Galatasaray derbide Beşiktaş'a konuk olacak

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Galatasaray derbide Beşiktaş'a konuk olacak

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Galatasaray, Spor Toto Süper Lig'in 10. haftasında yarın derbi maçta Beşiktaş'a konuk olacak.
Vodafone Park'ta saat 20.00'de başlayacak karşılaşmayı hakem Fırat Aydınus yönetecek.
Süper Lig'in geride kalan bölümünde iki takım da beşer galibiyet ile ikişer beraberlik ve yenilgi sonucunda 17'şer puan topladı.
Ligde son 3 maçını kazanan Galatasaray, Beşiktaş deplasmanından da üç puanla dönerek galibiyet serisini sürdürmeye çalışacak.

Marcao dönüyor
Galatasaray'da 8 maçlık cezası biten Brezilyalı futbolcu Marcao, görev verilmesi durumunda derbi maçta forma giyebilecek.
Süper Lig'in ilk haftasında GZT Giresunspor ile oynanan maçta takım arkadaşı Kerem Aktürkoğlu'na uyguladığı şiddet nedeniyle kırmızı kart gören Marcao'ya, Türkiye Futbol Federasyonu Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu 8 maç ceza vermişti.
Brezilyalı futbolcu, ligde geride kalan 8 haftada takımından ayrı kaldı.

Boey ve Arda Turan forma giyemeyecek
Galatasaray'da iki futbolcu sakatlıkları nedeniyle derbide görev yapamayacak.
Sarı-kırmızılı ekipte tedavilerine devam edilen Sacha Boey ve Arda Turan, derbinin kadrosunda yer alamayacak.

Beşiktaş-Galatasaray rekabetinde 350. randevu
Taksim Stadı'nda 22 Ağustos 1924'te Beşiktaş'ın 2-0 galibiyetiyle başlayan 97 yıllık rekabette, geride kalan 349 maçın 123'ünü Galatasaray, 112'sini Beşiktaş kazandı, 114 karşılaşma ise beraberlikle sonuçlandı. Sarı-kırmızılıların 487 golüne, siyah-beyazlılar 456 golle karşılık verdi.

Lig müsabakaları
Galatasaray ile Beşiktaş arasında ligde yapılan 126 karşılaşmada ise genel toplamda olduğu gibi sarı-kırmızılı takımın üstünlüğü bulunuyor.
İki takımın ligde karşı karşıya geldiği müsabakalarda Galatasaray 46, Beşiktaş ise 37 kez sahadan galip ayrıldı. Taraflar 43 müsabakada eşitliği bozamazken, sarı-kırmızılılar 153, siyah-beyazlılar 132 gol attı.

Vodafone Park'taki maçlar
Beşiktaş, 2016 yılında açılan Vodafone Park'ta konuk ettiği Galatasaray'a karşı hiç maç kaybetmedi.
İki takımın Vodafone Park'ta 24 Eylül 2016'da oynadığı ilk derbi 2-2 beraberlikle sona ererken, siyah-beyazlı ekip daha sonraki 4 sezonda ev sahibi olduğu tüm derbilerden zaferle ayrıldı.

Son 10 maçta Beşiktaş üstün
İki takım arasında oynanan son 10 resmi maçta Beşiktaş'ın galibiyet sayısı bakımından üstünlüğü bulunuyor.
Siyah-beyazlı ekip, söz konusu karşılaşmalarda 5 kez kazandı, Galatasaray 3 kez sahadan galibiyetle ayrıldı, 2 karşılaşma ise beraberlikle tamamlandı. Söz konusu maçlarda siyah-beyazlı ekip 11 gol atarken, Galatasaray 9 kez fileleri havalandırdı.

Beşiktaş-Galatasaray rekabetinden ilginç notlar
Beşiktaş ile Galatasaray futbol takımları arasında 349 maçın sığdığı 97 yıllık rekabette ilk golü Beşiktaşlı Refik Osman Top attı.
Rekabetin ilk randevusu olan 22 Ağustos 1924 tarihinde Taksim Stadı'nda yapılan İstanbul Ligi maçını Beşiktaş 2-0 kazandı. Siyah-beyazlı takım adına ilk golü atan Refik Osman Top, derbi tarihine geçti.
Galatasaray adına ilk golü ise 31 Temmuz 1925'te Taksim Stadı'nda yapılan ve sarı-kırmızılı takımın 6-2 kazandığı rekabetin ikinci maçında Mehmet Leblebi kaydetti.

Rekabetin golcüleri
İki takım arasındaki rekabette, Beşiktaş'ın efsane kaptanı "Baba" lakaplı Hakkı Yeten, 61 maçta 29 golle en skorer futbolcu unvanını elinde bulundururken, yine Beşiktaşlı Şeref Görkey, 63 maçta 26 golle ikinci sırada yer alıyor. Beşiktaş'ta ayrıca Feyyaz Uçar'ın 18 golü bulunuyor.
Galatasaray'da ise Gündüz Kılıç, 31 maçta 21 golle Beşiktaş'a en fazla gol atan sarı-kırmızılı futbolcu. Galatasaray'da ayrıca Metin Oktay'ın 40 maçta 15 golü var.

