Galatasaray derbide Beşiktaş'a konuk olacak

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Galatasaray derbide Beşiktaş'a konuk olacak

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Galatasaray, Spor Toto Süper Lig'in 10. haftasında yarın derbi maçta Beşiktaş'a konuk olacak.
Vodafone Park'ta saat 20.00'de başlayacak karşılaşmayı hakem Fırat Aydınus yönetecek.
Süper Lig'in geride kalan bölümünde iki takım da beşer galibiyet ile ikişer beraberlik ve yenilgi sonucunda 17'şer puan topladı.
Ligde son 3 maçını kazanan Galatasaray, Beşiktaş deplasmanından da üç puanla dönerek galibiyet serisini sürdürmeye çalışacak.

Marcao dönüyor
Galatasaray'da 8 maçlık cezası biten Brezilyalı futbolcu Marcao, görev verilmesi durumunda derbi maçta forma giyebilecek.
Süper Lig'in ilk haftasında GZT Giresunspor ile oynanan maçta takım arkadaşı Kerem Aktürkoğlu'na uyguladığı şiddet nedeniyle kırmızı kart gören Marcao'ya, Türkiye Futbol Federasyonu Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu 8 maç ceza vermişti.
Brezilyalı futbolcu, ligde geride kalan 8 haftada takımından ayrı kaldı.

Boey ve Arda Turan forma giyemeyecek
Galatasaray'da iki futbolcu sakatlıkları nedeniyle derbide görev yapamayacak.
Sarı-kırmızılı ekipte tedavilerine devam edilen Sacha Boey ve Arda Turan, derbinin kadrosunda yer alamayacak.

Beşiktaş-Galatasaray rekabetinde 350. randevu
Taksim Stadı'nda 22 Ağustos 1924'te Beşiktaş'ın 2-0 galibiyetiyle başlayan 97 yıllık rekabette, geride kalan 349 maçın 123'ünü Galatasaray, 112'sini Beşiktaş kazandı, 114 karşılaşma ise beraberlikle sonuçlandı. Sarı-kırmızılıların 487 golüne, siyah-beyazlılar 456 golle karşılık verdi.

Lig müsabakaları
Galatasaray ile Beşiktaş arasında ligde yapılan 126 karşılaşmada ise genel toplamda olduğu gibi sarı-kırmızılı takımın üstünlüğü bulunuyor.
İki takımın ligde karşı karşıya geldiği müsabakalarda Galatasaray 46, Beşiktaş ise 37 kez sahadan galip ayrıldı. Taraflar 43 müsabakada eşitliği bozamazken, sarı-kırmızılılar 153, siyah-beyazlılar 132 gol attı.

Vodafone Park'taki maçlar
Beşiktaş, 2016 yılında açılan Vodafone Park'ta konuk ettiği Galatasaray'a karşı hiç maç kaybetmedi.
İki takımın Vodafone Park'ta 24 Eylül 2016'da oynadığı ilk derbi 2-2 beraberlikle sona ererken, siyah-beyazlı ekip daha sonraki 4 sezonda ev sahibi olduğu tüm derbilerden zaferle ayrıldı.

Son 10 maçta Beşiktaş üstün
İki takım arasında oynanan son 10 resmi maçta Beşiktaş'ın galibiyet sayısı bakımından üstünlüğü bulunuyor.
Siyah-beyazlı ekip, söz konusu karşılaşmalarda 5 kez kazandı, Galatasaray 3 kez sahadan galibiyetle ayrıldı, 2 karşılaşma ise beraberlikle tamamlandı. Söz konusu maçlarda siyah-beyazlı ekip 11 gol atarken, Galatasaray 9 kez fileleri havalandırdı.

