına gelindiğinde dünya futbolunun en çok talep gören genç oyuncularından biri haline gelmişti.

hyju
Michael Owen (EPA)

Ballon d’Or’u kazandığı 2001 yılı, Owen için unutulmaz başarılarla doluydu. Liverpool’un üç kupa kazanmasına katkıda bulunan İngiliz yıldız, önce penaltı atışları sonucunda İngiltere Lig Kupası şampiyonluğu yaşadı.

Ardından İngiltere Federasyon Kupası finalinde Arsenal ile karşılaşan Liverpool, Owen’ın son bölümde attığı iki golle geriden gelerek maçı kazandı ve kupaya uzandı.


Kartal’ın istifasının ardından Kuyt, Fenerbahçe’nin teknik direktörü oldu

Dirk Kuyt (Reuters)
Dirk Kuyt (Reuters)
TT

Kartal’ın istifasının ardından Kuyt, Fenerbahçe’nin teknik direktörü oldu

Dirk Kuyt (Reuters)
Dirk Kuyt (Reuters)

Türkiye Süper Lig ekiplerinden Fenerbahçe, bugün Hollandalı Dirk Kuyt’ın, İsmail Kartal’ın istifasının ardından geçici teknik direktör olarak göreve getirildiğini açıkladı.

Kartal, Fenerbahçe’nin salı günü ezeli rakibi Galatasaray’a 2-1 mağlup olmasının ardından istifasını sunmuştu.

İngiltere Premier Lig ekiplerinden Liverpool’da 200’den fazla maça çıkan Kuyt, 2012 yılında Fenerbahçe’ye transfer olmuş ve iki yıl sonra kulübün Süper Lig şampiyonluğuna ulaşmasına katkı sağlamıştı.

Hollandalı teknik adam, ülkesinde ve Belçika’da çeşitli takımları çalıştırdı. Kuyt, geçen haziran ayında Kartal’ın teknik ekibinde yardımcı antrenör olarak görev yapmak üzere Fenerbahçe’ye geri döndü.

Kulüpten yapılan açıklamada, “İsmail Kartal’ın istifasının ardından Dirk Kuyt, yeni bir teknik direktörle anlaşma sağlanana kadar takımın teknik sorumluluğunu üstlenmiştir” denildi.

Fenerbahçe, ligde lider Galatasaray’ın 6 puan gerisinde beşinci sırada bulunuyor.


Çin’de Mbappe krizi büyüyor: Özür tartışmaları dindirmedi

Çin’de bir otobüste Fransız futbolcu Kylian Mbappe’nin fotoğrafı yer alıyor. (AFP)
Çin’de bir otobüste Fransız futbolcu Kylian Mbappe’nin fotoğrafı yer alıyor. (AFP)
TT

Çin’de Mbappe krizi büyüyor: Özür tartışmaları dindirmedi

Çin’de bir otobüste Fransız futbolcu Kylian Mbappe’nin fotoğrafı yer alıyor. (AFP)
Çin’de bir otobüste Fransız futbolcu Kylian Mbappe’nin fotoğrafı yer alıyor. (AFP)

Fransız futbolcu Kylian Mbappe, Mao Zedong hakkındaki sözleri nedeniyle özür dilemesine rağmen bugün (Çarşamba) Çin sosyal medyasında yükselen öfke dalgasını yatıştırmakta zorlandı. Açıklamaları, dünyanın en büyük pazarlarından biri olan Çin’de birçok ticari anlaşmasını kaybetmesine yol açtı.

1976 yılında hayatını kaybeden Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurucusu Mao Zedong hakkında şaka yapılması, ülkede hakaret olarak değerlendiriliyor ve toplumsal açıdan hâlâ tabu kabul ediliyor.

Çinli birçok marka Mbappe ile iş birliğini sonlandırırken, Çin devlet televizyonu da İspanya La Liga maçlarının yayınını durdurdu.

Real Madrid’in yıldızı Mbappe, salı günü yaptığı açıklamada, internette kendisiyle ilgili dolaşan en komik görselin, yüzünün dijital düzenlemeyle başka bir kişinin fotoğrafına yerleştirildiği görüntü olduğunu söylemişti. Mbappe, söz konusu kişi için “Bir adam, sanırım Çinli bir diktatör” ifadesini kullanmıştı. Bu sözlerin Mao Zedong’a gönderme yaptığı değerlendirildi.

Mbappe’nin ilk açıklaması, sıkı denetim altındaki Çin sosyal medya platformlarında yeniden paylaşılmadı ya da paylaşımlardan kaldırıldı. Çin’in resmî medya kuruluşları da Mao’nun adını anmaktan kaçınarak futbolcunun “Çin hakkında uygunsuz açıklamalarda bulunduğunu” belirtmekle yetindi. Buna rağmen Mbappe, bugün (Çarşamba) Çinli kullanıcıların yoğun eleştirileriyle karşı karşıya kaldı.

Weibo platformundaki kullanıcılardan biri, “Açıklamaları Çin’e ve Çin halkına hakaret niteliğindeydi. Bu nedenle çevrilemez” ifadelerini kullandı.

Öte yandan, bir milyondan fazla takipçisi bulunan Mbappe’nin Xiaohongshu platformundaki hesabı donduruldu. Böylece futbolcunun yeni takipçiler kazanması engellendi. Weibo’da da benzer bir kısıtlama uygulandı. Platformda, “Bu kullanıcıyı takip etmek, yasaları veya Weibo Topluluk Kuralları’nı ihlal etmesi nedeniyle engellenmiştir” uyarısı yayımlandı.

Çin medyasında yer alan haberlere göre Dior ve Hublot gibi uluslararası markalar da Mbappe ile bağlantılı içerikleri Weibo hesaplarından kaldırdı. Şarku’l Avsat’ın Fransız Haber Ajansı AFP’den aktardığı habere göre  Dior ve Hublot’nun Weibo hesaplarında futbolcunun Çince adını kullanarak yaptığı aramalarda da herhangi bir sonuca ulaşılamadı.

Tepkiler internetle sınırlı kalmadı. AFP’nin Pekin’deki Sanlitun alışveriş bölgesinde bulunan Adidas’ın amiral mağazasında yaptığı incelemede, Real Madrid formalarının satışta olduğu ancak Mbappe’nin adını taşıyan formaların bulunmadığı görüldü.

Buna karşın, futbolcuyla bağlantılı bazı ürünler hâlâ satışta. Resmî olmayan formalar, örgü bereler ve şapkalar, Taobao adlı e-ticaret platformunda bulunabiliyor.

Çin’in resmî medyası daha önce Mbappe’yi “futbol fenomeni” ve “yetenek” olarak nitelendirmişti. Ülkede geniş bir hayran kitlesine sahip olan Fransız futbolcunun fotoğrafları reklam panolarında, elektrolit içeren içeceklerin ambalajlarında ve sosyal medya platformlarında sıkça görülüyor.

Mbappe, Çin’de zaman zaman “Guigui” lakabıyla da anılıyor. “Kaplumbağa” anlamına gelen bu lakap, futbolcunun Ninja Kaplumbağalar filmindeki karakterlerden birine benzetilmesinden kaynaklanıyor.