Bir maçta en çok gol atanlar
İki takım arasındaki rekabette bir maçta en çok gol atan futbolcu, sarı-kırmızılıların efsanelerinden Gündüz Kılıç.
Galatasaraylı futbolcu, 30 Haziran 1940'ta Şeref Stadı'nda yapılan ve Galatasaray'ın 9-2 kazandığı tarihi maçta fileleri 5 kez havalandırarak, rekabetin bir maçta en çok gol atan ismi unvanını yıllardır kimseye bırakmadı.
Ayrıca, Beşiktaşlı Hakkı Yeten, Şükrü Gülesin, Recep Adanır ve Feyyaz Uçar ile Galatasaraylı Mehmet Leblebi, Gündüz Kılıç, Eşref Aykaç, Süleyman Tekil, Saffet Sancaklı, daha sonra Beşiktaş forması da giyen Adrian Ilie ile Milan Baros, bir maçta üçer gol atma başarısını gösterdi.

En farklı skorlu galibiyetler
Galatasaray ile Beşiktaş arasındaki maçlarda en farklı skor, 30 Haziran 1940 tarihinde yapılan Milli Küme karşılaşmasında elde edildi.
Bu karşılaşmada Galatasaray, Beşiktaş'ı 9-2 yenme başarısı gösterdi. Sarı-kırmızılılar ayrıca, 18 Temmuz 1997'de TSYD Kupası'nda 6-0, 31 Temmuz 1925'te 6-2, 10 Kasım 1943 ve 6 Ağustos 1975'te aynı sonuçlarla 5-1, 10 Ağustos 1977'de 4-0'lık skorlarla sahadan galip ayrıldı.
Beşiktaş ise rakibi karşısındaki en farklı skorlu galibiyetlerini 17 Mart 1933 ve 29 Aralık 1940'ta 5-0'lık skorlarla elde etti. Siyah-beyazlılar ayrıca, 14 Kasım 1945'te ve 28 Mart 1948'de de aynı skorlarla 5-1 galip geldi.

Seyircisiz derbiler
Beşiktaş ile Galatasaray'ın 2007-2008 sezonunun ilk yarısında Ali Sami Yen Stadı'nda yaptıkları derbi müsabakası, tarihe geçti.
Galatasaray'ın bir önceki sezondan kalan 5 maçlık cezası nedeniyle seyircisiz oynatılan karşılaşma, rekabetin 97 yıllık tarihinde bir ilk olarak yerini aldı.
Koronavirüs pandemisi nedeniyle iki ekip, biri Nef Stadı diğeri Vodafone Park olmak üzere iki mücadeleyi taraftarsız oynadı.

En çok oynayanlar
Rekabette en çok forma giyen oyuncuların başında Beşiktaşlı Şeref Görkey geliyor.
Şeref Görkey, siyah-beyazlı forma altında 63 kez Galatasaray'a karşı forma giydi. İkinci sırayı 61 maçla yine Beşiktaşlı Hakkı Yeten alıyor.

En gollü maçlar
Rakipler arasında şimdiye dek yapılan en gollü maçta, meşin yuvarlak toplam 11 kez ağlara gönderildi.
Galatasaray'ın 30 Haziran 1940'ta 9-2 kazandığı karşılaşmada filelere giden toplam 11 gol, geride kalan 349 müsabaka içinde seri penaltılar dışında bir maçtaki en yüksek skor sayısı olarak tarihe geçti.
Rekabette ayrıca, 30 Nisan 1949'daki Basın Kupası maçını 5-4 Galatasaray, 6 Kasım 1955'teki İstanbul Ligi maçını da 5-4 Beşiktaş kazandı, filelere toplam dokuzar gol gitti.

4-4'lük maçlar
Taraflar arasındaki maçlarda en gollü beraberlikler 4-4'lük skorlarla alındı.
İki takım arasında 4 Ocak 1935'te Şeref Stadı'nda yapılan özel maç, 21 Kasım 1937'de Fenerbahçe Stadı'ndaki İstanbul Ligi karşılaşması, 11 Mayıs 1940'ta Taksim Stadı'nda yapılan Bahar Kupası müsabakası, 16 Haziran 1940'ta Şeref Stadı'ndaki Milli Küme maçı ve 26 Mayıs 1968'de Ali Sami Yen Stadı'nda yapılan lig derbisi 4-4 berabere sonuçlandı.

Galibiyet hasreti çekilen yıllar
İki takım, 97 yıllık rekabette bazı dönemlerde birbirlerine karşı üstünlük kurmakta zorlandı.
Beşiktaş, 30 Mart 1975 ile 16 Eylül 1979 arasında Galatasaray ile yaptığı üst üste 17 maçta da galibiyet yüzü göremedi. Galatasaray ise 20 Kasım 1931 ile 21 Haziran 1936 arasında geçen 15 maçta da rakibini yenemedi.

İki takımda da oynayanlar
Rekabetin geçmişinde birçok futbolcu her iki takım formasını da giydi.
Son dönemde hem Beşiktaş hem de Galatasaray'da forma giyen oyuncular arasında Ali Çoban, Mirsad Kovacevic (Mirsad Güneş), Saffet Sancaklı, Sergen Yalçın, Ahmet Yıldırım, Mehmet Aksu, Ayhan Akman, Emre Aşık, Adrian Ilie, Berkant Göktan, Okan Buruk, Mehmet Yozgatlı, Gökhan Zan, Serdar Özkan, Burak Yılmaz, Dany Nounkeu, Cenk Gönen, Caner Erkin ve Ryan Babel bulunuyor.

En erken derbiyi oynadılar
Süper Lig'de 2012-2013 sezonunun ikinci haftasında BJK İnönü Stadı'ndaki Beşiktaş-Galatasaray (3-3) maçı, aynı zamanda lig tarihinin en erken derbisi olarak kayıtlara geçti
1959 yılında başlayan ligde bundan önce "Üç büyükler" arasındaki en erken derbi, 1981-1982 sezonunun üçüncü haftasında yine Beşiktaş ile Galatasaray arasında yapılmıştı.