Beşiktaş-Galatasaray rekabetinden ilginç notlar
Beşiktaş ile Galatasaray futbol takımları arasında 349 maçın sığdığı 97 yıllık rekabette ilk golü Beşiktaşlı Refik Osman Top attı.
Rekabetin ilk randevusu olan 22 Ağustos 1924 tarihinde Taksim Stadı'nda yapılan İstanbul Ligi maçını Beşiktaş 2-0 kazandı. Siyah-beyazlı takım adına ilk golü atan Refik Osman Top, derbi tarihine geçti.
Galatasaray adına ilk golü ise 31 Temmuz 1925'te Taksim Stadı'nda yapılan ve sarı-kırmızılı takımın 6-2 kazandığı rekabetin ikinci maçında Mehmet Leblebi kaydetti.

Rekabetin golcüleri
İki takım arasındaki rekabette, Beşiktaş'ın efsane kaptanı "Baba" lakaplı Hakkı Yeten, 61 maçta 29 golle en skorer futbolcu unvanını elinde bulundururken, yine Beşiktaşlı Şeref Görkey, 63 maçta 26 golle ikinci sırada yer alıyor. Beşiktaş'ta ayrıca Feyyaz Uçar'ın 18 golü bulunuyor.
Galatasaray'da ise Gündüz Kılıç, 31 maçta 21 golle Beşiktaş'a en fazla gol atan sarı-kırmızılı futbolcu. Galatasaray'da ayrıca Metin Oktay'ın 40 maçta 15 golü var.

Bir maçta en çok gol atanlar
İki takım arasındaki rekabette bir maçta en çok gol atan futbolcu, sarı-kırmızılıların efsanelerinden Gündüz Kılıç.
Galatasaraylı futbolcu, 30 Haziran 1940'ta Şeref Stadı'nda yapılan ve Galatasaray'ın 9-2 kazandığı tarihi maçta fileleri 5 kez havalandırarak, rekabetin bir maçta en çok gol atan ismi unvanını yıllardır kimseye bırakmadı.
Ayrıca, Beşiktaşlı Hakkı Yeten, Şükrü Gülesin, Recep Adanır ve Feyyaz Uçar ile Galatasaraylı Mehmet Leblebi, Gündüz Kılıç, Eşref Aykaç, Süleyman Tekil, Saffet Sancaklı, daha sonra Beşiktaş forması da giyen Adrian Ilie ile Milan Baros, bir maçta üçer gol atma başarısını gösterdi.

En farklı skorlu galibiyetler
Galatasaray ile Beşiktaş arasındaki maçlarda en farklı skor, 30 Haziran 1940 tarihinde yapılan Milli Küme karşılaşmasında elde edildi.
Bu karşılaşmada Galatasaray, Beşiktaş'ı 9-2 yenme başarısı gösterdi. Sarı-kırmızılılar ayrıca, 18 Temmuz 1997'de TSYD Kupası'nda 6-0, 31 Temmuz 1925'te 6-2, 10 Kasım 1943 ve 6 Ağustos 1975'te aynı sonuçlarla 5-1, 10 Ağustos 1977'de 4-0'lık skorlarla sahadan galip ayrıldı.
Beşiktaş ise rakibi karşısındaki en farklı skorlu galibiyetlerini 17 Mart 1933 ve 29 Aralık 1940'ta 5-0'lık skorlarla elde etti. Siyah-beyazlılar ayrıca, 14 Kasım 1945'te ve 28 Mart 1948'de de aynı skorlarla 5-1 galip geldi.

Seyircisiz derbiler
Beşiktaş ile Galatasaray'ın 2007-2008 sezonunun ilk yarısında Ali Sami Yen Stadı'nda yaptıkları derbi müsabakası, tarihe geçti.
Galatasaray'ın bir önceki sezondan kalan 5 maçlık cezası nedeniyle seyircisiz oynatılan karşılaşma, rekabetin 97 yıllık tarihinde bir ilk olarak yerini aldı.
Koronavirüs pandemisi nedeniyle iki ekip, biri Nef Stadı diğeri Vodafone Park olmak üzere iki mücadeleyi taraftarsız oynadı.

