Galatasaray, Lokomotiv Moskova maçında seyirci kısıtlaması uygulamayacak

Galatasaray, Lokomotiv Moskova maçında seyirci kısıtlaması uygulamayacak
TT

Galatasaray, Lokomotiv Moskova maçında seyirci kısıtlaması uygulamayacak

Galatasaray, Lokomotiv Moskova maçında seyirci kısıtlaması uygulamayacak

Galatasaray, UEFA Avrupa Ligi E Grubu'nda Rusya'nın Lokomotiv Moskova ekibi ile oynayacağı maçın hazırlıklarını tamamladı. Galatasaray Kulübü, maçta herhangi bir seyirci kısıtlaması uygulanmayacağını duyurdu. 
Florya Metin Oktay Tesisleri'nde teknik direktör Fatih Terim yönetiminde 15 dakikası basına açık olarak gerçekleşen antrenmanda, futbolcular ısınma hareketlerinin ardından 3 grup halinde top kapma çalışması yaptı.
Antrenmanın basına kapalı bölümünde ise taktik çalışmasının yapıldığı aktarıldı.
Tedavilerine devam edilen Sacha Boey ve Arda Turan idmanda yer almadı.
Seyirci kısıtlaması uygulanmayacak
Sarı-kırmızılı kulüpten yapılan açıklamada, karşılaşmaya yüzde 100 kapasite ile seyirci alımına yönelik yapılan başvurunun Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) tarafından reddedildiği bildirildi.
TFF'nin 9 Kasım Salı gününden itibaren Türkiye'de oynanacak tüm maçlarda yüzde 50 olan seyirci kapasitesini yüzde 100'e çıkardığı hatırlatılarak, "Kulübümüzce alınan karar gereği, saat 20.45'te Lokomotiv Moskova ile UEFA Avrupa Ligi E Grubu'nda oynayacağımız müsabakada herhangi bir seyirci kapasite kısıtlamasına gidilmeyecektir." denildi.
Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle uzun süredir dolu tribünler önünde maça çıkmadıklarının aktarıldığı açıklama, "Uzun bir aradan sonra, büyük Galatasaray taraftarının güçlü desteğini hissedeceğimiz bu müsabakada buluşmayı heyecanla bekliyoruz." ifadeleriyle sona erdi.
Galatasaray Teknik Direktörü Terim: Kimse maçın kolay geçeceğini beklemesin
Florya Metin Oktay Tesisleri'nde düzenlenen basın toplantısında açıklamada bulunan tecrübeli teknik adam, Lokomotiv Moskova'nın teknik direktör Markus Gisdol geldikten sonra çıkışa geçtiğini belirtti.
Rus ekibinin Gisdol yönetiminde oynadığı 4 maçta sadece Galatasaray'a yenildiğini hatırlatan Terim, "Kimse maçın kolay geçeceğini beklemesin. Bir puanları var ama matematiksel olarak hala iddiaları var. Deplasmanda oynadığımız maç planladığımız şekilde bitti. Gruptan birinci çıkmamız için Lokomotiv Moskova maçı stratejik bir önem taşıyor. Bizden sonra Marsilya-Lazio maçı var. Eğer kazanırsak 10 puan yapıyoruz. Oradan çıkacak sonucun da önemi var. Grup liderinin doğrudan son 16 turuna gittiği bir ortamda, grup ikincisinin Şampiyonlar Ligi'nden gelen rakiplerle oynayacağını düşünecek olursak grup birinciliğinin önemi çok açık. Lokomotiv Moskova bireysel olarak önemli oyunculara sahip. Baskıyı seven, topun kendisinde kalmasını isteyen bir takım. Ama zayıf ve güçlü yanlarını da iyi tespit ettiğimizi düşünüyorum. İlk maça göre daha zor geçeceğini tahmin ediyorum. Biz de çalışmalarımızı yaptık ve ona göre de oynayacağız." diye konuştu.
Fatih Terim, Avrupa'da tekrar kupa kazanmak gibi bir hedeflerinin olup olmadığına yönelik soruyu, "Hayaller olmadan hiçbir şey olmaz. 'Bu gruptan çıkarsak bizim de söyleyeceğiz çok şey olur.' demiştim. Şu ana kadar iyi gidiyoruz. Bu gruptan çıkarsak birçok şeyi hayal edebiliriz. Niye olmasın. Hakikaten çok zorlu bir grupta yarışıyoruz. Neredeyse Şampiyonlar Ligi grubu çektik diyorum ısrarla. Buradan çıktığımız zaman zaten son 16 turuna çıkıyoruz. Turu geçersek, bundan sonra çıkacak rakibimiz aşağı yukarı burada karşılaştığımız rakipler ayarında olacak. O yüzden ikili maçlarda her şey olabilir." şeklinde yanıtladı.
Fatih Terim, Lokomotiv Moskova ile yapacakları maçın tam seyirci kapasitesiyle oynanması için Türkiye Futbol Federasyonuna (TFF) yaptıkları başvurunun kabul edilmediğini anlatarak, "Galatasaray Kulübü olarak pandemi süreci başladığından itibaren tüm mevzuatlara uyduk, uymaya da devam ediyoruz. Rakiplerimizin üçer dörder bin taraftar aldığı durumlarda daha biz Ali Sami Yen'de TFF ne demişse onlara uyduk. Bugün Türkiye Futbol Federasyonumuz tarafından alınan bu karara da uyarız. Yüzde 100 kapasiteye 9 Kasım'da geçiliyor ama 4 Kasım'da geçilemiyor. Federasyonumuzun bu 5 gün için bildiği bir şey var ki biz de saygıyla karşılıyoruz. 5 gün için merak etmiyor değiliz ama yine uyacağız. Ancak ben 20-25 bin kişinin 50 bin kişilik bir efekt yaratacağını düşünüyorum. Ali Sami Yen'de biz bunlara alışkınız." değerlendirmesinde bulundu.
