Askerlerin çekildiği Dera’ya ‘sivil takviye’

Suriye’nin güneyinde rejim güçlerine saldırı düzenlendi.

Dera kırsalındaki Dail Mahallesi’nde Suriye rejimine ait bir kontrol noktası kaldırılıyor. (Havran Ahrar Topluluğu)
Dera kırsalındaki Dail Mahallesi’nde Suriye rejimine ait bir kontrol noktası kaldırılıyor. (Havran Ahrar Topluluğu)
TT

Askerlerin çekildiği Dera’ya ‘sivil takviye’

Dera kırsalındaki Dail Mahallesi’nde Suriye rejimine ait bir kontrol noktası kaldırılıyor. (Havran Ahrar Topluluğu)
Dera kırsalındaki Dail Mahallesi’nde Suriye rejimine ait bir kontrol noktası kaldırılıyor. (Havran Ahrar Topluluğu)

Suriye’nin güneyine, askerlerin çekildiği Dera kentine sivil takviyelerin yapılırken rejim güçleri dün saldırıya uğradı. Şam yönetimi ve rejime bağlı Güvenlik Komitesi Dera’nın tüm bölgelerinde aralarında 10 bin sivilin bulunduğu 14 bin kişi ile uzlaşma sürecini tamamladı.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), Dera’nın batı kırsalındaki Rahm-El-Melliha yolu üzerinde rejim güçlerine bağlı iki unsurun bölgeden geçen bir araçtaki kimliği belirlenemeyen silahlı kişilerin açtığı ateş sonucu öldüğünü bildirdi. Gözlemevi, bir sivil vatandaşın söz konusu iki unsuru otomobiliyle taşıdığı sırada Rahm-El-Melliha yolu üzerinde kimliği belirlenemeyen kişilerce otomobile ateş açıldığını, sivil can kaybı meydana geldiğini yaralanan iki unsurun ölmeden önce çevredeki hastanelere sevk edildiğini belirtti.
Bu iki olay, Dera genelinde vatandaşların elindeki silahların rejime teslim edilmesi amacıyla rejim güçleri ile şehrin önde gelenleri arasında anlaşmalar imzalanmasının ardından meydana geldi. Anlaşmaların yürürlüğe girmesinden bu yana Dera’da çeşitli şekillerde ölenlerin sayısı 33’e yükseldi. Ölenler arasında çocukların da bulunduğu 18’i sivilin yanı sıra daha önce silahlı muhalif grupların saflarında savaşan ve 2018’de rejim ile yaptıkları uzlaşı anlaşmasıyla sivil hayata dönen eski savaşçılar da yer alıyor. Ölenlerden 13’ünün Rusya destekli 5. Kolordu’ya mensup ve rejimin güvenlik teşkilatlarıyla işbirliği yapan kişilerden oluştuğu belirtildi. Dera’da Haziran 2019’dan bu yana bin 218 suikast ve saldırı meydana geldi. Bu saldırılardaki ölü sayısı 876’ya ulaştı.
Dera’dan yerel kaynaklar, kentte bulunan çok sayıda kontrol noktasının kaldırıldığını, geri kalanların da Hava Kuvvetleri İstihbarat Servisi ile Askeri Güvenlik Servisi’ne ait kontrol noktalarına dönüştürüldüğünü ve ayrıca rejim askerlerinin 2018’de yapılan uzlaşma anlaşmasından sonra Suriye ordusunun kurduğu askeri noktalardan çekildiği ve eski noktalara döndüğünü aktardılar.
Söz konusu değişiklikler, Ürdün-Suriye sınırındaki Nasib Sınır Kapısı yakınında bulunan Hava Kuvvetleri İstihbarat Servisi’ne ait bir askeri kontrol noktanın kaldırılmasından iki gün sonra gerçekleşti. Aynı şekilde Dera’nın batı kırsalındaki Neva ilçesinin uzak mahallelerinde yer alan Hava Kuvvetleri İstihbarat Servisi’ne ait bazı askeri kontrol noktaları da kaldırıldı. Bu noktalardan çekilen güçlerin yerine başka güçler yerleştirilmedi.
Dera’nın kuzey kırsalındaki Kefrşems beldesinde tüm askeri ve güvenlik kontrol noktalarındaki rejim unsurlar Dera ve Sanmin’de bulunan noktalara çekildiler.
Dera’daki aktivistler, geçtiğimiz günlerde yeni uzlaşı anlaşmaları kapsamına alınan ve Rus yol haritasının uygulandığı Yermük Havzası bölgesinde Hava Kuvvetleri İstihbarat Servisi’ne ait kontrol noktalarındaki unsurların çekildiğini, yerine Askeri Güvenlik Servisi’nden güçlerin yerleştiğini ve bu güçlerin bir kısmının da gönüllü bölge sakinlerinden oluştuğunu kaydetti.