En çok oynayanlar
Rekabette en çok forma giyen oyuncuların başında Beşiktaşlı Şeref Görkey geliyor.
Şeref Görkey, siyah-beyazlı forma altında 63 kez Galatasaray'a karşı forma giydi. İkinci sırayı 61 maçla yine Beşiktaşlı Hakkı Yeten alıyor.

En gollü maçlar
Rakipler arasında şimdiye dek yapılan en gollü maçta, meşin yuvarlak toplam 11 kez ağlara gönderildi.
Galatasaray'ın 30 Haziran 1940'ta 9-2 kazandığı karşılaşmada filelere giden toplam 11 gol, geride kalan 349 müsabaka içinde seri penaltılar dışında bir maçtaki en yüksek skor sayısı olarak tarihe geçti.
Rekabette ayrıca, 30 Nisan 1949'daki Basın Kupası maçını 5-4 Galatasaray, 6 Kasım 1955'teki İstanbul Ligi maçını da 5-4 Beşiktaş kazandı, filelere toplam dokuzar gol gitti.

4-4'lük maçlar
Taraflar arasındaki maçlarda en gollü beraberlikler 4-4'lük skorlarla alındı.
İki takım arasında 4 Ocak 1935'te Şeref Stadı'nda yapılan özel maç, 21 Kasım 1937'de Fenerbahçe Stadı'ndaki İstanbul Ligi karşılaşması, 11 Mayıs 1940'ta Taksim Stadı'nda yapılan Bahar Kupası müsabakası, 16 Haziran 1940'ta Şeref Stadı'ndaki Milli Küme maçı ve 26 Mayıs 1968'de Ali Sami Yen Stadı'nda yapılan lig derbisi 4-4 berabere sonuçlandı.

Galibiyet hasreti çekilen yıllar
İki takım, 97 yıllık rekabette bazı dönemlerde birbirlerine karşı üstünlük kurmakta zorlandı.
Beşiktaş, 30 Mart 1975 ile 16 Eylül 1979 arasında Galatasaray ile yaptığı üst üste 17 maçta da galibiyet yüzü göremedi. Galatasaray ise 20 Kasım 1931 ile 21 Haziran 1936 arasında geçen 15 maçta da rakibini yenemedi.

İki takımda da oynayanlar
Rekabetin geçmişinde birçok futbolcu her iki takım formasını da giydi.
Son dönemde hem Beşiktaş hem de Galatasaray'da forma giyen oyuncular arasında Ali Çoban, Mirsad Kovacevic (Mirsad Güneş), Saffet Sancaklı, Sergen Yalçın, Ahmet Yıldırım, Mehmet Aksu, Ayhan Akman, Emre Aşık, Adrian Ilie, Berkant Göktan, Okan Buruk, Mehmet Yozgatlı, Gökhan Zan, Serdar Özkan, Burak Yılmaz, Dany Nounkeu, Cenk Gönen, Caner Erkin ve Ryan Babel bulunuyor.

En erken derbiyi oynadılar
Süper Lig'de 2012-2013 sezonunun ikinci haftasında BJK İnönü Stadı'ndaki Beşiktaş-Galatasaray (3-3) maçı, aynı zamanda lig tarihinin en erken derbisi olarak kayıtlara geçti
1959 yılında başlayan ligde bundan önce "Üç büyükler" arasındaki en erken derbi, 1981-1982 sezonunun üçüncü haftasında yine Beşiktaş ile Galatasaray arasında yapılmıştı.

Seyirci rekoru kırıldı 97 yıllık rekabette ilk golü Beşiktaşlı Refik Osman Top attı
Beşiktaş ile Galatasaray arasında 2013-2014 sezonundaki maçta Süper Lig tarihinin seyirci rekoru kırıldı.
Siyah-beyazlı takımın ev sahipliğinde, 22 Eylül 2013 tarihinde Atatürk Olimpiyat Stadı'nda yapılan derbiyi deplasman yasağı nedeniyle tamamı Beşiktaşlı 76 bin 127 biletli seyirci izledi ve bu rakam lig tarihinin seyirci rekoru olarak kayıtlara geçti.
Ligin daha önceki seyirci rekoru, Fenerbahçe ile Galatasaray arasında 21 Eylül 2003 tarihinde yine Atatürk Olimpiyat Stadı'ndaki derbide 70 bin 125 kişiyle kırılmıştı.

