Nassibian Stüdyo’da çıkan yangın Mısır sinemasının hafızasını derinden etkiledi

1930’larda kurulan Nassibian Stüdyo’da 140 film çekildi.

Nasibian Stüdyo’nun sahnesi birçok oyuna da ev sahipliği yaptı. (Şarku’l Avsat)
Nasibian Stüdyo’nun sahnesi birçok oyuna da ev sahipliği yaptı. (Şarku’l Avsat)
TT

Nassibian Stüdyo’da çıkan yangın Mısır sinemasının hafızasını derinden etkiledi

Nasibian Stüdyo’nun sahnesi birçok oyuna da ev sahipliği yaptı. (Şarku’l Avsat)
Nasibian Stüdyo’nun sahnesi birçok oyuna da ev sahipliği yaptı. (Şarku’l Avsat)

Mısır sinema ve tiyatro hafızasının önemli bir parçası olan Kahire'deki ünlü Nassibian Stüdyo’sunda çıkan yangında harap oldu.
Kahire’nin Faggala mahallesinde 1930'larda kurulan stüdyo, ülkenin sanat ve kültür dünyasının en önemli simgelerinden biri olarak kabul ediliyor. Savcılık, tarihi tiyatroda dün akşam çıkan ve henüz nedeni belirlenemeyen yangınla ilgili soruşturmasını sürdürüyor.
Stüdyo, 23 Temmuz 1952’deki devriminden sonra, ülkeden göç etmeden hemen önce, söz konusu dönemde Mısır'daki Ermeni cemaatinin başı olan Hrant Nassibian tarafından kuruldu. Bir Cizvit tarikatı olan Rönesans Derneği satın alana kadar da faaliyetlerine kiralanarak devam etti. Stüdyoda aralarında “Nil'in Gelini”, “Fetva”, “Shafiqa ve Metwally”, “Göğsümde Bir Şey”, “Torun” ve “Demir Kapı” gibi ünlü serlerin de olduğu 140 film çekildi.
Kahire'deki Cizvit Sinema Okulu Müdürü Dr. Marwa Abdullah El-Sayed'e göre Nassibian Stüdyosu’nun kültürel, sanatsal ve tarihi değeri çok büyük. Şarku’l Avsat’a konuşan Sayed şunları söyledi:
“Stüdyo, Mısır film endüstrisinin gelişimine büyük katkıda bulundu. Rönesans Derneği, yıllar içinde stüdyoyu daha fazla sayıda sanatçıya hizmet edebilecek ve oyunları daha geniş bir izleyici kitlesine sunabilecek seviyeye getirmek için hem ekipman hem de sahne anlamında geliştirmeyi ve yenilemeyi başarmıştı.”
Rönesans Derneği'nin medya danışmanı ve Cizvit Kültür Salonu'nun Direktörü Hişam Aslan, Nassibian Stüdyosu’nun hem pratik hem de manevi açıdan büyük bir kayıp olduğunu vurguladı. Aslan, Şarku’l Avsat’a şu değerlendirmelerde bulundu:
“Tarihinin yanı sıra sinema sektörüyle de yakından bağlantılı olması, derneğin birçok etkinlik ve toplantılarının yanı sıra bağımsız tiyatro grupları ve sokak tiyatrosuna da ev sahipliği yapılmasına imkan veriyordu. Stüdyoda son dönemde ülke çapında etkili, kültür ve sanat alanından önemli isimlerin yer aldığı Cizvit Kültür Salonu’nun aylık faaliyetlerine ev sahipliği yapıyordu.
Müzisyen Racih Davut da açıklamasında “Film yönetmeni Davut Abdüsseyyid, yazar Muhammed Salmavi, senarist Mithat Adl, yazar Ömer Tahir ve daha birçok önemli isimle söyleşilerin gerçekleştiği stüdyoda kullanılan ses ve ışık düzenekleri, salona özel bir atmosfer ve zengin bir boyut kazandırıyordu” dedi. Stüdyonun önemli bir tarihi hafızayı temsil etmesi nedeniyle yangının neden olduğu derin psikolojik etkinin devam edeceğini vurguladı.
Rönesans Derneği geçen ay, Cizvit Kahire okullarını geliştirmeyi amaçlayan "Bağımsız Kültür ve Sanatın Geliştirilmesi için Toplum Katılımı" adlı girişimi başlattı. Yazar Aslan’a göre tiyatronun yeniden inşa edilmesi, derneği seven ve destekleyenlerin öncelikleri arasında olacak.
Cizvit Kahire’nin uygulama müdürü Samih Sami’ye göre Nassibian Stüdyosu yangını, derneğin tüm hayranları için acı verici bir olay. Bu nedenle sanat ışığı olan mekanın inşa sürecine acil olarak yeniden başlanacak. Sami, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Bağımsız Kültür Ve Sanatın Geliştirilmesine Toplum Katkısı girişimi ile stüdyonun yeniden inşasını finanse etmeyi başaracaklarını söyledi. Ayrıca yangının, faaliyetlerin devam etmesine ve performansların sürmense de engel olmayacağını vurguladı.
 