Suriye güçleri, Dera’nın doğu kırsalındaki En-Nueyma beldesi yakınlarında yer alan yolun üzerindeki Askeri Radar Servisi’nde görev yapan Askeri Güvenlik unsurlarını çekerek yerine Hava Kuvvetleri İstihbarat Servisi’ne bağlı unsurları gönderdi. Suriye güçleri ayrıca Dera’nın doğu kırsalındaki Cisr Sayda kontrol noktasında görev yapan Askeri Güvenlik Servisi ve Suriye ordu unsurlarını çekerek yerine Hava Kuvvetleri İstihbarat Servisi’ne bağlı unsurları sevk etti.
Dera kentinde geçtiğimiz hafta Suriye rejimine bağlı bazı güvenlik ve kontrol noktalarından çekilmeler gerçekleşmişti. Nitekim rejim güçleri, Dera kırsalında yer alan Şam-Amman uluslararası otoyoluna yakın bir bölgede bulunan 3 kontrol noktasını, Dera el-Beled Mahallesi ve çevresindeki 3 askeri noktayı ve ayrıca Dera’nın doğu kırsalındaki iki kontrol noktasını boşalttı. Dera’nın doğu kırsalında konuşlu bulunan 4. Tümen unsurları da Şam’a çekildi. 4. Tümen’in çekilme süreci, 2018 yılında uzlaşma anlaşmasını imzaladıktan sonra tümene katılan ve Dera’nın batı kırsalındaki sakinlerden oluşan yerel grupları da kapsadı.
Rus tarafı ve Güvenlik Komitesi’nin Dera halkına sunduğu yeni uzlaşı anlaşmasında, askeri güçlerin askeri kışlalardan çekilmesi ve sıkı güvenlik tedbirlerinin kaldırılması maddeleri de bulunuyordu.
Dera’nın komşusu Süveyda kentindeki aktivistler, 15. Tümen güçlerinin Dera’da görevlerini tamamlamasının ardından iki gün önce Süveyda’daki karargahlarına askeri konvoylar gönderdiğini, konvoylardan bir bölümünün kentin batı kırsalındaki 404. Alay karargahına, diğer kısmının da 15. Tümen’e ait özel karargaha ulaştığını aktardı.
Dera kentindeki söz konusu çekilme süreçleri ve değişiklikler, Rusların sunduğu yol haritasının ve yeni uzlaşı anlaşmasının, 2018’de uzlaşma anlaşması kapsamına dahil edilen tüm bölgelerde uygulanmasının ardından geldi. Ancak Busra eş-Şam ile belde ve köyler bu anlaşmanın dışında tutuldu. Zira bu bölge Rusya’nın müttefiki olan Ahmed El-Avde güçlerin kalesi kabul ediliyor. Yeni uzlaşı anlaşması, Rusya’nın Temmuz 2018’de rejim otoritesinin kente geri gelmesi karşılığında muhalif savaşçılarla birlikte kalmasına izin verdiği hafif ve orta ağırlıktaki silahların mümkün olabildiğince hepsinin toplanmasını amaçlıyor.
Diğer yandan Suriye hükümeti, vatandaşların Şam’daki Dışişleri Bakanlığı ofisinde ihtiyaç duyduğu işlemleri kolaylıkla yapabilmesi için Dera’da ofisin bir şubesini açtı. Ofisin Dera şubesinin açılışı, Dışişleri Bakanı Faysal Mikdad’ın iki gün önce Dera’yı ziyareti sırasında gerçekleşti.
Dera’daki uzlaşı sürecinin bittiğinin ilan edilmesinin ardından kentteki hizmetlerin değerlendirilmesi amacıyla üst düzey hükümet yetkililerinden oluşan bir heyet Başbakan Hüseyin Arnus’un başkanlığında Dera’ya gitti. Hükümet heyeti, Dera’da ‘Güvenlik Karesi’ olarak da bilinen rejim kontrolündeki bazı bölgeleri gezdi ve Ürdün-Suriye sınırındaki Nasib Sınır Kapısı’ndaki çalışmaları yerinde inceledi. Heyet ayrıca kentteki bazı sivil toplum kuruluşları ve kent ile ilçelerindeki belediye başkanları ile bir araya geldi. Görüşmelerde kentin hizmet ve kalkınma alanındaki ihtiyaçlarıyla ilgili talepler heyete sunuldu. Heyet de Dera’da hükümet hizmetlerini yeniden başlatma taahhüdünde bulundu. Toplantılara katılan sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri verilen sözlerin gerçekçi olması ve acilen sahaya yansıması gerektiğini dile getirdi.
Dera’da güvenlik alanındaki istikrarsızlık sürüyor. Nitekim Suriye rejim ordusuna bağlı 52. Mika Tugayı saflarında yer alan iki unsur ve beraberlerinde bir sivil vatandaş, perşembe günü uğradıkları silahlı saldırıda yaşamlarını yitirdiler. Dera’nın doğu kırsalındaki Nahita beldesinde ikamet eden sivil vatandaşın rejim güçlerine bağlı iki unsuru otomobiliyle taşıdığı sırada Rahm-El-Melliha yolunda kimliği belirlenemeyen kişilerce otomobile ateş açıldığı belirtildi.