Tecrübeli teknik adam, Avrupa Ligi'nde oynadıkları futbol, genç oyuncuları, takımın durumu ve grup lideri olmalarının Avrupa'da takip edildiğini vurgulayarak, "Galatasaray son yıllarda ilk defa bir maça favori olarak çıkıyor. Bu bile bizim nereye gideceğimizi gösterecek bir şey. Onun için durumayız. Başkanımızla da konuştuk, ocak ayında bazı plan ve projelerimiz var. Bazı şeylere hazırız. Herkes de değişime hazır olmalıdır. Sadece alma ile değil verme ve alma arasında geçecek olan hadisede hazır olmalıdır. Mevcut takımımızdan memnunuz ama her zaman daha iyisi vardır. Ocak ayında o felsefeyle hareket edeceğiz." ifadelerini kullandı.
Fatih Terim, Türkiye Futbol Direktörü görevinde bulunurken uygulamaya koydukları yabancı futbolcu kontenjanında son dönemde yapılan değişikliğin sorulması üzerine, şunları kaydetti:
"Bu konuyu kulüplere anlatırken 3-4 tane durum üzerinde durmuştum. Çok büyük paralarla Türkiye'de yedek kalan Türk oyuncuların dışarıya gitmek istememesi. Büyük para alıyor, niye gitsin. 'Dışarda oynama zorunluğu olacaktır.' dedik. Geldi geçti, kural değişiyor ama bu kuralın ana hedefinin 14 Türk olduğunu bir türlü anlatamadım ben çok kişiye. Yabancı zaten serbestti. Arkadaşlar, bu bir bakış açısı, bir anlayış. Yasaklarla hiçbir yere varamayız. Bugün Rusya tekrardan yabancıyı serbest bırakma aşamasında. Oyuncuyu Türk ya da yabancı diye ayırt edemezsiniz. Ben geçen sene aşağı yukarı 10-15 Türk oynattım. Oynatan birçok takım var. Dolayısıyla parayı kulüplerin verdiği bir yerde kararı da onların vermesi gerekir. Bunun için UEFA ve TFF'nin kriterleri var zaten. Yoksa ceza görüyorsunuz. Yani asgari bir müşterekte birleşmekte yarar var. 'Bu kadar fazla yabancı olduğu zaman Türk oyuncusu yetişmiyor.' anlayışına hiçbir gün inanmadım. Türk Milli Takımı Teknik Direktörü olarak o gün o kararı uygulayan ve bundan zarar görecek olan da bendim. Biz 2016 Avrupa Şampiyonası'na gittik."
Yabancı futbolcu kontenjanıyla ilgili bazı ülkelerden örnek veren Terim, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ben Türk oyuncuların kaybolmasına göz yumabilir miyim? Bunu yabancı yerli diye ayırmamak lazım. Bugün Anadolu takımları bu kuraldan dolayı hepimize kafa tutmuyorlar mı, daha zevkli geçmiyor mu? Gidiyorlar en ekonomik oyuncuyu buluyor ve gelip bizi de başkalarını da her yerde yeniyorlar. Neredeyse maçtan önce favoriyi kaldırdılar. Türk oyuncuya zarar gelsin ister miyiz ? 'Yabancı futbolcu olduğu için Türk Milli Takımı'na oyuncu bulamıyoruz.' şeklindeki bir düşünce nasıl olabilir. Bu çok inandırıcı değil. Bugün dünyanın en önemli takımlarında oynuyorlar. 21 kişi çağıracaksan bunun 15'i dışarıdan geliyor. 30 kişi çağıracaksan 20'si oradan geliyor. Futbol dinamik bir oyun her gün değişime ayak uydurmalısınız. Kulüplerin ikna olması lazım, rekabet olması lazım. Her oyuncu bizim için aynı dilde, aynı mesafededir. Yoksa benim için sorun değil. Ben 4+2'de de oynadım, 6+2'de de oynadım, 3+1'de de oynadım. UEFA Kupası şampiyonu olurken karşımızdakiler 18, 20, 21 yabancıyla oynarken biz 4+2 ile oynadık. İnandırıcı, mantıklı, makul olmak lazım. Ortak bir kansensüs sağlayarak karar almak lazım. Bu asla Türk futbolcularına zarar veren bir hadise değildir."
Fatih Terim, sakatlığı bulunan futbolcuları Sacha Boey'in durumuyla ilgili olarak "Kas sakatlığından dolayı Marsilya maçına kadar oynamadı. Marsilya maçında forma giydi, 65 dakika çok iyi oynadı. O dakika işaret etti, ağrısı olduğunu. Riske girmeden oyundan aldık. Çünkü milli maçlar arasında kendine getiririz diye düşündük. Beşiktaş maçında da olabilir diye ben söylemiştim. Tedavisi tamamlanmıştı. Testlerde hızlara çıktığı zaman biraz ağrı hissetti. Kendisinden bir süre daha faydalanamayacağız. Maalesef futbol içinde bu tip sakatlıklar ve şanssızlıklar var. Sacha genç bir oyuncu ve kendisinden beklentilerimiz büyük. Sezonun en erken açan takım biziz. Buna rağmen en az kas sakatlığı yaşayan takım da biziz. İnşallah böyle devam eder. Sacha 'Paris'te tedavi olabilir miyim?' dedi. Ben de makul karşıladım." diye konuştu.
