Galatasaray, Lokomotiv Moskova maçında seyirci kısıtlaması uygulamayacak

Galatasaray, Lokomotiv Moskova maçında seyirci kısıtlaması uygulamayacak
TT

Galatasaray, Lokomotiv Moskova maçında seyirci kısıtlaması uygulamayacak

Galatasaray, Lokomotiv Moskova maçında seyirci kısıtlaması uygulamayacak

Galatasaray, UEFA Avrupa Ligi E Grubu'nda Rusya'nın Lokomotiv Moskova ekibi ile oynayacağı maçın hazırlıklarını tamamladı. Galatasaray Kulübü, maçta herhangi bir seyirci kısıtlaması uygulanmayacağını duyurdu. 
Florya Metin Oktay Tesisleri'nde teknik direktör Fatih Terim yönetiminde 15 dakikası basına açık olarak gerçekleşen antrenmanda, futbolcular ısınma hareketlerinin ardından 3 grup halinde top kapma çalışması yaptı.
Antrenmanın basına kapalı bölümünde ise taktik çalışmasının yapıldığı aktarıldı.
Tedavilerine devam edilen Sacha Boey ve Arda Turan idmanda yer almadı.
Seyirci kısıtlaması uygulanmayacak
Sarı-kırmızılı kulüpten yapılan açıklamada, karşılaşmaya yüzde 100 kapasite ile seyirci alımına yönelik yapılan başvurunun Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) tarafından reddedildiği bildirildi.
TFF'nin 9 Kasım Salı gününden itibaren Türkiye'de oynanacak tüm maçlarda yüzde 50 olan seyirci kapasitesini yüzde 100'e çıkardığı hatırlatılarak, "Kulübümüzce alınan karar gereği, saat 20.45'te Lokomotiv Moskova ile UEFA Avrupa Ligi E Grubu'nda oynayacağımız müsabakada herhangi bir seyirci kapasite kısıtlamasına gidilmeyecektir." denildi.
Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle uzun süredir dolu tribünler önünde maça çıkmadıklarının aktarıldığı açıklama, "Uzun bir aradan sonra, büyük Galatasaray taraftarının güçlü desteğini hissedeceğimiz bu müsabakada buluşmayı heyecanla bekliyoruz." ifadeleriyle sona erdi.
Galatasaray Teknik Direktörü Terim: Kimse maçın kolay geçeceğini beklemesin
Florya Metin Oktay Tesisleri'nde düzenlenen basın toplantısında açıklamada bulunan tecrübeli teknik adam, Lokomotiv Moskova'nın teknik direktör Markus Gisdol geldikten sonra çıkışa geçtiğini belirtti.
Rus ekibinin Gisdol yönetiminde oynadığı 4 maçta sadece Galatasaray'a yenildiğini hatırlatan Terim, "Kimse maçın kolay geçeceğini beklemesin. Bir puanları var ama matematiksel olarak hala iddiaları var. Deplasmanda oynadığımız maç planladığımız şekilde bitti. Gruptan birinci çıkmamız için Lokomotiv Moskova maçı stratejik bir önem taşıyor. Bizden sonra Marsilya-Lazio maçı var. Eğer kazanırsak 10 puan yapıyoruz. Oradan çıkacak sonucun da önemi var. Grup liderinin doğrudan son 16 turuna gittiği bir ortamda, grup ikincisinin Şampiyonlar Ligi'nden gelen rakiplerle oynayacağını düşünecek olursak grup birinciliğinin önemi çok açık. Lokomotiv Moskova bireysel olarak önemli oyunculara sahip. Baskıyı seven, topun kendisinde kalmasını isteyen bir takım. Ama zayıf ve güçlü yanlarını da iyi tespit ettiğimizi düşünüyorum. İlk maça göre daha zor geçeceğini tahmin ediyorum. Biz de çalışmalarımızı yaptık ve ona göre de oynayacağız." diye konuştu.
Fatih Terim, Avrupa'da tekrar kupa kazanmak gibi bir hedeflerinin olup olmadığına yönelik soruyu, "Hayaller olmadan hiçbir şey olmaz. 'Bu gruptan çıkarsak bizim de söyleyeceğiz çok şey olur.' demiştim. Şu ana kadar iyi gidiyoruz. Bu gruptan çıkarsak birçok şeyi hayal edebiliriz. Niye olmasın. Hakikaten çok zorlu bir grupta yarışıyoruz. Neredeyse Şampiyonlar Ligi grubu çektik diyorum ısrarla. Buradan çıktığımız zaman zaten son 16 turuna çıkıyoruz. Turu geçersek, bundan sonra çıkacak rakibimiz aşağı yukarı burada karşılaştığımız rakipler ayarında olacak. O yüzden ikili maçlarda her şey olabilir." şeklinde yanıtladı.
Fatih Terim, Lokomotiv Moskova ile yapacakları maçın tam seyirci kapasitesiyle oynanması için Türkiye Futbol Federasyonuna (TFF) yaptıkları başvurunun kabul edilmediğini anlatarak, "Galatasaray Kulübü olarak pandemi süreci başladığından itibaren tüm mevzuatlara uyduk, uymaya da devam ediyoruz. Rakiplerimizin üçer dörder bin taraftar aldığı durumlarda daha biz Ali Sami Yen'de TFF ne demişse onlara uyduk. Bugün Türkiye Futbol Federasyonumuz tarafından alınan bu karara da uyarız. Yüzde 100 kapasiteye 9 Kasım'da geçiliyor ama 4 Kasım'da geçilemiyor. Federasyonumuzun bu 5 gün için bildiği bir şey var ki biz de saygıyla karşılıyoruz. 5 gün için merak etmiyor değiliz ama yine uyacağız. Ancak ben 20-25 bin kişinin 50 bin kişilik bir efekt yaratacağını düşünüyorum. Ali Sami Yen'de biz bunlara alışkınız." değerlendirmesinde bulundu.