Seyirci rekoru kırıldı 97 yıllık rekabette ilk golü Beşiktaşlı Refik Osman Top attı
Beşiktaş ile Galatasaray arasında 2013-2014 sezonundaki maçta Süper Lig tarihinin seyirci rekoru kırıldı.
Siyah-beyazlı takımın ev sahipliğinde, 22 Eylül 2013 tarihinde Atatürk Olimpiyat Stadı'nda yapılan derbiyi deplasman yasağı nedeniyle tamamı Beşiktaşlı 76 bin 127 biletli seyirci izledi ve bu rakam lig tarihinin seyirci rekoru olarak kayıtlara geçti.
Ligin daha önceki seyirci rekoru, Fenerbahçe ile Galatasaray arasında 21 Eylül 2003 tarihinde yine Atatürk Olimpiyat Stadı'ndaki derbide 70 bin 125 kişiyle kırılmıştı.

Yarıda kalan derbi
Beşiktaş ile Galatasaray arasında 2013-2014 sezonunun 5. haftasında seyirci rekorunun kırıldığı derbi, saha olayları nedeniyle yarıda kaldı.
Atatürk Olimpiyat Stadı'nda 22 Eylül 2013 tarihinde Beşiktaş'ın ev sahipliğinde yapılan maçta siyah-beyazlılar, 18. dakikada Hugo Almeida'nın attığı golle devreyi 1-0 önde kapattı. Galatasaray, 59 ve 72. dakikalarda Didier Drogba'nın golleriyle öne geçti.
Maçta kaybolan süre oynanırken, Galatasaraylı Melo'nun 90+2. dakikada gördüğü kırmızı kartın ardından sahaya çok sayıda taraftar girdi. Bunun üzerine maçın hakemi Fırat Aydınus, kalan 2 dakikayı oynatmadan soyunma odasına gitti ve maçı tatil etti. Türkiye Futbol Federasyonu, derbiyi 3-0 hükmen Galatasaray lehine tescil etti.



Kylian Mbappe ve Lamine Yamal neden Ballon d’Or’u kazanamadı?

Lamine Yamal, İspanya'nın 2026 Dünya Kupası zaferine katkıda bulundu (AP)
Lamine Yamal, İspanya'nın 2026 Dünya Kupası zaferine katkıda bulundu (AP)
TT

Kylian Mbappe ve Lamine Yamal neden Ballon d’Or’u kazanamadı?

Lamine Yamal, İspanya'nın 2026 Dünya Kupası zaferine katkıda bulundu (AP)
Lamine Yamal, İspanya'nın 2026 Dünya Kupası zaferine katkıda bulundu (AP)

Barcelona’nın yıldızı Lamine Yamal ile Real Madrid’in yıldızı Kylian Mbappe, İspanya La Liga’nın en dikkat çeken iki futbolcusu olarak pazartesi günü düzenlenen Ballon d’Or (Altın Top) ödül töreninde adaylar arasında yer aldı. Ancak iki yıldız da gecenin sonunda büyük bir hayal kırıklığı yaşadı.

El Clasico’da karşı karşıya gelmelerinden 24 saat bile geçmeden Londra’da düzenlenen ödül törenine katılan iki futbolcu, Bayern Münih ve İngiltere Milli Takımı’nın golcüsü Harry Kane’in prestijli ödülü kazanmasına tanıklık etti. Söz konusu karşılaşmada Real Madrid’in Barcelona’yı Camp Nou’da 2-1 mağlup ettiği maçta takımının iki golünü de Mbappe kaydetmişti. Mbappe, son Dünya Kupası’nda Altın Ayakkabı ödülünü kazanmış ve turnuva tarihinin en golcü oyuncusu olmuştu. Lamine Yamal ise İspanya Milli Takımı ile dünya şampiyonluğu yaşamıştı.

Şarku’l Avsat’ın ESPN’den aktardığı habere göre iki futbolcunun geçen sezon ortaya koyduğu olağanüstü bireysel performans, Ballon d’Or’u kazanmaları için yeterli olmadı. İşte iki yıldızın ödüle ulaşamamasının nedenleri ve gelecek yıllarda bu başarıyı elde etme ihtimalleri...

Kylian Mbappe

Mbappe, Ballon d’Or yarışında 2018’de dördüncü, 2023’te üçüncü, bu yıl ise ikinci sırada yer aldı. Ancak zirveye ulaşmak Fransız yıldız için hâlâ mümkün olmadı. Lionel Messi ve Cristiano Ronaldo’nun ardından dünya futbolunun en büyük yıldızı olması beklenen Mbappe, ödülü kazanmak için bir yıl daha beklemek zorunda kalacak.

Ancak şu soruyu sormak gerekiyor: 2026 yılı, Mbappe’nin Ballon d’Or’u kazanması için gerçekten uygun bir yıl mıydı?

Real Madrid geçen sezon hiçbir kupa kazanamadı. İspanyol ekibi, La Liga’yı üst üste ikinci kez Barcelona’nın arkasında tamamladı.