Tedavisine devam edilen Arda Turan'ın da ciddi bir sakatlık geçirdiğini anlatan Terim, "Arda çok ağır bir sakatlık geçirdi. Arda koşmaya başladığı an ağrısı var. Alçısı çıktı. Her gün tedavide, her gün çalışmada. 'Böyle bir durumda çok küçük bir eşik var. Ağırlarla o eşiği atladığımızda bir hafta gibi kısa bir sürede takıma bile verebiliriz.' dediler. Biz de onu bekliyoruz. Çok üzülüyor. Onun olması gereken bazı maçlar vardı. Sahanın içinde halledebileceği maçlar vardı. Oynamasa da görevini fazlasıyla yapıyor. Biz de özledik. İnşallah bir an evvel gelecek." değerlendirmesinde bulundu.
Fatih Terim, Beşiktaş ile oynadıkları maçtan sonra kulüp yöneticilerinden Remzi Sanver ve ardından başkan yardımcısı Rezan Epözdemir'in yaptığı açıklamaların sorulması üzerine, "Ben Gaziantep maçından sonra konu ile ilgili yorumumu yaptım. Üzerine söyleyebileceğim yeni bir şey yok. Ancak rakiplerinin kaybettiği haftada kazanan bir Galatasaray var. Avrupa grubunda gol yemeden lider olan Galatasaray var. Oynadığı futbolla, genç kadrosuyla Avrupa'da kendinden söz ettiren bir Galatasaray var. Son zamanlarda ilk defa Avrupa maçına favori olarak çıkan Galatasaray var. Ben bunun konuşulması gerektiğini düşünüyorum. Müsaade ederseniz sadece sahaya motive olmak istiyorum." ifadelerini kullandı.
Marcao: Aslında yarın yapmamız gereken, bundan önceki 3 maçta yaptığımız şeyler olmalı
Florya Metin Oktay Tesisleri'nde düzenlenen basın toplantısında açıklamada bulunan Galatasaray'ın Brezilyalı futbolcusu Marcao Teixeira,Avrupa Ligi'nde bu sezon iyi bir performans sergilediklerini dile getirerek, "Aslında yapmamız gereken, bundan önceki 3 maçta yaptığımız şeyler olmalı. Hem defansif hem de ofansif anlamda. Avrupa Ligi'nde telafisi olmayan maçlara çıkıyorsunuz. Süper Lig'de telafi edebiliyorsunuz ama Avrupa'da telafisi pek mümkün olmuyor. Bu bilinçle çıkacağız. Hocamız her zamanki gibi bizi en iyi şekilde hazırladı. Defansif anlamda kompakt oynayan bir Galatasaray olacak. İleride de çok yetenekli, gole giden arkadaşlarımız var. Takım olarak savunmada iyi oynayıp, rakibimize şans vermediğimiz zaman hücumda mutlaka golü bulacağımızı düşünüyorum." diye konuştu.
Avrupa Ligi'nde her maça ayrı motive olarak ilerlemeleri gerektiğini aktaran Marcao, şunları kaydetti:
"Çok uzun vadeli konuşmak anlamsız. Maç maç bakmamız lazım. Avrupa Ligi'nde bu zamana kadar çok iyi performans göstermiş bir Galatasaray var. Ben ve arkadaşlarım bugüne kadar çıkıp elimizden geleni yaptık ve çok güzel sonuçlar aldık. Burada çok önemli bir parantezi Fatih hocamıza açmamız gerekiyor. Liderimiz, hocamız bütün maçlara bizi çok iyi hazırlıyor. Maçlarda olabilecek her şeyi bize anlattı. Bizi çok iyi çalıştırdığı için onun da meyvelerini sahada yedik. Genç bir takımız, öğrenmeye açık bir takımız. Tecrübeleneceğiz. Fatih hocamızın önderliğinde bu tip başarıları elde ediyoruz. Umarım her maça final gözüyle bakarak, devam ederiz."
Marcao, Spor Toto Süper Lig'de cezalı olduğu dönemde Avrupa Ligi maçlarında oynadığını hatırlatarak, "Bu dönemde Avrupa maçları bana yardımcı oldu. Hem fizik hem de psikolojik olarak zor bir dönem geçirdim. Bu dönemde başta Fatih hocamız olmak üzere bütün hocalarımız yanımdaydı. Takım arkadaşlarım da aynı şekilde. Beni en iyi şekilde hazırladılar. Bu da Avrupa maçlarındaki performansıma yansıdı." şeklinde görüş belirtti.
Bir gazetecinin, "Portekiz Milli Takımı'nı tercih edeceğine yönelik iddialar hakkında neler söylemek istersin?" şeklindeki sorusu üzerine Marcao, "Brezilya pasaportum var. Portekiz'de 1,5 sene oynadım. Portekiz vatandaşlığını almanız için 5 seneyi tamamlamanız lazım. Gerçeği yansıtmayan haberler." değerlendirmesinde bulundu. Bu sırada araya giren Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, "Biz Brezilya'da oynayabileceğini düşünüyoruz." ifadesini kullandı.
Brezilyalı futbolcu, takım arkadaşı Kerem Aktürkoğlu ile yaşadığı olaya ilişkin soruya da "Bazen kötü olaylar iyi şeyler getirebiliyor. Ben bu olayı böyle değerlendirdim. Belli bir dönem takımdan uzak kalmam, takımı dışardan izlemem bana bir yönden avantaj sağladı. Kendi analizimi yapma adına bana yardımcı oldu. Bazen kötü şeylerden önemli dersler çıkartılabiliyor. Belki de bu dönem benim için hayırlı oldu." cevabını verdi.