Tecrübeli teknik adam, Avrupa Ligi'nde oynadıkları futbol, genç oyuncuları, takımın durumu ve grup lideri olmalarının Avrupa'da takip edildiğini vurgulayarak, "Galatasaray son yıllarda ilk defa bir maça favori olarak çıkıyor. Bu bile bizim nereye gideceğimizi gösterecek bir şey. Onun için durumayız. Başkanımızla da konuştuk, ocak ayında bazı plan ve projelerimiz var. Bazı şeylere hazırız. Herkes de değişime hazır olmalıdır. Sadece alma ile değil verme ve alma arasında geçecek olan hadisede hazır olmalıdır. Mevcut takımımızdan memnunuz ama her zaman daha iyisi vardır. Ocak ayında o felsefeyle hareket edeceğiz." ifadelerini kullandı.
Fatih Terim, Türkiye Futbol Direktörü görevinde bulunurken uygulamaya koydukları yabancı futbolcu kontenjanında son dönemde yapılan değişikliğin sorulması üzerine, şunları kaydetti:
"Bu konuyu kulüplere anlatırken 3-4 tane durum üzerinde durmuştum. Çok büyük paralarla Türkiye'de yedek kalan Türk oyuncuların dışarıya gitmek istememesi. Büyük para alıyor, niye gitsin. 'Dışarda oynama zorunluğu olacaktır.' dedik. Geldi geçti, kural değişiyor ama bu kuralın ana hedefinin 14 Türk olduğunu bir türlü anlatamadım ben çok kişiye. Yabancı zaten serbestti. Arkadaşlar, bu bir bakış açısı, bir anlayış. Yasaklarla hiçbir yere varamayız. Bugün Rusya tekrardan yabancıyı serbest bırakma aşamasında. Oyuncuyu Türk ya da yabancı diye ayırt edemezsiniz. Ben geçen sene aşağı yukarı 10-15 Türk oynattım. Oynatan birçok takım var. Dolayısıyla parayı kulüplerin verdiği bir yerde kararı da onların vermesi gerekir. Bunun için UEFA ve TFF'nin kriterleri var zaten. Yoksa ceza görüyorsunuz. Yani asgari bir müşterekte birleşmekte yarar var. 'Bu kadar fazla yabancı olduğu zaman Türk oyuncusu yetişmiyor.' anlayışına hiçbir gün inanmadım. Türk Milli Takımı Teknik Direktörü olarak o gün o kararı uygulayan ve bundan zarar görecek olan da bendim. Biz 2016 Avrupa Şampiyonası'na gittik."
Yabancı futbolcu kontenjanıyla ilgili bazı ülkelerden örnek veren Terim, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ben Türk oyuncuların kaybolmasına göz yumabilir miyim? Bunu yabancı yerli diye ayırmamak lazım. Bugün Anadolu takımları bu kuraldan dolayı hepimize kafa tutmuyorlar mı, daha zevkli geçmiyor mu? Gidiyorlar en ekonomik oyuncuyu buluyor ve gelip bizi de başkalarını da her yerde yeniyorlar. Neredeyse maçtan önce favoriyi kaldırdılar. Türk oyuncuya zarar gelsin ister miyiz ? 'Yabancı futbolcu olduğu için Türk Milli Takımı'na oyuncu bulamıyoruz.' şeklindeki bir düşünce nasıl olabilir. Bu çok inandırıcı değil. Bugün dünyanın en önemli takımlarında oynuyorlar. 21 kişi çağıracaksan bunun 15'i dışarıdan geliyor. 30 kişi çağıracaksan 20'si oradan geliyor. Futbol dinamik bir oyun her gün değişime ayak uydurmalısınız. Kulüplerin ikna olması lazım, rekabet olması lazım. Her oyuncu bizim için aynı dilde, aynı mesafededir. Yoksa benim için sorun değil. Ben 4+2'de de oynadım, 6+2'de de oynadım, 3+1'de de oynadım. UEFA Kupası şampiyonu olurken karşımızdakiler 18, 20, 21 yabancıyla oynarken biz 4+2 ile oynadık. İnandırıcı, mantıklı, makul olmak lazım. Ortak bir kansensüs sağlayarak karar almak lazım. Bu asla Türk futbolcularına zarar veren bir hadise değildir."
Fatih Terim, sakatlığı bulunan futbolcuları Sacha Boey'in durumuyla ilgili olarak "Kas sakatlığından dolayı Marsilya maçına kadar oynamadı. Marsilya maçında forma giydi, 65 dakika çok iyi oynadı. O dakika işaret etti, ağrısı olduğunu. Riske girmeden oyundan aldık. Çünkü milli maçlar arasında kendine getiririz diye düşündük. Beşiktaş maçında da olabilir diye ben söylemiştim. Tedavisi tamamlanmıştı. Testlerde hızlara çıktığı zaman biraz ağrı hissetti. Kendisinden bir süre daha faydalanamayacağız. Maalesef futbol içinde bu tip sakatlıklar ve şanssızlıklar var. Sacha genç bir oyuncu ve kendisinden beklentilerimiz büyük. Sezonun en erken açan takım biziz. Buna rağmen en az kas sakatlığı yaşayan takım da biziz. İnşallah böyle devam eder. Sacha 'Paris'te tedavi olabilir miyim?' dedi. Ben de makul karşıladım." diye konuştu.