Yarıda kalan derbi
Beşiktaş ile Galatasaray arasında 2013-2014 sezonunun 5. haftasında seyirci rekorunun kırıldığı derbi, saha olayları nedeniyle yarıda kaldı.
Atatürk Olimpiyat Stadı'nda 22 Eylül 2013 tarihinde Beşiktaş'ın ev sahipliğinde yapılan maçta siyah-beyazlılar, 18. dakikada Hugo Almeida'nın attığı golle devreyi 1-0 önde kapattı. Galatasaray, 59 ve 72. dakikalarda Didier Drogba'nın golleriyle öne geçti.
Maçta kaybolan süre oynanırken, Galatasaraylı Melo'nun 90+2. dakikada gördüğü kırmızı kartın ardından sahaya çok sayıda taraftar girdi. Bunun üzerine maçın hakemi Fırat Aydınus, kalan 2 dakikayı oynatmadan soyunma odasına gitti ve maçı tatil etti. Türkiye Futbol Federasyonu, derbiyi 3-0 hükmen Galatasaray lehine tescil etti.



Gökyüzünde takım oyunu: Paraşüt formasyonu ve wingsuit şampiyonaları

Wingsuit uçuşunda sporcular, yarışmanın hız kategorisinde saatte 200 kilometreyi aşabilen yatay hızlara ulaşabiliyor. Özel rekor denemelerindeyse bu değer çok daha yukarı çıkabiliyor (Red Bull)
Wingsuit uçuşunda sporcular, yarışmanın hız kategorisinde saatte 200 kilometreyi aşabilen yatay hızlara ulaşabiliyor. Özel rekor denemelerindeyse bu değer çok daha yukarı çıkabiliyor (Red Bull)
TT

Gökyüzünde takım oyunu: Paraşüt formasyonu ve wingsuit şampiyonaları

Wingsuit uçuşunda sporcular, yarışmanın hız kategorisinde saatte 200 kilometreyi aşabilen yatay hızlara ulaşabiliyor. Özel rekor denemelerindeyse bu değer çok daha yukarı çıkabiliyor (Red Bull)
Wingsuit uçuşunda sporcular, yarışmanın hız kategorisinde saatte 200 kilometreyi aşabilen yatay hızlara ulaşabiliyor. Özel rekor denemelerindeyse bu değer çok daha yukarı çıkabiliyor (Red Bull)

Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta rotamızı hava sporlarına çevirip Dünya Kanopi Formasyonu ve Wingsuit Uçuşu Şampiyonaları'nı inceliyoruz.

Paraşütçülerin gökyüzünde birbirlerinin paraşütlerine tutunarak oluşturduğu şekiller, ilk bakışta havada sergilenen tehlikeli bir gösteriyi andırabilir.

Oysa bu hareketlerin arkasında sıkı bir takım çalışması, hassas zamanlama ve ileri düzey paraşüt kontrolü var. Gökyüzünde hızla ilerleyen sporcuların birbirleriyle kurduğu bağlantılar, saniyeler içinde tamamlanması gereken bir yarışın parçası.

Hava sporlarının bir başka dalında ise sporcular, kolları ve bacakları arasındaki özel kumaş yüzeyler sayesinde düşüşlerini kontrollü bir süzülüşe dönüştürüyor. 

Paraşüt formasyonu ve wingsuit uçuşu, insanın gökyüzündeki hareket kabiliyetini farklı biçimlerde sınayan iki ayrı disiplin.