Şera, Suriyelilere karşı ihlallerde bulunanlar hariç, çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişilere af çıkardı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
TT

Şera, Suriyelilere karşı ihlallerde bulunanlar hariç, çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişilere af çıkardı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera dün çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişiler ile 70 yaşını aşmış mahkûmları kapsayan genel af kararı yayımladı. Ancak karar, Suriyelilere yönelik ihlallerde bulunanları kapsam dışı bırakıyor.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre söz konusu kararname, Aralık 2024’te Beşşar Esed’in devrilmesinin ardından göreve gelen Şera’nın yayımladığı ilk af niteliğini taşıyor. Esed, görev süresi boyunca zaman zaman benzer af kararnameleri çıkarmıştı.

Suriye devlet televizyonunda yayımlanan kararnameye göre, ‘müebbet hapis cezası’ 20 yıla indiriliyor. Ayrıca kabahat ve ihlallerde verilen cezaların tamamı kaldırılıyor. Uyuşturucuyla Mücadele Kanunu, Suriye lirası dışında işlem yapılmasının yasaklanmasına ilişkin yasa ve devlet destekli malların kaçakçılığına dair kanunda yer alan bazı ağır suçlara ilişkin cezalar da affediliyor.

Af kapsamında ayrıca Askerî Ceza Kanunu ve Bilişim Suçları Kanunu’nda düzenlenen bazı ağır suçlara ilişkin cezalar da kaldırılıyor.

Silah ve mühimmat yasasında yer alan suçlardan hüküm giyenler de kararın yayımlanmasından itibaren üç ay içinde silahlarını yetkili makamlara teslim etmeleri şartıyla cezalarının tamamından muaf tutulacak.

Kararname, ‘tedavisi mümkün olmayan ağır bir hastalığa’ sahip olanlar ile 70 yaşını doldurmuş hükümlülerin de, metinde belirtilen istisnalar dışında, cezalarının tamamından muaf tutulmasını öngörüyor.

Buna karşılık, ‘Suriye halkına karşı ağır ihlaller içeren suçlar’ ile İşkencenin Suç Sayılmasına Dair Kanun’da düzenlenen suçlar af kapsamı dışında bırakıldı.

Yeni yönetimin göreve gelmesinden bu yana, eski yönetimle bağlantılı oldukları ve Suriyelilere karşı ihlallerde bulundukları iddiasıyla onlarca kişinin gözaltına alındığı açıklanmış, bazıları hakkında yargı süreci başlatılmıştı.


Washington'da düzenlenen "Gazze Barış Konseyi"nin ilk toplantısının gündeminde 4 dosya yer alıyor

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
TT

Washington'da düzenlenen "Gazze Barış Konseyi"nin ilk toplantısının gündeminde 4 dosya yer alıyor

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın başkanlık ettiği “Barış Konseyi”nin ilk toplantısı bugün yapılacak. Toplantıda, İsrail'in saldırılarının devam etmesi ve ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının askıya alınmasıyla birlikte, Hamas'ın silahsızlandırılması, İsrail'in Gazze Şeridi'nden çekilmesi ve istikrar güçlerinin konuşlandırılması ile Gazze Şeridi'ndeki durum ele alınacak.