Tedavisine devam edilen Arda Turan'ın da ciddi bir sakatlık geçirdiğini anlatan Terim, "Arda çok ağır bir sakatlık geçirdi. Arda koşmaya başladığı an ağrısı var. Alçısı çıktı. Her gün tedavide, her gün çalışmada. 'Böyle bir durumda çok küçük bir eşik var. Ağırlarla o eşiği atladığımızda bir hafta gibi kısa bir sürede takıma bile verebiliriz.' dediler. Biz de onu bekliyoruz. Çok üzülüyor. Onun olması gereken bazı maçlar vardı. Sahanın içinde halledebileceği maçlar vardı. Oynamasa da görevini fazlasıyla yapıyor. Biz de özledik. İnşallah bir an evvel gelecek." değerlendirmesinde bulundu.
Fatih Terim, Beşiktaş ile oynadıkları maçtan sonra kulüp yöneticilerinden Remzi Sanver ve ardından başkan yardımcısı Rezan Epözdemir'in yaptığı açıklamaların sorulması üzerine, "Ben Gaziantep maçından sonra konu ile ilgili yorumumu yaptım. Üzerine söyleyebileceğim yeni bir şey yok. Ancak rakiplerinin kaybettiği haftada kazanan bir Galatasaray var. Avrupa grubunda gol yemeden lider olan Galatasaray var. Oynadığı futbolla, genç kadrosuyla Avrupa'da kendinden söz ettiren bir Galatasaray var. Son zamanlarda ilk defa Avrupa maçına favori olarak çıkan Galatasaray var. Ben bunun konuşulması gerektiğini düşünüyorum. Müsaade ederseniz sadece sahaya motive olmak istiyorum." ifadelerini kullandı.
Marcao: Aslında yarın yapmamız gereken, bundan önceki 3 maçta yaptığımız şeyler olmalı
Florya Metin Oktay Tesisleri'nde düzenlenen basın toplantısında açıklamada bulunan Galatasaray'ın Brezilyalı futbolcusu Marcao Teixeira,Avrupa Ligi'nde bu sezon iyi bir performans sergilediklerini dile getirerek, "Aslında yapmamız gereken, bundan önceki 3 maçta yaptığımız şeyler olmalı. Hem defansif hem de ofansif anlamda. Avrupa Ligi'nde telafisi olmayan maçlara çıkıyorsunuz. Süper Lig'de telafi edebiliyorsunuz ama Avrupa'da telafisi pek mümkün olmuyor. Bu bilinçle çıkacağız. Hocamız her zamanki gibi bizi en iyi şekilde hazırladı. Defansif anlamda kompakt oynayan bir Galatasaray olacak. İleride de çok yetenekli, gole giden arkadaşlarımız var. Takım olarak savunmada iyi oynayıp, rakibimize şans vermediğimiz zaman hücumda mutlaka golü bulacağımızı düşünüyorum." diye konuştu.
Avrupa Ligi'nde her maça ayrı motive olarak ilerlemeleri gerektiğini aktaran Marcao, şunları kaydetti:
"Çok uzun vadeli konuşmak anlamsız. Maç maç bakmamız lazım. Avrupa Ligi'nde bu zamana kadar çok iyi performans göstermiş bir Galatasaray var. Ben ve arkadaşlarım bugüne kadar çıkıp elimizden geleni yaptık ve çok güzel sonuçlar aldık. Burada çok önemli bir parantezi Fatih hocamıza açmamız gerekiyor. Liderimiz, hocamız bütün maçlara bizi çok iyi hazırlıyor. Maçlarda olabilecek her şeyi bize anlattı. Bizi çok iyi çalıştırdığı için onun da meyvelerini sahada yedik. Genç bir takımız, öğrenmeye açık bir takımız. Tecrübeleneceğiz. Fatih hocamızın önderliğinde bu tip başarıları elde ediyoruz. Umarım her maça final gözüyle bakarak, devam ederiz."
Marcao, Spor Toto Süper Lig'de cezalı olduğu dönemde Avrupa Ligi maçlarında oynadığını hatırlatarak, "Bu dönemde Avrupa maçları bana yardımcı oldu. Hem fizik hem de psikolojik olarak zor bir dönem geçirdim. Bu dönemde başta Fatih hocamız olmak üzere bütün hocalarımız yanımdaydı. Takım arkadaşlarım da aynı şekilde. Beni en iyi şekilde hazırladılar. Bu da Avrupa maçlarındaki performansıma yansıdı." şeklinde görüş belirtti.
Bir gazetecinin, "Portekiz Milli Takımı'nı tercih edeceğine yönelik iddialar hakkında neler söylemek istersin?" şeklindeki sorusu üzerine Marcao, "Brezilya pasaportum var. Portekiz'de 1,5 sene oynadım. Portekiz vatandaşlığını almanız için 5 seneyi tamamlamanız lazım. Gerçeği yansıtmayan haberler." değerlendirmesinde bulundu. Bu sırada araya giren Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, "Biz Brezilya'da oynayabileceğini düşünüyoruz." ifadesini kullandı.
Brezilyalı futbolcu, takım arkadaşı Kerem Aktürkoğlu ile yaşadığı olaya ilişkin soruya da "Bazen kötü olaylar iyi şeyler getirebiliyor. Ben bu olayı böyle değerlendirdim. Belli bir dönem takımdan uzak kalmam, takımı dışardan izlemem bana bir yönden avantaj sağladı. Kendi analizimi yapma adına bana yardımcı oldu. Bazen kötü şeylerden önemli dersler çıkartılabiliyor. Belki de bu dönem benim için hayırlı oldu." cevabını verdi.