2024 yılında transfer olduğu Real Madrid ile henüz önemli bir kupa kazanamayan Mbappe, Dünya Kupası’nda da hayal kırıklığı yaşadı. Şampiyonluğun en güçlü adaylarından biri olarak gösterilen Fransa Milli Takımı, yarı final mücadelesinde İspanya’ya elendi.

hyuj
Kylian Mbappe, Ballon d’Or yarışını ikinci sırada tamamladı (AFP)

Mbappe bu yıl hiçbir kupa kazanamadı. Bu tablo, Ballon d’Or yarışındaki şansını güçlendirmekten oldukça uzak. Fransız yıldızın gol istatistikleri ise son derece etkileyiciydi. La Liga’da 25, UEFA Şampiyonlar Ligi’nde 15, en önemlisi de Dünya Kupası’nda 10 gol kaydetti. Böylece Dünya Kupası tarihinin en golcü oyuncusu unvanını elde etti.

Ancak Mbappe’nin de birçok kez dile getirdiği gibi, Kupa kazanmaktan daha önemli hiçbir şey yok.

Yamal gibi olağanüstü bir yeteneğe sahip olan ve dünya çapında bir yıldız olarak kabul edilen Mbappe’nin, Ballon d’Or’u kazanabilmek için formasını giydiği takımların da başarı elde etmesine ihtiyacı var. Bu ödül için ikna edici bir aday olabilmesinin yolu, takım başarılarından geçiyor.

Mbappe, ödülü kazanamaması nedeniyle büyük hayal kırıklığı yaşayacak. Zira Fransız yıldız, son haftalarda ilk kez Ballon d’Or’u kazanma konusunda iyi bir şansa sahip olduğunu açıkça dile getirmişti. Ödül töreninden önce yaptığı açıklamada, "Bence bu benim için harika bir fırsat. İyi bir yıl geçirdim" demişti.

Fransa Milli Takımı'nın kaptanı, Fransız RTF radyosuna verdiği röportajda ödülün her futbolcunun hedefleri arasında bulunduğunu belirterek kazananın belirlenmesinde hangi kriterlerin öne çıkması gerektiğine ilişkin görüşlerini de paylaşmıştı.

ergthy
Mbappe, son İspanya El Clasico'sunda Real Madrid'i Barcelona karşısında zafere taşıdı (Reuters).

Mbappe, "Bu bireysel bir ödül ve bence bu yönü her şeyin önünde tutulmalı. Elbette diğer futbolcuları da göz ardı etmemek gerekiyor. Ancak olağanüstü bir bireysel performans sergilemek ve taraftarları heyecanlandırmak, böyle bir ödülde insanların takdir ettiği unsurlar" ifadelerini kullanmıştı.

Mbappe, Ballon d’Or’u kazanmak için doğrudan ve alışılmadık bir kampanya yürüttü. Bu yaklaşım, Messi’den alışık olmadığımız, zaman zaman Ronaldo tarafından sergilenen bir tutumdu. Hatta Barcelona ve Yamal da Mbappe’nin ödülü kazanmak için yürüttüğü kampanyaya karşılık vermek zorunda kaldı. Yamal, prestijli ödüle yönelik bu girişime karşı koymak amacıyla nadiren verdiği röportajlardan birkaçını gerçekleştirdi.

Harry Kane, pazartesi akşamı sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Sessizce çok çalışın, başarılarınızın ses getirmesine izin verin" ifadelerini kullandı. Bu sözler, Mbappe’nin gelecekte dikkate almak isteyebileceği bir tavsiye niteliğindeydi.

Mbappe için henüz geç değil. Fransız yıldız 27, Kane 33 yaşında. Henüz 19 yaşındaki Yamal’ın ise önünde uzun bir kariyer bulunuyor.

Mbappe’nin Ballon d’Or’u kazanabilmesi için Real Madrid’in yeniden eski ihtişamına kavuşması gerekiyor.

Real Madrid bu sezon La Liga şampiyonluğunu kazanırsa, hatta daha iyisi UEFA Şampiyonlar Ligi kupasını müzesine götürürse ve Mbappe takımın en iyi oyuncusu ve golcüsü olarak öne çıkarsa, Fransız yıldızın 2027’de ödülü kazanma şansı oldukça yüksek olacak. Üstelik gelecek yaz büyük bir uluslararası turnuvanın düzenlenmeyecek olması, kulüp başarılarının ön plana çıkmasını sağlayabilir.

Lamine Yamal

Barcelona’nın genç yıldızı Lamine Yamal, üst üste ikinci yıl Ballon d’Or ödül töreninde podyuma çıktı. Henüz ergenlik çağında olan bir futbolcu için bu son derece etkileyici bir başarı. Buna rağmen futbol dünyasının en büyük bireysel ödülünü henüz kazanamamış olması büyük bir hayal kırıklığı yarattı.

Yamal, 12 ay önce Paris Saint-Germain’in yıldızı Ousmane Dembele’nin ardından ikinci sırada yer almıştı. O dönemde oyuncunun babası, bu sonucu bir insana verilebilecek "en büyük manevi zarar" olarak nitelendirmişti.

Geçen sezon Barcelona formasıyla istatistiklerini daha da geliştiren Yamal, tüm kulvarlarda çıktığı 45 maçta 24 gol ve 18 asistlik performans sergiledi. Bu nedenle Ballon d’Or’u kazanan tarihin en genç futbolcusu olabileceği yönündeki beklentiler güçlenmişti.

Bu rekor hâlihazırda Brezilyalı eski futbolcu Ronaldo Nazario’ya ait. Ronaldo, 1997 yılında ödülü kazandığında 21 yaşında ve 92 günlüktü.

Yamal’ın golleri ve asistleri de karşılıksız kalmadı. Genç yıldız, Barcelona’nın üst üste ikinci kez La Liga şampiyonluğuna ulaşmasında önemli rol oynadı. Ayrıca 2025-2026 sezonunda Mbappe’yi geride bırakarak La Liga’da yılın en iyi oyuncusu ödülünü kazandı. Bunun yanı sıra Dünya Kupası’nı kazanan İspanya Milli Takımı’nın da bir parçasıydı.