Her iki sporun en iyi isimleri, 8-14 Ekim'de ABD'nin Kaliforniya eyaletindeki Lake Elsinore kentinde düzenlenen 22. FAI Dünya Paraşüt Formasyonu Şampiyonası ve 6. FAI Dünya Wingsuit Uçuşu Şampiyonası'nda bir araya geliyor. 

Şampiyonaların son günü olan 14 Ekim, Uluslararası Hava Sporları Günü kutlamalarına da denk geliyor. FAI'nin resmi programı, iki disiplinde toplam 5 yarışma kategorisi bulunduğunu gösteriyor.

Paraşütler birbirine nasıl bağlanıyor?

İngilizcede Canopy Formation adı verilen paraşüt formasyonu, geçmişte Canopy Relative Work veya kısaca CRW olarak da biliniyordu. 

Bu disiplinde sporcular, uçaktan atladıktan hemen sonra paraşütlerini açıyor ve havada birbirlerine yaklaşarak paraşütleriyle bağlantı kuruyor. 

Sporun 1980'lerde gelişmeye başladığını belirten Dünya Hava Sporları Federasyonu (FAI), zamanla bu becerilerin resmi yarışma disiplinine dönüştüğünü aktarıyor. 

Formasyon oluşturmanın temelinde, sporcuların birbirlerinin paraşüt iplerine veya bağlantı noktalarına tutunarak kontrollü bir düzen kurması yatıyor. 

Örneğin dikey bir dizilimde bir paraşütçü, ayaklarıyla altındaki sporcunun paraşütünün üst bölümüne tutunabiliyor. Böylece paraşütler üst üste sıralanarak gökyüzünde hareket eden bir kule görünümü ortaya çıkıyor.

Ancak formasyonu kurmak tek başına yeterli değil. Sporcuların bağlantıları doğru sırayla oluşturması, hareketlerini takım arkadaşlarının hızına göre ayarlaması ve dizilimi bozmadan manevra yapması gerekiyor. 

Hatalı bir hareket, hem takımın puan kaybetmesine hem de tehlikeli bir duruma yol açabiliyor.

Zamana karşı yarış

Paraşüt formasyonunda üç temel yarışma türü var: İkili sıralı formasyon, dörtlü sıralı formasyon ve dörtlü rotasyon.

İkili sıralı formasyonda iki sporcu, önceden belirlenen şekilleri bir dakika içinde tamamlamaya çalışıyor. Dörtlü sıralı formasyonda ise 4 kişilik ekipler, önceden belirlenen formasyon dizisini 2 dakika içinde mümkün olduğunca çok kez doğru biçimde tamamlayarak puan topluyor.

Her iki kategoride de takımın performansı, iniş sonrasında hakemlere sunulan video kayıtları üzerinden değerlendiriliyor.

Dörtlü rotasyonda amaç, paraşütçülerin oluşturduğu dikey dizilimi sürekli hareket halinde tutmak. 4 kişilik ekip başlangıç formasyonunu kurduktan sonra en üstteki sporcu bağlantıyı bırakıp dizilimin altına geçiyor. 

Ardından sıradaki sporcu aynı hareketi tekrarlıyor. Her başarılı rotasyon takıma puan kazandırıyor. Bu kategoride ekiplerin başlangıç formasyonunu kurmak için 30 saniyesi, puan toplamak için de 90 saniyesi bulunuyor.

Bu nedenle paraşüt formasyonu yalnızca cesaretle ilgili değil. Sporcuların birbirlerinin hareketlerini okuyabilmesi, doğru anda bağlantı kurması ve formasyonun devamını önceden planlaması gerekiyor. Gökyüzünde birkaç saniye süren bir hareketin arkasında uzun bir eğitim ve tekrar süreci bulunuyor.

Bir kıyafet insanı nasıl süzülür hale getiriyor?

Wingsuit uçuşu, paraşüt formasyonundan farklı bir beceriye dayanıyor. İngilizcede "kanat kıyafeti" anlamına gelen wingsuit, kollarla gövde ve bacaklar arasında gerilen özel kumaş yüzeylerden oluşuyor. 