Lokomotiv Moskova Teknik Direktörü Gisdol: Yarınki maçta alacağımız puanlar bizim için çok önemli
UEFA Avrupa Ligi E Grubu'nda Galatasaray'la karşılaşacak Rusya ekibi Lokomotiv Moskova'da teknik direktör Markus Gisdol grupta şanslarının devam etmesi için yarınki maçtan puan almak istediklerini söyledi.
Karşılaşmanın oynanacağı Nef Stadı'nda düzenlenen basın toplantısında konuşan Gisdol, "Bu statta oynamaktan çok mutlu olacağız. Buradaki atmosfer çok farklı olacak ve o heyecanı yaşamak istiyoruz. Kendi şansımızı maksimum şekilde değerlendirmek için elimizden geleni yapacağız. Buradan puan kazanmayı ümit ediyoruz. Bu ligde devam etmek için yarınki maçta alacağımız puanlar bizim için çok önemli. Gruptaki geleceğimiz için maç maç düşünmek istiyoruz." ifadelerini kullandı.
Son ana kadar iyi bir netice almaya çalışacaklarını söyleyen Alman teknik adam, "Sahaya çıkacak her futbolcu son dakikaya kadar elinden geleni yapacak. Rus takımlarının böyle bir özelliği var. Sona geldiklerinde becerilerini gösterirler. Buradan iyi bir neticeyle dönmek istiyoruz." şeklinde konuştu.
İlk maçta alınan mağlubiyete değinen Gisdol, "Galatasaray'ın yaptığı gibi oyuncuları vaktinde değiştiremedik. Bu konuda Galatasaray daha başarılıydı." dedi.