Peki bütün bunlara rağmen Yamal neden Ballon d’Or’u kazanamadı?

Yamal, yakın arkadaşları ve ailesinden oluşan küçük bir grupla özel uçakla Londra’ya gitti. Dünyanın en iyi futbolcusu seçilmeyi umut ediyordu. Ancak Dünya Kupası’nda belirleyici ve unutulmaz bir ana imza atamaması, sonunda genç yıldızın aleyhine işledi.

Hamstring sakatlığını atlattıktan sonra İspanya’nın Yeşil Burun Adaları ile oynadığı ilk maçta yedek olarak sahaya çıkan Yamal, Suudi Arabistan karşısındaki ikinci karşılaşmada ise ilk 11’de görev yaptı.

Yamal, turnuvanın geri kalanında başka bir gol atamadı ve asist yapamadı. Bununla birlikte Fransa ile oynanan yarı finalde İspanya’nın ilk golünü getiren penaltının kazanılmasında etkili oldu.

fghyj
Harry Kane’in istatistikleri, Bayern Münih ve İngiltere Milli Takımı'ndaki büyük etkisini ortaya koyuyor (Reuters)

Yamal’ın Dünya Kupası’nda başarısız olduğunu söylemek gerçeği kesinlikle yansıtmıyor. Genç futbolcu, turnuvada 63 kez rakiplerini çalımlamaya çalıştı. Bu, maç başına 90 dakikada 9,22 çalım girişimine karşılık geliyor ve turnuvadaki bütün oyunculardan daha yüksek bir rakamı ifade ediyor. Başarı oranı ise yüzde 42,9 oldu.

Bu istatistikte ilk 10'a giren futbolcular arasında yalnızca Messi ve Jude Bellingham, çalım başarı oranında Yamal’ı geride bıraktı.

Yamal, rakip futbolcuları üzerine çekerek takım arkadaşları için boş alanlar ve fırsatlar oluşturdu. Bununla birlikte alışılmış parlak performansının zirvesinde olmadığı da bir gerçekti.

Arjantin ile oynanan finalde oldukça hareketli bir performans sergileyen genç yıldız, hem kendisi hem de takım arkadaşları için fırsatlar yarattı. Ancak maçın kaderini belirleyecek o kritik anı yakalayamadı.

İspanya’nın galibiyet golünü Ferran Torres yerine Yamal kaydetmiş olsaydı, Londra’daki ödül töreninde Harry Kane ve Kylian Mbappe’yi geride bırakması mümkün olabilirdi.

Yamal’ın Ballon d’Or’u kazanmasının yalnızca zaman meselesi olduğu düşünülüyor. Ancak Ronaldo’nun rekorunu kırma fırsatı giderek daralıyor. Genç futbolcu gelecek yıl 20 yaşına girecek.

Yamal, 2027’de yeniden ödülün güçlü adayları arasında yer almasını sağlayacak bir performans sergiliyor. Bu sezon şu ana kadar çıktığı 13 maçta 10 gol ve 10 asist kaydetti.

Ancak Yamal’ın yeteneği yalnızca istatistiklerden ibaret değil. Genç futbolcu, dünya futbolunun en keyif veren oyuncularından biri olarak kabul ediliyor. Teknik becerileriyle 90 bin kişilik bir stadı kendisine hayran bırakabilecek kapasiteye sahip.

Gelecek yaz büyük bir uluslararası turnuvanın düzenlenmeyecek olması nedeniyle Yamal’ın Ballon d’Or şansı büyük ölçüde Barcelona’nın UEFA Şampiyonlar Ligi’ndeki başarısına ve genç yıldızın kritik maçlarda sergileyeceği etkileyici performansa bağlı olacak.

fgthy
Lamine Yamal, Ballon d’Or yarışını üçüncü sırada tamamladı (Reuters)

Harry Kane’in ödülü kazanmasının ardından Yamal, aynı performansı sürdürmesi hâlinde bir gün Ballon d’Or’u kazanacağını söyledi.

Katalan futbolcu, Instagram hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

"Bu gerçekleşecek. Güzel şeyler zaman alır. İnşa ettiğim yola güveniyorum. Acele etmeden, büyük bir umutla ve bir gün benim de sıramın geleceğini bilmenin verdiği huzurla yoluma devam ediyorum."

Yamal, Ballon d’Or ödül töreninden önce yaptığı açıklamalarda Harry Kane’in bu prestijli ödülü hak etmediğini ima etmişti.

Genç yıldız, geçen eylül ayında Movistar kanalına verdiği röportajda, "Bence ödül, 80 gol atan futbolcuya değil, dünyanın en iyi oyuncusuna verilmeli. Bu kadar gol atan bir futbolcu sezonun en golcü oyuncusu ödülünü kazanabilir" dedi.

Yamal sözlerini şöyle sürdürdü:

"Burada ölçüt tamamen farklı. Ödül, taraftarlara keyif veren ve diğer oyunculardan açıkça ayrılan futbolcuya verilmeli. Açıkçası dünyanın en iyi oyuncularının Mbappe ve ben olduğumuzu düşünüyorum. Futbolu takip eden herkes bunu biliyor."

Genç futbolcu, sözlerini ödülü kazananları tebrik ederek ve önceliğinin Barcelona’nın galibiyetler elde etmesine yardımcı olmak olduğunu vurgulayarak tamamladı.


Ballon d’Or kazanan en iyi İngiliz futbolcu kim?