Lokomotiv Moskova Teknik Direktörü Gisdol: Yarınki maçta alacağımız puanlar bizim için çok önemli
UEFA Avrupa Ligi E Grubu'nda Galatasaray'la karşılaşacak Rusya ekibi Lokomotiv Moskova'da teknik direktör Markus Gisdol grupta şanslarının devam etmesi için yarınki maçtan puan almak istediklerini söyledi.
Karşılaşmanın oynanacağı Nef Stadı'nda düzenlenen basın toplantısında konuşan Gisdol, "Bu statta oynamaktan çok mutlu olacağız. Buradaki atmosfer çok farklı olacak ve o heyecanı yaşamak istiyoruz. Kendi şansımızı maksimum şekilde değerlendirmek için elimizden geleni yapacağız. Buradan puan kazanmayı ümit ediyoruz. Bu ligde devam etmek için yarınki maçta alacağımız puanlar bizim için çok önemli. Gruptaki geleceğimiz için maç maç düşünmek istiyoruz." ifadelerini kullandı.
Son ana kadar iyi bir netice almaya çalışacaklarını söyleyen Alman teknik adam, "Sahaya çıkacak her futbolcu son dakikaya kadar elinden geleni yapacak. Rus takımlarının böyle bir özelliği var. Sona geldiklerinde becerilerini gösterirler. Buradan iyi bir neticeyle dönmek istiyoruz." şeklinde konuştu.
İlk maçta alınan mağlubiyete değinen Gisdol, "Galatasaray'ın yaptığı gibi oyuncuları vaktinde değiştiremedik. Bu konuda Galatasaray daha başarılıydı." dedi.