Bu toplantı, yeniden yapılanma dosyası ve “Gazze Yönetim Komitesi”nin çalışmalarıyla birlikte çözülmemiş meselelere yoğunlaşıyor. Şarku’l Avsat'a konuşan uzmanlara göre İsrail'in Batı Şeria'daki Filistin topraklarını yağmalaması konusunun gündeme getirilmesi olasılığı var. Uzmanlar, İsrail'in toplantıya katılımının, Meksika'nın sınırlı katılım açıklamasında olduğu gibi, İsrail'e karşı çıkanların katılımını azaltabileceğini değerlendiriyor.

Gündemdeki dosyalar

Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov’un CNN'e yaptığı açıklamaya göre bugünkü toplantıda, Gazze Komisyonu'nun Şerid'e girmesini, ateşkes ihlallerinin sona ermesini sağlamak ve insani yardımı hızlı bir şekilde ulaştırmak için izlenecek süreç tartışılacak. Ayrıca “Gazze'de silahsızlanma süreci, İsrail güçlerinin sınır hattından çekilmesi ve Gazze'nin yeniden inşası ve Batı Şeria'nın Filistin Yönetimi'ne ilhakı da dahil olmak üzere Trump'ın 20 maddelik planının uygulanması” da ele alınacak.

Mladenov, “tüm tarafların bu konularda anlaşmaya varması ve çabalarını birleştirmesi”nin alternatifi olarak “savaşın yeniden başlaması” ve “savaşın yeniden başlamasından daha da tehlikeli olan, Hamas'ın Gazze'nin yaklaşık yüzde 50'sini kontrol ettiği ve geri kalanının İsrail kontrolü altında olduğu statükonun pekiştirilmesi” olacağı uyarısında bulundu.

İsrail güvenlik kaynakları, Trump'ın “Barış Konseyi” toplantısında uluslararası güçlerin Gazze Şeridi'ne girmesini ve Hamas'ın silahsızlandırılması ile yeniden inşa sürecinin başlatılmasını duyuracağını tahmin ediyor. Bu bilgi, dün İbranice web sitesi Walla'ya konuşan bir kaynak tarafından verildi.

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden akrabasının yasını tutuyor (AFP)Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden akrabasının yasını tutuyor (AFP)

Endonezya, şu ana kadar Gazze'ye asker gönderme niyetini açıklayan tek ülke olurken, İsrail ise Gazze Şeridi'nde Türkiye'nin varlığını reddediyor. Endonezya ordu sözcüsü Dony Pramono pazartesi günü yaptığı açıklamada, Cakarta'nın önerilen çokuluslu gücün bir parçası olarak nisan ayı başlarında Gazze'ye gönderilmek üzere 1.000 asker hazırladığını belirtti.

Siyaset bilimi profesörü ve Filistin ve İsrail meseleleri uzmanı Dr. Tarık Fahmi, ilk toplantının konseyi kurup, çalışmalarına başlamak için fon toplamaya odaklanacağını ve ilgili ve etkili ülkelerin çoğunu kapsayacağını düşünüyor. En önemli konular, istikrar güçlerinin konuşlandırılması ve silahsızlanma olacak, ancak bazı zorluklar olduğunu da belirtiyor. Ancak anlaşmaya varmaktan başka bir alternatifin olmadığı da ifade ediyor.

Filistinli siyasi analist Dr. Ayman el-Raqab da onunla aynı fikirde ve Hamas'ın silahsızlandırılması, Filistin polis güçlerinin yanı sıra istikrar güçlerinin konuşlandırılması ve teknokrat komitenin çalışmaları ile Batı Şeria sorunu ile İsrail'in toprak gaspı konularının toplantının ana gündem maddeleri olacağını belirtiyor. Trump'ın, başkanlığını yaptığı konseyin başarısını vurgulamak için bu sorunların bazılarının çözülmesi için çaba göstereceğini değerlendiriyor.