Jedvaj: 3 puan alarak dönmeyi planlıyoruz
Basın toplantısına katılan Lokomotiv Moskovalı futbolcu Tin Jedvaj ise, "Moskova'daki oyundan memnun kalmadık, bunu telafi etmek için İstanbul'dayız. Buradan zafer kazanarak, 3 puan alarak dönmeyi planlıyoruz. Gruptan çıkmak istiyoruz ve kalan maçlarımızı kazanabileceğimize inanıyoruz." ifadelerini kullandı.

Lokomotiv Moskova son çalışmasını yaptı
Rus ekibi oynanacak mücadelenin son çalışmasını Nef Stadı'nda gerçekleştirdi.
15 dakikası basına açık olan bölümde Lokomotiv Moskovalı futbolcular koşu ve pas çalışması gerçekleştirdi.



Formula 1 Japonya Grand Prix'si hakkında her şey

Formula 1'de Japonya yarışı öncesinde pilotlar sıralamasında George Russell (51), Kimi Antonelli (47) ve Charles Leclerc (34) ilk üç sırada yer alıyor (Reuters)
Formula 1'de Japonya yarışı öncesinde pilotlar sıralamasında George Russell (51), Kimi Antonelli (47) ve Charles Leclerc (34) ilk üç sırada yer alıyor (Reuters)
TT

Formula 1 Japonya Grand Prix'si hakkında her şey

Formula 1'de Japonya yarışı öncesinde pilotlar sıralamasında George Russell (51), Kimi Antonelli (47) ve Charles Leclerc (34) ilk üç sırada yer alıyor (Reuters)
Formula 1'de Japonya yarışı öncesinde pilotlar sıralamasında George Russell (51), Kimi Antonelli (47) ve Charles Leclerc (34) ilk üç sırada yer alıyor (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba, bu hafta Formula 1 Japonya Grand Prix'sini inceliyoruz.

Formula 1'de 2026 sezonu hızla ilerlerken Japonya Grand Prix'si takvimin en kritik duraklarından biri olarak öne çıkıyor. Suzuka her zaman önemliydi ama bu yıl durum biraz farklı.

Yeni teknik kuralların ardından takımların gerçek performansı ilk kez bu kadar net ortaya çıkacak. Üstelik takvimde yaşanan beklenmedik gelişmeler nedeniyle bu yarış, sezonun erken bir dönüm noktası haline geldi.