Jedvaj: 3 puan alarak dönmeyi planlıyoruz
Basın toplantısına katılan Lokomotiv Moskovalı futbolcu Tin Jedvaj ise, "Moskova'daki oyundan memnun kalmadık, bunu telafi etmek için İstanbul'dayız. Buradan zafer kazanarak, 3 puan alarak dönmeyi planlıyoruz. Gruptan çıkmak istiyoruz ve kalan maçlarımızı kazanabileceğimize inanıyoruz." ifadelerini kullandı.

Lokomotiv Moskova son çalışmasını yaptı
Rus ekibi oynanacak mücadelenin son çalışmasını Nef Stadı'nda gerçekleştirdi.
15 dakikası basına açık olan bölümde Lokomotiv Moskovalı futbolcular koşu ve pas çalışması gerçekleştirdi.



Yıllardır beklenen maç geliyor mu? Tyson Fury'den Anthony Joshua iddiası

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Yıllardır beklenen maç geliyor mu? Tyson Fury'den Anthony Joshua iddiası

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Tyson Fury, Anthony Joshua'yla ringe çıkmak için sözleşme imzaladığını ancak "AJ"in aynı şeyi yapmadığını iddia etti.

Boks kariyerinde 5. kez emeklilikten dönen Fury, cumartesi gecesi Tottenham Hotspur Stadyumu'nda Arslanbek Makhmudov'u puanla yendi.

Ve Joshua ön sırada oturuyordu, dolayısıyla Fury'nin eli kalktıktan sonra ona meydan okuması şaşırtıcı değildi.

36 yaşındaki Joshua'nın, 37 yaşındaki bir diğer Britanyalı Fury'yle ringe çıkması bekleniyordu ancak AJ bunu reddetti ve Fury'nin meydan okumasına verdiği yanıt, arızalı bir mikrofon nedeniyle anlaşılmadı.

Yine de Joshua'nın, Fury maçının henüz kesinleşmediğini ima ettiği duyuldu; "Çingene Kral" da maç sonrası basın toplantısında bunu doğruladı.

Fury, "İmzayı attım" diye iddia etti.

Bu anlaşmada kaç dövüş olduğu gerçekten önemli değil, sadece birini halledelim. Bu gece buraya, ring kenarına getirilmesinin bir sebebi vardı: Dövüşü ayarlamak. Ben aylar önce imzaladım, onun imzalayıp imzalamadığını bilmiyorum ve görünüşe göre imzalamayacak. İstemedi, şoke olmuştu, ne diyeceğini bilemedi. Ben olsaydım, ringe atlardım, yüzleşirdim, hadi başlayalım derdim. Bunca zamandan sonra bile bu dövüşün gerçekleşip gerçekleşmeyeceği konusunda hâlâ belirsizlik var. Daha fazlasını yapamam. Tek bildiğim 'evet' demediği.

Mali detaylar sorulduğunda Fury, "[Ödül paylaşımının] ne olduğunu bilmiyorum, bu saçmalıklarla ilgilenmiyorum. Eğer 600 milyon sterlin (yaklaşık 36 milyar TL) alıyorsa, ona bol şans, eğer 50 peni (yaklaşık 15 TL) alıyorsam, bana bol şans" dedi.

Öte yandan Fury'nin menajeri Frank Warren ve yöneticisi Spencer Brown, Wembley Stadyumu yetkilileriyle herhangi bir görüşme yapılmadığı konusunda ısrar etti.