Maliki Washington'a meydan okudu: Sonuna kadar devam edeceğim

ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)
ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)
TT

Maliki Washington'a meydan okudu: Sonuna kadar devam edeceğim

ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)
ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)

Irak’ta yeni bir hükümet kurmak için aday olan eski Başbakan Nuri el-Maliki, dün Bağdat'ta ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack ile yaptığı görüşmeyle ilgili olarak, Washington'ın muhalefetine rağmen adaylıktan çekilmeyeceğini açıkladı.

Dün Fransız Haber Ajansı AFP'ye konuşan Maliki, “Geri çekilmeye niyetim yok, çünkü ait olduğum ülkeyi, onun egemenliğini ve iradesini saygı duyuyorum” ifadelerini kullandı.

Çoğunluğu İran'a yakınlığıyla bilinen Şii partilerden oluşan Koordinasyon Çerçevesi ittifakının kendisinin adaylığı üzerinde anlaşmaya vardığını belirten Maliki, “Dolayısıyla bu makama saygı duyduğum için geri çekilmeyeceğim. Birçok açıklamada geri çekilme olmayacağını söyledim. Sonuna kadar gideceğim” şeklinde konuştu.

Öte yandan ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack, Bağdat'ta birkaç toplantı düzenledi ve geçici Başbakan Muhammed Şia es-Sudani ile görüştü. Görüşmenin ardından yaptığı açıklamada Barrack, “Başkan (Donald) Trump'ın bölgede barış planına uygun bir gelecek inşa etme hedeflerini tartıştım. Irak ve halkının istikrarını teşvik edecek politikalar benimseyen etkili bir liderliğin varlığı, ortak hedeflere ulaşmak için çok önemli” ifadelerini kullandı.


Çad, Sudan ile olan sınırlarını kapattığını duyurdu

Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)
Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)
TT

Çad, Sudan ile olan sınırlarını kapattığını duyurdu

Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)
Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)

Çad, Darfur bölgesinde ordu yanlısı “Ortak Güç”ün kontrolündeki Tine şehri çevresinde çatışmaların artması üzerine, çoğu insani yardımın geçtiği ünlü Adré geçişi de dahil olmak üzere Sudan ile sınırlarını kapattığını duyurdu ve topraklarına yönelik her türlü saldırıya karşılık vereceğini açıkladı.

Dün gerçekleşen sınır kapatma kararı, ülkenin batısındaki son ordu yanlısı kale olarak kabul edilen bu sınır bölgesini kontrol altına almak için Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) ve Müşterek Kuvvetler arasında şiddetli çatışmaların yaşandığı bir dönemde gerçekleşti.

Çad Enformasyon Bakanlığı yaptığı açıklamada, dünden (Pazartesi) itibaren ikinci bir duyuruya kadar sınır ötesi insan ve mal geçişlerinin kısıtlandığını bildirdi.

Bu sırada HDK, orduyla iş birliği yapan ve Sudan'da Cancavid güçleri olarak bilinen birlikleri yöneten Mahamid kabilesinin lideri Musa Hilal'in kontrolündeki Kuzey Darfur'daki Mustariha kasabasının kontrolünü ele geçirdi.


Libya sahilinde 7 kaçak göçmenin cesedi bulundu

Libya Kızılayı mensupları, Zaviye şehrindeki sahilden kimliği belirsiz bir ceset çıkarıyor (Libya Kızılayı, Facebook üzerinden)
Libya Kızılayı mensupları, Zaviye şehrindeki sahilden kimliği belirsiz bir ceset çıkarıyor (Libya Kızılayı, Facebook üzerinden)
TT

Libya sahilinde 7 kaçak göçmenin cesedi bulundu

Libya Kızılayı mensupları, Zaviye şehrindeki sahilden kimliği belirsiz bir ceset çıkarıyor (Libya Kızılayı, Facebook üzerinden)
Libya Kızılayı mensupları, Zaviye şehrindeki sahilden kimliği belirsiz bir ceset çıkarıyor (Libya Kızılayı, Facebook üzerinden)

Libya Kızılayı çalışanı dün AFP’ye verdiği demeçte, Libya'nın başkenti Trablus'un doğusundaki bir plajda Sahra altı ülkelerden gelen 7 kaçak göçmenin cesetlerinin bulunduğunu söyledi.

Kaynak, kurbanlardan üçünün çocuk olduğunu belirterek, birçok göçmenin hala kayıp olabileceğini belirtti. Libya Kızılayı, ölümlerin koşullarını açıklamadı.

Kurum yaptığı açıklamada şunları belirtti: “Libya Kızılayı - Al-Hums şubesinden gönüllüler, Kasr el-Akyar bölgesindeki plajdan, yasadışı göç etmeye çalışan göçmenlere ait yedi ceset çıkardı.”

Kıyı kasabası Kasr el-Akyar, Trablus'un yaklaşık 73 kilometre doğusunda yer almaktadır.

Libya, her yıl Avrupa'ya ulaşmaya çalışan binlerce göçmen için önemli bir geçiş ülkesidir ve sık sık göçmen ölümleri bildirilmektedir.

Şarku’l Avsat’ın Uluslararası Göç Örgütü verilerinden aktardığına göre, geçen yıl 2 bin 100'den fazla yasadışı göçmen Akdeniz'i geçerek Avrupa'ya ulaşmaya çalışırken öldü veya kayboldu.