Bu yüzeyler hava akımıyla dolarak vücudun havayla temas eden alanını artırıyor ve kaldırma kuvveti oluşturuyor.

Böylece sporcu, geleneksel paraşüt atlayışındaki gibi büyük ölçüde dikey düşmek yerine ileri doğru hareket ederek daha yavaş irtifa kaybediyor. Bu, bir uçağın yaptığı gibi yukarı doğru uçmak anlamına gelmiyor; kontrollü bir süzülüşten söz ediliyor. 

Uygun koşullarda deneyimli bir wingsuit sporcusu, dikey yönde 1 metre alçalırken yatayda yaklaşık 3 metre ilerleyebiliyor. Bu oran, uçuş tekniğine ve koşullara göre değişebiliyor.

Wingsuit uçuşunun kökleri 20. yüzyılın başlarına uzanıyor. Avusturya doğumlu terzi Franz Reichelt, 1912'de kendi tasarladığı paraşüt benzeri bir kıyafetle Eyfel Kulesi'nden atlayarak insanın süzülmesini sağlayacak bir tasarımı denedi. 

Deneme başarısız oldu. Sonraki yıllarda farklı kumaş ve kanat tasarımları geliştirildi ancak ilk örneklerin kontrol edilmesi son derece zordu.

1990'larda Fransız paraşütçü Patrick de Gayardon'un geliştirdiği tasarımlar daha kontrollü uçuşun önünü açtı. 1999'da Fin Jari Kuosma'yla Hırvat tasarımcı Robert Pečnik'in ticari wingsuit modellerini piyasaya sürmesi ve eğitmenlik programlarının gelişmesiyle spor daha geniş bir çevreye yayıldı.

Hız, mesafe ve akrobasi

Wingsuit yarışmalarında iki ana kategori bulunuyor: Performans uçuşu ve akrobatik uçuş. 

FAI, performans kategorisinde sporcuların havada kalma süresini, yatayda katettikleri mesafe ve hızlarını ayrı ayrı ölçüyor. GPS kayıtlarıyla yapılan bu ölçümler bir araya getirilerek genel performans değerlendiriliyor.

Süre kategorisinde belirlenen irtifa aralığında daha uzun süre kalmak, mesafe kategorisinde daha fazla yatay mesafe katetmek, hız kategorisinde ise mümkün olan en yüksek ortalama yatay hıza ulaşmak hedefleniyor. 

Böylece yalnızca hızlı uçmak değil, hava akımını kullanarak verimli bir süzülüş gerçekleştirmek de önem kazanıyor.

Akrobatik uçuşta ise iki kişilik ekiplerin performansları, kendilerine eşlik eden bir kamera pilotunun çektiği görüntüler üzerinden hakemler tarafından değerlendiriliyor.

Takımlar belirli hareketleri tamamlamanın yanı sıra dönüşler, taklalar, birbirlerine yaklaşma ve kontrollü bağlantılar gibi manevralarda da becerilerini gösteriyor. Hareketlerin düzgünlüğü, yaratıcılık ve ekip üyelerinin birbirleriyle uyumu puanlamada rol oynuyor.

Wingsuit uçuşunda mesafe ve hız rekorları dikkat çekse de bu rakamlar tek başına başarıyı açıklamıyor. Hava koşullarının, uçuş rotasının ve irtifanın doğru değerlendirilmesi gerekiyor.

Sporcular uçuş öncesinde rüzgarı, araziyi, atlayış yüksekliğini ve paraşütün hangi noktada açılacağını planlıyor. Wingsuit kıyafeti, güvenli iniş için yeterli yavaşlamayı sağlayamadığından sporcular yere ulaşmadan önce ayrıca paraşüt açmak zorunda.