Ancak Netflix, belki de erken davranarak, dövüşün kesinleştiğini ve sonbaharda platformda canlı yayımlanacağını, karşılaşmanınsa Birleşik Krallık'ta gerçekleşeceğini tweetledi.

Fury sözlerini şöyle tamamladı:

Kim olursa olsun, bu yıl üç dövüş istiyorum.

Independent Türkçe


UFC 327: Hafif ağırsıklette kemer kimin olacak?

Procházka’nın düzensiz, öngörülemez ve anlık patlamalara dayalı stili, Ulberg’in mesafeye, zamana ve sabra dayalı kickboks disiplinine karşı (UFC)
Procházka’nın düzensiz, öngörülemez ve anlık patlamalara dayalı stili, Ulberg’in mesafeye, zamana ve sabra dayalı kickboks disiplinine karşı (UFC)
TT

UFC 327: Hafif ağırsıklette kemer kimin olacak?

Procházka’nın düzensiz, öngörülemez ve anlık patlamalara dayalı stili, Ulberg’in mesafeye, zamana ve sabra dayalı kickboks disiplinine karşı (UFC)
Procházka’nın düzensiz, öngörülemez ve anlık patlamalara dayalı stili, Ulberg’in mesafeye, zamana ve sabra dayalı kickboks disiplinine karşı (UFC)

Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta UFC 327'deki hafif ağırsıklet kemer mücadelesini inceliyoruz.

UFC'de hafif ağırsıklette yeni bir sayfa açılıyor. UFC 327, sadece bir kemer maçı değil, aynı zamanda bir dönemin kapanıp yenisinin başlamasını temsil ediyor. Eski şampiyon Jiří Procházka ve yükselişini adım adım sürdüren Carlos Ulberg, boşta olan kemer için Miami'de karşı karşıya geliyor.

Bu hikayeyi asıl güçlü kılansa sadece istatistikler değil; iki dövüşçünün kafasından geçenler.

Jiří Procházka'nın kariyeri inişli çıkışlı ama hiçbir zaman sıradan olmadı. Glover Teixeira karşısında kazandığı kemer, ardından gelen sakatlık ve Alex Pereira karşısında yaşadığı iki mağlubiyet… Bunların hepsi onu bu noktaya taşıyan sürecin parçaları.

Ama bu kez farkı yaratan şey fiziksel değil, tamamen zihinsel:

Bebeğimiz olacak. Bu, yaptığım her şeyde beni ileri iten büyük bir enerji oldu, özellikle de hazırlık sürecinde.

Procházka bu sürecin başında ciddi bir tereddüt yaşadığını da saklamıyor:

İlk başta bunun gücümü alacağını düşündüm. Hazırlığımı zayıflatacağını düşündüm. Ama hissettiğim şey tamamen farklıydı. Yaptığım her şeyde daha güçlü bir odak geliştirdim. Her görüntülü konuşmamızda daha güçlü olmak için yeni bir sebep vardı. Ailem için kral olmak istiyorum, gerçek bir erkek olmak istiyorum. Bu benim hayatımdaki büyük temalardan biri.

Onun hayat tarzı her zaman sınırda oldu. Risk almak, korkuyu zorlamak, konfor alanını yok etmek… Bunlar Procházka'nın kimliğinin bir parçasıydı. Meksika'da halatsız tırmanış yapması bunun en uç örneklerinden biri.

Ama artık o tarafını kontrol altına alıyor:

Meksika'da yaptığım şey… Evet, biraz tehlikeliydi. Bu tür şeyleri bırakmam gerekiyor. Kendime güvenimi böyle şeylerle beslemeyi bırakıp, şu ana ve önümdeki dövüşe odaklanmam lazım. Evde beni bekleyen bir aile olduğunu unutmamam gerekiyor.

Bu değişim, onun antrenman yaklaşımını da kökten değiştirmiş:

Her şey daha ciddi. Her antrenman, her nefes, her hareket… Hepsine daha fazla odaklanıyorum. Bu hazırlık sürecindeki en önemli şey bu olabilir. Hayatı biraz daha ciddiye almak.

Procházka'nın belki de en çarpıcı dönüşümüyse dövüşe bakışında:

Bu artık sadece eğlence değil. Antrenman sadece gücümü göstermek için değil. Bu bir iş. Bir sanatçı gibi her gün işimi yapıyorum. Sanat sadece keyif değil; profesyonellik gerektirir. Ben de her gün o sanatçı olmak zorundayım.