Harry Kane, 2026 yılında dünyanın en iyi futbolcusu seçilerek Altın Top (Ballon d’Or) ödülünü kazandı (AP)
Harry Kane, 2026 yılında dünyanın en iyi futbolcusu seçilerek Altın Top (Ballon d’Or) ödülünü kazandı (AP)
TT

Ballon d’Or kazanan en iyi İngiliz futbolcu kim?

Harry Kane, 2026 yılında dünyanın en iyi futbolcusu seçilerek Altın Top (Ballon d’Or) ödülünü kazandı (AP)
Harry Kane, 2026 yılında dünyanın en iyi futbolcusu seçilerek Altın Top (Ballon d’Or) ödülünü kazandı (AP)

İngiliz futbolu, Ballon d’Or ödülünü kazanan yıldızlar bakımından zengin bir geçmişe sahip değil. Buna rağmen ödüle uzanan beş isim, başarılarıyla hafızalara kazındı.

İngiltere Milli Takımı’nın kaptanı ve en önemli sembollerinden biri olan Harry Kane, Bayern Münih formasıyla geçirdiği olağanüstü sezonun ardından 25 yıl aradan sonra futbolun en prestijli bireysel ödülünü kazanan ilk İngiliz futbolcu oldu. Böylece bu başarıya ulaşan beşinci İngiliz oyuncu olarak tarihe geçti.

Kane’den önce ödülü kazanan son İngiliz futbolcu, 2001 yılında Michael Owen olmuştu. Owen, Kevin Keegan’ın 22 yıl önce üst üste iki kez kazandığı ödülün ardından Ballon d’Or’a uzanan ilk İngiliz yıldızdı.

İngiltere ile Dünya Kupası’nı kazanan Bobby Charlton da 1966 yılında ödülün sahibi olmuştu. Charlton’dan on yıl önce, 1956’da ise Avrupa’da Yılın Futbolcusu adıyla verilen ilk Ballon d’Or ödülünü Stanley Matthews kazanmıştı.

Zaman içinde kapsamı giderek genişleyen ödül, bugün dünya çapında büyük ilgi gören bir organizasyona dönüştü.

BBC’den Alex Bysouth’un haberinde de belirtildiği üzere Ballon d’Or, ilk yıllarında küresel bir nitelik taşımıyordu. Ödül, 1995’e kadar yalnızca Avrupalı futbolculara verilirken 2007’de dünya genelindeki tüm kulüplerde oynayan futbolculara açıldı.

Peki, bu prestijli ödülü kazanan beş İngiliz futbolcudan hangisi gelmiş geçmiş en iyi İngiliz Ballon d’Or sahibi olarak öne çıkıyor?

İşte beş futbolcunun kariyerleri ve başarıları:

1. Kevin Keegan (Hamburg, 1978 ve 1979)

Kevin Keegan, Ballon d’Or’u iki kez kazanan tek İngiliz futbolcu. Keegan, 1977 yılında Liverpool’un Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nı ve İngiltere Birinci Ligi şampiyonluğunu kazanmasına 20 golle katkı sağladı. Liverpool o sezon üç kupa kazanma fırsatını yakalamış olsa da İngiltere Federasyon Kupası finalinde Manchester United’a mağlup oldu.

Keegan, aynı yıl Ballon d’Or oylamasını Borussia Mönchengladbach’ın Danimarkalı yıldızı Allan Simonsen’in ardından ikinci sırada tamamladı.

Ödülün açıklanacağı dönemde Keegan, Avrupa Kupa Galipleri Kupası’nın son şampiyonu Hamburg’a transfer olmuştu. Alman kulübüne geçişi, kendisi açısından oldukça kazançlı bir anlaşmaydı.

cfvgthy
Kevin Keegan (EPA)

Ancak yeni takımıyla ilk maçları istediği gibi gitmedi. Hamburg, UEFA Süper Kupası’nda Keegan’ın eski takımı Liverpool karşısında ağır bir yenilgi aldı. İngiltere’den Almanya’ya geçiş yapan yıldız futbolcu, Bundesliga’ya da istediği başlangıcı yapamadı. Kış arasındaki bir hazırlık maçında rakibine vurması nedeniyle sekiz hafta men cezası alması, işlerini daha da zorlaştırdı.

Keegan kısa sürede yeni takımına uyum sağladı ancak ilk sezonu olağanüstü geçmedi. Asıl çıkışını bir sonraki sezon yaptı. Hamburg’u kulüp tarihindeki ilk Bundesliga şampiyonluğuna taşıyan Keegan, İngiltere Milli Takımı formasıyla da etkileyici performanslar sergiledi.

Başarısı, Ballon d’Or oylaması açısından da doğru zamana denk geldi. Bir yıl önce ödülü kazanmayı hak ettiği yönündeki düşüncenin seçmenlerin aklında kalmış olması da bunda etkili olmuş olabilir. Keegan, 26 seçmenin 22’sinin oy pusulasında yer aldı ve dokuzunda ilk sıraya yazıldı. Böylece Barcelona’nın Avusturyalı yıldızı Hans Krankl’ı geride bıraktı.

Hücum futboluna dayalı esnek oyun anlayışıyla Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası finaline doğru ilerleyen Hamburg’un en önemli isimlerinden biri olan Keegan, 25 Aralık 1979’da açıklanan sonuçlarla üst üste ikinci kez Avrupa’da Yılın Futbolcusu seçildi. Bu kez 26 seçmenden 18’i onu ilk sıraya yerleştirdi.