Gökyüzünde iki farklı mücadele

Paraşüt formasyonuyla wingsuit uçuşu, dışarıdan benzer görünse de farklı beceriler üzerine kurulu. İlkinde başarı, sporcuların birbirleriyle doğru bağlantıları kurmasına ve takım halinde hareket etmesine bağlı.

İkincisinde ise vücut pozisyonu, hava akımını kullanma, hız ve mesafe kontrolü ön plana çıkıyor.

İki disiplinde de hata payı sınırlı. Paraşüt formasyonunda sporcuların birbirine çok yakın hareket etmesi, wingsuit uçuşunda ise yüksek hızlarda araziye ve diğer sporculara göre konum belirlenmesi ciddi dikkat gerektiriyor.

Bu nedenle her iki dal da ileri düzey eğitim, planlama ve güvenlik prosedürlerine dayanıyor.

Lake Elsinore'deki dünya şampiyonaları, hava sporlarının yalnızca yükseklikten atlamakla sınırlı olmadığını gösteriyor.

Bir tarafta açılmış paraşütlerle havada kurulan ve saniyeler içinde değişen geometrik şekiller, diğer tarafta kumaş kanatlarla gerçekleştirilen kontrollü uçuşlar var. İkisinin ortak noktası ise gökyüzünde hareket etmenin, cesaretin ötesinde teknik bilgi ve kusursuz zamanlama gerektirmesi.

Kaynaklar: FAI, Red Bull, USPA


TFF resmen açıklad: Montella dönemi sona erdi

İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella, Türkiye Milli Takımı’nın başındaki görevinden alındı (Reuters)
İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella, Türkiye Milli Takımı’nın başındaki görevinden alındı (Reuters)
TT

TFF resmen açıklad: Montella dönemi sona erdi

İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella, Türkiye Milli Takımı’nın başındaki görevinden alındı (Reuters)
İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella, Türkiye Milli Takımı’nın başındaki görevinden alındı (Reuters)

Türkiye Futbol Federasyonu, UEFA Uluslar Ligi’nde alınan üst üste mağlubiyetlerin ardından İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella ile yollarını ayırdı. Son dönemde taraftarların ve yerel medyanın Montella’ya yönelik tepkilerinin artması da ayrılık kararında etkili oldu.

Türkiye Futbol Federasyonu, cuma günü X platformundan yaptığı açıklamada, “Teknik direktörümüzle yola devam etmeme kararı alınmıştır” ifadelerini kullandı.

Eski milli futbolcu Montella, Eylül 2023’te göreve getirilmişti. İtalyan teknik adam, Türkiye’yi Avrupa’nın önde gelen milli takımlarıyla birlikte UEFA Uluslar Ligi’nin en üst seviyesine taşıyarak önemli başarılara imza atmıştı.

Türkiye, 2024 yılında Avrupa Şampiyonası’nda çeyrek finale yükselerek tarihinin en önemli başarılarından birine imza atmış.  Çeyrek finalde Hollanda’ya 2-1 mağlup olarak turnuvaya veda etmişti.

Ancak son aylarda sonuçlar kötüleşmeye devam etti. Türkiye, bu yaz ABD’de düzenlenen Dünya Kupası’nda beklentilerin altında bir performans sergileyerek üç maçta yalnızca bir galibiyet alabildi ve grubunu son sırada tamamladı.

Milli takım, son haftalarda UEFA Uluslar Ligi’nde çıktığı tüm maçları kaybetti. Bu karşılaşmalar arasında Fransa ve Belçika’ya karşı alınan mağlubiyetlerin yanı sıra İtalya karşısında yaşanan iki yenilgi de yer aldı. Kendi sahasında oynadığı iki maçı da kaybeden Türkiye, hayal kırıklığı yaratan kampanyada puan alamadı. Takım, bazı karşılaşmalarda rakibine karşılık vermekte zorlanan ve saha içinde uyum sorunu yaşayan bir görüntü ortaya koydu.