Rakibiyle ilgili sözleriyse onun zihnindeki savaşı net şekilde ortaya koyuyor:

Bu tam olarak ihtiyacım olan rakip. Hızlı, ayaklarıyla çok iyi hareket ediyor, sol elini iyi kullanıyor. Böyle rakipleri seviyorum. Onu tehlikeli bir hayvan gibi görüyorum. Ve bu benim doğamda var… Avlamak istiyorum. Ama çok dikkatli olmalıyım. Sabırlı olmalıyım. Her hareketine yüzde 200 dikkat etmeliyim. Onu asla küçümsememeliyim.

Dövüşün nasıl geçebileceğine dair de oldukça açık:

Eğer kaosa dönerse, bu benim oyunum. Ama bu kez daha profesyonel bir performans göstermek istiyorum. Daha iyi olmak beni en çok motive eden şey. Daha iyi hareket, daha iyi zamanlama, daha net vuruşlar… Ve daha iyi savunma, umarım bunu unutmam!

Carlos Ulberg cephesindeyse tamamen farklı bir atmosfer var. Gürültü yok, acele yok, panik yok.

Miami'ye gelişlerini anlatırken bile bu fark hissediliyor:

Takımla birlikte bir buçuk haftadır buradayız. Aynı evde kaldık. Kendi kültürümüzü yaşadık. Hatta bir noktada Küba'daymışız gibi hissettik. Bayside'da yürüyüş yaptım, ortamı hissetmek istedim. Burada ne yaptığımızı anlamak istedim. Çünkü bu büyük bir şey. Dünya şampiyonluğu için dövüşüyorum.

Onun hazırlık yaklaşımı neredeyse meditasyon gibi:

Bu zaman benim için kutsal. Yalnız kalıp her şeyi sindiriyorum. Olan biteni hissediyorum ama kendimi kaptırmıyorum. Çünkü orası tehlikeli. Her şeyi basit tutuyorum. Tekerleği yeniden icat etmeye çalışmıyorum.

Kickboksta 19-2'lik profesyonel kariyer, ardından hızlı bir UFC yükselişi… Ama Kennedy Nzechukwu karşısında aldığı yenilgi onun için bir dönüm noktası oluyor:

Bu yenilgi bana büyük resmi gösterdi. MMA çok zor bir spor. Her şeyde iyi olmak, oyunu anlamak gerekiyor. Bu sporun affı yok. Sadece fiziksel değil, duygusal olarak da zor. Bunların hepsini bir araya getirmek zorundasın ki sadece şampiyon değil, iyi bir şampiyon olabilesin.

Bu farkındalıktan sonra geri dönüyor ve bir daha kaybetmiyor. 9 maçlık galibiyet serisiyle bu noktaya geliyor.

Son kampını anlatırken özgüveni çok net:

Her kamp farklı ama bu kamp özeldi. Kısa sürede bu fırsatı almak, aileme yakın olmak… Hepsi bana ekstra bir ateş verdi. Şimdi yaptığımız şey aynı: Gidip işi bitirmek.

Procházka gibi öngörülemez bir rakibe hazırlanmak konusunda da dürüst:

Jiří gibi birine hazırlanmanın tam bir yolu yok. Çok öngörülemez. Ama bize gereken görüntüyü verebilecek çalışmalar yaptık. Bu dövüş kısa sürede geldi ama biz yıllardır buna hazırlanıyoruz. Onun bir noktada karşımıza çıkacağını biliyorduk.

Ve son noktayı çok net koyuyor:

Hazırız. Geriye içeri girip işi bitirmek kaldı.

Dövüşe bakışıysa tamamen emeğe dayanıyor:

Yapmam gereken her şeyi yaptım. Bu sadece bu kamp değil. Yılların emeği, yılların fedakarlığı. Kendine karşı dürüst olduğunda ve gerçekten çalıştığını bildiğinde, o zaman o an geldiğinde kimse seni inkar edemez.

UFC 327'nin hikayesi işte böyle. Bir tarafta kaosu kontrol altına almayı öğrenen bir savaşçı, diğer tarafta zaten kontrol üzerine kurulu bir sistem.

Ama bu basitlik, işin içindeki detayları daha da keskin hale getiriyor.