Japonya yarışı bu sezon sadece sportif açıdan değil, takvim açısından da farklı bir anlam taşıyor. Ortadoğu'daki gelişmeler nedeniyle bazı yarışlar iptal edildi ve Suzuka'nın ardından Formula 1 takımları 5 haftalık zorunlu bir ara verecek.

Bu durum Japonya GP'yi adeta iki sezonu ayıran bir çizgiye dönüştürüyor. Burada iyi performans gösteren takımlar araya avantajlı bir şekilde girerken, sorun yaşayan ekipler uzun bir geliştirme süreci fırsatı yakalayacak.

Suzuka hâlâ Formula 1'in en tekniğe dayalı pistlerinden biri. 5 bin 807 metrelik uzunluğu, 8 çizen benzersiz yapısı ve yüksek hızlı virajlarıyla pilotlardan maksimum konsantrasyon istiyor.

vbfbf
Suzuka'daki en iyi derece 1:30.983'le Lewis Hamilton'a ait (F1)

Özellikle S şeklindeki dönüşleri ve 130R gibi virajları, araç dengesini ve sürücünün ritmini test ediyor. Bu pistte hızlı olmak için sadece motor gücü yetmiyor; aerodinamik verimlilik ve sürüş hassasiyeti belirleyici rol oluyor.

Yarış öncesi yapılan asfalt yenileme çalışmaları da dikkat çekiyor. Yeni yüzeyin ilk etapta daha düşük yol tutuşu sunması, özellikle antrenman seanslarında takımları zorlayabilir.

2026 sezonunun en büyük hikayesi yeni teknik kurallar ve bu konuda ilk ciddi sınav Japonya'da verilecek.

Özellikle enerji yönetimi konusu, Suzuka gibi akıcı pistlerde büyük önem kazanıyor. FIA, sıralama turlarında enerji kullanımını azaltarak sürücülerin daha fazla "tam gaz" sürmesini sağlamak için özel bir düzenleme getiriyor.
 

Yeni hibrit sistemde elektrik gücünün artmasıyla birlikte pilotlar artık sadece hızlı sürmüyor, aynı zamanda enerjiyi doğru kullanmak zorunda kalıyor. Bu durum bazı sürücüler tarafından eleştiriliyor çünkü sıralama turları bile artık saf hızdan çok enerji yönetimine dönüşmüş durumda.

Japonya hafta sonunun ilk verileri, sezonun düşündüğümüzden daha dengeli geçebileceğini gösteriyor.

McLaren pilotu Oscar Piastri ikinci antrenman seansında en hızlı zamanı yaparken Mercedes pilotları hemen arkasında yer alıyor. Ferrari ikilisi Leclerc ve Hamilton istikrarlı bir şekilde üst sıralarda kalıyor.

En dikkat çekici noktaysa Red Bull'un beklenenden geride görünmesi. Max Verstappen'in seanslarda orta sıralarda kalması, takımın yeni kurallara tam adapte olamadığı yorumlarını beraberinde getirdi.

Sezonun ilk yarışlarında Mercedes'in güçlü bir başlangıç yaptığı görülüyor. George Russell ve genç yıldız Kimi Antonelli hem yarışları kazandı hem de şampiyonada ilk iki sıraya yerleşti.

Japonya'da da takımın formunu sürdürmesi bekleniyor. Eğer Suzuka'da da güçlü kalırlarsa, Mercedes yeni teknik çağın en iyi başlangıç yapan takımı olabilir.

Son yıllarda Suzuka'nın en dominant ismi Max Verstappen. Hollandalı pilot 4 dört Japonya yarışını kazanmış durumda.

Ancak bu yıl tablo biraz farklı. Red Bull'un yeni güç ünitesi projesi hâlâ tam oturmuş görünmüyor. Performans dalgalanmaları ve denge sorunları, Verstappen'in alıştığı rahatlığı ortadan kaldırıyor.

Yine de Suzuka gibi teknik pistlerde Verstappen'in sürüş farkı yaratma ihtimali her zaman var. Bu yüzden onu tamamen denklem dışı bırakmak mümkün değil.