Keegan, Ballon d’Or’u iki kez kazanan tek Britanyalı futbolcu olmayı sürdürüyor. O döneme kadar bu başarıya yalnızca Johan Cruyff üst üste iki yılda ulaşmıştı. Bu yönüyle Keegan, İngiliz futbol tarihinin en başarılı Ballon d’Or kazananı olarak öne çıkıyor.

2. Bobby Charlton (Manchester United, 1966)

1995’ten önce, ödülün Avrupa dışındaki futbolculara açılmadığı dönemde kazanan isimler hakkında zaman zaman tartışmalar yaşanıyor. Benzer şekilde, 2007’den önce Ballon d’Or’un henüz küresel bir ödüle dönüşmemiş olması da bazı futbolcuların değerlendirme dışında kalmış olabileceği düşüncesini doğuruyor.

Örneğin bazı futbolseverler, 1986 yılında ödülü kazanan Igor Belanov yerine Diego Maradona’nın bu onura layık olduğunu savunabilir.

gthy
Bobby Charlton (AP)

Ancak bundan 20 yıl önce, 1966’da Bobby Charlton’ın ödülü kazanmayı hak ettiğine ilişkin ciddi bir tartışma yoktu. Manchester United’ın yıldız futbolcusu, İngiltere Milli Takımı’nı tarihindeki tek Dünya Kupası şampiyonluğuna taşıyan kadronun en önemli isimlerinden biriydi.

1958’deki Münih uçak kazasından sağ kurtulan Charlton, Manchester United formasıyla yükselişini sürdürdü. Takımıyla 1963’te İngiltere Federasyon Kupası’nı, iki yıl sonra da lig şampiyonluğunu kazandı.

1966 yılına gelindiğinde 28 yaşında olan Charlton, kariyerinin en verimli dönemlerinden birini yaşıyordu. Orta sahada görev yapmasına rağmen Dünya Kupası öncesindeki sezonda İngiltere Birinci Ligi’nde 16 gol kaydetmişti.

Charlton, Manchester United’ın Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nda yarı finale yükselmesinde önemli rol oynamakla kalmadı. İngiltere Milli Takımı Teknik Direktörü Alf Ramsey de ülkesinde düzenlenen ilk Dünya Kupası için kurduğu kadronun merkezine onu yerleştirdi.

Finalde Batı Almanya’nın yıldızı Franz Beckenbauer ile karşı karşıya gelen Charlton, uzatmalara giden mücadelede İngiltere’nin 4-2’lik zaferine katkıda bulundu.

1966 Ballon d’Or sıralamasında Benfica’nın Portekizli yıldızı Eusébio ikinci, Bayern Münih forması giyen Beckenbauer ise üçüncü oldu.

3. Harry Kane (Bayern Münih, 2026)

Harry Kane, futbol tarihinin en etkileyici bireysel sezonlarından birini geride bıraktı. Bu performans, bazılarına göre onu listenin daha üst sıralarına taşımayı gerektirebilir. Ancak önünde yer alan futbolcuların da olağanüstü başarılara imza attığı unutulmamalı.

2025-2026 sezonunun başlangıcından bu yaz düzenlenen Dünya Kupası’nın sonuna kadar uzanan ve bu yılki Ballon d’Or değerlendirmesinde esas alınan döneme bakıldığında Kane, Avrupa’nın beş büyük liginde kulüp ve milli takım düzeyinde en fazla gol atan futbolcu oldu. Bu düzeyde bir performans, Lionel Messi’nin 2011-2012 sezonundaki olağanüstü başarısından bu yana görülmemişti.

İngiltere Milli Takımı’nın kaptanı, Bayern Münih formasıyla tüm kulvarlarda çıktığı 51 maçta 61 gol kaydetti. Alman ekibiyle lig ve kupa şampiyonluklarını kazanan Kane, Bundesliga’da 100 gol barajına en hızlı ulaşan futbolcu unvanını da elde etti.

Kane, İngiltere Milli Takımı adına da 12 gol attı. Bu gollerin yarısı, İngiltere’nin Dünya Kupası’nda yarı finale yükseldiği süreçte geldi.

Bazıları, Kane’in her sezon şampiyonluğun en güçlü adayı olarak gösterilen Bayern Münih gibi bir takımda oynamasının başarısını kolaylaştırdığını ileri sürebilir.

Ancak bu görüşe karşı en güçlü yanıt, 33 yaşındaki futbolcunun santrfor pozisyonuna getirdiği yeni yorum. Pas yeteneği ve topu saklama becerisi sayesinde Kane, yalnızca gol atan bir oyuncu olmaktan çıkarak oyunu yönlendirebilen eksiksiz bir hücum futbolcusuna dönüştü.

Leyton Orient ve Millwall’da kiralık olarak forma giydiği ilk yıllardan bu yana büyük gelişim gösteren Kane, İngiltere tarihinin en büyük futbolcularından biri haline geldi.

Tottenham formasıyla Premier Lig’de her sezon etkileyici performanslar sergileyen İngiliz yıldız, golcülüğünün yanına zamanla asist yapma ve takım arkadaşlarına pozisyon hazırlama becerisini de ekledi.

Münih’te, özellikle geçen sezon, performansını bambaşka bir seviyeye taşıdı.

4. Stanley Matthews (Blackpool, 1956)

Sir Stanley Matthews, Ballon d’Or’u kazanan ilk futbolcu olmasının yanı sıra ödülü kazandığı sırada en ileri yaştaki oyuncuydu. O dönemde ödül, 16 ülkeden temsilcilerin oylarıyla belirleniyordu.