Katılımcılar için engel

Katılımcı düzeyinde Kahire, Başbakan Mustafa Medbuli'nin Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi adına toplantıya katılacağını duyurdu. Bakanlar Kurulu tarafından dün yapılan açıklamaya göre bu katılım, “Mısır'ın kapsamlı ve adil barış çabalarını destekleme rolü ve Trump'ın Filistin halkının Gazze'den sürülmesini reddeden tutumunu ve çabalarını onaylama rolü çerçevesinde” gerçekleşecek.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün yaptığı açıklamada, “Barış Konseyi”nin Gazze Şeridi'nde kalıcı istikrar, ateşkes ve arzu edilen barışın sağlanmasına katkıda bulunacağını umduğunu belirterek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın toplantıda ülkesini temsil edeceğini kaydetti.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın Başbakan Binyamin Netanyahu adına toplantıya katılmak üzere ABD'ye gitmesinden bir gün sonra, Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum dün yaptığı açıklamada, toplantıya her iki tarafın da tam katılımının olmadığını (Filistin'in Filistin'in yokluğuna atıfta bulunarak) AFP’ye göre bu nedenle Meksika'nın katılımının sınırlı olacağını belirtti

Fehmi, Mısır'ın bölgedeki ağırlığı ve önemi göz önüne alındığında, Mısır'ın katılımına alternatif olmadığını düşünüyor. İsrail'in katılımının, Trump'ın isteklerine aykırı görünmemek için yarı çözüm çerçevesinde olduğunu, ancak aynı zamanda Konsey'in kararlarını etkili bir şekilde engellemek ve ihlallerine ve saldırılarına devam etmek için çalışacağını açıklıyor.

El-Raqab, Mısır'ın hem sahada hem de Gazze meselesine ilişkin müzakerelerde sahip olduğu uluslararası deneyim nedeniyle katılımının son derece önemli olduğunu ve bunun durum üzerinde olumlu bir etki yaratacağına dair umutlar olduğunu değerlendiriyor.


Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki tüm güçlerini geri çekmeye hazırlanıyor

Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
TT

Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki tüm güçlerini geri çekmeye hazırlanıyor

Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)

Wall Street Journal (WSJ), üç ABD'li yetkiliye atıfta bulunarak, Amerika Birleşik Devletleri'nin Suriye'deki yaklaşık 1.000 askerinin tamamını geri çekmeye hazırlandığını bildirdi.

ABD ordusu geçen hafta Suriye'deki stratejik üssünden çekilme işlemini tamamladığını ve üssü Suriye güçlerine devrettiğini duyurdu. Bu, ABD-Suriye ilişkilerinin güçlendiğinin son işareti olup, daha geniş kapsamlı bir ABD çekilmesinin yolunu açabilir. WSJ’de dün yer alan habere göre, birlikler önümüzdeki iki ay içinde Suriye'deki kalan ABD mevzilerinden de çekilecek.

Suriye Savunma Bakanlığı geçen perşembe günü yaptığı açıklamada, ABD güçlerinin ayrılmasının ardından ordu birliklerinin Tanf askeri üssünü devraldığını belirtti.

Bakanlık şu açıklamayı yaptı: “Suriye ve Amerika Birleşik Devletleri tarafları arasındaki koordinasyon sayesinde, Suriye Arap Ordusu birlikleri el-Tanf üssünün kontrolünü ele geçirdi, üssü ve çevresini güvence altına aldı ve el-Tanf çölündeki Suriye-Irak-Ürdün sınırına konuşlanmaya başladı.” Açıklamada ayrıca, “Bakanlığın sınır koruma güçleri önümüzdeki günlerde görevlerine başlayacak ve bölgede konuşlanacak” denildi.

El-Tanf üssü, Suriye, Ürdün ve Irak arasındaki sınır üçgeni bölgesinde stratejik bir konuma sahiptir. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre üs, 2014 yılında Suriye ve Irak'ın büyük bir bölümünde DEAŞ'a karşı yürütülen savaşta çok önemli rol oynamıştır. Örgüt, 2017'de Irak'ta ve iki yıl sonra da Suriye'de yenilgiye uğratıldı.

Beşşar Esed rejiminin 8 Aralık 2024'te devrilmesinden önce, üsse insansız hava araçlarıyla (İHA) birkaç kez saldırı düzenlenmiş ve bu saldırıların sorumluluğunu Irak'taki gruplar üstlenmiştir.