Procházka artık sadece içgüdüleriyle dövüşmek istemiyor; onları disipline etmeye çalışıyor. Ulberg ise zaten disiplinin içinde, sadece onu uygulamaya hazırlanıyor.

İki farklı yol, tek bir noktada kesişiyor.

Ve o noktada, sadece biri ayakta kalacak.

12 Nisan Pazar günü S Sport+ üzerinden izlenebilecek UFC 327'de alt kart 02.00, ana kartsa 04.00'da başlayacak. 

Kaynaklar: UFC, ESPN


Vinicius Jr.'dan Müslüman karşıtı tezahüratları eleştiren Lamine Yamal'a destek

Lamine Yamal, İslamofobik tezahüratlara karşı Instagram'da konuştu (Reuters)
Lamine Yamal, İslamofobik tezahüratlara karşı Instagram'da konuştu (Reuters)
TT

Vinicius Jr.'dan Müslüman karşıtı tezahüratları eleştiren Lamine Yamal'a destek

Lamine Yamal, İslamofobik tezahüratlara karşı Instagram'da konuştu (Reuters)
Lamine Yamal, İslamofobik tezahüratlara karşı Instagram'da konuştu (Reuters)

Vinicius Jr., geçen hafta İspanya'nın Mısır'la yaptığı maçta Müslüman karşıtı tezahüratları kamuoyu önünde kınayan Lamine Yamal'ı övdü ve oyuncuların ayrımcılığa karşı mücadelede birlikte hareket etmeleri gerektiğini söyledi.

Barcelona'nın yıldızı Yamal, takımının hazırlık maçında duyulan "dayanılmaz" İslamofobik tezahüratlara karşı konuştu ve memleketindeki RCDE Stadyumu'nda açıkça üzgün görünüyordu.

İspanya Futbol Federasyonu (RFEF) olayları hızla kınarken, Katalonya bölgesel polisi olayla ilgili soruşturma başlattığını doğruladı.

Real Madrid'li Vinicius, Avrupa'da sık sık ırkçı sataşmalara maruz kaldı ve ırkçılığa karşı mücadele konusunda sesini yükseltmeye devam ediyor; konu hakkında konuşmanın "her zaman karmaşık" olduğunu ancak "bu tür şeylerin çok sık yaşandığını" söylüyor.

Umarım bu mücadeleye devam edebiliriz. Lamine'in bu konuda sesini yükseltmesi önemli. Başkalarına yardımcı olabilir. Biz ünlüyüz, paramız var, bu şeyleri daha iyi dengeleyebiliriz ama her yerde bulunan yoksullar ve siyahlar, kesinlikle bizden daha çok mücadele veriyor. Bu yüzden, daha güçlü bir sese sahip olan oyuncular olarak birlikte hareket etmeliyiz.

Vinicius, şubatta Benfica'yla oynanan Şampiyonlar Ligi eleme play-off maçında patlak veren bir ırkçılık skandalına karışmıştı. Brezilyalı forvet, ev sahibi taraftarların önünde gol sevincini yaşarken Gianluca Prestianni'yi ırkçı hakaretlerde bulunmakla suçlamıştı.

Oyun yeniden başlamaya hazırlanırken Prestianni'nin Madrid oyuncularıyla yaşadığı hararetli tartışma sırasında formasını ağzına götürdüğü görülmüş, Vinicius ise hakeme koşarak bunun ırkçılık olduğunu iddia etmişti.

Benfica iddiaları reddetse de Prestianni daha sonra UEFA tarafından verilen geçici ceza nedeniyle İspanya başkentindeki rövanş maçını kaçırmıştı.

fvfv
Vinicius Jr (sağda), Gianluca Prestianni tarafından ırkçı hakaretlere maruz kaldığını iddia etmişti (AFP)​​​​​

Vinicius, "İspanya, Almanya veya Portekiz'in ırkçı ülkeler olduğunu söylemiyorum ancak bu ülkelerde, Brezilya'da ve diğer ülkelerde de ırkçılar var" diye ekledi.

Ama birlikte mücadele etmeyi sürdürürsek, bence gelecekteki oyuncular ve genel olarak insanlar böyle bir şey yaşamak zorunda kalmayacak.

Vinicius, Şampiyonlar Ligi çeyrek finalinde Real Madrid'le Bayern Münih arasındaki ilk maçın arifesinde konuşmuştu.

AP'den de yararlanılmıştır

Independent Türkçe