Jüri üyelerinden 12’si Blackpool’un kanat oyuncusunu kendi listesine aldı. Bunların altısı Matthews’u ilk sıraya yerleştirdi. Böylece ilk Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası finalinde Real Madrid ve Stade de Reims formalarıyla karşılaşan Alfredo Di Stéfano ile Raymond Kopa’yı geride bıraktı. Bu sonuç bile Matthews’un futbol dünyasında ne kadar büyük saygı gördüğünü ortaya koyuyordu.

Matthews, ödülü kazandığında 42. yaş gününe yalnızca iki ay kalmıştı. O sezon Blackpool’u İngiltere Birinci Ligi’nde Manchester United’ın ardından ikinciliğe taşıdı.

Bununla birlikte seçmenlerin, Matthews’un üç yıl önce İngiltere Federasyon Kupası finalinde sergilediği performanstan da etkilenmiş olması muhtemel. Blackpool, Bolton Wanderers’ı 4-3 mağlup ederek kupayı kazanmıştı. Matthews’un öne çıkan performansı nedeniyle karşılaşma, futbol tarihine “Matthews Finali” adıyla geçti ve sinemalarda da gösterildi.

Birinci Dünya Savaşı sırasında dünyaya gelen Matthews, ödülü kazandıktan sonra da dokuz yıl boyunca futbol oynamayı sürdürdü. 50 yaşında futbolu bıraktı. Uzun kariyeri önemli bir başarı olsa da yıllar boyunca sergilediği üstün performansın gölgede bırakılmaması gerekiyor.

Matthews dünya çapında ün kazandı ve döneminin yıldızları tarafından yaratıcılığı ve futbol zekâsı nedeniyle övgüyle anıldı. O yıllarda bir futbolcunun büyüklüğü yalnızca bireysel istatistiklerle ölçülmüyordu. Matthews da gol atmaktan çok pozisyon hazırlayan, takım arkadaşlarını oyuna dahil eden bir futbolcuydu.

Yenilikçi oyun tarzı sayesinde “çalım sihirbazı” olarak anılan Matthews, fiziksel hazırlığına da büyük önem veriyordu. Esneme ve nefes egzersizleri yapıyor, ilave antrenmanlara katılıyor ve oruç tutmayı, alkolden uzak durmayı da içeren sıkı bir beslenme programı uyguluyordu.

5. Michael Owen (Liverpool, 2001)

Michael Owen’ın, Ballon d’Or’u kazandığını öğrendiğinde kendisini arayan Liverpool Teknik Direktörü Gérard Houllier’ye ödülün ne olduğunu bilmediğini söylemesine şaşırmamak gerek. Henüz 22 yaşında olan futbolcu, ödül töreni öncesinde geçmişte bu onuru kazanan isimlerin listesini inceleyerek kendisini hazırlamıştı.

O dönemde hamstring sakatlıkları nedeniyle zaman zaman sıkıntı yaşayan Owen, buna rağmen olağanüstü bir patlayıcı güce ve dinamizme sahipti. Müthiş hızı, üst düzey tekniği ve pozisyonları gole çevirme becerisiyle dikkat çekiyordu.

Henüz ergenlik çağındayken etkili bir golcü olduğunu kanıtlayan Owen, 2001 yılına gelindiğinde dünya futbolunun en çok talep gören genç oyuncularından biri haline gelmişti.

hyju
Michael Owen (EPA)

Ballon d’Or’u kazandığı 2001 yılı, Owen için unutulmaz başarılarla doluydu. Liverpool’un üç kupa kazanmasına katkıda bulunan İngiliz yıldız, önce penaltı atışları sonucunda İngiltere Lig Kupası şampiyonluğu yaşadı.

Ardından İngiltere Federasyon Kupası finalinde Arsenal ile karşılaşan Liverpool, Owen’ın son bölümde attığı iki golle geriden gelerek maçı kazandı ve kupaya uzandı.


Kartal’ın istifasının ardından Kuyt, Fenerbahçe’nin teknik direktörü oldu

Dirk Kuyt (Reuters)
Dirk Kuyt (Reuters)
TT

Kartal’ın istifasının ardından Kuyt, Fenerbahçe’nin teknik direktörü oldu

Dirk Kuyt (Reuters)
Dirk Kuyt (Reuters)

Türkiye Süper Lig ekiplerinden Fenerbahçe, bugün Hollandalı Dirk Kuyt’ın, İsmail Kartal’ın istifasının ardından geçici teknik direktör olarak göreve getirildiğini açıkladı.

Kartal, Fenerbahçe’nin salı günü ezeli rakibi Galatasaray’a 2-1 mağlup olmasının ardından istifasını sunmuştu.

İngiltere Premier Lig ekiplerinden Liverpool’da 200’den fazla maça çıkan Kuyt, 2012 yılında Fenerbahçe’ye transfer olmuş ve iki yıl sonra kulübün Süper Lig şampiyonluğuna ulaşmasına katkı sağlamıştı.

Hollandalı teknik adam, ülkesinde ve Belçika’da çeşitli takımları çalıştırdı. Kuyt, geçen haziran ayında Kartal’ın teknik ekibinde yardımcı antrenör olarak görev yapmak üzere Fenerbahçe’ye geri döndü.

Kulüpten yapılan açıklamada, “İsmail Kartal’ın istifasının ardından Dirk Kuyt, yeni bir teknik direktörle anlaşma sağlanana kadar takımın teknik sorumluluğunu üstlenmiştir” denildi.

Fenerbahçe, ligde lider Galatasaray’ın 6 puan gerisinde beşinci sırada bulunuyor.