Ferrari cephesinde Leclerc ve Hamilton ikilisi istikrarlı bir görüntü çiziyor. Özellikle sıralama temposu güçlü görünüyor. Eğer yarış temposunu koruyabilirlerse Japonya'da podyum hatta galibiyet mümkün.

McLaren ise hâlâ potansiyelini tam göstermiş değil. Ancak antrenman performansı, takımın doğru yönde ilerlediğini gösteriyor. Suzuka gibi aerodinamik verimliliğin önemli olduğu bir pist, McLaren için fırsata dönüşebilir.

Yeni takım Cadillac için Japonya yarışı gelişim sürecinin önemli bir adımı. Takım ikinci yarışta daha stabil bir performans gösterdi ve iki aracı da finişe getirmeyi başardı.

Orta gruptaysa Haas, Alpine ve Racing Bulls gibi takımlar epey yakın performanslar sergiliyor. Bu da Suzuka'da küçük hataların bile büyük sıralama değişikliklerine yol açabileceği anlamına geliyor.

Suzuka'da tarih bize önemli bir şey söylüyor: Yarışı genelde önden başlayan kazanıyor. Bu da sıralama turlarının Japonya'da her zamankinden daha kritik olduğu anlamına geliyor.

Japonya Grand Prix'si bu sezon için sıradan bir yarış değil. Yeni kuralların ilk gerçek testi burada yapılıyor. Takımların güçlü ve zayıf yönleri artık saklanamıyor. Üstelik hemen ardından gelen uzun ara, bu yarışın etkisini daha da büyütüyor.

Kim gerçekten hızlı, kim hâlâ çözüm arıyor, kim yeni çağa hazır? Tüm bu soruların cevabı, Suzuka'nın hızlı virajlarında netleşecek.

BeIN Sports'ta yayımlanacak Formula 1 Japonya Grand Prix'sinde program şöyle: 

Sıralama turları: 28 Mart 09.00

Yarış: 29 Mart 08.00
Kaynaklar: F1, Motorsport, Reuters


Max Verstappen, medya gününde muhabiri kovdu

Red Bull'un Hollandalı pilotu Max Verstappen, basınla konuşmadan önce esniyor (AP)
Red Bull'un Hollandalı pilotu Max Verstappen, basınla konuşmadan önce esniyor (AP)
TT

Max Verstappen, medya gününde muhabiri kovdu

Red Bull'un Hollandalı pilotu Max Verstappen, basınla konuşmadan önce esniyor (AP)
Red Bull'un Hollandalı pilotu Max Verstappen, basınla konuşmadan önce esniyor (AP)

Max Verstappen, geçen sezon ikili arasında yaşanan etkileşimden kaynaklanan gergin tartışmanın ardından Japonya Grand Prix'si basın toplantısında bir muhabire "dışarı çıkmasını" söyledi.

Red Bull pilotu, 2026 Formula 1 sezonuna hayal kırıklığı yaratan bir başlangıç ​​yaptı; Çin'de yarışı tamamlayamayarak pilotlar sıralamasında 8. sırada yer aldı ve Mercedes'ten George Russell'la Kimi Antonelli'nin başlangıçtaki temposunun çok gerisinde kaldı.

Verstappen ayrıca sporu Mario Kart'a benzeterek, mevcut F1 kurallarına yönelik öfkesini birçok kez dile getirdi ve "Biz hızla geçiyoruz. Sonra pil bitiyor ve onlar tekrar hızla sizi geçiyor. Benim için tam bir şaka" diye ekledi.

Ancak Verstappen'in Suzuka'daki öfkesi, geçen yıl İspanya'da George Russell'la yaşadığı kaza ve bunun Lando Norris ve Oscar Piastri'yle olan şampiyonluk yarışını nasıl etkilediği hakkındaki sorulardan kaynaklanıyor.

Verstappen'in muhabir hakkında "O gitmeden bunun hakkında konuşmayacağım" dediği, muhabirinse "Ciddi misin?" diye karşılık verdiği bildirildi.

Verstappen'in "Evet" diye yanıt verdiği, muhabirinse "Geçen yılki soru yüzünden mi?" diye konuya açıklık getirdiği aktarıldı.