Bazı gözlemciler, Hakan Çalhanoğlu (Inter), Arda Güler (Real Madrid) ve Kenan Yıldız’ın (Juventus) önderliğindeki mevcut kadroyu, 2000’li yılların ilk dönemindeki jenerasyondan bu yana Türkiye’nin yetiştirdiği en umut verici nesillerden biri olarak değerlendiriyor.

Montella’nın, takımın UEFA Uluslar Ligi’nin en üst seviyesinde rekabet edebilmesi için aşması gereken engellere ilişkin açıklamaları ise eleştirileri dindirmeye yetmedi. İtalyan teknik adam, İtalya’ya 3-1 kaybedilen ikinci maçın ardından yaptığı açıklamada, “Birlikte mücadele eden bir takımımız var. Birliğimiz mümkün olan en iyi şekilde devam ediyor” demişti.

Türkiye, Uluslar Ligi’ndeki son iki maçında sahasında Belçika’yı ağırlayacak ve ardından Fransa’ya konuk olacak.

Montella, teknik direktörlük kariyerinde İtalya’da Fiorentina, Sampdoria ve Milan’ın yanı sıra İspanya’da Sevilla’yı da çalıştırdı.

İtalyan teknik adam, 2021-2023 yılları arasında iki sezon boyunca Adana Demirspor’un başında görev yaptı ve takımı Süper Lig’de dördüncü sıraya taşıdı. Montella, Alman teknik direktör Stefan Kuntz’un görevden alınmasının ardından Türkiye Milli Takımı’nın başına getirilmişti.


Al Nassr kazandı, Ronaldo 1000 gol hedefine bir adım daha yaklaştı

Ronaldo gol sevincini yaşarken (Fotoğraf: Abdülaziz en-Numan)
Ronaldo gol sevincini yaşarken (Fotoğraf: Abdülaziz en-Numan)
TT

Al Nassr kazandı, Ronaldo 1000 gol hedefine bir adım daha yaklaştı

Ronaldo gol sevincini yaşarken (Fotoğraf: Abdülaziz en-Numan)
Ronaldo gol sevincini yaşarken (Fotoğraf: Abdülaziz en-Numan)

Cristiano Ronaldo’nun liderliğindeki Al Nassr, millî maç arasının ardından sahalara güçlü bir dönüş yaptı. Suudi Arabistan Pro Ligi’nin sekizinci haftasında Al Diriyah’ı Al-Awwal Park’ta konuk eden Al Nassr, sahadan 3-0’lık net bir galibiyetle ayrıldı.

Bu sonuçla puanını 19’a yükselten Al Nassr, maç fazlasıyla  lider olan Al Qadsiah ile aynı puana ulaşarak ikinci sıradaki yerini korudu. Al Diriyah ise 11 puanda kalarak dokuzuncu sırada yer aldı.

Al Nassr’ın gollerini 23. dakikada takım kaptanı Cristiano Ronaldo, 35. dakikada Samu Costa ve 77. dakikada Kingsley Coman kaydetti.

Ronaldo, bu golle profesyonel kariyerindeki gol sayısını 980’e çıkardı ve 1000 gol barajına ulaşmasına yalnızca 20 gol kaldı.

Portekizli yıldızın kariyerindeki 980’inci golü, Portekiz Millî Takımı Teknik Direktörü Roberto Martínez ile yaşadığı gerilimin ardından geldi. İkili arasındaki anlaşmazlık, Ronaldo’nun son millî maç arasında millî takım kampından ayrılmasıyla sonuçlanmıştı.

Bu gelişmenin ardından Al Nassr taraftarları, Portekizli yıldızın dönüşünü görkemli bir gösteriyle kutladı. Tribünlerde Ronaldo için dev bir pankart açılırken binlerce taraftar da oyuncunun fotoğraflarını ve özel sloganlarını taşıdı. Ronaldo, karşılaşmanın bitiminde taraftarlarını selamlayarak onların coşkusuna ortak oldu.