Red Bull yıldızı bunu doğruladı, gazeteci ise "Gitmemi mi istiyorsunuz? Abu Dabi'de size sorduğum soru yüzünden mi? İspanya hakkında?" diye açıklama yaptı.

Verstappen, 2025 finalindeki konuşmalarından ve Russell'la çarpışmasından duyduğu rahatsızlığı doğrulamış ve daha sonra bunun bir "hata" olduğunu kabul etmişti.

5. dünya şampiyonluğunu sadece iki puanla kaçıran 28 yaşındaki pilot daha sonra muhabire "Çık dışarı" dedi.

O dönemde Verstappen, Barselona'daki olaydan dolayı "pişmanlık" duyabileceği yönündeki iddialara sert bir şekilde karşı çıkmıştı.

O zaman, "Sezonda yaşadığım diğer her şeyi unutuyorsunuz" demişti.

Sadece Barselona'dan bahsediyorsunuz. Bunun olacağını biliyordum. Şimdi bana aptalca sırıtıyorsunuz. Bilmiyorum. Sonuçta bu yarışın bir parçası. Yaşayarak öğreniyoruz. Şampiyona 24 yarıştan oluşuyor. Ayrıca sezonun ikinci yarısında bana çok sayıda erken Noel hediyesi verildi, dolayısıyla bunu da sorgulayabilirsiniz.

Independent Türkçe 


Beşiktaş ve Real Madrid’in eski teknik direktörü demans hastalığına yakalandı

Beşiktaş ve Real Madrid’in eski teknik direktörü demans hastalığına yakalandı
TT

Beşiktaş ve Real Madrid’in eski teknik direktörü demans hastalığına yakalandı

Beşiktaş ve Real Madrid’in eski teknik direktörü demans hastalığına yakalandı

John Benjamin Toshack’ın oğlu Cameron  Toshack, babasının demans (bunama) hastalığına yakalandığını açıkladı. Galler ve Liverpool efsanesi Toshack, Beşiktaş ve Real Madrid’de teknik direktörlük görevinde bulundu.

Futbolculuk kariyerinde yaklaşık 100 gol kaydederken, Liverpool formasıyla birçok kupa kazanan Toshack,  1970’li yıllarda Kevin Keegan ile birlikte etkili bir hücum hattı oluşturuyordu. Ayrıca Galler milli takımı ile 40 maça çıktı.

Teknik direktörlük kariyerinde ise Real Sociedad, Beşiktaş ve Real Madrid ve Galler millî futbol takımı başta olmak üzere birçok takımı çalıştırdı.

Şarku’l Avsat’ın Daily Mail’den aktardığı habere göre Tayland’da teknik direktörlük yapan oğlu Cameron Toshack’ın  yaptığı açıklamada, “Bu korkunç bir hastalık. Sorun kısa süreli hafızada ortaya çıkıyor. Neredeyse her gün onunla konuşuyorum; öğleden sonra konuştuğumda sabah yaptığımız konuşmayı hatırlamayabiliyor” ifadelerini kullandı.

Ancak babasının eski futbol günlerine dair hafızasının oldukça güçlü olduğunu belirten Cameron, “Liverpool, Sociedad ya da Madrid günlerini sorduğunuzda detaylar inanılmaz” dedi.

Cameron Toshack, babasının kısa süre önce AC Milan ile oynanan ve Arrigo Sacchi yönetimindeki Milan’a karşı yapılan bir Real Madrid maçını anlattığını aktararak, “Orta sahadaki dizilişi tamamen değiştirerek Marco van Basten’e karşı nasıl önlem aldığını detaylarıyla anlattı. Sanki maç dün oynanmış gibiydi” diye konuştu.

Toshack, Real Sociedad ile üç dönemlik görevlerinden birinde İspanya Kral Kupası’nı kazanırken, Real Madrid CF’i iki kez çalıştırdı ve 1990 yılında La Liga şampiyonluğu yaşadı.

Deneyimli teknik adam ayrıca Fransa, Türkiye, Fas, Azerbaycan ve İtalya’da da görev yaptı ve Galler millî futbol takımı’nı iki farklı dönemde çalıştırdı.